İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 15.03.2007, 22:56
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.380
Teşekkür etti: 0
32 Teşekkür 28 Mesaja aldı
Türbe yapmak caizdir

Ehl-i sünnete göre kabir üzerine süs için, öğünmek için türbe yapmak haramdır. Unutulmamak için olursa mekruhtur. Meyyiti hırsızdan, hayvandan korumak için yapılırsa caizdir

Abdülgani Nablüsi hazretleri, Keşfün-nur an eshab-il kubur isimli eserinde diyor ki:
“Âlimlerin, velilerin kabirleri üzerine türbe yapmak cahillerin hakaretlerinden korumak içindir.”
Alp isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 15.03.2007, 23:03

 
Tevhid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.11.2006
Yaş: 32
Mesajlar: 428
Teşekkür etti: 1
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
KABİR ÜZERİNE BİNA YAPMAK
2005-07-30

وعن جابرٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: نَهى رَسُولُ اللّهِ أنْ يُجَصَّصَ الْقَبْرُ، وَأن يُبْنَىعَلَيْهِ، وأنْ يُقْعَدَ عَلَيْهِ، وأنْ يُكْتَبَ عَلَيْهِ، وَأنْ يُوطأ. أخرجه الخمسة إ البخاري .
Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor:"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) kabrin kireçlenmesini, üzerine bina yapılmasını, üzerine oturulmasını, üzerine yazı yazılmasını ve ayakla basılmasını yasakladı."[1]
Ebu Hureyre (r.a.)’ın rivayet ettiğine göre : Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “ Allah Yahudileri kahretsin. onlar peygamberlerinin kabirlerini mescid haline getirdiler.”[2]
Aişe (r.a.) şöyle dedi: Peygamber (s.a.v.) hastalanınca hanımlarından birisi Habeşistan’daki ‘Mariye’ adlı bir kiliseden bahsetti. Umm Seleme ve Umm Habibe Habeşistan’a gitmişlerdi. Onlar bu kilisenin güzelliğinden ve kilisedeki resimlerden söz ettiler. [Peygamber (s.a.v.) başını kaldırarak] şöyle buyurdu: ‘Onlar aralarında Salih bir kimse varsa, onun kabri üzerine bir mescid yaparlar, Sonra da o gördüğünüz resimleri yaparlardı. İşte onlar [kıyamet günü] Allah katında yaratıkların en kötüleridir.” [3]
Haris Necrani’den şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Peygamber (s.a.v.)’in vefatından beş gün önce şöyle buyurduğunu duyudum:
“Dikkat edin! Sizden öncekiler peygamberlerinin ve Salih kimselerin kabirlerini mescid haline getiriyorlardı. Dikkat edin! Sakın kabirleri mescid haline getirmeyin. Ben size bunu yasaklıyorum.” [4]
Ebu Hureyre (r.a.)’ın rivayet ettiğine göre: Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Allah’ım’ Sen benim kabrimi puta çevirme. Allah peygamberlerinin kabirlerini mescid haline getiren topluluğa lanet eylesin.”[5]
Abdullah b. Mes’ud şöyle rivayet etti: “ Ben Resulullah (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu duydum: “En kötü insanlar, kıyamet koptuğunda hayatta olanlar ve kabirleri mescid haline getiren kimselerdir.”[color=lime][6]
Abdullah b. Şurahbil b. Hasene şöyle dedi: “Osman b. Affan’ın kabirlerin dümdüz edilmesi emrini verdiğini gördüm. Ona: Bu Osman’ın kızı Umm Amr’ın kabridir denildi. O yinede onun düzeltilmesini emretti.”[color=lime][7]
وعن أبي الْهَيَّاجِ ا‘سْدى قال:قَالَ لي عَلِيٌّ رَضِيَ اللّهُ عَنْه: أَ أبْعَثُكَ عَلى مَا بَعَثَنِيعَلَيْهِ رَسُولُ اللّهِ ؟ قَالَ: اِذْهَبْ، فََ تَدَعْ تِمْثَاً إّ طَمَسْتَهُ، وََ قَبْراً مُشْرِفاً إّ سَوَّيْتَهُ. أخرجه مسلموأبو داود والترمذي .
Ebu’l-Heyyac Esedi şöyle dedi: Ali bin Ebu Talib bana şunu söyledi: ‘Seni, Resulullah (s.a.v.)’in beni gönderdiği görevin aynısına göndereyim mi? Yok etmediğin bir heykel bırakma, dümdüz etmediğin yükseltilmiş kabir bırakma.” [8]
Bu hadisle Sünnette sabit olan, kabrin bir veya iki karış yükseltilmesinin meşruiyeti arasında her hangi bir ayrılık yoktur. Bundan maksat kabrin belli olması ve hakarete uğramaması için korunmasıdır. Kabrin düm düz edilmesinden maksat ta, üzerinde yükseltilen binadır.
Aliyyu’l Kari, el-Mirkat (II/372) de hadisi şerh ederken şöyle demiştir: Yükseltilmiş kabirden maksat, kabir olduğu bilinsin ve çiğnenmesin diye, kum ve çakılla belli edilenden başka daha fazla yükseltilerek üzerine bina yapılandır. El- Ezhar’da ‘Onu dümdüz et’ ifadesi hakkında şöyle denilmektedir:
İlim adamları şöyle derler: Kabrin bir karış yükseltilmesi müstehabtır. Bundan fazlası mekruhtur ve yıkılması müstehabtır. [9]
Şevkâni -yüce Allah'ın rahmeti üzerine olsun- (IV, 72)'de bu hadisi şerh ederken şunları söylemektedir: "Bu hadisten çıkartılacak hükümlerden birisi de şudur: Sünnet gereği kabir yerden fazla yükseltilmez. Bu hususta faziletli kabul edilen ile daha az faziletli olduğu kabul edilen kimse arasında fark yoktur. Açıkça görüldüğü kadarıyla kabirlerin şer'an izin verilen miktardan fazla yükseltilmesi haramdır. Bunu Hambeli mezhebi alimleri ile bir topluluk ile İmam Şafiî ve İmam Malik açıkça ifade etmişlerdir."
Yine Şevkâni şöyle demektedir: "Hadisin kapsamına öncelikle giren kabir yükseltme çeşitlerinden birisi de kabirler üzerinde bina edilmiş kubbeler ve meşhedlerdir. Aynı zamanda bu iş kabirleri mescid edinmek kabilinden de sayılır. Peygamber (s.a) da ileride geleceği üzere bunu yapanlara lanet etmiştir. Kabirler üzerinde bina yükseltip, bu binaları güzel yapmaktan ötürü nice fesadlar ortaya çıkmıştır ki İslam adına bunlara ağlanılır. Bunlar arasında cahil kimselerin bu gibi yerlere kâfirlerin putlar hakkındaki inançlar gibi bir inanç beslemeleridir. Bu o kadar büyük bir iş haline geldi ki cahiller bu kabirlerin fayda sağlamaya ve zararı önlemeye kadir olduklarını zannedecek hale geldiler. İhtiyaçlarının görülmesini istemek için gidecekleri yer arzularının gerçekleşmesi için sığınacakları yer olarak bellediler. O kabirlerden kulların Rablerinden istediklerini istemeye koyuldular. Oralara yolculuk yapmak amacıyla yüklerini bağladılar. Kabirlere ellerini sürdüler ve onlardan yalvararak yakararak dileklerde bulundular.
“ Sahabeler ve Tâbiin kendi zamanlarında, aralarında sivrilmiş ünlü kahramanların ve ümmetin iyilerine değer verme ve onların şanını yüceltmede pek geride kalmıyorlardı. Ancak onlar, ölülerin kabirlerini yükseltmeyi ve çürümüş kemikleri yüceltmeyi kabul etmiyorlardı. Çünkü onlar bu yüce şeriatın ve doğruluk dininin sahibinin, bu konudaki açık yasağını kesinlikle biliyorlardı. Bu din putperestliği kökünden kazımak, çürümüş kemikleri yüceltmenin izlerini silmek veya ölülerin kabirlerinin başında beklemeyi kaldırmak için gelmiştir.” [10]
İslam’ın ilk dönemlerinde kabirlerin yüceltilmesi, üzerine kubbe ve mescid yapmak suretiyle ölülerin yerlerinin korunmasına dair bir rivayet olsaydı, bu ihtilaf olmaz, o değerli sahabelerin kabirlerinin şu ana kadar tarafımızdan ne halde oldukları bilinirdi.
Peygamberimiz (s.a.v.) ve sahabe-i kiram (r.a.) döneminde kabirler üzerine bina inşa etme,yazılar yazma ve mescit edinme gibi bir davranış bulunmamaktadır. Bu yenilikler daha sonraki dönemlerde yüceltme hastalığının bir tezahürü olarak uygulanmaya başlanmış ve çığırından çıkarak bugünkü hale gelmiştir. İnsanlar cahiliyetin de etkisiyle çok sevdikleri alimleri ve veli olduğuna inandıkları zat’ların mezarlarını mescitler haline getirmiş, dua edilen yerler,bereket umulan Allah’ın rızasına ulaşmak için vesile kabul edilen yerler haline getirmişlerdir. Bazı alimler mezar taşlarına isim yazılabileceğini söylemektedir. Ancak mezar üzerine şaşalı binalar inşa etmek bu gün olduğu gibi oraların şirk mekanı haline gelmesine neden olabilir. Bu tehlikeyi bilen peygamberimizin (s.a.v.) bu konudaki hassasiyetini yukarıdaki hadisi şeriflerden anlıyoruz.


Mus'ab Köylüoğlu
[1][Müslim, Cenâiz 94, (970); Ebu Dâvud, Cenâiz 76, (3225, 3226); Tirmizî, Cenâiz 58, (1052); Nesâî, Cenâiz 96, (4, 86, 88).]

[2]Buhari II, 422 Müslim, Ebu Davud II, 70 Ahmed II, 284-366-396-453-518

[3]Buhari I, 416-422; Müslim, II, 66; Nesai I, 115 İbn Ebi Şeybe Musannef IV, 140; Ahmed VI, 51

[4]İbn Ebi Şeybe, 2/83/b ve t/2/376 Senedi Müslim’in şartına göre sahihtir.

[5]Ahmed, no:7352; İbn S’ad, II, 241-242; Ebu Ya’la, Müsned, 312/a; Ebu Nuaym, Hilye VI, 283 ve VII, 317 sahih bir senedle.

[6]İbn Huzeyme, Sahih. I, 92/b İbn Hibban, 340, 341; Ahmed, no: 3844, 4143, Taberani, Kebir, 3/77/a; Ebu Ya’la, Müsned, 257/a sahih bir senedle.

[7]İbn Ebi Şeybe, el-Musannef, IV/138; (İslam’da kabirciliğin sakıncaları, Nasiruddin Elbani- s.101)

[8] Müslim, III/61; Ebu Davud, III/70; Nesai, I/285 Tirmizi, II/153-154; Beyhaki, IV/3; Ahmed, no: 741, 1064

[9] İslam’da Kabirciliğin Sakıncaları, Nasiruddin Elbani- s.102

[10] İslam’da Kabirciliğin Sakıncaları-128 Nâsiruddin ALBANİ
__________________
Ben şüphesiz müslümanlardanım. deyip dürrüstlükle çalışarak Allah'a davet eden kimseden daha güzel sözlü de kim olabilir? FUSSİLET(41) suresi 33. ayet
Tevhid isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 15.03.2007, 23:08
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.380
Teşekkür etti: 0
32 Teşekkür 28 Mesaja aldı
Hanefi Fıkıh âlimi Ebul Kasım-ı Semerkandi Cami-ul Fetava isimli eserinde, imam-ı Süyuti, Tenvirde, “Kabir üzerine kubbe yapmak mekruh değildir” diyorlar.
Alp isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 16.03.2007, 18:27

 
Tevhid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.11.2006
Yaş: 32
Mesajlar: 428
Teşekkür etti: 1
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Peygamberimizden gelen saiıh hadislermi gecerli yoksa herhangi bir alimin söylediğimi ?
__________________
Ben şüphesiz müslümanlardanım. deyip dürrüstlükle çalışarak Allah'a davet eden kimseden daha güzel sözlü de kim olabilir? FUSSİLET(41) suresi 33. ayet
Tevhid isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 16.03.2007, 18:55

 
oguz95 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.09.2006
Mesajlar: 300
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Tevhid
Mesajı göster
Peygamberimizden gelen saiıh hadislermi gecerli yoksa herhangi bir alimin söylediğimi ?
Kur'an-ı kerimi, yüzbinlerce hadis-i şerifi, haber ve eserleri ezbere bilen alimlere mi soracağız, kendini beğenmiş cahillere mi? Müslümanlar Kur'an-ı kerim emrettiği için, Kur'an ve sünnetin emirlerini doğru anlayabilmek ve tatbik edebilmek için, alimlere tabi olur. Vehhabiler ve mezhebsizler de kendi anlayış ve nefslerine tabi olur.
oguz95 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 16.03.2007, 19:23

 
oguz95 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.09.2006
Mesajlar: 300
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Tevhid
Mesajı göster
Şevkâni -yüce Allah'ın rahmeti üzerine olsun- (IV, 72)'de bu hadisi şerh ederken şunları söylemektedir: "Bu hadisten çıkartılacak hükümlerden birisi de şudur: Sünnet gereği kabir yerden fazla yükseltilmez. Bu hususta faziletli kabul edilen ile daha az faziletli olduğu kabul edilen kimse arasında fark yoktur. Açıkça görüldüğü kadarıyla kabirlerin şer'an izin verilen miktardan fazla yükseltilmesi haramdır. Bunu Hambeli mezhebi alimleri ile bir topluluk ile İmam Şafiî ve İmam Malik açıkça ifade etmişlerdir."
Yine Şevkâni şöyle demektedir: "Hadisin kapsamına öncelikle giren kabir yükseltme çeşitlerinden birisi de kabirler üzerinde bina edilmiş kubbeler ve meşhedlerdir. Aynı zamanda bu iş kabirleri mescid edinmek kabilinden de sayılır. Peygamber (s.a) da ileride geleceği üzere bunu yapanlara lanet etmiştir. Kabirler üzerinde bina yükseltip, bu binaları güzel yapmaktan ötürü nice fesadlar ortaya çıkmıştır ki İslam adına bunlara ağlanılır. Bunlar arasında cahil kimselerin bu gibi yerlere kâfirlerin putlar hakkındaki inançlar gibi bir inanç beslemeleridir. Bu o kadar büyük bir iş haline geldi ki cahiller bu kabirlerin fayda sağlamaya ve zararı önlemeye kadir olduklarını zannedecek hale geldiler. İhtiyaçlarının görülmesini istemek için gidecekleri yer arzularının gerçekleşmesi için sığınacakları yer olarak bellediler. O kabirlerden kulların Rablerinden istediklerini istemeye koyuldular. Oralara yolculuk yapmak amacıyla yüklerini bağladılar. Kabirlere ellerini sürdüler ve onlardan yalvararak yakararak dileklerde bulundular.
[9] İslam’da Kabirciliğin Sakıncaları, Nasiruddin Elbani- s.102

[10] İslam’da Kabirciliğin Sakıncaları-128 Nâsiruddin ALBANİ
Elbani malum, şu kadınlara altın haramdır diyen mezhepsiz.

Şevkani'nin sünni olmadığını (Zeydi olduğunu), fakat tevessül konusunda Vehhabileri tekzip eden görüşlere sahip olduğunu da not edelim.
oguz95 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 17.03.2007, 00:07

 
Tevhid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.11.2006
Yaş: 32
Mesajlar: 428
Teşekkür etti: 1
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız oguz95
Mesajı göster
Kur'an-ı kerimi, yüzbinlerce hadis-i şerifi, haber ve eserleri ezbere bilen alimlere mi soracağız, kendini beğenmiş cahillere mi? Müslümanlar Kur'an-ı kerim emrettiği için, Kur'an ve sünnetin emirlerini doğru anlayabilmek ve tatbik edebilmek için, alimlere tabi olur. Vehhabiler ve mezhebsizler de kendi anlayış ve nefslerine tabi olur.
Sen istediğine inanabilirsin, ben ise delil`leri ile konuşan alimlere inanırım.
birde sen Peygamberimisin celişkili Hadisleri olduğunamı inanıyorsun ? yani bazı şeyleri hem yazakladığına hemde serbest bıraktığınamı ?

Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor:"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) kabrin kireçlenmesini, üzerine bina yapılmasını, üzerine oturulmasını, üzerine yazı yazılmasını ve ayakla basılmasını yasakladı."[1]][Müslim, Cenâiz 94, (970); Ebu Dâvud, Cenâiz 76, (3225, 3226); Tirmizî, Cenâiz 58, (1052); Nesâî, Cenâiz 96, (4, 86, 88).]

Bu hadis çoğu hadis kitaplarında yasıyor ve buna benser bircok hadis daha var.

Şimdi türbe yapılmasına isin veren 100000`lerce hadis bilen alimlerin buna karşı delilleri ney ??

Alıntı:
Elbani malum, şu kadınlara altın haramdır diyen mezhepsiz.

Şevkani'nin sünni olmadığını (Zeydi olduğunu), fakat tevessül konusunda Vehhabileri tekzip eden görüşlere sahip olduğunu da not edelim.
Delilsiz konuşmak kolay!
__________________
Ben şüphesiz müslümanlardanım. deyip dürrüstlükle çalışarak Allah'a davet eden kimseden daha güzel sözlü de kim olabilir? FUSSİLET(41) suresi 33. ayet
Tevhid isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 17.03.2007, 01:00

 
Üyelik tarihi: 21.02.2007
Mesajlar: 116
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Tevhid kardeşim dediklerini benimsiyor ve kabul ediyorum .
Aşağıdaki ayete iman ettiğini iddia edenleri görmüyormusun ?

Ahzab 36 :
Allah ve Resulü bir işe hükmettiği zaman, gerek mümin bir erkek ve gerekse mümin bir kadın için, o işlerinde başka bir tercih hakkı yoktur. Her kim de Allah ve Resulüne asi olursa açık bir sapıklık etmiş olur.


Müslümanlar ihtilaflı işlerinde Allah (kuran) ve rasulune (hadis-sünnet) başvururlar.
Taasub ehline ayet hadis fayda vermez. atalar izinde gidenlerden , Sahih hadislere iman etmeyenlerden beriyim .

SELAM hidayete tabi olanların üzerine olsun .
RIBAT isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 17.03.2007, 09:29
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.380
Teşekkür etti: 0
32 Teşekkür 28 Mesaja aldı
Türbe, oda demektir. Türbe yasak olsaydı, Eshab-ı kiram, Resulullah efendimizi ve Hz. Ebu Bekir’i ve Hz. Ömer’i oda içine defnetmezlerdi. Türbe, ölüye tapınmak için yapılmaz. Ona sevgi ve saygı göstermek ve okumaya, dua etmeye gelenleri yağmurdan, güneşten korumak için yapılmaktadır.

Mecmaul-enhür’de, diyor ki:
(Muhammed bin Hanefiyye, Abdullah bin Abbas’ı defnedince, kabri üzerine çadır kurdu. Ziyaretçiler, 3 gün bu çadırda okudular.)
Alp isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 17.03.2007, 10:49

 
Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 768
Teşekkür etti: 12
207 Teşekkür 111 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız RIBAT
Mesajı göster
Tevhid kardeşim dediklerini benimsiyor ve kabul ediyorum .
Aşağıdaki ayete iman ettiğini iddia edenleri görmüyormusun ?

Taasub ehline ayet hadis fayda vermez. atalar izinde gidenlerden , Sahih hadislere iman etmeyenlerden beriyim .

SELAM hidayete tabi olanların üzerine olsun .
Tekfirci, Vehhabi zihniyet...

Selefi Tavrın Nesebi

Taklidin var oluşuna itiraz eden ve mukallitleri "atalar geleneğini izleyen müşrikler"le eş değer kabul eden muarızlar listesinde meşreb ve şahıs olarak şu isimler öne çıkmaktadır: Mutezile'nin Bağdat ekolü, İmamiye'nin önemli bir bölümü, Zahiriler ve bu mezhebi eserleriyle günümüze taşıyan İbn Hazm (ö.456/1064).3


Taklidi reddedenlerin istisnasız her görüşünü taklit ettikleri İbn Teymiye (ö. 728 ), talebesi İbn Kayyım (ö. 751) ve Zeydi Şevkani de (ö. 1250) avamın müçtehidi taklit etmesini delili olmayan bir ameliye kabul etmektedir.

Çağımızda bu anlayışın en etkin bağlıları selefi etiketiyle yazıp-çizenlerdir: "Ben Ezher'in çatısı altında taklidin kendilerine haram olduğu nice müçtehitler görüyorum" diyen Şeyh Meraği'den, Moritanya'lı "Şenkiti'ye (ö. 1393), Hanefi ya da Şafi olmak Muhammedi olmaya engeldir." diyen Hocendi'den Suud'un allamesi Abdulaziz b. Abdillah bin Baz'a, Şeyh Nasırüddin'den "Ehl-i Hadis" bağlılarına kadar yığınla insan taklidin haram olduğunu iddia etmektedir.4

Bu anlayışın en etkin savunucularından İbn Hazm, usûlü fıkha dair kaleme aldığı "el-İhkâm fî Usûli'l-Ahkâm"5 adlı eserinde konuyu özel bir başlık altında -neredeyse bir cilde ulaşacak bir boyutta- ele almış ve taklidin hem itikadi hem de fıkhi manada caiz olmadığını savunmuştur. Ona göre bütün insanlar karşılaştıkları problemleri çözebilmek için içtihat yapmaya ve içtihatlarının gereği gibi amel etmeye mecburdur.6

İbn Hazm, hadiseyle alakalı temel düşüncesini şu şekilde ifade etmektedir:

"İlkinden sonuncusuna kadar bütün dinlerde taklit haramdır. Tevhit, nübüvvet, kader, iman, va'd, vai'd, üstünlük, bütün ibadet ve hükümler bu kapsamdadır. Bundan dolayıdır ki, Allah Resulü'nün dışında, delil olmaksızın bir başka-sının görüşünü alıp ona göre hareket etmek haramdır." 7

Üslubunun sertliğinden dolayı kalemi kılıca benzetilen8 İbn Hazm, taklidi kabul eden Sünnet ve Cemaat alimlerini ağır bir dille tenkit eder. Ona göre, bir mezhebe bağlanan mukallit, Kur'an'ın ayetlerini ve Hz. Resullah'ın (s.a.v.) sünnetini, bağlı bulunduğu mezhebin imamına arz ederek değerlendirir. Eğer Allah ve Rasulü'nün ifadeleri, taklit ettiği imamın görüşüyle örtüşürse, mukallit bunları kabul eder. Aksi halde, -imamın görüşü ile amel ederek- Allah ve Rasulü'nün hükümlerini terk eder.9

3- Seyfuddin Ebü'l-Hasan b. Ebi Ali b. Muhammed Âmidi, el-İhkâm fî Usûli'l-Ahkâm, Daru'l-Kutubi'l-İlmiyye, Beyrut, t.y, III, 170.
4-Bkz. M. Mani' b. Hammad el-Cuheni, el-Mevsuatu'l-Muyessere fi el-Edyan-i ve'l-Mezahib-i ve'l-Ahzab-i ve'l-Muasıra, Daru'n-Nedveti'l Alimiyye, Riyad, 2003, I, 139-157.
5-Ebû Muhammed Ali b. Ahmed b. Saîd İbn Hazm, el-İhkâm fî Usûli'l-Ahkâm, Daru'l-Kutubi'l-İlmiyye, Beyrut, ty, I-VIII.
6-İbn Hazm, a.g.e., VI, 241.
7-İbn Hazm, a.g.e., VI, 307.
8-İbn Hazm, a.g.e., (bkz. Yazarın Biyografisi) I, 3.
9-İbn Hazm, a.g.e., VI, 286.

Recep YILDIZ, İnkişaf Dergisi
Murat Yazıcı isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #11
Alt 17.03.2007, 11:07

 
oguz95 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.09.2006
Mesajlar: 300
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Şöyle demiştim: Elbani altının kadınlara haram olduğunu söylemiştir, bu dört mezhebe de aykırıdır.


Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Tevhid
Mesajı göster
Delilsiz konuşmak kolay!
N. Elbani, Hadis-i Şeriflere Göre Evlenme Adabı, Arslan Yayınları, s.64 ve 66.

Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Tevhid
Mesajı göster
Sen istediğine inanabilirsin, ben ise delil`leri ile konuşan alimlere inanırım.
Öyleyse hadis-i şerifleri o alimlerin açıklamalarıyla naklet!

Mezhepsiz Elbani, Zeydi Şevkani, "kafirler Cehennem'de sonsuz kalmayacak" diyerek ayetlere aykırı fikir beyan eden İbni Teymiyye olmasın.
oguz95 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #12
Alt 17.03.2007, 13:54

 
Tevhid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.11.2006
Yaş: 32
Mesajlar: 428
Teşekkür etti: 1
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız oguz95
Mesajı göster
Öyleyse hadis-i şerifleri o alimlerin açıklamalarıyla naklet!
Alıntı:
بســـم الله الرحمن الرحيم


Bid'at ve şirk ehli olanlar, kabirlere ve ölülerin bulunduğu yerlere, türbe ve yatırlara müracaat ederek isterler bazı şeylerini. Veya en azından bir ölmüş kişiyi, dualarında ve isteklerinde vasıta olarak kullanırlar.

Onların adına yapılan duaların Allah katında makbul olacağını sanırlar bir kısım insanlar. Bunların bu hali şeytani bir haldir. Çünkü, Buhari, Müslim ve diğer hadis kitaplarında Allah'ın Resulünden şöyle bir hadis rivayet edilmektedir:

“Yahudi ve Hıristiyanlara Allah lanet etsin. Onlar Resullerinin kabrini mescit edindiler.”

Müslim'de, Allah Resulünden, ölmeden beş gün önce söylediği şu hadis rivayet edilmektedir:

“İnsanların bana olan arkadaşlığında, işinde ve yardımında en önemli olanı, hiç şüphe yok. Ebu Bekir'dir. Eğer ben insanlardan bir dost edinecek olsaydım, muhakkak Ebu Bekir'i dost edinirdim. Fakat sizin Resulünüz Allah'ın dostudur. Mescidin duvarlarında Ebu Bekir'inkinden başka kapatılmadık hiçbir kapı kalmasın! Sakın kabirleri mescid edinmeyin. Sizi bundan menederim.”

Yine Buhari ve Müslim'den şu hadis rivayet edilmektedir:

“Allah'ın Resulü hasta hali içinde yatarken, kendisine Habeşistan 'daki bir kiliseden, kilisenin güzelliğinden ve içindeki resimlerden bahsettiler.”

Bunları dinleyen Allah'ın Resulü buyurdular ki:

“Onlar, içlerinden iyi bir insan vefat ettiği zaman, onun kabri üzerine hemen bir mescid yaparlar ve içini de resimlerle doldururlar. Kıyamet gününde, Allah indinde, insanların en kötüsü işte bunlardır.”

Müsned'de, Ebu Hatim'in Sahih'inde şöyle rivayet olunmuştur:

“Allahın son Resulü buyurdular ki:

“Kıyamet koparken hayatta olanlar, bir de kabirleri mescid edinenler insanların en kötülerindendir.”

Sahih bir hadiste buyrulmuştur ki:

“Kabirlerin üzerlerine oturmayın. Kabirlere karşı namaz kılmayın!”

İmam Malik'in Muvatta'ında şöyle bir hadis yer almaktadır:

“Allah'ım! Benim kabrimi, tapınılan bir put haline sokma! Ey Müslümanlar bilin ki, Nebi ve Resullerinin kabirlerini mescid edinenlere karşı Allah'ın gazabı çok şiddetlidir.”

Sünen'de ise şöyle bir hadis yer almaktadır:

“Benim kabrimi bayram yeri edinmeyin. Nerede bulunursanız bulunun, bana salavat getirin. Çünkü sizin salavatınız nerede getirilirse getirilsin bana ulaşır...”

Bu hadislerinde Allah'ın Resulü şöyle buyurmuştur:

“Herhangi bir kimse bana selat ve selamda bulunduğunda, o kimseye selamla karşılık verebilmem için, Allah ruhumu bana iade eder.”

Bir başka hadislerinde de şöyle buyurmuşlardır:

“Yüce Allah, ümmetimin selamını bana ulaştırmaları için, kabrimde bir takım melekleri vazifeli kılmıştır.”

Başka bir hadislerinde:

“Cuma'nın gündüzünde ve gecesinde selat ve selamı çokça gönderin. Çünkü sizin selam ve salatınız bana bu günde arzedilir.”

Yüce Allah Kur'anda şöyle buyurmaktadır:

“Onlar halka; “sakın tapındığınız ilahlarınızı, hele Veddi, Süva'yı, Yeğus, Yeğuk ve Nesr'i asla bırakmayın” dediler.”

İbni Abbas ve daha başkaları bu ayet hakkında şöyle söylediler:

“Aslında bu isimler, Nuh kavminde yaşayan iyi insanların isimleriydi. Bunlar öldükleri zaman, kavminin insanları, onların kabirlerine hürmet ve yakınlık gösterdiler. Daha sonra da, bu insanların suretlerini yaparak onlara tapınmaya başladılar.”

İşte bu olay putperestliğin başlangıcı olmuştur.

Allah'ın Resulü olan efendimiz, bu şirk kapısını sımsıkı kapatabilmek için, kabirlerin mescid edinilmesini şiddetle yasaklamıştır.

Nitekim, müşriklerin, güneş doğarken ve batarken güneşe secde edip tapınmaları sebebiyle, bu vakitlerde namaz kılmayı da yasaklamıştır. Böyle yapmasaydı, Müslümanların ibadetiyle müşriklerinki arasında bir benzerlik bulunacaktı. İşte böyle olmaması için Allah'ın Resulü böyle bir kapıyı sımsıkı kapamıştır.

Şeytan, imkan ve kudreti oranında insanoğlunu aldatıp sapıtır. Bir kimse, gök cisimlerine tapınanların yaptıkları gibi, güneşe, aya, yıldızlara ibadet ve duada bulunursa, şeytan onun üzerine iner ve ona bazı şeyler söyler. Onlar buna, yıldızların ruhaniyeti, derler. Halbuki o, şeytandan başkası değildir.

Şeytanlar insanlara bazı isteklerinde yardım ederlerse de, bunun karşılığını ona kat kat ödetirler ve zarara sokarlar yardım ettiklerini. Şeytana uyan bir kimsenin sonu felakettir, kayıptır. Ancak, bu insan tevbe ve istiğfar ederse Allah'a, o zaman iş değişir.

Şeytanlar, putlara tapan insanlara da bir takım şeyler söylerler.

Bir ölüden, yahut gaibten haber bekleyen insanların durumu da böyledir. Onlardan yardım talep eden, bir şeyler isteyen insanların durumu da böyledir. Ölüden bir şey isteyen veya onu vasıta yaparak Allah'a dua eden, veya iyidir veya geçerlidir inancıyla, ölünün kabri başında dua eden bir kimse, bütün bunları evde yapılan dualardan daha ileri sayıyorsa, böyle bir kimsenin durumu da putperestlerin durumu gibidir.

Onlar bu inançlarını bir de hadis'e destekletirler:

“İşler sizin istediğiniz gibi yürümez de zor durumda kalırsanız, kabirdekilerden yardım isteyene bakınız.”

Bu hadis, bütün hadis uzmanlarınca yalan sayılmıştır. Böyle bir hadis ancak putperestlik yolunu açmak isteyen bir zındığın hadisidir.

Bidatçı, müşrik ve onlara benzeyen, putperest Hıristiyan ve Müslümanların sapıkları, kabir yanlarında bir takım haller görür ve bunları keramet sanır.

Mesela, bir kabrin yanında bir don örtü bırakırlar ve sonradan onu kendiliğinden bağlanmış olarak bulurlar. Veya kendisini sara tutmuş birini mezarın başına götürürler ve saralı kişinin açıldığını müşahede ederler. Bunu da kabirde bulunanın himmeti sanarlar. Halbuki şeytan onları sapıtmak için o işi kabrin yanında yapmış ve göstermiştir.

Burada sadakat ve tam bir ihlas ile Allah'a sığınılırsa, şeytanın düzeni bozulur. Çünkü;

Tam bir tevhit olan yerde, şeytan barınamaz.

Bunun için onlardan bazıları havaya kaldırıldığında “Lailaheillallah” deyip yere düşmüştür. Onlardan bazılarının da, kabrin yarıldığını ve oradan bir insanın çıktığını görür ve onu kabirde defnolunmuş kişi sanır. Halbuki bu görünen şeytandan başkası değildir.

-Fark- İbn Teymiye
Şimdi sende sıra, gözter bakalım Türbeleri süzlemek, yüceltmek ibadet etmek için dellileriniz ne ?? (ve konuyu da değiştirme)

ABDULKADİR GEYLANİ H.Z TÜRBESİNDEN GÖRÜNTÜLER

Türbe

Türbe Yapmak

Türbede Dua

bu vidioları islemeyi untmayın
__________________
Ben şüphesiz müslümanlardanım. deyip dürrüstlükle çalışarak Allah'a davet eden kimseden daha güzel sözlü de kim olabilir? FUSSİLET(41) suresi 33. ayet

Konu Tevhid tarafından (17.03.2007 Saat 20:02 ) değiştirilmiştir.
Tevhid isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #13
Alt 17.03.2007, 13:58

 
oguz95 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.09.2006
Mesajlar: 300
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Tevhid
Mesajı göster
Şimdi sende sıra, gözter bakalım Türbeleri süzlemek, yüceltmek ibadet etmek için dellileriniz ne ?? (ve konuyu da değiştirme)
Bu ne biçim cümle?

Ben "türbelere ibadet" mi ediyorum?

Müslümana küfür isnad eden, kendisi kafir olur.

Naklettiğin yazı İbni Teymiyye'den mi?

Hani şu, "kafirler için Cehennem sonsuz değil" diyen İbni Teymiyye mi?

Şevkani, Elbani, İbni Teymiyye...bunlar ancak Vehhabiler için referans olur.
oguz95 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #14
Alt 17.03.2007, 14:14