|
burhanefe
![]() Üyelik tarihi: 18.02.2007 Yaş: 34
Mesajlar: 1.610
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
1. Recm (Taşlayarak Öldürme Cezası) İle İlgili Hükümler
1. Recm (Taşlayarak Öldürme Cezası) İle İlgili Hükümler
1. Abdullah b. Ömer'den (r.a.): «Yahudiler Resûluîlah (s.a.v.)'e gelerek kendilerinden bir erkekle bir kadının zina ettiği*ni haber verdiler. Bunun üzerine Resûluîlah (s.a.v.) kendilerine: «Tevratta recm karşılığında, ceza olarak ne var?» diye so*runca: «Zina edenlere meydan dayağı atılarak onları rezil ederiz» dediler. Bunu işiten Abdullah b. Selam «Yalan söylüyorsunuz, Tevrat'ta recm cezası vardır» dedi. Hemen Tevratı getirip açtılar. Biri elini recm. âyeti üzerine koyarak, önünü ve sonunu okumağa başlayınca, Abdullah b. Selâm ona: «Elini kaldır» dedi. Elini kaldı*rınca, recm âyeti gözüktü, Bunun üzerine Yahudiler: «Doğru ya Muhammed, Tevratta recm âyeti vardır» dediklerinde, Resûluî*lah (s.a.v.) zina edenlerin recm edilmelerini emretti, recmolundular.[1] Ibn Ömer (r.a.) der ki: Recm edilen adamı gördüm, atılan taş lardan korumak için kadının üzerine eğiliyordu.»[2] [1]: [1] Yahudilerin kendi dinlerine göre zina suçunun cezasını bildikleri halde Pey*gamber Efendimize (s.a.v.) gelmelerinin sebebi kendi aralarında: «Biz bu peygambere gidelim, çünkü onun getirdiği hükümler genellikle hafif oluyor. Zina hakkında da recmden başka bir ceza verirse onu kabul edelim. Allah in*dinde de bu da peygamber hükmü diye kendimizi kurtarırız.» dediler. Zina işlediklerinden dolayı recm cezasına çarptırılan Yahudi erkek ve kadına Peygamber Efendimiz (s.a.v.) kendi kitaplarıyla mı hükmetmiş, yoksa is*lam dinine göre mi hüküm vermiştir? Bu konuda denilmiştir ki: Resûlullah (s.a.v.) onlara kendi kitaplarıyla hükmetmiştir. Bu, Resûlullah'in Medi*ne'ye hicretinin ilk yıllarında idi.îslamiyete göre taşlayarak Öldürmek demek olan recm cezası verilebilmesi için zina edenin muhsan olması gerekir. Muhsan olmanın şartlan: Erginlik, hürriyet, akıl ve sahih evlilik içerisinde birleşmedir. Bunda dört mezhebin ittifakı vardır. Müslüman olmaya gelince, bunda ihtilaf edilmiştir. Mal iki*leri e Hanefiier tslaıni da muhsan olmanın şartlarından kabul etmişlerdir. Bundan dolayıdır ki Resûlullah zina yapan Yahudi erkekle kadını kendi ki*taplarının hükmüne göre cezalandırdı, demişlerdir. Şafiİlerle Hanbelilere göre ise islam muhsan olmanın şartı değildir. Konumuz olan hadis onların delilleridir.Zina fiilini işleyenlere recm (taşlanarak öldürülme) cezası verilebilmesi için, suçun ya dört erkek şahidin şehadetiyle ya da suçu işleyenin dört ayrı oturumda dört defa ikrarıyla sabit olması gerekir. [2]: [2] Buharı, Hudud, 86/37; Müslim, Hudud, 29/6, no:26; Şafiî, Risale, no:692; Şeybanî, 694 [color=DarkOrange][/COLOR İMAM MALİK'İN MUVATTA'SINDAN...
__________________
İnna lillahi ve inna ileyhi raciun |
|
|
|
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 27.06.2007
Mesajlar: 205
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
amin Amin Amin
__________________
Okuyalim Kurani |
|
|
|
![]() Üyelik tarihi: 28.06.2007
Mesajlar: 876
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
Alıntı:
"Keçinin yemesi sonucu Kuran'dan çıkan taşlama ayetini Ömer Kuran'a tekrar sokmak istedi; ancak halkın dedikodusundan korktuğu için cesaret edemedi" (Buhari 53/5; 54/9; 83/3; 93/21; Muslim, Hudud 8/1431; Ebu Davut 41/1; Itkan 2/34).
yokki gösterebilsinler resmen müfteriler (iftira atan yalancilar). ![]() ![]() ![]() |
||||||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||||||
![]() Üyelik tarihi: 17.09.2006
Mesajlar: 586
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
Hazreti Ebubekir döneminde Kur'an ayetleri toplanıp kuran kitaplaştırılırken "herkes elinde, aklında kuran namına ne varsa getirsin" diye duyrulmuştur. Ellerinde deriler, kemikler üzerine yazılan ayetler ve zihinlerde ayet namına olan ezberler olanlar kurula bunları getirmeye başlamışlardır. Ayetleri getirenlerin yanlarında bir de şahit getirmeleri koşuldur. İşte recm ayetini de Hazreti Ömer getirir. Ama şahit bulamadığı için Kur'an dahil ettiremez[1]. Ömer bin Hattab da Kur'an'da recm hükmünün bulunduğunu, ancak sonradan yanlışlıkla çıkarılmadığını rivayet etmektedir[2].
1. İbni Abbas anlatır: Ömer, hutbesinde dedi ki: Hepiniz biliyorsunuz ki, Allah recm âyetini gönderdi. Hepimiz bu âyeti ezberledik. Ayrıca, Resulullah recm cezasını tatbik etti, biz de tatbik ettik. Benim endişem şudur: Aradan uzun zaman geçince, bazıları, "Kitabullah’ta recm cezası yoktur” diyerek inkâr edebilir. Eğer insanlar, "Ömer Allahü teâlânın kitabına ilavede bulundu" demeyecek olsalardı, recm âyetini yazardım. 2. Ömer b. Hattab (r.a.) şöyle anlatır: Şüphesiz Allah, Muhammed'i (a.s.) hak peygamber olarak gönderdi ve ona Kitabı verdi. Ona indirilen bu kitabın içinde recim ayeti de vardı. Biz bu ayeti okuduk, ve onu anlayıp belledik. Hz. Peygamber (a.s.) da recmi uyguladı, ondan sonra biz de recmi uyguladık. Ancak uzun bir süre geçtikten sonra insanların biz Allah'ın Kitabında recmi bulamıyoruz demesi ve böylece Allah'ın indirmiş olduğu bir farizayı terk ederek yanlış yapmalarından korkarım. Hiç şüphesiz ki Allah'ın Kitabında, zina eden evlilik yapmış erkek ve kadının bu fiili şahitler, gebelik ya da ikrar ile ispatlanırsa bunun hükmü recimdir. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası [Sadece Arapça]: 3201 |
|
|
|
![]() Üyelik tarihi: 28.06.2007
Mesajlar: 876
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
hakikat kardesim ne demek istediginizi ve neyi isbatlamak istediginizi tam olarak anlamis degilim. "Keçinin yemesi sonucu Kuran'dan çıkan taşlama ayetini Ömer Kuran'a tekrar sokmak istedi; ancak halkın dedikodusundan korktuğu için cesaret edemedi" (Buhari 53/5; 54/9; 83/3; 93/21; Muslim, Hudud 8/1431; Ebu Davut 41/1; Itkan 2/34). biz böyle bir iddanin tam gercekleri yansitmaigini ve böyle bir delil olmadigini söyledik. kuranda recm hükmü vardir-Ömer b. Hattab (r.a.) şöyle anlatır: Şüphesiz Allah, Muhammed'i (a.s.) hak peygamber olarak gönderdi ve ona Kitabı verdi. Ona indirilen bu kitabın içinde recim ayeti de vardı. Biz bu ayeti okuduk, ve onu anlayıp belledik. Hz. Peygamber (a.s.) da recmi uyguladı, ondan sonra biz de recmi uyguladık. hazreti ömerin kurana hükmü kalktigi icin koymadigi ayet $öyle idi--esseyhu vesseyhatu izezeneye fercumuhüme elbitete.lafsi kaldirilmis hükmü kalmistir (cemul cevameh) fitne olur diye veya $ahidi yok diye koymamazlik degildi böyle bir düsünce hz ömere yakistirilamaz. islam tarihinde 4 $ahit getirelek recm edilen tek bir insan yoktur. recm olayi vardir yapilmi$tir ama bu ikrah ile olmu$tur yani o olayi yapan kendisi $ahitlik yapmi$tir,sonra recm uygulanmistir. yok ayeti keci yedi yok hz ömer fitne cikmasin veya $ahid yok diye böyle söylemek dogru degildir ve saglam kaynagi ve delilide yoktur. sizin verdiginiz müslim kaynakli rivayet dogrudur aciklamasinida tam yazsaydiniz faydali olurdu . tekrar söylüyorum bizim demek istedigimiz $udur ,ayeti keci yedi veya hz ömerin $ahidi olmadigi icin veya fitne cikar eklersek kurana diye söylemler yanli$tir. yukardaki verdigimiz ayetin lafsi kaldirilmi$tir hükmü kaldirilmamistir. sizin yukardaki verdiginiz müslim kaynakli rivayette $erhinde ne diyor ,diyorki bazi ayetlerin tilaveti kalmi$ hükmü gecerlidir ,bazi ayetlerinde hükmü kalkmis tilaveti gecerlidir. 1- Hükmü neshedildiği halde, lafzı kalan ayetler 2- Lafzı neshedilen ama hükmü geçerli kalan ayetler. 3- Hem hükmü, hem de metni neshedilen ayetler. vardir. buna delil ise asagidaki ayetleri gösteriyorlar. 1-“Eğer biz bir ayetin hükmünü [2] kaldırır veya onu unutturursak, ondan daha hayırlısını veya dengini getiririz....” (2 Bakara 106) 2-“Bir ayeti başka bir ayetin yerine getirdiğimizde, onlar (Muhammed’e) “sen sadece uyduruyorsun” derler Hayır öyle değildir, ama onların çoğu bilmezler. “ (16 Nahl 101) 3-“Allah dilediğini siler, dilediğini bırakır; Ümmül Kitab O’nun katındadır.” (Rad 39) biz böyle biliyoruz yanlis ve eksik ise tamamlayin ins. ... |
||||||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 27.02.2006
Mesajlar: 453
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
1) Benim uydurdugum dedigin hadisleri ben mecbur degilim göstermeye cünki bunlarin kaynaklarini vermisim gider arar bakarsiniz, ben bakdim ve bunlar vardir...neyse konu o degil siz istediginiz sekilde recm edin etmem bu benim sorunumm degil
2) Benim sorunum nesh etti demeniz kuranda bazi ayetlerin hükmü kalkdi demeniz...Bana lütfen hangi ayetlerin hükmü kalkmisdir bir siralama gönderirmisiniz ALLAH ASKINA....Ben bir bilmek istiyorum hangileriymis su hükmü kalkan ayetler Simdiden tsk ediyorum
__________________
İbni Abbas şöyle derdi: “Sizden önceki ümmetlerin sapmaları bu şekilde kitaplar vücuda getirmek yüzünden olmuştur.İbn Abdül Berr |
|
|
|
![]() Üyelik tarihi: 28.06.2007
Mesajlar: 876
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
yalan söyleme keci ayeti yedi hadisi verdigin kaynakta yok ,ben baktim bunlar vardir diye gecistirme .arapca kaynaginami baktin. "Keçinin yemesi sonucu Kuran'dan çıkan taşlama ayetini Ömer Kuran'a tekrar sokmak istedi; ancak halkın dedikodusundan korktuğu için cesaret edemedi" (Buhari 53/5; 54/9; 83/3; 93/21; Muslim, Hudud 8/1431; Ebu Davut 41/1; Itkan 2/34). bu uydurmadin . sen elmnigtmare nin ilk bastaki yazisini tam okumamissin .Allah askina yazin dedigin icin tekrar veriyorum elmnigtmarenin yazisini. 1- metni Kuran da bulunduğu halde hükmü uygulamadan kaldırılanlar. Buna misal şu ayettir. "Ey iman edenlersizler sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın"(Nisa43) Bu ayetten anlaşılan namazın kılınabileceği en son vakte kadar sarhoşluk veren içkinin yasaklığıdır.Fakat bundan sonra MAide 90-91 de içki kumar ve fal oklarının şeytan işi olduğu bildirilerek bunlardan kaçınmaları emredilmiştir ve en sonunda VAzgeçtiniz değil mi buyurularak yukarıdaki ayetin hükmü kaldırılmıştır...Bu nedenle hiç kimse ben Nisa 43 e dayanaraktan namaz vakti girmeden ayılabileceğim kadar içebilirim veya iki kadeh içki beni sarhoş etmez dolayısıyla namazda ne söylediğimi bilebilirim diye içki içebilirim diyemez. Çünkü ayetin hükmü uygulkamadan kaldırılmıştır... 2- Hem metni hem de hükmü Kurandan kaldırılan ayetler. Yukarıdaki HZ Ayşe'nin "Bilinen 10 defa emme ayeti Kur'anda nazil olmuştur sonra da bilinen beş defa emme ayeti nazil olmuştur." şeklindeki ifadesi de Kuran da nesh olduğunu gösterir.Çünkü Hz Ayşenin sözünü ettiği ifade şu anda Kuran da yoktur.(Müslim RAda 25; Muvatta Rada18;Darimi Nikah 49) bu konuya örnektir. 3- Metni kaldırıldığı halde hükmü devam edenler. Bu konudaki örnek açıklamaya çalıştığımız hadiste bildirilen recm ayetidir. Bu ayetin hükmüne göre evli olan veya evlilik muamelesi geçmiş bir kimse zina ederse bu kimseye taşlanarak öldürme vardır. (hazreti ömerin kurana hükmü kalktigi icin koymadigi ayet $öyle idi--esseyhu vesseyhatu izezeneye fercumuhüme elbitete.lafsi kaldirilmis hükmü kalmistir ) (cemul cevameh) Bir kısım insanlar 2.ve 3. kısım neshi kabul etmezler. Ancak bazı bilgiler bize rivayetle gelmektedir. Eğer rivayet yolunu kabul etmezsek tarihi hiçbir bilgiyi kabul edemeyiz. Sıhhatı üzerinde kanaat oluşmuş habeleri bir anda kenara atıvermek doğru değildir.Eğer bilgi bize sağlam ve güvenilir kaynaktan gelmişse bunu yok saymak yerine bunu nasıl anlayabiliriz diye kafa yormak gerekir. Yüce Rabbimiz kaldırmak istediği dini hükmü kaldırır onun yerine dilediğini koyar veya indirdiği hükümleri olduğu gibi bırakır isterse tamamen kaldırır. Hiç kimsede onun hakimiyetine karışamaz. Niye böyle yaptın diye de hesap soramaz. Recm uygulamasının Peygamberimiz(s.a.v) döneminde yapıldığı rivayetle sabittir.Bu uygulama ister Hz peygamberin sünneti ile olsun ister metni kaldırılmış bir ayetle olsun netice değişmeyecektir…. Sonunda sünnette bağlayıcıdır, hükmü kaldırılmadığı için de bağlayıcıdır. Ancak sırf Kuran’da recm ayeti yoktur diye hadislerde tespit edilmiş olan ümmetin güvenini kazanmış kaynaklarca Peygamberimizin(s.av) yaptırdığı bildirilmiş olan uygulamayı kabul etmemek Kur’an’ın tebliğcisi Hz Muhammed’i kabul etmemektir. Yine recm hükmünü bildiren bir haberi işimize gelmedi diye bir çırpıda uydurma sayıvermek diğer tarihi bilgileri kabullenme konusunda bizleri ne derece inandırıcı kılacaktır. Bu Konuda HZ Ömer’in(r.a) şu sözü oldukça dikkat çekicidir. Ben insanların üzerine uzun zaman geçmesi ve sonunda birisinin “Biz Allah’ın kitabında recmi bulamıyoruz” diyerek Allah’ın indirdiği zorunlu bir hükmü terk ederek yoldan çıkmalarından endişe etmişimdir. Bakın evlilik ilişkisi görmüş zina eder ve hakkında şahitler bulunur veya hamile olur ya da itiraf ederse ona recm gerekir. Bakın Rasulullah recm yapmıştır.Biz de recm yaptık.(Buhari Hudud 30) Yine kendisinden şöyle rivayet olunur. “Allah’ın kitabına ilave etmiş olmaktan çekinmiş olmasaydım kesinlikle mushafa yazardım. Çünkü ben bir takım kavimlerin gelip Allah’ın kitabında bulamayınca inkar edeceklerinden endişe etmekteyim.(Tirmizi, Hudud:8) ![]() ![]() ![]() |
||||||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||||||
![]() Üyelik tarihi: 17.09.2006
Mesajlar: 586
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
Bütün hak dinlerde, iman bilgileri yani Amentü’nün esasları bozulmadan önce aynı idi. İmanda değişiklik olmaz. İki âyet meali: (Kur’an, önce gelmiş olan kitapları tasdik edicidir.) [Bekara 97] (Tevrat’ı tasdik eden Kur’ana inanın!) [Bekara 41] Nesh, Peygamber kıssaları ile Cennet ve Cehennemi bildiren âyetlerde olmaz. Yalnız, emir ve yasaklarda olur. Nesh; emir ve yasakları değiştirmek demek değil, bunların yürürlük zamanlarının bittiğini haber vermektir. Kur’an-ı kerim, Tevrat ve İncil’i nesh edip yürürlükten kaldırdı. (Beyan-ül-hak) Dinin emir ve yasakları tedrici olarak bildirildi. Mesela Bekara suresinin 219. âyetinde, önce içkinin büyük günahı yanında, bazı faydalarının da bulunduğu bildirildi. Daha sonra haram edildi. (Maide 91) Nesh hakkında iki âyet meali: (Biz, daha iyisini veya onun gibisini getirmeden bir âyeti nesh etmez veya unutturmayız.) [Bekara 106] (Ya bize bundan başka bir Kur’an getir, yahut onu değiştir diyenlere de ki, Onu kendiliğimden değiştiremem.) [Yunus 15] Demek ki nesh edilen ve unutturulan âyetler vardır. Hadis-i şerifle de olsa, nesh yine Allahü teâlânın emri iledir. Çünkü Resulullahın dine ait sözleri vahiydir: (Onun sözü vahiyden başka değildir.) [Necm 4] Neshin çeşitleri şunlardır: 1- Âyetin, âyet ile neshi: Bekara suresinin 180. âyetinde, ölüm hastasının ana, baba ve yakınları için vasiyette bulunma şartı vardı. Nisa suresinin 11. âyetinde, herkesin ne kadar miras alacağı bildirilmiş ve böylece vasiyet şartı kaldırılmıştır. Nisa suresinin, (Yeminlerinizin bağladığı kimselere de hisselerini veriniz) mealindeki 33. âyetine göre, akraba olmayan iki kişi yeminleşir ve biri diğerine mirasçı olurdu. Ama Enfal suresinin, (Yakın akrabalar vâris olmaya daha uygundur) mealindeki 75. âyeti ile neshedildi. (Ebu Davud) Nur suresinin, (Zina eden ancak zina edenle evlenebilir) mealindeki 3. âyeti, Nur suresi 32. âyeti ile ve İbni Mace’nin bildirdiği (Önceki zina, nikahı haram kılamaz) hadis-i şerifi ile nesh edildi. Dört mezhepte de, zina eden, zina etmeyenle ve zina etmeyen, zina edenle evlenebilir. (Cessas) 2- Âyetin, sünnet ile neshi: Bekara suresinin (Ölüm gelince, ana baba ve yakınlara vasiyet farzdır) mealindeki 180. âyeti, [Buhari’deki] (Vârise vasiyet yoktur) hadis-i şerifi ile nesh edildi. Zekat verilmesi bildirilen 8 sınıftan biri olan Müellefe-i kulub, iman etmesi veya kötülükleri önlenmek istenilen kâfirler ve yeni iman etmiş olan zayıf Müslümanlar idi. Hz. Ebu Bekir zamanında, Beyt-ül-mal emini olan Hz. Ömer, [Kütüb-i sittenin hepsinde bulunan] (Zekatı Müslümanların zenginlerinden al, fakirlerine ver) mealindeki Muaz hadisini bildirip, (Müellefe-i kulub’a zekat verilmesini Resulullah nesh etti) dedi. Eshab-ı kiramın hepsi, bunu kabul etti. Nesh edilmiş olduğuna ve bunlara zekat verilmemesi gerektiğine icma hasıl oldu. (Redd-ül Muhtar) 3- Sünnetin âyet ile neshi: Beyt-ül-makdis’e doğru namaz kılınırken, Bekara suresinin, (Yüzünü artık Mescid-i Haram [Kâbe] tarafına çevir) mealindeki 144. âyeti ile nesh edildi. Kıble Kâbe oldu. 4- Sünnetin sünnet ile neshi: Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Kabir ziyaretini yasaklamıştım, bundan sonra ziyaret edin!) [İbni Mace] (Cehennemde en hafif azap Ebu Talib’e yapılır. Ayaklarında ateşten iki nalın olacak, bunların sıcaklığından beyni kaynayacaktır.) [Müslim] Bu hadis-i şerif, imam-ı Kurtubi ve imam-ı Süyuti’nin bildirdiği (Amcam Ebu Talib, diriltildi ve iman etti) mealindeki hadis-i şerif ile nesh edilmiştir. (Bazı âyetlerde olduğu gibi, hadislerimden de birbirini nesh eden olur.) [Deylemi] |
||||||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 22.03.2007
Mesajlar: 465
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
| |||||||||