İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 13.04.2007, 10:50
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.380
Teşekkür etti: 0
23 Teşekkür 20 Mesaja aldı
Bugün birçok fırka, grup var.Hangisi doğru yoldadır? Bunu nasıl biliriz?

Bu konuda imam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
[Tirmizi’nin bildirdiği] (Ümmetim 73 fırkaya ayrılır, 72’si Cehenneme gider, yalnız bir fırkası kurtulur. Bu fırka, benim ve Eshabımın yolunda gidenlerdir) hadis-i şerif, 72 fırkanın Cehennemde azap göreceğini fakat, Cehennemde sonsuz kalacağını bildirmiyor. Sonsuz kalmak, imansızlar yani kâfirler içindir. 72 fırka, Cehennemde itikadlarının bozukluğu kadar yanar. Yalnız Ehl-i sünnet Cehennemden kurtulur. Bunlardan kötü iş yapanların günahları tevbe veya şefaat ile affolunmadı ise, bunlar da günahları kadar Cehennemde kalırlar. (3/38)

Ehl-i sünnet itikadına uymayan bozuk, sapık inançlara bid’at ve dalalet yolları denir. Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiğine uymayan, her mana yanlıştır. Çünkü her sapık, Kur’ana ve hadise uyduğunu iddia eder. Kısa görüşü ile, bunlardan yanlış manalar çıkarır, doğru yoldan kayar. Allahü teâlâ, (Kur’an-ı kerimde verilen misaller, çok kimseyi saptırır, çok kimseyi de doğru yola iletir) buyurdu. (Bekara 26)

Ehl-i sünnet âlimlerinin anladıkları manalar doğrudur. Çünkü, bu manaları, Eshab-ı kiramdan ve Tâbiinden almışlardır. Kurtuluş yolunu, yanlış yollardan ayıran onlardır. Onların hidayet ışıkları olmasaydı, bizler doğru yolu bulamazdık. İslamiyet’i bozulmaktan koruyan onların çalışmasıdır. Onlara uyan kurtulur. Onlara uymayan sapıtır, herkesi de sapıtmaya çalışır. (m. 286)

Bir hadis-i şerifte, (Rabbim bana vahyetti ki: “Ya Muhammed, eshabın gökteki yıldızlar gibidir. Bazısı bazısından daha parlaktır. Onlardan birine uyan hidayet üzeredir”) buyuruldu. (Deylemi)
Kur’an-ı kerimde mealen, (Her fırka, doğru yolda olduğunu zannederek sevinir) buyuruldu. (Rum 32) [m.80]

Peygamber efendimiz ise, (Kurtuluş fırkası, benim ve Eshabımın gittiği yolda bulunanlardır) buyurdu. Resulullah efendimiz, kendini söyledikten sonra, Eshab-ı kiramı da, söylemesine lüzum olmadığı halde, bunları da söylemesi, (Eshabım benim yolumdadır, benim yolum, Eshabımın yoldur. Kurtuluş yolu, yalnız Eshabımın gittiği yoldur) demektir. Ancak Eshab-ı kiramın yolunda giden Ehl-i sünnettir.

Nisa suresinin 79. âyetinde, (Resule itaat, Allah’a itaattir) buyuruldu. Allah’a itaatin, Resulüne itaatten başka olduğunu sananlar için buyuruluyor ki:
(Allah’ın yolu ile, peygamberlerin yolunu birbirinden ayırmak isteyenler kâfirdir.) [Nisa 150,151]
Resulullah efendimiz, (Eshabımın yolundan gidin) buyurduğu halde, Eshabın yolunda gitmeyip de, Peygambere uyduğunu söyleyen, Ona uymuş olmaz. Böyle yol tutan kurtulamaz. Mücadele suresinin, (Doğru bir şey yaptıklarını sanıyorlar. Biliniz ki, onlar yalancıdır) mealindeki 18. âyeti bu gibilerin halini gösteriyor. (m. 80)

İhtilafları çözmek için de sünnete ihtiyaç vardır. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Anlaşamadığınız bir işin hükmünü Allah’tan [Kur’andan] ve Resulünden [hadisten] anlayın.) [Nisa 59] Buradaki anlayın emri, âlimler içindir. Çünkü Kur’an-ı kerimde, (Bilmiyorsanız âlimlere sorun) buyuruluyor. (Nahl 43)

Kur’ana, Sünnete ve eshaba uyabilmek için dört mezhepten birisine uymak gerekir. (Mizan-ül-kübra)

Seyyid Ahmed Tahtavi hazretleri buyurdu ki:
Bugün her Müslümanın 4 mezhepten birinde bulunması vaciptir. 4 mezhepten birinde bulunmayan Ehl-i sünnetten ayrılır. (Dürr-ül-muhtar haşiyesi)
Alp isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 13.04.2007, 10:51
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.380
Teşekkür etti: 0
23 Teşekkür 20 Mesaja aldı
Birçok kültür dalında bilgisi olan aydın kimseye entellektüel denir. Bir yabancı yazar ise, entellektüeli, ihtisas alanına girmeyen her konuda konuşan ve sözlerinde hiç mesuliyet hissi duymayan sorumsuz kişi olarak tarif ediyor. Böyle kimselere, entellektüel bozuntusu veya ukala da diyorlar. Kimi de yarım aydın, çeyrek aydın diyor. Herkes, bildiği işte, ihtisas alanına giren konuda fikir yürütür. Bu normaldir. Ama dini konu olunca, bilsin bilmesin herkes, ulu orta konuşur, müctehid kesilir. Dini, bir şahsın fikri gibi tenkide tâbi tutuyorlar. Mesela şöyle diyorlar:
(Tek kaynak Kur’andır, herkes Kur’andan anladığı ile amel etmeli)
(Namaz Türkçe kılınmalı)
(Tesettür teferruattır, ilim öğrenmek için, saçları açmalı)
(Ehli kitapla iman birliğimiz var, onlara yaklaşmalıyız)
(Horozdan, balıktan kurban olur)

Herkes ancak ihtisas alanında konuşmalı, her işe burnunu sokmamalı. Maalesef bu fikirleri söyleyenler arasında ilahiyatçı olanlar da vardır. Onlar da, (Biz Kur’ana göre konuşuyoruz) diyorlar. Her grup, (Bizim yolumuz doğru) diyor. Kur’an-ı kerimde de, (Her fırka, her grup doğru yolda olduğunu sanarak, sevinmektedir) buyuruluyor. Hadis-i şerifte de, bu ümmetin 73 fırkaya ayrılacağı, sadece içlerinden bir fırkanın doğru olduğu bildiriliyor. Bunların arasında kurtuluş fırkasının alameti de bildirilmiş, (Bu fırkada olanlar, benim ve Eshabımın gittiği yolda bulunanlardır) buyurulmuştur. Peygamber efendimizin, kendini söyledikten sonra, Eshabını da söylemesi gerekmezken, bunları söylemesi; (Benim yolum, Eshabımın yoludur. Kurtuluş yolu, yalnız Eshabımın gittiği yoldur) demektir.

Akla uyarsak doğruyu bulmak çok güç olur. Her fırkadaki insan, “Bu fırka doğru yolda” diyor. Bu işte selim olmayan akıl ölçü olmaz. Ölçü olsaydı, 72 sapık fırka meydana çıkmazdı. Her fırkaya girenler de, aklına göre bu fırkaları tercih etmiştir. Akla uyulursa, insan sayısı kadar fırka meydana çıkar.
Alp isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 13.04.2007, 10:51
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.380
Teşekkür etti: 0
23 Teşekkür 20 Mesaja aldı
Soracak âlim yoksa veya bir kimsenin gerçek âlim olup olmadığını bilmiyorsak ne yapacağız? Dinimiz, bunun da yolunu bildirmiştir. Allahü teâlâ, İslamiyet’i doğru olarak öğrenmek isteyene, bunu nasip edeceğine söz vermiştir. Rabbimiz sözünden dönmez. Bunun için dua etmelidir. Cenab-ı Hak ona doğru yolu gösterir. Dua ederken, duanın şartlarını da gözetmeli. Şartlarına uygun dua edilince, dua kabul olur. Dua kabul olunca da, doğru olan, hak olan bulunmuş olur.

Bütün kerametler bize verilse, fakat itikadımız düzgün değilse, halimiz haraptır. Eğer bütün dertler bize verilse, itikadımız doğru ise, üzülmek gerekmez. Doğru itikad, ehl-i sünnet itikadıdır. Felaketten kurtulmanın tek çaresi, kurtulanlarla beraber olmaktır. Kıtmir, köpek iken, Eshab-ı kehf ile beraber olduğu için Cennete girdi. O halde kim olduğumuz değil, kimlerle bulunduğumuz önemlidir.
Alp isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 13.04.2007, 10:52
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.380
Teşekkür etti: 0
23 Teşekkür 20 Mesaja aldı
Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarını okuyanlar, doğruyu bulur. Doğru olan bir taife her zaman bulunur. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Her devirde doğru yolda olan bir taife bulunur. Bunlara, hiç kimse zarar veremez.) [Mişkat]

Kitapçılarda bulunan İslam kitapları arasında bozuk olanları çok ise de, doğru olanları da vardır. Bu doğru kitaplar hiçbir zaman yok olmaz. Bunların koruyucusu Allahü teâlâdır.

Dinimiz ilme ve âlime büyük önem verir. Bize ilmi bildiren âlimlerdir. Hadis-i şerifte, (Âlimler, Peygamberlerin vârisleridir) buyuruldu. Peygamberlerin vârisleri olan âlimlere dil uzatan, onları âlim oldukları için kötüleyen kimsenin imanı gider. Bir de İslam âlimi sanılan ve dinimizi içten yıkmaya çalışan dinde reformcular vardır. Bunların ihanetlerini bildirmek, kötülemek olmaz. Dinin emrine uymak olur. Kötüye kötü, kirliye pis demek yanlış değildir. Temize pis demek kötülemek olur. Kötülerin kötülüğünü açıklamak, Müslümanları, onların zararından korumaya çalışmak farzdır. O halde bütün insanları bunların zararından korumaya çalışmalıdır. İslamiyet’i yanlış anlatan kötü din adamları, büyük vebal altındadır. İnsanların çektikleri sıkıntıların sebebi kötü din adamlarıdır.
Alp isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 13.04.2007, 11:14

 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 4.929
Teşekkür etti: 4
133 Teşekkür 92 Mesaja aldı
Bismillah...

"Şöyle diyorlar" dediğiniz meselelerin 3 ve 4. maddelerini münazara edebiliriz.

"Tesettür füruattandır"...Usül ilmine dair bir hakikat...

"İlim öğrenmek için saçlar açılmalı"....hayr-ı kesir için şerr-i kalil tercih edilebilir...tercih meselesidir...

"amentüde ittifak ve onlara yaklaşma"

Bu İttifakın, günümüz Tahrif olmuş Hz.İsayı Allah’ın oğlu kabul eden Hıristiyanlık veya yine tahrif olmuş yahudilik ile değil, Asılları ile olduğunu bu ifadeyi kullanan Ahmed Şahin bey beyan etmiştir! Dolaysıyla bundada itiraz edilecek bir husus yoktur...yine o yazısının devamında;

“Ehli kitapla Amentüde ittifakımız var.” derken de bu değişmeyen doğruları saymıştım geçmişteki bir yazımda. Çünkü biz de Allah’a, peygamberlere, meleklere, ahirete iman ediyoruz. Yani ehli kitapla bu değişmez doğrularda ittifak ediyoruz. Ancak ehli kitabın bazılarının bu doğruları tarif ve tavsif ederken yanlışa düştüklerini de görüyor, Allah’a babalık, peygambere de oğulluk ve krallık sıfatını isnat etmeleri gibi yanılgılarına da şahit oluyoruz. Onlardan bazılarının bu gibi yanlış tarif ve tavsiflerinin doğrusunu anlatma görevi de yine bize düşüyor. Uzaktan seyirci kalma yerine yaklaşıp kendi doğrularımızı anlatma imkanı aramamız icap ediyor. Bunun için de, konuşmaya ihtiyaç oluyor. Bizler konuşa konuşa anlatmayı tercih ediyoruz.

Eğer diyorsanız ki hayır efendim bunlarla konuşulmamalı.....tarif ve tavsif ederken düştükleri yanlışlar onlara anlatılmamalı....bu halde sormalı "tebliğ" nedir?????

ve dahi diyorsanız ki "boşuna uğraşıyorsunuz...konuşa konuşa onlara birşey anlatamazsınız"...o vakit buyrun siz konuşmaya konuşmaya birşeyler anlatınız...
tebliğ,gayr-i müslimin müslüman üzerindeki hakkıdır....

ve dahi söylediğiniz konuda haklısınız...mevzu din oldu mu herkes konuşuyor...lakin yukarıdaki sözlerden bir kısmını beyan edenler islamı tedrislerine ve islami ilimlere vukufiyetlerine binaen konuşmaya sizden ve bizden daha ehillerdir...

sözlerin meselelerin muhtevası anlaşılmadan ve sözleri söyleyenlerden bu söz ile ne anlatmak istediği sorulmadan kendi mantık dünyamızda değerlendirip, sanki sözü söyleyen bizim anladığımızı ifade etmiş gibi ahkamlar sıralamak ilmin izzetine muhalefettir....

yukarıda sıraladığınız bir takım sözlerin en azından ne anlama geldiklerini,bu sözleri söyleyenlerin bu sözlerle ne anlatmak istediklerini genel bir ifade ile muhtevasını sorup öğrenebilirdiniz...lakin şu anda karşı çıktığınız ve yanlış dediğiniz sözlerin kendileri değil bu sözlerden sizin anladıklarınızdır....ve bu anladıklarınıza bizde katılıyor ve bunlar yanlıştır diyoruz....amma ve lakin hakikatte odur ki BU SÖZLERİN MUHTEVASI ANLADIKLARINIZ DEĞİLDİR...

vesselam
Ninja-Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 13.04.2007, 11:29
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.380
Teşekkür etti: 0
23 Teşekkür 20 Mesaja aldı
yukarıda sıraladığınız bir takım sözlerin en azından ne anlama geldiklerini,bu sözleri söyleyenlerin bu sözlerle ne anlatmak istediklerini genel bir ifade ile muhtevasını sorup öğrenebilirdiniz...lakin şu anda karşı çıktığınız ve yanlış dediğiniz sözlerin kendileri değil bu sözlerden sizin anladıklarınızdır....ve bu anladıklarınıza bizde katılıyor ve bunlar yanlıştır diyoruz....amma ve lakin hakikatte odur ki BU SÖZLERİN MUHTEVASI ANLADIKLARINIZ DEĞİLDİR...

vesselam[/quote]
Alp isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 13.04.2007, 11:31
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.380
Teşekkür etti: 0
23 Teşekkür 20 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Alp
Mesajı göster
yukarıda sıraladığınız bir takım sözlerin en azından ne anlama geldiklerini,bu sözleri söyleyenlerin bu sözlerle ne anlatmak istediklerini genel bir ifade ile muhtevasını sorup öğrenebilirdiniz...lakin şu anda karşı çıktığınız ve yanlış dediğiniz sözlerin kendileri değil bu sözlerden sizin anladıklarınızdır....ve bu anladıklarınıza bizde katılıyor ve bunlar yanlıştır diyoruz....amma ve lakin hakikatte odur ki BU SÖZLERİN MUHTEVASI ANLADIKLARINIZ DEĞİLDİR...

vesselam
[/quote]elhamdülillah bu konuları soracağımız Hakiki İslam alimleri çevremizde mevcut.Sorduğumuz her sorunun cevabını hakiki alimlerden aldık.
Alp isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 13.04.2007, 11:32

 
Üyelik tarihi: 06.03.2007
Mesajlar: 487
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı:
"Tesettür füruattandır"...Usül ilmine dair bir hakikat...
Biri kalkıyor tesettür önemli değildir detaydadır diyor. Allahu teala da diyorki mümin hanımlara söyle örtünsün.

hangisine uyalım sence tağutamı yoksa Allahu Tealanın beyanınamı.

Allahu Teala şu yada bu şartlarda tesettür teferruattır dediğine dair ayet hadis ve evliyatullahın beyanını öne sürün size uyalım
atalay442 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 13.04.2007, 11:46

 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 4.929
Teşekkür etti: 4
133 Teşekkür 92 Mesaja aldı
Bismillah...

Hakiki alimlere sorarmısınız Usulud-dinde ahkamlar kaça ayrılıyor?
Ve yine o muhteremlere sorarmısnız namaz,oruç,zekat,tesettür bu ahkam grublarından hangisine giriyor???

Kaldı ki ancak mevzuların fıkıhtaki hükümleri alimlere sorulabilir....İfade edilen ise sözlerin ve meselelerin muhtevalarının bilinmeden kendi mantığımızda mukayeseye tutulup ahkam verilmesidir. Yani meselelerin ahkamları değil muhtevaları bilinmiyor.Buna açıkça şöyle şahid olduk ki;

Bir kişi merhum Mahmud Esad Coşan hocamızı şöyle bir soru sorar;
-Efendim tesettür teferruatmıdır?
Bu suale karşı Efendi hzleri tesettürün teferruat olmadığını izah eder.

Soru bu şekil sorulursa alınacak cevabta budur.Zira bu soruyu soran sözün ne anlam ifade ettiğini araştırıp öğrenmeden sormuş. Oysaki Efendi hzlerine "Efendim usulud-dinde ahkamlar usul ve füruata dair olmak üzere ikiye ayrılıyormuş...tesettür füruat kısmındanmış...ne dersiniz?" diye sorulsa alim ve fazıl olan o insan bunu tasdik edecekti...lakin sualler muhtevalardan azade yöneltiliyor...dolaysı ile alınan cevaplar nakıstır...tıpkı bu misalde sorulan ve alınan cevap gibi....

dolaysı ile hata olan alimlerin verdiği cevap değil sorulan sorulardır...

ayet ve hadisleri delil göstermeye bizim,delil istemeyede sizin selahiyetiniz yoktur...

vesselam
Ninja-Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 13.04.2007, 11:49
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.380
Teşekkür etti: 0
23 Teşekkür 20 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Ninja-Kedi
Mesajı göster
Bismillah...

Hakiki alimlere sorarmısınız Usulud-dinde ahkamlar kaça ayrılıyor?
Ve yine o muhteremlere sorarmısnız namaz,oruç,zekat,tesettür bu ahkam grublarından hangisine giriyor???

Kaldı ki ancak mevzuların fıkıhtaki hükümleri alimlere sorulabilir....İfade edilen ise sözlerin ve meselelerin muhtevalarının bilinmeden kendi mantığımızda mukayeseye tutulup ahkam verilmesidir. Yani meselelerin ahkamları değil muhtevaları bilinmiyor.Buna açıkça şöyle şahid olduk ki;

Bir kişi merhum Mahmud Esad Coşan hocamızı şöyle bir soru sorar;
-Efendim tesettür teferruatmıdır?
Bu suale karşı Efendi hzleri tesettürün teferruat olmadığını izah eder.

Soru bu şekil sorulursa alınacak cevabta budur.Zira bu soruyu soran sözün ne anlam ifade ettiğini araştırıp öğrenmeden sormuş. Oysaki Efendi hzlerine "Efendim usulud-dinde ahkamlar usul ve füruata dair olmak üzere ikiye ayrılıyormuş...tesettür füruat kısmındanmış...ne dersiniz?" diye sorulsa alim ve fazıl olan o insan bunu tasdik edecekti...lakin sualler muhtevalardan azade yöneltiliyor...dolaysı ile alınan cevaplar nakıstır...tıpkı bu misalde sorulan ve alınan cevap gibi....

dolaysı ile hata olan alimlerin verdiği cevap değil sorulan sorulardır...

ayet ve hadisleri delil göstermeye bizim,delil istemeyede sizin selahiyetiniz yoktur...

vesselam
senin hiç nakil yaptığını görmedim.Kendi görüşlerini dinin emri gibi buraya yazıyorsun.Kendinden başka herkesi cahil zannediyorsun.
Alp isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #11
Alt 13.04.2007, 13:32

 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 4.929
Teşekkür etti: 4
133 Teşekkür 92 Mesaja aldı
Bismillah...

muhterem kardeşim kendimizi hiçbir vakit alim olarak lanse etmediğimiz gibi bir başkasını da hiçbir vakit cehaletle itham etmedik. Kendimizde dahil olmak üzere şurada dini mevzularda kelamlardan öte ahkamlar savuranların bu konuda konuşmada selahiyetimiz olmadığı konusunda bir hatırlama ve hatırlatma yapmaktır amacımız.Beyan ettiğiniz gibi din mevzu olunca herkes konuşuyor. Üstelik anlamadan dinlemeden.İnsan ancak ihtisas sahibi oluğu mevzularda konuşma hakkına sahiptir.Burada ise hiçbirimiz bu selahiyete bu hakka sahip değiliz.Buradan ikinci noktaya geçilecek olursa;

"neden nakil yapmıyorsun"...Yukarıda da denildiği gibi eğer nakilden kastınız ayet ve hadis ise bizim bunları belirtip değerlendirme yapmaya hüküm vermeye selahiyetimiz yoktur. Ahkam belirtmek,nasları mevzulara delil göstermek oyun ve oyuncak değildir. Kendimizi bunu yapmaya yeterli ve selahiyetli görmüyoruz.Yok eğer nakilden kastınız ulemanın beyanatı ise bilirsiniz ki naslar yoruma açıktır. Yoruma açık mesnedlerle konuşmak meseleleri kısır bir döngüye sokar.Zira insanlar elindeki nakilleri kendi düşünce ufkuna göre değerlendirip bunları birşeylere delil olarak görür. Bir başkası ise bir başka alimin beyanatlarını alır bunun tam aksine delil olarak görür.Ve mesele kısır bir döngü halinde devam eder. Ayet ve hadis savaşları başlar. Nakil savaşları başlar.Bu nedenle meseleler subjektif mesnedler ile değil objektif izahlar ile izah edilmelidir. Edilmelidir ki mesele hakkında yoruma mahal kalmasın. Kişi ya ikna olsun ya ilzam olsun. İşte bu nedenle meseleler itiraza mahal kalmayacak şekilde insanın hem aklını hem mantığını hem kalbini tatmin edecek,ikna olmasa dahi ilzam olacak surette izah edilmektedir.

Dile getirdiğiniz büyük ithama gelince;

"Kendi görüşlerinizi dinin emri gibi buraya yazmak".....Haşa ve kella....Dini mevzularda ahkam belirtmiş olsaydık diyebilirdinizki kendi görüşünüzü dinin emri gibi belirtiyorsunuz. Oysa ki yapılan bir ahkam belirtmek değil çeşitli mevzularda itiraz gören meseleleri izah etmektir. Bu mevzuda da hiçbir vakit kati doğru bizim söylediğimizdir şeklinde bir iddiamız olmadı. Var ise söylediklerimizde yanlış bir nokta,var ise söylediklerimizin mukabilinde daha makul bir izahat "semi'na ve ata'na" diyip kabule her zaman hazırız. Söylediğimiz hata ise geri almaya,hatamızı gösterene teşekkür ve dua etmeye her zaman hazırız.

Yazılanlar meselelerin izahıdır. Daha makul izahatı olan var ise buyursun...Hangisi daha makul ise onda ittifak edilsin....

muhtasaran bu kadar kafidir.

vesselam
Ninja-Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #12
Alt 13.04.2007, 13:46
sadakat

 
gariban - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.07.2005
Mesajlar: 857
Teşekkür etti: 3
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
ipe un sermek.....
yanlis söylendi....Söylendigi zaman yanlisti..denmiyorda....

ise kilif bulunuyor....

usulu dinden.....

Efendim bu sözün söylendigi zaman...ilmi bir tartisma yapilmiyordu...
ayrica kimse sana bu meselenin ne kadar önemli oldugunu söylemiyordu...

Islamda tesettür soruluyordu..

Basörtüsünü yasaklamak isteyenler..buna yol ariyorlardi...

bu söz o zamanda söylenmis bir sözdür...

Yani iman önemlidir..Tesettür tefarruattir...sözünün söylendigi zaman önemlidir..
Iman kalb isidir,kimse ne senin imanina karisabilir nede bilebilir...
Ne diye iman ile mukayese edilmistir..

kim sana sorduki imanmi önemli yoksa Tesettürmü...

hep aldatmaca..hep kandirmaca..edebi sözlerle asil niyeti gizleme...

....
gariban isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #13
Alt 13.04.2007, 13:53
sadakat

 
gariban - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.07.2005
Mesajlar: 857
Teşekkür etti: 3
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
"İlim öğrenmek için saçlar açılmalı"....hayr-ı kesir için şerr-i kalil tercih edilebilir...tercih meselesidir...

sunun nerden alindigini bana gösterebilirmisiniz...
yani gelecekte ne olacagini bilmediginiz,fayda verip vermeyecegini bilmediginiz bir mesele icin..
Allahin emirini hemde farz emirini terketmek...oysa emirler yasanmak icindir..gelecgi ancak Allah bilir..arti üzerine farz olmayan bir is icin..kesin farz olan bir hükmü terketmek..
iste bunlar hep ayni oyunun birer parcalari....
gariban isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #14
Alt 13.04.2007, 13:55

 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 4.929
Teşekkür etti: 4
133 Teşekkür 92 Mesaja aldı
Bismillah...

Söz bir mukayese değil ilmi bir hakikattir.

Madem gizliyoruz buyrunuz asıl niyetimizi siz söyleyiniz?

vesselam
Ninja-Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #15
Alt 13.04.2007, 14:02
sadakat

 
gariban - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.07.2005
Mesajlar: 857
Teşekkür etti: 3
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Efendim bizde buradan ninja-kedi hazretlerine sorsak söyle bir soru?

Efendim..Türkiyede basörtüsü yasaklanmak isteniyor,millet isyan etmesin resime karsi gelmesin diye bu konunun önemli olmadigini söyleyecek bir kisi araniyor..bu durumda Basörtüsü tefarruattir demek ne demektir?
gariban isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #16
Alt 13.04.2007, 14:06
sadakat

 
gariban - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.07.2005
Mesajlar: 857
Teşekkür etti: 3
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
ilimde illetler cok önemlidir....
bir fetvanin illeti degisirse,hükmüde degisir..
verilen hükümde zaman ve zemininde cok önemli payi vardir....
gariban isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #17
Alt 13.04.2007, 14:08

 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 4.929
Teşekkür etti: 4
133 Teşekkür 92 Mesaja aldı
Bismillah...

Hayr-ı kesir için şerr-i kalil tercih edilebilir....Bu bir tercih meselesidir.

Öncelikle mevzu ilim öğrenmek,okul okumak vs değildir. Kişinin bulunduğu her ortamda gayesi islamı anlatmak olmalıdır. Dolaysı ile amaç yaklasık 3 asırdır ihmal edilen bir nesle islamı anlatmaktır.

Yukarıda ki söz bu perspektifte ne demektir?Kişi büyük bir hayır için küçük bir şerri tercih edebilir.Mesela Osmanlı sultanlarının hepsine hacc farz olmasına rağmen hiçbiri hacca gitmiş değildir. Bunun nedeni bulundukları konum nedeni ile oradan bir an ayrılmalarının büyük şerlere sebeb olabileceği diğer bir ifade ile bulundukları konumda bulunmalarının şahsi bir farz olan hac farizasını yerine getirmekten daha hayırlı olduğudur. Zira bulundukları konumdan ayrılmaları büyük şerleri netice verebilirdi. Takdir edersiniz ki baş bir an olsun vücuddan ayrılamaz.İşte bu nedenle büyük şerleri önüne geçmek için şahsi farzları olan hac farizasını terk etmişlerdir.

İşte aynı şekil başörtüsü şahsi bir farz olan tesettürün BİR PARÇASIDIR....3 asırdır ihmal edilen bir gençliğe islamı anlatma konumunda bulunan insanlar şahsi farzlarından birinin bir parçasını terk etmişler ise bunda tenkit edilecek bir nokta yoktur.Bu bir tercih meselesidir.

Evet,işte Osmanlının büyük sultanları;

BİR TARAFTA BULUNDUKLARI İLAY-I KELİMETULLAH KONUMLARI....
BİR TARAFTA TERK ETTİKLERİ HAC FARİZASI....

işte bu devrin insanları....

BİR TARAFTA BULUNDUKLARI İLAY-I KELİMETULLAH KONUMLARI....
BİR TARAFTA TERK ETTİKLERİ TESETTÜR EMRİNİN BİR PARÇASI.....

fark nedir????nerde hacc nerde tesettür???

Bunun yanında bir ablamız başını açıpta okuluna gidiyor ve orada bulunma gayesini unutup "dersim,okulum,mesleğim" mülahazalarına giriyorsa o ablamız kaybetmiştir. Kur'an talebesi dersinin iyi olmasını isterken dahi bu davasına endeksli istemelidir. Yani cazibe merkezi olayım insanlar bana ders bahanesi ile gelsinlerde onlara birşeyler anlatayım düşüncesinde olmalıdırlar...

Hata olan bakış açısıdır...Mesele okul okumak gibi basit bir zaviyeden bakılmasıdır...

vesselam
Ninja-Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #18
Alt 13.04.2007, 14:09

 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 4.929
Teşekkür etti: 4
133 Teşekkür 92 Mesaja aldı
Bismillah...

Türkiyede başörtüsü neden yasaklanmıştır???Bunu kendi içinizde izah edebilirseniz meseleyi kendiliğinden çözmüş olursunuz.....Milletin isyan etmeye hakkı yoktur...

vesselam
Ninja-Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #19
Alt 13.04.2007, 14:15
sadakat

 
gariban - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.07.2005
Mesajlar: 857
Teşekkür etti: 3
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
yukaridaki osmanli sultanlarindan verdiginiz delil hicde islami degildir...
ayrica onlarin basinda olduklari bir husus...basörtülü olunca islam analtilamiyorda ..basörtüsü acilinca anlatiliyor öylemi....
yanlis bir kiyas..
aldatmaca bir yorum.....

hile ile yapilan yanlisa cevap vermek....

hic alakasi olmayan bir mevzuyu..baska bir mevzuya adapte etmek...

Tebligin sartlarindan biriside yasayarak tebligdirki...aslinda basörtüsünü takarak yapilan teblig daha etkili oldugundan bu yasaga basvurulmustur..

.....
gariban isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #20
Alt 13.04.2007, 14:16
sadakat

 
gariban - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.07.2005
Mesajlar: 857
Teşekkür etti: 3
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Ninja-Kedi
Mesajı göster
Bismillah...

Türkiyede başörtüsü neden yasaklanmıştır???Bunu kendi içinizde izah edebilirseniz meseleyi kendiliğinden çözmüş olursunuz.....Milletin isyan etmeye hakkı yoktur...

vesselam

evet yamuk din anlayisimizdan ve yamukca yasantimizdan...

ancak bunda yamuk hocaefendilerin paylarininda oldugunu unutmamak gerek...
gariban isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #21
Alt 13.04.2007, 14:18

 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 4.929
Teşekkür etti: 4
133 Teşekkür 92 Mesaja aldı
Bismillah...

Hangi başörtüsü hangi tebliğ?....Başörtüsü takanların kaç tanesi gerçekten tesettürlü ki????İşte bu yasağının nedeni burada aranılmalıdır....

sanki kumar oynuyormuşuz gibi söyleyeceğiniz sadece hile sözü ise selametle muhterem....yazılanları okuyanların zekavetine ve istidadına havale ediyoruz...

vesselam
Ninja-Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #22
Alt 13.04.2007, 14:21

 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 4.929
Teşekkür etti: 4
133 Teşekkür 92 Mesaja aldı
Bismillah...

madem öyle o zaman yamuk yaşantımızı düzeltelim....zira sebeblere binaen ortaya çıkan bir durum ancak sebebler düzeltildiğinde ortadan kalkar...

vesselam
Ninja-Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #23
Alt 14.04.2007, 02:00
sadakat

 
gariban - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.07.2005
Mesajlar: 857
Teşekkür etti: 3
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
yine aldatmaca..yine oyun...

basörtülüler tesettürlü degilse...basi aciklarmi tesettürlüdür...

bu sorular hep arkada saklanan asil niyetlerin ip uclarini vermektedir....

Basi aciklar tesettürün bir parcasini yerine getirmiyorlarmis...iyi bir kilif bulmussunuz....nasilki basini örtüpde belini acanin tesettürü tesettür degilse....her tarafini kapatip basini acaninda tesettürü tesettür degildir...

o zaman tesettürsüz kimse yoktur....sen mantik kurallarini kullanipda...tesettürü kapanmak olarak almissin belliki...Islama göre bir tesettür sekli vardir..ne ise o odur...

Bana basi acikin neresi tesettürlüdür onu izah edebilirmisn...

vesselam..
gariban isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #24
Alt 14.04.2007, 02:02
sadakat

 
gariban - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.07.2005
Mesajlar: 857
Teşekkür etti: 3
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
yamuk yasantimiz düzeltmemiz lazim elbetteki..bunun bir boyutuda...yamuk adamalrin pesinden gitmemekle olur...
gariban isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #25
Alt 22.04.2007, 15:56

 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 4.929
Teşekkür etti: 4
133 Teşekkür 92 Mesaja aldı
Bismillah...

Asıl niyetimizi buyrunuz siz beyan ediniz?Ne idir bizim niyetimiz??

"yamuk adamlar" gibi su-i edeb içerisinde söylediğiniz beyana binaen şu bir hakikattır ki;

Eğri bakan doğru göremez.

vesselam
Ninja-Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama