İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 16.02.2008, 22:33

 
addanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.07.2005
Mesajlar: 3.149
Teşekkür etti: 65
43 Teşekkür 32 Mesaja aldı
Yahya Abbasinin Ardından.........

Yahya Abbasinin Ardından/Alper Yücel Zorlu
Tatlı bir bahar günüydü. Boğazın tatlı serinliği bulunduğumuz odanın camından içeri girip adeta İstanbul'un tüm tarihini odanın içine dolduruyordu. Ankara'dan gelen genç, kabiliyetli bir Seyyid, Yahya el Abbasi Hz.'ni ziyarete gelmişti. Ben de kendisine refakat ediyordum. Odanın içinde bir o yana bir bu yana üzerinde bembeyaz cellabisiyle koşuşturan hepimizden yaşça da başça da büyük biri vardı ki, o, aynı zamanda ev sahibi olan hepimizin " Yahya el-Abbasi Hz." dediği zat idi.
Cüssesine ve yaşına rağmen çok büyük bir hareketlilik içinde bir o yana bir bu yana koşuşturuyor, misafirini bizzat kendi elleriyle ağırlıyordu. İslami bir terbiyeyi zirvelerde yaşadığı her halinden belliydi. Özündeki muhabbeti, neşeyi, aşkı, gayreti görmemek mümkün değildi. Belli ki âşıktı. Anlamıştım, peygamberî bir neşeyi günümüze taşıyan bir yıldızla bir arada olduğumuzu… Bunu fark etmemle beraber aniden çok ama çok heyecanlandım. Bizi de kendi manevi atmosferine sürükleyivermişti hemen. Bizler ona hiç hizmet ettirmeme düşüncesi ve mahcubiyeti içindeydik, ama o, bizleri yerimizden kaldırtmayan bir iradeyi tüm beden süratini ve enerjisini kullanarak çoktan bize galebe çalmıştı.
Çaresizdik, getirilen ikramları yemek düştü sadece bizlere. Bir taraftan sorular soruyor ve konuşuyordu bizlere, o anki koşuşturmasını tabiileştiren bir eda içinde. Konuşturarak konuşuyordu, koşuşturarak konuşuyordu; "haydi, haydi, durmayın, yiyin bunları" diyordu. Hepimizi anlıyor, dinliyor, ölçüp, biçip tartıyordu. Tıpkı teveccühlerinde ruhumuzu anlayıp, dinleyip, ölçüp, biçip, tarttığı gibi… Ruhumuza, süt veren anne göğsü gibi, temel gıdaları, hayat iksirimizi, gönül neşemizi veriyordu. Sıkıntılar bitiyor, tam bir inşirah yaşanıyordu. Teveccühlerinde de tam bir mana transferi idi bize yaşattığı... Çok lüks bir işlemdi kıymetini bilene; manevi pahası çok yüksekti, her yerde bulunmazdı, herkese verilmezdi. Suret ve mana iç içe, bedeninizle, ruhunuzla yaşanan bir gerçekti onun teveccühü, ama özellikle ruhumuzun derinliklerinde hissediyorduk… Belli ki doktordu, belli ki işini iyi yapıyordu, belli ki Üstad idi…
Yine bir gün Balkanlardan gelen bir akademisyene -belki de ilk defa görüşüyordu kendisiyle, belki de bir daha hiç görüşmeyecekti- dünyayı ve yaşadıklarımızı değerlendiren ufuk açıcı cümleler sarfedivermişti bir solukta. Hala unutamam o sözleri. İleriye yönelik enfes tespitleri, tarihin derinliklerinden getirip önümüze koyuvermişti. Anlamıştım ki, herkese söyleyecek bir sözü vardı. "Âlim söylediğinden aşağı, evliya söylediğinden yukarıdır." sözünü orada idrak ettiğimi fark ettim daha sonra. Evet, dinleyen kulaklardı, gören gözdü ama o hep ruha hitap ediyordu. Anladım ki maneviyat sofrasından bir şeyler bölüştürüyordu gelene, gidene, ihtiyacı olana…
Gelenler hem büyük bir neş'eyle hem de gözü yaşlı ayrılırdı yanından. Ayrılırken böyle bir zatı tanımanın neşesi, şu ana kadar tanıyamamış olmanın hüznünü bastırırdı adeta mutluluk gözyaşlarıyla. Gelenler hiç kimseyle değil, kendi benliğiyle hesaplaşır giderdi. Bundan daha güzel bir şey var mı? Kimseye karşı yanlış ve kötü bir şey beslemiyorsunuz, sadece kendinizle hesaplaşıyorsunuz, kendinizi muhasebe ediyorsunuz. Yunusca, Mevlanaca bir iklime taşındığınızı hissediyorsunuz... Bir gönül dostunun söylediği gibi, "Gelenler Mesnevi okumaya gelmiyordu, gelenler Mevlana görmek için geliyordu bu ülkeye." Amaç Mevlana görmekse, Mesnevî'yi anlamaksa, işte en güzel onların şahsında anlaşılıyordu bu. Arayan gelsin, ihtiyacını alıp gitsindi. Ruhumuzun aldığı lezzetten anlıyorduk bunu. İşte bizim Mevlanamız da "Molla Yahya Hazretleri" idi.
Evet, böyle insanlar sadece gönle sığardı, biz de kendisini o acı ve kara toprağa değil, gönlümüze gömdük, gönlümüzde yaşatıyoruz, gönlümüzde yaşatacağız…
O vesileyle gönlümüzü ışıtacağız. Çünkü O (ks), sırlandığı yerde zaten nûra garkolmuştu, bizde ise kalabileceği tek yer vardı, o da ışıttığı gönlümüzdü, durulttuğu ruhumuzdu, içimizde yaşattığı hizmet aşkıydı. Aşk anlatılmaz, bu nedenle aslında âşık da anlatılamaz. Buradaki kelamlar da onu anlatmak için gözü yaşlı kısa birkaç terennümden ibarettir. Muhibbânına da onun tüm emanetlerine sahip çıkmalarını, kadrini ve kıymetini iyi bilmelerini, hatırasını yaşatmalarını, onu iyi temsil edebilmelerini tavsiye ediyor, muhabbetlerimi arzediyor, başsağlığı diliyorum.
Sultanımız, efendimiz, Seyyidimiz, biricik Abbasîmiz; hizmetinle, nurunla, aşkınla bin değil, binler yaşa… Ruhun şâd, mekanın Cennet, makamın âlî olsun…
Alper Yücel Zorlu
..::www.feyzdergisi.com::..
__________________
"SEVEN SEVDİĞİNE İTAAT EDER"
addanali isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 16.02.2008, 23:11
Ölümüne.

 
kılıçustası - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.635
Teşekkür etti: 52
65 Teşekkür 40 Mesaja aldı
ALLAH rahmet eylesin ve şefaatlarına nail eylesin...makamını ali eylesin..
__________________
göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş
kılıçustası isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Davanın ardından!... ADEM YAKUP Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 1 09.08.2008 21:59
Şehidimin Ardından BeytullaH Muhabbet Olsun 1 20.02.2008 13:50
Sessiz terkedilişlerin ardından... Ninja_Kedi Günlük 1 21.08.2006 12:37
Ardından muhammederen Günlük 2 22.06.2006 13:42
Mürşid’in Ardından M. Ali Saral Özgün Yazılarınız 10 21.03.2005 23:14


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:34 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50