İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 21.07.2007, 13:47
Arife Her Gün Kadir Gecesidir
 
elmnightmare - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.02.2007
Mesajlar: 8.448
Teşekkür etti: 348
378 Teşekkür 202 Mesaja aldı
Recm ve nesh

Kuran ve Sünnete bağlanma bölümü 2214 Hz Ömer:

"Şüphe yok ki Allah HZ Muhammedi hakikatlerle gönderdi kendisine kitabı indirdi.İndirilenler içerisinde recm ayeti de vardır" demiştir.

HZ Ömer efendimizin bahsettiği recm ayeti şu anda Kuran da yoktur. Bu husus Kuran -ı Kerim ayetlerinin bazılarının kaldırılması yani nesh konusu içinde değerlendirilir.kur'an da nesh söz konusu mudur değil midir şeklinde tartışmalar yapılmıştır..
BAzı hadisler de geçen "BAna şu şu surelerden unuttuğum şu şu ayetleri hatırlattı" ifadesi ile bazı hadislerde geçen "Şöyle okurduk" ifadesi önceleri okunan bir şeyin sonradan kaldırıldığını çağrıştırır.Yine HZ Ayşe'nin "Bilinen 10 defa emme ayeti Kur'anda nazil olmuştur sonra da bilinen beş defa emme ayeti nazil olmuştur." şeklindeki ifadesi de Kuran da nesh olduğunu gösterir.Çünkü Hz Ayşenin sözünü ettiği ifade şu anda Kuran da yoktur.(Müslim RAda 25; Muvatta Rada18;Darimi Nikah 49)
Hz Ömer Kuran da neshi kabul etmeyenler için şöyle der Halbuki Allah:"Kaldırdığımız veya geride bıraktığımız bir ayetin yerine ondan daha hayırlısını ya da bir benzerini getiririz"(Bakara 106)
Yukarıdaki ayetten başka Kuran da neshin bulunduğunu gösteren ayetller vardır.
"Allah dilediğini silip iptal eder(dilediğini de) sabit bırakır.Bütün kitapların aslı O'nun yanındadır."(Ra'd 39)
"Allah neyi indireceğini pek iyi bildiği halde, biz bir ayeti başka ayetin yerine değiştirdiğimiz zaman sen ancak iftiracısın derler.Ama öyle değil, onların çoğu bilmezler..." (NAhl 101)
Kuran-ı kerim üzerinde çalışma yapan alimler 3 kısım neshi incelemişlerdir.
1- metni Kuran da bulunduğu halde hükmü uygulamadan kaldırılanlar.
Buna misal şu ayettir. "Ey iman edenlersizler sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın"(Nisa43) Bu ayetten anlaşılan namazın kılınabileceği en son vakte kadar sarhoşluk veren içkinin yasaklığıdır.Fakat bundan sonra MAide 90-91 de içki kumar ve fal oklarının şeytan işi olduğu bildirilerek bunlardan kaçınmaları emredilmiştir ve en sonunda VAzgeçtiniz değil mi buyurularak yukarıdaki ayetin hükmü kaldırılmıştır...Bu nedenle hiç kimse ben Nisa 43 e dayanaraktan namaz vakti girmeden ayılabileceğim kadar içebilirim veya iki kadeh içki beni sarhoş etmez dolayısıyla namazda ne söylediğimi bilebilirim diye içki içebilirim diyemez. Çünkü ayetin hükmü uygulkamadan kaldırılmıştır...
2- Hem metni hem de hükmü Kurandan kaldırılan ayetler.
Yukarıdaki HZ Ayşe'nin "Bilinen 10 defa emme ayeti Kur'anda nazil olmuştur sonra da bilinen beş defa emme ayeti nazil olmuştur." şeklindeki ifadesi de Kuran da nesh olduğunu gösterir.Çünkü Hz Ayşenin sözünü ettiği ifade şu anda Kuran da yoktur.(Müslim RAda 25; Muvatta Rada18;Darimi Nikah 49) bu konuya örnektir.

3- Metni kaldırıldığı halde hükmü devam edenler.
Bu konudaki örnek açıklamaya çalıştığımız hadiste bildirilen recm ayetidir. Bu ayetin hükmüne göre evli olan veya evlilik muamelesi geçmiş bir kimse zina ederse bu kimseye taşlanarak öldürme vardır.

Bir kısım insanlar 2.ve 3. kısım neshi kabul etmezler. Ancak bazı bilgiler bize rivayetle gelmektedir. Eğer rivayet yolunu kabul etmezsek tarihi hiçbir bilgiyi kabul edemeyiz. Sıhhatı üzerinde kanaat oluşmuş habeleri bir anda kenara atıvermek doğru değildir.Eğer bilgi bize sağlam ve güvenilir kaynaktan gelmişse bunu yok saymak yerine bunu nasıl anlayabiliriz diye kafa yormak gerekir.

Yüce Rabbimiz kaldırmak istediği dini hükmü kaldırır onun yerine dilediğini koyar veya indirdiği hükümleri olduğu gibi bırakır isterse tamamen kaldırır. Hiç kimsede onun hakimiyetine karışamaz. Niye böyle yaptın diye de hesap soramaz.
Recm uygulamasının Peygamberimiz(s.a.v) döneminde yapıldığı rivayetle sabittir.Bu uygulama ister Hz peygamberin sünneti ile olsun ister metni kaldırılmış bir ayetle olsun netice değişmeyecektir….
Sonunda sünnette bağlayıcıdır, hükmü kaldırılmadığı için de bağlayıcıdır.
Ancak sırf Kuran’da recm ayeti yoktur diye hadislerde tespit edilmiş olan ümmetin güvenini kazanmış kaynaklarca Peygamberimizin(s.av) yaptırdığı bildirilmiş olan uygulamayı kabul etmemek Kur’an’ın tebliğcisi Hz Muhammed’i kabul etmemektir. Yine recm hükmünü bildiren bir haberi işimize gelmedi diye bir çırpıda uydurma sayıvermek diğer tarihi bilgileri kabullenme konusunda bizleri ne derece inandırıcı kılacaktır.
Bu Konuda HZ Ömer’in(r.a) şu sözü oldukça dikkat çekicidir.
Ben insanların üzerine uzun zaman geçmesi ve sonunda birisinin “Biz Allah’ın kitabında recmi bulamıyoruz” diyerek Allah’ın indirdiği zorunlu bir hükmü terk ederek yoldan çıkmalarından endişe etmişimdir. Bakın evlilik ilişkisi görmüş zina eder ve hakkında şahitler bulunur veya hamile olur ya da itiraf ederse ona recm gerekir. Bakın Rasulullah recm yapmıştır.Biz de recm yaptık.(Buhari Hudud 30)
Yine kendisinden şöyle rivayet olunur.
“Allah’ın kitabına ilave etmiş olmaktan çekinmiş olmasaydım kesinlikle mushafa yazardım. Çünkü ben bir takım kavimlerin gelip Allah’ın kitabında bulamayınca inkar edeceklerinden endişe etmekteyim.(Tirmizi, Hudud:8)

Abdullah Feyzi Kocaer Sahihi Buhari Muhtasarı Tecridi Sarih
__________________
elmnightmare isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 22.07.2007, 00:49
burhanefe
 
burhanefe71 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.02.2007
Yaş: 34
Mesajlar: 1.610
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
1. Recm (Taşlayarak Öldürme Cezası) İle İlgili Hükümler

1. Recm (Taşlayarak Öldürme Cezası) İle İlgili Hükümler


1. Abdullah b. Ömer'den (r.a.): «Yahudiler Resûluîlah (s.a.v.)'e gelerek kendilerinden bir erkekle bir kadının zina ettiği*ni haber verdiler. Bunun üzerine Resûluîlah (s.a.v.) kendilerine: «Tevratta recm karşılığında, ceza olarak ne var?» diye so*runca: «Zina edenlere meydan dayağı atılarak onları rezil ederiz» dediler. Bunu işiten Abdullah b. Selam «Yalan söylüyorsunuz, Tevrat'ta recm cezası vardır» dedi. Hemen Tevratı getirip açtılar. Biri elini recm. âyeti üzerine koyarak, önünü ve sonunu okumağa başlayınca, Abdullah b. Selâm ona: «Elini kaldır» dedi. Elini kaldı*rınca, recm âyeti gözüktü, Bunun üzerine Yahudiler: «Doğru ya Muhammed, Tevratta recm âyeti vardır» dediklerinde, Resûluî*lah (s.a.v.) zina edenlerin recm edilmelerini emretti, recmolundular.[1]
Ibn Ömer (r.a.) der ki: Recm edilen adamı gördüm, atılan taş lardan korumak için kadının üzerine eğiliyordu.»[2]



[1]:

[1] Yahudilerin kendi dinlerine göre zina suçunun cezasını bildikleri halde Pey*gamber Efendimize (s.a.v.) gelmelerinin sebebi kendi aralarında: «Biz bu peygambere gidelim, çünkü onun getirdiği hükümler genellikle hafif oluyor. Zina hakkında da recmden başka bir ceza verirse onu kabul edelim. Allah in*dinde de bu da peygamber hükmü diye kendimizi kurtarırız.» dediler. Zina işlediklerinden dolayı recm cezasına çarptırılan Yahudi erkek ve kadına Peygamber Efendimiz (s.a.v.) kendi kitaplarıyla mı hükmetmiş, yoksa is*lam dinine göre mi hüküm vermiştir? Bu konuda denilmiştir ki: Resûlullah (s.a.v.) onlara kendi kitaplarıyla hükmetmiştir. Bu, Resûlullah'in Medi*ne'ye hicretinin ilk yıllarında idi.îslamiyete göre taşlayarak Öldürmek demek olan recm cezası verilebilmesi için zina edenin muhsan olması gerekir. Muhsan olmanın şartlan: Erginlik, hürriyet, akıl ve sahih evlilik içerisinde birleşmedir. Bunda dört mezhebin ittifakı vardır. Müslüman olmaya gelince, bunda ihtilaf edilmiştir. Mal iki*leri e Hanefiier tslaıni da muhsan olmanın şartlarından kabul etmişlerdir. Bundan dolayıdır ki Resûlullah zina yapan Yahudi erkekle kadını kendi ki*taplarının hükmüne göre cezalandırdı, demişlerdir. Şafiİlerle Hanbelilere göre ise islam muhsan olmanın şartı değildir. Konumuz olan hadis onların delilleridir.Zina fiilini işleyenlere recm (taşlanarak öldürülme) cezası verilebilmesi için, suçun ya dört erkek şahidin şehadetiyle ya da suçu işleyenin dört ayrı oturumda dört defa ikrarıyla sabit olması gerekir.



[2]:

[2] Buharı, Hudud, 86/37; Müslim, Hudud, 29/6, no:26; Şafiî, Risale, no:692; Şeybanî, 694
[color=DarkOrange][/COLOR

İMAM MALİK'İN MUVATTA'SINDAN...
__________________
İnna lillahi ve inna ileyhi raciun
burhanefe71 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 22.07.2007, 07:34
 
Üyelik tarihi: 27.02.2006
Mesajlar: 453
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Vallahi kusura bakmayin ama bu dedikleriniz cok sasilacak seyler..Kurani Kerimde zanda bulunuyorsunuz ??? Dikkat edin deriim zira cok zanda bulunmak dinden cikarir..Kaldiki konusduklariniz hadisleri sanirim okumadiniz...

Okumadiginiz birsey icin bu kadar emin olmakda gayet sasirtici birseydir...Gelelim söz konusu olan hadislere zira bilindigi üzere recm kurani kerimde yokdur...



"Zina yapan evlilerin taşlanarak öldürülmesini emreden ayet, Ayşe'nin döşeğinin altındaki sahifede yazılı bulunuyordu. Peygamber ölünce Ayşe onun defin işlemleriyle meşgul iken, evin açık kapısından içeri giren bir keçi o sahifeyi yedi ve böylece taşlama cezası Kuran'dan çıktı; ama hükmü devam ediyor" (İbni Mace 36/1944; Hanbel 3/61; 5/131,132,183; 6/269).

"Bir grup maymun zina yapan bir maymunu yakalamış ve taşlama cezasını uyguluyorlardı. Onları bu haklı işte desteklemek için ben de taş atarak yardım ettim" (Buhari 63/27).

"Keçinin yemesi sonucu Kuran'dan çıkan taşlama ayetini Ömer Kuran'a tekrar sokmak istedi; ancak halkın dedikodusundan korktuğu için cesaret edemedi" (Buhari 53/5; 54/9; 83/3; 93/21; Muslim, Hudud 8/1431; Ebu Davut 41/1; Itkan 2/34).



"Cenab-ı Allah Muhammed (s.a.s)'i hak ile göndermiş ve O'na Kitab'ı indirmiştir. Recm ayeti de O'na indirilen ayetlerden idi. Biz bu ayeti okuduk, ezberledik ve anladık. Resulullah (s.a.s) recmi uyguladı, ondan sonra biz de uyguladık". Korkarım, zaman geçince birileri çıkıp "Biz Allah'ın kitabında recmi bulamıyoruz" der ve Allah'ın indirdiği bir farzı terkederek sapıklığa düşerler. Şüphesiz recm, Allah'ın kitabında, evli olmak, şahit, gebelik veya ikrar bulunmak şartıyla, zina eden kimse aleyhine bir haktır" (Müslim, Hudûd, 15).

Hz. Ömer'in sözünü ettiği okunuşu mensuh ayet şudur: "İhtiyar erkekle ihtiyar kadın zina ederlerse, onları recmedin" (Mâlik, Muvatta', Hudûd 10; İbn Mâce, Hudûd, 9; Ahmed b. Hanbel, V, 132, 183). Hz. Ömer'in recmi, Medine minberinden ilân etmesi, içlerinde bir çok sahabe bulunan cematten hiç birinin buna karşı çıkmaması, recmin sabit olduğunu gösterir (Sahih-i Müslim Tercüme ve Şerhi, Ahmed Davudoğlu, İstanbul 1978, VIII, 350). es-Serahsî (ö. 490/1097). Ömer (r.a)'in şöyle dediğini nakleder:

"Eğer insanlar, Ömer Allah'ın Kitabına ilave yaptı demeyecek olsalar, "ihtiyar erkekle ihtiyar kadın zina ettikleri..." ifadesini Mushaf'ın haşiyesine yazardım" (es-Serahsî, el-Mebsût, Beyrut 1398/1978, IX, 37).

Dikkatinizi cekerim bu hadise göre sadece ihtiyarlar icin gecerlidir recm uygulamasi peki gencler ne olacak ? Eger baska hadisler varsa bu hadislerden baska recmle alakali lütfen rica ediyorum onlarida gönderinki bizde zan icinde kalmayalim..

Simdi sizlere soruyorum kurani kerimde bir ayet eksik oldugunu, yahut baska bir zanda olanin hükmü nedir??

Bakalim Allahü teala ayetlerinde ne diyor

Hiç kuşkusuz, o zikiri/Kur'an'ı biz indirdik, biz; her hal ve şartta onu muhakkak koruyacak olan da biziz. (Hicr 9)


36 Neyiniz var? Nasıl hüküm veriyorsunuz?
37 Yoksa okuyup, ders almakta olduğunuz bir kitabınız mı var? 38 İçinde keyfinize uyanın sizin olduğu.
68 Kalem Suresi 36,37

Kitap' ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.
6 Enam Suresi 38


Ve evet Kurani kerim acikca diyorki hic birsey eksik birakmadi demekki recm diye birsey yoksa bu bir hadisle yok efem keci yemisde ondan yokmusmusla olmaz....Zaten insanin ne akli ne kalbi bunu kabul ediyor..Hadi insani birakin Kurani kerimde zina edene neler yapilacagi acikca yazilidir...Kaldiki hadisi keci yemis olsa bile hicmi bir kimse ezberlemediydi?



Ha Hz ömer ayeti alcakmisda insanlarin dedikodusundan korkmus, Hz Ömer ALLAHDANMI daha cok korkmasi gerekirdi yoksa insanlarin dedikodusundanmi??? soruyorum size??







Nur Suresi
1. Bir suredir, indirdik onu; farz kıldık onu... Ve içinde açık-seçik ayetler indirdik ki, düşünüp ders alabilesiniz.

2. zina eden kadınla zina eden erkek... Yüz vuruş vurun herbirinin ciltlerine... Allah'a ve âhiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın dini konusunda bunlara acıma duygusu sizi yakalamasın. Müminlerden bir grup da bunların cezalarına tanık olsun.

3. zina eden erkeği zina eden bir kadın veya putperest bir kadından başkası nikâhlamaz. zina eden kadına gelince, onu da zina eden bir erkek veya putperest bir erkekten başkası nikâhlamaz. Müminlere bu, haram kılınmıştır.

4. İffetli kadınlara iftira atıp da dört tanık getirmeyenlere gelince, onlara hemen seksen vuruş vurun. Ve onların tanıklıklarını ebediyen kabul etmeyin. Onlar, sapmışların ta kendileridir.

5. Bu suçtan sonra tövbe edip iyi hal sergileyenler müstesna. Şu bir gerçek ki, Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir.

6. Kendi eşlerine bir zina isnat edip de kendilerinden başka tanıkları olmayanların herbirinin tanıklığı, kendisinin kesinlikle doğru sözlülerden olduğu hususunda Allah'a yeminden ibaret dört kez tanıklık ikrarıdır.

7. Beşincide, eğer yalancılardansa, Allah'ın laneti üzerine olsun diye söz söyler.

8. İtham edilen eşin, itham eden kocanın kesinlikle yalancılardan olduğuna ilişkin, Allah adına dört kez yemin şeklindeki tanıklığı, ondan cezayı düşürür.

9. Bu durumda kadının beşinci sözü, suçlayan erkek doğru söyleyenlerdense, "Allah'ın gazabının kendisi üzerine olması"nı söylemekten ibarettir.

10. Allah'ın lütuf ve rahmeti üzerinizde olmasaydı neylerdiniz! Ve hiç kuşku yok Allah Tevvâb'dır, Hakîm'dir.

11. O ifki/yalan haberi/iftirayı getirenler, içinizden bir gruptur. Onu sizin için şer sanmayın. Aksine o, sizin için bir hayırdır. Onlardan her kişiye o günahtan kazandığı vardır. Onların, günahın büyüğünü yönetenine de büyük bir azap vardır.

12. Onu işittiğinizde, erkek ve kadın müminlerin birbirleri için iyi zanda bulunup, "Bu apaçık bir iftiradır" demeleri gerekmez miydi?"

13. Ona dört tanık getirselerdi ya! Mademki, tanıkları getiremediler, o halde Allah katında onlar yalancılardır.

14. Eğer dünya ve âhirette Allah'ın lütfu üzerinizde olmasaydı, içine daldığınız o yaygarada size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.

15. O zaman siz, onu dillerinizle birbirinize yetiştiriyordunuz ve ağızlarınızla, hakkında hiçbir bilginiz olmayan şeyi söylüyor, üstelik bunu önemsiz sanıyordunuz. Oysaki Allah katında o, çok büyük bir günahtı.

16. Onu duyduğunuzda, "Bu konuda söz söylememiz bize yakışmaz; hâşâ, bu büyük bir iftiradır" demeniz gerekmez miydi?

17. Eğer iman sahipleri iseniz, Allah sizi böyle birşeye bir daha asla dönmemeniz hususunda uyarıyor.

18. Allah size ayetleri iyice açıklıyor. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir.

19. İman edenler içinde edepsizliğin yayılmasını arzu edenler var ya, onlar için dünyada da âhirette de korkunç bir azap öngörülmüştür. Allah bilir ama siz bilmezsiniz.

20. Ya Allah'ın lütfu ve rahmeti üzerinizde olmasaydı! Allah Raûf'tur, Rahîm'dir.

21. Ey iman edenler! Şeytanın adımlarını izlemeyin. Kim şeytanın adımlarını izlerse, şeytan ona iğrençlikleri ve kötülüğü emreder. Allah'ın lütuf ve rahmeti üzerinizde olmasaydı, içinizden tek kişi bile sonsuza dek temize çıkamazdı. Ama Allah dilediğini artırıp temizliyor. Allah herşeyi işitiyor, herşeyi biliyor.


Vallahi Rabbülalemin her ayrintili sekilde kurani kerimde yazmisdir...Zaten kurani kerimde eksik olamaz ister hadis bunu desin ister alim desin...Kurani kerimde eksik var diyen dinden cikmisdir

ALLAH cümlemizi dogru yoldan ayirmaya insallah !!!!


__________________
İbni Abbas şöyle derdi: “Sizden önceki ümmetlerin sapmaları bu şekilde kitaplar vücuda getirmek yüzünden olmuştur.İbn Abdül Berr
Muhabbetci isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 22.07.2007, 15:39
 
Huelya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.06.2007
Mesajlar: 205
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
amin Amin Amin
__________________
Okuyalim Kurani
Huelya isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 22.07.2007, 19:42
Arife Her Gün Kadir Gecesidir
 
elmnightmare - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.02.2007
Mesajlar: 8.448
Teşekkür etti: 348
378 Teşekkür 202 Mesaja aldı
Alıntı:
"Keçinin yemesi sonucu Kuran'dan çıkan taşlama ayetini Ömer Kuran'a tekrar sokmak istedi; ancak halkın dedikodusundan korktuğu için cesaret edemedi" (Buhari 53/5; 54/9; 83/3; 93/21; Muslim, Hudud 8/1431; Ebu Davut 41/1; Itkan 2/34).
Bu hadisi buharide müslimde gösteremezseniz müfterisiniz.....
__________________
elmnightmare isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 22.07.2007, 21:03
 
Üyelik tarihi: 28.06.2007
Mesajlar: 876
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı:




"Keçinin yemesi sonucu Kuran'dan çıkan taşlama ayetini Ömer Kuran'a tekrar sokmak istedi; ancak halkın dedikodusundan korktuğu için cesaret edemedi" (Buhari 53/5; 54/9; 83/3; 93/21; Muslim, Hudud 8/1431; Ebu Davut 41/1; Itkan 2/34).



Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız elmnightmare
Mesajı göster
Bu hadisi buharide müslimde gösteremezseniz müfterisiniz.....



yokki gösterebilsinler resmen müfteriler (iftira atan yalancilar).


derinsular isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 22.07.2007, 22:20
 
Üyelik tarihi: 17.09.2006
Mesajlar: 586
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Hazreti Ebubekir döneminde Kur'an ayetleri toplanıp kuran kitaplaştırılırken "herkes elinde, aklında kuran namına ne varsa getirsin" diye duyrulmuştur. Ellerinde deriler, kemikler üzerine yazılan ayetler ve zihinlerde ayet namına olan ezberler olanlar kurula bunları getirmeye başlamışlardır. Ayetleri getirenlerin yanlarında bir de şahit getirmeleri koşuldur. İşte recm ayetini de Hazreti Ömer getirir. Ama şahit bulamadığı için Kur'an dahil ettiremez[1]. Ömer bin Hattab da Kur'an'da recm hükmünün bulunduğunu, ancak sonradan yanlışlıkla çıkarılmadığını rivayet etmektedir[2].


1. İbni Abbas anlatır: Ömer, hutbesinde dedi ki: Hepiniz biliyorsunuz ki, Allah recm âyetini gönderdi. Hepimiz bu âyeti ezberledik. Ayrıca, Resulullah recm cezasını tatbik etti, biz de tatbik ettik. Benim endişem şudur: Aradan uzun zaman geçince, bazıları, "Kitabullah’ta recm cezası yoktur” diyerek inkâr edebilir. Eğer insanlar, "Ömer Allahü teâlânın kitabına ilavede bulundu" demeyecek olsalardı, recm âyetini yazardım.


2. Ömer b. Hattab (r.a.) şöyle anlatır:
Şüphesiz Allah, Muhammed'i (a.s.) hak peygamber olarak gönderdi ve ona Kitabı verdi. Ona indirilen bu kitabın içinde recim ayeti de vardı. Biz bu ayeti okuduk, ve onu anlayıp belledik. Hz. Peygamber (a.s.) da recmi uyguladı, ondan sonra biz de recmi uyguladık. Ancak uzun bir süre geçtikten sonra insanların biz Allah'ın Kitabında recmi bulamıyoruz demesi ve böylece Allah'ın indirmiş olduğu bir farizayı terk ederek yanlış yapmalarından korkarım. Hiç şüphesiz ki Allah'ın Kitabında, zina eden evlilik yapmış erkek ve kadının bu fiili şahitler, gebelik ya da ikrar ile ispatlanırsa bunun hükmü recimdir.

Sahih-i Müslim'deki hadis numarası [Sadece Arapça]: 3201
HAKİKAT isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 23.07.2007, 00:01
 
Üyelik tarihi: 28.06.2007
Mesajlar: 876
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız HAKİKAT
Mesajı göster
Hazreti Ebubekir döneminde Kur'an ayetleri toplanıp kuran kitaplaştırılırken "herkes elinde, aklında kuran namına ne varsa getirsin" diye duyrulmuştur. Ellerinde deriler, kemikler üzerine yazılan ayetler ve zihinlerde ayet namına olan ezberler olanlar kurula bunları getirmeye başlamışlardır. Ayetleri getirenlerin yanlarında bir de şahit getirmeleri koşuldur. İşte recm ayetini de Hazreti Ömer getirir. Ama şahit bulamadığı için Kur'an dahil ettiremez Ömer bin Hattab da Kur'an'da recm hükmünün bulunduğunu, ancak sonradan yanlışlıkla çıkarılmadığını rivayet etmektedir


1. İbni Abbas anlatır: Ömer, hutbesinde dedi ki: Hepiniz biliyorsunuz ki, Allah recm âyetini gönderdi. Hepimiz bu âyeti ezberledik. Ayrıca, Resulullah recm cezasını tatbik etti, biz de tatbik ettik. Benim endişem şudur: Aradan uzun zaman geçince, bazıları, "Kitabullah’ta recm cezası yoktur” diyerek inkâr edebilir. Eğer insanlar, "Ömer Allahü teâlânın kitabına ilavede bulundu" demeyecek olsalardı, recm âyetini yazardım.


Ömer b. Hattab (r.a.) şöyle anlatır:
Şüphesiz Allah, Muhammed'i (a.s.)hak peygamber olarak gönderdi ve ona Kitabı verdi. Ona indirilen bu kitabın içinde recim ayeti de vardı. Biz bu ayeti okuduk, ve onu anlayıp belledik. Hz. Peygamber (a.s.) da recmi uyguladı, ondan sonra biz de recmi uyguladık. Ancak uzun bir süre geçtikten sonra insanların biz Allah'ın Kitabında recmi bulamıyoruz demesi ve böylece Allah'ın indirmiş olduğu bir farizayı terk ederek yanlış yapmalarından korkarım. Hiç şüphesiz ki Allah'ın Kitabında, zina eden evlilik yapmış erkek ve kadının bu fiili şahitler, gebelik ya da ikrar ile ispatlanırsa bunun hükmü recimdir.
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası [Sadece Arapça]:
.




hakikat kardesim ne demek istediginizi ve neyi isbatlamak istediginizi tam olarak anlamis degilim.



"Keçinin yemesi sonucu Kuran'dan çıkan taşlama ayetini Ömer Kuran'a tekrar sokmak istedi; ancak halkın dedikodusundan korktuğu için cesaret edemedi" (Buhari 53/5; 54/9; 83/3; 93/21; Muslim, Hudud 8/1431; Ebu Davut 41/1; Itkan 2/34).


biz böyle bir iddanin tam gercekleri yansitmaigini ve böyle bir delil olmadigini söyledik.


kuranda recm hükmü vardir-Ömer b. Hattab (r.a.) şöyle anlatır:
Şüphesiz Allah, Muhammed'i (a.s.) hak peygamber olarak gönderdi ve ona Kitabı verdi. Ona indirilen bu kitabın içinde recim ayeti de vardı. Biz bu ayeti okuduk, ve onu anlayıp belledik. Hz. Peygamber (a.s.) da recmi uyguladı, ondan sonra biz de recmi uyguladık.


hazreti ömerin kurana hükmü kalktigi icin koymadigi ayet $öyle idi--esseyhu vesseyhatu izezeneye fercumuhüme elbitete.lafsi kaldirilmis hükmü kalmistir (cemul cevameh)


fitne olur diye veya $ahidi yok diye koymamazlik degildi böyle bir düsünce hz ömere yakistirilamaz.


islam tarihinde 4 $ahit getirelek recm edilen tek bir insan yoktur.

recm olayi vardir yapilmi$tir ama bu ikrah ile olmu$tur yani o olayi yapan kendisi $ahitlik yapmi$tir,sonra recm uygulanmistir.


yok ayeti keci yedi yok hz ömer fitne cikmasin veya $ahid yok diye böyle söylemek dogru degildir ve saglam kaynagi ve delilide yoktur.



sizin verdiginiz müslim kaynakli rivayet dogrudur aciklamasinida tam yazsaydiniz faydali olurdu .


tekrar söylüyorum bizim demek istedigimiz $udur ,ayeti keci yedi veya hz ömerin $ahidi olmadigi icin veya fitne cikar eklersek kurana diye söylemler yanli$tir. yukardaki verdigimiz ayetin lafsi kaldirilmi$tir hükmü kaldirilmamistir.



sizin yukardaki verdiginiz müslim kaynakli rivayette $erhinde ne diyor ,diyorki bazi ayetlerin tilaveti kalmi$ hükmü gecerlidir ,bazi ayetlerinde hükmü kalkmis tilaveti gecerlidir.



1- Hükmü neshedildiği halde, lafzı kalan ayetler



2- Lafzı neshedilen ama hükmü geçerli kalan ayetler.



3- Hem hükmü, hem de metni neshedilen ayetler.


vardir.


buna delil ise asagidaki ayetleri gösteriyorlar.



1-“Eğer biz bir ayetin hükmünü [2] kaldırır veya onu unutturursak, ondan daha hayırlısını veya dengini getiririz....” (2 Bakara 106)

2-“Bir ayeti başka bir ayetin yerine getirdiğimizde, onlar (Muhammed’e) “sen sadece uyduruyorsun” derler Hayır öyle değildir, ama onların çoğu bilmezler. “ (16 Nahl 101)

3-“Allah dilediğini siler, dilediğini bırakır; Ümmül Kitab O’nun katındadır.” (Rad 39)




biz böyle biliyoruz yanlis ve eksik ise tamamlayin ins.

...
derinsular isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 23.07.2007, 02:55
 
Üyelik tarihi: 27.02.2006
Mesajlar: 453
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
1) Benim uydurdugum dedigin hadisleri ben mecbur degilim göstermeye cünki bunlarin kaynaklarini vermisim gider arar bakarsiniz, ben bakdim ve bunlar vardir...neyse konu o degil siz istediginiz sekilde recm edin etmem bu benim sorunumm degil


2) Benim sorunum nesh etti demeniz kuranda bazi ayetlerin hükmü kalkdi demeniz...Bana lütfen hangi ayetlerin hükmü kalkmisdir bir siralama gönderirmisiniz ALLAH ASKINA....Ben bir bilmek istiyorum hangileriymis su hükmü kalkan ayetler

Simdiden tsk ediyorum
__________________
İbni Abbas şöyle derdi: “Sizden önceki ümmetlerin sapmaları bu şekilde kitaplar vücuda getirmek yüzünden olmuştur.İbn Abdül Berr
Muhabbetci isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 23.07.2007, 03:53
 
Üyelik tarihi: 28.06.2007
Mesajlar: 876
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Muhabbetci
Mesajı göster
1) Benim uydurdugum dedigin hadisleri ben mecbur degilim göstermeye cünki bunlarin kaynaklarini vermisim gider arar bakarsiniz, ben bakdim ve bunlar vardir...neyse konu o degil siz istediginiz sekilde recm edin etmem bu benim sorunumm degil


2) Benim sorunum nesh etti demeniz kuranda bazi ayetlerin hükmü kalkdi demeniz...Bana lütfen hangi ayetlerin hükmü kalkmisdir bir siralama gönderirmisiniz ALLAH ASKINA....Ben bir bilmek istiyorum hangileriymis su hükmü kalkan ayetler

Simdiden tsk ediyorum
.


yalan söyleme keci ayeti yedi hadisi verdigin kaynakta yok ,ben baktim bunlar vardir diye gecistirme .arapca kaynaginami baktin.

"Keçinin yemesi sonucu Kuran'dan çıkan taşlama ayetini Ömer Kuran'a tekrar sokmak istedi; ancak halkın dedikodusundan korktuğu için cesaret edemedi" (Buhari 53/5; 54/9; 83/3; 93/21; Muslim, Hudud 8/1431; Ebu Davut 41/1; Itkan 2/34).

bu uydurmadin .





sen elmnigtmare nin ilk bastaki yazisini tam okumamissin .Allah askina yazin dedigin icin tekrar veriyorum elmnigtmarenin yazisini.



1- metni Kuran da bulunduğu halde hükmü uygulamadan kaldırılanlar.
Buna misal şu ayettir. "Ey iman edenlersizler sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın"(Nisa43) Bu ayetten anlaşılan namazın kılınabileceği en son vakte kadar sarhoşluk veren içkinin yasaklığıdır.Fakat bundan sonra MAide 90-91 de içki kumar ve fal oklarının şeytan işi olduğu bildirilerek bunlardan kaçınmaları emredilmiştir ve en sonunda VAzgeçtiniz değil mi buyurularak yukarıdaki ayetin hükmü kaldırılmıştır...Bu nedenle hiç kimse ben Nisa 43 e dayanaraktan namaz vakti girmeden ayılabileceğim kadar içebilirim veya iki kadeh içki beni sarhoş etmez dolayısıyla namazda ne söylediğimi bilebilirim diye içki içebilirim diyemez. Çünkü ayetin hükmü uygulkamadan kaldırılmıştır...




2- Hem metni hem de hükmü Kurandan kaldırılan ayetler.
Yukarıdaki HZ Ayşe'nin "Bilinen 10 defa emme ayeti Kur'anda nazil olmuştur sonra da bilinen beş defa emme ayeti nazil olmuştur." şeklindeki ifadesi de Kuran da nesh olduğunu gösterir.Çünkü Hz Ayşenin sözünü ettiği ifade şu anda Kuran da yoktur.(Müslim RAda 25; Muvatta Rada18;Darimi Nikah 49) bu konuya örnektir.





3- Metni kaldırıldığı halde hükmü devam edenler.
Bu konudaki örnek açıklamaya çalıştığımız hadiste bildirilen recm ayetidir. Bu ayetin hükmüne göre evli olan veya evlilik muamelesi geçmiş bir kimse zina ederse bu kimseye taşlanarak öldürme vardır.

(hazreti ömerin kurana hükmü kalktigi icin koymadigi ayet $öyle idi--esseyhu vesseyhatu izezeneye fercumuhüme elbitete.lafsi kaldirilmis hükmü kalmistir ) (cemul cevameh)



Bir kısım insanlar 2.ve 3. kısım neshi kabul etmezler. Ancak bazı bilgiler bize rivayetle gelmektedir. Eğer rivayet yolunu kabul etmezsek tarihi hiçbir bilgiyi kabul edemeyiz. Sıhhatı üzerinde kanaat oluşmuş habeleri bir anda kenara atıvermek doğru değildir.Eğer bilgi bize sağlam ve güvenilir kaynaktan gelmişse bunu yok saymak yerine bunu nasıl anlayabiliriz diye kafa yormak gerekir.

Yüce Rabbimiz kaldırmak istediği dini hükmü kaldırır onun yerine dilediğini koyar veya indirdiği hükümleri olduğu gibi bırakır isterse tamamen kaldırır. Hiç kimsede onun hakimiyetine karışamaz. Niye böyle yaptın diye de hesap soramaz.
Recm uygulamasının Peygamberimiz(s.a.v) döneminde yapıldığı rivayetle sabittir.Bu uygulama ister Hz peygamberin sünneti ile olsun ister metni kaldırılmış bir ayetle olsun netice değişmeyecektir….
Sonunda sünnette bağlayıcıdır, hükmü kaldırılmadığı için de bağlayıcıdır.
Ancak sırf Kuran’da recm ayeti yoktur diye hadislerde tespit edilmiş olan ümmetin güvenini kazanmış kaynaklarca Peygamberimizin(s.av) yaptırdığı bildirilmiş olan uygulamayı kabul etmemek Kur’an’ın tebliğcisi Hz Muhammed’i kabul etmemektir. Yine recm hükmünü bildiren bir haberi işimize gelmedi diye bir çırpıda uydurma sayıvermek diğer tarihi bilgileri kabullenme konusunda bizleri ne derece inandırıcı kılacaktır.
Bu Konuda HZ Ömer’in(r.a) şu sözü oldukça dikkat çekicidir.
Ben insanların üzerine uzun zaman geçmesi ve sonunda birisinin “Biz Allah’ın kitabında recmi bulamıyoruz” diyerek Allah’ın indirdiği zorunlu bir hükmü terk ederek yoldan çıkmalarından endişe etmişimdir. Bakın evlilik ilişkisi görmüş zina eder ve hakkında şahitler bulunur veya hamile olur ya da itiraf ederse ona recm gerekir. Bakın Rasulullah recm yapmıştır.Biz de recm yaptık.(Buhari Hudud 30)
Yine kendisinden şöyle rivayet olunur.
“Allah’ın kitabına ilave etmiş olmaktan çekinmiş olmasaydım kesinlikle mushafa yazardım. Çünkü ben bir takım kavimlerin gelip Allah’ın kitabında bulamayınca inkar edeceklerinden endişe etmekteyim.(Tirmizi, Hudud:8)


derinsular isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #11
Alt 23.07.2007, 08:21
 
Üyelik tarihi: 17.09.2006
Mesajlar: 586
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Muhabbetci
Mesajı göster
2) Benim sorunum nesh etti demeniz kuranda bazi ayetlerin hükmü kalkdi demeniz...Bana lütfen hangi ayetlerin hükmü kalkmisdir bir siralama gönderirmisiniz ALLAH ASKINA....Ben bir bilmek istiyorum hangileriymis su hükmü kalkan ayetler

Bütün hak dinlerde, iman bilgileri yani Amentü’nün esasları bozulmadan önce aynı idi. İmanda değişiklik olmaz. İki âyet meali:
(Kur’an, önce gelmiş olan kitapları tasdik edicidir.) [Bekara 97]
(Tevrat’ı tasdik eden Kur’ana inanın!) [Bekara 41]

Nesh
, Peygamber kıssaları ile Cennet ve Cehennemi bildiren âyetlerde olmaz. Yalnız, emir ve yasaklarda olur. Nesh; emir ve yasakları değiştirmek demek değil, bunların yürürlük zamanlarının bittiğini haber vermektir. Kur’an-ı kerim, Tevrat ve İncil’i nesh edip yürürlükten kaldırdı. (Beyan-ül-hak)

Dinin emir ve yasakları tedrici olarak bildirildi. Mesela Bekara suresinin 219. âyetinde, önce içkinin büyük günahı yanında, bazı faydalarının da bulunduğu bildirildi. Daha sonra haram edildi. (Maide 91)

Nesh hakkında iki âyet meali:
(Biz, daha iyisini veya onun gibisini getirmeden bir âyeti nesh etmez veya unutturmayız.) [Bekara 106]

(Ya bize bundan başka bir Kur’an getir, yahut onu değiştir diyenlere de ki, Onu kendiliğimden değiştiremem.)
[Yunus 15]

Demek ki nesh edilen ve unutturulan âyetler vardır. Hadis-i şerifle de olsa, nesh yine Allahü teâlânın emri iledir. Çünkü Resulullahın dine ait sözleri vahiydir:
(Onun sözü vahiyden başka değildir.) [Necm 4]

Neshin çeşitleri şunlardır:

1- Âyetin, âyet ile neshi:
Bekara suresinin 180. âyetinde, ölüm hastasının ana, baba ve yakınları için vasiyette bulunma şartı vardı. Nisa suresinin 11. âyetinde, herkesin ne kadar miras alacağı bildirilmiş ve böylece vasiyet şartı kaldırılmıştır. Nisa suresinin, (Yeminlerinizin bağladığı kimselere de hisselerini veriniz) mealindeki 33. âyetine göre, akraba olmayan iki kişi yeminleşir ve biri diğerine mirasçı olurdu. Ama Enfal suresinin, (Yakın akrabalar vâris olmaya daha uygundur) mealindeki 75. âyeti ile neshedildi. (Ebu Davud)

Nur suresinin, (Zina eden ancak zina edenle evlenebilir) mealindeki 3. âyeti, Nur suresi 32. âyeti ile ve İbni Mace’nin bildirdiği (Önceki zina, nikahı haram kılamaz) hadis-i şerifi ile nesh edildi. Dört mezhepte de, zina eden, zina etmeyenle ve zina etmeyen, zina edenle evlenebilir. (Cessas)

2- Âyetin, sünnet ile neshi:

Bekara suresinin (Ölüm gelince, ana baba ve yakınlara vasiyet farzdır) mealindeki 180. âyeti, [Buhari’deki] (Vârise vasiyet yoktur) hadis-i şerifi ile nesh edildi.

Zekat verilmesi bildirilen 8 sınıftan biri olan Müellefe-i kulub, iman etmesi veya kötülükleri önlenmek istenilen kâfirler ve yeni iman etmiş olan zayıf Müslümanlar idi. Hz. Ebu Bekir zamanında, Beyt-ül-mal emini olan Hz. Ömer, [Kütüb-i sittenin hepsinde bulunan] (Zekatı Müslümanların zenginlerinden al, fakirlerine ver) mealindeki Muaz hadisini bildirip, (Müellefe-i kulub’a zekat verilmesini Resulullah nesh etti) dedi. Eshab-ı kiramın hepsi, bunu kabul etti. Nesh edilmiş olduğuna ve bunlara zekat verilmemesi gerektiğine icma hasıl oldu. (Redd-ül Muhtar)

3- Sünnetin âyet ile neshi:

Beyt-ül-makdis’e doğru namaz kılınırken, Bekara suresinin, (Yüzünü artık Mescid-i Haram [Kâbe] tarafına çevir) mealindeki 144. âyeti ile nesh edildi. Kıble Kâbe oldu.

4- Sünnetin sünnet ile neshi:

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kabir ziyaretini yasaklamıştım, bundan sonra ziyaret edin!) [İbni Mace]

(Cehennemde en hafif azap Ebu Talib’e yapılır. Ayaklarında ateşten iki nalın olacak, bunların sıcaklığından beyni kaynayacaktır.) [Müslim]
Bu hadis-i şerif, imam-ı Kurtubi ve imam-ı Süyuti’nin bildirdiği (Amcam Ebu Talib, diriltildi ve iman etti) mealindeki hadis-i şerif ile nesh edilmiştir.

(Bazı âyetlerde olduğu gibi, hadislerimden de birbirini nesh eden olur.) [Deylemi]
HAKİKAT isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #12
Alt 23.07.2007, 10:19
 
Üyelik tarihi: 22.03.2007
Mesajlar: 465
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Sayın elmnightmare

Alıntı:
Kaldırdığımız veya geride bıraktığımız bir ayetin yerine ondan daha hayırlısını ya da bir benzerini getiririz"(Bakara 106)
Yukarıdaki ayetten başka Kuran da neshin bulunduğunu gösteren ayetller vardır.
"Allah dilediğini silip iptal eder(dilediğini de) sabit bırakır.Bütün kitapların aslı O'nun yanındadır."(Ra'd 39)