![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 661
Teşekkür etti: 9
116 Teşekkür 63 Mesaja aldı
|
İbni Teymiyye'ye gelecekte olacak bir hadiseyi kim bildirmiş?
__________________ http://muratyazici.blogspot.com/ | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 05.01.2008
Mesajlar: 49
Teşekkür etti: 3
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
ne kadar samimi olmuşsunuz yemekleerrr şapşallıklarr.. allah muhabbetinizi artırsın.
|
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 661
Teşekkür etti: 9
116 Teşekkür 63 Mesaja aldı
|
__________________ http://muratyazici.blogspot.com/ | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
| Müslümanlar el ele ,Filistin icin! ![]() ![]() Üyelik tarihi: 22.08.2003 Yaş: 35
Mesajlar: 3.655
Teşekkür etti: 24
58 Teşekkür 35 Mesaja aldı
|
Murat sapsal kelimesi hos degil......bu tip kavramlar polemige sebeb verebiliyor.
__________________ Particilik, Müslümanlari Parti Parti bölmekdedir! Hepiniz birden Allah'ın ipine (İslâm'a) sarılın, asla ayrılmayın, (Âli İmrân, 3/103) | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
| Arife Her Gün Kadir Gecesidir ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 25.02.2007
Mesajlar: 8.806
Teşekkür etti: 463
454 Teşekkür 241 Mesaja aldı
| İyi de Selahaddin adam şirke bulaşmış sapık dedi....MurAT az bile demiş...
__________________ Ebu Lülü'ye türbe dikenlerle haşrolmayı dileyenleri eleştirmek din baronluğuysa, baronuz |
| | |
| Müslümanlar el ele ,Filistin icin! ![]() ![]() Üyelik tarihi: 22.08.2003 Yaş: 35
Mesajlar: 3.655
Teşekkür etti: 24
58 Teşekkür 35 Mesaja aldı
| onada ceza kesildi zaten......!
__________________ Particilik, Müslümanlari Parti Parti bölmekdedir! Hepiniz birden Allah'ın ipine (İslâm'a) sarılın, asla ayrılmayın, (Âli İmrân, 3/103) |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 18.12.2006
Mesajlar: 253
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
İbn Kayyım, kendi yazısında da geçtiği gibi buna ferasete dayandırmaktadır.Feraset zaten müminde görülebilen hasletlerdendir.Feraset zihin uyanıklığı, bir şeyi çabucak anlayış kabiliyeti, sezgidir.Bu da çeşitli sebeblerden dolayı tecrübe ile işaret alarak olayın gidişatını sezebilmektir. Bu konuda Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur : “Mümin ferasetinden sakınınız; Şüphesiz o, Allah’ın nuruyla bakar.” (Tirmizî, Tefsîr, 16; Ebu Nuaym, Hilye, lV, 94; VI, 118; Taberanî, el-Mu’cemu’l-Kebîr, No: 7497); İbnu Abdilber, Camiu Beyani’l-ilm, I, 196.) Tatarların Şam topraklarında yenileceğine inanması bilmesi, Kuranı ve İslamı iyi bilmesindendir.Zira levh-i mahfuzda kafirlerin yenileceklerini Allah yazdı diyerek, lehf-i mahfuzu çıkıp okudugunu değil, lehf-i mahfuzdan gönderilen Kurandan buna işaret gördüğüne delalet eder.Bu sezme işide ferasettir.Ve hocasının (ibn Teymiyye) böyle daha başka işaretler bularak bazı olayları tahmin edebilme ferasetini gösterdiğini anlatıyor.Bu yazı içeriği tasavvufçuların uçup kaçması yahut Allah ile görüşerek vahy almasıyla kıyaslanamaz. imam rabbani; Allahü teâlânın nihâyetsiz nur ve feyzleri zâhir oldu ve şöyle bildirildi:"Sen bu kadar sünnete riayet edince, ahirette hiçbir şekilde sana azâp etmem!" | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 661
Teşekkür etti: 9
116 Teşekkür 63 Mesaja aldı
| Kopyacı talebeler gibisin. Bozuk Türkçen birden -biraz- düzeliyor, sonra yine bozuluyor.
Düşün; birisi, dostunu yahut akrabasından birini yahutta bir başkasını rüyasında görmüş; gördüğü kişi, buna yalnızca rüya gören kişinin bildiği bir bilgi vermiş, yahut gizlediği bir malın yerini göstermiş yahut onu olacak tehlikeli bir işten sakındırmış yahutta olacak bir şeyle müjdelemiş ve bunlar da gerçekten dediği gibi olmuş yahut rüya görenin veya yakınlarından birinin şu zamanda öleceğini söylemiş; bu da gerçekleşmiş yahutta bolluktan veya kıtlıktan, düşmandan, musibetten, hastalıktan veya bir maksadından bahsetmiş, bunlar da dediği gibi olmuş. Bu gibi hâdiselerin sayısını Allah'tan başka kimse bilemez. İnsanlar bunun mümkünlüğünde birleşmişler. Birçokları gibi biz de bundan daha acaiplerini duymuşuzdur, görmüşüzdür. Şu iddia yersizdir: "Bütün bunlar uyku anında nefsin bedenî meşgalelerden uzaklaştığında kişiye beliren nefiste zaten var olan ilimlerdir. İnançlardır." Bu iddia bâtılın, muhalin ta kendisidir. Çünkü nefsin, ölünün haber verdiği şeyden asla bilmiyordu... Kişinin ölüyü rüyasında görüp ölüye bilgiler vermesi, ölünün de kişinin bilmediği birşeyi bildirmesi böylece geçmişte ve gelecekte haber verilen şeyin gerçekleşmesi bazan yerini ölüden başka kimsenin bilmediği medfun bir maldan bazan da borcu olduğunu bildirmesi, dirilerin ruhlarının ölülerin ruhlarıyla birleşeceğine delildir. Daha da garibi, ölüden başka kimsenin bilmediği ve hatta şu zamanda başımıza gelecek şeyi bildirmesi de ruhların birleşeceğine delildir. Haber verilen şey gerçekleşir; bazan da ölü, insana sadece kendisinin bildiği bir olayı anlatır... İbn Kayyim el-Cevziyye, Kitabu’r-ruh, İz Yayıncılık. Acaba meyyitler gelecekte olacak şeyleri nasıl bilmişler? "zihin uyanıklığı, bir şeyi çabucak anlayış kabiliyeti, sezgi" ve "çeşitli sebeblerden dolayı tecrübe ile işaret alarak olayın gidişatını sezebilmek" ile mi? Sizleri dans ederken seyretmek zevk veriyor doğrusu.
__________________ http://muratyazici.blogspot.com/ | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 18.12.2006
Mesajlar: 253
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
sana daha önceki bi yazıda ne dedim: ''bilmediğim konuda yorum yapmam dedim dimi.'' seninde dediğin gibi aynen bir başkasından aldığım bu cevabı getiriyorum buraya sana cevap olarak yazıyorum. senin cevabınıda götürüyorum oraya cevap yazıyorum. insanlar farklı farklı kimisi okur inanır, kimiside benim gibi bilmediği konuda kafasını çalıştırır böyle gerçeği bulur. bu arada konuyu saptırmaya çalışma imam rabbaninin sözüne net bir cevap veremedin daha verdiğin cevaba kendinde inanmıyorsun biliyorum çünkü çok saçma bi cevap. | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 18.12.2006
Mesajlar: 253
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 661
Teşekkür etti: 9
116 Teşekkür 63 Mesaja aldı
|
__________________ http://muratyazici.blogspot.com/ | |||||||||||||||
| | | |||||||||||||||
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 18.12.2006
Mesajlar: 253
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
| ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 18.12.2006
Mesajlar: 253
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.053
Teşekkür etti: 32
15 Teşekkür 11 Mesaja aldı
|
Şeyh Seyyid Muhammed Raşid Hz.leri(KSA) bu mevzu ile alakalı şöyle ifade etmiştir sofilerin bakışını"Sadece akılla giden inkarcı olur,sadece muhabbetle giden deli olur.Akılla muhabbeti dengeleyen Zatı (Allahı) bulur." Yolumuz budur....
__________________ "SEVEN SEVDİĞİNE İTAAT EDER" |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 661
Teşekkür etti: 9
116 Teşekkür 63 Mesaja aldı
| "Düşünüyorsun?" Hangi organınla? Zehebi, hocası İbni Teymiyye'ye hitaben yazdığı nasihatında diyor ki: Vallahi, sevmediğin insanlar arasında akıllı, salih ve fazilet sahibi kimseler vardır. Nitekim seni sevenler arasında da yalancılar, facirler, cahil ve tembel, zekasız, yıkıcı kimseler vardır. http://www.allahlusunnah.com/is/nasiihah.pdf
__________________ http://muratyazici.blogspot.com/ |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 18.12.2006
Mesajlar: 253
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| 2.“Allah Rasulu icazet yazmak için gelip yatağının üzerine oturuyor.” Yalanı (S.236-237) Yine Ramazan-ı şerifin son on gününde buyurdu ki: "Bu gün son derece güzel bir hâl zahir oldu. Yatağımda uzanmış yatıyordum. Gözlerimi kapamıştım. Yatağımın üzerine bir başkasının gelip oturduğunu hissettim bir de ne göreyim evvelkilerin ve sonrakilerin seyyidi, efendisi Peygamberimizdir(s.a.v.).Buyurdu ki: " Senin için icazet yazmağa geldim.Hiç kimseye böyle bir icazet yazmadım." Gördüm ki , o icazetnamenin metninde bu dünyâya ait büyük lütuflar yazılı idi. Arkasında da öbür dünyaya ait, çok inayetler yazmışlardı." İmam-ı Rabbani hazretleri bu hususu "Mektubat" ının 3. cilt 106. mektubunda uzun bildirmektedir.
|