"HADISLERE IHTIYAC YOKTUR" DIYENLERE BIR SORU
- Abdullah el-Necdi (31) :
Kendilerini "Hanifler" tesmiye eden ve "Bize Kur'an yeter - Hadislere ihtiyac yok" diyen zevata bir sorum olacak;
- Hadisleri de dinin bir kaynagi olarak gören geleneksel müslüman profili ile, hadisleri kaynak kabul etmeyen birinin profili, "dini pratikler acisindan" hangi noktalarda farklilasmaktadir ?
Sizler, "Hadislere ihtiyac yoktur" demek sureti ile diger müslümanlardan kendinizi ayirmakta, araya bir "fark" koymaktasiniz. Ancak, "Kur'an yeter" sözünüz, bu hali ile oldukca soyut kaldigi icin pek bir anlam ifade etmemekte ve bir slogan olmaktan öteye gidememektedir. Düsünsel bazda birseyin kabul edilip-edilmemesi yönündeki gerekceleri konusmak, ayri bir mesele. Benim bilmek istedigim; ortaya koydugunuz bu farkin bir müslümanin dini pratiklerindeki somut tezahürlerinin neler oldugu. Zira mezhebinizi ancak bu sekilde tanitabilirsiniz. Bu farklar ortaya konulmadigi taktirde, (simdiye dek oldugu gibi) yüklemi olmayan bir konudan bahsediyor olacaksiniz.
Bu soru, size, mezhebinizi tanitma firsati veriyor. Insanlari kendisine cagirdiginiz yolu aciklama imkani sunuyor. Din, hadislerden arindirdirildiginda, müslümanin (a) "hangi amelleri", (b) "ne sekilde" degismis olacak ? Ancak dikkat edin, söyleyecekleriniz, aleyhinizde delil olmasin. "Hadisleri attim" demek kolay. Bunun iktizasinin ne oldugunu bilip-bilmediginiz, vereceginiz cevaplardan görülecektir. Yolunuzu tam olarak aciklamaniz icin, "her noktayi" belirtmeniz gerekmekte. Hadislere dayali tek bir form dahi dinde birakmamalisiniz. Sonucta sirke düsmek istemezsiniz. Zira, hadis ile amel etmek size göre sirk ise, söyleyecekleriniz de "her yönden" sadece ama sadece Kur'an ayetleri ile sabit bulunmali, hadislere dayali hicbir yönü olmamali.
Hadis ulemasinca cok saglam usuller gelistirilerek ve siki kriterler uygulanarak tesbit edilmis olan sahih hadislere itibar etmiyor iseniz, saglamligi, güvenilirligi bunlar kadar olmayan-olamayan ve fakat bütün bir insanlik icin koskoca tarih kendileri üzerine bina edilmis olan vesikalari haydi haydi red ediyor olmalisiniz. Bu durumda sizin icin "bilinebilir" olan, yalniz Kur'an'in degindigi belli-basli hususlar kalmakta. Onun haricinde benimsediginiz hicbir bilgi bulunmamali. Sizce ne dört halifenin varligi sabittir, ne de tarihte dogu veya batidaki herhangi bir sahsin, olayin, devletin vs varligi. Konusma imkaniniz ne de kisitli.
"Biz onlari sadece 'din' olarak benimsemeyiz" derseniz, "Bilgiye ne tuhaf bir yaklasiminiz var" deriz. Zira, bir bilgi, sizce de ya dogrudur veya degildir. Dogru ise, onu, tarihe iliskin olmasi halinde götürüp tarihe uyguladiginiz gibi, dine iliskin olmasi halinde de götürüp dine uygulamalisiniz, ki tutarsizliga düsmeyesiniz. Dine uygulamiyor iseniz, ona "dogru bilgi" de dememek durumundasiniz.
Bu son iki paragraf sizi irite etmesin. Burada asil maksadim tenkid degildi. Maksadim; mezhebinizi, "slogan"dan ziyade, ilk defa "gercek manada" ortaya koyabilmenize imkan tanimaktir. Hadisleri atmak, din lehine "büyük bir is" ise, cevap olarak siralayacaginiz fark niteligindeki noktalarin da bir hayli cok olacagi malum. O nedenle size epey süre taniyorum. Rahat rahat akliniza geldikce ekleyebilirsiniz. Cünkü, dini bir bütün olarak bastan sona gözden gecirmeniz, geleneksel anlayistaki her bir hususa iliskin hadislerin o ameliye icin ne derece kaynak pozisyonunda bulundugunu tesbit etmeniz ve onlarin cikarilmasi ile geriye kalanin ne oldugunu dogru teshis etmeniz gerekecektir. Saymadiginiz herseyi ise, geleneksel anlayistaki bicimi ile sizin de benimsediginizi kabul edecegim. Onlar arasinda hadis ile sabit bir yönün bulunmasi, sizin de, kendinizce sirke düsmüs olmanizi gerektirecektir. Bir tek örnek; mesela abdesti, geleneksel anlayistaki bicimi ile benimsiyor, müslümanlarin aldiklari gibi abdest aliyor olsa idiniz, bu, Sünnet ile sabit bulundugu icin, sizi sizce sirke götürmüs olurdu.
( Hakkinizda kullandigim "mezhep" tabirinden haz etmedi iseniz, arzu ettiginiz herhangi bir tabiri istimal edilmis sayin )
(Bu mesaj icin "Allah razi olsun" diyen; Ebu Hureyre)
* * *
- Metin Mete (44) :
Vay vay yaziya bak sen; Iki yigit cikmis meydane ikiside divane. Alkislar bak bak birde zaman üstü zaman veriyor. Ne diyor buyrun dini Kurana göre anlat ama icinde hadis olmasin vay ne güzel soru bizde hiyardik ya hemen baslayacaktik vay vay yaziya bak. Mezhep size özgü. Bu cevaba layik olmasi icin (arayarak zorla buldugum) ugrastigim iki sözden biri. Gerisi angarya yani bizi hiyar yerine koyan necdi kardes xxxxxxxxx xxx xxxxx xxxxxxxx siz okumayin Kurani biz anlatalim degilmi ? Cünki sadece bize emr ? Siz oturun kös kös hic bir soru sormadan veya aciklama yapmadan anlat bakalim edasiyla vay anasini !!!!!
Vallahi bulmussunuz kerizi yazsin öylemi af edersin ama kendini bilmeyene verilecek tek cevap Kendini bil kendini bilmez isen patlatirlar enseni. Hatta bu bana dahi kalmaz Allahin Kitabina yaptigin bu saygisizligi
Allah nasil af eder bilmem tövbe etmez isen. Cevaba deger ikinci kelimen Abdest;
Kuranin Abdesti;
5/6 - Ey iman edenler! SALAT/Namaz için kaltığınız zaman, yüzlerinizi ve dirseklere kadar (
مرفق) ellerinizi yıkayın . Ve baş (رأس)larınızı , Ve ayak(رجْل )larınızı topuk (عَقِب)larınıza kadar mesh(edin) . Cünüp (oldu) iseniz taharetlenin. Hasta/Rahatsız olduysanız, yada seferde/yolculukta iseniz, yada gaytadan gelmiş iseniz yada kadınlara dokunmuş iseniz, su bulamamış iseniz, hoş(na-hoşluk barındırmayan) bir toprağa teyemmüm edin. Yüzlerinizi ve kollarınız dahil ellerinizi onunla meshedin.
Allah size bir güçlük çıkarmak istemiyor, velakin, sizi tahir(pisliklerden arındırmak)etmek ve şükredesiniz diye de üzerinizdeki nimetini tamamlamayı diliyor.
Gelenegin Abdesti;
1) Önce kollar dirseklerin yukarısına kadar sıvanır, sonra "Niyet ettim
Allah rızası için abdest almaya" diye niyet edilir. Ve"Eûzü billahi mineşşey-tanirracîm, Bismillahirrahmanirrahîm" okunur.
2)Eller bileklere kadar üç kere yıkanır. Parmak aralarının yıkanmasına dikkat edilir. Parmaklarda yüzük varsa oynatılıp altının yıkanması sağlanır.
3) Sağ avuç ile ağıza üç kere ayrı ayrı su alınıp her defasında iyice çalkalanır.
4)Sağ avuç ile buruna üç kere ayrı ayrı su çekilir.
5) Sol el ile sümkürülerek burun temizlenir.
6) Alında saçların bittiği yerden itibaren kulakların yumuşağına ve çene altına kadar yüzün her tarafı üç kere yıkanır.
7) Sağ kol dirseklerle beraber üç kere yıkanır. Yıkarken kolun her tarafı, kuru bir yer kalmayacak şekilde iyice ovulur.
8) Sol kol dirseklerle beraber üç kere yıkanır.
Yıkarken kolun her tarafı, kuru bir yer kalmayacak şekilde iyice ovulur.
9)Eller yeni bir su ile ıslatılır. Sağ elin içi ve parmaklar başın üzerine konularak bir kere meshedilir.
10)Eller ıslatılarak sağ elin şehadet parmağı ile sağ kulağın içi, baş parmağı ile de kulağın dışı; sol elin şehadet parmağı ile sol kulağın içi, baş parmağı ile de kulağın arkası meshedilir.
11)Elleri yeniden ıslatmaya gerek olmadan geriye kalan üçer parmağın dışı ile de boyun meshedilir.
12)Sağ ayak üç kere topuklarla beraber yıkanır. Yıkamaya sağ parmak uçlarından başlanır ve parmak araları iyice temizlenir.
13)Sol ayak üç kere topuklarla beraber yıkanır. Yıkamaya sağ parmak uçlarından başlanır ve parmak araları iyice temizlenir.
Son uyari; Oruçlu değilse abdest aldığı sudan biraz içip, kıbleye karşı durup kelime-i şehadet getirmeli, duâları ve Kadr Sûresi okunmalıdır. Abdest alırken suyu fazla açmamak, duâların haricinde konuşmamak lazımdır.
Yukarida Kuranin Abdesi ile sizin abdesiniz arasindakileri yazdim ama ne yazikki sizin gelenekten bize gecenmi desem bir kac sey var simdi sirkmi acaba? Yani durmadan dedigin varya sakin hadislerden almayin diye ? Simdi düsünüyorum kazami cevirsem acaba Allahin emr ettigi abdesi ? Vay nasil etsek nasil yapsakta sizden Allahin Kitabina gecen bu durumu düzeltsek acaba vay be
Allah mi yanildida ayetinde yanlis verdi ben ne yaparim HanifMüslimler ne yapar simdi Vay benim basima gelene bakin siz...
Insan bir soru sorarken önce ardamarini kontrol etmeli acaba catlakmi diye?
* * *
- Ebu Hureyre (?) :
Su içmeyi, namaza durmayı, namaz adabını, tuvalate girme çıkma adabını, yemek yeme adabını sünnetlerini hadislere hiç girmeden anlat bakalım.
"Kur'an yeter", kur'an sizin gibi münafıkları ateşe yollamaya yeter ancak. Kur'an'ı hegomonyalarına almışlar göya, Yüce Rabbim, PEYGAMBERİNİN VE ONDAN BİLDİRİLENLERİ GÖZ ARDI EDEN, ONA, SÖZLERİNE, YAŞANTISININ MANASI VE UYGULAMALARINA SIRT ÇEVİREN BU İNSANLARA AKIL VE FİKİR VER.
(Bu mesaj icin "Allah razi olsun" diyen; Abdullah el-Necdi)
* * *
- Metin Mete (44) :
Ebu Hureyre'den Alinti :
"Su içmeyi, namaza durmayı, namaz adabını, tuvalate girme çıkma adabını, yemek yeme adabını sünnetlerini hadislere hiç girmeden anlat bakalım.
"Kur'an yeter", kur'an sizin gibi münafıkları ateşe yollamaya yeter ancak. Kur'an'ı hegomonyalarına almışlar göya, Yüce Rabbim, PEYGAMBERİNİN VE ONDAN BİLDİRİLENLERİ GÖZ ARDI EDEN, ONA, SÖZLERİNE, YAŞANTISININ MANASI VE UYGULAMALARINA SIRT ÇEVİREN BU İNSANLARA AKIL VE FİKİR VER."
Anlayisa bak hizaya gel. Vay be zaten kullandigin nikten belli adabi anlatman. Bak kardes yazarken batiyorsun. Biz böyle adab madapla ugrasmiyoruz.
Allah ne dediyse onu yapiyoruz. Eger cok merak ediyorsan kendin oku cokmu korkuyorsun Kuran okumaktan ? Ha sana tesekkür savuran o adama söylede hele su abdesteki calmayi
Allah mi yapmis gelenekmi yapmis bir söyleyi versin. Hadissiz abdes olmaz diyen arkadasimiz nasil bir cevap verecek ? Abdes Kuranda yok deyip camura batan acaba ne diyecek ? Her halde iki kelimelik birdelikligi
Allah caldi diyecek...
* * *
- Abdullah el-Necdi (31) :
Metin Mete kardes,
öfkeniz gectigi zaman, sunu bir zahmet serinkanlilikla okuyun;
Sorumu, hicbir ard niyetle ve sizi kizdirmak amacli sormadim. Bu kadar tepki göstermenizi gerektirecek birsey oldugu kanaatinde degilim. Sizin yerinizde olsam, durusumu, görüsümü, mezhebimi tafsilati ile aciklama vesilesi dogdu diye sevinir, dahasi, size mütesekkir olurdum. Bu öfke patlamasina inanin bir anlam veremedim.
Kendinize özgü bir din anlayisi ile cikiyorsunuz ortaya. Insanlari ona davet ediyor, dogrunun o oldugunu söylüyorsunuz. Bu durumda mezhebinizi, özür dilerim, görüsünüzü insanlara tafsilati ile anlatmak, o görüsün sahibi olarak sizin isinizdir. Ben de size bu noktada bir kolaylik saglamak, yardimci olmak babinda vesile ittihaz edebileceginiz bir soru sordum sadece. Lütfen sinirlerinize hakim olun.
Sorum, aynen gecerlidir. Fakat kimse sizi cevap vermeye zorlamiyor. Zaten adinizi zikrederek birsey söylemis de degilim. Kendinizi baski altinda hissetmeyin bence.
Bakin, hadisleri dinin kaynaklarindan sayan ile saymayanin "abdest" noktasindaki farklilasmasina (tam olmasa da) bir aciklik getirmissiniz. Bence gayet iyi gitmekteyiz. Amacim, bu anlayisin somut olarak ne demek oldugunu ögrenmekten, nasil bir din ortaya cikaracagini görmekten baskasi degil.
(Bu mesaj icin "Allah razi olsun" diyen; Ebu Hureyre)
* * *
- Ebu Zerr (29) :
Aslında konuya müdahil olmak istemiyordum...
Metin Mete ağabey ile münakaşa etmek istemiyorum...
Kendisine bir soru soracağım sadece...
Abdest ile ilgili ayette ayaklarınızı mesh edin diye bir şey geçmemektedir...
Esasen ayet ayaklarınızı da diye devam eder...
Başlarınızı mesh edin topuklara kadar ayaklarınızı da (mesh mi edin yıkayın mı) ?
Oysa ayaklarınızı da muaallakta, ne olacak, mesh edileceğinin hükmüne nasıl varacağız ?
bi rûsikum daki bi nereye atf olacak, bunu neyle bileceğiz ?
(Bu mesaj icin "Allah razi olsun" diyen; Ebu Hureyre)
* * *
- Ebu Hureyre (?) :
Vallahi kendisine karşı çıktığımızda "Tıpkı peygamberlere yapılan hakaretler gibi bana tutumunuz" diyerek kendisini o mertebede gören, bizi ise "firavun" a benzeten, İbni Abidin'den hadis söyleyince "Alın ibni abidininizi bana ne" gibi bir tutum sergileyen bir ruh hastası var karşımda. Kur'an ı okudum elhamdüillah bunun yanı sıra çok değerli tasavvuf eserleri de okudum hala okumaktayım. Ha sorarsan zerre kadar bilgi toplayamadım bu engin denizden belki, bilemiyoruz, göremiyoruz. Fakat sapkınlıkları tespit edebiliyorum çok şükür.
"Adabla, madabla işimiz yok" dediğine bak. "Fikre bak hizaya gel" gibi çocukça çıkışlar yapacağına adam gibi cevap ver, KUR'AN DA YER ALMAYAN VE PEYGAMBER EFENDİMİZ HZ.MUHAMMED (SAV)'DEN ÖĞRENEBİLDİĞİMİZ, HADİSLERLE ANLAYIP KAVRAYABİLDİĞİMİZ BU VE BUNUN GİBİ BİNLERCE EYLEMİN HİKMETİNİ, ADABINI, KURALINI, DÜZENİNİ, SAHİH YAPILIŞINI NASIL ÖĞRENECEKTİK ? Daha önce de abdest konusunda örnek vermiştim "banane parmak aralarımdan sadece elini yıka diyor kur'an" gibi bir cevabınız olmuştu. Buyrun yanıtlayın...
* * *
- Metin Mete (44) :
Abdullah el-Necdi'ye :
Sordugunu söyledigin soru yok ortada iste bu nedenle sana ardamarini kontrol et dedim,Böyle soru olmaz kardesim ancak Dini rukunlari usulünce sorulur ama sen anlat bakalim.ne firsati biz kendimizi zaten istedigimiz gibi ifa ederizde su yetki sahipleri isin icine karismasa daha güzel olacak.Yaziyin icindeki iki anlasilira ise cevabimizi verdik.Ama bu sekilde soruya yönelene verecegim cevap yukardakini degistirmez daha agir olabilir.Soru yok o yazinin icindeki?Sen söyle bakalim Kildiginiz sünnet namazi Hangi Kuran ayetinde var?Erkeklere yapilan sünnet hangi ayetle delili,Hangi ayetin birinde Kavuk(Sarik) takmak sarti var hangi ayetle kadinlari remc edilmesi yasalasti,Kim koydu bu sakal davasini(Acaba Ebu Cehil sakalsizmiydi)sakin bana inanmadigimi getirme cünki ben zaten kabul etmiyorum ama bak ben sana sadece sorunda yönelttigin tek soru diyeyim Abdesdte sadece ve sadece seninde iman ettigim dedigin Kurandan verdim...
Ebu Zerr'e :
Anlayisin böylesini ilk senden duydum,Her neyse simdi sorumu basa aliyorum,Allahmi caldi yoksa Gelenekmi?Eger bu konuda soru soracaksan önce buna cevap vereceksin Ebu Zerr,.
Not;Seni kirmadan iki kelime ile;" Başlarınızı mesh edin topuklara kadar ayaklarınızı da"Acaba bu sözden normal bir insan ne anlar?Eger muallakta kalir diyorsan senin adina cok üzülüyorum Ebu Zerr kardesim.Lütfen en kisa zamanda kendini toplarsin.Bana gelince ben Mest ediyorum.Bunu niyemi söyledim Bazi akli havadaki kisilerin Yalancilikla sucladiklari biri olarak en azindan sen bil,Cünki bilenler dahi olmadik herze uydurmada bir numaraya kosuyorlar ne yazikki ayetlerin söylediklerinede muhattab olduklarini bilmeden...
Ebu Hureyre'ye :
Resul/Resullere karsi cikan Ehli Kafirin yaptiklariyla kendi yaptiklarina bir bak?Burada ettigin iddia tamamen Allahin Kitabini eksik ilandir bunu anlamayacak kadar dar düsünmene üzüldüm...
* * *
- Abdullah el-Necdi (31) :
Mete Mete kardes,
yolunuzu tam olarak ortaya koymak, onu serh etmek, somutlastirmak imkanini size sunan bu güzel vesileyi firsat ittihaz etmiyor ve slogancilik ile iktifa etmekte karar kiliyorsunuz demek. Hayirlisi olsun. Ama ben, sunu sormadan gecemeyecegim;
Sünnet'i red eden birinin namazi nasildir ?
Zira Kur'an, namazi emretmekte fakat seklini bildirmemektedir. Sekli, Sünnet ile sabittir. Rükusuz-secdesiz bir namaz nasil oluyor ?
(Bu mesaj icin "Allah razi olsun" diyen; Ebu Hureyre)
* * *
- Metin Mete (44) :
Bizim sloganimizi belirleyen tek Gercek Kurandir;O nedenle Kuranin disinde Sapiklik vardir...
Iste yine Kurana eksiklik izafe eden bir sersenis Isiniz allaha kalmistir?Sadece ayetlerle yazayim bakalim Rükusuzmudur bu namaz yoksa secdesizmidir yoksa kiyamsizmidir;
2/3 Onlar ki gayba inanırlar. Namazı kılarlar (salayı ikame ederler) ve kendilerine rızk olarak verdiğimiz şeylerden de infak ederler.
6/72 Ve namaz kılın (Salayı ikama edin), ve O'ndan ittika ediniz/korkunuz, ve O, ki, huzurunda haşrolunacağınız O'dur.
2/110 Namazı kılın (Salayı ikame edin), zekâtı verin, kendi hesabınıza önceden gönderdiğiniz her iyiliği
Allah katında bulursunuz. Hiç şüphesiz
Allah yaptıklarınızı görür.
21/73 Onları, emrimiz uyarınca doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı, zekât vermeyi vahyettik. Onlar, daima bize ibadet eden kimselerdi.
2/43 Ve namazı kılınız (salayı ikame edin), zekâtı da veriniz ve rüku' edenler ile beraber rüku' ediniz.
5/55 Sizin velîniz ancak Allah'tır. Ve O'nun Resulüdür ve imân edenlerdir. O imân edenler ki, namazı kılarlar (salayı ikame ederler) ve zekâtı verirler ve onlar rükua varanlardır.
Burdakiler siiriyle namaz kilmayanlar olarak bizi lanse eden RadikalIslamadir...
3/43 Ey Meryem! Rabbine ibadet et; secde et ve rüku edenlerle birlikte rüku et.
9/112 Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, (İslam uğrunda) seyahat edenler, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredenler, kötülükten sakındıranlar ve Allah'ın koyduğu sınırları gözetenlerdir. Mü'minleri müjdele!
22/77 Ey iman edenler; rüku edin, secde edin, Rabb'inize kulluk edin ve hayırlı fiiller işleyin ki kurtuluşa eresiniz.
25/64 Ve onlar ki Rableri için secde edenler ve kıyamda bulunanlar olarak gecelerler.
48/29 Muhammed Allah'ın elçisidir. Onun beraberinde bulunanlar, inkarcılara karşı sert, birbirlerine merhametlidirler. Onları rükua varırken, secde ederken, Allah'tan lütuf ve hoşnutluk dilerken görürsün. Onlar, yüzlerindeki secde izi ile tanınırlar. İşte bu, onların Tevrat'ta anlatılan vasıflarıdır. İncil'de de şöyle vasıflandırılmışlardı: Filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş, ekincilerin hoşuna giden ekin gibidirler.
Allah böylece bunları çoğaltıp kuvvetlendirmekle inkarcıları öfkelendirir.
Allah, inanıp yararlı işler işleyenlere, bağışlama ve büyük ecir vaat etmiştir.
Allahin Kitabini seninde yaptigin gibi eksik olarak lanse edenlere Ithaf olunur ve sizden beri oldugumdan dolayi Alemlerin Rabbi olan Sahibimiz ve Efendimize Hamdü senalar olsun..Anla be dostum Allahin Kitabi tamdir eksikten Münezzehtir Allahtan korkunda böyle ithamlardan uzaklasin yoksa sonunuzdan endise icindeyim.Allahtan af dileyin...
* * *
- Abdullah el-Necdi (31) :
Metin Mete kardes,
bununla simdi sorumu cevaplamis mi oldunuz ?
Ömürsünüz.
Isimleri degil, sekilleri soruyorum. Kiyamin ismi degil sekli Kur'an'in neresinde ? Rükunun-secdenin isimleri degil, sekilleri Kur'an'in neresinde ? Bunlar Sünnet ile sabit olmasa idi, ben Allah'in "rüku" demesinden, "secde" demesinden ne anlayacaktim ?
(Bu mesaj icin "Allah razi olsun" diyen; Ebu Hureyre)
* * *
- Metin Mete (44) :
Sen anlamazsin dogru cünki sen secdeye dendigi zaman amut anlarsin ama hic akil etmezsin sözlük anlami nedir?Illaki resimmi gerekiyor anlaman icin?Sana su ic dendiginde kulaginami dayiyorsun?Ama Alemlerin Rabbi bosuna demiyor Yunus 100.Sana sorduklarimi neden es geciyorsun geriye dön bir bak bakalim neler sormusum?Sen saniyormusunki Allahin Resulü Muhammed geldiginde Salati Ikame bilinmiyordu?Mesela Resul zamanindaki Risaletten önceki Hanifler;Zeyd bin Amr, Ubeydullah Cahş, Osman bin Huveyris ve Varak bin Nevfel'dir.Iste bu noktadan bir geriye dönüs yap Nasil önceki yazimda hadis dinindeki abdest deki benzerlikle Kurandaki Namazi biraz olsun incele bak neler cikacak karsina,Ama anlayisini yinede ben Yunus 100 olarak algiladim...Tövbe ediniz sonu hayir degildir bu gidisin...
* * *
- Ebu Zerr (29) :
Metin Mete ağabey, "Başlarınızı mesh edin topuklara kadar ayaklarınızı da" ayetinden anlaşılan, elbette mesh edindir, buna ise meal müçtehitliği denir ki kesinlikle isabetli değildir, hatta örnek verdiğim meal dahi tam karşılığı değildir. (Ayl mesti konusu ayrı, orada şazz da olsa görüşler var, bunu tartışmam, mesh edene karışmam, yanlış yapıyorsun demem, meselemiz bir usulün anlaşılması) bi rûsikum ayetinde ki bi nereye atf olunur diye sordum, eğer mesh'e atf olunur diyorsanız, bunun delili nedir, ayrıca usulen sabittir ki bi kıyamaya atf edilir ki ayaklarınızı yıkayınız, hadi bi'yi mesh'e atfettiniz, usul koydunuz, o zaman Tevbe 3 ayetinde ki edatın atfında ne yapacağız, usulünüze göre tevbe 3'ten çıkan mana şudur:
Allah, rasulü ve müşriklerden uzaktır. Orada da be edatı var, hemen yanı başına atfetmeniz gerekir ki çıkan mananın abes olduğu aşikardır,
Allah, rasulünü ve müşrikleri aynı safa koymuş ve beri olduğunu söylemiştir. Oysa mana açıktır,
Allah ve rasulü müşriklerden beridir...
* * *
- Abdullah el-Necdi (31) :
Metin Mete kardes,
din, kendi istilahini olusturmus, terimlere semantik bir müdahale ile teknik manalar vermistir. Dinin kimi kavramlari, cahiliyye araplarinca dahi bir anlam ifade etmekte idi. Islam, bunlari yeniden tanimlamis, belli formlara sokmustur. Cahiliyye müsrikleri de kendilerince "namaz" kilar, "dua" eder, "hacc" ederlerdi. Bu kavramlar, onlarin hic isitmedikleri seyler olmayip, müsriklerce de anlamlari vardi. Ancak müslümanin namazi, duasi, hacci vs, Hz.Peygamber'in gösterdigi sekilde olmak durumundadir, ki islami olsun. Dolayisi ile, "su" ile getirdiginiz örnegin tutarli bir yani yoktur. Ayrica; dinde sözlüge itibar edip, hadislere itibar etmemek, ne tuhaf bir mantik. Namazi müslümanlar gibi kilan, bunun farkindadir veya degildir, Sünnet'e istinaden bu sekilde kilmaktadir.
"Secde, rüku, kiyam" gibi isimlerin Kur'an'da geciyor olmasi ve bunlarin sözlük anlamlari, bir müslümanin ibadetinde ne sekilde tezahür etmeleri gerektigi hakkinda bir bilgi vermemektedir. Sekillerinde böyle oldugu gibi, adetlerinde dahi böyledir. Bir namazda kac defa rükua gidilmesi, kac defa secde edilmesi gerektigi, bunlarin hangi siralamaya göre olacagi, Kur'an'in neresinde belirtilmekte ? Sözlük anlamlari, bunlarin sayilarini ve siralamadaki yerlerini de bildirmekte midir ?
Her firsatta Kur'an'in "herseyi" acikladigindan dem vuran siz, bu noktalarda neden "sözlüge" gönderme yapma ihtiyaci hissettiniz ? Secde, rüku, kiyam gibi isimleri Kur'an'da buldugunuz gibi, onlarin islami olan sekillerini, adetlerini ve de siralamadaki yerlerini de Kur'an'da gösterse idiniz ya ?
Bu soruma da kayda deger bir yanit maalesef alamadim. Anliyorum ki, "Kur'an Yeter - Sünnet'e Gerek Yok" sözü, hicbir kiymet-i harbiyyesi bulunmayan bos bir slogan. Sloganlarin degil, gercegin arkasindan gitmenizi tavsiye ediyorum.
* * *
- Metin Mete (44) :
Ebu Zerr'e :
Hayret Ebu Zerr bu meal kime aid ?
9:3 Waathanun mina Allahiwarasoolihi ila alnnasi yawma alhajjial-akbari anna Allaha baree-on mina almushrikeenawarasooluhu fa-in tubtum fahuwa khayrun lakum wa-in tawallaytumfaiAAlamoo annakum ghayru muAAjizee Allahiwabashshiri allatheena kafaroo biAAathabin aleemin
Bak simdi bir meal sana
3- Ve büyük Hacc (Hacc-ı Ekber) günü, Allah'tan ve Resûlü nden insanlara bir duyuru: Kesin olarak
Allah, müşriklerden uzaktır, O'nun Resûlü de Eğer tevbe ederseniz bu sizin için daha hayırlıdır; yok eğer yüz çevirirseniz, bilin ki Allah'ı elbette aciz bırakacak değilsiniz. İnkar edenleri acı bir azapla müjdele.
Ali Bulac...
3. Hacc-ı ekber gününde1,
Allah ve Resûlünden bütün insanlara bir bildiridir:
Allah ve Resûlü, Allah'a ortak koşanlardan uzaktır. Eğer tövbe ederseniz, bu sizin için hayırlıdır. Ama yüz çevirirseniz, şunu iyi bilin ki, siz Allah'ı âciz bırakabilecek değilsiniz. İnkârcılara, elem dolu bir azabı müjdele!
Diyanet... Acaba buradakiler her neyse sen bir de hele kime aid bu meal ?
Sonrasinda devam edelim....
Abdullah el-Necdi'ye:
Sizi anlamakta güclük cekmiyorum. Siz öylesinizki
Allah kalkin yikanin dediginde nasil diye sorarsiniz.
Allah ayetiyle;
2:104 İnananlar! "Raina (bize çobanlık et)," demeyin; "Unzurna (bizi gözet)," deyin ve dinleyin. İnkarcılar için acı bir azap var.
Uyarmasina ragmen.bilinen bir seyi yeniden kesfetmeye ugrasmak. Eger birazcik arastirmaci olsan su forumda daha önce actigim iki konu varki sana tam olarak o gördügün izafe dedigin kavramlarin ne kadar güncel kullanilan oldugunu görürdün. Allah'im kolaylik versin. Ugrasmadan, pis agzima düs oldugu sürece sorulariniz benim icin oldukca izafe kalmaktadir. Yunus 100...
* * *
- Abdullah el-Necdi (31) :
Metin Mete kardes,
yanlis anlamayin. Sadece tutarsizliklariniza dikkat cektim. O da size yardimci olmak amacli.
Siz namazlarinizi kac rek'at kilmaktasiniz ? Neden rek'atlari belirli bir sayi ile tahdit ediyorsunuz da, bunu eksiltmiyor veya arttirmiyorsunuz ? Kiyamdan sonra neden rükua egilmeden secde etmiyorsunuz ? Bu siralamanin kaynagi nedir ? Bunlar malumdur evet. Ama Sünnet ile malumdur.
Namazin rükünlerinin, ne seklini, ne sayisini, ne de siralamasini Kur'an'da gösteremediginiz icin, actigimiz bu konudan cikan sonucu ilan edelim;
- "Sünnet'siz Namaz Kilinamaz !"
- "Sünnet'siz Din Olmaz !"
* * *
- Kurumus Coraklar (36) :
arkadaşlar , kardeşlerim bu yaptığınız yanlızca cedelleşmedir bir birinize mesaj veremiyeceğiniz tartışmalardan kaçının , çünkü birbirinize yaklaşımınız zaten sabit bir fikir ile yaklaşılıyor o yüzden bu tür tartışmalar ne sizlere nede müslümanlara bir fayda sağlar siz bırakın bu tartışmalarıda müslümanlara faydalı olacak bir hayır işleyin... en azından yeni gelen kardeşlerin kafasını karıştıracak konulardan uzak kalmanızı tavsiye ediyorum bir kardeşiniz olarak.
en azından bu tür konular real hayatta karşılıklı konuşulacak konular sanal ortamda bu tür konularda ifade etmek biraz zor oluyor o yüzden sürüp gidiyor sonucu olmadan.
(Bu mesaj icin "Allah razi olsun" diyen; Talha)
* * *
- Abdullah el-Necdi (31) :
Sevgili Kurumus Coraklar kardes,
iyi niyetine saygi duyuyor, ama söyledigine tam olarak katilmiyorum. Yeni gelen kardeslerin kafalari, "Sünnet Gereksiz" diyenlerce epey bir zamandir karistirilmakta zaten. Münkerin nehyi de, dini bir zorunluluk. O halde bu batil görüsün tutarsizligina deginmek degil, bence deginmemek suc olur. Sonuc ise, yazilanlar okundugunda ayan-beyan ortadadir. Sen müsterih ol.
(Bu mesaj icin "Allah razi olsun" diyen; Bekir)
* * *
- Metin Mete (44) :
Abdullah el-Necdi'ye :
Abdullah el-Necdi'den Alinti :
"Metin Mete kardes,
yanlis anlamayin. Sadece tutarsizliklariniza dikkat cektim. O da size yardimci olmak amacli.
Siz namazlarinizi kac rek'at kilmaktasiniz ? Neden rek'atlari belirli bir sayi ile tahdit ediyorsunuz da, bunu eksiltmiyor veya arttirmiyorsunuz ? Kiyamdan sonra neden rükua egilmeden secde etmiyorsunuz ? Bu siralamanin kaynagi nedir ? Bunlar malumdur evet. Ama Sünnet ile malumdur.
Namazin rükünlerinin, ne seklini, ne sayisini, ne de siralamasini Kur'an'da gösteremediginiz icin, actigimiz bu konudan cikan sonucu ilan edelim;
- "Sünnet'siz Namaz Kilinamaz !"
- "Sünnet'siz Din Olmaz !"
Birincisi neden artiralim bizim sizin gibi Tagutumuzmu var ? Iste cehaletin en güzel örnegi sizin bu sergilediginiz. Rukua dan sonra niye secde degil öyle mi ?
Allah islah eylesin baska ne diyeyim size.. Hadislerin disinda bu bilgilerin oldugunu Ben sana isbat edersem birakacakmisin Tagutlarini yoksa bosa kürek cekmeyelim ne dersin ? Yani önce bir is icin ugrasiyorsak ikna olmaya söz vermeniz gerekki bizde bosuna cabalamayalim degilmi ?
Kurumus Coraklar'a :
Sizce kardes Allahin ayetleri kimin kafasini karistirir ? Ben acik sekilde ayetlerin tam oldugunda israrliyim yani Allaha böyle bir seyi asla iftira etmem.O nedenle kardesin kafasina oldugunu islemek istiyorum, yoksa ugrasmaya degmez yani insandir beyyine vermekle mükellefiz degilmi....
* * *
- Kurumus Coraklar (36) :
buyrun efendim buyrun inşALLAH bizler sizleri takip ediyoruz inşALLAH sonu güzel yere bağlanır birbirimizin kalbini kırmadan güzel bir sohbet bekliyoruz efendim.
(Bu mesaj icin "Allah razi olsun" diyen; Talha)
* * *
- Ebu Hureyre (?) :
sevgili kurumuş çoraklar, madem bu tür konular sanal ortamda konuşulunca hiç sonuç vermeden sürüp gidiyor ve real hayatta konuşulması lazım, öyleyse "bu tür konularla" dolu ve hatta tek amacı bu olan sitemiz kapansın mı ? böyle bir mantığı kabul etmem mümkün değildir.
sevgi ve dualarımızla...
* * *
- Ebu Zerr (29) :
Metin Mete ağabey ortada bir meal yok, fasid bir usulün, fasid bir neticesi var, soruma lütfen dikkat edin:
"Başlarınızı mesh edin topuklara kadar ayaklarınızı da" ayetinden anlaşılan, elbette mesh edindir, buna ise meal müçtehitliği denir ki kesinlikle isabetli değildir, hatta örnek verdiğim meal dahi tam karşılığı değildir. (Ayak mesti konusu ayrı, orada şazz da olsa görüşler var, bunu tartışmam, mesh edene karışmam, yanlış yapıyorsun demem, meselemiz bir usulün anlaşılması)
bi rûsikum ayetinde ki bi nereye atf olunur diye sordum,
eğer mesh'e atf olunur diyorsanız, bunun delili nedir,
ayrıca usulen sabittir ki bi yıkamaya atf edilir, ayaklarınızı yıkayınız,
hadi bi'yi mesh'e atfettiniz, usul koydunuz,
o zaman Tevbe 3 ayetinde ki edatın atfında ne yapacağız,
usulünüze göre tevbe 3'ten çıkan mana şudur:
Allah, rasulü ve müşriklerden uzaktır. Orada da be edatı var, hemen yanı başına atfetmeniz gerekir ki çıkan mananın abes olduğu aşikardır,
Allah, rasulünü ve müşrikleri aynı safa koymuş ve beri olduğunu söylemiştir. Oysa mana açıktır,
Allah ve rasulü müşriklerden beridir...
Yani ağabey devam edebilmemiz için sorumu iyi etüd etmeniz gerekir...
öyle bir meal zaten yok, usul var, abdest ayetindeki edatı hemen yanı başına atfederseniz, aynı atfı tevbe ayetinde de yapmanız gerekir ki o zaman mana fasid olur, mesele usul ile ilgilidir...
* * *
- Kurumus Coraklar (36) :
Ebu Hureyre'den Alinti :
"sevgili kurumuş çoraklar, madem bu tür konular sanal ortamda konuşulunca hiç sonuç vermeden sürüp gidiyor ve real hayatta konuşulması lazım, öyleyse "bu tür konularla" dolu ve hatta tek amacı bu olan sitemiz kapansın mı ? böyle bir mantığı kabul etmem mümkün değildir."
yok kardeşim bu tür konular tabiki tartışılsın konuşulsun ama bu tür meseleler sanal ortamda pek sonuç vermiyor ki sanal ortamda kendimizi ifade ederken zorlanıyoruz ben yaklaşık 5 sene hiç ara vermeden forumlarda bu tür meselelerin içinden çıktığını görmedim ama inşALLAH karşılıklı bu konunun burada güzel bir uslup içersinde hallolurda ben mahcup olurum.
hiç sevmediğim konuda yanlış anlaşılmamdır inşALLAH beni yanlış anlamazsınız.
* * *
- Metin Mete (44) :
Ebu Zerr'e :
Yani acik bir dil ile yazilmis ayet;
ennallahe berıüm minel müşrikıne ve rasulüh;ALLAH Müsriklerden uzaktır, elçisi de...
Daha nasil bir aciklama istersin Ebu Zerr,Yani bu anlasilmayacak bir kelimemiki bunu örnek gösteriyorsun?Sen yikiyorsun bizde diyoruzki yikanmaz cünki emr sivazlamaktir,eger yikiyorsan emre itaat etmedigin cikar ortaya.Bu kadar basit bir olaya demogoji yapmaya ne lüzum var?
* * *
- Casus (24) :
kardeşim kimse zaten ayetlere itiraz ettigide yok eger itiraz ediliyorsa zaten dinden çıkmış olur yani kafir olur kardeşlerimiz kuranın ayetlerini peygamber yorumlamıştır diyor egerki bir kitap indirdiyse o kitabı açıklayıcı peygamberlerde indirmiştir yani insanlara ögretsin açıklasın diye kuran zaten bu konuda açık ve net söylüyor
Peygamber size neyi verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa da ondan kaçının.) [Haşr 7 Bir âyet-i kerime meali: (Size, âyetlerimizi okuyacak, sizi her kötülükten arıtacak, size kitabı ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek aranızdan, bir resul gönderdik.) [Bekara 151]
Kur’an-ı kerim açıklamasız öğrenilseydi, Peygamber efendimize, (tebliğ et yeter) denilirdi, ayrıca (açıkla) denmezdi. Halbuki, açıklanması da emredilmiştir. İki ayet meali şöyledir:
(Kur’anı insanlara açıklayasın diye sana indirdik.) [Nahl 44]
(Biz bu Kitabı, hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklayasın ve iman eden bir kavme de hidayet ve rahmet olsun diye sana indirdik.) [Nahl 64]
Bu âyet-i kerimeler, açıklamayı gerektiren âyetlerin bulunduğunu gösterdiği gibi, bunu açıklamaya Resulullah efendimizin yetkisi olduğunu da göstermektedir. Kur’an-ı kerimde her bilgi açık değildir. Peygamber efendimiz bunları vahiy ile öğrenmiş ve ümmetine bildirmiştir. İki hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Bana Kur’anın misli kadar daha hüküm verildi.) [İ. Ahmed]
(Cebrail aleyhisselam, Kur’an ile beraber açıklaması olan sünneti de getirdi.) [Darimi
bizim demek istedigimiz de budur yani kuran ayetleri inerken onunla beraber açıklamasıda inerdi ben ayetsiz hiç bir şey demiyorum metin abi bu konudada birdaha tartışmak istemiyorum
1- "Peygamber size verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının". "size ne yasakladıysa" ifadesinden, haramlık bildiren bir nehiy anlaşıldığına göre "size ne verdiyse" ifadesinde de emirleri anlaşılmaktadır.
2- Peygambere itaat etmenin ve ona tabi olmanın farz olduğunu ifade eden bir çok ayeti kerime mevcuttur. "Biz her türlü peygamberi Allah'ın izniyle ancak kendisine itaat edilmesi için gönderdik" (nisa-64) Burada peygambere itaat, peygamberliğin gayesi olarak gösterilmiştir. Binaenaleyh efendimiz (s.a.v.) sözleri ve fiilleri zorunlu olarak delil olacaktır.
3- "De ki eğer Allah'ı seviyorsanız, bana tabi olunuz ki,
Allah da sizi sevsin." (ali imran -31) Bu ayeti kerime Rasulü Ekrem (s.a.v.)'in bütün sünnetlerinin, söz, fiil, takrir ve ictihadlarının son derece kati birer hüccet oldukları konusunda apaçık bir delildir. Buna göre, her kim peygamberin (s.a.v.) sünnetine tabi olursa, en yüce mertebeye ulaşacaktır. Zira Allah'ın rızasını ve sevgisini kazanmanın tek yolu, efendimize tabi olmaktan geçmektedir.
4- "Namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Rasulüne itaat edin" (mucadele -13) "Namazı kılın, zekatı verin, peygambere itaat ediniz ki merhamet göresiniz". (nur- 56) Her iki ayette de peygambere itaat namaz ve zekat derecesinde bir hüküm olarak yer almıştır. Namaz ve zekat nasıl farzsa peygambere itaat de öylece farzdır.
5- "De ki, işte bu, benim yolumdur. Ben Allah'a çağırıyorum. Ben ve bana tabi olanlar aydınlık bir yol (basiret) üzereyiz." (yusuf-108) Bu ayetten şunlar anlaşılmaktadır.
a- Bu getirdiklerim benim ve bana tabi olanların yoludur.
b- Ben ve bana tabi olanlar Allah'a davet ediyoruz.
c- Ben ve bana tabi olanlar aydınlık bir yol üzereyiz. Buna göre sünnet, apaçık bir delildir. Aksi takdirde ona tabi olmayanların başkalarını hakka davet gibi bir hak ve salahiyetleri yoktur.
6- "O kimseler ki, Nebiyyi Ümmi olan Rasüle tabi olurlar. O Nebi ki, Tevrat'ta ve incil'de yazılı bulduklarıdır. İşte o peygamber onlara iyiliği emreder, onları kötülükten meneder. Onlara temiz ve güzel şeyleri helal, pis ve zararlı şeyleri haram kılar ve üzerindeki ağırlıkları, sırtlarındaki bağları kaldırır(yani hata ile adam öldürmek kısas icrasını, günah işleyen azaların, pislik değen elbisenin kesilmesi gibi ağır teklifleri). O peygambere inanıp ona saygı gösteren, yardım eden ve onunla birlikte gönderilen Nur'a tabi olanlar var ya , işte onlar kurtuluşa erenlerdir." (araf-157)
Ayette onun helal ve haram kıldığı şeylerden bahsediliyor, bu onun sünneti değil de ya nedir? Çünkü o "Bana biliniz ki, Kitabın misli gibi bir kitap verildi" (ebu davut) buyurmuştur.
7- "De ki:
Allah ve Rasulüne itaat edin. Eğer yüz çevirirlerse bilsinler ki,
Allah kafirleri sevmez" (ali imran-30)
Allah ona muhalefet etmenin küfür olduğunu ilan ediyor. Bu beni titretiyor. Hangi aklı selim sünnetin delil ve kaynak olmadığını söyleyebilir bundan sonra. Bunun aksini iddia etmek ancak ve ancak nasipsizlik ve edepsizlikle izah edilebilir.
8- "Allah ve Rasulü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir kadın ve erkeğe, o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim
Allah ve Rasulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur." (ahzap-36) Buna rağmen Rasulullah'ın sünnetini yok saymak hangi aklın ürünüdür acaba!!!???
9- "Bazı insanlar "Allah'a ve peygambere inandık ve itaat ettik" diyorlar; ondan sonrada içlerinden bir grup yüz çeviriyor. "Onlar, aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve peygambere çağrıldıklarında, bakarsın ki, içlerinden bir kısmı yüz çevirip dönerler." (nur- 47/48) Ayetler peygamberin hüküm ve emirlerinden yüz çevirmeyi nifak olarak görüyor.
10- "De ki: Allah'a itaat edin, peygamberlere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, şunu iyi bilin ki peygamberin sorumluluğu kendisine yüklenen tebliğdir. Sizin sorumluluğunuz da size yüklenen görevi yerine getirmenizdir. Eğer peygambere itaat ederseniz, hak yolu bulmuş olursunuz. Peygambere düşen sadece apaçık bir tebliğdir." (nur-54) Hala mı Rasulullah'ın sünnetlerini red? Ona itaat fiili, kavli ve takriri sünnetlerinin bütünü değil de ya nedir? Ashabı kiram bütün emir ve nehiyleri ondan aldılar. "Namazı benim kıldığım gibi kılınız" (buhari) "Hac menasikinizi benden alınız" (muslim)
11- "Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygambere ve sizden olan (!) emir sahiplerine de itaat edin. Eğer bir hususta ihtilafa düşerseniz -Allaha ve Ahirete gerçekten inanıyorsanız- onu
Allah ve Rasulüne götürün. Bu hem hayırlı ve hem de netice bakımından daha hayırlıdır." (nisa-54)
Evet bizzat Rabbimiz bizi Rasulunun (s.a.v.) sünnetlerine irşad ediyor. Daha fazla ne söyleyebiliriz ki. Acaba bize Kur'an yeter diyenler hiç mi Kur'an okumuyorlar. Bir arkadaşla internetteki tartışmamızda (sünneti red ediyordu) sormuştum.
Allah namaz kılın diyor. Mahiyetini bildirmiyor. Bana izah edermisin şimdi biz namazı nasıl kılacağız dediğimde "Onu ayetin ruhundan anlayacaksın" diyor. Nasıl yani dediğimde beni islamdan atmıştı.
Buraya kadar yazdığımız ayetler sünnetin kat-i bir delil olduğunu ilan ediyor. Devam edelim ayetlere:
12- "Namazı kılın zekatı verin." (bakara-43) Burada namazın adedi, rekatları, vakitleri ve keyfiyeti belli değildir. Bunlar ancak Rasulü Ekremin pak ve nezih sünnetiyle beyan edilmiştir.
13- "Hırsızlık eden erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık bir ceza ve Allah'tan başkalarına ibret olmak üzere ellerini kesin" (maide-38) Hırsızlıkla ilgili hükümler nedir. Ellerden murat nedir ve nereden kesilir, bütün bunlar sünnetle ortaya konmuştur.
14- "Zina eden kadın ve erkeğe, her birine yüz sopa vurun" (nur-2) Bu hüküm kimin içindir? Kime uygulanır. Bekarlara yüz sopa evlilere yüz sopa ve recm sünnetle ortaya konmuştur.
15- "Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara dört şahit getirin. Eğer şahitlik ederlerse, o kadınlar ölünceye yahut
Allah onlara bir yol açıncaya kadar evlerde hapsedin" (nisa-15)
Allah'ın Rasulü bu ayeti tefsir ederken "Benden alınız, benden alınız, benden alınız. Bekar bekarla yaparsa yüz sopa ve sürgün, evli evliyle yaparsa yüz sopa ve recm" (ibni hanbel müsned,müslim,tirmizi,nesai,ebu davud,ibni mace) buyurmuştur. Bu haddin hududu da sünneti nebi ile beyan olunmuştur.
16- "Arafat'tan indiğiniz zaman, Meş'ari Haramda Allah'ı zikredin" (bakara-198) buyurmuştur. Burada Arafat'tan haccın bir esası olarak değil, sadece bir mekan olarak söz edilmiştir. Binaenaleyh Haccın en büyük rüknü olan Arafat'ta vakfe sünnetle belirlenmiştir. Efendimiz (s.a.v.) "Hac arafattır" (ebu davut,menasik,69) buyurmuştur.
18- "Biz bu kitabı sana sırf hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklaman ve iman eden bir topluma da hidayet ve rahmet olması için indirdik" (nahl-64) İnsanların ihtilafa düştüğünde
Allah Resulüne açıklamasını emrediyor. O da bunu sünnetiyle ortaya koymuştur.
19- "İçlerinden kendilerine Allah'ın ayetlerini okuyan, (kötülüklerden, inkardan) kendilerini temizleyen, kendilerine kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle
Allah, müminlere büyük bir lutufta bulunmuştur." (ali imran 64) Alimlerin cumhuru hikmet Kur'an'dan ayrı bir şeydir ki o da Sünneti Nebi (s.a.v.) dir. demişlerdir.(es-sunne(mustafa sibai)s:50) İmam Şafi (r.a.); Hikmet burada Kur'an'a tabidir.
Allah kitabı zikretti ki, O KUR'ANDIR. Hikmeti de zikretti ki, o da Resulünün sünnetidir.(es-sunne s:51) Çünkü Rasulullah "Kur'anla birlikte bana onun gibisi verildi" (ebu davut) buyurmaktadır. Buraya kadar Kur'an'ın tek kaynak olmadığını bunun bizzat Kur'anın ruhuna aykırı olduğunu, sünnetin önemini bizzat ayetlerle açıklandı
* * *
- Ebu Zerr (29) :
Metin Mete'den Alinti :
"Yani acik bir dil ile yazilmis ayet;
ennallahe berıüm minel müşrikıne ve rasulüh;ALLAH Müsriklerden uzaktır, elçisi de..."
Açık değil...Şimdi iyi bak: ennellahe berium- Allah' beridir, müşriklerden ve rasulünden...
Bu senin usulünün eseridir...hani o bi var ya, onu nereye atfetmiştin sen, (gerçi atfedecek kadar bilgiln olduğunu sanmıyorum, benim de yok bena raştırdım) mesh'e, usulün öyle kaçarın yok, başka alternatifin de yok, ve rasulühu'yu nasıl olur da ennellahe ye atfedersin, oysa hemen yanı başında minel müşrikine var, mesh'in olduğu gibi...hani ayaklarınızı da'yı sen yıkamaya değil de mesh'e atfediyorsun ya şimdi ne olacak, ve rasulühu'yu da ennellahe'ye değil, minel müşrikine atfetmek zorundasın....senin usulün bu...
Metin Mete'den Alinti :
"Daha nasil bir aciklama istersin Ebu Zerr,Yani bu anlasilmayacak bir kelimemiki bunu örnek gösteriyorsun?Sen yikiyorsun bizde diyoruzki yikanmaz cünki emr sivazlamaktir,eger yikiyorsan emre itaat etmedigin cikar ortaya.Bu kadar basit bir olaya demogoji yapmaya ne lüzum var?"
Metin mete ağabey, tevbe 3'deki ayette de emir gayet açıktır, yukarda izah ettim, usulün dedim, nasıl ki sen ayaklarınızı da ayetini yıkamaya değil de umuma aykırı olarak mesh'e atfediyorsan, hakeza ve rasuluhu'yu da ennellahe'ye değil, minel müşrikine'ye atfetmek zorundasın ki, o zaman mana
Allah, müşriklerden ve resulünden beri'dir anlamı çıkar...Tabi yine de anlayabileceğini sanmadığım için demogoji deyip geçiştireceksin...
Yok efedim, ben usul musül bilmem, canımın istediği gibi yaparım, maide'de mesh işime gelir ona atfederim, tevbe'de işime gelmez, işime gelene atfederim, işte o zaman fazla yapılacak bir şey yoktur....
Esasen, meal müçtehitliğini bir kenara bırakırsak, ayaklarınızı da'yı mesh'e dahi atfedemezsiniz...Zaten meşhur meallerin hepsi ayaklarınızı da (Yıkayın) şeklinmedir, mesh edin şeklinde değil...
Edip Yüksel- Yıkayın-Sıvazlayın...
S.Yıldırım...Yıkayın
Diyanet...Yıkayın
Diyanet Vakfı...Yıkayın
Elmalılı...Yıkayın
ÖN Bilmen...Yıkayın
Tefhim...Yıkayın
İbn Kesir...Yıkayın
A Bulaç...Yıkayın
Ve bir kaç meal de de ayaklarınızı da diye bitmektedir...
Süleyman ateş'de var ayakalrınızı da mezh edin diye...
Edip Yüksel bile sıvazlayın ya da yıkayın ikilisini yan yana kullanmış...
Biz ayaklarımızı yıkayarak Allah'ın emrine uymuyormuşuz öyle mi???
Ağabey, bezen bilginizden şüphe ettiriyorsunuz...
Adım gibi eminim ki siz daha benim ne sorduğumu dahi anlamadınız...
(Bu mesaj icin "Allah razi olsun" diyen; Ebu Hureyre)