![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 22.03.2007
Mesajlar: 465
Teşekkür etti: 0
5 Teşekkür 4 Mesaja aldı
| Yeni isminiz hayırlı olsun kardeş
meğerse bizim Alpakino imiş Kardeş ne güzel yazmışsınız. Ama bu şeytanı görenler kimler miş aceba? Üstelik nasıl konuşuyorlar şeytanla, anlaşılması güç tabii. Böyle mesnetsiz hikayeler bence gereksiz, ama mantıken de doğru, şeytanlaşmış insanlar var ve hoca müsveddeleri de tabii. | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 22.03.2007
Mesajlar: 465
Teşekkür etti: 0
5 Teşekkür 4 Mesaja aldı
| Ilmi Ledün Diye Islami Istilahta Bir Kaynak Yoktur
Ancak bir Peygamber olan Hz. Musa bile bu işin içinden çıkamadığına göre sizlere ne oluyor? | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 14.09.2005
Mesajlar: 1.270
Teşekkür etti: 0
7 Teşekkür 7 Mesaja aldı
|
kesinlikle değil hakaret etmem zaten inandığım şeyi yazdım o kadar kaldı ki itiraf da etmişsiniz zaten :) | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() Üyelik tarihi: 17.09.2006
Mesajlar: 584
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 1 Mesaja aldı
| Hakim et-Tirmizi -kuddise sırruh- Hazretleri beyanlarında, Hakk yolunu ve manevi hakikatleri gayr-i meşru arzularına alet ettikleri için sahte şeyhleri, mahremleri ile zinaya kalkışan mecusilere benzetmiştir. Hiç şüphe yok ki, bu efdal ümmet içinde, Hakk'ın izni ile ölmüş kalpleri dirilten, din-i İslam'ı bütün tazeliği ile ayakta tutan, insanları Allah yoluna davet eden, birliğe beraberliğe gayret eden rehberler olduğu gibi; bir de cehenneme davet eden şeyh şeytanları vardır. Nitekim Ayet-i kerime'de şöyle buyurulmaktadır: "Biz onları ateşe çağıran imamlar kıldık." (Kasas:41) Bunlar din-i mübin'e o kadar büyük zarar veriyorlar ki, tarifi mümkün değildir. Çünkü bunlar islam'ın özüne ve derinliğine inmiş gibi gözüküyorlar. Halbuki orada tuzak kurmuşlar, Hakk ve hakikati arayanları bu yolla avlıyorlar. Müslüman da saf olduğu için bilmiyor, 'O da yol, o da yol...' diyor amma, bu çirkefin eline düşüyor, ebedi hayatı ölüyor. Ahmed Yesevi -kuddise sırruh- Hazretleri "Mir'atül-Kulub" adlı eserinde bu sahte şeyhler hakkında: 'Ahir zamanda bizden sonra öyle şeyhler zuhur edecek ki, Şeytan aleyhillane onlardan ders alacak ve onlar şeytanın işini yapacaklar.' buyuruyor. Ömer ÖNGÜT |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 23.03.2007
Mesajlar: 2.045
Teşekkür etti: 0
17 Teşekkür 13 Mesaja aldı
| İmam Gazzaliden (rah) daha fazla bilgisi var sanırım arkadaşın din konusundaki ilmi ledün yoktur diye bir cumle kurmuş.Benim tek sorum var. biz alim olarak kimi kabul edeceğiz bu arkadaşlara göre kime uyacaz. sadece Kuranın zahirine bakan alim diye adlandırılan haşa Allaha cisim giydirmeye çalışan, teşbih yapan talak, adak vs. konularda ehli sünnet itikadına zıt açıklamalar yapan. Muhyiddin Arabiye, Hallac-ı Mansura tekfirlik isnad eden, Teymiyye ve Vehabilerin açıklamalarını mı dinleyeceyez. Biz onların bu dediklerinden uzağız! elbette silsileyle bi yere ulaşılmaz illaki Seyyid alim olacak diye bir kaide yoktur. zaten Peygamber Efendimiz (s.a.v) Benim alim mukarrebunlardır diyor |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.378
Teşekkür etti: 0
35 Teşekkür 31 Mesaja aldı
|
| ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.378
Teşekkür etti: 0
35 Teşekkür 31 Mesaja aldı
| İmâm-ı Rabbânî müceddid-i elf-i sânî Ahmed Fârûkî Serhendî Hindî hazretleri, birinci cilt, ikiyüzonüçüncü mektûbunda buyuruyor ki: Bu mektûb, nakîb seyyid şeyh Ferîd hazretlerine yazılmıştır. Vaaz ve nasihat vermekte, Ehl-i sünnet âlimlerine uymağı övmektedir: Allahü teâlâ, sizi, zatınıza yakışmıyan herşeyden korusun. Yüce ceddiniz hurmetine duâmı kabûl buyursun! Errahman sûresinde, altmışıncı âyetinde meâlen (iyiliğin karşılığı, ancak iyilik olur) buyuruldu. Sizin ihsânlarınıza karşılık, hangi ihsânla karşılık yapacağımı bilemiyorum. Ancak, mübârek zamanlarda, din ve dünya selâmetiniz için duâ etmeye çabalıyorum. Elhamdülillah, elimde olmıyarak, bu vazîfe nasip olmaktadır. Mükâfât olabilecek başka bir ihsân da vaaz ve nasihattir. Eğer kabûl buyurulursa, bizim için ne büyük nîmet olur. Ey, asîl ve şerefli efendim! Vaazların özü ve nasihatların kıymetlisi, Allah adamları ile buluşmak, onlarla birlikte bulunmaktır. Allah adamı olmak ve islâmiyete yapışmak da, müslümanların çeşidli fırkaları arasında, kurtuluş fırkası olduğu müjdelenmiş olan, Ehl-i sünnet vel-cemaatin doğru yoluna sarılmaya bağlıdır. Bu büyüklerin yolunda gitmedikçe, kurtuluş olamaz. Bunların anladıklarına tâbi olmadıkça, saadete kavuşulamaz. Akıl sahipleri, ilim adamları ve Evliyânın keşfleri, bu sözümüzün doğru olduğunu bildirmektedirler. Yanlışlık olamaz. Bu büyüklerin doğru yolundan hardal dânesi kadar, pekaz ayrılmış olan bir kimse ile arkadaşlık etmeği, öldürücü zehir bilmelidir. Onunla konuşmağı, yılan sokması gibi korkunç görmelidir. Allahdan korkmayan ilim adamları, hangi fırkadan olursa olsun din hırsızlarıdır. Bunlarla konuşmaktan, arkadaşlık etmekten de sakınmalıdır. Dinde hâsıl olan bütün fitneler, bu azılı din düşmanlığı, hep böyle kimselerin bıraktıkları kötülüktür. Dünyalık ele geçirmek için, dînin yıkılmasına yardım ettiler. Bekara sûresinin onaltıncı âyet-i kerimesinde meâlen, (Hidâyeti vererek, dalâleti satın aldılar. Bu alış-verişlerinde birşey kazanmadılar. Doğru yolu bulamadılar) buyuruldu. Bu âyet-i kerime, bunları bildirmektedir. İblîsin rahat, sevinçli oturduğunu, kimseyi aldatmakla uğraşmadığını gören bir zat, (Niçin insanları aldatmıyorsun, boş oturuyorsun?) dedikte, (Bu zamanın kötü din adamları, benim işimi çok güzel yapıyorlar, insanları aldatmak için bana iş bırakmıyorlar) demişti. Oradaki talebeden, mevlânâ Ömer, iyi yaradılışlıdır. Yalnız, kendisine arka olmak, doğruyu söylemesi için kuvvetlendirmek lâzımdır. Hâfız imam da, aklını fikrini dînin yayılmasına vermiştir. Zaten her müslümanın böyle olması lâzımdır. Hadis-i şerifte, (Kendisine deli denilmiyen kimsenin îmanı tamam olmaz) buyuruldu. Biliyorsunuz ki, bu fakir, söyliyerek ve yazarak, iyi kimselerle konuşmanın önemini anlatmaya uğraşıyorum. Kötü kimselerle arkadaşlıktan kaçınmasını tekrar tekrar bildirmekten usanmıyorum. Çünkü, işin temeli bu ikisidir. Söylemek bizden, kabûl etmek sizden. Daha doğrusu, hepsi Allahü teâlâdandır. Allahü teâlânın hayrlı işlerde kullandığı kimselere müjdeler olsun! İhsânlarınızın çokluğu, bu yazılara sebep oldu. Başınızı ağrıtmak ve usandırmak düşüncesini unutturdu. Vesselâm. |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.378
Teşekkür etti: 0
35 Teşekkür 31 Mesaja aldı
| Dînini seven bir âlim bulup, seçmeniz yetişir ve büyük bir nîmet olur. Çünkü, âhıreti düşünen âlimin sözleri, yazıları, aklı, vicdânı olan herkesi yola getirir. Kalblere te'sîr eder. Fakat, şimdi böyle bir âlim nerede? Bunu bulamazsanız, diğerleri içinden, zararı en az olanı bulmaya çalışınız. (Bir şeyin hepsi ele geçmezse, hepsini de elden kaçırmamalıdır) sözü meşhûrdur. Ne yazacağımı şaşırıyorum. İnsanların saadeti, âlimlerin elinde olduğu gibi, insanları felakete, Cehenneme sürükliyenler de, din adamı şeklinde görünen, din düşmanlarıdır. Din adamlarının iyisi, insanların en iyisidir. Dîni dünya isteklerine âlet eden, herkesin îmanını bozan din adamı da, dünyanın en kötüsüdür. İnsanların saadeti ve felaketi, doğru yola gelmesi ve yoldan çıkmaları din adamlarının elindedir. Büyüklerden biri, şeytanı boş oturuyor görüp, sebebini sormuş. Şeytan demiş ki: (Bu zamanın din adamları, bizim işimizi görüyor. İnsanları yoldan çıkarmak için bize iş bırakmıyorlar). Fârisî beyt tercümesi: Din adamı görünüp, dünya toplıyan kimse, kendi sapıtmış yolu, gayra nasıl göstere? İmam-ı Rabbani(Mektubat-ı Rabbani) |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 06.03.2007
Mesajlar: 487
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
|
Hz.Musa ve Hzır A.S. arasındaki olayları gizemli değil ilmi ledün farkını ortaya koymak içindir. kıstada en alim kimdir diye sorunca Hz.Musa A.S benim diyince Allahu Teala bundan hoşlanmadı. Senden daha alim deniz kıyısında buluşacağın kişidir deyip tarifini yaptı. Bu tarif üzerine gerisini biliyorsunuz sanırım. Ayeti kerimede Allahu teala ilminden dilediğine dilediğini verir. Ne verdiğini ne sen bilirsin nede ben bilirim. Evliyatullaha dil uzatmak o kadar büyük bir terbiyesizlikki bu terbiyesizliği yapan ya münafık ya kitap arasında okuyup kendini alim sanan cahiller yada kendini allame zanneden ahmaklardır. | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
| Arife Her Gün Kadir Gecesidir ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 25.02.2007
Mesajlar: 12.242
Teşekkür etti: 999
1.064 Teşekkür 611 Mesaja aldı
| Arkadaşlar boşuna uğraşmayı ilmi ledünne inanmayan kişi Mustafa İSlamoğlunun arkasından gittiği için o ne derse ona inanır. İmam-Gazali İmam-ı Rabbani onların nazarında bir hiçtir. Ahmed Bin Hanbele bile kavun yemediği için Tahrim Suresine zıt davrandı diyebilen biridir. Ahmet Bin HAnbelin ilminden bile ileridir bunların ilimleri. |
| İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. | |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 22.03.2007
Mesajlar: 465
Teşekkür etti: 0
5 Teşekkür 4 Mesaja aldı
| Sizler diyorsunuz ki; Bizim "Musa (as)ın bilmediği şeyi bizim allamelerimiz bilir " Kefh Suresi 75-Adam, "Sana, benimle beraberliğe asla sabredemezsin demedim mi?" dedi. 76-Mûsâ, "Eğer bundan sonra sana bir şey hakkında soru sorarsam, artık benimle arkadaşlık etme. Doğrusu, tarafımdan (dilenecek son) özre ulaştın (bu son özür dileyişim)" dedi. *** Buna taklitçilik ve körükörüne itaat denir. Sizler kabul etmeseniz de bu böyledir. Delil olarak sunduğunuz şeylerin Allah(cc) katında hiç bir önemi yoktur. |
| | |
| Arife Her Gün Kadir Gecesidir ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 25.02.2007
Mesajlar: 12.242
Teşekkür etti: 999
1.064 Teşekkür 611 Mesaja aldı
| Her Bilen Üstünde bir bilen vardır(Yusuf 76) |
| İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. | |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.378
Teşekkür etti: 0
35 Teşekkür 31 Mesaja aldı
| Şu iki kişinin çıkardığı fitneyi, şeytan bile çıkaramaz: Dünyaya düşkün âlim ve ilimsiz sofu. |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.378
Teşekkür etti: 0
35 Teşekkür 31 Mesaja aldı
| Abdülkadir-i Geylani, Ahmed Rufai, imam-ı Rabbani hazretleri gibi tasavvuf büyükleri zamanında, onların yolundan giden tarikat ehli var idi. Şimdi bunların ismini kullanan, tarikat adı altında çeşitli rezaletler işleyen kimseler çoğaldı. |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.378
Teşekkür etti: 0
35 Teşekkür 31 Mesaja aldı
| İmam-ı Rabbani hazretleri gibi büyüklerin yolunda olanlar, doğru öğrenirler, doğru anlarlar, doğru yaparlar, doğru öğretirler. Öğrenmek ile anlamak farklı şeylerdir. 72 dalalet fırkasının başındakiler hepsi öğrenmiş idi, hepsi de âlim idi. Fakat yanlış anlamışlardı. |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.378
Teşekkür etti: 0
35 Teşekkür 31 Mesaja aldı
| kötü din adamları, din, iman hırsızlarıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Âlimlerin kötüsü, insanların en kötüsüdür.) [Bezzar] (İlmini ticarete alet eden kötü âlimler yazıklar olsun. Devlet adamlarına yaklaşır, menfaat temin etmeye çalışırlar. Bunların yaptıkları ticaret, kesada [darlığa, kıtlığa] uğrasın!) [Hakim] (Bir zaman gelir ki, camiler ve hafızlar çoğalır, ama, [hakiki] âlim bulunmaz.) [Ebu Nuaym] (Zebaniler, günahkâr hafızlara, puta tapanlardan daha önce azap yapar. Çünkü bilerek yapılan günah, bilmeyerek yapılandan daha kötüdür.) [Taberani] (İlmi ile amel etmeyen âlim, kıyamette en şiddetli azaba düçar olur.) [Beyheki] (Kıyamette, ilmi ile amel etmeyen âlimin Cehennemde çıkardığı kötü kokudan, Cehennem ehli rahatsız olarak şöyle seslenir: "Ey kötü kimse, çektiğimiz eziyet ve bu acı durum yetmiyormuş gibi, bir de senin çıkardığın kötü kokuya mı katlanalım? Sen ne yaptın da bu duruma düştün?" Âlim ise, "İlim sahibi idim, fakat ilmimle amel etmezdim" diye cevap verir.) [İ. Ahmed] |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 22.03.2007
Mesajlar: 465
Teşekkür etti: 0
5 Teşekkür 4 Mesaja aldı
| Bunun kat'i delili nedir?
O alimlerinizden daha fazla bilen birisi de olabileceğini niye düşünemiyorsunuz.. ![]() | |||||||||||||||
| | | |||||||||||||||
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 5.152
Teşekkür etti: 5
205 Teşekkür 135 Mesaja aldı
| Bismillah... Evet,o zinciri takip edersek ucu Allah Rasulune çıkıyor.Lakin ondan da çok bilen Allah vardır.... O alimlerden daha fazla bilen yazık ki siz veya biz değiliz. vesselam |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 22.03.2007
Mesajlar: 465
Teşekkür etti: 0
5 Teşekkür 4 Mesaja aldı
| Bunun böyle olduğunun delili nedir? Hadislerde Resulallah'ın (sav) adına uydurmalar da olabileceğini niçin gözardı ediyorsunuz? Resulun hadislerine inanıyorsunuz da niçin şu hadise inanmıyorsunuz? "Benden Kuran dışında hiçbir şey yazmayın. Kim benden Kuran dışında bir şey yazmışsa imha etsin.” (Müslim, Sahihi Müslim Kitabı Zühd, Hanbel, Müsned 3/12, 21, 33) |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 5.152
Teşekkür etti: 5
205 Teşekkür 135 Mesaja aldı
| Bismillah... SİZ ALLAH RASULUNUN O HADİSİNE İNANIYORSUNUZ DA DİĞER HADİSLERİNE NİYE İNANMIYORSUNUZ???? vesselam |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 22.03.2007
Mesajlar: 465
Teşekkür etti: 0
5 Teşekkür 4 Mesaja aldı
| Dostum yukarıda ki hadisi söylemiş bir insan nereyi işaret ediyor acaba? Fasıl: VASİYET BÖLÜMÜ Konu: Vasiyet Hakkında Kaynak: Buhari, Vesaya 1, Megazi 83, Fezailu'l-Kur'an 18; Müslim, Vasiyet 16, (1634); Tirmizi, Vesaya 4, (2120); Nesai, 2 (6,240) Ravi (r.a.): Talha İbnu Musarrıf Hadis: İbnu Ebi Evfa (ra)'ya: "Resulullah vasiyette bulundu mu?" diye sordum. "Hayır" dedi. Ben tekrar: "Öyleyse, kendi vasiyette bulunmaksızın halka nasıl vasiyeti farz kılar veya emreder?" dedim. "Kitabullah'ı vasiyet etti!" diye cevap verdi. |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 5.152
Teşekkür etti: 5
205 Teşekkür 135 Mesaja aldı
| Bismillah... |