İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 26.03.2003, 16:25
Allahim beni birakma.....

 
Feyza_Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.05.2002
Yaş: 30
Mesajlar: 594
Teşekkür etti: 1
4 Teşekkür 4 Mesaja aldı
Peygamber efendimizin(s.a.v.) neden cok evlilik yapti?

"Asrýn Getirdiði Tereddütler" Kitabýndan derlenmiþtir.

Peygamberimizin (sav) çok kadýnla evlenmesini kýnýyorlar. Bu hususta bizleri aydýnlatýr mýsýnýz?



Hemen arzedeyim ki, bu hususta ileri-geri söz söyleyenler, hiçbir þey okumamýþ ve düþünmemiþ kimselerdir. Eðer, "Megâzi ' ve "Siyer"e azýcýk bakmak zahmetine katlansalardý, kendilerini küçük düþürecek böyle bir soruyu sormayacaklardý.

Bu soruyu þimdiye kadar, beþ altý yerde benden sordular; ben de her def'asýnda eksik-tamam bazý þeyler anlatmaða çalýþtým. Bu defa da onlardan hatýrýmda kalanlarý tekrar edeceðim.

Peygamberler Sultaný Zât-ý Risâlet-penâhýn izdivaçlarýnda, deðiþik yönler vardýr: Zât-ý Ahmediye'ye (S.A.V) taâlluk eden hususlar, umumî olarak izdivaçlannda gözetilmiþ olabilecek hedef ve maksatlar; bir kýsým zarûretler ve nihayet zevcâtýn hususi durumlarýnýn gereðini yerine getirme gibi keyfiyetler... Þimdi sýrasýyla bu hususlarý teker teker tahlil edelim.

Mevzûu ilk önce, o pâk þahsiyete bakan yönüyle ele alalým. Her þeyden evvel bilinmelidir ki, O mübebbcel Zât, yirmibeþ yaþýna kadar hiç evlenmedi. O sýcak memleketin hususi durumu da nazar-ý itibara alýnacak olursa, bu kadar zaman iffetiyle yaþamasý ve bunun da, dün ve bugün böylece kabul ve teslim edilmesi, O'nda iffetin esas olduðunu ve müthiþ bir irade ve nefis hâkimiyeti bulunduðunu gösterir. Eðer bu hususta, küçük bir inhiraf bulunsaydý, dünkü ve bugünkü düþmanlarý, bunu cihâna ilân etmekden bir an bile geri kalmayacaklardý. Halbuki eski ve yeni bütün hasýmlarý, O'na hiç olmayacak þeyleri isnad ettikleri hâlde, bu istikamette birþey söyleme cüretini gösterememiþlerdir.

Peygamberimiz (S.A.V) ilk izdivaçlarýný, yirmibeþ yaþlarýnda iken yaptýlar. Bu izdivaç Allah ve Resûlü katýnda çok yüce ve müstesnâ; fakat baþýndan iki defa evlenme geçmiþ kýrk yaþýndaki bir kadýnla olmuþtu. Bu mutlu yuva tam yirmiüç sene devam etmiþ ve peygamberliðin sekizinci senesi, kapanan bir perde gibi arkada acý bir hasret býrakarak sona ermiþdi. Bu defa Efendimiz (S.A.V) yirmibeþ yaþýna kadar olduðu gibi, yine yapayalnýz kalmýþtý. Evet, aile, çoluk-çocuk her þeyiyle yirmiüç senelik bu mesûd hayattan sonra, yeniden dört-beþ sene bekâr olarak yaþamýþlardý ki; yaþlarý da elli üçe ulaþmýþ bulunuyordu.

Ýþte, bütün izdivaçlarý da böyle izdivaca alâkanýn azaldýðý bu yaþtan sonra baþlar ve devam eder ki; sýcak bir memlekette ellibeþ yaþýndan soýira yapýlan izdivacda, beþerîlik ve þehevîlik görmek, ne insafla ne de iz'anla kat'iyyen telif edilemez.

Burada akla gelen diðer bir mesele de, Peygamberlik müessesesiyle çok evlenmenin te'lifi keyfiyetidir. Buna da bir iki cümle ile temas etmek istiyorum.



Devami yakinda insallah :)
__________________
Hüzünle titreyen kalbe ince bir ah dokunur...
Kalbi kirik olanin kalbine ALLAH dokunur....
Feyza_Nur isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 27.03.2003, 16:31
Allahim beni birakma.....

 
Feyza_Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.05.2002
Yaş: 30
Mesajlar: 594
Teşekkür etti: 1
4 Teşekkür 4 Mesaja aldı
a.s.
He ya damla, hosuma gitti faziletin yöntemi. Uzun yazilarida böylelikle hem okuma hemde okutmaya vesile oluyor. Allah razi olsun faziletten.
__________________
Hüzünle titreyen kalbe ince bir ah dokunur...
Kalbi kirik olanin kalbine ALLAH dokunur....
Feyza_Nur isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 02.04.2003, 21:41
Allahim beni birakma.....

 
Feyza_Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.05.2002
Yaş: 30
Mesajlar: 594
Teşekkür etti: 1
4 Teşekkür 4 Mesaja aldı
Bu konu pek okunmuyor galiba, devamini eklemesemmi acaba
__________________
Hüzünle titreyen kalbe ince bir ah dokunur...
Kalbi kirik olanin kalbine ALLAH dokunur....
Feyza_Nur isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 02.04.2003, 22:44
Allahim beni birakma.....

 
Feyza_Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.05.2002
Yaş: 30
Mesajlar: 594
Teşekkür etti: 1
4 Teşekkür 4 Mesaja aldı
senin yazacagini biliyordum
__________________
Hüzünle titreyen kalbe ince bir ah dokunur...
Kalbi kirik olanin kalbine ALLAH dokunur....
Feyza_Nur isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 02.04.2003, 22:48

 
Fazilet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.12.2002
Mesajlar: 2.031
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 1 Mesaja aldı
Feyza_Nur sagol Allah razi olsun.

Devamini bekliyoz ha.
Fazilet isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 02.04.2003, 23:00
Allahim beni birakma.....

 
Feyza_Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.05.2002
Yaş: 30
Mesajlar: 594
Teşekkür etti: 1
4 Teşekkür 4 Mesaja aldı
ayy istekler cogaliyor, kiz damla biraz naz yapsammi ne dersin
__________________
Hüzünle titreyen kalbe ince bir ah dokunur...
Kalbi kirik olanin kalbine ALLAH dokunur....
Feyza_Nur isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 02.04.2003, 23:02

 
Fazilet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.12.2002
Mesajlar: 2.031
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 1 Mesaja aldı
Naz (yok) devamini yazmak (var) ins...
Fazilet isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 02.04.2003, 23:14
Allahim beni birakma.....

 
Feyza_Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.05.2002
Yaş: 30
Mesajlar: 594
Teşekkür etti: 1
4 Teşekkür 4 Mesaja aldı
gercek asiklar usanmaz kolay kolay damla, usananda asik degildir zaten, deeeeelmi
Biraz daha sinirlenin, güzel oluyor sizi kizdirmak
__________________
Hüzünle titreyen kalbe ince bir ah dokunur...
Kalbi kirik olanin kalbine ALLAH dokunur....
Feyza_Nur isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 02.04.2003, 23:19
Allahim beni birakma.....

 
Feyza_Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.05.2002
Yaş: 30
Mesajlar: 594
Teşekkür etti: 1
4 Teşekkür 4 Mesaja aldı
Belli belli, sinirinden saldiriya gectin hemen baksana
__________________
Hüzünle titreyen kalbe ince bir ah dokunur...
Kalbi kirik olanin kalbine ALLAH dokunur....
Feyza_Nur isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 03.04.2003, 11:29
Allahim beni birakma.....

 
Feyza_Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.05.2002
Yaş: 30
Mesajlar: 594
Teşekkür etti: 1
4 Teşekkür 4 Mesaja aldı
Benimkilerde sanal sinirlendirme sistemine ait olanlar (Bu smile`i hic sevmiyorum, cok cirkin)
Neyse cok israr ettiniz, sanal sinir sistemlerini fazla germeden ekleyeyim bari
__________________
Hüzünle titreyen kalbe ince bir ah dokunur...
Kalbi kirik olanin kalbine ALLAH dokunur....
Feyza_Nur isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #11
Alt 03.04.2003, 11:34
Allahim beni birakma.....

 
Feyza_Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.05.2002
Yaş: 30
Mesajlar: 594
Teşekkür etti: 1
4 Teşekkür 4 Mesaja aldı
Burada akla gelen diðer bir mesele de, Peygamberlik müessesesiyle çok evlenmenin te'lifi keyfiyetidir. Buna da bir iki cümle ile temas etmek istiyorum.

l. Evvelâ, bilinmelidir ki, bunu serriþte edenler, ya hiçbir din ve prensip kabul etmeyenlerdir ki, onlarýn böyle bir þeyi kýnamaya aslâ ve kat'â haklarý yoktur; zîrâ onlar, bütün prensiplere karþý râfizîdirler. Hiçbir kânun ve kayda tâbi olmaksýzýn, pek-çok kadýnla münasebet kurar; hatta mahremleriyle dahi nikâhý tecviz ederler. Yahut bunlar, Hýristiyan ve Yahudi gibi ehl-i kitap olanlardýr. Onlarýn hücumu da, insafsýzca, garazlý ve teemmül edilmeden yapýlmýþ, hattâ kendi namlarýna üzülecek bir keyfiyetdir. Çünkü, Ýncil ve Ýncil ehlinin kabul ve tesüm ettiði; Tevrat ve Tevrat ehlinin, kendi peygamberleri bilip uyduklarý, nice Enbiyâyý Ýzâm vardýr ki; bunlar daha çok kadýnla evlenmiþ ve baþlarýndan daha çok nikâh geçmiþtir. Bir Süleyman ve Davud Peygamberleri düþününce, her iki cemaatin de nasýl haksýz ve tecâvüz içinde bulunduklarý açýkça ortaya çýkar. Binâenaleyh, çok kadýnla izdivacý, Peygamberimiz (S.A.V) baþlatmadýðý gibi; ayný zamanda çok izdivâç, nübüvvetin ruhuna da zýd deðildir. Kaldý ki; daha sonra anlatmaða çalýþacaðým hususlarda görüleceði gibi "teaddüd-ü zevcât"ýn peygamberlik vazifesi nokta-i nazarýndan, tasavvurlar fevkinde fâideleri vardýr.

Evet, çok kadýnla izdivâç, bilhassa ahkâmla gelen Enbiyâ için bir bakýma zarûrîdir. Zîrâ, dinin, aile mahremiyeti içinde cereyan eden pek çok yönleri vardýr ki, ona ancak bir insanýn nikâhlýsý muttali olabilir. Binâenaleyh, dinin bu yönlerini anlatmak için herhangi bir istiâre ve kinâyeye baþvurmadan -ki çok defa bu türlü anlatma tarzý anlamayý bulandýrýr ve istinbatý zorlaþtýrýr- herþeyi alabildiðine vuzûh içinde anlatacak, mürþidelere ihtiyaç vardýr.

Ýþte, herþeyden evvel, nübüvvet hânesinde olan bu temiz ve pâkize zevcât, kadýnlýk âlemine karþý irþâd ve teblið vazifesinin sorumlularý ve nakilcileri bulunmalarý itibariyle, peygamber için de, peygamberlik için de; kadýnlýk âlemi için de gerekli, hattâ elzem olur.

2. Diðer bir husus da, umumî mânâda Efendimiz'in zevceleriyle alâkalý oluyor ki, o da:

a. Zevceler arasýnda, yaþlý, orta yaþlý ve gençler bulunmasý itibariyle, bu devre ve dönemlerin hepsine ait çeþitli ahkâm vaz'ediliyor. Ve bizzat peygamber (S.A.V) hânesi içinde bulunan bu pâkize zevceler sayesinde tatbik imkâný buluyordu.

b. Zevcelerin herbirerleri, çeþitli oymaklardan olmasý sebebiyle, evvelâ o kabileler arasýnda; sonra da muazzez þahsiyetiyle akrabalýk tesis buyurduðu bütün cemâatler içinde, köklü bir sevgi ve alâkaya yol açýlýyordu.Her kabile ve oymak, O'nu, kendinden biliyor, din hissinin yanýnda, cibillî bir baðlýlýkla O'na karþý derin bir alâka hissediyordu.

c. Her kabileden aldýðý kadýn, O'nun hayatýnda ve irtihalinden sonra, kendi cemâatý arasýnda çok ciddi dînî hizmete vesîle olabiliyor; uzak yakýn bütün akrabalarýna, zâhir ve bâtýn-ý Ahmediye (S.A.V) hususunda tercümanlýk yapýyordu. Bu sayede O'nun kabilesi de, kadýn ve erkeðiyle, Kur'ân'ý, tefsîri, hadîsi ondan öðreniyor ve dinin ruhuna vâkýf olabiliyordu.

ç. Bu izdivaçlar vâsýtasýyla, Nebiyy-i Ekmel, âdetâ bütün Ceziret-ül Arabla yakýnlýk te'sis etmiþ gibi, her hânenin, teklifsiz misafiri hâline gelmiþti. Herkes bu karâbet vasýtasýyla o mehâbet âbidesine yaklaþabiliyor ve dînî umûru öðrenme fýrsatýný buluyordu. Ayný zamanda bu ayrý ayrý aþîretlerin herbiri, bir çeþit, kendini ona yakýn sayýyor ve bununla iftihar ediyordu. Mahzum Oðullarý, Ümmü Seleme (r.) vasýtasýyla; Emevîler, Ümm-ü Habîbe (r.) vasýtasýyla; Hâþimîler, Zeynep bint-i Cahþ (r.) vasýtasýyla kendilerini ona yakýn kabul edip, bahtiyar sayýyorlardý...

3. Buraya kadar olanlar umumî mânâda ve bazý yönleriyle de, diðer peygamberlere þâmil olacak þekilde idi. Þimdi bir de,hususî mânâda ve teker teker her zevcenin serencâmesi içinde, meseleyi ele alalým:


Yogun istek üzerine devami eklenebilir :))
__________________
Hüzünle titreyen kalbe ince bir ah dokunur...
Kalbi kirik olanin kalbine ALLAH dokunur....
Feyza_Nur isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #12
Alt 18.04.2003, 20:06
Allahim beni birakma.....

 
Feyza_Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.05.2002
Yaş: 30
Mesajlar: 594
Teşekkür etti: 1
4 Teşekkür 4 Mesaja aldı
aminn damla, Allah sendende razi olsun...
Uzun zamandir forumla ilgilenemedim, bu yaziyida yarim biraktigimi unutmusum, Allahtan bugün aklima geldi. Hemen devamini ekleyeyim ins.
__________________
Hüzünle titreyen kalbe ince bir ah dokunur...
Kalbi kirik olanin kalbine ALLAH dokunur....
Feyza_Nur isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #13
Alt 18.04.2003, 20:14

 
M. Ali Saral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.08.2002
Mesajlar: 5.591
Teşekkür etti: 25
146 Teşekkür 76 Mesaja aldı
Yazıda Türkçe karakter sorunu var. ş, i, ğ vs. de.
__________________
" M a k s a d l a r ı n A n a s ı S a b ı r d ı r . "
M. Ali Saral isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #14
Alt 18.04.2003, 20:18
Allahim beni birakma.....

 
Feyza_Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.05.2002
Yaş: 30
Mesajlar: 594
Teşekkür etti: 1
4 Teşekkür 4 Mesaja aldı
3. Buraya kadar olanlar umumi manâda ve bazý yönleriyle de, diðer peygamberlere þâmil olacak þekilde idi. Þimdi bir de,hususî mânâda ve teker teker her zevcenin serencâmesi içinde, meseleyi ele alalým:

Evet, burada dahi göreceðiz ki; mantýk, vahiy ile müeyyed O Zât'ý hayat-ý seniyyesi karþýsýnda toprak kadar aþaðý kalýyor; ta'bir-i diðerle beþer düþüncesi Fetânet-i Â'zam önünde rükûa varýp iki-büklüm oluyor.

I. Ýlk zevceleri - seyyidetinâ - Hz. Hatîce'dir. (r.) Kendinden onbeþ yaþ daha büyük olan bu nâdîde kadýnla izdivaçlarý, her evlilik için en büyük örnek mâhiyetindedir. O, bütün bir hayat boyu, derin bir vefâ ve sadakatla eþlerine baðlý kaldýklarý gibi, zevcelerinin vefatýndan sonra dahi O'nu hiçbir zaman unutmamýþ, hatta her vesîle ve fýrsatta O'ndan bahisler açmýþtýr.

Hz. Hatîce'den sonra Peygamberimiz (S.A.V) dört-beþ sene evlenmediler. Baþlarýnda birçok yetim bulunmasýna raðmen, onlarýn meûnetine katlanýp , bir bakýma hem annelik, hem de babalýk vazifesini yürüttüler. Muhâl-farz, evvel ve âhir kadýnlara karþý küçük bir za'fý olsaydý, böyle mi hareket ederlerdi?..

II. Sýra itibariyle olmasa bile ikinci zevceleri, Aiþe-i Sýddîka'dýr. En yakýn arkadaþýnýn kýzý. Acý, tatlý bütün bir hayatý beraber yaþayan bu büyük insana karþý, Nebî'nin en mu'tenâ ikramý... Umum neseblerin sona erdiði günde, sona ermeyen karâbetiyle onun yanýnda bulunma þerefi ancak bu sayede olacaktýr. Evet, Aiþe-i Sýddîka ile, Hazreti Ebubekir, maddî-mânevî hiçbir boþluk býrakmayacak þekilde kurb-u Nebevîye mazhar olmuþlardý.

Ayrýca, Hz. Âiþe gibi çok zekî bir nâdire-i fýtrat, da'vâyý nübüvvete tam vâris olabilecek yaradýlýþta idi. Ýzdivaçtan sonraki hayatý ve daha sonraki hizmetleriyle katiyyen sübut bulmuþtur ki; O muallâ varlýk, ancak Nebî zevcesi olabilirdi. Zira O, yerinde en büyük hadisci, en mükemmel tefsirci ve en nâdide fýkýhcý olarak kendini gösteriyor, zâhir ve bâtýn-ý N.ühammedi (S.A.V) emsâlsiz kavrayýþýyla, bihakkýn temsil ediyordu.

Bunun içindir ki; Efendimize rüyasýnda, onunla izdivaç yapacaðý iþ'âr ediliyor ve henüz gözlerine baþka hayâl girmeden peygamber hânesine kadem basýyordu...

Bu sayede O, Hz. Ebubekir (r.) için vesîle-i þeref olacak ve kadýnlýk âlemi içinde, bütün istîdat ve kâbiliyetlerini inkiþaf ettirerek, Efendimizin en baþta talebelerinden biri olma hüviyetiyle, büyük mürþide ve mübelliðe olmaya hazýrlanacaktý. Ýþte böylece, O da hem bir zevce, hem de bir talebe olarak saadet hânesine intisab etmiþ bulunuyordu.

III. Yine izdivaç sýrasýna göre olmamakla beraber üçüncü zevceleri, Ümmü Seleme'dir (r.). Mahzum Oymaðý'ndan ve ilk müslümanlardan olan Ümmü Seleme, Mekke'de tazyik görmüþ; ilk olarak Habeþistan'a, ikinci defa da Medine'ye hicret etmiþ ve o günkü þartlara göre ilk safdakiler arasýnda yer almýþtý.

Kendisiyle beraber bu uzun ve meþakkatli yolculuklara katlanan bir de kocasý vardý. Ve, Ümmü Seleme'nin nazarýnda eþi, menendi olmayan bir insandý. Bütün çile devrini beraber yaþadýðý, bu eþsiz hayat arkadaþý Ebu Seleme'yi Medine'de kaybedince çocuklarýyla baþ baþa kaldý. Yurdundan, yuvasýndan uzak, bir sürü yetimle, hayat külfetini yüklenmiþ bu kadýna, ilk þefkat elini, Ebubekir ve Ömer (r.a) uzatýrlar; fakat o bu talepleri reddetti;zîrâ O'nun gözünde Ebu Seleme'nin yerini dolduracak insan yoktu.

Nihayet, izdivaç teklifiyle Allah Resûlü (S.A.V) O'na el uzattý. Bu izdivaç da gayet tabiiydi, zira Ýslâm ve iman uðrunda hiçbir fedâkârlýktan dûr olmayan bu muallâ kadýn, arabýn en soylu oymaðý içinde uzun zaman yaþadýktan sonra yapayalnýz kalmýþtý ve dilenciliðe terk edilemezdi. Hele ihlâs, samimiyet ve Ýslâm için katlandýðý þeyler düþünülünce, ona muhakkak ki el uzatýlmalýydý... Ve, iþte Kâinat'ýn Fahri, onu nikâhý altýna alýrken bu inâyet elini uzatmýþtý. Evet, gençliðinden beri yaptýðý; kimsesizleri görüp gözetme ve yetimlere el uzatma iþ ve vazifesini, o günkü þartlarýn iktizasýna göre bu þekilde yerine getiriyordu.

Ümmü Seleme de Hz. Aiþe gibi dirâyet ve fetâneti olan bir kadýndý. Bir mürþide ve mübelliðe olma isti'dâdýndaydý. Onun için bir taraftan þefkat eli O'nu, himâyeye alýrken diðer taraftan da, bilhassa kadýnlýk âleminin medyûn-u þükran olabileceði bir talebe daha ilim ve irþad medresesine kabul ediliyordu.

Yoksa, altmýþ yaþýna yaklaþmýþ Fahr-i Kâinat Efendimizin, bir sürü çocuðu olan, bir dul kadýnla evlenmesini ve evlenip bir sürü külfet altýna girmesini,baþka hiçbir þeyle îzah edemeyiz. Hele þehevîlik ve kadýnlara düþkünlükle aslâ ve kat'â!. ..

IV. Bir diðer zevceleri de Remle bint-i Ebi Süfyan'dýr (Ümmü Habîbe). Peygamber (S.A.v) ve peygamberlik karþýsýnda bir müddet küfrü temsil eden birinin kýzý... Bu da ilk müslüman olanlardan ve birinci safda yerini alanlardandý. Çile devrinde Habeþistan'a hicreti, orada kocasýnýn önce tenassur etmesini, sonra da vefâtýný görmüþ mûzdarip bir kadýn...

O gün Sahâbi, sayý itibariyle az; mal yönünden fakirdi. Her hangi birine bakacak, medar-ý maîþetini temin edecek durumlarý yoktu. Buna göre, Ümmü Habîbe ne yapacaktý? Ya tenassur edip, Hýristiyanlarýn yardýmýna mazhar olacak; ya küfür yuvasý olan baba evine dönecek veya kapý kapý dolaþýp dilenecekti. Bu en dindar, en soylu, aile itibariyle en zengin kadýnýn bunlardan hiçbirini yapmasý mümkün deðildi. Birtek þey kalýyordu; o da Efendimizin müdâhalesi ve muâlecesi...

Ýþte, Ümmü-Habîbe ile izdivaçda da bu yapýlýyordu. Dini için her türlü fedakârlýða katlanmýþ bu kadýn, yurdundan yuvasýndan uzak; zenciler arasýnda; kocasýnýn irtidat ve vefâtý kendisini dilgîr ettiði günlerde; Necâþinin huzuruna çaðýrýp, Peygamberimizle nikâhýnýn kýyýlmasý gibi en tabiî birþey yapýlýyordu. Bunu deðil kýnamak "Rahmeten li'I-âlemîn" olmanýn gerektirdiði bir hususun ifâsý sayarak alkýþlamak lâzýmdýr.

Kaldý ki; bu büyük kadýnýn da, emsâli gibi kadýn-erkek müslümanlarýn irfan hayatýna getireceði çok þey vardý. O da bu suretle hem bir zevce hem de bir talebe olarak, o saadethâneye intisab ediyordu.

Ayný zamanda bu evlilik sayesinde, Ebu-Süfyan ailesi de, Hâne-i Nübüvvete teklifsiz girip çýkma imkânýný elde ediyor ve deðiþik bir bakýþ kazanarak yumuþamýþ oluyordu.. Hem deðil sadece Ebu Süfyan ailesi, belki bütün Emevîlerde tesir icrâ edebilecek bir hâdise olma karakterinde. Hatta denebilir ki; alabildiðine sert ve baðnaz olan bu aile, Ü. Habîbe'nin nikâhý sayesinde oldukça yumuþadý ve her türlü hayrý kabul etmeye hazýr hâle geldi.
__________________
Hüzünle titreyen kalbe ince bir ah dokunur...
Kalbi kirik olanin kalbine ALLAH dokunur....
Feyza_Nur isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #15
Alt 18.04.2003, 20:22
Allahim beni birakma.....

 
Feyza_Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.05.2002
Yaş: 30
Mesajlar: 594
Teşekkür etti: 1
4 Teşekkür 4 Mesaja aldı
VI. Saâdet-hânesine girenlerden biri de Zeyneb bint-i Cahþ (r.)'dýr. Alabildiðine asîl ve o kadar da ince, iç derinliðine sâhip Hz. Zeyneb Sultân-ý Enbiyânýn yakýn akrabasý ve yanýbaþýnda büyüyen, geliþen bir kadýndý. Efendimiz (S.A.V) Zeyd (r.) için O'nu talep ettiði zaman, ailesi biraz çekimser kalmýþ ve bu arada Efendimize verme temâyülünü göstermiþlerdi. Sonunda Peygamberimizin (S.A.V) ýsrarýyla Zeyd b. Hârise'ye vermeye râzý olmuþlardý.

Zeyd, bir zamanlar hürriyetini yitirmiþ; esirler arasýnda girmiþ ve sonra Kâinatýn Efendisi tarafýndan hürriyetine kavuþturulmuþ bir âzâtlý idi. Peygamber Efendimiz (S.A.V) bu izdivaçdaki ýsrârýyla, insanlar arasýndaki müsâvâtý tesis, tahkîm ve tersîn etmek istiyor ve bu çetin iþe de, yine yakýnlanyla baþlýyordu. Ne var ki, Zeyneb gibi çok yüce fýtratlý bir kadýn, emre imtisâlden ibâret olan bir evliliði, uzun sürdüremeyecek gibiydi. Bu evlilik, Zeyd için de bir þey getirmemiþ ve sadece bir ýzdýrab ve hasret olmuþtu.

Nihayet boþama hâdisesi oldu; fakat Efendimiz Zeyd'i vaz geçirmeye ve evliliðin devam ettirilmesine çalýþýyordu. Tam o esnâda, Cibrîl (A.S) geldi ve semâvi fermanla, Zeyneb'in Efendimizle izdivaç etmesi emrini getirdi. Efendimizin ma'ruz kaldýðý imtihan oldukça aðýrdý, zira, o güne kadar, kimsenin cesaret edemediði birþey yapýlýyor ve yerleþmiþ, kök salmýþ âdetlere karþý, ilân-ý harb ediliyordu. Bu çok çetin bir mücâdeleydi. Ancak Allah emrettiði için yapýlabilirdi. Ve iþte Efendimiz, derin bir kulluk þuûruyla, nezih þahsiyetine karþý çok aðýr gelen bu iþi yaptý. Hz. Âiþe'nin dediði gibi, muhâl-farz, peygamberimizin, Vahy-i Münzel'den bir þeyi ketmetmesi câiz olsaydý Zeyneb'le izdivâcýný emreden âyetleri ketmederdi. Evet, Zât-ý Risâlet Penâhiye o kadar aðýr gelmiþti...

Ýlâhi hikmet ise, bu temiz ve yüce varlýðý, Peygamber hânesine sokmak, ilim ve irfan yönüyle hazýrlamak, irþad ve tebliðle vazifeli kýlmak istiyordu. Nihayet, öyle de oldu. Ve daha sonraki nezih hayatý boyunca, Peygamber zevceliðinin iktizâ ettiði inceliklere riâyet etti.

Ayrýca, câhiliye devrinde, evlâtlýklara evlât deniyor ve onlarýn eþleri de aynen evlâdýn eþi gibi kabul ediliyordu. Câhiliyyeye ait bu âdet, kaldýrýlmak murad buyurulunca, yine tatbikata Efendimizle baþlanýldý. Herhangi bir kimseye "evlâdým" demekle, evlâdýnýz olamayacaðý gibi, "evlâdým" dediðinizin zevcesi de gelininiz olamaz.

Zeyneb'le izdivaç hususunda söylenecek daha çok þey olmakla beraber, sual-cevap mevzuunun istiâb haddini aþacaðý için, þimdilik tek baþýna tahlîl edileceði âna havale ediyor ve kýsa kesiyorum.

VI. Saâdet hânesiyle þerefyâb olanlardan biri de, Cüveyriye bint'ül-Hâris'dir. Gayr-i müslim olan kabîlesine karþý harb edilmiþ ve kadýn erkek esârete dûçar olmuþlardý. Hissiyatý alt üst olmuþ, gururu kýrýlmýþ bu saray mensubu kadýn, huzûr-u risâlete getirildiðinde, kin ve nefretle doluydu.

Ýþte o zaman Fetânet-i Âzam, yaðdan kýl çekme kolaylýðý içinde meseleyi bir hamlede hâlletti.

Hz. Cüveyriye (r.) ile nikâh akdedince Cüveyriye, mü'minlerin anasý mevküne yükseldi ve sahâbînin bakýþýnda bîr ihtirâm âbidesi hâline geldi. Hele Ashâb-ý Resulullâh'ýn "Peygamberin akrabalarý esir edilmez" deyip, ellerindeki esirleri býrakýnca, hem Cüveyriye (r.) hem de aþîretin gönlü fethediliverdi.

Görülüyor ki, Peygamberimiz altmýþ yaþlarý dolaylarýnda, yaptýklarý bu izdivaçta dahi pek çok meseleyi bir çýrpýda hâllediyor; kýzýl kýyamet hâdiselerin içinde, sulh ve sükûn meltemleri estiriyordu.

VII. Talihliler arasýna karýþanlardan birisi de, Safiyye bint-i Huyey'dir. (r.a.) Hayber emirlerinden birinin kýzý. Meþhur, Hayber Vak'asý'nda, babasý, kardeþi ve kocasý öldürülmüþ, kavim kabilesi de esir edilmiþti. Safiyye (r.) büyük bir öfke ve intikâm hýrsýyla yanýp tutuþuyordu. Nikâh akdedilip, mü'minlerin hürmet duyacaðý, Efendimize zevce olma muâllâ mevküne yükselince, Ashab'ýn (r.) "anam-anam" ta'zimleri ve Efendimizin eritici ve tüketici yüceliði karþýsýnda, Safiyye de (r.) olup biten herþeyi unuttu ve Peygamberimize zevce olmakla iftihar etmeye baþladý.

Ayrýca, Hz. Safiyye vasýtasýyla pek çok Yahudinin, Efendimizi yakýndan görüp tanýma ve yumuþama imkâný da doðuyordu. Bir þeyle her þey yapan ve bir fülinde binler hikmet bulunan Hazreti Allah, (C.C) bütün izdivaçlarda olduðu gibi, bunda da pek çok hayýr ve bereket yaratmýþtý.

Bundan baþka, düþmanlarýnýn iç âlemine muttalî olma bakýmýndan, ümmetine bir ders vermiþ olabileceðini zikretmek de muvafýk olur zannederim. Hele hele yahudilere karþý. Hazreti Safiyye ve emsâli ayrý milletlerden olan kadýnlarýn, o milletlerin iç durumlarýna nüfûz bakýmýndan büyük ehemmiyeti vardýr; elverir ki insan onlarýn hâin olanlarýyla kendi sýrlarýný düþmanlara kaptýrmasýn.


VIII. Bu bahtiyarlardan biri de Sevde'dir. Ýlk safta yerini alanlardan; kocasýyla Habeþistan'a hicret edenlerden ve Ümmü-Habibe'nin kaderine benzer þekilde, kocasýnýn vefatýyla ortada kalanlardan.

Efendimiz, bu kalbi kýrýðýn da, yarasýný sardý; O'nu periþan olmadan kurtardý ve O'na enîs oldu. Zaten sadece Efendimizin nikâhý altýnda bulunmayý düþünen bu büyük kadýnýn, dünya adýna istediði baþka hiçbirþey de yoktu.

Ýþte bütün izdivaçlarýnda, bu türlü hikmet ve maslahatlar bulunan Peygamber Efendimiz (S.A.V) hiç mi hiç nefsânî duygularýyla bu iþin içine girmemiþtir. Ya Râþid Halifelerin ilk ikisine karþý olduðu gibi, vezirleriyle bir karâbet te'sisi ve zevcesi olacak kadýndaki istidat ve kabiliyet veya teker teker, diðerlerinde gördüðümüz gibi, baþka hikmet ve maslahatlarla evlenmiþ ve büyük yük ve meûnetlerin altýna girmiþtir.

Bunlardan baþka, bu kadar kadýnýn, mesken, nafaka, elbise gibi ihtiyaçlarýný, en âdil þekilde temin etmesi ve onlara karþý muâmelesinde kýlý kýrk yararcasýna, adâlet ve hakkâniyete riâyette bulunmasý; aralarýnda meydana gelmesi muhtemel huzursuzluklarý peþinen önlemesi, vârid olan geçimsizlikleri yaðdan kýl çekme rahatlýðý içinde hâlletmesi, Bernard Shaw'ýn ifadesiyle "En büyük problemleri kahve içme kolaylýðý içinde hâlleden" O müstesnâ Zât'ýn peygamberliðine delâlet eder...

Bir kadýn ve bir iki çocuðun dahi, idaresinin ne kadar müþkül olduðunu gören ve bilen bizler; daha evvel baþka yuvalar kurmuþ; baþka âile yapýlarýna þâhid olmuþ; girdiði yuvalarda farklý mîzaclar kazanmýþ pek çok kadýný, bir þür âhengi ve ritmi içinde idare eden, o muâllâ ve mübeccel varlýk karþýsýnda iki büklüm oluyoruz.

Bir husus kaldý ki, o da, zevcelerin adedinin, ümmetine meþru kýlýnan adedin üstünde olma keyfiyetidir. Bu, bir hususî teþrî'dir. Evet, bildiðimiz ve bilemediðimiz pek çok maslahat ve hikmetleri hâvi bir hususî kanundur. Bir müddet bu mevzuda mutlak izin verilmiþ; belli bir müddet sonra ise sýnýr konmuþ ve evlenmesi yasak edilmiþtir.

__________________
Hüzünle titreyen kalbe ince bir ah dokunur...
Kalbi kirik olanin kalbine ALLAH dokunur....
Feyza_Nur isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #16
Alt 18.04.2003, 20:25
Allahim beni birakma.....

 
Feyza_Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.05.2002
Yaş: 30
Mesajlar: 594
Teşekkür etti: 1
4 Teşekkür 4 Mesaja aldı
Alıntı:
Yazıda Türkçe karakter sorunu var. ş, i, ğ vs. de.
M.Saral
hmm, bilemicem, bende rahat okunuyor.Ne yapilabilir buna karsi bilmyiorumki
__________________
Hüzünle titreyen kalbe ince bir ah dokunur...
Kalbi kirik olanin kalbine ALLAH dokunur....
Feyza_Nur isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Peygamber efendimizin son sözleri BeytullaH Dini Bilgi ve Eğitim 2 16.07.2008 21:05
Peygamber Efendimizin Bir Günü pembe_PAPATYA Dini Bilgi ve Eğitim 0 21.05.2008 12:16
Peygamber Efendimizin Sakaları Fatihsultan Hadis Köşemiz 2 04.03.2007 06:41
Peygamber Efendimizin Vefati Salah ad-Din Dini Bilgi ve Eğitim 4 17.06.2006 08:51
Peygamber Efendimizin (s) Güzelligi.... HACEGAN Dini Bilgi ve Eğitim 0 20.01.2006 02:05


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:38 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50