| Ecel gelmeden acele etmeli İmam-ı Rabbani hazretleri, helâya girdikten bir müddet sonra, kapıyı vurarak hizmetçisini çağırır. Hizmetçi, tahâret suyunu veya bezini hazırlamadığını sanıp, koşarak gelir. Kapı arasından gömleğini uzatarak;
-Al, bunu, falanca fakire hediye olarak götür deyince,
-Efendim, bunu helâdan çıkınca emretseydiniz olmaz mı idi? Kendinize niçin böyle sıkıntı verdiniz? Deyince;
-Gömleğimi o fakire hediye etmek, helâda hâtırıma geldi. Dışarı çıkıncaya kadar tesvif etseydim, geciktirseydim şeytânın vesvese ederek, bu hayırlı işi yapmaktan beni vazgeçirmesinden korktum, buyurur.
Sehl bin Abdullah-ı Tüsteri hazretleri buyurur ki:
"Bizim yolumuzun esası altı şeydir: Allah'ın kitabına sarılmak, Resulullahın sünnetine uymak, helal yemek, insanları incitmemek, yasaklardan uzak durmak, hakkı ve borcu ödemede acele etmek."
İmam-ı Gazâli hazretleri nefsine hitaben buyuruyor ki:
“Ey nefsim! Ecel sana yaklaşmakta, Cennet ve Cehennemden biri, seni beklemektedir. Ecelinin, bugün gelmeyeceği ne mâlum? Bugün gelmezse, bir gün elbette gelecek. Başına gelecek şeyi, geldi bil! Çünkü, ölüm kimseye vakit tâyin etmemiş ve gece veya gündüz, çabuk veya geç, yazın veya kışın gelirim dememiştir. Herkese ansızın gelir ve hiç ummadığı zamanda gelir. İşte ona hazırlanmadın ise, bundan daha çok ahmaklık olur mu?” |