![]() ![]() Üyelik tarihi: 26.04.2008 Yaş: 32
Mesajlar: 68
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
Sevgili Menzilli kardes, sorunuza cevap mahiyetinde bir baska yazimdaki su pasaji aktarmak isterim. Lütfen dikkatle okuyunuz; "Aracilar" meselesinde deniyor ki; "Allah, dini, insanlara peygamberler araciligi ile göndermistir, peygamberlere de melek araciligi ile, aracilar olmasa idi biz bu dini nereden bilecektik, bir de kalkmis 'aracilar edinmek sirktir' diyorsunuz". Bu ve buna benzer sekilde "sebepler"i delil getirerek muhalefet edenler, herhalde yazdiklarimizi okumuyor olmalilar. Sebepleri inkar etmiyoruz. Söyledigimiz; "uluhiyyete taalluk eden islerde araci yoktur"dan ibarettir. Bunu, "Tasavvuf'a Dair-2" baslikli yazimin "Allah'dan baskasindan istigasede bulunmak" arabasligini tasiyan bölümünde cok belirgin ifadeler ile dillendirmis olmama ragmen, yaziya itiraz mahiyetinde gelen cevapta, yine ayni nakarat ile karsilastim. Uluhiyyete müteallik olmayan islerde insanlar birbirlerinden yardim isterler. Bu mesrudur. Buna, Selefiyye'den kimse de itiraz etmemistir. Kur'an'da, insanlardan istemenin mesru oldugu alanlarda istendigine dair örnekler de vardir. Sirk ve küfür olan; "uluhiyyete iliskin hususlarda" insanlardan istemektir. Allah'in yasakladigi, budur. Allah, kulluk ve ibadetin, sadece kendisine yönelik olmasini emir buyuruyor. Ilah, kendisine kulluk ve ibadet edilen varliktir. "Ilah" kelimesi, bu anlami ifade eder. Dua, hadis ile sabittir ki, bir kulluk ve ibadettir. Peygambere, veliye, herhangi bir kula el acip "medet ya falan" gibi sözlerle dua eden, o dua ettigi seyi ilahlastirmis ve Allah'a sirk kosmustur. Bu, cok aciktir. |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 663
Teşekkür etti: 9
132 Teşekkür 68 Mesaja aldı
|
Bu ikisini birbirine karıştıran, doğru düşünemiyen bir kimsedir. "Medet ya filan" diyen el açmıyor ki... Mecazi manada yardım istiyor. Denize düşenin sahildekilere "imdat" diye seslenmesi gibidir. İkisi de şirk değil. Müslümana kafir diyen kendisi kafir olur. Bu yüzden Vehhabiler (Necdiler) kafir olmaktadır.
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
| hayat;imân,cihâd, takvâ... ![]() ![]() Üyelik tarihi: 05.05.2007
Mesajlar: 35
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
Bir âlimden alıntı yapmak demek onun bütün fikirlerine katılınacağı anlamına gelebilir mi? Yukarıdaki cümle kötü bir demagoji cümlesidir. Muhammed aleyhisselâmın sözleri dışında kişilerin sözleri delilin kuvvetine göre alınır da terkedilir de... Evvelâ bunu öğreniniz. Devam edeceğim inşaAllah...
__________________ Beni gasp edilmemiş bir toprak parçasına gömün. İmâm Ebû Hanife | |||||||||||||||
| | | |||||||||||||||
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 663
Teşekkür etti: 9
132 Teşekkür 68 Mesaja aldı
| Lütfen manalı, faydalı bir şeyler yazarak... Gevezelik ederek değil. Kendilerine "Selefi" diyen Vehhabilerin küfre girmelerinin sebeplerinden biri, Müslümanları tekfir etmeleridir. Tevessül meselesinde bu gözden kaçırılmaması gereken bir husustur. Aslında, Vehhabilerin dediği doğru olsaydı, onların büyük bildikleri birçok alimin de şirke bulaşmış olduğunu kabul etmek zorunda kalırdık.
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. |
| | |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 26.04.2008 Yaş: 32
Mesajlar: 68
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
Sevgili Murat Yazici kardes, Selefiyye'den hic kimse, "tevessül" meselesinde sirke düsüldügünü söylememistir. Yazdiklarimizi okumuyor oldugunuza simdi tam kanaat getirdim. Sirk, istigasedeki sapmada hasil olan neticedir. Mesru olmayan tarzda tevessül eden ise, "bid'atci"dir, müsrik degil. Sizden ricam sevgili kardesim; Bizi gereksiz yere yormak yerine su yazdiklarimizi önce bir oturup okusaniz ? Heyecaninizi anliyorum ama, böyle olmuyor. Önce bir okuyun, bircok soruyu sormaniza gerek kalmayacak, cevaplari orada bulacaksiniz. Okumadan cevaba atilmaniz halinde Sizi ciddiye alamayacagimi üzülerek bildirmek isterim. |
| | |
| hayat;imân,cihâd, takvâ... ![]() ![]() Üyelik tarihi: 05.05.2007
Mesajlar: 35
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
Murat Yazıcı'nın yukarıda söyledikleri "Peygamberin hakkı ve hürmeti adına" aracılık koşulabileceğini gösteriyor. Sanıyoruz ki Murat Yazıcı da öyle inanıyor. O zaman bir bakalım: "Muhammed hakkı için ya da Muhammed'in makamı için istiyorum" tarzındaki sözlerle Allah'a yakarmak doğru değildir. Konu hakkında imamlardan olumlu hiç bir görüş aktarılmamıştır. Meselâ, Ebu Hanife ve Ebu Yusuf'tan sabit olduğu üzere onlar şöyle demektedirler: "Nebilerinin ve Resullerinin hakkı için (hürmetine) (senden istiyorum ey Rabbim ! ) gibi sözler söylenemez. (*) Çünkü yaratılmışın yaratan üzerinde hiçbir hakkı yoktur.Hanedi mezhebine dâir hemen hemen bütün kaynaklarda bu görüş zikredilmektedir. (**) (*) Kaynaklarda ".....şeklinde söz söylemesini hiç hoş görmüyorum(kerih görüyorum)" şeklindedir. Buradaki kerâhet İbn Âbidin'in de özellikle belirttiği gibi kerâhat-i tahrimiyye yani harama yakın kerâhattir. bkz: Reddu'l-Muhtar 'ale'd-Durri'l-Muhtar,c.9 ,s.567-568/trc: c.15,s.469. Ayrıca âlimlerin belirttiklerine göre, Ebu Hanife ve arkadaşlarının "Hoş görmüyorum, kerih görüyorum" şeklindeki ifadeleri, İmâm Muhammed'e göre haram; İmâm Ebu Hanife ve İmâm Ebu Yusuf'a göre de harama yakındır, ancak galiben tahrimdir. Bkz: Merğinanî; el-Hidâye Şerhu Bidâyeti'l-Mubtedî,c.4,s.78 / trc:c.4,s.129 el-Mevsılî; el-İhtiyâr li Ta'lili'l-Muhtâr,c.4,s.153/ trc:c.4,s.119-120 İbrahim el-Halebî; Multeka'l-Ebhûr (el-Kelîbûlî'nin Mecma'u'l-Enhur Şerhi ile birlikte ), c.4,s.177 / trc: c.4, s.62. Âlemgir "el--Fetâva'l-Hindiyye" c. 5,s.308 / trc: c.11, s.519. İbnu'l-Kayyım el-Cevziyye, İğasetu'l-Lehfân, c.1,s.335 Birgivî, Ziyaretu'l-Kubûr, s.48, /trc: s.66 Şükrî Alûsî; Gâyetu'l-Emânî fi'r-Reddi ale'n-Nebhânî, c.2, s.399 (**) Bkz: Kâsânî, Bedâi'us-Sanâi fi Tertibi'ş-Şerâi',c.5,s.126 Merğinânî,el-Hidâye Şerhu Bidâyeti'l-Mubtedî,c.4,s.96 / trc: c.4,s160 el-Mevsılî; el-İhtiyâr li Ta'lili'l-Muhtâr,c.4,s.164 / c.4,s.147 Fahruddin Zeyla'î, Tebyînu'l-Hakâik Şerhu Kenzi'd-Dekâik,c.7,s.70 Aynî,el-Binâye Şerhu'l-Hidâye, c.12,s.248-249 İbrahim el-Halebî; Multeka'l-Ebhûr (el-Kelîbûlî'nin Mecma'u'l-Enhur Şerhi ile birlikte ), c.4,s.223/ trc: c.4,s.117. İbn Nuceym, el-Bahru'r-Râîk Şerhu Kenzi'd-Dekâik (Tûrî'nin Tekmiletu'l-Bahrî'r-Râik ile birlikte) c.8,s.325. İbnu'l-Humâm,Şerhu Fethu'l-Kadîr, (Kadızâde'nin Tekmiletü Şerhi Fethi'l-Kadîr li İbni'l-Humâm diğer adıyla Netâicu'l-Efkâr fî Keşfi'r-Rumûzî ve'l-Esrâr'ı ile birlikte) c.10,s.77. İbn 'Âbidin, Reddu'l-Muhtâr 'ale'd-Durri'l-Muhtâr,c.9,s.569 / trc: c.15,s.464 Âlemgir "el--Fetâva'l-Hindiyye" c.5, s.138. / trc: c.11,s.551 İbn Ebi'l-İzz; Şerhu'l-Akideti'l-Tahaviyye,s.237 /trc: s.176-177 Birgivî, Ziyaretu'l-Kubûr,s.47-48 / trc: s.66 Nu'mân Alûsî, Cilâu'l-Ayneyn fî Muhâkemeti'l-Ahmedeyn,s.452,470,482. Şükrî Alûsî, Gâyetu'l-Emânî fi'r-Reddi' 'ale'n-Nebhânî,c.2,s.399 Molla Aliyyu'l-Kâri,Şerhu Fıkhı'l-Ekber,s.132 / trc: s.257 ( Aliyyu'l-Kâri "...ben de derim ki diyerek bu konuda kendi görüşünü açıklıyor ve Ebu Yusuf'un bu şekil duayı caiz gördüğünü söylüyor ancak kaynak belirtmiyor. Doğru olan Ebu Yusuf'un da kabul etmediğidir.Bu konuda hadis gelmiştir dediği hadislerin senedleri problemlidir ya da çarpıtılmıştır. Bunlara ayrıca döneriz.KuTeYBe.) İbn Teymiyye,Kâ'idetu'n-Celiletu'n fi't-Tevessüli ve'l-Vesile, s.82-83, 297.) el-İstiğâse fi'r-Reddi ale'l-Bekrî (s.242) el-Elbâni, et-Tevessül, s.51-52. --------------------------------------------------------------------------------------------- Bir sonraki oturumda şu rivâyet üzerinde duralım:
__________________ Beni gasp edilmemiş bir toprak parçasına gömün. İmâm Ebû Hanife | |||||||||||||||||||||||||||||||||
| | | |||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 663
Teşekkür etti: 9
132 Teşekkür 68 Mesaja aldı
|
Bunların hepsine tek tek baktın mı? Eğer bu yazıyı başkasından iktibas ettiysen, kaynak göstermen lazım. Esas konuya geri dönelim. Bu uzun referans listesini vermene gerek yoktu, zira İmam-ı a'zam'dan nakledilen "mekruh" kavli bu forumda daha evvel defalarca yazılmıştı ve tartışılmıştı. Büyük Hanefi alimi Hadimi de bu hususa Berika'da biraz temas etmektedir. Burada kerahet olmasının sebebi, kulun Allahü teâlâ üzerinde hakkı olacağının sanılması tehlikesidir. Bu sebep ve tehlike olmayınca, kerahet de olmaz. Müslim'deki sahih hadiste Peygamberimiz aleyhisselam Muaz bin Cebel'e "kulların Allah üzerindeki hakları nedir, bilir misin?" buyurdu. Allahü teâlânın kula bahşettiği, tanıdığı hak demektir. Buradaki "hak", vacib olan hak mânâsında değildir. Çünkü, Allah'ın üzerine hiç bir şey vacib değildir. İşte, bazı fakihlerden gelen kavillerde "hak" kelimesinin Allah için kullanılmasının caiz olmaması (yani, "...hakkı için" denmesinin uygun görülmemesi), bu çerçevededir. "Hak" kelimesini, Allah'ın üzerine vacib mânâsında kullanmak elbette caiz olmaz. Çünkü, Allahü teâlâ hiç kimsenin istediğini yapmak mecburiyetinde değildir. Allahü teâlânın sevdiği kullarına tanıdığı hak mânâsında (hadis-i şerifte olduğu gibi) kullanmakda ise bir mahzur yoktur. ".. hürmetine" diyerek dua etmeye misal olarak da, burada referans gösterdiğin büyük Hanefi fıkıh alimi İbni Abidin'in sözlerini de yukarıda nakletmiştim: Ben Allahü Teâlâ'ya Nebiyy-i Kerim'i (sallallahü aleyhi ve sellem) ile ehl'i tâatından her muazzam makam sahibi ile ve imamımız îmam A'zam ile tevessül ederek, lütuf ve kereminden bu işi bana âsan eylemesini, tamamına erdirmesini, hatalarımı afv, amelimi kabul buyurmasını; bunu sırf rızâyı kerîmi için Gennât-ı naîm'de kurtuluşuma sebep yapmasını, bütün beldelerde kullarını bununla faydalandırmasını, bana doğru yolu göstermesini, doğruyu ilham buyurmasını, kusurlarımı bağışlamasını, hatalarımı afv buyurmasını niyaz eylerim. Çünkü ben bu işe çocukluk edip karışmış bulunuyorum. Ben bu yolun süvarilerinden değilim. Lâkin O'nun kudretinden imdad umuyor. O'nun güç ve kuvvetiyle hazırlık yapıyorum. Muvaffakiyetim ancak Allah'dandır. O'na tevekkül eder, ancak O'na yönelirim. (Reddü'l-Muhtar Ale'd-Dürrü'l-Muhtar, Şamil Yayınevi, İstanbul, 1982; c.1, s.14.) Aynı kitapda, musannıf Muhammed bin Abdullah Timurtaşi'nin şu sözlerini okuyoruz: Allahü Teâlâ'dan niyazımız, Resülü'nün yüzüsuyu hürmetine, tevfik ve kabüldür. Nasıl kabul dilemeyelim ki, Allahü Teâlâ bu kitabın tebyızına başlamayı, Ravza-i Mutahhara'da ve Bük'ayı Mubâreke'de Resül-i Zişan'ın huzurunda ve iki büyük arslan kâmil kabir arkadaşının yanında nasib etti. Allah onlardan ve diğer bütün ashab-ı kiramdan, onlara iyilikle tâbi olanlardan. annelerimizden, babalarımızdan kıyâmet gününe kadar râzı olsun. Daha sonra Kâbe-i Şerife'nin karşısında altın oluğun altında. Hatîm'de ve Makam-ı İbrahim'de devam etmek nasip eyledi. Allah itmamını da müyesser kılsın.. (Reddü'l-Muhtar Ale'd-Dürrü'l-Muhtar, c.1, s.98.) Bu satırları şerheden İbni Abidin hazretleri şöyle yazmış: Şu evrakı toplayan günahkâr kul dahi aynen musannıfın dediğini der. Mevlâ-i Kerim'inden Nebiyyi Azîm'ı ve nezd-i İlâhisindeki her makâm sâhibi hörmetine, bu sâ'yi gayretini kabul ile kendisine fadl-ü ihsanda bulunmasını, bu eserle bütün memleketlerdeki kullarını faydalandırmasını, son nefesinde hüsn-ü hitâm nasip ederek merâmına nâil buyurmasını niyaz eyler!...Âmîn..... (a.g.e. s.99.) Başka misaller de verilebilir. İnsafı olana bu yeterlidir.
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. Konu Murat Yazıcı tarafından (26.04.2008 Saat 23:05 ) değiştirilmiştir.. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 663
Teşekkür etti: 9
132 Teşekkür 68 Mesaja aldı
| Sana şimdilik tavsiyem, o fötr şapkalı resmi kaldırmandır. Resimdeki zat belki zaruretten, mecburiyetten giymiştir. Sen yine de o resmi kullanma, başka resim bul.
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. |
| | |
| inna lillahi ve inna ilayhi raciun ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 12.08.2006
Mesajlar: 76
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| ALLAH cc Razi oLsun insaallah
[quote=Abdullah el-Necdi;776911]Sevgili Menzilli kardes, sorunuza cevap mahiyetinde bir baska yazimdaki su pasaji aktarmak isterim. Lütfen dikkatle okuyunuz; "Aracilar" meselesinde deniyor ki; "Allah, dini, insanlara peygamberler araciligi ile göndermistir, peygamberlere de melek aracil |