İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #81
Alt 08.12.2007, 17:28

 
Mavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.07.2007
Mesajlar: 1.614
Teşekkür etti: 111
135 Teşekkür 109 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız fecredoğru
Mesajı göster

Hz. Ömer’in Sözünün Anlamı :
Biz peygamber (s.a.v.) den bizim için dua etmesini , böylece onun duasıyla Allah’a yakın olmayı kastediyorduk. Şimdiyse O , Allah’ın rahmetine kavuştuğundan dolayı bizim için dua edemez.Bu nedenle bizim için dua etmesini amcasından istiyoruz .
Asagidaki hadisi serif senin iddianin batil oldugunu ortaya koyuyor.

Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Muhammed Han
Mesajı göster

EI-Bezzaz'ın rivayetine göre Resulullah Salallahu Aleyhi Vesellem mealen şöyle buyuruyor: " Benim sağlığım sizin için hayırlıdır, ölümüm de! Çünkü siz ben sağ iken yeni bir mesele ortaya koyarsınız. Buna karşılık size çözüm getirilir. Bu meseleyle ilgili olarak bana gelen vahiy ile hüküm verilir. Benim vefatım da sizin için hayırlıdır, çünkü sizin yapmış olduğunuz amelleriniz bana arzolunurAmelleriniz içinde hayırlı olanına rastlayınca Allah'a hamd ederim, kötüsüne rastladığımda ise sizin için istiğfar ederim. ." Bu hadisi rivayet edenler sahih hadislerin ricalidir.
Mavi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #82
Alt 08.12.2007, 17:34

 
Mavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.07.2007
Mesajlar: 1.614
Teşekkür etti: 111
135 Teşekkür 109 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız fecredoğru
Mesajı göster

Hz. Ömer’in Sözünün Anlamı :
Biz peygamber (s.a.v.) den bizim için dua etmesini , böylece onun duasıyla Allah’a yakın olmayı kastediyorduk.
diyorsun, daha önceki iletinde de bunu sirk olarak adlanidirmamis miydin?



Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız fecredoğru
Mesajı göster



b- Onlar, bizim kendilerine dua ettiklerimizin, yardım dilediklerimizin bir ilah ya da rab olduklarına inanmıyoruz, diyorlar. Tersine, bizim gibi yaratık olduklarına inanıyoruz, ancak onlar, bizimle Allah arasında aracıdırlar, katında bize şefaat edicidirler, diyorlar.



Su hadisi tekrar hatirlatmakta da fayda var:

İmam Buhari'nin rivayet ettiği bir Hadis-i Şerifte Peygamber Aleyhisselatü Vesselam şöyle huyurmuştur; " Kıyamet günü güneş insanların üstüne iyice yaklaşır, öyle ki akan terler kulakların yarısına kadar yükselir. İnsanlar bu vaziyetteyken Adem Aleyhisselam'dan yardım isterler, sonra Musa'dan ve sonra da Muhammed Aleyhisselam'dan yardım isterler "Görüldüğü gibi Resul Aleyhisselatü Vesselam insanların Rableri nezdinde Adem Aleyhisselam'dan şefaat talep etmelerini istiğase, yani yardım isteme olarak isimlendirmiş.
Mavi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #83
Alt 08.12.2007, 23:58

 
Mavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.07.2007
Mesajlar: 1.614
Teşekkür etti: 111
135 Teşekkür 109 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız HUDAYFA
Mesajı göster
Kuranı ve sünneti algılayıp amel etmekten bi haber olanlar , Peygamberlere muhalefet etmeyi kendilerine şiar edinenlerdir.
Rasulullah vefatından sonra ümmetinden habersizken , Hz. isa ümmetinin yaptıklarından habersizken , tasavvufun şeyhleri haberdar
olmak yetmiyor birde "uluslararası nakliyatçılık" yaparak " Hızır acil servis işletiyor "!
peygamberleri sollayanlara ne verilebilirki ? [/i][/b][/font][/size]
Su hadis gözünüzden kacmis olmali:

Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Muhammed Han
Mesajı göster


EI-Bezzaz'ın rivayetine göre Resulullah Salallahu Aleyhi Vesellem mealen şöyle buyuruyor: " Benim sağlığım sizin için hayırlıdır, ölümüm de! Çünkü siz ben sağ iken yeni bir mesele ortaya koyarsınız. Buna karşılık size çözüm getirilir. Bu meseleyle ilgili olarak bana gelen vahiy ile hüküm verilir. Benim vefatım da sizin için hayırlıdır, çünkü sizin yapmış olduğunuz amelleriniz bana arzolunur. Amelleriniz içinde hayırlı olanına rastlayınca Allah'a hamd ederim, kötüsüne rastladığımda ise sizin için istiğfar ederim. Bu hadisi rivayet edenler sahih hadislerin ricalidir.






Mavi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #84
Alt 09.12.2007, 00:36

 
Mavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.07.2007
Mesajlar: 1.614
Teşekkür etti: 111
135 Teşekkür 109 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız HUDAYFA
Mesajı göster
[B

Ayrıca bu aktardığınız yazı bile sizi tekzip etmektedir.
Su sözler sana ait degil miydi : "Rasulullah vefatından sonra ümmetinden habersizken , Hz. isa ümmetinin yaptıklarından habersizken , tasavvufun şeyhleri haberdar
olmak yetmiyor birde "uluslararası nakliyatçılık" yaparak " Hızır acil servis işletiyor "! "

Bu hadis benim söyledigimi degil, senin söyledigini cürütüyor. Bu hadisi zikretmemin sebebi, Peygamber Efendimizin vafatindan sonra da ümmetine fayda verdigine delil olmasidir.


Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız HUDAYFA
Mesajı göster
[b][i][color=pink]Bu sözün önce sıhhat şartını , ravilerini ve şerhini verebilirsen bakalım .


Biz hadis kitaplarina fransiziz da peki sen nesin?

Okudugunu anlamaktan aciz misin?

Hadisi rivayet edenlerin El-Bezzar ve sahih hadislerin ricali oldugunu bildirmis yazar. Bu arada yazar da Muhaddis yani Hadis alimi Seyh Abdullah El-Harari'dir.
Mavi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #85
Alt 09.12.2007, 00:52

 
Mavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.07.2007
Mesajlar: 1.614
Teşekkür etti: 111
135 Teşekkür 109 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız HUDAYFA
Mesajı göster
[b] kabirden yardım istemeye delil olup olacağına (bana göre kati) sonra değineceğiz.
Kabirden yardim istemiyoruz, kabrinde bulunan Efendimiz ile tevessül ediyoruz.

Hatirlatalim:

Tevessülün meşruluğuna dair, İmam Beyhaki’nin, Efendimiz Ömer’in haznedarı Mâliki’d-dâr’dan sağlam bir senetle rivayet ettiği hadis delildir. Hadisin manası şöyledir:

“Ömer zamanında kıtlık baş göstermişti. Adamın biri Resul’ün (aleyhisselâm) kabrine geldi ve dedi ki: “Ya Allâh’ın Resulü, ümmetin için yağmur iste, çünkü onlar mahvoldular!.” Rüyasında adama denildi ki: “Ömer’e selâm söyle kendisine yağmurun geleceğini haber ver ve ümmetin hizmetinde gayret göstersin. Adam Efendimiz Ömer’e gelip durumu haber verince Ömer (radiyAllâhu anh) ağladı ve “Ya Rabbi, elimden ne geliyorsa geri koymaz yaparım” dedi. (Bak. İbni Hacere ait olan Feth’ul barî, c.2 s.495, İbni kesire ait olan El-Bidaye ven-nihaye, c.7 s. 91)

Görüldüğü gibi bir sahabe Efendimizin kabrine gelerek ona sesleniyor. Bu seslenmesi onun ne kabre ya da Efendimize tapması ne de ona dua etmesi demektir. Buradaki seslenmeden amac yardım istemektir, yani Efendimizi vesile kılmaktır.
Mavi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #86
Alt 09.12.2007, 09:23

 
Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 768
Teşekkür etti: 12
202 Teşekkür 109 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız fecredoğru
Mesajı göster
bak bende farklı bir versiyonunu buldum

Kıtlık zamanı Ömer (r.a.) , Abbas b. Abdulmuttalib (r.a.) ile yağmur duasına çıkarak şöyle dua etti:
-Allahım! Sana Peygamberimiz ile tevessülde bulunurduk sen de bize yağmur yağdırırdın. (Şimdi) Sana Peygamberimizin amcası ile tevessülde bulunuyoruz. Bize yağmur indir. Ravi der ki-Yağmur inmiştir.”( Buhari )
Hazret-i Ömer radıyallahü anh Hazret-i Abbas radıyallahü anh ile tevessül etmiştir. "Araya aracılar koymak" tevhide aykırı olsaydı hiç Hazret-i Ömer bunu yapar mıydı? İmam-ı Sübki, Hz. Abbas ile yapılan tevessülü yazdıktan sonra diyor ki: "Bu tevessüle benzer şekilde, bütün salih zatlar ile de tevessül edilmesi caizdir. Bunu hiçbir Müslüman inkar edemez."


Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız fecredoğru
Mesajı göster
Hz. Ömer’in Sözünün Anlamı :
Biz peygamber (s.a.v.) den bizim için dua etmesini , böylece onun duasıyla Allah’a yakın olmayı kastediyorduk. Şimdiyse O , Allah’ın rahmetine kavuştuğundan dolayı bizim için dua edemez. Bu nedenle bizim için dua etmesini amcasından istiyoruz .
Bu "anlamı" veren kim? Bu pasajı bu forumda herhalde en az üç-dört kere okuduk. Her seferinde sordum, cevap alamadım. Bizim için asırlardır itibar görmüş, bilinen İslam alimlerinin açıklamaları seneddir, rehberdir. Türedi din adamlarının, reformcuların, masonların, mezhepsizlerin, Vehhabilerin vs. görüşleri bizi bağlamaz.

İbni Kesir, İbni Teymiyye'nin meşhur talebelerindendir. Vehhabiler kendisine itibar ediyor, tefsirine sıkça atıfta bulunuyor. Suudi Arabistan'da uğradığım her kitapçıda İbni Kesir'in tefsirini gördüm. İşte bu İbni Kesir dahi şunları yazmıştır:

Nitekim Ebu Dâvûd et-Tayâlisî der ki: Bize Salt İbn Dinar'ın Hasan'dan, onun Câbir İbn Abdullah'tan rivayetine göre; Allah Rasûlü (s.a.) şöyle buyurmuştur : Muhakkak ki sizin amelleriniz akraba ve aşiretlerinize kabirlerinde arzedilir. Eğer amelleriniz hayır ise sevinirler. Aksi ise : Ey Allah'ım, Senin tâatını işlemesini ona ilham et, derler.

İmâm Ahmed der ki: Bize Abdürrezzâk'ın... Enes'den rivayetine göre, Hz. Peygamber (s.a.) şöyle buyurmuştur : Muhakkak ki sizin amelleriniz, ölü olan yakınlarınıza arzolunur. Eğer hayır ise sevinirler. Değilse : Ey Allah'ım, bize hidâyet verdiğin, gibi onları da hidâyete kavuşturmadıkça onları öldürme, derler.

Buhârî'nin rivayetine göre Hz. Âişe (R. Anhâ) şöyle demiştir: Birisinin amelinin güzelliği senin hoşuna gittiğinde: İşleyiniz, Allah, Rasûlü ve mü'minler işlediklerinizi görecektir, de. Buna benzer şekilde ifâdeler, hadîste de vârid olmuştur.

İbni Kesir, Tevbe/105 tefsiri


İçlerinde eş-Şâmil isimli eserin müellifi Şeyh Ebu Nasr îbn es-Sabbâğ'ın bulunduğu bir grup âlim Utbâ'dan şu meşhur hikâyeyi naklederler ; Utbâ şöyle anlatmıştır : Hz. Peygamber (s.a.) in kabri yanında oturuyordum. Bir bedevî gelerek: Selâm sana ey Allah'ın Rasûlü, AllahüTeâlâ'nın : «Onlar kendilerine yazık ettikleri zaman, sana gelip Allah'tan mağfiret dileseler ve peygamberleri de onlara mağfiret dileseydi elbette Allah'ı Tevvâb ve Rahîm olarak bulacaklardı.» buyurduğunu işittim. İşte günâhlarımdan mağfiret dileyerek ve Rabbıma benim hakkımda şefaatte bulunmanı isteyerek sana geldim, dedi ve şu şiiri söyledi:

«Ey yeryüzündeki efendilerin en hayırlısı ve en büyüğü; onların güzel kokularıyla yeryüzünün alçak ve yüksek yerleri hep güzelleşmiştir.
Senin bulunduğun kabre benim nefsim feda olsun. Orada iffet, orada cömertlik ve şeref vardır.»

Sonra Bedevi ayrılıp gitti ve bana bir uyku hali geldi. Rü'yâmda Hz. Peygamberi (s.a.) gördüm. Şöyle buyurdular: Ey Utbâ, Bedevi'ye var ve Allah'ın kendisini bağışladığını ona müjdele. (*)

İbni Kesir, Nisa/64 tefsiri.



(*) Not: İbni Kesir'in Nisa/64 tefsirinde naklettiği rivayet başka kaynaklarda da mevcuttur; mesela: İbn Kudame, el-Muğni, Beyrut, 1994, III, 394.
Murat Yazıcı isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #87
Alt 09.12.2007, 14:30
..............

 
fecredoğru - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.12.2006
Mesajlar: 121
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Gerçek şu ki, göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır, diriltir ve öldürür. Sizin Allah’tan başka Veliniz ve yardımcınız yoktur. (Tevbe Suresi, 116)

Allah müminlerin velisidir. (Al-i İmran, 68)

“Onların Allah’ın dışında kendilerine yardım edecek velîleri yoktur.” (42/Şûrâ, 46).

Bizim velimiz sensin öyleyse bizi bağışla, bizi esirge, sen bağışlayanların en hayırlısısın. (A'raf,155)

“Yoksa O’nun dışında birtakım velîler mi edindiler? İşte Allah, velî olan O’dur. Ölü olanları da diriltir. Her şeye güç yetiren O’dur.” (42/Şûrâ, 9)

“Haberin olsun, hâlis (katıksız) olan din, yalnızca Allah’ındır. O’ndan başka velîler edinenler (şöyle derler): ‘Biz bunlara bizi Allah'a daha fazla yaklaştırsınlar diye ibâdet ediyoruz.’ Hiç şüphesiz Allah kendi aralarında ihtilâf ettikleri şeylerden hüküm verecektir. Gerçekten Allah, yalancı kâfir olan kimseyi hidâyete eriştirmez.” (39/Zümer, 3)

ve ayrıca

Bakara 257. Allah, iman edenlerin dostu ve yardımcısıdır; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlere gelince, onların dostu da tâğutlardır ki, onları aydınlıktan karanlıklara sürüklerler. Onlar ateş ehlidir; orada ebedî olarak kalacaklardır.


__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
fecredoğru isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #88
Alt 09.12.2007, 14:38
..............

 
fecredoğru - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.12.2006
Mesajlar: 121
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
delil getirirken delilinizi kuranla sağlamlaştırınız


"Her zaman ölümsüz diri olana dayan
ve O'nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahından haberdar olarak O yeterlidir:" (Furkan:58)

Peygamber sallAllahu aleyhi ve sellem İbn Abbas'a:

"İstediğin zaman Allah'tan iste. Yardım dilediğin zamanda O'ndan dile" demiştir. (Tirmizi, Ahmed)
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
fecredoğru isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #89
Alt 09.12.2007, 16:10

 
Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 768
Teşekkür etti: 12
202 Teşekkür 109 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız fecredoğru
Mesajı göster
Gerçek şu ki, göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır, diriltir ve öldürür. Sizin Allah’tan başka Veliniz ve yardımcınız yoktur. (Tevbe Suresi, 116)

Allah müminlerin velisidir. (Al-i İmran, 68)

“Onların Allah’ın dışında kendilerine yardım edecek velîleri yoktur.” (42/Şûrâ, 46).

Bizim velimiz sensin öyleyse bizi bağışla, bizi esirge, sen bağışlayanların en hayırlısısın. (A'raf,155)

“Yoksa O’nun dışında birtakım velîler mi edindiler? İşte Allah, velî olan O’dur. Ölü olanları da diriltir. Her şeye güç yetiren O’dur.” (42/Şûrâ, 9)

“Haberin olsun, hâlis (katıksız) olan din, yalnızca Allah’ındır. O’ndan başka velîler edinenler (şöyle derler): ‘Biz bunlara bizi Allah'a daha fazla yaklaştırsınlar diye ibâdet ediyoruz.’ Hiç şüphesiz Allah kendi aralarında ihtilâf ettikleri şeylerden hüküm verecektir. Gerçekten Allah, yalancı kâfir olan kimseyi hidâyete eriştirmez.” (39/Zümer, 3)

ve ayrıca

Bakara 257. Allah, iman edenlerin dostu ve yardımcısıdır; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlere gelince, onların dostu da tâğutlardır ki, onları aydınlıktan karanlıklara sürüklerler. Onlar ateş ehlidir; orada ebedî olarak kalacaklardır.

Bunların konuyla alakası yok.
Murat Yazıcı isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #90
Alt 09.12.2007, 16:16

 
Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 768
Teşekkür etti: 12
202 Teşekkür 109 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız fecredoğru
Mesajı göster
delil getirirken delilinizi kuranla sağlamlaştırınız

"Her zaman ölümsüz diri olana dayan ve O'nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahından haberdar olarak O yeterlidir:" (Furkan:58)

Peygamber sallAllahu aleyhi ve sellem İbn Abbas'a:

"İstediğin zaman Allah'tan iste. Yardım dilediğin zamanda O'ndan dile" demiştir. (Tirmizi, Ahmed)
Konuyla alakasız ayet-i kerime ve hadis-i şerif meallerini buraya "kopyala-yapıştır" yapmanın konuya bir katkısı olmaz.

İslam alimleri bunları nasıl açıklıyor? Buna bakmak lazım.

Mesela, "İstediğin zaman Allah'tan iste. Yardım dilediğin zamanda O'ndan dile" emrinden ne anlamalıyız? Hasta olunca hekimden yardım istemek bu emre karşı gelmek midir? Bilgisayarıma virüs bulaşınca bilgisayarlardan iyi anlayan birisinden yardım istemek haram veya şirk midir? Herhangi bir hususta Allahü tealadan başkasından yardım istemek yasak mıdır?

Senin şahsi (ve son derece isabetsiz) anlayışının bir kıymeti yoktur. Ehl-i sünnet ulemasından nakiller yapmak lazımdır.

İki ikaz:

1. Müslümana müşrik (kafir) diyen kendisi kafir olur (Vehhabilik bu yüzden çok zararlıdır)
2. Ayeti kerimeleri bir ilme, nakle dayanmadan kendi kafasına göre yorumlayan kafir olur (muteber tefsirlere bakmak lazım).

Konu Murat Yazıcı tarafından (09.12.2007 Saat 17:20 ) değiştirilmiştir..
Murat Yazıcı isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #91
Alt 09.12.2007, 20:16
..............

 
fecredoğru - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.12.2006
Mesajlar: 121
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Murat Yazıcı
Mesajı göster
Konuyla alakasız ayet-i kerime ve hadis-i şerif meallerini buraya "kopyala-yapıştır" yapmanın konuya bir katkısı olmaz.

İslam alimleri bunları nasıl açıklıyor? Buna bakmak lazım.

Mesela, "İstediğin zaman Allah'tan iste. Yardım dilediğin zamanda O'ndan dile" emrinden ne anlamalıyız? Hasta olunca hekimden yardım istemek bu emre karşı gelmek midir? Bilgisayarıma virüs bulaşınca bilgisayarlardan iyi anlayan birisinden yardım istemek haram veya şirk midir? Herhangi bir hususta Allahü tealadan başkasından yardım istemek yasak mıdır?

Senin şahsi (ve son derece isabetsiz) anlayışının bir kıymeti yoktur. Ehl-i sünnet ulemasından nakiller yapmak lazımdır.

İki ikaz:

1. Müslümana müşrik (kafir) diyen kendisi kafir olur (Vehhabilik bu yüzden çok zararlıdır)
2. Ayeti kerimeleri bir ilme, nakle dayanmadan kendi kafasına göre yorumlayan kafir olur (muteber tefsirlere bakmak lazım).
birincisi o ayetleri size hatırlattığım için bana teşekkür etmeliydiniz :)

ikincisi kim müslümana kafir demiş?
üçüncüsü kim ayeti kendi kafasına göre yorumlamış?
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
fecredoğru isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #92
Alt 09.12.2007, 21:03
..............

 
fecredoğru - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.12.2006
Mesajlar: 121
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Problemlerimizi başka kitaplardan önce elbette önce kurana soracağız..
Umulurki fayda olunur..

Kullarım sana Benden sual edecek olurlarsa, hiç şüphe etmesinler ki Ben çok yakınım. bakara 186

Biz kulumuza şah damarından da yakınız. Kaf 16

De ki: "O'nun dışında kendilerinde (tanrısal güç) vehmettiğiniz kimseleri çağırsanıza; (düş kırıklığıyla) göreceksiniz ki, sizden hiçbir zararı kaldırmaya, ya da onu (yararlı bir şeyle) değiştirmeye güçleri yetmeyecektir. Kaldı ki, onların kendilerine yalvarıp yakardıkları kimseler var ya; -(Allah'a) en yakın sandıkları hangileriyse- işte onlar bile Rablerine yakın olmak için var güçleriyle çaba gösterirler ve O'nun rahmetini dilenip cezasından da korkarlar(dı): Çünkü senin Rabbinin azabı, her daim kaçınılması gereken bir ceza olmuştur. İsra 56-57

Tevvessül kavramını çok iyi anlamadan ayetleri anlamakda zorluk çekebiliriz.. onun için dikkat biraz daha dikkat..vesselam vedduha
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
fecredoğru isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #93
Alt 09.12.2007, 22:09

 
Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 768
Teşekkür etti: 12
202 Teşekkür 109 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız fecredoğru
Mesajı göster
delil getirirken delilinizi kuranla sağlamlaştırınız


"Her zaman ölümsüz diri olana dayan ve O'nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahından haberdar olarak O yeterlidir:" (Furkan:58)

Peygamber sallAllahu aleyhi ve sellem İbn Abbas'a:

"İstediğin zaman Allah'tan iste. Yardım dilediğin zamanda O'ndan dile" demiştir. (Tirmizi, Ahmed)
Bu meseleyi biraz açmak için, daha evvel başka bir forum için hazırladığım bir yazıyı burada tekrar vereceğim.

Şimdi şöyle bir misal düşünelim:

Gurbettesin, gayrı müslim bir ülkedesin. Hasta oldun. Önünde iki seçenek var:

1. Uzman bir hekim var. Bu hekim puta tapan bir müşriktir, kafirdir, pistir. Şarap içer, domuz yer, zina eder. Başka türlüsünü de bulamadın. Tedavi için bu hekimden yardım istersin. (Ayrıca da şifa için dua edersin.)
2. Hekimden yardım istemeyip (doktora, hastaneye gitmeyip, "Allah bana yeter" deyip), dua ederek direkt Allahü teâlâdan yardım ve şifa istersin.

Hangisini yaparız?

Sanırım hemen herkes, yukarıdaki 1. tercihe göre davranacağını, veya en azından bu şekilde davranmanın dinimize aykırı olmadığını söyleyecektir. Yani, hekimden yardım istemenin tevhide aykırı olmadığını herkes kabul eder.

Herhangi bir konuda bir sıkıntımız olduğu zaman, bize yardım edebilecek insanlardan yardım isteriz.

Arabamız bozulunca, tamirciden yardım isteriz.

Hasta olunca hekimden, eczacıdan yardım isteriz.

İlim öğrenmek için, hocadan yardım isteriz.

Çeşitli günlük işlerimizde mesai arkadaşlarımızdan, yakınlarımızdan yardım isteriz.

Başka misaller de verilebilir...

Halbuki "yalnız senden yardım dileriz..." mealinde ayet-i kerime var.

Bu ayet-i kerimede "yanımızdaki dirilerden" de yardım isteriz diye bir kayıt yok. Yardım sadece Allahü teâlâdan istenir.

Ehl-i sünnet itikadı şöyledir: Hakiki mânâda yardım sadece Allahü teâlâdan istenir. Bu mânâda, ölü veya diri, yakında veya uzakta kimseden yardım istenmez. Çünkü her şeyi yaratan, her varlığı her an varlıkta tutan Allahü teâlâdır. Allahü teâlânın izni olmadan bir yaprak kıpırdamaz, bir toz zerresi hareket edemez. Bu çerçevede, iyice anlaşılmalı ki, mesela "vefat etmiş Enbiyadan (aleyhimüsselam) yardım istenmez, dirilerden yardım istenir" demek şirk olur. Çünkü diriyi yaratıcı, ilah bilmek olur.

Öte yandan, mecazi olarak, insanlardan yardım istemek caizdir. Bu şekilde mecazi ifadeler ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerde de vardır. Mesela, Yunus suresinde 56. ayette ve Zümer suresinin 42. ayetinde mealen "insanı Allahü teâlâ öldürüyor" buyruluyor. Öte yandan, mecaz olarak, Secde suresinin 11. ayetinde (Öldürmek için vekil yapılmış olan melek sizi öldürüyor) buyruluyor. Maide suresi 30. ayetinde (Adem aleyhisselamın oğlu kardeşini öldürdü) buyruluyor.

Bir kişi, Allahü teâlânın izni ve yaratması olmadan, hekimin tedavi edebileceğine inanarak hekimden yardım isterse, meazallah, şirke gi