Hubb-i fillah,
Allah için sevmek,
Allah için dost olmak, buğd-i fillah,
Allah için buğzetmek, dargın durmak, sevmemek demektir. Bu husustaki hadis-i şeriflerden birkaçının meali:
(İmanın esası ve en kuvvetli alameti, hubb-i fillah ve buğd-i fillahtır.) [Ebu Davud, İ.Ahmed, Taberani]
(
Allah için seven,
Allah için düşmanlık edenin imanı kâmildir.) [Ebu Davud, Tirmizi]
(İmanın temeli, Müslümanları yani Allah’ın dostlarını sevmek ve kâfirleri yani Allah’ın düşmanlarını, din düşmanlarını sevmemektir.) [İ.Ahmed] (İbadeti, takvası ihlası çok olan müslümanı, az olandan daha çok sevmek gerekir. Sevmek demek, onların yolunda bulunmak demektir. İsyanı daha çok olan, küfrü ve fuhşu yayan kâfirleri daha çok sevmemek gerekir.
Allah için düşmanlık edilmesi gerekenlerin başında, insanın kendi nefsi gelir.)
(İbadetlerin en kıymetlisi, hubb-i fillah, buğd-i fillahtır.) [Ebu Davud]
(Üç şey imanın lezzetini artırır:
1-
Allah ve Resulünü her şeyden çok sevmek,
2- Kendisini sevmeyen Müslümanı
Allah rızası için sevmek,
3- Kâfirleri [kendisini sevseler de onları] sevmemektir.) [Taberani]
(Cebrail aleyhisselam gibi ibadet etseniz, Müslümanları
Allah için sevmedikçe ve kâfirleri
Allah için kötü bilmedikçe, hiç bir ibadetiniz, hayrat ve hasenatınız kabul olmaz!) [Ey Oğul İlm.]
Allahü teâlâ buyuruyor ki: (Yer ve göklerdeki bütün mahlukatın ibadetlerini yapsan, dostlarımı sevmedikçe ve düşmanlarıma düşmanlık etmedikçe, hiç faydası olmaz.) [K.Saadet]
Musa aleyhisselam, Allahü teâlâyı sevmenin, Onun için olan en kıymetli amelin, Hubb-i fillah ve Buğd-i fillah olduğunu anladı. (Mektubat-ı Masumiyye)