İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 11.02.2007, 12:18

 
virane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.02.2007
Mesajlar: 418
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 8 Mesaja aldı
unutulan sünnetler

- Müsafeha etmek, yani sünnete uygun tokalaşmak unutulmuştur.

- Sakal, sünnet üzere bırakılmıyor.

- Namazlarda başı örtmeye önem verilmiyor.

- Abdestte eller ve ayaklar üç defa yıkanmıyor. Parmak araları üç defa hilallenmiyor.

- Aksıran Elhamdülillah demiyor. Başkası, dinde öyle bir şey olmadığı halde, çok yaşa diyor. Halbuki elhamdülillah demesi sünnet, bunu duyan müslümanın da yerhamükellah demesi farzdır.

- Yalnız tanıdıklara selam vermek kıyamet alametidir. Selam sünnete uygun verilmiyor. Bir odada oturulurken, bir kimse o odaya on kere girip, on kere çıksa, her giriş ve çıkışta selam vermesi sünnettir. Bu sünnet de unutulmuştur.

- Camiye giren, Kur’an okunmuyorsa oradakilere selam vermiyor. Camide selam verilmez sanılıyor.

- Abdestte kaplama, yani başın tamamı mesh edilmiyor. Maliki ve Hanbeli’de kaplama mesh farz, olduğu halde, bu sünnet genelde yapılmıyor. Sadece farz ile iktifa ediliyor.

- Duada eller sünnet üzere açılmıyor.

- Cenaze namazı olduğu zaman sünnet olan tesbihler terk ediliyor ve âyet-el kürsi okunmuyor.

Bir sünneti ihya edene yüz şehid sevabı verildiğine göre, bir farzı ihya edene ne kadar çok sevap verileceği düşünülmeli, bilhassa farzlar hiç ihmal edilmemelidir.
virane isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 11.02.2007, 16:57

 
virane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.02.2007
Mesajlar: 418
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 8 Mesaja aldı
Terk edilen çok sünnet vardır. Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Ümmetim bozulduğu zaman sünnetime sarılana bir şehid sevabı vardır.) [Taberani, Hakim]
virane isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 12.02.2007, 15:42

 
virane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.02.2007
Mesajlar: 418
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 8 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız virane
Mesajı göster
- Müsafeha etmek, yani sünnete uygun tokalaşmak unutulmuştur.

- Sakal, sünnet üzere bırakılmıyor.

- Namazlarda başı örtmeye önem verilmiyor.

- Abdestte eller ve ayaklar üç defa yıkanmıyor. Parmak araları üç defa hilallenmiyor.

- Aksıran Elhamdülillah demiyor. Başkası, dinde öyle bir şey olmadığı halde, çok yaşa diyor. Halbuki elhamdülillah demesi sünnet, bunu duyan müslümanın da yerhamükellah demesi farzdır.

-
Aksırınca Elhamdülillah demeli, bunu duyan müslüman da, Yerhamükellah yani (Allah sana rahmet etsin) demelidir! Üçüncü biri varsa Yehdina ve yehdikümullah demelidir! Üçüncü bir kimse yoksa, aksıran cevap olarak aynı şeyi söylemelidir! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Aksırınca "Elhamdülillah" diyen göz ağrısı görmez.) [Taberani]
virane isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 12.02.2007, 23:13

 
no nick - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.03.2006
Mesajlar: 81
Teşekkür etti: 1
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
sünnet sünnettir tabiki...hepsi birbirinden değerli hikmetli ameller...
fakat bunlardan evvel haksızlığa karşı suskun kalmak terkettiğimiz en önemli sünnetlerden biri değil mi..?
bariz bi şekilde itikadi mevzularda bırakalım sünneti farzları unuttuk biz....!?

teşekkürler faydalı paylaşım için...
__________________
Anlayamayanlar,ağlayamazlar.Hatta ağlanacak hallerine gülerler.İşte biz böyle olduk!
no nick isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 13.02.2007, 09:22

 
virane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.02.2007
Mesajlar: 418
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 8 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız virane
Mesajı göster
- Müsafeha etmek, yani sünnete uygun tokalaşmak unutulmuştur.

- Sakal, sünnet üzere bırakılmıyor.



Bir sünneti ihya edene yüz şehid sevabı verildiğine göre, bir farzı ihya edene ne kadar çok sevap verileceği düşünülmeli, bilhassa farzlar hiç ihmal edilmemelidir.
Buhari, Müslim, Nesai, Ebu Davud ve Tirmizi’nin rivayet ettiği (Sünnet olan on şeyden biri sakal bırakmaktır) hadis-i şerifi sakalın sünnet olduğunu açıkça bildirmektedir. Sakalın bir tutamdan fazlasını kesmek sünnettir. Bir tutamdan kısa bırakmak, sünnete aykırıdır. Sünnet diye bir tutamdan kısa sakal bırakmak bid’attir. Böyle bid’at sakalı, haram işlemekten kurtarmak için, bir tutam uzatmak vaciptir [yani farzdır.] (Redd-ül muhtar)
virane isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 13.02.2007, 14:51

 
virane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.02.2007
Mesajlar: 418
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 8 Mesaja aldı
- Yalnız tanıdıklara selam vermek kıyamet alametidir. Selam sünnete uygun verilmiyor. Bir odada oturulurken, bir kimse o odaya on kere girip, on kere çıksa, her giriş ve çıkışta selam vermesi sünnettir. Bu sünnet de unutulmuştur.

- Camiye giren, Kur’an okunmuyorsa oradakilere selam vermiyor. Camide selam verilmez sanılıyor.

- Bir sünneti ihya edene yüz şehid sevabı verildiğine göre, bir farzı ihya edene ne kadar çok sevap verileceği düşünülmeli, bilhassa farzlar hiç ihmal edilmemelidir.[/quote]

Selamün aleyküm) diye selam vermek caiz ise de (Esselamü aleyküm) demek daha iyidir.
(Selamün aleyküm) denince, (Ve aleyküm selam) demek farzdır. (Esselamü aleyküm) denince de, (Ve aleykümüsselam) denir. Her ikisinde de "ve" harfini söylemelidir! (Ve aleyküm...) deki "ve", (dahi) manasındadır. Yani, (Allah’ın selamı bizim üzerimize olduğu gibi, sizin de üzerinize olsun!) demektir. Sadece (Aleyküm selam) ise, sanki (Selam bize değil size olsun) gibi uygunsuz bir manaya gelebilir
virane isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 14.02.2007, 18:47

 
virane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.02.2007
Mesajlar: 418
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 8 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız virane
Mesajı göster
-
- Duada eller sünnet üzere açılmıyor.

- Cenaze namazı olduğu zaman sünnet olan tesbihler terk ediliyor ve âyet-el kürsi okunmuyor.

Bir sünneti ihya edene yüz şehid sevabı verildiğine göre, bir farzı ihya edene ne kadar çok sevap verileceği düşünülmeli, bilhassa farzlar hiç ihmal edilmemelidir.
Dua ederken, avuçlar, yüze karşı değil, semaya karşı açık, iki el aralık ve göğüs hizasında, kollar yere ve birbirine paralel olmalıdır.

Kadın, dua ederken ellerini ileri uzatmaz, yüzüne karşı eğik tutar. Şimdi birçok erkek, böyle kadınlar gibi dua ediyor.
virane isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 15.02.2007, 15:44

 
virane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.02.2007
Mesajlar: 418
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 8 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız virane
Mesajı göster
- Müsafeha etmek, yani sünnete uygun tokalaşmak unutulmuştur.

- Namazlarda başı örtmeye önem verilmiyor.


Bir sünneti ihya edene yüz şehid sevabı verildiğine göre, bir farzı ihya edene ne kadar çok sevap verileceği düşünülmeli, bilhassa farzlar hiç ihmal edilmemelidir.
namazda başı en azından herhangi bir renkte takke ile örtmelidir.başı açık namaz kılmak mekruhtur.
virane isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 15.02.2007, 16:03

 
Üyelik tarihi: 14.09.2005
Mesajlar: 1.287
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
farzın sünnete göre ehemmiyetinden söz edilmiş.
Ne güzel
SAnıyorum içinde bulunduğumuz ahir zamanda müslümanların ihlal ettiği en acı emirlerden biri de helal lokma.
Helalinden yemek farz iken buna hiç önem verilmiyor.

Sonra namazımızınn, orucumuzun , dualarımızın kabulünü umarız.
Sonra ne kadar da bozulduk teranelerini okuruz

Oysa ki haram lokma yürüyen merdiven gibi.
Vücuda girdiği an manevi tahribata başlar.
40 gün namazımız kabule şayan olmaz, dualarımız kabul olmaz.
Haram bir lokmadan bir et bitermiş ve bu et ateşe daha layıktır diyor Allah Resulü.

Önce lokma
önce lokma
önce lokma

Bildiğimiz haram gıdaların dışında en fazla dikkat edeceğimiz başlıca şeylerde bunlardır:

- etler ( tavuk ya da diğer kırmızı etler )
- asitli içecekler (gazoz, kola, fanta vs.)
- margarinler
egzotic1 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 15.02.2007, 16:09

 
virane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.02.2007
Mesajlar: 418
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 8 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız egzotic1
Mesajı göster
farzın sünnete göre ehemmiyetinden söz edilmiş.
Ne güzel
SAnıyorum içinde bulunduğumuz ahir zamanda müslümanların ihlal ettiği en acı emirlerden biri de helal lokma.
Helalinden yemek farz iken buna hiç önem verilmiyor.

Sonra namazımızınn, orucumuzun , dualarımızın kabulünü umarız.
Sonra ne kadar da bozulduk teranelerini okuruz

Oysa ki haram lokma yürüyen merdiven gibi.
Vücuda girdiği an manevi tahribata başlar.
40 gün namazımız kabule şayan olmaz, dualarımız kabul olmaz.
Haram bir lokmadan bir et bitermiş ve bu et ateşe daha layıktır diyor Allah Resulü.

Önce lokma
önce lokma
önce lokma

Bildiğimiz haram gıdaların dışında en fazla dikkat edeceğimiz başlıca şeylerde bunlardır:

- etler ( tavuk ya da diğer kırmızı etler )
- asitli içecekler (gazoz, kola, fanta vs.)
- margarinler
Sa'd bin Ebî Vakkâs "radıyallahü anh" dedi ki, (Yâ Resûlallah "sallallahü aleyhi ve sellem"! Düâ buyur da, Allahü teâlâ, benim her düâmı kabûl etsin!). Cevâbında buyurdular ki, (Düâ kabûl olmak için, halâl lokma yiyiniz!). Bir hadîs-i şerîfde, (Çok kimse vardır ki, yidikleri ve giydikleri harâmdır. Sonra ellerini kaldırıp düâ ederler. Böyle düâ, nasıl kabûl olunur?). Bir kerre de buyurdu ki, (Harâm yiyenlerin ne farzları, ne de sünnetleri kabûl olmaz). [Ya'nî sevâbına kavuşamazlar.]
virane isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #11
Alt 15.02.2007, 16:15

 
Üyelik tarihi: 14.09.2005
Mesajlar: 1.287
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Hadis-i şerifte:




“Bir insan ki; büyük bir iştiyakla Hacc ve umre için yola çıkar, birçok eziyetlere katlanır, toz toprak içinde kalır. Ellerini semaya doğru açıp, ‘Yâ Rabbi, Yâ Rabbi’ diye yalvardığı halde; yediği haram, içtiği haram, giydiği haram ve her türlü gıdası haramdır. Böyle bir adamın duâsı nasıl kabul edilir?” buyurmuşlardır. (Müslim)
egzotic1 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #12
Alt 15.02.2007, 16:19

 
virane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.02.2007
Mesajlar: 418
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 8 Mesaja aldı
Makâmât-i mazheriyye)de, kerâmet faslında diyor ki, (Gulâm Haseni görünce, kâfir ta'âmı yimişsin. Kalbinde küfr zulmeti hâsıl olmuş, buyurdu. Evet, Hindûnun verdiğini yidim dedi). Küfr ve harâm alâmetleri bulunan yemekler, kalbi karartır ve kabrde çürümeğe sebeb olur.
virane isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #13
Alt 16.02.2007, 12:28

 
virane - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.02.2007
Mesajlar: 418
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 8 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız virane
Mesajı göster
Buhari, Müslim, Nesai, Ebu Davud ve Tirmizi’nin rivayet ettiği (Sünnet olan on şeyden biri sakal bırakmaktır) hadis-i şerifi sakalın sünnet olduğunu açıkça bildirmektedir. Sakalın bir tutamdan fazlasını kesmek sünnettir. Bir tutamdan kısa bırakmak, sünnete aykırıdır. Sünnet diye bir tutamdan kısa sakal bırakmak bid’attir. Böyle bid’at sakalı, haram işlemekten kurtarmak için, bir tutam uzatmak vaciptir [yani farzdır.] (Redd-ül muhtar)
sünnet olan olan ölçü alt dudaktan itibaren bir tutamdır.fazlası kesilir.
virane isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #14
Alt 17.02.2007, 12:37

 
Üyelik tarihi: 13.02.2007
Mesajlar: 174
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 1 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız virane
Mesajı göster
- Müsafeha etmek, yani sünnete uygun tokalaşmak unutulmuştur.
bugün dört parmağı tutarak yaptığımız tokalaşma Şii
lerin usulüdür.Sünnete uygun olan Müsefehada başparmaklar temas etmelidir.
serhendi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #15
Alt 25.03.2007, 17:04
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.390
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 7 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız virane
Mesajı göster
sünnet olan olan ölçü alt dudaktan itibaren bir tutamdır.fazlası kesilir.
Allah razı olsun
Alp isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #16
Alt 30.03.2007, 09:16

 
ankebut-57 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11.12.2006
Mesajlar: 43
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız virane
Mesajı göster
Dua ederken, avuçlar, yüze karşı değil, semaya karşı açık, iki el aralık ve göğüs hizasında, kollar yere ve birbirine paralel olmalıdır.
Selâmünaleyküm,
Değerli virâne kardeşim,
Yukarda yazılanlar ve sizin yazdıklarınız da güzel bilgiler lâkin yanlış anlaşılan bir noktaya temas etmek istiyorum. Yazınızda "iki el aralık" ifadesini kullanmışsınız. Halbûki,
"İbn Abbas (r.anhümâ) buyurdu ki,'Resûlüllah (s.a.v.) duâ ettiği zaman avuçlarını birleştirir ve iç kısmını yüzüne doğru çevirirdi." buyurmaktadır. Sadece bu hadis değil, bu ve buna benzer hadisler ve fâkihlerce de doğrulanmıştır.
Selam ve muhabetle...
ankebut-57 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #17
Alt 30.03.2007, 13:28
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.390
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 7 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız ankebut-57
Mesajı göster

Selâmünaleyküm,
Değerli virâne kardeşim,
Yukarda yazılanlar ve sizin yazdıklarınız da güzel bilgiler lâkin yanlış anlaşılan bir noktaya temas etmek istiyorum. Yazınızda "iki el aralık" ifadesini kullanmışsınız. Halbûki,"İbn Abbas (r.anhümâ) buyurdu ki,'Resûlüllah (s.a.v.) duâ ettiği zaman avuçlarını birleştirir ve iç kısmını yüzüne doğru çevirirdi." buyurmaktadır. Sadece bu hadis değil, bu ve buna benzer hadisler ve fâkihlerce de doğrulanmıştır.
Selam ve muhabetle...
İbadetlerimizde İslam alimlerinin yazmışolduğu muteber fıkıh kitaplarını tercih etmemiz daha isabetli olur.
Alp isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #18
Alt 02.04.2007, 09:50

 
ankebut-57 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11.12.2006
Mesajlar: 43
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız alpakino
Mesajı göster
İbadetlerimizde İslam alimlerinin yazmışolduğu muteber fıkıh kitaplarını tercih etmemiz daha isabetli olur.
Tabi ki.
Biz aksini söylemedik. Bizzat muteber fıkıh kitaplarında bunun izâhına yer verilmiştir. Selam ve muhabbetle.
ankebut-57 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #19
Alt 03.04.2007, 09:48
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.390
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 7 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız ankebut-57
Mesajı göster
Tabi ki.
Biz aksini söylemedik. Bizzat muteber fıkıh kitaplarında bunun izâhına yer verilmiştir. Selam ve muhabbetle.
muteber fıkıh kitaplarından Fetava-i Hindiyye'de ellerin ayrı olarak avuçiçleri semaya bakacak şekilde dua edilmesi gerektiği yazıldır.Vehhabiler ve Şiiler elleri birleştiriyor.
Alp isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #20
Alt 03.04.2007, 10:47

 
ankebut-57 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11.12.2006
Mesajlar: 43
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Diyorsunuz ki, "(Fetâva-i Hindiyye) beşinci cüzde buyuruluyor ki: (Duâ ederken avuçlar semaya karşı açık, iki el aralık ve göğüs hizasında olmalıdır.)"
Halbuki Fetâvâ-yı Hindiye'de buyruluyor ki: "Duâda efdâl olan; iki el ayalarını (avuç içlerini) bast etmek, yani döşeyip yaymak, açmak, kapalı tutmamak ve avuçları arasında az da olsa bir yarık bulun(up, el ayaları yapışık olma)maktır. (…) Müstehap olan, duâ esnasında iki ellerini göğsü hizasına kaldırmaktır. (…) Duâ-yı rağbet'te (cenneti istemek gibi) ellerinin ayasını yani avuç içini semaya doğru tutar." (C. 5, s. 318)
Görülüyor ki, burayı aslına uygun terceme (!) edememişsiniz.


Anlatılmak istenen ve Fetâvâ-yı Hindiye'de murâd edilen odur ki, ellerin birbirine yapıştırılıp hırıstıyanların duâ şekline çevrilmemesi için, avuçların açılıp, ellerin birleşik olmasıdır. Yani el ayalarının birbirine kavuşmamasıdır.

Ayrıca "Şiiler'de böyle yapar" deyip bir sünneti yok etme gibi tehlikeli bir işe kalkışmak yerine, eldeki deliller ışığında bilgilerimizi tashih yoluna gitmek daha mantıklıdır. Eğer öyle olacak olsaydı, "Şiilerde namaz kılıyor" veya "Efendim onlarda şunu yapıyor" kabîlden sözler ile bir çok sünneti "bertaraf" etmemiz gerekirdi.

Bilgilerinize arzolunur...
Selam ve sevgiler...
ankebut-57 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #21
Alt 03.04.2007, 10:51
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.390
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 7 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız ankebut-57
Mesajı göster
Diyorsunuz ki, "(Fetâva-i Hindiyye) beşinci cüzde buyuruluyor ki: (Duâ ederken avuçlar semaya karşı açık, iki el aralık ve göğüs hizasında olmalıdır.)"
Halbuki Fetâvâ-yı Hindiye'de buyruluyor ki: "Duâda efdâl olan; iki el ayalarını (avuç içlerini) bast etmek, yani döşeyip yaymak, açmak, kapalı tutmamak ve avuçları arasında az da olsa bir yarık bulun(up, el ayaları yapışık olma)maktır. (…) Müstehap olan, duâ esnasında iki ellerini göğsü hizasına kaldırmaktır. (…) Duâ-yı rağbet'te (cenneti istemek gibi) ellerinin ayasını yani avuç içini semaya doğru tutar." (C. 5, s. 318)
Görülüyor ki, burayı aslına uygun terceme (!) edememişsiniz.


Anlatılmak istenen ve Fetâvâ-yı Hindiye'de murâd edilen odur ki, ellerin birbirine yapıştırılıp hırıstıyanların duâ şekline çevrilmemesi için, avuçların açılıp, ellerin birleşik olmasıdır. Yani el ayalarının birbirine kavuşmamasıdır.