![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 768
Teşekkür etti: 12
207 Teşekkür 111 Mesaja aldı
| Bak seninkiler Seyyid Kutub hakkında ne demişler. http://www.tevhidhaber.com/news_detail.php?id=1149 Selefiler’den Seyyid Kutup’a Saldırı Selefiler, ünlü Mısırlı Kur’an müfessiri Seyyid Kutub’u Şii düşüncesine yakın sözler söylemekle suçlayıp eleştirdiler. 12 Eylül 2006 Salı 15:47 Önde gelen çağdaş müfessirlerinden Dr. Seyyid Kutub"u yermeye yönelik hazırlanan ve selefi ulemanın sözlerini içeren sitede Seyyid Kutub"a, “vahdet-i vücud”u savunmaktan, Şii düşüncesine yakın sözler ifade etmeye kadar birçok suçlamada bulunuluyor. Sitede ünlü Selefi düşünür Nasıruddin Elbani"nin “Düzeltilmesi Gereken Kavramlar” adlı kasetine dayanılarak “Kutub"un Sufilere ait sözler söylediği; bu sözlerden ancak vahdeti vücut"un anlaşıldığı” ifade ediliyor. Yine selefilerin ünlü âlimlerinden İbn Useymeyn"in şu sözlerine yer veriliyor: “İhlas suresini tefsirini okudum. Tefsirinde "Ehl-i Sünnet ve"l Cemaat"ın üzerinde bulunduğu yola muhalif büyük sözler söylemiştir. Nitekim bu sureyi tefsir edişi, vahdet-i vücut görüşüne sahip olduğunu göstermektedir.” (Davet dergisi, 1591 sayı) Yine Ali b. Yahya el-Haddadi"nin yayınladığı “Seyyid Kutub"un Hayatından Önemli Kesitler” adlı kitapta, Seyyid Kutub"un Toplumsal Adalet kitabından bir alıntı yapıldıktan sonra Kutub"a “günahkar” ve “facir” sözleriyle saldırılıyor. Seyyid Kutub"dan alıntı yapılan ve ardından da ona hakaretler edilen bölümde şu ifadelere yer veriliyor: “Seyyid Kutup şöyle söylüyor: "Sonunda devrimciler devrimi gerçekleştirdi. Hak ile batıl, hayır ile şer birbirine karıştı. Ancak meselelere İslam gözüyle bakanlar; meseleleri İslam ruhuyla hissedenler bu devrimin İslam"ın ruhuna ve çizgisine Osman"dan, daha ince ifadeyle Mervan"dan daha yakın olduğuna karar verecektir." (Toplumsal Adalet, s. 189, 5. Baskı) Bu günahkâr ve facir sözlerden anlaşılacağı üzere Osman meselelere İslam gözüyle bakamıyor; İslam"ın ruhunu hissetmiyordu.” Sitede Seyyid Kutub"un İslam tarihiyle ilgili bazı görüşleri de Ali b. Yahya el-Haddadi"nin aynı eseriyle yeriliyor. Haddadi, kitabının bir diğer bölümünde şunları söylüyor: “Seyyid Kutub, Osman"ın hilafeti hakkında –ki o raşid halifedir- diyor ki: "Biz Ali"nin (r.a.) hilafetinin kendisinden önceki Ebu Bekir ve Ömer"in hilafetinin doğal devamı olduğuna meylediyoruz. Osman"ın dönemi ise aradaki bir fasılaydı." (Toplumsal Adalet, s.206, 5. baskı) Nitekim Kutup"un bu ifadesi değişmiş yahut ifadeleri onun adına "Mervan"ın hâkim olduğu Osman dönemi" şeklinde değiştirilmiştir. Ancak her halükarda Seyyid Kutub kitabının iki baskısında da Osman"ın hatasının sonuçlarını bağışlamamıştır. Bu ise Şii ve Rafizi nefesidir.” (s. 23) Ali b. Yahya el-Haddadi, aynı eserin bir diğer bölümünde şunları söylüyor: “Seyyid Kutup, Osman"a çatmakla yetinmemiş; Muaviye"ye ve Amr b. As"a –Allah onlardan razı olsun- da çatmıştır: "Muaviye ve arkadaşı (Amr b. As) yalan, hile, aldatma, nifak, rüşvetle adam satın alma gibi yollara başvuruyor; Ali ise bu tür aşağılık yollara sapmıyordu." (Kitaplar ve Şahıslar, s.206) Görüldüğü üzere Kutup, en çirkin altı sıfatla sahabenin önde gelenlerinden ikisini zikrediyor. Oysa Kutup bu sıfatlara daha layıktır ve o bu sıfatların ehlidir.” (s.24) El-Haddadi şöyle devam ediyor: “Seyyid Kutup, Ebu Sufyan hakkında da şunları söylemiştir: "Onun İslam"ı dil ve ağızladır. Kalp ve vicdan ile değildir. İslam o adamın kalbine nüfuz etmemiştir." (Muslimun Dergisi, 4. sayısı) Bu ifadelerden Kutup"un Şii ve Rafizi düşünceden ashap konusunda ne kadar etkilendiği ortaya çıkmaktadır.” (s.24) |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 21.02.2007
Mesajlar: 116
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| Bazıları gibi birilerine yapışıp put edinmemek gerekir. Herkesin isabetli olan ve olmayan yönleri olabilir . Önemli olan akidevi konuda küfr olmamasıdır. Doğrularını alır , yanlışlarını bırakırız. |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 01.02.2007
Mesajlar: 4.670
Teşekkür etti: 18
18 Teşekkür 17 Mesaja aldı
|
bilginize , hidayetle | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 768
Teşekkür etti: 12
207 Teşekkür 111 Mesaja aldı
|
Sitede ünlü Selefi düşünür Nasıruddin Elbani"nin “Düzeltilmesi Gereken Kavramlar” adlı kasetine dayanılarak “Kutub"un Sufilere ait sözler söylediği; bu sözlerden ancak vahdeti vücut"un anlaşıldığı” ifade ediliyor. Bir de, son okuduğum Vehhabi kaynaklı bir yazıda Elbani için "Mürcie" ithamı vardı. Son bir not: Elbani muhaddis (hafız = hadis alimi) değildir. Hadis-i şerifleri ezberlemeyene hadis alimi denmez. | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 01.02.2007
Mesajlar: 4.670
Teşekkür etti: 18
18 Teşekkür 17 Mesaja aldı
| o zaman fizilalil kuranın son cildini alı ve ihlas suresinin tefsirinin sonlarına bi goz atın bakalım şehid seyyid kutup tasavvuf çular için ne diyor |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 768
Teşekkür etti: 12
207 Teşekkür 111 Mesaja aldı
|
Dahası da var; biraz sabır... | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() Üyelik tarihi: 21.02.2007
Mesajlar: 116
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| seyyid kutub , sonraki eserlerinde Hz. osman hakkındaki tenkidinden vaz geçmiş , eserlerini düzeltmiştir. fakat türkiyede yayınlanan eserlerinde değişiklik yapılmadığı için , ilk yazdığı eserlerindeki çevrimleri durdugundan tasavvufçular bu yazılara saplanıp kalmışlardır . |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 17.02.2007
Mesajlar: 429
Teşekkür etti: 0
4 Teşekkür 3 Mesaja aldı
| seyyid kutup yazmış olduğu bazı kitapların artık kendisiyle ilişkisinin olmadığını belirtmiştir.. hapse giişiyle idam edilmesi arasında yazdığı eserleri ise bu genellemenin dışında tutmuştur.seyyid kutup fizilalin ilk on üç cüzünü yeniden gözden geçirmiş.tamamını gözden geçiremeden idam edilmiştir..islam akidesini tam manasıyla benimsedikten sonra yazdığı...din budur...istikbal islamındır..yoldaki işaretler...gibi kitablarda gayet güzel bir şekilde sahih islam akidesini a.nlatan kitaplardır.ayrıca seyyid kutup doğru bi,r hareketle hayatının bir bölümünü cahiliye dönemi diye ayırmış.ve bu dönemde ortaya koyduğu yanlış fikirlerden beri olduğunu açıklamıştır...murat yazıcı kabullenmek istemesen de bu böyledir.. anlayamadığım husus şu ki : ibni arabi hasllaç gibileri açıkça küfür olan lafızları söyleyi,pte bu akideyi bütün eserlerinde anlattığı halde o kişilere hüznü zanla bakıpta ..yanlış görüşlerinden döndüğünü itiraf ettiği halde seyyid kutuba sui zanla bakman neden..??? şunuda belirteyim ki seyyid kutubun kuran ve sünnete uygun olmayan görüşleri, ortaya çıktığında o konuda onu takld edecek değiliz..ama cahiliye döneminde bazı hatalı görüşler serdetti diye..bu görüşlerden beri olduğunu açıkça söylemesine rağmen..seyyid kutuba sui zanla bakacakta değiliz... ibni arabinin ..hallacın. vs kişilerinde tövbe edip eski görüşlerinden beri, oldup..islam akidesine bağlandığı hususunda da bilgiler günümüze gelseydi..emin ol ki onlarada hüsnü zanla bakardık..... allah seyyid kutuba rahmet etsin...cennette resulüllahın yanı başında olmayı ona ve bütün müslümanlara nasib etsin... velhamdülillahirabbilalemin.. |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 768
Teşekkür etti: 12
207 Teşekkür 111 Mesaja aldı
| Web'de, Seyyid Kutub'u müdafaa eden bir makalede şu ifadeler var: Seyyid Kutub’un “İslam’da Sosyal Adalet” adlı eserinde Hz. Osman ve Hz. Muaviye hakkındaki bazı sözlerine de burada bir açıklık getirmek istiyoruz: Seyyid Kutub bu eserini 1946′da yazmaya başlayıp 1948 de bitirmiştir. Eseri çok rağbet görmüş zamanla, İngilizce, Fransızca, Almanca, Türkçe ve Farsça’ya tercüme edilmiştir. Bu eserin ilk baskılarında Hz. Muaviye ve onunla birlikte bulunan sahabe-i kiram ile Hz. Osman’ı tenkit eden sözler sarf edilmiştir. Bu sözlerinden dolayı Allame Mahmud Şakir ve diğer bazı ilim adamları tarafından tenkit edilmiştir. Kutub, sağlığında bu konudaki yanlışlarını bizzat kendisi düzeltmiş ve adı geçen kitabın altıncı baskısında tenkit konusu sözleri tamamen çıkarmıştır. Kitabın son şekli 1964′te basılmıştır. (11) Kitabın Türkçe tercümelerinde ilk baskılar esas alındığından hala bazı tercümelerde bu sözlere rastlamak mümkündür. Başka bir yazıda ise şu bilgiler mevcut: Hazret-i Osman radıyallahü anh aleyhine yazdığı bazı ifadeler şuradadır: adalet ul ictimaiyyeti fil islam s.230, 231 basım h.1392 m.1974 yani ölümünden sonra... tevbe etse sözünden kitabından çıkarmaz mıydı? turkiye'de merhum necib fazil'in siddetli tenkidleri uzerine dördüncü basımdan itibaren bu kitaptan o ibareleri çıkardılar. Maksad bir kişiyi "kötü" ilan etmek değil; içinde yanlış ve zararlı yazılar da bulunan kitapları basılıp yayılıyor ve gençlerin önüne sürülüyorsa, insanları bu konuda ikaz etmek ve zarardan korumaktır. |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 17.02.2007
Mesajlar: 429
Teşekkür etti: 0
4 Teşekkür 3 Mesaja aldı
| maksad uyarmaksa neden ilk yazında seyyid kutubun bu görüşlerinden döndüğünü eklemedin..bizden gelen baskılardan sonra ekledin..açıktırki uyarmaktan çok yermek kasdı taşıyorsun bunuda müslümanlara karşı silah olarak kullanmak istiyorsun...insanın hata yapabilceğini ama aslolanın hatadan dönmek olduğu prensibini neden görmezden geliyorsun...insanlar içinde yayılan islamdışı düşüncelerin bir kısmıda tasavvufi çizgide yayılıyor..hatta gerçek islam tasavvufunun yerini neredeyse yunan felsefesi almış durumda neden hiç tenkid etmiyorsun...tenkid ederken objektif davranmıyor. ibni teymiye..seyyid kutub..vs hakkında yazılan yazılarda neden öncelikle fazilet .neş..hakikat neş.ebubekir sifil..vs gibilerinin yazılarını baz alarak tek kanattan hucuma geçiyorsun..iyi niyet dediğin bu mu:??? velhamdülillahirabbi,lalemin.. |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 768
Teşekkür etti: 12
207 Teşekkür 111 Mesaja aldı
| Seyyid Kutub'un tevbe ettiğine dair elimde bir delil yoktur; sadece yukarıda naklettiğim türden iddialar var. Naklettiğim ikinci yazı ise, ölümünden sonra basılan kitabında bile aynı çirkin ifadelerin mevcudiyetini açıklıyor. Sen okuduğunu anlamıyorsan ben ne yapayım? Türkiye'de S. Kutub hakkındaki en sert bazı sözler Mehmed Şevket Eygi Bey tarafından sarfedilmiş diyebiliriz: "Seyyid Kutub selefî ve mezhepsiz bir zihniyete sahiptir." (Büyük Gazete Sayı: 93) "Mısırlı meşhur bir Müslüman fikir ve aksiyon adamı da tartışılabilir görüşlerle dolu bir kitabında Sünnîlerin kabul edemeyeceği aşırı ve uç fikirler ileri sürmüştür. Bu kitabın da dilimize çeşitli tercümeleri yapılmıştır. Bu tercümelerden birinde “Namazların ve duaların tembellik çağının ürünleri olduğu” iddia edilmekteydi (*). İkinci baskıda bu cümle “Salavatlar ve zikirler tembellik çağının ürünleri” olarak değiştirildi (**). İki tercüme de son derece yanlıştır. Namazların, duaların, salavatların, zikirlerin tembellik çağlarının ürünü olduğunu iddia etmek, küfre kadar gidecek bir sapıklık değil midir? ... (Milli Gazete, 15 Ekim 2005) Eygi'nin verdiği bilgiye göre, kitabın 1. baskısında ifade şöyledir: "Namazlar, dualar kişisel olup toplumsal karaktere sahip değildir. İster belli duaları okumak şeklinde...bütün bunlar tembellik çağının ürünleridir." (*) (*) Seyyid Kutub, İslam-Kapitalizm Çatışması, Düşünce Yayınları, 1980; s.91 (**) Seyyid Kutub, İslam-Kapitalizm Çatışması, 2. baskı, Bir Yayıncılık, 1985; s.108. Bunlar tabii M. Ş. Eygi'nin görüşleri; şahsıma ait değil. Bu hususlar konuyla ilgilenenler tarafından tahkik edilmeli diye düşünüyorum. |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 17.02.2007
Mesajlar: 429
Teşekkür etti: 0
4 Teşekkür 3 Mesaja aldı
| yukarıda alıntı yaptığın kişilerin seyyid kutubun namöazı hafife aldığını..zikiri hiçe saydığını...duayı önemsemediğini..falan iddia etmişler...sende hemen buraya yapıştırmışsın...seyyid kutub bunları söyledimi bilmiyorum..ama söylediyse bile cahiliye döneminde söylediği açıktır..çünkü o ilk dönemlerinde sosyalizmi savunan birisiydi..sosyalizmi savunanlarında böyle şeyler söylemesi normaldir. fakat senin görmek istemediğin bir gerçek var ki seyyid kutub tevbe etmiş..eski dönemlerini tekfir etmiş..yazdığı kitablarla bir alakasının olmadfığını beyan etmiş.. sen ise bir kaç çapulcu pisliğin yazılarını delil gibi buraya asmışsın belliki onunla aynı zihniyete sahipsin...bu iddiaları kutubun kendi kitabından araştırma ihtiyacı hissetmedin..çünkü sen art niyetlisin..amacın insanların içine şüphe tohumları ekmek.. senin ve senin gibilerin her yazdığına cevap vermek istesem bilgisayarın başından kalkamam..ama yinede seyyid kutubun kendi dilinden cevaplar vereceğim....şunuda belirteyim ki benim hiç bir alime kayıtsız sartsız bağlılığım taassubum yok ama ehli sünnet olan hangi alime iftira atılırsa atılsın .o alimi elimden geldiğince savunurum..şafi..hanifi..seyyid kutup..ibni teymiye..ibn abbas..nehai..vs vs kim olursa olsun.ortasya atılan şüphelerin izalesi için küçük bir yazı yazıyorum.. malum yazıda şevki eygi denen şahsiyetsiz diyor ki : Namazların ve duaların tembellik çağının ürünleri olduğu” |