| burhanefe ![]() Üyelik tarihi: 18.02.2007 Yaş: 34
Mesajlar: 1.601
Teşekkür etti: 4
6 Teşekkür 4 Mesaja aldı
| Sanırım urda lafı biraz bana dokundurmuş Hz.pir
__________________ bende baronum |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 28.06.2007
Mesajlar: 871
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
| velilere uymak . Sen nefsine, kötü arzularina taptikça , velilerin derecesine çikmayi isteme... Halbuki onlar yalniz Mevlaya kulluk ederler. Senin istedigin dünya, onlarinki ise ukba... Sen yalniz bu dünyayi görürsün, onlar yerin, gögün sahibini görürler. Sen halkla ünsiyet edersin, onlar daima Hak la olurlar... Senin kalbin, yerdekilere bagli; onlarin kalbleri ar$a baglidir. GAVS-i AZAM Abdülkadir Geylâni Hazretlerinin FÜTÜHÜL- GAYB isimli eseridir... |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 28.06.2007
Mesajlar: 871
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
| Hazret-i Mevlânâ -kuddise sirruh- şöyle îkâz buyurur: "Ey gâfil insan! Madem ki peygamber değilsin, ötelerden haber alamıyorsun, sana uyanlar da yok; bu yolda haddini bil, kendi safında kal; ileri gitme! Yürüdüğün hakîkat yolunda da büyük bir velînin arkasından yürü ki, bir gün nefsaniyet kuyusundan çıkıp Hz. Yûsuf gibi bir mânâ padişahı olasın." "Madem ki Hakk'ta fânî olup Hakk'ın lisânı olamadın; bâri kulak kesil! Bir şey söyleyeceksen bile suâl tarzında söyle de, sözün bir şeyler öğrenmeye yarasın! Padişahlar padişahıyla hiçbir şeyi olmayan fakir ve muhtaçlar gibi konuş!" ![]() |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 28.06.2007
Mesajlar: 871
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
| Küçük bir fâre kocaman bir devenin yularını kapmış, eline almış, kurula kurula gidiyordu. Deve, kendi huyu, uysal tabiatı yüzünden, onunla yol alıp giderken fâre, kendi küçüklüğünü göremeden: "- Meğer ben ne müthiş bir pehlivanmışım, develeri sürükleyebilecek bir yiğitmişim!" diye böbürleniyordu. Gide gide bir nehrin kenarına geldiler. Nehri gören fare, kibrinin şaşkınlığı içinde donup kaldı. Onun kibrinin farkında olan deve ise, mânidar bir şekilde: "- Ey dağda, ovada bana arkadaşlık eden! Neden durakladın? Neden böyle şaşırıp kaldın? Haydi, yiğitçe nehrin içine gir. Sen benim kılavuzum, öncüm değil misin? Yol ortasında böyle şaşırıp kalmak, sana yaraşır mı?" dedi. Mahcup düşen fâre, kekeleyerek şöyle cevap verdi: "-Arkadaş! Bu su pek büyük, pek derin bir su; boğulurum diye korkuyorum." Deve suyun içine girip: "- Ey kör fâre! Su diz boyu imiş, korkmana gerek yok!" dedi. Fâre çaresiz ve mahcup itirafına devam etti: "- Ey hünerli deve! Nehir sana göre karınca, bize göre de ejderha gibidir. Çünkü dizden dize fark vardır. Benimki gibi yüz tane diz üst üste koysak ancak senin bir dizin eder." Bunun üzerine akıllı deve, fâreye şu nasîhatte bulundu: "- Öyleyse, gurur ve kibire aldanıp bir daha terbiyesizlik etmeye kalkma; haddini bil! Sana olan hoş görüş ve müsâmahama kapılıp şımarma; çünkü Allâh, şımaranları sevmez!.. Var git; sen, kendin gibi fârelerle boy ölçüş!" Artık iyiden iyiye gerçeği anlayıp utanmış bulunan fâre: "- Tevbe ettim, pişman oldum. ALLAH için olsun şu öldürücü, şu boğucu sudan beni geçir!" diye yalvardı. Böylece deve, yine merhamet edip ona acıdı da: "- Haydi! Sıçra da hörgücümün üstüne çık, otur! Bu sudan geçmek veya başkalarını geçirmek benim işimdir. Zîrâ vazîfem, senin gibi yüz binlerce âcize hizmetten ibarettir." dedi ve fareyi nehrin öbür tarafına geçirdi. Hazret-i Mevlânâ'nın Mesnevî'de anlattığı bu hikâyede fâre; başından büyük işler görmeye kalkışan, kendini başkalarından üstün gören, böbürlenen bir kişinin sembolüdür. Deve ise sabırlı, tecrübeli, hünerli ve kâmil bir insanın remzidir. Hazret-i Mevlânâ'nın bu kıssayı nakletmekten murâdı da, ondan nice ibretli düşünce, fikir ve hisseler aksettirmektir. Cümlelerinin her birini bir irfan deryâsı hâlinde söyleyen Hazret-i Pîr, buradan çıkarılması gereken nükteleri de yine kendisi şöyle ifade buyurur: "İblis, önceleri melekler arasında büyük tanınmış, kendini üstün görmeye alışmıştı. Bu alışkanlığı yüzünden şımardı ve Allâh'ın emrinin azamet ve haşmetinin farkına varmadı; Âdem(a.s.)'ı hakîr, aşağı gördü. Böylece aşağıların aşağısı bir âkıbete dûçâr oldu..." ![]() |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 28.06.2007
Mesajlar: 871
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
| : ABDULLAH BİN MÜBÂREK Hazretleri buyurdu ki: "Âlimleri hafife alanların âhireti, ümerâyı hafife alanların dünyâsı, dostlarını hafife alanların mürüvveti yıkılır." "Kalbinde Allah korkusu çok az olan, dünyâ sevgisi bulunan, haramlardan sakınmayan, âlim olduğunu söylerse şaşılır." "Sâlih kimselerden olmadığım hâlde, sâlihleri severim. Kötü kimselerden daha aşağı olduğum halde, kötüleri sevmem." "Eğer gıybet etseydim, anamı, babamı gıybet ederdim. Çünkü sevâblarımın onlara verilmesi daha hayırlı olur." "Müstehabları yapmakta gevşek davranan, sünnetleri yapamaz. Sünnetleri yapmakta gevşek davranmak, farzların yapılmasını zorlaştırır. Farzlarda gevşek davranan da mârifete, Allahü teâlânın rızâsına kavuşamaz." "İnsan; nefs, şeytan, münâfık gibi üç düşmanla karşı karşıyadır ve bunlardan kurtulmak çok güçtür." "Çalışıp kazanma zahmeti çekmemiş kimsede hayır yoktur." "İlmin evveli niyet, sonra anlamak, sonra yapmak, sonra muhâfaza, sonra da yaymaktır." "Nefsini bilen Rabbini bilir." hadîs-i şerîfinin sırrına eren, nefsini sokakta gördüğü köpekten aşağı bilir." ![]() "Nice küçük amel, niyetle büyür, nice büyük amel ise niyetle küçülür." ![]() |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 28.06.2007
Mesajlar: 871
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
| Allah bir kulu hakkında hayır murad ederse nefsinin ayıplarını (kendi günahlarını) ona gösterir� ve bu hâl içinde o kişi başkalarının ayıbını görmez olur. Yine efendimizin (s.a.v) �Nefsini bilen Rabbini bilir�. Hz. Ali (k.v.) demiştirki : �İnsanlara anlayacakları şeyleri anlatın. Allah ve Resulünün tekzip edilmelerini istermisiniz?� (Buhari) İbni Mesud (r.a.) diyorki : �Sen bir cemaate akıllarının almayacağı bir şey söylersen mutlaka bu, bir kısmına fitne olur.� (Buhari) Resulü Ekrem (s.a.v.) o başka beldelere dini tebliğ için, Alim ve mürşidlerini gönderirken onları sıkı sıkıya şöyle tembih ederdi. �Sevdiriniz nefret ettirmeyiniz, müjdeleyiniz korkutmayınız, kolaylaştırınız zorlaştırmayınız.� (Müslim) ![]() ![]() ![]() |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 28.06.2007
Mesajlar: 871
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
| Köpek kadar (sadık) mahlûk yoktur. . Hazreti Geylani (nefsini) ağzından bir köpek şeklinde çıkıp bir kösedeyemek artıklarına doğru süründüğünü gördü ve haykırdı: iyi ettin içimden çıktın. Seni bir daha içime almayacağını. Hitap geldi: Onu içine al. Biz seni onunla seviyoruz. Nefis burada niçin köpektir. Başka hayvanlar vardır da burada köpek şeklindedir niçin? Eshabı Kehf in köpeği Kıtmir cennete girecektir. Bu ne demektir? Köpek giren yere melâike girmez.Bunlar tesadüfi boş lâflar değildir. Köpek kadar (sadık) mahlûk yoktur. Nankörlük kelimesi köpek dilinde yoktur.Geylani’ye nefsin köpek şeklinde görünüşü:Nefsine sadık ol. Sahibine bırak. O nefis giren yere melâike girmez. Nefsinle uğraşma. Sahibine bırak. Nefis nedir onu bil yeter.Nefis seninle bitişiktir. Adeta o sensin. Fakat sen o değilsin. O da değilsin.Aynada kendini gördüğün gibidir. Nefsinle bir olma. Kendini bul…(Nefis) insanın fani olan herşeye bağlı olma hırs ve arzusunun yalan olduğunu sezdiği halde bir türlü benimsemediği duygulardır. Bayezidi Bestami şöyle söylemiştir: Nefisden kurtulup soyunup çıkacaktım. Yılanın kendi derisinden’sıyrılıp çıktığı gibi… Sonra dönüp nefsime baktım. Ne göreyim ben oyum… ![]() ![]() ![]() |
| | |
| Arife Her Gün Kadir Gecesidir ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 25.02.2007
Mesajlar: 11.142
Teşekkür etti: 785
827 Teşekkür 467 Mesaja aldı
|
Hududları aşarsan kendine ait olmayan bölgeye girersin. Orayı işgal etmeye kalkarsan haddini bildirirler. Allah'ın hudutları da böyledir. İnsanoğluna sınırlar vermiştir. O sınırları aşan insan helak olur...
__________________ ÖLENLE ÖLÜNMEZ MİRASINA KONULUR:) | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
| Arife Her Gün Kadir Gecesidir ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 25.02.2007
Mesajlar: 11.142
Teşekkür etti: 785
827 Teşekkür 467 Mesaja aldı
| En Büyük Düşman: Nefsin tabiatında şehvete, günaha ve kötülüğe meyil vardır. Gücünü hep o yönde kullanır. Onun özelliği böyle olduğu için, insanoğlu sırf kendi nefsine kalırsa, her türlü fenalığa sürüklenir. Ukbe bin Âmir -radiyallahu anh-den rivayet edildiğine göre Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyurmuşlardır: “Vallahi ben, vefatımdan sonra Allah’a şirk koşmanızdan korkmuyorum, fakat nefislerinize uymanızdan korkuyorum.” (Buhârî. Tecrid-i sarîh: 661) Nefis yedi başlı bir ejderdir. Haset, riyâ, kin, kibir, şehvet, gadap, yalancılık... gibi hayvânî sıfatlardan hangi sıfatta kişiyi yakalarsa, onu alır cehennemin ortasına kadar götürür. Tahribatı dış düşmandan daha büyüktür. Eğer dizginlenmezse Allah-u Teâlâ’nın koyduğu hudutları aşar, gayesine ulaşır. Bu hudutları aşan kimse, kendisini uçurumdan attı demektir. Bir Hadis-i kudsî’de: “Nefsine düşman ol. Çünkü o bana karşı düşmanlık ve harp ilân etmiştir.” buyuruluyor. Kişi onun hakkını ona vermeli ve yoluna devam etmelidir. Ve fakat onun arzusuna kapılmamalıdır. Nefis her iyiliğe engel olmak isteyen, her kötülüğün kapısını açan arkadaştır. Kişinin bu dünyada da arkadaşıdır, kabirde de arkadaşıdır, mahşerde de arkadaşıdır, cennette ve cehennemde de arkadaşıdır. Nefsin arzu ettiğini yapmamakla muvaffak olunur. Nefsin arzusu ile Hakk yoluna giderken dahi, kişinin arkadaşı nefistir ve şeytandır. Nefis nuru çamurla örtmek ister. Uykudan uyanınca, çamur kalkınca kendisini görür.
__________________ ÖLENLE ÖLÜNMEZ MİRASINA KONULUR:) |
| | |
| burhanefe ![]() Üyelik tarihi: 18.02.2007 Yaş: 34
Mesajlar: 1.601
Teşekkür etti: 4
6 Teşekkür 4 Mesaja aldı
| Cenab-ı Hak bizler kendi kusurlarımız ve kendi günahlarımızı görmeyi nasip etsin ki bu durum hayırlarımıza vesile olsun
__________________ bende baronum |
| | |
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | Arama |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kendimizi deneyelim.... | itimat | Tebessüm | 10687 | 10.09.2008 20:29 |
| Maskeli insanlari taniyalim!!! | delicikkk | Özgün Yazılarınız | 2 | 05.05.2008 16:41 |
| Kabemizi Taniyalim | Mikval | Dini Bilgi ve Eğitim | 6 | 28.03.2005 01:31 |
| Başkalarını Değil Kendimizi Sorgulama | Gonul Sultani | Dini Bilgi ve Eğitim | 0 | 07.06.2004 13:03 |
| Kendimizi gelismek. Baltayi Bilemek. | Fazilet | Özgün Yazılarınız | 3 | 07.02.2003 16:42 |