İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #81
Alt 13.01.2008, 22:22

 
Üyelik tarihi: 18.12.2006
Mesajlar: 253
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
sabır sınıyorsun ama çok şükür eskisi gibi sinirle iş yapmıyorum sabırlı biriyim sanada katlanırım merak etme
tevhidci isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #82
Alt 13.01.2008, 22:43
Yeşil Ördek Olsam Menzil Köyünde

 
nakşihan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 12.01.2008
Yaş: 21
Mesajlar: 168
Teşekkür etti: 2
4 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız addanali
Mesajı göster
delikanlı adam cepheye gider , internet köşelerinde ahkam kesmez.....ne o öyle tarikatçılar gibi.............hadi koçum hadi cepheye....filistine,afganistana,çeçenyaya.....hal a burdamısın......özün sözün bir olsun delikanlı ol....cihad cihad demekle cihad olmaz doğru cepheye......kimi kandırıyorsun herkesi nefsini kandırdığın gibi akılsız mı zannediyorsun.....ya cepheye git yada cihad lafları etme....lafla cihad olmuyor....

cihadın 99 yolu varsa bunun sadece 99. yolu kılıçla olanıdır diyor efendimiz s.a.v.

içinde bulunduğumuz küfür rejimine karşı en büyük cihad dinden yoksun ilimden noksan kişileri islamla tanıştırıp müslümanca yaşamalarını sağlamak olcaktır. bu cihad daha etkilidir.
Ayrıca filistin, afganistan ve çeçenya da hiç tarikat yok. ya da orada savaşanların içinde hiç sofi yok mu???
yapmayın arkadaşlar bizi bize düşürenlere oyuncak olmayın...
nakşihan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #83
Alt 14.01.2008, 01:17

 
addanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.225
Teşekkür etti: 152
91 Teşekkür 72 Mesaja aldı
nakşihan kardeşim,vahhabi bozuntuları tarikat ehlini pısırık,cihad kaçkını gibi suçlamalarla karalamaya çalıştıkları için karaladığınız tarikatçılar gibi cepheden neden uzak duruyorsunuz diye yazdım.....ayrıca cihad kalemlede olur başka şeylerlede.....
addanali isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #84
Alt 14.01.2008, 06:06

 
bedir313 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.11.2007
Mesajlar: 210
Teşekkür etti: 2
4 Teşekkür 4 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız addanali
Mesajı göster
cihaddan maksadın benim gibileri temizlemek öylemi,t............senin sıfatına....





abi gülmemek için kendimi çok zorladım ama olmadı.
bedir313 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #85
Alt 14.01.2008, 06:08

 
bedir313 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.11.2007
Mesajlar: 210
Teşekkür etti: 2
4 Teşekkür 4 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız sivasspor
Mesajı göster
senin gibi aklı kıtların ortaya çıkıp fitnelerini müslümanlara salmasınlar, müslümanları biribirlerine düşürmesinler diye yıkmıyorlar.
ama RABB'im bizim içimizide biliyor dışımızıda, isteklerimizide herşeyin zamanı var tek dileğimiz cihadın en kısa zamanda olması çünkü sizin gibi fitnecilerin artık temizlenmesi lazım.
ayet veririz almazsınız hadis söyleriz uydurma dersiniz RABB'im sizi nasıl biliyorsa öyle yapsın.
bizim adımız mümin dinimiz islam bu böyle biline cihaddan korkacak değiliz.
tek ALLAH yolunda can vermiyi RABB'im bize nasip etsin. (amin)

addanali korkulur bunlardan.

kerbelada güllerin boynunu koparanlarda islam adına müslümanlık adına yapmadılarmı.
bedir313 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #86
Alt 14.01.2008, 06:11

 
bedir313 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.11.2007
Mesajlar: 210
Teşekkür etti: 2
4 Teşekkür 4 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız addanali
Mesajı göster
korkak korkak korkak......HADİ CEPHEYE......

giiidemez giiidemez giiidemez.
bedir313 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #87
Alt 15.01.2008, 00:50

 
addanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.225
Teşekkür etti: 152
91 Teşekkür 72 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız bedir313
Mesajı göster
addanali korkulur bunlardan.

kerbelada güllerin boynunu koparanlarda islam adına müslümanlık adına yapmadılarmı.
doğru söylüyorsun...bu adamlara dikkat etmek lazım,her türlü melanet olur bunlardan....

Konu addanali tarafından (16.01.2008 Saat 21:34 ) değiştirilmiştir.
addanali isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #88
Alt 15.01.2008, 06:36
Yigido

 
Alperen58 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.05.2002
Yaş: 31
Mesajlar: 119
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Zor isimiz zor,garip müslümanin o kadar cok düsmani varki,dinini aciktan yikmak isteyenlemi ugrassin,müslüman oldugunu iddia edip basörtüsüne saldiranlami ugrassin,ilimli,radikal,asiri,normal diye kendini siniflandiranlami ugrassin,hayat pahali gecim derdiylemi ugrassin,birde bu vahhabiler var kendilerinden baskasini kafir ilan ederler bunlarlami ugrassin.Kendi nefsi zaten basina bela nefsiylemi ugrassin.
Pabucumun vahhabileri nolacak.
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
Özledim Menzili.
Alperen58 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #89
Alt 15.01.2008, 06:54
Yigido

 
Alperen58 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.05.2002
Yaş: 31
Mesajlar: 119
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız addanali
Mesajı göster
bu hadisteki kabirler müslüman kabirlerimi......müslüman kabirleri değil ise bu hadisi kimler için söylemiş Resulü zişan efendimiz.....öyleyse vahhabiler bu hadise göre Resulü kibriya efendimizin ravzasını neden dümdüz etmiyorlar haşa.....etmiyorlar mı edemiyorlarmı? yoksa rESULULLAH İÇİN GEÇERLİ DEĞİLMİ ?...PEKİ ÖYLE OLDUĞUNU FARZEDELİM O HALDE HZ. EBUBEKR VE HZ. ÖMERİN KABİRLERİ NEDEN DÜMDÜZ EDİLEMİYOR....
Edemiyorlar tabiiki,SIKAR biraz,hani 3 bucuk meselesi,yusuf yusuf olayi
Hele bi denesinler o görkemli saraylari baslarina nasil yikiliyor görürler.
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
Özledim Menzili.
Alperen58 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #90
Alt 16.01.2008, 21:39

 
addanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.225
Teşekkür etti: 152
91 Teşekkür 72 Mesaja aldı
Bu konu ile ilgili Fethullah Gülen Hocaefendiye bir soru sorulmuş bu soru üzere Hocaefendi Fasıldan Fasıla adlı eserin 1. cildinde aynen şu cevabı veriyor.
Bu söz belirli bir devreye aittir ve bizim düşüncelerimizi aşan bir derinlik ifade eder. Bu hususta şu mulhaza gözetilmiş olabilir:
O dönemde tarikatlar yakın takibe alınmıştı. Zaten nurlardan (Risale-i Nur lardan) dolayı tarassut edilen (gözetlenen) bir insan, bir de tarikatçilik vehmiyle (Yersiz korkuyla) mi durumunu ağırlaştırsaydı? Kaptanın gemisindeki tayfayı koruması gibi Bediüzzaman da cemaatini koruma ve kollama durumundaydı.

Yoksa, Efendimizin tavsiye etmiş olduğu züht ve takvayı esas alan tarikatlara Bediüzzaman gibi engin ve ledünnî birisinin karşı olması asla düşünülemez.
addanali isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #91
Alt 16.01.2008, 22:06

 
Üyelik tarihi: 18.12.2006
Mesajlar: 253
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
vah vah vah yazık size
tevhidci isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #92
Alt 16.01.2008, 23:39

 
twos58 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.01.2008
Mesajlar: 49
Teşekkür etti: 3
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
bu ne bilgi böyle fışkırıyo resmen alla allaaaa... sivas gel bakim buraya burda oynamak yok daha :P
twos58 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #93
Alt 19.01.2008, 19:52
sevgiliye kavuşmak ele geçermi acaba???

 
enes82 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 12.03.2006
Mesajlar: 1.137
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
essas sana yazık ALLAHU teala gözlerini açsın

kişi kör ise güneşin suçu ne? (imamı rabbani hz (ks) )
__________________
imam-ı rabbani ks..Her ne varsa guzel, Allah sevgisinden baska, hepsicana zehirdir, seker bile olsaİS BUDUR BUNDAN BASKASI HİCTİR
enes82 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #94
Alt 20.01.2008, 11:42

 
Ehlisünnet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.12.2007
Mesajlar: 27
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Red face Kısaca bakış açım

Aşağıda mevdudi ve imam gazaliden bir kaç alıntım var.....

Öncelikle Allahı selamı tüm müslümanların üzerine olsun......

Tasavvuf'a olan ulemanın eleştirileri hiç görülmemiş hele hele imam şafii....

İslam Âlimlerinin, Tasavvuf Hakkındaki Görüşleri
(Not:Yazının dili eski türkçe, inşallah konuya vakıf olmamızı engellemez)


İslam Âlimlerinin, İslam Tasavvufu Hakkındaki Görüşleri

İmam Malik buyurur ki:

'Tasavvuf bilmeyen fakîh, fiska, tasavvufu bilip de fıkhı bilmeyen ise zendekaya duçar olabilir. Bu ikisini cem' eden ise hakikate vasıl olur'.

Bu sözü Abdü'l-Baki ez-Zerkanî Fıkh-ı Maliki şerhinin ikinci cildinin 195 inci sayfasında ve 1014 hicrîde vefat eden Aliyyü'l-Kâri, aynı eserin birinci cildinin 33 üncü sayfasında ifade eder.

İmam Ahmed İbni Hanbel,

Rical-i sofiyye ile sohbete başlamasından önceki günlerde oğlu Abdullah'a der ki:

'Oğlum! Sana hadîs ile meşgul olmanı tavsiye ederim. Kendilerine sofî diye ad takan kimselerle düşüp kalkmaktan sakındırırım. Çünkü onların içinde ahkam-ı dine cahil olanlar vardır'.

Sonradan kendisi sofiyyûndan Bağdadlı Ebû Hamza'ya mülaki olunca ve sofilerin ahvalini öğrenince oğluna dedi ki:

'Sofîlerle sohbeti tavsiye ederim. Onlar ilimleriyle, murakabeden edindikleri feyz ile, Allah korkusunu hakkıyla tanımalarıyla ve halkın mesavi ve abeslerinden uzak kalmakla ve alî himmet olmalarıyla bizi geçmişlerdir'. Bu söz 1332 hicrîde vefat eden Şeyh Emin Kürhî'nin 'Tenvîru'l-Kulûb' isimli eserinde zikir ve beyan edilmiştir.

Keza, 1188'de vefat eden Allame Muhammed Sifarinî, 'Gızau'l-Elbab li Şerhi Manzûmeti'l-Adab' adlı eserinin, birinci cildinin 120'nci sayfasında
İbrahim bin Abdullahi'l-Kalanisî'den naklen,

İmam Ahmed İbni Hanbel'in sofiyye için

'Onlardan daha efdal bir zümre bilmiyorum' dediğini nakleder. Bir de aynı eserde: 'Onları vecidleriyle bir müddet bırakınız, ferahlasınlar' buyurmuştur. 'Onlar ilham alırlar ve vecde müstağrak olurlar' dediği de rivayet edilmiştir.


İmam Şafiî

Celalüddin-i Suyûtî'nin 'Te'yidü'l-Hakikati'l-Aliyye' adlı eserinin 15 inci sayfasında der ki: 'Sofiyye ile sohbetim esnasında kendilerinden üç şey istifade ettim:

1. Zaman bir kılıçtır, sen onu kullanmazsan, o seni keser.
2. Kendini hakla meşgul etmezsen, batıl seni istila eder.
3. Kendine hiçbir varlık isnad etmemek, erbab-ı ismetten olmak demektir.


Herat'da 606 hicrî tarihinde vefat eden müfessir İmam Fahrüddin er-Razî

'Müslimlerle Müşriklerin İtikadları' adlı eserinin sekizinci babında sofiyye ahvalinden bahsederken der ki:

'İslamî fırkalar arasında sofiyyeyi zikretmemek hatadır.
Zira sofiyye sözlerinin hülasası şudur: Allah'ı bilmenin yolu, kalbin masivadan tasfiyesi ve alâik-i bedeniyyeden tecerrüddür. Bu ise güzel bir yoldur'.

Yine İmam-ı müşârünileyh buyurur ki:

'Mutasavvife tâifesi Hakk'ı tefekkür ile meşgul olurlar, alâik-i cismaniyyeden nefsi tecrid ederler, rûhlarının ve kalblerinin zikr-i Hak'dan hali kalmamasına çalışırlar, diğer ef'al ve tasavvurlarında kemal-i edeble Hakk'a inkiyad ederler. İşte onlar Adem oğullarının en hayırlı fırkasıdır'.

İmam-ı Nevevî rahimehullah 'el-Makâsıd' adındaki eserinde der ki

'Tarik-i tasavvufta beş asıl vardır

1. Zahir ve batında takvayı şiar etmek,
2. Sözlerinde ve işlerinde sünnet-i Nebevîye uymak,
3. İkbal ve idbar zamanında halktan birşey beklememek,
4. Az olsun, çok olsun Hakk'ın herşeyde, her türlü vergisine içten boyun eğmek,
5. Ferah ve sıkıntı zamanında Hakk'ı düşünüp, O'na rücû' edebilmektir'.

Gırnatalı, Malikî mezheb 'el-îmamu'ş-Şatibî' lakabıyla meşhur İbrahim İbni Musa Selefî olan bu zat 'Kitabü'l-İ'tisam' adlı eserinde
İslamî tasavvufun, dinin rûhundan olduğunu ve asla bid'at olmadığını beyandan sonra der ki:

'Birçok cahiller sofilerin ahkam-ı şer'iyyeyi iltizamda mübalatsız olduğunu itikad ederler. Ben onları, söylenen bu sözden ve bu itikaddan tenzih ederim. Onların tarikatleri sünnet-i seniyye üzerine bina olunmuştur. Ona muhalefetten sakınırlar'.

İmam Malik buyurur ki:

'Tasavvuf bilmeyen fakîh, fiska, tasavvufu bilip de fıkhı bilmeyen ise zendekaya duçar olabilir. Bu ikisini cem' eden ise hakikate vasıl olur'. Bu sözü Abdü'l-Baki ez-Zerkanî Fıkh-ı Maliki şerhinin ikinci cildinin 195 inci sayfasında ve 1014 hicrîde vefat eden Aliyyü'l-Kâri, aynı eserin birinci cildinin 33 üncü sayfasında ifade eder.


İşte göründüğü gibi Alimlerimizin çizgimizi netleştiren ulema hiç çekinmeden korkmadan görüşlerini net ve açık diile getirmişlerdir...........

Yukarda sufi (sofi) lere eleştiriler çoktur Ahmet bin hambelin dediği gibi çoğu cahildir....

Amena ey selefi salihin tekrar ve tekrar amena.......

Alimlerin hiç biride tasavvufa karşı değilerdir...
Hangi tasavvufa karşı değilerdi deseniz derimki...

Aradığını felsefedede bulamayan Gazzali, tasavvufa yönelir. Mutasavvıfları ve eserlerini inceler. Mutasavvıfların tarzını beğenir ve benimser. Tasavvufta karar kılar.

Gördüğünüz gibi islam dinini ihya eden mütezileyi ortadan kaldıran selef ve maturidi akaidi arasında imam eşarinin yolunu geliştiren ve Ehli sünnetin selef akaidine yeni bir çığır açan naklın yanına ebu hanifenin biraz azıda olsa akla yer veren batı felsefesine unutulmaz darbe vuran hücetül islam yani dinin delili olan imam gazali ihya, kimyayi saadet ve her eserinde berak olan tasavvuf ilmimi ele alır.............

İkinci meselemizde biz: tasavvuf' u hala bir iki tekkeden oluşan şeyh mürüd sufi tarzında bir saltanat görürüz.. ve sufileri düşünmez bilmez ahmak bir kesim beleriz.....

Dikat etmeniz gerekirki.....

Tasavvuf bir ilimdir tekke dergah veya şeyh değildir.... Eğer bir kişi tekkeyide dergahıda imam gazali ve imam rabani gibi kulanırsa o zaman gerçek tasavvufçu ve sufi ortaya çıkar.....

Kardeşler islam aleminin son alimlerinden olan mevdudi islamda ihya hareketleri adlı bir eserinde (okumanızı tavsiye ederim)

Ömer bin abdulaziz
Dört imam
İmam gazali
İbn teymiye
İmam rabani
Şah veliyullah dehlevi

OLMAK ÜZERE SEKİZ TANE DERVRİM İSLAMI YENİDEN İHYA EDEN MÜKEMEL ALİMLER DİYE ELE ALIR......

Lütfen bakınız.... 65 s. imam gazali 82 s. ise imam rabaniyi ele alır......


İmam gazaliyi lanetli mutezile (Ehli tizal) akıl perest ve felsefe kurbanları olan artışma ve kargaşa arasında islamı tekrar ilimleri ve fikirleri ihya (yeniden ifşa eden) eden alim olarak görmüş ve övmüştür....

İmam rabani ise ekber olan tağuti pusuya karşı mücadele veren ve hindistanı saran putberestlik ve şirk ortamını ortadan kaldırmıştır.....

Şimdi ey kardeşlerim siz sufilerimi kötülüyorsunuz veya imam şafii sufilerimi eleştirmiş........

Yoksa bilgisizce körüne körüne aldanan sufilerimi kesb etmiş......

Elbetteki imam gazali ve imam rabani gibi unutulmaz ve silinmez alimleri kast etmemiş.....

Biz tasavvufa veya kavramlara karşı çıkmamalıyız içinde bulunan insanların yanlışlarına karşı olmalıyız... Aksi halde kocaman bir serveti kayb ederiz ...
bizim tonlarca servetimiz tasavvufta yatıyor litfen ibn arabi dahi bir servettir onunda görüşleri makuldur....

Peki niye ehli tizalın, şianın, cebriyenin fikirleri küfre görüşmüyorda ibn arabinin ehli sünnet güşleri küfre götürüyor...

Valahi biz tasavvufa düşman olduğumuzdan dolayı cephe almış gibiyiz.....

Allaha emanet olun.....
Ehlisünnet isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #95
Alt 20.01.2008, 13:39

 
Üyelik tarihi: 18.12.2006
Mesajlar: 253
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız enes82
Mesajı göster

kişi kör ise güneşin suçu ne? (imamı rabbani hz (ks) )
İmam Rabbani'den Misaller




1. “Allah şöyle bildirdi.” diyerek Allah’a iftira ediyor. (S.336)
İmâm-ı Rabbani hazretleri buyurdu ki: "Ramazân-ı şerifin son on gününde idi. Teravih namazını kıldıktan sonra, kendimde bir gevşeklik hissedip yatağıma yatmak istedim. Yatarken, bu gevşekliğin çokluğundan evvelâ sağ tarafa döneceğimi unuttum. Hâlbuki bu sünnet idi. Sol tarafa dönüp yattım. Bir müddet sonra sünneti terk ettiğim hatırıma geldi. Bunu ilk defa terk ettiğimi düşündüm. O anda unutarak ve sehven olduğu bildirildi. Fakat, sünneti terketmek korkusu benden gitmedi. Hemen kalktım; sağ tarafa dönüp yattım. Bunu yaptık tan sonra Allahü teâlânın nihâyetsiz nur ve feyzleri zâhir oldu ve şöyle bildirildi: "Sen bu kadar sünnete riayet edince, ahirette hiçbir şekilde sana azâp etmem!"

2. “Allah Rasulu icazet yazmak için gelip yatağının üzerine oturuyor.” Yalanı (S.236-237)336/337 olacak

Yine Ramazan-ı şerifin son on gününde buyurdu ki: "Bu gün son derece güzel bir hâl zahir oldu. Yatağımda uzanmış yatıyordum. Gözlerimi kapamıştım. Yatağımın üzerine bir başkasının gelip oturduğunu hissettim bir de ne göreyim evvelkilerin ve sonrakilerin seyyidi, efendisi Peygamberimizdir(s.a.v.).Buyurdu ki: " Senin için icazet yazmağa geldim.Hiç kimseye böyle bir icazet yazmadım." Gördüm ki , o icazetnamenin metninde bu dünyâya ait büyük lütuflar yazılı idi. Arkasında da öbür dünyaya ait, çok inayetler yazmışlardı." İmam-ı Rabbani hazretleri bu hususu "Mektubat" ının 3. cilt 106. mektubunda uzun bildirmektedir.



[İslam Alimleri Ansiklopedisi c. 15, Türkiye Gazetesi, İhlas Gazetecilik, İstanbul]


İmam Rabbani Allah c.c. zahir ismiyle nasil alay ediyor:

Kamil ve herkesi kemale kavuşturan, vilayet derecelerine ulaşmış, nihayeti başlangıca yerleştirmiş olan yolda gidenlerin önderi, Allah-u Teala’nın beğendiği dinin kuvvetlendiricisi.. Şeyhimiz ve imamımız Şeyh Muhammed Baki Nakşibendi ve ahrari (K.S.) hazretlerine kölelerinin en aşağısı olan Ahmet’den en yüksek makama dilekçedir. Kıymetli emirlerinize uyarak bu mektubu yüzümün karasıyla yazıyorum. Dağınık , bozuk olan hallerimi titreyerek arzediyorum. Bu yolda ilerlerken, Allahü Teala’nın ism-i zahirleri o kadar çok tecelli etti ki, her şeyde ayrı ayrı göründü. Hatta nisa şeklinde, onların organları halinde ayrı ayrı zahir oldu. Bu taifeye o kadar bağlandım ki, nasıl bildireyim, kendimi tutamıyorum. Onların şeklindeki zuhur başka hiçbir şeyde yoktu. Alem-i emrdeki latifelerin halleri ve acaip güzellikler bu şekilde göründüğü kadar başka hiçbir şeyde görülmüyordu. Onların yanında eriyordum. Yanıp kül oluyordum. Bunun gibi her yiyecekte, her içecekte ve her cisimde ayrı ayrı tecelliler oldu.

[Mektubat, Ahmed Faruki Serhendi, Ter.H.Hilmi Işık]

Not:Nisa ; Kadınlar demektir
(''abdulhakem'' alıntı)

Konu tevhidci tarafından (21.01.2008 Saat 21:49 ) değiştirilmiştir.
tevhidci isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #96
Alt 20.01.2008, 13:45

 
Üyelik tarihi: 18.12.2006
Mesajlar: 253
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Ehlisünnet
Mesajı göster
.....
http://www.delikanforum.net/df-arsiv...akideleri.html
tevhidci isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #97
Alt 20.01.2008, 16:41

 
Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 768
Teşekkür etti: 12
207 Teşekkür 111 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız tevhidci
Mesajı göster
İmam Rabbani'den Misaller

1. “Allah şöyle bildirdi.” diyerek Allah’a iftira ediyor. (S.336)
Neyin 336. sayfası? Bu ne biçim yazı?

Keramet ve ilham hakdır, bunları inkar eden bir Ehl-i sünnet alimi bilmiyorum. Şu kadar var ki, ilham ve keşf sadece sahibine hüccet olur (başkalarına delil olmaz); halbuki ictihad her Müslüman için delildir.


Bu arada aşağıdaki iktibas hakkındaki yorumları merak ediyorum.


Medâric-üs Sâlikîn, C. 2 sayfa 489 (Ibn-i Kayyim el Cevziyye)

Ibn-i Kayyim El Cevziyye burada hocasi Ibn-i Teymiyye’nin çok ferâset sahibi oldugunu anlatiyor ve buna iki misal getiriyor. Birincisinde Tatarlarin Sam’a saldiracaklarini önceden haber veriyor. Ve dedigi gibi oluyor. Ama en önemlisi ikinci misal. Burada Ibn-i Teymiyye Tatarlarin kesinlikle maglub olacaklarini, Müslümanlarin muzaffer olacaklarini anlatiyor. Ve bu konuda 70’den fazla yemin ediyor. Ona diyorlar ki : «Inşaallâh de ! » O da cevap veriyor : « Tahkik için inşaAllâh diyeyim ama buna baglamiyorum » yani kesin olacağını biliyorum. Ve ögrencisi diyor ki : sonra şöyle dedi : « Beni zorladiklarinda dedim ki: çok konuşmayın, Allâh Levh-i Mahfuz’da onların bu toprakta maglup olacaklarını yazdı!». Ve dedigi gibi oluyor. Ibn-i Kayyim bu tür ferasetlerin hocasında yağmur kadar çok oldugunu anlatiyor.


Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız tevhidci
Mesajı göster
“Allah Rasulu icazet yazmak için gelip yatağının üzerine oturuyor.” Yalanı (S.236-237)
3. cild, 106. mektuba baktım. İmam-ı Rabbani hazretleri burada uykuya daldığını ve Peygamberimizi (aleyhisselam) rüyada gördüğünü anlatıyor. Rüya olduğunu niye saklıyorsun? Seni yalancı dolma...

Ayrıca, mektupda "yatağa oturulması" gibi bir ifade görmedim. Hadi, mektubun tamamını burada bize ver bakalım.

Bak insanlar rüyalarda neler görüyorlar veya görülmesini caiz görüyorlar:

İbn Kayyim el-Cevziyye, Kitabu’r-ruh, İz Yayıncılık:

Bu konuda gerçekten daha birçok misaller sayılabilir. Rüyasında tavsiye edilen ilaçları kullanarak şifâ bulanların sayısı da gerçekten çoktur. Birçok insanın bana anlattığına göre îbni Teymiyye karşıtı birçok kişi ölümünden sonra onu rüyasında görüp ferâiz ve başka konularda sorular sormuşlar; İbni Teymiyye de onların doğru cevaplarını vermiştir. Velhasıl bu gerçeği, sadece, ruhları, hükümlerini ve durumlarını bilmeyen insanlar kabul etmezler. Başarı Allah'tandır.



Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız tevhidci
Mesajı göster
İmam Rabbani Allah c.c. zahir ismiyle nasil alay ediyor:
Hayır, haşa alay etmiyor. Burada nakledilen sözlerde bir alay, bir hafife alma yok. Sadece senin anlama kapasitenin ötesinde bir halden bahsedilmiş.

Gel bundan sonra senin adın "yalancı dolma" olsun.
Murat Yazıcı isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #98
Alt 20.01.2008, 17:55

 
Üyelik tarihi: 18.12.2006
Mesajlar: 253
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Murat Yazıcı
Mesajı göster
Neyin 336. sayfası? Bu ne biçim yazı?