İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 24.03.2007, 11:54
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.380
Teşekkür etti: 0
23 Teşekkür 20 Mesaja aldı
Cool Teberruk caizdir

Urve-tebni Mesud-issekâfinin Buhari’de ve başka kitaplarda bildirilen sözleri meşhurdur. Urve diyor ki:
Hudeybiye sulhu için, müşriklerin elçisi olarak, Resulullahın yanına gelmiştim. İşim bittikten sonra Mekke’ye, Kureyş büyüklerinin yanına döndüm. Onlara dedim ki, (Biliyorsunuz, Acem şahı olan Kisralara ve Bizans kralı olan Kayserlere ve Habeş padişahı olan Necaşilere çok gittim, geldim. Bunlara yapılan hürmetin, Muhammed aleyhisselamın Eshabının, Muhammed aleyhisselama yaptıkları hürmet kadar çok olduğunu görmedim. Muhammed aleyhisselamın tükrüğünün yere düştüğünü görmedim. Eshabı avuçları ile kapışıp yüzlerine, gözlerine sürüyorlardı. Abdest almış olduğu suyu da kapışıp, bereket için saklıyorlardı. Tıraş olunca, bir kılı yere düşmeden önce Eshabı kapışıyorlardı. En kıymetli cevher gibi saklıyorlardı. Saygılarından, edeplerinden, yüzüne bakamıyorlardı...)
Alp isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 24.03.2007, 14:40

 
oguz95 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.09.2006
Mesajlar: 300
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Vehhabi sitesindeki bir kitapda şu bilgiyi bulmuştum:

"Urve ibnu Zubeyr, Misver ibnu Mahreme ve Mervan'dan almış. Misver ve Mervan her ikisi de birbirlerinin sözünü tasdik etmişlerdir. Derler ki: Resulullah aleyhissalatü vesselam yere bir kerecik tükürmeye görsün, mutlaka onlardan bir adamın eline düşüyordu. Onlar alıp, yüzlerine, derilerine (teberrüken) sürüyorlardı. Bir şey söyleyecek olsa emrine hepsi birden koşuşuyordu. Abdest alacak olsa, abdest suyundan kapabilmek için neredeyse (itişip-kapışıp) kavga ediyorlardı. Konuşsalar onun yanında sesini kısıyorlardı. Saygıları sebebiyle O'na dikkatle bakamıyorladı bile..."

Buhari (Şurut 15, 1, Hacc 106, Muhsar 3, Megazi 35, Tefsir Mümtahine 2), Ahmed (4/323), Abdurrazzak (5/330), Ebu Davud (2765, 2766, 4655), Beyhaki (9/218).


Not: Kaynakları kontrol etmedim. Kitabın yazarı koyu Vehhabi olduğu halde, burada doğruyu yazmak zorunda kalmış.
oguz95 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 24.03.2007, 19:56
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.380
Teşekkür etti: 0
23 Teşekkür 20 Mesaja aldı
Allah razı olsun
Alp isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 24.03.2007, 22:23

 
oguz95 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.09.2006
Mesajlar: 300
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Dikkatle okunursa, başka bir başlık altında naklettiğim şu rivayetlerde birçok "teberrük" örneği mevcuttur.

1. Sahabe, hastalık vb. bir sıkıntıdan kurtulmak için Efendimiz (s.a.v)'in mübarek vücudundan ayrılan saç, sakal teli gibi şeylerle tevessül ederdi. Osman b. Abdillah b. Vehb'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Ailem beni Hz. Peygamber (s.a.v)'in zevcesi Ümm-ü Seleme (r.anha)'ye, bir gümüş bardak içindeki su sebebiyle yolladı. (…) O bardağı içinde Hz. Peygamber (s.a.v)'in saçları vardı. İnsanlar, kendilerine göz değmesi yahut (başka) bir şey (hastalık) isabet ettiği zaman Ümm-ü Seleme'ye bir kap gönderirlerdi. Ben de gittiğimde Ümm-ü Seleme'nin yanında küçük bir kap (bardak ve) içinde bir takım kırmızı (kına ile boyanmış) saçlar gördüm." (el-Buhârî, "Libâs", 66.)

İbn Hacer ("Fethu'l-Bârî", X, 353) bu rivayetin şerhinde şunları söyler: "İnsanlardan birisine göz değmesi veya başka herhangi bir hastalık isabet ettiği zaman Ümm-ü Seleme validemize bir kap gönderirlerdi. O da Hz. Peygamber (s.a.v)'in, yanında bir kap içinde mahfuz bulunan saçlarından (birkaç tel) alır, getirilen kabın içindeki suya atar, (saçları aldıktan sonra) suyu iade ederdi. Halk, içinde Hz. Peygamber (s.a.v)'in saçlarının yıkandığı o suyu şifa bulmak maksadıyla içer veya yıkanır, o suyun bereketiyle şifa bulurdu."

2. Hz. Peygamber (s.a.v), gündüz uykusu (kaylule) için Ümm-ü Süleym'in yanına giderdi. Bir keresinde Ümm-u Süleym, Efendimiz (s.a.v) uyuduğu zaman terini ve (yastığa düşen) saç tellerini bir şişe içine toplamış ve güzel bir koku ile karıştırarak saklamıştı.

Enes b. Mâlik (r.a), vefatı yaklaştığı zaman, öldükten sonra bedenine ve kefenine konacak kokunun içine, Hz. Peygamber (s.a.v)'in terinin ve saç tellerinin bulunduğu (ve annesi Ümm-ü Süleym (r.anha) tarafından muhafaza edilen) kokudan da katılmasını vasiyet etmişti. Vefat ettiği zaman bu vasiyeti yerine getirildi." (el-Buhârî, "İsti'zân", 41.)

(İbn Hacer ("Fethu'l-Bârî", XI, 71-2), el-Buhârî'nin bu rivayetinde "saç teli"nin zikrini "garib" olarak niteler ve Müslim'in sadece "ter"i zikrettiğine dikkat çeker. Ardından da birazdan nakledeceğim rivayeti aktararak, Efendimiz (s.a.v)'in veda haccında tıraş olduğu zaman, kesilen saç tellerinden Hz. Enes (r.a)'ın babası Ebû Talha (r.a)'ın aldığı kısmın Ümm-ü Süleym (r.anha)'nın biriktirdiği ter ile aynı kapta muhafaza edildiğini söyler.)

Bu olayı Müslim de ("Fedâil", 84, 85) rivayet etmiş ve şöyle bir ziyadeye yer vermiştir: Efendimiz (s.a.v) uyanıp da Ümm-ü Süleym (r.anha)'ya ne yaptığını sorunca, "Çocuklarımız için bunun bereketini umuyoruz" cevabını almış ve "İsabet ettin" buyurmuştur.

3. Enes b. Mâlik (r.a)'ın naklettiğine göre Efendimiz (s.a.v) haccettikten sonra tıraş olurken kesilen saçlarını orada bulunanlara dağıtmıştır. (el-Buhârî, "Vudû", 33; Müslim, "Hacc", 323, 324.)

Müslim'in belirttiğim yerde naklettiğine göre Efendimiz (s.a.v) saçlarından bir kısmını halka dağıtmış, bir kısmını da Enes b. Mâlik (r.a)'ın babası Ebû Talha (r.a)'a vermiştir.

2. sıradaki rivayet üzerinde dururken de belirttiğim gibi, Ümm-ü Süleym (r.anha)'nın, Efendimiz (s.a.v)'in teriyle birlikte muhafaza ettiği saçı da, Efendimiz (rs.a.v) tarafından Ebû Talha (r.a)'a verilenler olmalıdır.

Yine belirttiğim yerde el-Buhârî'nin naklettiğine göre İbn Sîrîn, Abîde b. Amr es-Selmânî'ye, kendisinde, Efendimiz (s.a.v)'e ait olan ve Hz. Enes (r.a)'den intikal etmiş bulunan saç telleri olduğunu söylemiş, Abîde, "Onlardan bir tek telin bende olması, benim için dünyadan ve içindekilerden daha sevimlidir" demiştir.

4. Cesareti ve savaş sanatındaki dehası ile ünlü sahabî Hâlid b. el-Velîd (r.a), Yermuk savaşı günü takkesini kaybetmişti. Askerlere onu aramalarını emretti. Uzun aramalardan sonra takke bulundu. Bu oldukça eskimiş takkeyi ısrarla aratmasını yadırgayarak sebebini soranlara şöyle karşılık verdi:

"Hz. Peygamber (s.a.v) umre yapmış ve başını tıraş ettirmişti. Etrafında bulunanlar, O'nun saçının yanlardan kesilen uçlarını almak için atıldılar. Bense atik davranarak O'nun alnının perçeminden kesilen kısmı aldım ve onu bu takkemin içine koydum. Bu saç yanımdayken girdiğim her savaşta galip geldim." (et-Taberânî, el-Mu'cemu'l-Kebîr, IV, 104; II, 335; el-Hâkim, el-Müstedrek, III, 299.)
...
5. Mü'minlerin annesi Hz. Esmâ (r.anha)'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "… İşte Hz. Peygamber (s.a.v)'in cübbesi! (…) Aişe (r.anha) vefat edene kadar bu cübbe onun yanında idi. O vefat edince ben aldım. Resulullah (s.a.v) onu giyerdi. Şimdi biz de onu hastalar için yıkıyoruz; onunla şifa talep ediliyor." (Müslim, "Libâs", 10.)

6. Mu'âviye b. Esbî Süfyan (r.a) zamanında şiddetli bir kuraklık olmuştu. Mu'âviye (r.a) Şamlılar'la birlikte yağmur duası yapmak için minbere çıktı ve oturduğu zaman Yezîd b. el-Esved el-Cüreşî'nin nerede olduğunu sordu. Orada bulunanlar Yezîd b. el-Esved'i çağırdılar. Geldiğinde Mu'âviye (r.a) ona minbere çıkmasını söyledi. Yezîd b. el-Esved minbere çıktı ve Mu'âviye (r.a)'ın ayaklarının yanına oturdu.

Akabinde Mu'âviye (r.a) şöyle dua etti: "Allahım! Bugün en hayırlımız ve en efdalimiz olan kişiyi bizim için sana aracı yapıyoruz. Allahım! Yezîd b. el-Esved el-Cüreşî'yi bizim için sana aracı yapıyoruz. Ey Yezîd, ellerini kaldır!"

Bunun üzerine Yezîd b. el-Esved ellerini kaldırdı; orada bulunanlar da ellerini kaldırdılar. Hemen oracıkta batı tarafından bir bulut beliriverdi ve bir rüzgâr çıktı. Ardından da öyle bir yağmur yağdı ki, neredeyse insanlar evlerine ulaşamayacaktı. (İbn Sa'd, et-Tabakâtu'l-Kübrâ, VII, 210; ez-Zehebî, Siyeru A'lâmi'n-Nübelâ, IV, 127.)

İbn Hibbân (Kitâbu's-Sikât, V, 532) ve (yukarıda belirttiğim yerde) ez-Zehebî, (sahabî olup olmadığında ihtilaf bulunan) ed-Dahhâk b. Kays el-Fihrî'nin de Yezîd b. el-Esved ile yağmur duasına çıktığını ve duanın hemen ardından yağmur yağdığını kaydederler.

7. ez-Zehebî'nin Siyeru A'lâmi'n-Nübelâ'da (XI, 212) naklettiğine göre İmam Ahmed'in oğlu Abdullah, babasının, Efendimiz (s.a.v)'in saçıyla tevessülde bulunduğunu; onu öptüğünü ve içine daldırdığı kaptaki suyu şifa niyetiyle içtiğini söylemiştir.

8. Yine aynı kaynaktan (XVI, 400-1) öğrendiğimize göre İmam et-Tebarânî ile –kendisi gibi birer Hadis imam olan– Ebû Bekr b. Mukrî ve Ebu'ş-Şeyh, Medine'de bulundukları zamanlardan birinde yiyecekleri tükenmiş, aç kalmışlardı. Açlık dayanılmaz bir hal alınca Ebû Bekr b. Mukrî, "kabr-i saadet"e giderek, "Ey Ellah'ın Resulü! Açlık bizi perişan etti!" diye serzenişte bulunur. Medine'de oturanlardan birisi aynı günün akşamı kapılarını çalar ve "Bizi Hz. Peygamber (s.a.v)'e şikâyet etmişsiniz. Rüyama geldi ve size yardım etmemi emir buyurdu" diyerek elindeki yiyecek dolu sepeti kendilerine verir…
oguz95 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 26.03.2007, 22:39
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.380
Teşekkür etti: 0
23 Teşekkür 20 Mesaja aldı
Humeydi’nin, Buhari’den ve Müslim’in sahihinden topladığı kitabında, Sehl bin Sa’d diyor ki:
(Resulullah mübarek gömleğini bana hediye etmiş idi. Annem, benden almak istedi. Bunu kefen yapmak için, saklayacağım dedim. Resulullah efendimizin mübarek gömleği ile bereketlenmek istedim.)

Görülüyor ki, Eshab-ı kiram, Resulullahın mübarek gömleğini, azaptan kurtulmak için vesile ve sebep yapıyorlardı.

Buhari ve Müslimde Ümm-i Süleymden haber veriliyor:
Resulullah yanımda uyuyordu. Mübarek yüzü inci gibi terlemişti. Terlerini alıp bir yere koyarken uyandı. (Ya Ümm-i Süleym, ne yapıyorsun?) buyurdu. Ya Resulallah! Mübarek terin ile çocuklarımızın bereketlenmesini istiyorum dedim. (İyi yapıyorsun) buyurdu. İbni Melek, Mesabih kitabının şerhinde diyor ki, bu hadis-i şerif gösteriyor ki, tasavvuf büyüklerinin ve âlimlerin ve salihlerin kullandıkları şeylerle de, Allahü teâlânın rızasını kazanmak caizdir.
Alp isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Gayrimüslimlerin nelerine benzeyen kâfir olur, nelerine benzemek caizdir? Alp Dini Bilgi ve Eğitim 0 03.07.2007 09:44
Tüp bebek caizdir itimat Bilinmesi gerekenler 9 04.06.2007 07:52
Türbe yapmak caizdir Alp Dini Bilgi ve Eğitim 41 24.03.2007 17:24


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:37 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50