İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack (2) Seçenekler

  #1
Alt 16.04.2008, 15:49
Hak-dilaram
 
ismail arslan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.11.2005
Yaş: 38
Mesajlar: 356
Teşekkür etti: 0
3 Teşekkür 3 Mesaja aldı
Doğu Batı Farkı hk. Düşünce Notları

İnsan maksadı için yaşar,

insan yaşamak için yaşar,

insan maksadına insanca yaşayarak ulaşmak için yaşar.

Üç perspektif sunuyorum.

Batı (Avrupa) yaşam tarzında enteresan bazı nüanslar var.

Bir filmde izlemiştim. Bunların derebeyleri bir nikah, izdivaç haberi alır almaz, ilk geceyi gelin kızla geçirmek için kıza el koyar ve ertesi gün kocasına teslim ederlermiş!

Bunlar, bununla yaşamışlar! Bu hale yüzyıllarca baş eğmişler. İnsanlar meydanlarda yakılmış, derileri yüzülmüş. Büyük bir istibdat var tarihlerinde.

Dolayısıyla -kültürlerince- özgürlüğün ne demek olduğunu, insan şerefinin haysiyetinin, tercihleme hakkının ehemmiyetini, yaşama hakkını, eşitliği büyük bedeller vererek dnalarına işlemişler.

Mesela: daha 60-70 sene önce, o topraklarda 20 milyon insan savaştı. Birbirlerinin ülkelerini işgal ettiler. Milyonlarca karşılıklı can aldılar. İşkenceler, onur kırmalar, zulümler... Müthiş bir kan davası başlamalıydı. Kin ve öfke asla bitmemeliydi. Efsanelere, ağıtlara konu olmalı olanlar ve asırlar sürecek intikam planları yapılmalıydı bizim şark kurgumuz gereği; ama

iş öyle olmadı!

Bunlar savaşı bitirir bitirmez, birleştiler!

O birbirlerinin karısına kızına tecavüz edenler, mallarına canlarına göz dikenler, Avrupa Birliği çatısı altında anında yekvucud oldular!

Birbirlerinin binalarını onardılar. Birbirlerinin yaşamını kolaylaştırmak için olağanüstü gayrete girdiler.

Bu size enteresan geliyor mu?

Bendenize geliyor!

Bizde 700 sene önce Yavuz, Alevileri katletmiş ya, Aleviler halen onun kinini güderler mesela!

Safevililerle savaşmışız ya, halen İran'ı burnumuza tutmayız, onlar da bizi!

Çinlilerle 1500 sene önce çarpışmışız, halen Çinlilere soğuğuzdur!

Mısır'dan aldık ya zor kullanarak hilafeti, halen Arablar bize kızgındır!

Kerbela bizde dinmez nefrete vesile olmuştur, Sıffin, Cemel vakası mesela...

Biz Ermenilere, Ermeniler bize oldukça soğuktur.

Bitiremiyoruz meselelerimizi! Bitmiyor!

Mimlediğimiz ömür boylu mimlidir! Bize tabi olmayan bizden değildir. Biz her nesilde yeniden kurgularız dünyayı. Öncede tufan olmuş, yel gelmiş umrumuza gelmez. Her nesil her yaşam sil baştan yeniden öğrenmeli, taraf olmalı, kinse kin, bağlılıksa bağlılık, sevgiyse sevgi, inşa' edilmeli bizde...

Biz günü/yaşamı/dünyayı her doğumda yeniden keşfederiz! Her ölümde sonlanırız!

Enteresan geliyor, onların 40 senede, 40 sene önceyi tarihe gömmeleri ve birbirlerine soluk olmaları, can olmaları!

Şark, maksadı için yaşıyor,

garb, yaşamak için yaşıyor.

Peki islam nasıl yaşamamızı bize öngörüyor?

Maksad için insana yakışır cinsten yaşamak! Bir şeyi atladınız ama; Şark'a hakim olan İslam değil mi? Nasıl olur da Şark, maksadı için yaşar derken, insana yakışır cinsindeni ondan uzak tutarsınız? derseniz.

Bu kadar basit değil galiba;

sonra konuşalım bunu.

Şimdi düşünelim sadece.


ismail arslan
__________________
Hakkperest olmayan putperest olur.
ismail arslan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 16.04.2008, 18:15
 
Hasbi Rabbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.04.2006
Mesajlar: 978
Teşekkür etti: 57
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Neden bitiremiyoruz ? Neden müslümanlar kardes olamiyor ?
Neden müslümanlar bir vücut haline gelemiyor ? Müslümani müslümana düsman eden kim ? Müslümanlari Islamiyet den cekip alan kim ? Neden biz mahkumuz , neden biz mazlumuz,, neden zalimlere imkan veriyoruz ?..Neden halimize raziyiz, vurulup calinmalara ?

Sorular, sorular.. cevapsiz kalan sorular, cevapsiz sorulara cevap verecek güc nerde basiret nerde ?
1 milyar Müslüman ! hayr Yâ Rab..

Mehmet Akif Ersoyun sözleri aklima geliyor..

"Berline gittim,
Islam i orda gördüm,fakat Müslümanlar yoktu.
Istanbul´a geldim,
Müslümanlar vardi fakat Islam yoktu.."

Simdi rahat rahat sahsi hayatimizi yasiyabiliriz..!
Hasbi Rabbi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 17.04.2008, 01:01
Hak-dilaram
 
ismail arslan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.11.2005
Yaş: 38
Mesajlar: 356
Teşekkür etti: 0
3 Teşekkür 3 Mesaja aldı
KARDEŞLİK Mİ VAHDET Mİ YA DA NE?

arı süt nazariyesi

bilmem bilir misiniz?

türkiye'de 60-80 arası arı süt nazariyesi için ciddi çalışmalar yapılmış; lakin başarı elde edilememiş.

arı süt'ün açılımı şu:

a akıncılar

r risaleciler

ı ışıkçılar

s süleymancılar

ü ülkücüler

t tarikatçılar

bunlar birleşecekler. nazariyenin özü bu.

şimdi ise birer birer herbiri birbirini bir şekilde vurmakta.

bu samimi niyetten bu deformasyona nasıl gelindi?

kim ne maksat edindi?

gelinen nokta şu an ne?

netleşmek için düşünmek gerekiyor...

şimdi farklı bir pencere açalım:

islami faaliyetler ve cemiyetler malum, 28 şubatta bir deprem yaşadılar.

şaşaalılık bitti, ürkeklik, viranlık ve yıkıklık hakim oldu.

zor zamanlar zorunluluklarda buluşturabiliyor; ama yine de ciddi sıkıntılarımız var birleşme hususunda.

hatta

birleşemedik; bilakis dağıldık! desek abartmış olmayız.

birçok cemaat tamemen kendini özellikle islam ön adlı kardeş cemiyetlerden her türlü ilişki sonlandırılarak sıyırdı ve kabuğuna çekildi. bunu yaparken 'ona buna karışmayım, kendi yağımla bakayım ne yapabilirim' kaygısı hakim olarak yapıldı bu.

herkes kendi ticari ağını kurmaya, kendi yurdunu yapmaya, kendi kültür merkezinde toplanmaya azami gayret harcamaya başladı.

bu kabuğa çekilme hadisesi bence 'atak ve zinde' güçlerin dikkatini farklı bir şekilde çekti.

onların kurmay derslerinde aldıkları bilgilere bu uzak düşmeklik uyuşmuyordu. bu sessizliği, seslilikten daha büyük tehlike addettiler ve 'irtica' ile isimlendirdikleri islami faaliyetleri en büyük tehlike olarak ilan ettiler.

onlar islam cemiyetlerinin paramparçalığı ve kendi halindeliğini, öğrendikleri islam tanımına sığdıramadılar.

islam ön sıfatlı kim varsa 'mü'minler kardeştir' prensibi ile bir şekilde illa ki bir bağlantı aralarında kurmuş olmalıydılar.

Aykırı Düşünceler

düşünelim:

bu birleşememe sıkıntısısının altında insana değer vermemek olabilir mi?

bu nerden çıktı?

şöyle:

insan maksadı için yaşar

insan insanca yaşamak için yaşar

insan maksadına insanca yaşayarak ulaşmak için yaşar

üç perspektif sunuyorum.

batı yaşam tarzında enteresan bazı nüanslar var.

bunların derebeyleri bir nikah, izdivaç haberi alır almaz, ilk geceyi gelin kızla geçirmek için kıza el koyarmış, ertesi gün kocasına teslim ediyor gelini. biliyor muydunuz?

bunlar, bununla yaşamışlar!

özgürlüğün ne demek olduğunu, insan şerefinin haysiyetinin tercihleme hakkının ehemmiyetini büyük bedeller vererek dnalarına işlemişler.

mesela: daha 60-70 sene önce, bunlar birbirine girdiler malum. 20 milyon insan savaştı. birbirlerinin ülkelerini işgal ettiler. milyonlarca karşılıklı can aldılar.

müthiş bir kan davası başlamalıydı. kin ve öfke asla bitmemeliydi. efsanelere, ağıtlara konu olmalı olanlar ve asırlar sürecek intikam planları yapılmalıydı bizim şark kafası mantığınca; ama

iş öyle olmadı!

bunlar savaşı bitirir bitirmez, birleştiler!

o birbirlerinin karısına kızına tecavüz edenler, mallarına canlarına göz dikenler, avrupa birliği çatısı altında anında yekvucüd oldular!

birbirlerinin binalarını onardılar. birbirlerinin yaşamını kolaylaştırmak için olağanüstü gayrete girdiler.

bu size enteresan geliyor mu?

bendenize geliyor!

bizde 700 sene önce yavuz alevileri katletmiş ya aleviler halen onun kinini güderler mesela!

safevililerle savaşmışız ya, halen iran'ı burnumuza tutmayız, onlar da bizi!

çinlilerle 1500 sene önce çarpışmışız, halen çinlilere soğuğuzdur!

mısır'dan aldık ya zor kullanarak hilafeti, halen arablar bize kızgındır!

kerbela bizde dinmez nefrete vesile olmuştur, sıffin, cemel vakası mesela...

mimlediğimiz ömür boylu mimlidir! bize tabi olmayan bizden değildir. biz her nesilde yeniden kurgularız dünyayı. öncede tufan olmuş, yel gelmiş umrumuza gelmz. her nesil her yaşam sil baştan yeniden öğrenmeli, taraf olmalı, kinse kin, bağlılıksa bağlılık, sevgiyse sevgi, inşa' etmeli...

biz günü/yaşamı/dünyayı her doğumda yeniden keşfederiz! her ölümde sonlanırız!

enteresan geliyor, onların 40 senede, 40 sene önceyi tarihe gömmeleri ve birbirlerine soluk olmaları, can olmaları!

şark, maksadı için yaşıyor

garb, insanca yaşamak için yaşıyor

peki islam nasıl yaşamamızı bize öngörüyor?

maksad için insana yakışır cinsten yaşamak!

Bu Bir Nasib İşi mi?

bizim, birbirinin canına, ırzına, malına en barbarcasından göz diken ve birbilerini öldüren, işkencenin alasını yapan, birbirini gasb eden, birbirlerinin şereflerini ayaklar altına alan garb insanından neyimiz farklı ki, onlar daha nesil geçmeden can ciğer oluyorlar da biz, bin yıldır aynı türkünün gırtlak namesinde, kin, nefret ve düşmanlık ekseni bir ayrılık yaşarız.

kan davası!

düşünce davası!

itikad davası!

amel davası!

niyet davası!

ne kadar çok dava var, hayatı zehir etme adına birbirimize, farkında mısınız?

kan davamız bin yıl sürer
itikad davamız bin yıl
amel, niyet davamız bin...

ve biz her doğumla davamızı tazeleriz...

biz ölürüz, bizi adam etmek yerine, adamlıktan çıkaran, yaşamın tadını tuzunu eksilten davamız ölmez!

ve her doğumda kardeşlikten, birlikten, dayanışma tanışma yardımlaşmadan bahsederiz.

bahsederiz de kıyısından geçmeyiz!

bizi mefhumları dile dolamaktan, fırsat bulup da yaşayamama çelişkisine sokan şeyi neden her çözdüğümüzde yeni bir düğüm bizi karşılar?

bu zaten bildiğimiz islamdan nasibsizlik tavrı mıdır sadece, ya da

islam'ı temsil ettiğine inandığımız değerlerin islam ilintisizliği midir?

ya da yanlış bir islam algısına tutunmak bizi müslüman kılmayı becerir mi?

vaad edilen nusret ona gelmeyen müslüman mıdır?

'ey iman edenler, iman ediniz!'

Kardeşlik mi? O da Ne?

ancak ve ancak (başkaları değil) müminler birbirine kardeştirler.

müslümanlar bir bedenin uzuvları gibidirler, uzuvlardan biri rahatsız olunca, sair uzuvlar da rahatsız olur.

kardeş olun ey ALLAH'ın kulları!

gibi yüzlerce talimat!

bu kadar çok talimata rağmen, aynı kıbleye yönelen, aynı peygambere inanan insanlar arasındaki bırakın en uçtan uca, en dipten diblerde dahi farkedilen kardeşsizlik, bedensizlik, daire dışı itham etmeklik, uzaklık, ayrılık, gayrılık, rahmet olan ihtilafı fersah fersah aşan muhteliflik! nefret ve husumet ne ile izah ediliyor?

çok basit!

tekelleşme!

yani din mefhumunu şahsileştirme...

cemaate, cemiyete münhasır kılma...

islama değil, şahsına, mensubiyetine davet etme ya da

şu ayet ve hadislerdeki talimatları nasıl da kıvırtıyoruz?

kabe'de yanyana namz kılmaktan gocunmadığımız insanlarla sokakta niye harb ediyoruz?

neden vahdet çağrıları başarısız oluyor?

vahdete çağıranlar acaba vahdeti de mi çıkarları için kullanıyorlar da

o vaad edilen nusret bir türlü gelmiyor?

bu hal bu dinin alın yazısı mıdır?

ya da müslümanların hakikaten iman etmeye mi ihtiyacı vardır, yazgısı kardeşlik üzerine kurgulu dine?


Nasıl Bir Kardeşlik?

kardeş olun ey ALLAHın kulları!

ne dehşet bir talimat!

demiyor birleşin! vahdet olun!

hayır!

diyor ki:

kardeş olun!

kardeş mevzusunu bir de şöyle analiz edelim:

on çocuklu aile var elimizde done olarak.

onu da birbirine düşman!

öyle ya, bizim done böyle!

çekemezler birbirini...

kavga ederler...

mal, imkan kapışırlar...

entrika, dalevera gırla...

amaaaa

baba der ki:

haydi sofraya!

hepsi aynı sofraya oturur, aynı kaseden çorba kaşıklarlar. birbirlerine kaş altı homurdansalar da, babanın bir kaş çatması! havalarını bitirir! anında başları yere düşer!

bu birbirine dışardan baksan kanlı bıçaklı kardeşlere dışardan bir saldırı olsa

aman ALLAH'ım!

biraz önce birbirinin canını alma derecesinde birbirine düşmüş olanlar, anında karşı saldırıya cephe alırlar ve birbirleri için canlarını bile esirgemezler!

kardeşlik vahdet olmak mıdır?

bu kadar dar mıdır?

değil bendenizce!

kardeşlik Vahdeti Aşar!

bir kabulden öte, bağış! atamayacağın, inkar edemeyeceğin, reddedemeyeceğin bir sıfat!

deriden kazıyamayacağın döğme!

ne döğmesi!

derinin kendisi!

et tırnaktan da öte bir olgu.

öyleyse kardeş olmak ne demek?

neye çağrılıyoruz?

bu talimat da neyin nesi?

çok mu utopik!?

kardeşi olan herkes bilir ki, kardeşler arasında vahdetten öte bir bağlılık vardır.

bu bağlılık öyledir ki, bazen kardeşinin canı yandığında hissedilir, bazen, ona işkence edildiğinde ve bazen o öldüğünde! hatta hiçbir sebep yokken birden kan kaynar sarılır kardeş kardeşe!

yaşamın en içinde bir yerlerdedir kardeşlik!

aslı:

karındaşlık...

aynı karından çıkmak oluyor malum...

ciğeri babadan miras anadan hediye

müslümanların sofrası cemaattir!

namaz sofrası!


Problemli Ailede İşler Nasıl Yürür?

kardeş kardeşine, derin bir menfaat çatışmasında!

sen benim kardeşim değilsin, defol!

olmaz olasıca! gözüme görünme! git başımdan! uzak dur benden!

bunlar kardeşler arasında sıradan laflaşmalar aslına bakarsan.

çok olur bu veya benzer diyaloglar; ama

kardeşleri birbirine kardeş kılan kardeşlerin hususi emekleri, kazanımları, gayretleri değildir!

aynı karından çıkmalarıdır!

aynı sütü emmeleridir!

aynı kaderin mahsülü olmalarıdır!

yani onların bir dahli söz konusu değil kardeşliklerine...

inkar etseler, kabulsuzlukte diretseler dahi, hukuk önünde kardeş kardeştir!

ALLAH nazarında da müslümanlar ancak birbirlerine kardeştir.

kardeş kılan ALLAH'tır.

onların ihtilafları, kapışmaları, birbirlerinin canına malına ırzına saldırıları gibi en ağır ameller dahi, bu kardeşlik zimmetini onlardan almıyor, sofrayı terk etmemeleri şartıyla... ceza veriliyor, canına okunuyor; ama yine kardeş sıfatıyla muamele ediliyor.

bizim kıblemize yönelen, bizim kestiğimizi yiyen, bizim orucumuzu tutan bizim kardeşimizidir. onun malı, canı, kanı zimmetimizdedir, eman altındadır o diyen üst kabul çizgisini çekmiş. iman ve islam rükunleri yani çok bilinen cinsinden.

ötedeki mevzulardan çok önce berat zimmetinin asli unsurlarında bir kavrama saptaması yapmak lazım.

Baba Faktörü!

Rabb'e vefasızlık eden bensem mesela, bırak Rabb'im cezamı kesecek...

hani babanın ailede ortam kurması hakkını ona ister istemez vermek gibi.

vurgu noktası şu sözlerimin:

kardeş olmak vahdet olmayı gerektirmiyor

bilakis kardeşler ayrı gayrı, kavgalı, kanlı bıçaklı olabilir, sadece ortak karına saygı... saygısız dahi olsa, yine de o karına aidiyetlik

varolduğu yere ihtimam!

ihtimamınca, ihtiram...

bunlar oldukça istikbale dair yol alınır, olmazsa da kemalattan eksiklik, adem olmaktan değil...

yok öyle dört dörtlük, ütopya kurgular!

her yer cennet, kavga sıfır, huzur gani, oh ne ala memleket havaları...

kardeşlik vurgusu ALLAH'ın talimatıdır.

kardeşliği ALLAHın muradınca algıladığımızda talimatı da algılayacağız.

baba der ki kavgalı çocuklarına:

a be akılsız keratalar!

birbirinize niye düşüyorsunuz!

niye birbirinizin aleyhinde oluyorsunuz!

iş mi yaptığınız!

yazıklar olsun size!

tü sizin suratınıza!

mizanpaj şöyledir: bunlar kafalarını yere eğerler, babalarını kırmama adına orda sulh ederler, ( orası namaz için birleşilen yer) ayrılınca kavgaya devam! (emin olun, namaza birleşmeler çoğaldıkça sekine de çoğalır)

baba bilmez mi bunların katındaki sahte tavırlarını!

bilir; ama ne yapsın?

buna da şükür der.

elinden geldiğince otoritesini kullanır, mevzuları kabartmamaya, bir hal çaresine bakmaya, çözümlemeye gayret eder, dua eder, sabreder, idare eder...

bu misali dine uyarlayın. dinde bunun karşılığını bulmamak söz konusu değil, sadece gözü açmak yetmiyor.


ismail arslan
__________________
Hakkperest olmayan putperest olur.
ismail arslan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 17.04.2008, 01:04
Hak-dilaram
 
ismail arslan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.11.2005
Yaş: 38
Mesajlar: 356
Teşekkür etti: 0
3 Teşekkür 3 Mesaja aldı
uhuvvet (kardeşlik) perspektifini sürekli olarak en iyi meziyetler çerçevesinde hep düşündük.

kardeşler birbirine ihanet etmez, birbirini muhafaza eder, birbirinin şerefine halel getirmez, birbirine destektir gibi...

halbuki kardeşlerin birbirine ettiğini kimse kimseye de edemez.

göz dönünce veya basiret bağlanınca en büyük zarar, en yakından gelir umumen.

tamam, tabi ki talimat usul olarak kardeşliğin müsbet yönlerine davet ile alakalı; ama
'müminler bir cesedin azaları gibidirler' denildiğinde orda bir soluklanmak ve ve derince düşünmek lazım.

tırnak bedendendir, bağırsak ve sidik kesesi de!
göz, dudak, kalp ve baş da...
böbrek sancılanınca, tırnağa kadar titretir!
göz acıyınca, beyin zonklar!
nasıra basılınca, ciğer sızlar!
bağırsak düğümlenince kalp sekteler!
geri arızalanınca, saç dibine kadar perişan eder!
kulak uğuldayınca, denge kurulamaz!

ictimâî hayat içine serpiştirilmiş çeşit çeşit yaşamlara müştak müslümanlarız. herbirimiz bir azayı temsil ediyoruz. önemlilik sıralaması, olmazsa olmazlık tasnifi ne gam!

farklı vasıflarımıza rağmen, hepimiz aynı gayenin azasıyız. birimizin vasfından azadeliği, intizamın depremi oluyor.

kimimiz kimimizden daha âlî ve kimimiz kimimizden daha suflî haliyle... ama biz, bize var oluş hakkı tanıyanın biçtiği hayatın levazımlarıyız!

bizi var eden diyor ki:

ancak (başkası değil) müminler birbirine kardeştirler!

kardeşlik (uhuvvet) algımız bizi bize kavuşturacak tek çaremizdir.
olduğu gibi safa gelmek!

ne haldeyse, o haliyle dizilmek safta!

kuralları belli; Kabe misal...

mevlana -mealen- der ki:

müslümanlar incidir!
inciler bir ipe dizilince birbirlerine süs, görkem ve değer olurlar!
inciler irili ufaklıdır.
ip, islam kardeşliğidir.
ip kopunca;
inciler yerlere saçılır!
inci, yine incidir
lakin; artık
kimisi yol kenarında toza bulanır
kimisi lağıma düşer
kimisi bir tavuğun kursağında öğütücülük yapar!
kimisi tek başına bi kolyede
kimisi bir çocuğun elinde oyuncak!
incidir, evet; ama
lakin, inciler ipe diziliyken kıymetinin ve farkındalığın, varlığın zirvesindedir.

bu ip, yani islam kardeşliği ipi, son ikiyüz senedir kopmuştur!

başımıza ne bela geliyorsa bundan gelmektedir.

çare ne peki?
__________________
Hakkperest olmayan putperest olur.
ismail arslan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 17.04.2008, 01:06
Hak-dilaram
 
ismail arslan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.11.2005
Yaş: 38
Mesajlar: 356
Teşekkür etti: 0
3 Teşekkür 3 Mesaja aldı
üstaz ismail çetin hoca'mın cemaat eserinin arka kapağında bir ibare var, der ki:

'müslüman, hangi meşrebde, hangi mezhebde hangi ırkta olursa olsun!

olduğu gibi safa gelmeli ve bir tek can olmalıdır.

milli bütünlük!'



safa olduğunuz gibi gelin!

safa olduğumuz gibi gelelim!

ne onu biz'leştirelim, ne de biz o'laşalım!

O, bize ne diyorsa o olalım:

Rasulu Muhterem aleyhisselam:

kardeş olun ey ALLAHın kulları! buyurmuştur. yukarda ne varsa bunu anlama adına, gayra bir hizmet değil.

Kabe'ye kim iştiyakla yöneliyor, orda omuz omuza safa duruyorsa onun hesabı bize ait değildir.

mevzuyu çok karıştırıp, dört dörtlük mümin arama iştiyakına girersek, her beldede üçbeş kişiden fazlasını bulamayız.

islam, kamillere hasredilmiş bir din değildir!

herkes dümdüz olamaz!


bu ümmetin fasığı, kamili, zayıfı, kavisi hepsi 'ümmetim' zimmeti altındadır.

eğer bunlar o zimmetteyse, mevzuda bir sakatlık yoktur biiznillah.

din, sadece kamillere hasredilmiş değildir.

biri müstesna hepsi ateştedir' lafzında 'ateş' ebediyyet ile kayda alınmamıştır. 'ateştedir'den öndeki sıfatlama ise 'ümmetim' sıfatlamasıdır.

fırka-ı naciye ise 'azablanmadan cennet görecek taifedir' diye izah getirmiş ulema.

geride kalan ALLAH teala'nın dilediğince ya azablanacak, yahud da afuva uğrayacak; ama son son, vaadi gereği cennete ulaşacaktır biiznillah.

kardeşlik derken 'ümmet' dairesindeki kardeşlik ifade edildi.

bizi birbirimize bizim dahlimiz kardeş kılmadı. O celle ve ala- bizi birbirimize kardeş kıldı.

kimi kime?

fasığı takvalıya

beynamazı, ehli tertibe...


[font=Times New Roman, Times, serif][size=4][color=#000000]ismail arslan
__________________
Hakkperest olmayan putperest olur.
ismail arslan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 18.04.2008, 14:24
Hak-dilaram
 
ismail arslan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.11.2005
Yaş: 38
Mesajlar: 356
Teşekkür etti: 0
3 Teşekkür 3 Mesaja aldı
yani aslında ortada bir din kökenli birliktelik falan var da sanılmasın. dinlerine en az sadık insanlar yine batıda yaşıyor -görünürde-. doğru analiz, ortak menfaat ile izah edilebilir. menfaat birlikteliği esaslı aslı birleşmelerinin özü.

ama iyi de onların menfaatinden bizim menfaatimiz daha mı az insansı, ya da maksadlarımız daha mı değersiz ki, yaşama alanlarını genişletmek, makul hayat standartları için didinen bu insanlardan fersah fersah ötede bir anlayış ile, üstelik din tam aksini va'z ederken, hayatı birbirimize zehir etme planları ile yüz göz oluruz?

biri çıksa dese ki: 'gavur kadar olamadınız!' ne diyeceğiz ona:

höst! mü?
__________________
Hakkperest olmayan putperest olur.
ismail arslan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 18.04.2008, 21:55
 
Hasbi Rabbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.04.2006
Mesajlar: 978
Teşekkür etti: 57
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
...

Ücyüz senedir bunun icin dua ediyoruz, fakat kurtulamiyoruz.
Hutbelerde, kürsülerde, tekkellerde, medreselerde dua.
Agizlar dolusu, eller dolusu dua..cignenmekten kurtulamadik
Cünkü 300 senedir dil ile yapilan duanin yanina fiili duayi koyamadik..

Asr-i saadet modeli Islami yasamadan, Asr-i saadetdeki gibi uhuvvet istiyoruz .

Lionslar kadar bile kardes olmadan, onlara kizmak ne feci bi caresizlik :(
Biz kardes olamadigimiz icin herkes basimizda kardeslik teskilati kuruyor..

Herseye ragmen...
"Ümitvar olunuz, su istikbal inkilabi icinde en yüksek ve gür seda Islam in sedasi olacaktir"

Rabbim ! benden Müslümanlara ve Islamiyete zarar gerlmesin , Amin.

Hele bi zarar vermiyelim faydamiz da olur Insa-Allah.
Hasbi Rabbi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 13.05.2008, 23:48
 
Üyelik tarihi: 10.05.2008
Mesajlar: 2
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
gençler çanakkale savaşında bir hikmet ehli şunlara müşahit olur askerler savaşırken sizin bizim bunlar birbirinden farklı olrarak gördüğümüz tarikatlar mürşitler arka pilanda farklı hizmetleri üstlenmişler olarak görür
bilmem anladınızmı
baddalgazi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

LinkBacks (?)
LinkBack to this Thread: http://www.delikanforum.net/dini-bilgi-ve-egitim/76111-dogu-bati-farki-hk-dusunce-notlari.html
Konuyu Başlatan For Type Tarih
Dini Bilgi ve Eitim [Arşiv] - DelikanForum.NET This thread Refback 18.04.2008 20:36
DelikanForum.NET - DF This thread Refback 16.04.2008 15:58

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
photo shop notları tuqb@ Grafik - Logo - Animasyon Tasarımı 5 19.05.2008 19:35
Muhasabe Notları ismail arslan Özgün Yazılarınız 4 18.04.2008 17:00
Hatmü'l Evliya kitabı ve önemli notları : dagdeviren Dini Bilgi ve Eğitim 124 15.08.2006 19:28
Inananın Kafirden Farkı by-bilvanis Dini Bilgi ve Eğitim 0 02.10.2005 16:24
Notları unutmayalim µmmed Muhabbet Olsun 12 19.05.2004 01:27


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:45 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git