| |||||||
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Arama |
![]() Üyelik tarihi: 24.07.2006
Mesajlar: 303
Teşekkür etti: 0
9 Teşekkür 3 Mesaja aldı
| Hadis-i Şerifler'e Uydurma Diyenler ve Peygamber Varislerini Hiçe Sayanlar Uydurma sanılan hadisler Din düşmanları ve bid’at ehli çıkardıkları bazı sözlere hadis demişlerse de, Ehl-i sünnet âlimleri bu sözleri kitaplarına almamışlardır. Hiçbir İslam âliminin kitabında uydurma hadis yoktur. Kitabına uydurma hadis alan kimse zaten İslam âlimi denmez. İslam âlimleri, hadis uydurmanın ve uydurulmuş hadisi nakletmenin vebalinin büyüklüğünü bildikleri için, kitaplarına uydurma hadis almazlar. Çünkü hadis-i şerifte, (Benden duyduğunuz âyet ve hadisi tebliğ edin! Beni İsrail’den bildirdiklerimi de söyleyin! Yalnız bana bilerek yalan isnat eden, Cehennemdeki yerine hazırlansın!) buyuruluyor. (Buhari) Bu âlimlerin kitaplarındaki hadis-i şeriflere uydurma demek büyük bir insafsızlık ve cehalettir. Hanefilere göre, deniz haşaratı yenmez, diğer üç mezhebe göre yenir. Hanefi, diğer üç mezhebe sizin ictihadınız yanlış diyemediği gibi, üç mezhep de, Hanefi’ye sizinki yanlış diyemez. Bir hadise bir âlim mevdu derken, öteki sahih diyebilir. Bu âlimler, birbirine dil uzatmaz. Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri buyuruyor ki: Hadis ilminde müctehid bir âlim, bazı âlimlerin sahih dediği bir hadise mevdu diyebilir. Müctehidin böyle demesi; “Bu hadisi, Resulullah söylememiştir" anlamında değildir. Bu hadis benim usulüme göre yani sahih olması için aradığım lüzumlu şartları taşımadığından hadis değil, uydurmadır; fakat başka müctehide göre hadis sahih olabilir demektir. Farklı ictihadlar da aynen böyledir. Bana göre yani elimdeki mevcut delillere göre doğrusu bu der; fakat farklı ictihadda bulunan müctehide söz söylemez. Bunun için hiçbir Ehl-i sünnet âliminin kitabında uydurma hadis olmaz. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarına dil uzatmamalı ve onların kitaplarında uydurma hadis var sanmamalıdır. Bir dergide, daha çok mezhepsizlerden şahit gösterilerek sahih olan bir çok hadise uydurma damgası basılıyor. Biz de muhaddisleri ve İslam âlimlerini delil göstererek onların sahih olduğunu ispat ediyoruz. Uydurma hadise sahih demek ne kadar tehlikeli ise, sahih olan hadise uydurma demek, Resulullahın mübarek sözünü yalanlamak olacağından en az onun kadar tehlikelidir. Bir de İslam âlimlerinin kitaplarından örnekler veriliyorsa, o âlime suizan edildiğinden ikinci bir tehlike meydana geliyor. Günümüzün mezhepsizleri Resulullahın vârisleri olan bu âlimleri küçük düşürmeye çalışıyorlar. Şimdi verilen kaynaklara bakalım: ... (Dünya, ahiretin tarlasıdır) hadis-i şerifine de uydurma deniyor. ... Halbuki imam-ı Münavi, imam-ı Deylemi, Hakim-i Nişapuri, imam-ı Gazali gibi büyük âlimler sahih olduğunu söylemişlerdir. ... (İlim Çin’de de olsa alınız) hadis-i şerifine de uydurma deniyor. Halbuki hadis âlimlerinden imam-ı Deylemi, imam-ı Taberani, imam-ı Beyheki, imam-ı ibni Adiy, imam-ı ibni Abdilber gibi hadis âlimleri ve Hüccet-ül islam ünvanı ile meşhur olan imam-ı Gazali hazretleri sahih olduğunu bildirmektedir. Bu büyük imamların naklettiği bu hadis-i şerife uydurma diyenin dili kurur. ... Yine ..., Kur’an-ı kerimde, (Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdim) mealindeki âyet-i kerimesi ile övülen Peygamber efendimiz için, (Eğer sen olmasaydın âlemleri yaratmazdım) kudsi hadisine, uydurma demeye çekinmiyorlar. Halbuki sahih olduğu Deylemi ve diğer hadis âlimlerince bildirilmektedir. Ayrıca, Marifetname’nin ön sözünde, Yusuf-i Nebhani hazretlerinin Envar-ı Muhammediyye kitabının 13. sayfasında ve imam-ı Rabbani hazretlerinin Mektubat’ının 122. mektubunda vardır. Mektubat-ı Rabbaninin 3.cildinde, (Sen olmasaydın Cenneti yaratmazdım), (O olmasaydı kâinatı yaratmaz, rububiyetimi izhar etmezdim) kudsi hadisleri de bildirilmektedir. ... (Ümmetimin âlimleri, İsrail oğullarının Peygamberleri gibidir) [İmam-ı Yâfii, İmam-ı Rabbani, Abdülgani Nablusi] ... Daha bunlar gibi, İslam âlimlerinin kitaplarında bulunan sayısız hadis-i şerife uydurma damgası vurulmuştur. Mezhepsizler, bir hadis-i şerifi tenkit ederken, bu hadis Kur’anın ruhuna aykırıdır derler. Yukarıda birçok uydurma denilen hadisleri yazdık. Bunların hangisi, hangi âyete aykırıdır? İctihad ictihadla yok edilemeyeceği gibi, bir âlimin sahih dediği hadise, yetkili başka bir âlim uydurma dese de o hadis uydurma sayılamaz. Hadis âlimleri tarafından bildirilen aşağıdaki hadislere de, aynı şahıslar şahit gösterilerek zayıf damgası vurulmak istenmiştir: ... (Küçük cihaddan döndük, [nefsle olan] büyük cihada başladık.) [Deylemi, Beyheki, Hatibi Bağdadi, İ. Gazali, İ.Süyuti] ... İslam âlimlerinin sahih dediği hadis-i şeriflere, Aliyyül Kâri, mevdu dedi diye, o hadislerin mevdu olduğu iddia edilemez. Çok kitap tercüme ve şerh ederek yazıcılıkla geçinmiş olan Aliyyül Kâri, (El- Mevduat-ül-kübra) isimli kitabında, sahih hadislere mevdu demektedir. Fıkh-ı ekberi şerh ederken Peygamber efendimizin mübarek ana-babasına hakaret etmiş, tasavvuf büyüklerine de iftira atmıştır. Din büyüklerine çirkin itirazlarda da bulunmuş, imam-ı Şafii ve imam-ı Malik hazretlerinin ictihadlarına dil uzatmıştır. (Turub-ül-emâsil) Hadis-i şerifte buyuruluyor ki: (Kıyamete yakın ilim azalır, cehalet artar. İlmin azalması, âlimlerin azalması ile olur. Cahil din adamları, kendi görüşleri ile fetva verir, insanları doğru yoldan saptırırlar.) [Buhari] Demek ki son zamanlarda, cahil ve sapık din adamları çoğalarak müslümanları aldatacaktır. Peygamber efendimizin, mucize olarak gelecekten haber veren birçok sözü vardır. Bunların çoğu çıktı. (Uydurma hadis çok, Kur’andan konuş) diyenlerin de çıkacağını bildirerek buyurdu ki: (Bir zaman gelir, beni tekzib eden çıkar. Kendisine benden bir hadis söylenince, “Resulullah böyle şey söylemez. Bunu bırak Kur’andan söyle” der.) [Ebu Ya’la] Eğer herkes Kur’an-ı kerimden hüküm çıkarabilseydi, hadis-i şeriflere, Eshab-ı kirama ve âlimlere ihtiyaç kalmazdı. Onun için Allahü teâlâ da, Peygamber efendimiz de, âlimlere uymamızı emrediyor. [b](Hadika) ... Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarına dil uzatmamalı ve onların kitaplarında uydurma hadis var sanmamalı. Hiçbir Ehl-i sünnet âliminin kitabında uydurma hadis olmaz. ... Nefsimizle cihad Sual: Nefsle mücadeleyi büyük cihad olarak bildiren hadis ile (İlim Çin’de de olsa alın) hadisi uydurma diyorlar. Bunlar hadis kitaplarında yok mudur? CEVAP Nefsimiz kâfirdir. Gıdası da haramlardır, ibadet etmek istemez, ilah olmak ister. Nefsi tanımayanlar, bunun şerrinden kurtulmayı cihad sanmazlar. Bir hadis-i şerif meali: (Hak teâlâ buyurdu ki: Nefsine düşmanlık et, çünkü o benim düşmanımdır.) [M.Rabbani] Nefsini yenmek çok zor ve büyük iştir. Nefsimizi günahlardan temizlemeye, emir ve yasaklara uymaya çalışmak Cihad-ı ekber olarak bildirilmiştir. Kalbin yani ruhun nefse aldanmaması, ona uymaması için, nefs ile yaptığı mücadele büyük cihad olur. İslamiyet her asırda geçerlidir. Peygamber efendimiz bir savaştan dönünce buyurdu ki: (Küçük cihaddan döndük, nefsle olan büyük cihada başladık.) [Deylemi, Beyheki, Hatibi Bağdadi, İ. Gazalî, İ.Süyuti] (İlim Çin’de de olsa alın) hadis-i şerifi meşhurdur. Çünkü hadis âlimlerinden imam-ı Deylemi, imam-ı Taberani, imam-ı Beyheki, imam-ı İbni Adiy, imam-ı İbni Abdilber gibi hadis âlimleri ve hüccet-ül İslam unvanı ile meşhur olan imam-ı Gazali hazretleri sahih olduğunu bildirmektedir. Bu büyük imamların naklettiği bu hadis-i şerife uydurma demek, İslâm âlimlerine olan itimadı sarsmaya çalışmak demektir. Resulullah efendimiz, hadis uyduran ve uydurma hadisi nakleden için ağır tehditlerde bulunmuştur. Mesela (Hadis uyduran Cehennemdeki yerine hazırlansın) hadis-i şerifi din kitaplarında var. Böyle bir hadis-i şerif olmasa bile, hangi İslam âlimi kitabına uydurma hadis alır? Mezhepsizler, (Uydurma hadisi kitabına almak, ya ihmallik, ya gafillik ya cahillik veya hainlikten ileri gelir) diyorlar. Peki Kütüb-i sittede, diğer hadis ve tefsir kitaplarında veya İhya’da uydurma hadis var denirse, bu büyük zatlar ihmallik, gâfillik, cahillik veya hainlikle suçlanmış olmuyor mu? O mübarek zatlara bunlar nasıl yakıştırılabilir? Bir İslam âlimi uydurma hadisi kitabına alır mı hiç? Cahillik denirse hâşâ İslam âlimi cahil olursa kim âlim olur ki? Gafillik de öyle. Onlar gafil ise biz nasıl müteyakkız [uyanık] oluruz? Kur'an-ı kerimde, (Âlimlere sorun) buyuruluyor. Hadis-i şerifte ise, (Âlimler, Peygamberlerin vârisleridir), (Âlim, Allah’ın güvendiği kimsedir) buyuruluyor. Allahü teâlânın güvendiği ve kendilerine sorun dediği âlimler kimdir? Kütüb-i sitte sahipleri veya Hüccet-ül İslam İmam-ı Gazali bu âlimlere dahil değil mi? Resulullahın (Vârislerim) dediği âlimler bunlar değil ise kimlerdir? ... Mezhep imamları veya bir İmam-ı Gazali, bir İmam-ı Rabbani eğer Resulullahın vârisi değil ise, başka bir tane vâris gösterilemez. ... Netice: (Uydurma hadis), bu sözü Allah Resulü söyledi diye iftira etmektir. Sıradan bir müslümanın bile hayalinden dahi geçiremiyeceği bu iftirayı, bir ehl-i sünnet âlimi hiç yapabilir mi? Resulullah efendimizin (Vârislerim) dediği, Allahü teâlânın güvendiği zatlara yani İslam âlimlerine karşı en azından edebi muhafaza etmeli, din düşmanlarına aldanıp suizan etmemeli. Allahü teâlânın, dinini, soysuzlara karşı bu mübarek zatlar vasıtasıyla muhafaza edip, yaydığını unutmamalı. Kısaltılmıştır. Tamamı için: http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=791 Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır: "Allah'ın ilk yarattığı şey benim nurumdur." "Ümmetimin ihtilafı rahmettir." Hadis-i kudsi: "Ben gizli bir hazine idim. Bilinmeyi arzuladım, Bunun içinde mahlukatı yarattım." "Nefsini bilen Rabbini bilir." Binaenaleyh islam alimlerinin hadis-i şerif diyerek eserlerine aldıkları hadis-i şeriflere uydurma demek, yok saymak, bu hadis-i şerifleri inkardır. İnkar ise küfürdür. Çünkü Resulullah aleyhisselam'ın sözü olduğu için. İnanmak farz olduğu için... Bunu tasavvufu inkar edenbler yapıyor. İyi bilin ki tasavvufu inkar edenler dinden çıkmıştır... Konu ibrahimem tarafından (23.01.2007 Saat 15:59 ) değiştirilmiştir. |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 17.07.2006
Mesajlar: 1.151
Teşekkür etti: 1
57 Teşekkür 26 Mesaja aldı
| Allah razı olsun. İstifade ettim inşallah. Sebeb olan yapan gibidir. Siz de sevabdar olasınız... ebedi selamlar. |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 24.07.2006
Mesajlar: 303
Teşekkür etti: 0
9 Teşekkür 3 Mesaja aldı
| Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin mübarek sözleri (Âlimlerin mürekkebi, şehidlerin kanı ile tartılır, âlimlerin mürekkebi, ağır gelir) hadis-i şerifine uydurma damgası basılıyor. Halbuki hadis âlimlerinden ibni Neccar, Hatib-i Bağdadi, imam-ı Süyuti ve Şafii âlimlerinden imam-ı Rafii ve ikinci bin yılın müceddidi imam-ı Rabbani hazretleri gibi âlimler, bu hadisin sahih olduğunu bildirmektedir. (Fasıkı, hayasızı gıybet etmek günah olmaz) hadis-i şerifine uydurma deniyor. Halbuki hadis imamlarından Haraiti, Ebu Nasr, Deylemi, ibni Asakir, ibni Ebiddünya, Beyheki gibi âlimler, sahih diyorlar. İmam-ı Süyuti muteber bir âlimdir, bu hadis-i şerif ancak ona göre mevdu olur, diğer âlimlere göre sahihtir. Başka âlimlerin sahih dediği bir hadise hemen uydurma damgasını vurmak çok yakışıksız bir harekettir. (Eshabım gökteki yıldızlar gibidir. Hangisine uyarsanız, doğru yolu bulursunuz) hadis-i şerifine uydurma diyebiliyorlar. Halbuki, hadis imamlarından Beyheki, Deylemi, Münavi gibi âlimler sahih demiştir. (Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi de ahiret için çalışınız) hadis-i şerifine uydurma damgasını basılmıştır. Halbuki hadis âlimlerinden İbni Asakir sahih olduğunu bildirmiştir. (Dünya sevgisi bütün hataların başıdır) hadis-i şerifine uydurma deniyor. Halbuki, imam-ı Münavi, Beyheki, imam-ı Rabbani ve Kenzu’l-Ummal sahibi sahih olduğunu bildiriyor. "Zengine zengin olduğu için tevazu gösterenin dininin üçte ikisi gider" hadis-i şerifine uydurma diyor. Halbuki, Deylemi, imam-ı Rabbani ve Urvet-ül-vüska, Kayyum-i rabbani Muhammed Masum-i Faruki Serhendi hazretleri sahih demektedir. Uydurma denilen aşağıdaki hadis-i şeriflerin hangi kitaplarda bulunduğu sonlarında bildirilmiştir. (Çok konuşan çok yanılır.) [Taberani, Askeri] (Âlimlerin uykusu ibadettir.) [İ.Gazali, imam-ı Rabbani, Tezkire-i Kurtubi muhtasarı] (Vatan sevgisi imandandır.) [İmam-ı Rabbani, Hz. Mevlana Mesnevi] (Bir saat tefekkür, bir sene ibadetten kıymetlidir.) [Ebuşşeyh, İ.Gazali] (Allahü teâlâ buyurdu ki: "Ey dünya, bana hizmet edene hizmetçi ol! Sana hizmet edene de güçlük göster") [Ebu Nuaym, Muhammed Hadimi] (Her şeyin bir anahtarı vardır, Cennetin anahtarı da yoksul ve fakirleri sevmektir.) [İbni Lâl, İ.Süyuti] (Dünyayı terk etmek, sabırdan daha acıdır. Fisebilillah kılıç vurmaktan da zordur. Dünyayı terk edene, Allahü teâlâ şehid sevabı verir.) [Ebu Nasr, Deylemi] (Dünya, ahiret adamlarına haram, ahiret de, dünya adamlarına haramdır. Dünya ve ahiret ise Ehlullaha haramdır.) [Deylemi] (Sarıkla kılınan bir namaz, sarıksız kılınan 25 namazın derecesine bedeldir. Sarıklı kılınan bir Cuma namazı, ise sarıksız kılınan yetmiş Cuma namazına bedeldir.) [İ.Asakir] Şöyle bir rivayet de vardır: (Sarıkla kılınan iki rekat namaz sarıksız kılınan 70 rekat namazdan efdaldir.) [Ebu Nuaym, Deylemi] Şu üç şey için Arabı sevin: Ben Arabım, Kur'an Arapça, Cennet dili de Arapçadır.) [Taberani, Beyheki, İbni Asakir, Ukayli, Hakim] (İşlerin hayırlısı vasat [orta] olanıdır.) [Deylemi, Beyheki, İ.Gazali, İ.Süyuti, Hadika, Berika] (Hikmetin başı Allah korkusudur.) [İ.Asakir, Beyheki, İ.Süyuti] (Kişinin dini, dostunun dini gibidir, kiminle dostluk ettiğinize dikkat edin.) [Ebu Davud, Tirmizi, Hakim, Askeri, İ.Süyuti] (Müminin niyeti amelinden hayırlıdır.) [Taberani, Hatibi Bağdadi, Ziya el-Makdisi] (Müminin firasetinden korkun, o Allah’ın nuru ile bakar.) [Buhari, Tirmizi, İ.Cerir, İ.Süyuti] Kısaltılmıştır. Tamamı için: http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=791 |
| | |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 30.08.2006
Mesajlar: 1.908
Teşekkür etti: 666
303 Teşekkür 209 Mesaja aldı
| allah razi olsun |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 02.08.2004 Yaş: 39
Mesajlar: 141
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| Levlake levlake Lema halaktü`l-eflak=Sen olmasaydın, sen olmasaydın Ben alemi yaratmazdım` sözü İslam ümmetinin alimleri ekseriyetince kudsi hadis olarak biliniyor. Bu hadis-i kudsinin kaynakları vardır şüphesiz. Bu hadis-i kudsi, Suyuti`nin El-Leali`l-Masnua; Aliyyü`l-Kari`nin El-Esraru`l-Merfua ve diğer bir eseri olan Şerhü`ş-Şifa; Şevkani`nin El-Fevaidü`l-Mecmua; Hafız Acluni`nin Keşfü`l-Hafa; Muhammed Said Zalul`ün Tahkik; İmam-ı Nevevi`nin El-Ezkar adlı eserlerinde kayıtlıdır. (El-Leali-l Masnua Suyutî 1/272; >-; -Esrar-ül Mertüa Aliyy-ül Kari sh: 295-296; aynı eser Tahkik Muhammed Said Zalûl sh: 194; El- Feraid-ül Mecmua fevkani sh: 326; Keşf-ül Hafâ-Aclunî 2/164; Şerh-üş Şifa Aliyy-ül Karî 1/6) Diğer yandan Mevlana Cami, Ahmed-i Cezeri, Mevlana Halid, İmam-ı Rabbani, Bediüzzaman Said Nursi gibi nice İslam alimleri bu hadis-i kudsiyi eserlerine alıp tevhid inancına uygun izahlar getirmişlerdir. Fakat bu hadis-i kudsi, kütüb-ü sitte içerisinde yer almıyor. Günümüzdeki hadis tenkitçileri için hadis diye bilinen bir sözün kütüb-ü sitte içinde yer almaması ise hadis için bir eksiklik teşkil ediyor. Bu duyarlılığı kınamıyoruz. Kütüb-ü sitte gibi sıhhatinden ümmetçe şüphe edilmeyen ciltlerle hadis kitapları şüphesiz önemli, makbul ve sahih kaynaklardır. Hadis diye bilinen (bilhassa hadis-i kudsi olarak bilinen) bir sözün kütüb-ü sitte içinde yer alıp almadığı hususunda titizlik göstermeyi doğru algılayabiliyoruz. Bu konuda titizlik gösteren insanları akılsız olarak itham etmek şüphesiz doğru bir üslup değildir. Buna katılamayız. Fakat ameli hüküm ihtiva etmeyen, ümmeti yanlış amel etmeye yönlendirmeyen, tevhid ve iman esaslarına da aykırılık taşımayan bir hadis için, kütüb-ü sitte içerisinde yer almıyor diye eleştiri dozunu şiddetlendirmeyi ve ortalığı tozu dumana katmayı da fazla abartılı buluyoruz. O halde önce üslubumuzu düzeltmemiz gerekiyor. Ne bu hadis-i kudsiye, kütüb-ü sitte içerisinde yer almıyor diye hücum edelim, ne de bu hadis-i kudsi için kaynak soruşturması yapanları akılsızlıkla itham edelim! Bunun orta yolu vardır. Orta yolu şudur: Ümmet ilk asırlardan beri bu hadis-i kudsiye nasıl yaklaşmış? Ve ümmet bu yaklaşımıyla sapık yollara girmiş mi? Hadis-i kudsi diye bilinen bu söz, ümmetin istikametini bozmuş mu? Bunlara bakılmalıdır. Ümmet bu hadis-i kudsiye nasıl bakmış ise, bizim de o pencereden bakmamızda hiçbir sakınca yoktur. Bir defa şiddetli hadis tenkitçileri bin dört yüz yıldan beri hep var olagelmiştir. Bu tenkitçilerin çoğundan bu hadis senet itibariyle olmasa da, mana itibariyle geçer not almıştır. Yani bu hadise mana olarak ilişen bir tenkitçi olmamıştır. Hadis tenkitçileri bu hadisin kuvvetli bir senedi olmadığı konusunda birleşmişlerse de, bu hadisi mana olarak doğrulayan ve senedi de kuvvetli olan başka hadisler ve hatta ayetlerin de bulunması bu hadisi temize çıkarmaya yetmiştir. Mesela, Kur`an, Hazret-i Muhammed (asm) için, `Vema erselnake illa rahmeten lil alemin` ( Enbiya Suresi: 107 ) buyuruyor. Şimdi düşünelim: `Alemin` ne demektir? Kainat demek değil midir? Eflak demek değil midir? `Alemin` sözcüğü yerine `kainat`ı koyduğumuzda bu ayetin manası: `Biz seni kainata rahmet olmasaydın göndermezdik!` olmaz mı? Bu ayet ile, `Sen olmasaydın, sen olmasaydın Ben alemi yaratmazdım` sözü arasında manaca neredeyse örtüşme yok mudur? Peki manası bu denli kuvvetli bir hadis-i kudsi, kütüb-ü sitte içinde kaydedilmemiş olabilir mi? Olabilir. Görüldüğü gibi olmuştur! Kim bilir, ilk dönemlerde, çok yaygın olarak bilinen bir hadis-i kudsi olduğu için rivayet zinciri önemsenerek kaydedilmemiş; bu yüzden de, sonradan şiddetli usuller ortaya koyan kütüb-i sitte imamları tarafından ayıklanmış olabilir. Ne var ki, hiçbir kütüb-ü sitte imamı, sahih hadislerin sadece kendi kitaplarında yer alan hadislerden ibaret olduğu iddiasında bulunmamıştır! Bu hadis-i kudsinin, tevhid inancı çerçevesinde hiç kimsenin reddedemeyeceği izahlarını ise Risale-i Nur`un değişik risalelerinde bulmak mümkündür. O halde bu hadis-i kudsiyi; kütüb-ü sittede kayıtlı olup olmadığına bakmaksızın, Risale-i Nur`un izahları çerçevesinde anlamanın imanımıza tahkik kazandıran önemli bir boyuta sahip olduğu unutulmamalı; şekil üzerinde durmayıp, mana ile kifayet edilmelidir. ... |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 768
Teşekkür etti: 12
207 Teşekkür 111 Mesaja aldı
|
http://www.delikanforum.net/showthread.php?t=31385&page=6 Sen herhalde yazıları okumuyorsun? Bu hadisin sahih olduğunu birçok büyük hadis alimi bildirmiştir. Bu hadisin sahih olduğunu bildiren üç kaynak şunlardır: [1] Hakim, Müstedrek, II, 615. [2] Beyheki, Delâilü'n-Nübüvve, V, 488, 499. [3] Tabarani, el-Mu'cemü's-Sağır, II, 82-83. Büyük hadis alimi ve Şafii mezhebinde müctehid olan İmam-ı Ebu'l-Hasan es-Subki (vefatı m. 1355) Şifaü's-Sekad kitabında özet olarak şöyle diyor: “Bu hadis İmam-ı Hakim'in Müstedrek adlı eserinde ve İmam-ı Beyheki'nin Delailü'n-Nübüvve kitabında mevcuttur. İmam-ı Hakim "Bu, isnadı sahih olan bir hadistir" buyuruyor. Beyheki dahi bu hadisi rivayet etmiştir. Taberani de bu hadisi zikretmiş ziyade olarak (O -aleyhisselam- zürriyetinden olan Peygamberlerin -aleyhimüsselam- en sonuncusudur) cümlesini de rivayet etmiştir.” İlaveten, İngilizce bilenler şu sayfaya bakabilirler: http://hadithproofsfortawassul.blogs...sion-with.html İngilizce veya Arapça bilmeyenler için not: Bu hadis İmam-ı Taberani'nin Mucemus-Sagir isimli eserinin Türkçe tercümesinde "Peygamberimizin Allah indindeki kıymeti" başlığı altında 684 nolu hadis olarak yazılıdır. Daha evvelki yazımın tekrarı: Mezkur hadisi rivayet eden ve sahih olduğunu bildiren bazı büyük alimleri daha evvel yazdım. Demek ki gözden kaçmış. Bu hadis-i kudsiye İbni Teymiyye (vefatı m. 1328) ve takipçileri uydurma demişdir. Bundan dolayı, bu forumdaki son tartışmalardaki "muhatablarımızın", ne kadar kaynak gösterirsek gösterelim, ikna olmaları çok zordur. Bu sebeple, lafı uzatmadım ve daha evvel yazdıklarımı tekrar etmedim. Görüyorum ki, naklettiğim bilgiler pek çok kişinin gözünden kaçmış. Hafız İbni Hacer-i Mekki hazretlerinin (vefatı m. 1566) Cevher-ül-munzam kitabından şu sözleri nakletmiştim: "Hadîs âlimlerinden Hâkim-i Nişâpûrînin bildirdiği hadîs-i şerîfde, (Âdem “aleyhisselâm” hatâ edince, yâ Rabbî! Muhammed aleyhisselâm hakkı için beni afv ve mağfiret et dedi. Allahü teâlâ da, Muhammed aleyhisselâmı dahâ yaratmış değilim. Sen Onu nasıl tanıdın buyurdu. O da, yâ Rabbî! Beni yaratıp rûh verdiğin zaman, başımı kaldırdım. Arşın kenârlarında, lâ ilâhe illallah, Muhammedün resûlullah yazılmış gördüm. Kullarının içinde en çok sevdiğinin ismini, kendi isminin yanına koymuş olduğundan anladım dedi. Allahü teâlâ da, yâ Âdem! Doğru söyledin. Kullarım arasında en çok sevdiğim Odur. Onun hakkı için benden afv dileyince, seni hemen afv etdim. Muhammed aleyhisselâm olmasaydı seni yaratmazdım buyurdu) buyurulmuşdur." İbni Hacer hazretlerinin sahih olduğunu bildirdiği bu hadis hakkında, Allame Ebu'l-Hasan es-Subki (vefatı m. 1355) Şifaü's-Sekad kitabında özet olarak şöyle diyor: “Bu hadis İmam-ı Hakim'in Müstedrek adlı eserinde ve İmam-ı Beyheki'nin Delailü'n-Nübüvve kitabında mevcuttur. İmam-ı Hakim "Bu, isnadı sahih olan bir hadistir" buyuruyor. Beyheki dahi bu hadisi rivayet etmiştir. Taberani de bu hadisi zikretmiş ziyade olarak (O -aleyhisselam- zürriyetinden olan Peygamberlerin -aleyhimüsselam- en sonuncusudur) cümlesini de rivayet etmiştir.” Kıymetli kitaplara şerh yazmakla ve sahih bazı hadislere mevdu demekle meşhur olup, yukarıda mezkur hadise de mevdu diyen Ali el-Karî (vefatı m. 1607) bile şunları yazıyor: "Fakat manası sahihtir. ed-Deylemî, İbn Abbâs (r.a)'dan merfu (Hz. Peygamber (s.a.v)'in sözü) olarak şöyle rivayet etmiştir: "Cibrîl bana geldi ve şöyle dedi: "Ey Muhammed! Eğer sen olmasaydın Cennet yaratılmazdı. Eğer sen olmasaydın Cehennem yaratılmazdı." İbn Asâkir'in rivayetinde ise "Sen olmasaydın dünya yaratılmazdı" şeklindedir."[4] Kadızade Ahmed Efendi (vefatı m. 1783) şu bilgileri veriyor: “İmam-ı Beyheki bildirir ve İmam-ı Hakim doğrular ki, hazret-i Ömer bin Hattab (radıyallahü anh) anlatır: Allahü teala, Adem aleyhisselama (Ey Adem, eğer Muhammed aleyhisselamı yaratmıyacak olsaydım, seni yaratmazdım.) buyurdu. İbni Asakir (rahimehullah) Selman-ı Farisi’den (radıyallahü anh) bildirir: Cebrail aleyhisselam, Resulullah efendimize (sallahü aleyhi ve sellem) indi ve dedi ki, rabbin (sübhanehü ve teala) buyuruyor: (İbrahim’i Halil edindiysem, seni Habib edindim. Katımda, senden kıymetli kimse yaratmadım. Dünyayı ve dünyadakileri, benim yanımdaki senin kerametini, kıymetini, faziletini ve mertebeni bilmeleri için yarattım. Sen olmasaydın, dünyayı yaratmazdım.)” [5] İmam-ı Kastalani (vefatı m. 1418) hazretleri de (Ey Adem, eğer Muhammed olmasaydı seni yaratmazdım) hadisini bildirmektedir [6] Yine İbni Hacer hazretleri şöyle buyuruyor: “Abdüllah ibni Abbâsın “radıyallahü anhümâ” bildirdiği hadîs-i şerîfde buyuruldu ki, (Allahü teâlâ Îsâ aleyhisselâma, yâ Îsâ! Muhammed aleyhisselâma îmân et! Senin ümmetinden, Onun zamanına yetişecek olanların, Ona îmân etmeleri için de ümmetine emr et! Muhammed aleyhisselâm olmasaydı, Âdem Peygamberi yaratmazdım. Muhammed aleyhisselâm olmasaydı, Cenneti, Cehennemi yaratmazdım. Arşı su üzerinde yaratdım. Hareket etdi. Üzerine, Lâ ilâhe illallah yazınca durdu, buyurdu.) Bu hadîs-i şerîfi, Hâkim sahîh senedlerle haber vermişdir.” İmam-ı Sübki de yukarıda bahsettiğim kitabında bu hadisin sahih olduğunu bildirmektedir. Yukarıda adı geçen muhaddislerin (Hakim, Beyheki, Taberani, Deylemi, İbni Asakir, es-Sübki, İbni Hacer-i Mekki) hepsi meşhur hadis alimleridir. Ayrıca İmam-ı Kastalani Mevahib kitabında [6] ve İmam-ı Rabbani Mektubat'ta [7] yukarıda geçen hadislerden en az birini yazmışlardır. Aklı ve insafı olana bu yeter. Başkasına da sözümüz yoktur. Vesselam. [1] Hakim, Müstedrek, II, 615. [2] Beyheki, Delâilü'n-Nübüvve, V, 488, 499. [3] Tabarani, el-Mu'cemü's-Sağır, II, 82-83. [4] Ali el-Karî, el-Esrâru'l-Merfû'a, 288. [5] Kadızade Ahmed Efendi, Amentü Şerhi, Berekat Yayınevi, İstanbul; s.166. [6] İmam-ı Kastalani, Mevahibü Ledünniye, Hisar Yayınevi, İstanbul, sayfa 22. [7] İmam-ı Rabbani, Mektubat, c.1, m.44. | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 5.096
Teşekkür etti: 5
196 Teşekkür 129 Mesaja aldı
| Bismillah.... Sözlerin ne olduğu ile değil ne anlam ifade ettiği ile meşgul olmak daha doğrudur. vesselam |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 19.12.2006 Yaş: 31
Mesajlar: 584
Teşekkür etti: 3
6 Teşekkür 6 Mesaja aldı
|
Aliyyü`l-Kari`nin El-Esraru`l-Merfua ve diğer bir eseri olan Şerhü`ş-Şifa; Şevkani`nin El-Fevaidü`l-Mecmua; Hafız Acluni`nin Keşfü`l-Hafa; Muhammed Said Zalul`ün Tahkik; İmam-ı Nevevi`nin El-Ezkar adlı eserlerinde kayıtlıdır. ayrıca yukardaki ifadelerini şiddetle kınıyorum. Abdulhakimi arvasi ahzretleri tasavvufun yüksek mertebelerindeki sofiyyenin bildirdiği hadislerin sahih olduğunu bildiriyor.seyyid abdulhakim 4 mezhepte alimdi. aynı açıklamayı fethullah gülen hocada yapıyor..hadis profesörü ibrahim cananın hadis ansiklopedisine başvurabilirisn.. siz ne Rabbaniyi anlayabilmişsiniz.ne hadisi anlaşılan. önce bir rabbaniyi kuddiseyi sirruh öğrenin. hadis ıstılahını bilen alim istemişsiniz. siz önce kendinizi bilin. vesselam | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() Üyelik tarihi: 06.05.2002 Yaş: 33
Mesajlar: 6.616
Teşekkür etti: 164
762 Teşekkür 298 Mesaja aldı
| @Arkadaşlar vermiş olduğunuz kaynaklardan dolayı,Teşekkür ederim, Şimdi bakmak ve araştırmak benim işimdir.Verilen kaynaklar doğrultusunda. @dagdeviren Açıklamaların çok güzel Teşekkür ederim. @abdulgani kınayıp,kınamaman gerçekten beni alakadar etmiyor,rica ederim. Ben kaynak rica ettim ve gerekli olan cevap bana geldi,Teşekkür ederim Yani burada değildir değil diyeceksiniz yazacaksınız diye bir uslüb takınmam. Zaten bunada kimsenin hakkı yok.
__________________ Yazacağın yazının efendisi, yazmış olduğun yazının kölesi ol İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 19.12.2006 Yaş: 31
Mesajlar: 584
Teşekkür etti: 3
6 Teşekkür 6 Mesaja aldı
| ümmed islam alimleri ve müceddidlerden bahsederken sanki forum üyelerinden bahsediyormuşsun gibi olan saygısız üslubunu kınamamın seni alakadar etmemesi olsa olsa senin seviyenin ne durumda olduğunu işaret adına üzücüdür. Hani şu sultanahmeti ziyaret ederken başına örtü alıp camiye gelen hristiyan avrupalının uyarıyı dinleme adabı keşke birazda sen ve senin gibilere bulaşsa da, en azından lakayd =kayıtsız kalma -, ukala=akıllı geçinme- tavrını sürdürmezdin. lütfen önce edeb, edeb, edeb. din sadece edebdir. |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 09.06.2006
Mesajlar: 90
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| Hakimin müstedrekinde verilen bu söz için hadis alimleri senedindeki ravi hakkında şunları söylemişlerdir : Zehebi, bu hadis hakkında: ''Hadis uydurmadır. Abdurrahman yalancıdır. Ve Abdullah İbni Meslem el-Fahri'nin kim olduğunu bilmiyorum'' demektedir. Mizan'ul-İtidal'de bu hadis için ''batıl bir haberdir'' denilmektedir. Beyhaki Delail Nübüvve'de ''Abdurrahman İbni Zeyd İbni Eslem zayıf ravilerdendir'' der. El-Elbani bu hadisi aktardıktan sonra '' Sonuç olarak ben derim ki: Bu hadisin Peygamber (sav)'den aslı yoktur. Bu hadise iki muhterem hafız -Askalani ve Zehebi- batıl hükmü vermiştir.( Zayıf Hadisler Silsilesi 1/hadis no 25) diyerek hadisi eleştirmektedir. Şeyhul İslam İbni Teymiyye (ra): ''Hakim bu rivayeti sahihi sakimden (zayıf) ayırma babının girişinde aktarmakta ve Abdurrahman İbni Zeyd İbni Eslem'in babasından rivayet ettiği hadisler uydurmadır'' demektedir. |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 03.11.2006
Mesajlar: 130
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 768
Teşekkür etti: 12
207 Teşekkür 111 Mesaja aldı
| Benim yazımı dikkatli okumadığın ve hele verdiğim bağlantıdaki yazılara bakmadığın anlaşılıyor: http://hadithproofsfortawassul.blogs...sion-with.html Bunların hepsi orada anlatılıyor. Vakit müsait olunca tercüme ederim. Hadis sahihtir, ümmetin alimlerinin büyük ekseriyeti böyle kabul etmiştir. Şunu da ilave edeyim ki, bu bağlantıdaki bilgilere göre, İbni Teymiyye hadisin sahihliğini inkar ettiği halde manasını inkar etmemiş gözüküyor. Keza Aliyyülkari ve Acluni de "manası sahihtir" demişler. O zaman tartışacak ne var? Kaldı ki, diğer başlık altında izah ettiğim gibi, bunlar ictihad meseleleridir. Hakim, Taberani ve Beyheki gibi hadis imamlarının sahihlediği, İmam-ı Sübki ve İbni Hacer-i Mekki gibi büyük muhaddislerin sahih kabul ettiği bir hadis bu ümmet için muteberdir, sahihtir. Mezkur şahısların itiraz etmesinin bir ağırlığı yoktur. |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 14.09.2005
Mesajlar: 1.275
Teşekkür etti: 0
4 Teşekkür 4 Mesaja aldı
| Bi taşla bikaç kuş vurma niyetinde kimileri galiba... Gümbürtüye getirip sapıkları şeyhül İslam diye yutturma Hadisi şerifleri inkar ettirme Çaktırmadan Vehhabi Dİnine onay verdirtme, pirim yaptırtma... Çok basit gibi görünsede çok önemli konular. Çünkü her biri bizi imanımzdan edebilcek şeyler. Müslüman biraz uyanık olmalı. Aman kardeşler dikkat edin. İman meselesi bunlar... Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde: “Zulmedenlere meyletmeyin, yoksa size de ateş dokunur.” buyuruyor. (Hud: 113) |
| | |
![]() |