| Bu da gecer ya hu! ''Bu da gecer ya hu'' ifadesi, kula söyle seslenir:
''- Ey insan! Sana gelen gamlar ve sürurlar sende bir misafirdir. Sakin onlarin daimi oldugunu zannetme! Gelen fani gamlari üzülme, cünkü onlar gidicidir. Fani sürurlara da sevinme: zira onlarin da bekasi yoktur. Yani sen bir misafirhanesin ki, gamlar ve sürurlar da senin gibi gelip gecici birkav günlük ziyaretcilerindir.
Dertlenip kederlenmene vesile olan misafirhanedeki esyalar ise, yanliz senin degildir. Senden sonrakilere de aiddir. Sanki bir devre-mülktür. Bunun icin onlar hakkinda gam ve keder deryasinda bogulmaya degmez!...''
Hazret-i Mevlana -kudisse sirruh- buyurur:
''Ey Hakk yolcusu! Gam ve kederin varsa sevin! Onlar, yarin senin icin hazirladigi bulusma tuzagidir. Zira insan gam ve kederle dolu oldugu zaman Hakk'a siginir, Hakk'i hatirlar.''
''Gam ve keder bir hazinedir. Senin hastaligin ve basina gelen belalar, sikintilar da birer hazinedir.''
'Keza gam ve keder, gönül aynasinin üzerindeki tozlari üfleyen manevi bir lutuf rüzgaridir; sakin onu kötü bir firtinaya benzetme!...
Bu ask yolunda beni gamdan baska kimse hatirlamiyor, gam ve kedere binlerce defa aferin!..'' (...)
Hz. Mevlana (ks) bu hakikate binaen irfan yolcularini söyle ikaz eder:
''Ey bülbül! Kara kis yüzünden ne vakte kadar feryad edeceksin? Ey bülbül! Durmadan cefadean bahsetmek reva midir? Eger gönlün, yarine gercekten bagli ise, gözünü ac da sükret; vefadan bahset! Dikeni birak, gülden bahset! Gülün sap ve köke aid sifatlarindan gec: onun zatina bak! Su fani alemle nicin bu kadar mesgulsün; yoksa varmak istedigin yer, öteler ötesi degil mi!''
(''Mesnevi Bahcesinden bir testi su'' (Osman Nuri Topbas)) |