![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 06.03.2006
Mesajlar: 81
Teşekkür etti: 1
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
| sünnet sünnettir tabiki...hepsi birbirinden değerli hikmetli ameller... fakat bunlardan evvel haksızlığa karşı suskun kalmak terkettiğimiz en önemli sünnetlerden biri değil mi..? bariz bi şekilde itikadi mevzularda bırakalım sünneti farzları unuttuk biz....!? teşekkürler faydalı paylaşım için...
__________________ Anlayamayanlar,ağlayamazlar.Hatta ağlanacak hallerine gülerler.İşte biz böyle olduk! |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 10.02.2007
Mesajlar: 418
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 8 Mesaja aldı
|
| ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 10.02.2007
Mesajlar: 418
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 8 Mesaja aldı
|
- Yalnız tanıdıklara selam vermek kıyamet alametidir. Selam sünnete uygun verilmiyor. Bir odada oturulurken, bir kimse o odaya on kere girip, on kere çıksa, her giriş ve çıkışta selam vermesi sünnettir. Bu sünnet de unutulmuştur. - Camiye giren, Kur’an okunmuyorsa oradakilere selam vermiyor. Camide selam verilmez sanılıyor. - Bir sünneti ihya edene yüz şehid sevabı verildiğine göre, bir farzı ihya edene ne kadar çok sevap verileceği düşünülmeli, bilhassa farzlar hiç ihmal edilmemelidir.[/quote] Selamün aleyküm) diye selam vermek caiz ise de (Esselamü aleyküm) demek daha iyidir. (Selamün aleyküm) denince, (Ve aleyküm selam) demek farzdır. (Esselamü aleyküm) denince de, (Ve aleykümüsselam) denir. Her ikisinde de "ve" harfini söylemelidir! (Ve aleyküm...) deki "ve", (dahi) manasındadır. Yani, (Allah’ın selamı bizim üzerimize olduğu gibi, sizin de üzerinize olsun!) demektir. Sadece (Aleyküm selam) ise, sanki (Selam bize değil size olsun) gibi uygunsuz bir manaya gelebilir |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 10.02.2007
Mesajlar: 418
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 8 Mesaja aldı
|
Kadın, dua ederken ellerini ileri uzatmaz, yüzüne karşı eğik tutar. Şimdi birçok erkek, böyle kadınlar gibi dua ediyor. | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 10.02.2007
Mesajlar: 418
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 8 Mesaja aldı
|
| ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 14.09.2005
Mesajlar: 1.287
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
| farzın sünnete göre ehemmiyetinden söz edilmiş. Ne güzel SAnıyorum içinde bulunduğumuz ahir zamanda müslümanların ihlal ettiği en acı emirlerden biri de helal lokma. Helalinden yemek farz iken buna hiç önem verilmiyor. Sonra namazımızınn, orucumuzun , dualarımızın kabulünü umarız. Sonra ne kadar da bozulduk teranelerini okuruz Oysa ki haram lokma yürüyen merdiven gibi. Vücuda girdiği an manevi tahribata başlar. 40 gün namazımız kabule şayan olmaz, dualarımız kabul olmaz. Haram bir lokmadan bir et bitermiş ve bu et ateşe daha layıktır diyor Allah Resulü. Önce lokma önce lokma önce lokma Bildiğimiz haram gıdaların dışında en fazla dikkat edeceğimiz başlıca şeylerde bunlardır: - etler ( tavuk ya da diğer kırmızı etler ) - asitli içecekler (gazoz, kola, fanta vs.) - margarinler |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 10.02.2007
Mesajlar: 418
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 8 Mesaja aldı
|
| ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 14.09.2005
Mesajlar: 1.287
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
|
Hadis-i şerifte: “Bir insan ki; büyük bir iştiyakla Hacc ve umre için yola çıkar, birçok eziyetlere katlanır, toz toprak içinde kalır. Ellerini semaya doğru açıp, ‘Yâ Rabbi, Yâ Rabbi’ diye yalvardığı halde; yediği haram, içtiği haram, giydiği haram ve her türlü gıdası haramdır. Böyle bir adamın duâsı nasıl kabul edilir?” buyurmuşlardır. (Müslim) |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 10.02.2007
Mesajlar: 418
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 8 Mesaja aldı
|
Makâmât-i mazheriyye)de, kerâmet faslında diyor ki, (Gulâm Haseni görünce, kâfir ta'âmı yimişsin. Kalbinde küfr zulmeti hâsıl olmuş, buyurdu. Evet, Hindûnun verdiğini yidim dedi). Küfr ve harâm alâmetleri bulunan yemekler, kalbi karartır ve kabrde çürümeğe sebeb olur.
|
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 10.02.2007
Mesajlar: 418
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 8 Mesaja aldı
|
| ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.02.2007
Mesajlar: 174
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 1 Mesaja aldı
| |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.390
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 7 Mesaja aldı
| |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 11.12.2006
Mesajlar: 43
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
Değerli virâne kardeşim, Yukarda yazılanlar ve sizin yazdıklarınız da güzel bilgiler lâkin yanlış anlaşılan bir noktaya temas etmek istiyorum. Yazınızda "iki el aralık" ifadesini kullanmışsınız. Halbûki,"İbn Abbas (r.anhümâ) buyurdu ki,'Resûlüllah (s.a.v.) duâ ettiği zaman avuçlarını birleştirir ve iç kısmını yüzüne doğru çevirirdi." buyurmaktadır. Sadece bu hadis değil, bu ve buna benzer hadisler ve fâkihlerce de doğrulanmıştır. Selam ve muhabetle... | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.390
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 7 Mesaja aldı
|
| ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 11.12.2006
Mesajlar: 43
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.390
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 7 Mesaja aldı
| muteber fıkıh kitaplarından Fetava-i Hindiyye'de ellerin ayrı olarak avuçiçleri semaya bakacak şekilde dua edilmesi gerektiği yazıldır.Vehhabiler ve Şiiler elleri birleştiriyor.
|
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 11.12.2006
Mesajlar: 43
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| Diyorsunuz ki, "(Fetâva-i Hindiyye) beşinci cüzde buyuruluyor ki: (Duâ ederken avuçlar semaya karşı açık, iki el aralık ve göğüs hizasında olmalıdır.)" Halbuki Fetâvâ-yı Hindiye'de buyruluyor ki: "Duâda efdâl olan; iki el ayalarını (avuç içlerini) bast etmek, yani döşeyip yaymak, açmak, kapalı tutmamak ve avuçları arasında az da olsa bir yarık bulun(up, el ayaları yapışık olma)maktır. (…) Müstehap olan, duâ esnasında iki ellerini göğsü hizasına kaldırmaktır. (…) Duâ-yı rağbet'te (cenneti istemek gibi) ellerinin ayasını yani avuç içini semaya doğru tutar." (C. 5, s. 318) Görülüyor ki, burayı aslına uygun terceme (!) edememişsiniz. Anlatılmak istenen ve Fetâvâ-yı Hindiye'de murâd edilen odur ki, ellerin birbirine yapıştırılıp hırıstıyanların duâ şekline çevrilmemesi için, avuçların açılıp, ellerin birleşik olmasıdır. Yani el ayalarının birbirine kavuşmamasıdır. Ayrıca "Şiiler'de böyle yapar" deyip bir sünneti yok etme gibi tehlikeli bir işe kalkışmak yerine, eldeki deliller ışığında bilgilerimizi tashih yoluna gitmek daha mantıklıdır. Eğer öyle olacak olsaydı, "Şiilerde namaz kılıyor" veya "Efendim onlarda şunu yapıyor" kabîlden sözler ile bir çok sünneti "bertaraf" etmemiz gerekirdi. Bilgilerinize arzolunur... Selam ve sevgiler... |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.390
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 7 Mesaja aldı
|
| |||||||||||