![]() Üyelik tarihi: 28.02.2007
Mesajlar: 575
Teşekkür etti: 11
8 Teşekkür 7 Mesaja aldı
| Günumüzde Muslümanlarin Gelismesine Engel Olan Sorunlar
Sorunlarımızı konuşmaktan öte,çözümlerimizi konuşmamız daha yerinde olacaktır…ki sizinde bu gaye ile böyle bir girişimde bulunduğunuzu bilerek,sorumluluğumu yerine getirmek istedim…rabbim en iyisini bilendir.. Kardeşim, gençliğin sorunlarını dile getirme konusunda çok şeyler söylenebilir,lakin bunları tek tek sıralamanın bence çözüm olacağını hiç sanmıyorum...nedenini şöyle bir misal ile izah etmeye çalışayım; Bir hasta düşünün ki, derdini çok iyi ortaya koyuyor, izah ediyor, bütün teferruatıyla, en ince detayına kadar açıklıyor...Bundan sonra yapılması gereken tedavidir... Ancak; 1-Eğer uzman bir doktor yoksa 2-Uzman bir doktor var lakin onu tedavisini sağlayacak şartlar yerinde değilse... Bu durumda hastanın derdini çok iyi ifade etmesi de bir derde dönüşecektir... Sevgili kardeşim usama ,biz çözüm olarak hep şunu iddia ederiz ,kuran ve sünnet ...yani bu iki esas bizim bütün sorunlarımızı çözebilir... Bu doğrudur...lakin,bu nasıl gerçekleşecektir...acizane ben bütün sorunların tek bir nedeni olduğuna inanıyorum: MÜSLÜMANLARIN CEMAAT OLMAMASI VE FERDİ YAŞAMALARI... Bugün küfür organize olmuş,tabir yerinde ise cemaat olmuş ve her koldan müslüman ümmete saldırıyor... Askeri, ekonomik,siyasi,politik,medya v.s ve bu saldırı organizeli ,istişareli,planlı olarak gerçekleştiriliyor... Müslümanların bu organize karşısında birlik yani tek vücut cemaat ile karşı durmazlar ise,şu kesin bir sonuç olarak karşımıza çıkacaktır....YENİLGİ-HEZİMET... Yenilgiye uğrayan dinimiz değildir...haşa ALLAH cc.şöyle buyurmaktadır: De ki: 'Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur.' İsra 81 Bir hadiste resul as şöyle buyuruyor: "hak o kadar yücedir ki,batıl asla onun önüne geçemez,ona galib gelemez" Yani yenilgiye düşen hak değildir…yenilgiye düşen biziz…bu bir sünnetullahtır…kaçınılmaz bir bireysel ve toplumsal yasadır… “O'nun (insanın) önünden ve arkasından izleyenleri (takipçileri) vardır, onu ALLAH'ın emriyle gözetip-koruyorlar. Gerçekten ALLAH, kendi nefis (öz)lerinde olanı değiştirip bozuncaya kadar, bir toplulukta olanı değiştirip-bozmaz. ALLAH bir topluluğa kötülük istedi mi, artık onu geri çevirmeye hiç bir (biçimde imkan) yoktur; onlar için O'ndan başka bir veli yoktur.” Rad 11 Dediğimiz gibi bu kaçınılmaz bir durumdur… Çözüm olarak rabbimiz bizlere şunları tavsiye değil emretmektedir (emri-siğa) bu şu demektir, emir vucubiyet(farziyet) gerektirir, aksi bir durum da emre muhalefet yani haramdır: “Hepiniz(cemian) ALLAH'ın ipine sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve ALLAH'ın üzenizdeki nimetini hatırlayın…”ali İmran 103 “İnkâr edenler birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur.” Enfal 73 “Ey iman edenler, size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, ALLAH'a ve Resûlü’ne icabet edin. Ve bilin ki muhakkak ALLAH, kişi ile kalbi arasına girer ve siz gerçekten O'na götürülüp toplanacaksınız. Ve sizlerden yalnızca zulmedenlere isabet etmekle kalmayan bir fitneden korkup-sakının. Bilin ki, gerçekten ALLAH (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.” Enfal 24-25 Ve kardeşler bugün yaşadıklarımızda bir fitne ve büyük bir fesadtan başka bir şey değildir… Resul as bir hadiste şöyle buyurmaktadır: “Bana beş şey emredildi; dinlemek, itaat, cemaat, hicret ve cihad” tirmizi Yani bugün sorunlarımız tek temel kaynağı birlik olmamamız ve cemaatleşmekten uzak ferdiyetçi bir yaşam içinde olmamızdır…Oysa bu din kuvvet dinidir…cemaat dinidir… Şeyhul İslam şehid ibn teymiyye r.aleyh şöyle demektedir: “Silah(devlet,güç) kuvvetinden önce cemaat kuvveti gelmektedir…” Kitabımız kur’anda rabbimizin bütün hitabları bir topluluğa olmaktadır…yani şöyle ki; “Ey iman edenler “ bu bir topluluktur…lakin biz dağınık ve ferdi bir konumdayız… Kardeşler cemaat olmanın önemi hakkında çok şey zikredilebilir…lakin benim vurgu yapmak istediğim konu cemaat olmaktan öte cemaat olmadığımızdır… Başımızda ki bütün dertlerin tek kaynağında bu yatmaktadır..organize gelen küfür karşısında bir yılgınlık içinde kalıyoruz…rabbimiz “eğer inanıyorsanız üstün olacak olan sizlersiniz” derken dahi, Müslümanlar bir imamın etrafında birlik içinde idiler… Ve rabbimiz bu durumun hoşluğunu bize şöyle bildiriyor: “Şüphe yok ki ALLAH, kendi yolunda, yanyana, kurşunla kenetlenip kurulmuş bir duvar gibi saf kurarak savaşanları sever.” Saf 4 "Bu inancı benimseyenlerin sayısı üç kişiye ulaşınca, o inancın bizzat kendisi onlara şöyle der: Siz şimdi, bir cemaatsınız, bağımsız bir İslam cemaati.Bu inancı benimseyen ve bu inancın temel değerlerini üstün saymayan cahiliye toplumunda ayrılmış bir cemaat." yoldaki işaretler/seyyid kutub r.aleyh İkinci bir meselede; hicret meselesidir: Eğer yaşadığınız beldelerde dininizi yaşama ve yayma olasılığını kaybetti iseniz ordan hicret etmeniz sizin üzerinize vacibtir…bu meselede detaylı bir meseledir: Konu ile alakalı olarak okumanız gereken bir bölüm var…ins oraya göz atarsanız durum anlaşılacaktır… el umde,cihadın esasları babında 11.mesele hicret konusunu izah ediyor…ordan okuyabilirsiniz…http://www.elhadid.com/ buradan ulaşabilirsiniz…ins Lakin kardeşler kurandan bazı ayetler konuya açıklık getirecektir insaALLAH: “(Babası) Demişti ki: 'İbrahim, sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer (bu tutumuna) bir son vermeyecek olursan, andolsun, seni taşa tutarım; uzun bir süre benden uzaklaş, (bir yerlere) git.' (İbrahim:) 'Selam üzerine olsun, senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim, çünkü, O, bana pek lütufkardır' dedi. 'Sizden ve ALLAH'tan başka taptıklarınızdan kopup-ayrılıyorum ve Rabbime dua ediyorum. Umulur ki, Rabbime dua etmekle mutsuz olmayacağım.' meryem 46-47 İbrahim as,davetini yaptı..ancak tehditlerle karşılaştı…ve o da dinini başka coğrafyalara taşıdı…yani hicret etti…bu toprakları onlara mı bırakacam şimdi demedi… Resul as ashabı da ilk önce habeşistana hicret etti..sonra hep beraber medineye… Evet,böyledir…lakin şu soruyu kendimize sormamız gerekiyor…acaba biz davetimizin hakkını verdik mi,,,İbrahim as gibi,Muhammed as gibi…ashab gibi… Evet,sevgili kardeşler çözüm ortada: HİCRET,CEMAAT,CİHAD Ve kardeşler eğer bu sağlanmaz ise, kesinlikle şunu bilin ki, hiçbir şeyde muvaffakiyet sağlayamazsınız ve ruhen mutmain olamazsınız…bu akıntıya karşı yüzmeye benzer…ALLAHu a'lem Kendinizi yoklayın hangi hal üzerine iseniz, onun ilmini öğrenin ve üzerinize düşeni tereddüt etmeden gerçekleştirmenin hazırlığı içine girin… “ilim amelin imamıdır,amel ona uyar” buhari Yazı dizimize devam edebiliriz…lakin kardeşler yazı aciz kalıyor bazen…özellikle konuşarak meseleleri çözmek daha verimli oluyor…hakkınızı helal edin…bu konuda çok şey söylenebilir…şimdilik bununla yetinmeyi uygun görüyorum…burdayız insaALLAH...
__________________ ![]() |
| | |
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Müslümanliğinizi Tam Yaşamaniza Engel Olan Sebepler Nelerdir? | elmnightmare | Anketleriniz | 55 | 16.06.2008 07:51 |
| ''HİÇ BİR ENGEL, ALLAH'a (c.c.) KUL OLMAYA ENGEL DEĞİLDİR..' | merwe_merwe | Resim ve Karikatür | 0 | 12.02.2008 08:07 |