![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 18.12.2006
Mesajlar: 253
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
|
|
|
|
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 18.12.2006
Mesajlar: 253
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
sabır sınıyorsun ama çok şükür eskisi gibi sinirle iş yapmıyorum sabırlı biriyim sanada katlanırım merak etme
![]() |
|
|
|
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 22
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
|
nakşihan kardeşim,vahhabi bozuntuları tarikat ehlini pısırık,cihad kaçkını gibi suçlamalarla karalamaya çalıştıkları için karaladığınız tarikatçılar gibi cepheden neden uzak duruyorsunuz diye yazdım.....ayrıca cihad kalemlede olur başka şeylerlede.....
__________________
"SEVEN SEVDİĞİNE İTAAT EDER" |
|
|
|
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 03.11.2007
Mesajlar: 210
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
|
|
|
|
|
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 03.11.2007
Mesajlar: 210
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
|
addanali korkulur bunlardan. kerbelada güllerin boynunu koparanlarda islam adına müslümanlık adına yapmadılarmı. |
||||||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 03.11.2007
Mesajlar: 210
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
|
|
|
|
|
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 22
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
|
doğru söylüyorsun...bu adamlara dikkat etmek lazım,her türlü melanet olur bunlardan....
__________________
"SEVEN SEVDİĞİNE İTAAT EDER" Konu addanali tarafından (16.01.2008 Saat 20:34 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
|
Yigido
![]() Üyelik tarihi: 31.05.2002 Yaş: 31
Mesajlar: 120
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
Zor isimiz zor,garip müslümanin o kadar cok düsmani varki,dinini aciktan yikmak isteyenlemi ugrassin,müslüman oldugunu iddia edip basörtüsüne saldiranlami ugrassin,ilimli,radikal,asiri,normal diye kendini siniflandiranlami ugrassin,hayat pahali gecim derdiylemi ugrassin,birde bu vahhabiler var kendilerinden baskasini kafir ilan ederler bunlarlami ugrassin.Kendi nefsi zaten basina bela nefsiylemi ugrassin.
Pabucumun vahhabileri nolacak.
__________________
|
|
|
|
|
Yigido
![]() Üyelik tarihi: 31.05.2002 Yaş: 31
Mesajlar: 120
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
![]() ![]() ![]() Hele bi denesinler o görkemli saraylari baslarina nasil yikiliyor görürler.
__________________
|
||||||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||||||
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.047
Teşekkür etti: 22
14 Teşekkür 10 Mesaja aldı
|
Bu konu ile ilgili Fethullah Gülen Hocaefendiye bir soru sorulmuş bu soru üzere Hocaefendi Fasıldan Fasıla adlı eserin 1. cildinde aynen şu cevabı veriyor.
Bu söz belirli bir devreye aittir ve bizim düşüncelerimizi aşan bir derinlik ifade eder. Bu hususta şu mulhaza gözetilmiş olabilir: O dönemde tarikatlar yakın takibe alınmıştı. Zaten nurlardan (Risale-i Nur lardan) dolayı tarassut edilen (gözetlenen) bir insan, bir de tarikatçilik vehmiyle (Yersiz korkuyla) mi durumunu ağırlaştırsaydı? Kaptanın gemisindeki tayfayı koruması gibi Bediüzzaman da cemaatini koruma ve kollama durumundaydı. Yoksa, Efendimizin tavsiye etmiş olduğu züht ve takvayı esas alan tarikatlara Bediüzzaman gibi engin ve ledünnî birisinin karşı olması asla düşünülemez.
__________________
"SEVEN SEVDİĞİNE İTAAT EDER" |
|
|
|
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 18.12.2006
Mesajlar: 253
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
vah vah vah yazık size
![]() |
|
|
|
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 05.01.2008
Mesajlar: 49
Teşekkür etti: 3
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
bu ne bilgi böyle fışkırıyo resmen alla allaaaa... sivas gel bakim buraya burda oynamak yok daha :P
|
|
|
|
|
sevgiliye kavuşmak ele geçermi acaba???
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 12.03.2006
Mesajlar: 1.139
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
essas sana yazık ALLAHU teala gözlerini açsın
kişi kör ise güneşin suçu ne? (imamı rabbani hz (ks) )
__________________
imam-ı rabbani ks..Her ne varsa guzel, Allah sevgisinden baska, hepsicana zehirdir, seker bile olsaİS BUDUR BUNDAN BASKASI HİCTİR |
|
|
|
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 10.12.2007
Mesajlar: 27
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
Aşağıda mevdudi ve imam gazaliden bir kaç alıntım var.....
Öncelikle Allahı selamı tüm müslümanların üzerine olsun...... Tasavvuf'a olan ulemanın eleştirileri hiç görülmemiş hele hele imam şafii.... İslam Âlimlerinin, Tasavvuf Hakkındaki Görüşleri (Not:Yazının dili eski türkçe, inşallah konuya vakıf olmamızı engellemez) İslam Âlimlerinin, İslam Tasavvufu Hakkındaki Görüşleri İmam Malik buyurur ki: 'Tasavvuf bilmeyen fakîh, fiska, tasavvufu bilip de fıkhı bilmeyen ise zendekaya duçar olabilir. Bu ikisini cem' eden ise hakikate vasıl olur'. Bu sözü Abdü'l-Baki ez-Zerkanî Fıkh-ı Maliki şerhinin ikinci cildinin 195 inci sayfasında ve 1014 hicrîde vefat eden Aliyyü'l-Kâri, aynı eserin birinci cildinin 33 üncü sayfasında ifade eder. İmam Ahmed İbni Hanbel, Rical-i sofiyye ile sohbete başlamasından önceki günlerde oğlu Abdullah'a der ki: 'Oğlum! Sana hadîs ile meşgul olmanı tavsiye ederim. Kendilerine sofî diye ad takan kimselerle düşüp kalkmaktan sakındırırım. Çünkü onların içinde ahkam-ı dine cahil olanlar vardır'. Sonradan kendisi sofiyyûndan Bağdadlı Ebû Hamza'ya mülaki olunca ve sofilerin ahvalini öğrenince oğluna dedi ki: 'Sofîlerle sohbeti tavsiye ederim. Onlar ilimleriyle, murakabeden edindikleri feyz ile, Allah korkusunu hakkıyla tanımalarıyla ve halkın mesavi ve abeslerinden uzak kalmakla ve alî himmet olmalarıyla bizi geçmişlerdir'. Bu söz 1332 hicrîde vefat eden Şeyh Emin Kürhî'nin 'Tenvîru'l-Kulûb' isimli eserinde zikir ve beyan edilmiştir. Keza, 1188'de vefat eden Allame Muhammed Sifarinî, 'Gızau'l-Elbab li Şerhi Manzûmeti'l-Adab' adlı eserinin, birinci cildinin 120'nci sayfasında İbrahim bin Abdullahi'l-Kalanisî'den naklen, İmam Ahmed İbni Hanbel'in sofiyye için 'Onlardan daha efdal bir zümre bilmiyorum' dediğini nakleder. Bir de aynı eserde: 'Onları vecidleriyle bir müddet bırakınız, ferahlasınlar' buyurmuştur. 'Onlar ilham alırlar ve vecde müstağrak olurlar' dediği de rivayet edilmiştir. İmam Şafiî Celalüddin-i Suyûtî'nin 'Te'yidü'l-Hakikati'l-Aliyye' adlı eserinin 15 inci sayfasında der ki: 'Sofiyye ile sohbetim esnasında kendilerinden üç şey istifade ettim: 1. Zaman bir kılıçtır, sen onu kullanmazsan, o seni keser. 2. Kendini hakla meşgul etmezsen, batıl seni istila eder. 3. Kendine hiçbir varlık isnad etmemek, erbab-ı ismetten olmak demektir. Herat'da 606 hicrî tarihinde vefat eden müfessir İmam Fahrüddin er-Razî 'Müslimlerle Müşriklerin İtikadları' adlı eserinin sekizinci babında sofiyye ahvalinden bahsederken der ki: 'İslamî fırkalar arasında sofiyyeyi zikretmemek hatadır. Zira sofiyye sözlerinin hülasası şudur: Allah'ı bilmenin yolu, kalbin masivadan tasfiyesi ve alâik-i bedeniyyeden tecerrüddür. Bu ise güzel bir yoldur'. Yine İmam-ı müşârünileyh buyurur ki: 'Mutasavvife tâifesi Hakk'ı tefekkür ile meşgul olurlar, alâik-i cismaniyyeden nefsi tecrid ederler, rûhlarının ve kalblerinin zikr-i Hak'dan hali kalmamasına çalışırlar, diğer ef'al ve tasavvurlarında kemal-i edeble Hakk'a inkiyad ederler. İşte onlar Adem oğullarının en hayırlı fırkasıdır'. İmam-ı Nevevî rahimehullah 'el-Makâsıd' adındaki eserinde der ki 'Tarik-i tasavvufta beş asıl vardır 1. Zahir ve batında takvayı şiar etmek, 2. Sözlerinde ve işlerinde sünnet-i Nebevîye uymak, 3. İkbal ve idbar zamanında halktan birşey beklememek, 4. Az olsun, çok olsun Hakk'ın herşeyde, her türlü vergisine içten boyun eğmek, 5. Ferah ve sıkıntı zamanında Hakk'ı düşünüp, O'na rücû' edebilmektir'. Gırnatalı, Malikî mezheb 'el-îmamu'ş-Şatibî' lakabıyla meşhur İbrahim İbni Musa Selefî olan bu zat 'Kitabü'l-İ'tisam' adlı eserinde İslamî tasavvufun, dinin rûhundan olduğunu ve asla bid'at olmadığını beyandan sonra der ki: 'Birçok cahiller sofilerin ahkam-ı şer'iyyeyi iltizamda mübalatsız olduğunu itikad ederler. Ben onları, söylenen bu sözden ve bu itikaddan tenzih ederim. Onların tarikatleri sünnet-i seniyye üzerine bina olunmuştur. Ona muhalefetten sakınırlar'. İmam Malik buyurur ki: 'Tasavvuf bilmeyen fakîh, fiska, tasavvufu bilip de fıkhı bilmeyen ise zendekaya duçar olabilir. Bu ikisini cem' eden ise hakikate vasıl olur'. Bu sözü Abdü'l-Baki ez-Zerkanî Fıkh-ı Maliki şerhinin ikinci cildinin 195 inci sayfasında ve 1014 hicrîde vefat eden Aliyyü'l-Kâri, aynı eserin birinci cildinin 33 üncü sayfasında ifade eder. İşte göründüğü gibi Alimlerimizin çizgimizi netleştiren ulema hiç çekinmeden korkmadan görüşlerini net ve açık diile getirmişlerdir........... Yukarda sufi (sofi) lere eleştiriler çoktur Ahmet bin hambelin dediği gibi çoğu cahildir.... Amena ey selefi salihin tekrar ve tekrar amena....... Alimlerin hiç biride tasavvufa karşı değilerdir... Hangi tasavvufa karşı değilerdi deseniz derimki... Aradığını felsefedede bulamayan Gazzali, tasavvufa yönelir. Mutasavvıfları ve eserlerini inceler. Mutasavvıfların tarzını beğenir ve benimser. Tasavvufta karar kılar. Gördüğünüz gibi islam dinini ihya eden mütezileyi ortadan kaldıran selef ve maturidi akaidi arasında imam eşarinin yolunu geliştiren ve Ehli sünnetin selef akaidine yeni bir çığır açan naklın yanına ebu hanifenin biraz azıda olsa akla yer veren batı felsefesine unutulmaz darbe vuran hücetül islam yani dinin delili olan imam gazali ihya, kimyayi saadet ve her eserinde berak olan tasavvuf ilmimi ele alır............. İkinci meselemizde biz: tasavvuf' u hala bir iki tekkeden oluşan şeyh mürüd sufi tarzında bir saltanat görürüz.. ve sufileri düşünmez bilmez ahmak bir kesim beleriz..... Dikat etmeniz gerekirki..... Tasavvuf bir ilimdir tekke dergah veya şeyh değildir.... Eğer bir kişi tekkeyide dergahıda imam gazali ve imam rabani gibi kulanırsa o zaman gerçek tasavvufçu ve sufi ortaya çıkar..... Kardeşler islam aleminin son alimlerinden olan mevdudi islamda ihya hareketleri adlı bir eserinde (okumanızı tavsiye ederim) Ömer bin abdulaziz Dört imam İmam gazali İbn teymiye İmam rabani Şah veliyullah dehlevi OLMAK ÜZERE SEKİZ TANE DERVRİM İSLAMI YENİDEN İHYA EDEN MÜKEMEL ALİMLER DİYE ELE ALIR...... Lütfen bakınız.... 65 s. imam gazali 82 s. ise imam rabaniyi ele alır...... İmam gazaliyi lanetli mutezile (Ehli tizal) akıl perest ve felsefe kurbanları olan artışma ve kargaşa arasında islamı tekrar ilimleri ve fikirleri ihya (yeniden ifşa eden) eden alim olarak görmüş ve övmüştür.... İmam rabani ise ekber olan tağuti pusuya karşı mücadele veren ve hindistanı saran putberestlik ve şirk ortamını ortadan kaldırmıştır..... Şimdi ey kardeşlerim siz sufilerimi kötülüyorsunuz veya imam şafii sufilerimi eleştirmiş........ Yoksa bilgisizce körüne körüne aldanan sufilerimi kesb etmiş...... Elbetteki imam gazali ve imam rabani gibi unutulmaz ve silinmez alimleri kast etmemiş..... Biz tasavvufa veya kavramlara karşı çıkmamalıyız içinde bulunan insanların yanlışlarına karşı olmalıyız... Aksi halde kocaman bir serveti kayb ederiz ... bizim tonlarca servetimiz tasavvufta yatıyor litfen ibn arabi dahi bir servettir onunda görüşleri makuldur.... Peki niye ehli tizalın, şianın, cebriyenin fikirleri küfre görüşmüyorda ibn arabinin ehli sünnet güşleri küfre götürüyor... Valahi biz tasavvufa düşman olduğumuzdan dolayı cephe almış gibiyiz..... Allaha emanet olun..... |
|
|
|
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 18.12.2006
Mesajlar: 253
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
İmam Rabbani'den Misaller
1. “Allah şöyle bildirdi.” diyerek Allah’a iftira ediyor. (S.336) İmâm-ı Rabbani hazretleri buyurdu ki: "Ramazân-ı şerifin son on gününde idi. Teravih namazını kıldıktan sonra, kendimde bir gevşeklik hissedip yatağıma yatmak istedim. Yatarken, bu gevşekliğin çokluğundan evvelâ sağ tarafa döneceğimi unuttum. Hâlbuki bu sünnet idi. Sol tarafa dönüp yattım. Bir müddet sonra sünneti terk ettiğim hatırıma geldi. Bunu ilk defa terk ettiğimi düşündüm. O anda unutarak ve sehven olduğu bildirildi. Fakat, sünneti terketmek korkusu benden gitmedi. Hemen kalktım; sağ tarafa dönüp yattım. Bunu yaptık tan sonra Allahü teâlânın nihâyetsiz nur ve feyzleri zâhir oldu ve şöyle bildirildi: "Sen bu kadar sünnete riayet edince, ahirette hiçbir şekilde sana azâp etmem!" 2. “Allah Rasulu icazet yazmak için gelip yatağının üzerine oturuyor.” Yalanı (S.236-237)336/337 olacak Yine Ramazan-ı şerifin son on gününde buyurdu ki: "Bu gün son derece güzel bir hâl zahir oldu. Yatağımda uzanmış yatıyordum. Gözlerimi kapamıştım. Yatağımın üzerine bir başkasının gelip oturduğunu hissettim bir de ne göreyim evvelkilerin ve sonrakilerin seyyidi, efendisi Peygamberimizdir(s.a.v.).Buyurdu ki: " Senin için icazet yazmağa geldim.Hiç kimseye böyle bir icazet yazmadım." Gördüm ki , o icazetnamenin metninde bu dünyâya ait büyük lütuflar yazılı idi. Arkasında da öbür dünyaya ait, çok inayetler yazmışlardı." İmam-ı Rabbani hazretleri bu hususu "Mektubat" ının 3. cilt 106. mektubunda uzun bildirmektedir. [İslam Alimleri Ansiklopedisi c. 15, Türkiye Gazetesi, İhlas Gazetecilik, İstanbul] İmam Rabbani Allah c.c. zahir ismiyle nasil alay ediyor: Kamil ve herkesi kemale kavuşturan, vilayet derecelerine ulaşmış, nihayeti başlangıca yerleştirmiş olan yolda gidenlerin önderi, Allah-u Teala’nın beğendiği dinin kuvvetlendiricisi.. Şeyhimiz ve imamımız Şeyh Muhammed Baki Nakşibendi ve ahrari (K.S.) hazretlerine kölelerinin en aşağısı olan Ahmet’den en yüksek makama dilekçedir. Kıymetli emirlerinize uyarak bu mektubu yüzümün karasıyla yazıyorum. Dağınık , bozuk olan hallerimi titreyerek arzediyorum. Bu yolda ilerlerken, Allahü Teala’nın ism-i zahirleri o kadar çok tecelli etti ki, her şeyde ayrı ayrı göründü. Hatta nisa şeklinde, onların organları halinde ayrı ayrı zahir oldu. Bu taifeye o kadar bağlandım ki, nasıl bildireyim, kendimi tutamıyorum. Onların şeklindeki zuhur başka hiçbir şeyde yoktu. Alem-i emrdeki latifelerin halleri ve acaip güzellikler bu şekilde göründüğü kadar başka hiçbir şeyde görülmüyordu. Onların yanında eriyordum. Yanıp kül oluyordum. Bunun gibi her yiyecekte, her içecekte ve her cisimde ayrı ayrı tecelliler oldu. [Mektubat, Ahmed Faruki Serhendi, Ter.H.Hilmi Işık] Not:Nisa ; Kadınlar demektir (''abdulhakem'' alıntı) Konu tevhidci tarafından (21.01.2008 Saat 20:49 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|