İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 10.05.2008, 23:43
 
Abdullah el-Necdi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.04.2008
Yaş: 32
Mesajlar: 68
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Tekfir'e Dair



TEKFIR'E DAIR


- Murat Yazici (?) :

Vehhabiler Ehl-i sünneti tekfir ediyorlar. Bunu yaparken, bazı sözlere ve fiillere yanlış (bahis konusu sözün veya fiilin sahibinin niyet etmediği) düşünceleri isnad ediyorlar. Yani, su-i zan ve iftira ediyorlar. Mesela, vefat etmiş veya uzakta bulunan salih bir zattan dua isteyenleri, o kişiye tapmakla ve şirkle itham ediyorlar.


* * *


- Abdullah el-Necdi (32) :

Sevgili Murat Yazici kardes,

demissiniz ki;

"Vehhabiler Ehl-i sünneti tekfir ediyorlar. Bunu yaparken, bazı sözlere ve fiillere yanlış (bahis konusu sözün veya fiilin sahibinin niyet etmediği) düşünceleri isnad ediyorlar. Yani, su-i zan ve iftira ediyorlar."

O sözünü ettiginiz bazi sözler ve fiiller, eger Seriat'ca "sirk" sayilmis türden iseler, bunlar kendisinde görülen kisinin elbette müsrik olduguna hükmedilir. Niyet, zahiri sarti sakit etmez. Ibadet, sadece "Allah icin" olmasi gerektigi gibi (batini sart), sadece "Allah'in belirledigi sekilde" de olmalidir (zahiri sart). Puta ta'zim eden biri "Ama benim niyetimde Allah'dan baskasi yok" diyebilir mi ? Bu sözle mazur sayilir mi ? Niyetinde Allah'dan baskasi yoksa, batini sarti yerine getirmistir. Ama bu yetmez, zahire de riayet etmeli ve Allah'a, O'nun ögrettigi sekilde kulluk ve ibadet sunmalidir (keyfine göre degil).

Teemmül eyleyin !


* * *


- Murat Yazici (?) :

Abdullah el-Necdi'den Alinti ;
"Niyet, zahiri sarti sakit etmez. Ibadet, sadece "Allah icin" olmasi gerektigi gibi (batini sart), sadece "Allah'in belirledigi sekilde" de olmalidir (zahiri sart)."

Benim yazdıklarımla ne alakası var?

Abdullah el-Necdi'den Alinti ;
"
Puta ta'zim eden biri "Ama benim niyetimde Allah'dan baskasi yok" diyebilir mi ? Bu sözle mazur sayilir mi ? Niyetinde Allah'dan baskasi yoksa, batini sarti yerine getirmistir. Ama bu yetmez, zahire de riayet etmeli ve Allah'a, O'nun ögrettigi sekilde kulluk ve ibadet sunmalidir (keyfine göre degil)."

Puta tazim etmekten bahseden kim?


* * *


- Murat Yazici (32) :

Niyete bağlı bir duruma şöyle bir misal verebiliriz:

Ayet-i kerimede mealen "Yalnız senden yardım dileriz..." buyruluyor. Yani, hakiki mânâda yalnız Allahü teâlâdan yardım istenir.

Hasta olan bir kişi, bir hekimden yardım isterse, niyetine göre şu üç durumdan biri söz konusu olabilir:

1. Hekimin her istediğini yapabileceğini düşünürse, Allahü teâlânın izni ve yaratması olmadan hekimin tedavi edebileceğini, şifa verebileceğini vs. sanırsa şirk-i ekber (küfür) olur.

2. Hekimi (hastaneyi, ilacı, vs) sadece yaratılmış bir sebep olarak görürse, şifayı verenin ve yaratanın sadece Allahü teâlâ olduğunu bilirse, fakat sebeplere güvenirse ve neticeyi sebeplerden beklerse şirk-i hafi olur (bu küfür değildir). Bu tür şirkten sakınmak zordur. Bundan korunmak için her Müslüman gayret etmelidir.

3. Allahü teâlânın her şeyi sebeplerle yarattığını ve sebeplere yapışmayı emrettiğini düşünüp sebepleri kullanırken, sebeplere güvenmeyip sadece Allahü teâlâya güvenmek, neticeyi (şifayı, iyiliği, ilmi, vs.) sebeplerden (hekimden, ilaçtan, hocadan vs.) değil sadece Allahü teâlâdan beklemek ise Müslümanlıkdır.


* * *


- Abdullah el-Necdi (32) :

Sevgili Murat Yazici kardes,

söyle söyleyeyim;

Diyorsunuz ki; "Vahhabiler, Ehl-i Sünnet'ten birinin bazi 'sözlerini' ve 'fiillerini', sirk olarak niteliyor, böyle birini tekfir ediyorlar. Oysa bu sözleri söyleyen veya fiilleri isleyen kisinin batininda, yani niyetinde, Allah'dan baskasi yok..."

Manaca bu degil mi Sizin söylediginiz ?

Bu.

Ben de diyorum ki;

Bu tür bir söz veya fiil, mesela "Allah'dan istenmesi gereken birseyin kuldan istenmesi", Seriat'ca "küfür" sayilmis söz ve fiillerdendir. "Niyet" dediginiz, isin "batini" kismi, ibadetin "ic sarti"dir. Buraya Allah'dan baskasi vakif degildir ve buna iliskin Allah'dan baska kimse de hüküm veremez. Ibadet, batinda sadece "Allah icin" olmak zorundadir. Ama is, bununla tamam olmaz. Seriat'in koydugu kurallara riayet de gereklidir ki, bu da, ibadetin "zahiri (dis) sarti", sekil sartidir yani. Ibadetin, herhangi bir bicimde degil, "Allah'in ögrettigi sekilde" yapilmasidir.

Simdi, "Medet eyle ya falan, sefaat eyle ya filan" gibi, Allah'dan istenmesi gereken birseyi kullardan isteyen kisi, niyeti itibari ile Allah'i kast ediyor da olsa, yani batini sart tamam da olsa, zahire, Seriat'a riayet etmemistir ve Seriat'ca "sirk / küfür" olarak nitelenen bir davranisin kendisinde tezahür etmesine sebep olmustur. Böyle birinin bu durumunu onaylayabilir; "Canim sekil yanlis da olsa, Allah'i niyet etti ya, varsin böyle dua etsin" diyebilir misiniz ?

"Isa Allah'dir" veya "Allah'in ogludur" diyen hristiyanlarin, veya baska din mensubu insanlarin söz ve fiillerini nasil "sirk ve küfür" ile niteliyor ve burada "Canim belki niyetleri iyidir" demiyorsak, yani onlarda isin bu "niyet" boyutunu dikkate almiyorsak, baska bir sekilde sirk ve küfür olan söz ve fiilleri de ayni sekilde, zahir sartin zorunlulugu nedeni ile, onaylayip tecviz edemeyiz. Oysa bir hristiyanin kalbindekine de vakif degiliz. Buna ragmen sözüne ve eylemine bakarak, küfür niteliginde seyler onda tesbit ettigimiz icin, hakkinda küfür ile hükmediyoruz. Kisinin batinina iliskin hükmü sadece Allah bilir, insanlar, zahire göre hükmederler. Bu davranis da, zahirde küfürdür !

Bakin bu Size sözünü ettigim "zahir-batin" olayini Fudayl b.Iyaz nasil izah etmis;

Mervidir ki Fudayl b.Iyaz söyle demistir; "Amel eger 'halis' olur ama 'dogru' olmaz ise, kabul edilmez. Ayni sekilde, dogru olur ama halis olmaz ise, yine kabul edilmez. Ancak hem halis hem de dogru olursa, o zaman kabul olunur. Halis olmasi; 'yalniz Allah icin' olmasidir (batini sart), dogru olmasi da; 'sünnet üzere' olmasidir (zahiri sart)." Fudayl bin Iyaz, daha sonra su ayeti okumustur;
"Kim Rabbine kavusmayi umuyor ise, salih (sünnete uygun) amel islesin ve Rabbine, ibadette hic kimseyi ortak kosmasin (ihlasli olsun)" (Kehf-110)

Teemmül eyleyin.


* * *


- Murat Yazici (?) :

Buradaki yazılı olan sözlerden biri doğrudan küfürdür, diğerinde ise küfür tehlikesi vardır.

Birincisi:

"Allah'dan istenmesi gereken birseyin kuldan istenmesi" ve "Allah'dan istenmesi gereken birseyi kullardan isteyen kisi" ifadeleri, bazı şeylerin kullardan istenebileceğini ima ediyor. Bu ise şirk kokuyor. Zira, her şey yalnız ve yalnız Allahü tealadan istenir.

İkincisi:

Sonraki paragrafta, Müslümanlar tekfir edilmektedir. Müslümana (öyle olduğuna inanarak) kafir diyen, kendisi kafir olur.

Seni ahmak Vehhabi...


* * *


- Abdullah el-Necdi (32) :

Sevgili Murat Yazici kardes,

"Yalniz Senden yardim diler, sadece Sana kulluk ve ibadet ederiz" ayeti, Allah'dan "baskasindan" istigasede bulunanin "aslinda Allah'dan" istigasede bulundugunu gösteriyorsa, namaz kilmayan biri de, "Onlar namaz kilarlar" ayetinden hareketle; "Yahu biz zaten namazda imisiz baksana, kiliyormusuz, ayet haber veriyor" desin ha ?

Teemmül eyleyin.


* * *


- Murat Yazici (?) :

Hamakatın alt sınırı yok anlaşılan...

Sen önce benim yazdıklarımı doğru anla.


* * *


- Abdullah el-Necdi (32) :

Sevgili Murat Yazici kardes,

Siz yine de yazdiklarimi teemmül eyleyin...


* * *


- Mavi (?) :

Necdi iddia ettiğine göre bir öğrencinin anlamadığı bir konuda bir öğretmenden yardım istemesi de şirk.

Murat Yazıcı'nın söylediği sözü anlamayacak kadar aklının kıt olduğunu sanmıyorum.

İnat etmeyi bırak, gittikçe zarar veriyorsun kendine...


* * *


- Abdullah el-Necdi (32) :

Sevgili kardeslerim,

Binlerce defa soruldu, binlerce defa cevap verildi...

Yine vereyim insaallah;

Ögrencinin, hocasindan yardim istemesinin sirk oldugunu ben nerede iddia ettim ? Neden o sirk oluyor da, bu olmuyor ? - Cünkü; o, uluhiyyete iliskin bir konu, bu, degil de ondan ! Allah, birtakim seyleri, yüce zatina tahsis etmistir. Bunlari Allah'dan baskasindan istemeyi, sirk olarak nitelemis. Böyle olmayanlar ise, kullardan istenebilir. Benim söyledigim, budur.

Bakin, bu konuda baska bir yazimizda ne demisiz;

"Aracilar" meselesinde deniyor ki; "Allah, dini, insanlara peygamberler araciligi ile göndermistir, peygamberlere de melek araciligi ile, aracilar olmasa idi biz bu dini nereden bilecektik, bir de kalkmis 'aracilar edinmek sirktir' diyorsunuz". Bu ve buna benzer sekilde "sebepler"i delil getirerek muhalefet edenler, herhalde yazdiklarimizi okumuyor olmalilar. Sebepleri inkar etmiyoruz. Söyledigimiz; "uluhiyyete taalluk eden islerde araci yoktur"dan ibarettir. Bunu, "Tasavvuf'a Dair-2" baslikli yazimin "Allah'dan baskasindan istigasede bulunmak" arabasligini tasiyan bölümünde cok belirgin ifadeler ile dillendirmis olmama ragmen, yaziya itiraz mahiyetinde gelen cevapta, yine ayni nakarat ile karsilastim. Uluhiyyete müteallik olmayan islerde insanlar birbirlerinden yardim isterler. Bu mesrudur. Buna, Selefiyye'den kimse de itiraz etmemistir. Kur'an'da, insanlardan istemenin mesru oldugu alanlarda istendigine dair örnekler de vardir. Sirk ve küfür olan; "uluhiyyete iliskin hususlarda" insanlardan istemektir. Allah'in yasakladigi, budur. Allah, kulluk ve ibadetin, sadece kendisine yönelik olmasini emir buyuruyor. Ilah, kendisine kulluk ve ibadet edilen varliktir. "Ilah" kelimesi, bu anlami ifade eder. Dua, hadis ile sabittir ki, bir kulluk ve ibadettir. Peygambere, veliye, herhangi bir kula el acip "medet ya falan" gibi sözlerle dua eden, o dua ettigi seyi ilahlastirmis ve Allah'a sirk kosmustur. Bu, cok aciktir.

- "Allah'dan baskasina el acip dua etmez, Ona hic kimseyi ortak kosmazlar" (...)

- "O halde sakin Allah ile beraber bir baskasina kulluk edip yalvarma. Sonra azab edilenlerden olursun" (Suara-213)

- "Mescidler Allah'indir. Öyle ise Allah'a yalvarirken bir baskasini katmayin" (Cin-18)

- "Kafirlerin hosuna gitmese de, dini yalniz O'na halis kilarak, sadece O'na dua edin" (Gafir-14)

- "De ki; 'Ben ancak Rabbime yalvariririm ve O'na kimseyi ortak kosman" (Hud-88)

- "Yalniz Sana kulluk ve ibadet eder ve yalniz Senden yardim dileriz" (Fatiha-5)

Istigase ile tevessülün ise "ayri seyler" olduklarini, eger samimi iseniz, buyrun "Tasavvuf'a Dair - 2"nin mezkur bölümünden okuyunuz. Orada yeterli derecede söz söylendigi icin, burayi uzatmiyorum. Tevessülde "kendisi ile istenilen" sözkonusu iken, istigasede "kendisinden istenilen" mevzubahisdir. Tevessülde duanin "yaninda" olmak, istigasede ise duanin "hedefinde" olmak vardir. Istigase ve tevessül, "aracilar" meselesinin iki vechesi. Ilkindeki sapma; sirk, ikincisindeki sapma; bid'attir.

Teemmül eyleyin.


* * *


- Mavi (?) :

Murat Yazıcı'nın şu sözünü eleştirdin galiba: ''Ayet-i kerimede mealen "Yalnız senden yardım dileriz..." buyruluyor. Yani, hakiki mânâda yalnız Allahü teâlâdan yardım istenir.''

Bu sözde anlaşımayacak ne var?


* * *


- Abdullah el-Necdi (32) :

Sevgili kardeslerim,

su durumda ne vardir;

Adam, putun önüne geciyor, ona ta'zim ediyor...

Ve diyor ki; "Ben niyetimde Allah'i kast ediyorum"...

Ne dersiniz bu duruma ?

"Böyle bir durum mu var ?" demeyin...

Benim tasvir ettigim duruma ne dersiniz ?

(Cevap verin ki devam edelim insaallah)


* * *


- Mavi (?) :

Vahhabiler örneğin Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) kabrine de put derler.

Bir sahabi sahih olarak rivayet edilen bir hadiste Efendimizin kabrine varmış ve ondan dua etmesi için ricada bulunmuştur.

Vahhabi zihniyetine göre bu sahabe puta tapmıştır.

Allah bizleri vahhabilerin şerrinden korusun.


* * *


- Abdullah el-Necdi (32) :

Sevgili Mavi kardes,

ne anliyor, ne de anlamak istiyorsunuz...

Siz yolunuzu bulmussunuz...

Ister teemmül eyleyin, ister eylemeyin...

Benden bu kadar...


* * *


- Mavi (?) :

Puta tapmak açık küfürdür. Buna hiç kimsenin itirazı yok.

Ama vahhabiler tarafından put olarak ve puta tapan olarak nitelendirilenler kimler!?.


* * *


- Abdullah el-Necdi (32) :

Sevgili Mavi kardes,

güzel.

Neden küfürdür ?

Belki niyeti iyidir ?

Puta tapanlarin kimler olduklarini bulalim.

Teemmül eyle.


* * *


- Mavi (?) :

Allah'tan başkasına taptığı için küfürdür.

Ama gerizekalı vehhabiler bir sahabenin Efendimizin kabrine gidip ondan dua etmesi için ricada bulunarak yardım istemesini bile ibadet olarak tanımlayıp Rasullah'ın kabrini put, sahabeyi de müşrik olarak tanımlarlar.

Yardım istemenin ibadet etmek olmadiğını idrak edemeyecek kadar akılları kıttır bunların.


* * *


- Abdullah el-Necdi (32) :

Sevgili Mavi kardes,

putun karsisinda ta'zim edenin bu durumu, burada dinin "zahir"ine riayet mevcud olmadigi icin küfürdür. Böyle birinin niyetinin iyi oldugunu, halis oldugunu, Allah'dan baskasini murad etmedigini farzet. Bu kisinin hali, buna "ragmen" küfürdür. Hüküm, zahire göredir. Böyle biri hakkinda neden "küfür" ile hükmettiginizi iyi teemmül eyleyin. "Puta taptigi icin" deyip gecmeyin. Düsünün...

Iste niyeti iyi olan, ama dinin zahiri kuralini hice sayarak zahirde küfür niteligindeki bir söz ve eylemde bulunan kisinin kafir oldugunu Siz de söylediniz. Unutmayin; niyetinin iyi oldugunu varsayiyoruz. Ama yine de küfür...

Teemmül eyleyin.


* * *


- Mavi (?) :

Puta tapmak küfürdür diyoruz, bunu tevili de yoktur.

Ne dediğimi anlamıyor musun ?

Ama ben bir vahhabi gibi Rasullullah'ın kabrini put olarak görmem, o kabre gidip de Rasulullah'tan dua etmesini isteyen sahabeyi de puta tapan olarak tanımlamam.


* * *


- Abdullah el-Necdi (32) :

Sevgili Mavi kardes,

selam Size !
Abdullah el-Necdi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 11.05.2008, 00:32
 
Murat Yazıcı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 661
Teşekkür etti: 9
116 Teşekkür 63 Mesaja aldı
Bu soytarının nasıl bir yalancı ve aynı zamanda geri zekalı olduğunu hatırlayalım. Bana karşı yazdığı şuydu:

"Nakilcilikte saibeli biri oldugunuzu bilenler bilir. Ben, zamaninda Ibn Teymiyye'nin "Siraat-i Müstakim"inden yaptiginiz nakillerin kaynagini göstermek noktasinda icine düstügünüz aczi de cok iyi bilirim"

Bakınız, İslamiforum'da İbni Teymiyye'den bir nakil yapmış, yaptığım naklin İktiza kitabının tercümesinin 5. baskısının 493. sayfasında olduğunu yazmış ve ilaveten şu bilgileri yazmıştım:

Kitap şu anda önümde duruyor.

5. Basım, Eylül 2006
Türkçesi: Salih Uçan
Dipnotların Türkçesi: Abdi Keskinsoy

Şu bilgiyi de eklemiştim:

90. dipnotta (540. sayfada) bununla alakalı diyor ki:

Bu olayı İbn Kesir yukarıda adı geçen eserinin c.8, s.91, 92'de Hafız Ebu Bekr El-Beyhaki aracılığı ile Malik b. Enes'e dayandırarak nakletmektedir. Diyor ki İbn Kesir: "Bu haberin isnadı sahihtir."

Ben iyi niyetle bütün bu bilgileri verdikten sonra, bu bilgilere karşı muhatabım ne diyor:

"Nakilcilikte saibeli biri oldugunuzu bilenler bilir. Ben, zamaninda Ibn Teymiyye'nin "Siraat-i Müstakim"inden yaptiginiz nakillerin kaynagini göstermek noktasinda icine düstügünüz aczi de cok iyi bilirim"

Şimdi insaf ile değerlendirin, bu kişinin hem geri zekalı hem de yalancı olduğunu söylemek yanlış mıdır? Buyrunuz:

İşte, benim verdiğim bilgiler ve kitabın iç kapağının taranmış kopyası:

5. Basım, Eylül 2006
Türkçesi: Salih Uçan
Dipnotların Türkçesi: Abdi Keskinsoy






İşte, kitabın 493. sayfasının ilgili kısmı:



İşte, İslamiforum'da eklediğim bilgi:

90. dipnotta (540. sayfada) bununla alakalı diyor ki:

Bu olayı İbn Kesir yukarıda adı geçen eserinin c.8, s.91, 92'de Hafız Ebu Bekr El-Beyhaki aracılığı ile Malik b. Enes'e dayandırarak nakletmektedir. Diyor ki İbn Kesir: "Bu haberin isnadı sahihtir."

İşte, kitabın 540. sayfasının üst kısmının taranmış kopyası:




NETİCE:

1. Yaptığım tercümeler doğrudur.
2. Yaptığım nakiller ve verdiğim sayfa numaraları doğrudur.

Bu konuyla alakalı tüm yazdıklarımın arkasındayım. İşte aylar önce İslamiforum'da şöyle yazmıştım:

Verdiğim sayfa numaraları Arapça aslına göredir. Pınar Yayınları'nın tercümesindeki ifadeler tamamen aynı olmamakla beraber mana olarak benim yazdıklarımla uygundur: 493. sayfadaki son iki paragrafa bakılabilir. (İbni Teymiyye'nin yaptığı yorum ve te'viller bir yana; bu rivayetlerin doğruluğunu kabul etmiş olduğuna dikkat çekiyorum.)

Ortaya çıkan gerçek, "Necdi" rumuzuyla yazan kişinin patolojik bir yalancı ve (tüm Vehhabiler gibi) geri zekalı olduğudur.

İbni Teymiyye'nin dahi sahih olduğunu kabul ettiği ve sadece bu sayfada yazılı olan rivayetler bile -ezber dışı düşünebilenler için- Vehhabiliği kökten reddetmeye yeterlidir.

Tabii, şempanze seviyesinde veya daha az zekası olanlar bunu göremezler.
Murat Yazıcı isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 11.05.2008, 10:49
 
Mavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.07.2007
Mesajlar: 1.146
Teşekkür etti: 55
42 Teşekkür 34 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Abdullah el-Necdi
Mesajı göster

- Abdullah el-Necdi (32) :



Ögrencinin, hocasindan yardim istemesinin sirk oldugunu ben nerede iddia ettim ?
Dün gece bu mesajini görmemisim.

Sen Fatiha suresindeki ayeti kendine göre delil göstererek Müslümanlari puta tapanlar olarak tanimlamiyor musun?

Eeee ayette yardim sadece huzurda bulunandan istenir diye herhangi bir kayit mi var? Ayette mealen "Ancak senden yardim dileriz" geciyor.

Bu konuda Murat Yazicinin baska bir forumda yayinladigi iletisi:


Herhangi bir konuda bir sıkıntımız olduğu zaman, bize yardım edebilecek insanlardan yardım isteriz.

Arabamız bozulunca, tamirciden yardım isteriz.

İlim öğrenmek için, hocadan yardım isteriz.

Başka misaller de verilebilir...

Halbuki "yalnız senden yardım dileriz..." mealinde ayet-i kerime var.

Bu ayet-i kerimede "yanımızdaki dirilerden" de yardım isteriz diye bir kayıt yok. Yardım sadece Allahü tealadan istenir.

Ehl-i sünnet itikadı şöyledir: Hakiki manada yardım sadece Allahü tealadan istenir. Bu manada, ölü veya diri, yakında veya uzakta kimseden yardım istenmez. Çünkü her şeyi yaratan, her varlığı her an varlıkta tutan Allahü tealadır. Allahü tealanın izni olmadan bir yaprak kıpırdamaz, bir toz zerresi hareket edemez. Bu çerçevede, iyice anlaşılmalı ki, mesela "vefat etmiş Enbiyadan (aleyhimüsselam) yardım istenmez, dirilerden yardım istenir" demek şirk olur. Çünkü diriyi yaratıcı, ilah bilmek olur.

Öte yandan, mecazi olarak, insanlardan yardım istemek caizdir. Bu şekilde mecazi ifadeler ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerde de vardır. Mesela, Yunus suresinde 56. ayette ve Zümer suresinin 42. ayetinde mealen "insanı Allahü teala öldürüyor" buyruluyor. Öte yandan, mecaz olarak, Secde suresinin 11. ayetinde (Öldürmek için vekil yapılmış olan melek sizi öldürüyor) buyruluyor. Maide suresi 30. ayetinde (Adem aleyhisselamın oğlu kardeşini öldürdü) buyruluyor.

Bir kişi, Allahü tealanın izni ve yaratması olmadan, hekimin tedavi edebileceğine inanarak hekimden yardım isterse, meazallah, şirke girer. Ancak, hekimi ve ilacı ve bunların faydalarını yaratanın Allahü teala olduğunu bilerek, canlı bir insan olan hekimden veya cansız bir cisim olan (konuşmayan, duymayan, işitmeyen) ilaçdan yardım ve fayda beklemek tevhide aykırı değildir. Faydalı olacağını sanarak, faydasız bir ilaç kullanan da (eğer faydayı yaratanın yalnız Allahü teala olduğunun idrakinde ise, ki müslümanların en cahili bile bunu bilir) müşrik olmaz. İnsanlardan, kullardan, canlı veya cansız mahluklardan mecazi manada yardım ve medet ummak, sebeplere yapışmak olur, caizdir. Her durumda, sebeplere yapışarak, sebeplerin ve tesirlerinin yaratıcısının Allahü teala olduğunu düşünerek, Allahü tealadan yardım istenmektedir. "Hekimden yardım istemek" mecazi bir ifadedir; hekim, hastane, ilaç vs. vesile yapılarak Allahü tealadan yardım (şifa) istenmektedir.
Mavi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 14.05.2008, 13:05
 
Üyelik tarihi: 30.04.2008
Mesajlar: 212
Teşekkür etti: 12
9 Teşekkür 8 Mesaja aldı
hımmm
gerizekalı!!!
bu söz zatınız tarafınızdan meşhur edilmiş gibi görünüyor! sizin yazdıklarınıza tarafgir olan ve ve sizden alıntı yapan bir ŞEY de devamlı "gerizekalı" diyorda sonra kalkıp İSLAM'i ahlak ve edep den bahsediyor. tavır yanlış eylem yanlış netice = çıkan sonuçda yanlış elbette. bilen örnek olabilmeli.
cidalcu isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 15.05.2008, 00:09
 
HUDAYFA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 11.08.2007
Mesajlar: 104
Teşekkür etti: 2
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Murat boş konuşmayı bırakta , Aracı kılarak isteme linklerini dinle de tutunduğun zayıf ve uydurma hadislerin delillerini göresin. Oradaki kaynakları al da sifil hocana git.

Bahsi geçen hadis ZAYIFTIR




Akide Dersleri - 25 -Aracı Kılarak isteme -1

http://ia360934.us.archive.org/2/ite...k-isteme-1.mp3



Akide Dersleri - 26 -Aracı Kılarak isteme -2

http://ia360934.us.archive.org/2/ite...k-isteme-2.mp3[/quote]
HUDAYFA isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 15.05.2008, 09:17
 
Murat Yazıcı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 661
Teşekkür etti: 9
116 Teşekkür 63 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız HUDAYFA
Mesajı göster
Murat boş konuşmayı bırakta , Aracı kılarak isteme linklerini dinle de tutunduğun zayıf ve uydurma hadislerin delillerini göresin. Oradaki kaynakları al da sifil hocana git.

Bahsi geçen hadis ZAYIFTIR
Konuyla alakalı birçok sahih rivayet var. Burada üzerinde durduğum husus ise, muhakkik alimlerin bunları doğru görmesi ve kitaplarına yazmış olmalarıdır.

Bir sahabinin Peygamberimizin (aleyhisselam) kabrine gelip dua istemesini ise liste halinde verdiğimiz bütün alimler sahih görmüşlerdir. İbni Teymiyye bile doğru olduğunu yazıyor, Vehhabi sapıkları inkar ediyor. Hatta İbni Teymiyye "Ben şahsen bu türde bir çok olay biliyorum" diyor.

Birazcık insaf ile düşünebilseler, şunu görecekler. Onların dediği doğru olsaydı, şirkle lekelenmemiş alim kalmayacaktı: Yüzlerce Ehl-i sünnet aliminin yazdıklarını bir yana bırakalım, İbni Teymiyye'den, İbni Kayyım'dan, Zehebi'den, İbni Kesir'den... yapılan nakilleri hatırlayalım.

Muarızlarımızın önümüze diktiği hamakat duvarını aşamıyorum. Kitaplarda okuduğumuza göre, İsa aleyhisselam, ölüleri dirilttim ama cehl-i mürekkebin ilacını bulamadım buyurmuş.
Murat Yazıcı isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 15.05.2008, 09:48
 
Üyelik tarihi: 30.04.2008
Mesajlar: 212
Teşekkür etti: 12
9 Teşekkür 8 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Murat Yazıcı
Mesajı göster
Konuyla alakalı birçok sahih rivayet var. Burada üzerinde durduğum husus ise, muhakkik alimlerin bunları doğru görmesi ve kitaplarına yazmış olmalarıdır.

Bir sahabinin Peygamberimizin (aleyhisselam) kabrine gelip dua istemesini ise liste halinde verdiğimiz bütün alimler sahih görmüşlerdir. İbni Teymiyye bile doğru olduğunu yazıyor, Vehhabi sapıkları inkar ediyor. Hatta İbni Teymiyye "Ben şahsen bu türde bir çok olay biliyorum" diyor.

Birazcık insaf ile düşünebilseler, şunu görecekler. Onların dediği doğru olsaydı, şirkle lekelenmemiş alim kalmayacaktı: Yüzlerce Ehl-i sünnet aliminin yazdıklarını bir yana bırakalım, İbni Teymiyye'den, İbni Kayyım'dan, Zehebi'den, İbni Kesir'den... yapılan nakilleri hatırlayalım.

Muarızlarımızın önümüze diktiği hamakat duvarını aşamıyorum. Kitaplarda okuduğumuza göre, İsa aleyhisselam, ölüleri dirilttim ama cehl-i mürekkebin ilacını bulamadım buyurmuş.
merhaba murat bey

yazılarınızda bir cok yanlış var ilerde görebilmeniz amacı diye onlara değinmeden foruma yeni üye ve bu konuda yeni olduğu için bunu irdelemek istedim.
İsa as için aktardığınız söz Kuranın Peygamber anlatımına ters gelmiyormu? ölüleri İsa As mı diriltiyordu. elbette efendimiz bunun farkında idi bu yüzden onun ağzından böyle bir söz cıkması sadr değil! Ondan İncilin aslı dahi gelememişken bu tür sözlerin iyi niyetle bile olsa ona izafe edilmesi yanlıştır.
ben kütübü sitte denen kitabı olmazsa olmaz her seyi kesinlikle doğrudur diye hayatıma rehber etmeyi doğru bulmayan bir insanım.
nasıl bulayımki efendim nasıl!!!
Hz.Ayşe annemizi erkeklerin karşısında soyan ve gusul abdesti öğreten kitabı nasıl sahih bulayım nasıl!
mezardan yardım için bahsi gecen sözler ne kadar sakattır. şimdi şöyle ikircikli bir durum var Ya hz.Ömer yanlış bir uygulama yaptı yada sizin "SAHİH" dediğiniz kitap yanlıştır.
medine dışında Peygamber efendimizin dinlendiği bir ağacın bazı cahillerce ziyaret edildiğini duyunca baltayı alan ve koşa koşa kesmeye giden kimdi sizce?
yada Hac için mekkeye gidilirken mola verilmediği namaz vaktide olmadığı halde insanların namaza durduğunu görüp. "bu ne namazı? biz Peygamberimizi burda namaz kılarken gördük onun sünnetidir diye kılalım dedik. O size ben kıldım sizde kılın demişmiydi? hayır! o halde yola devam edin!"
bu gercek ashabın islamı nasıl anladığını bize göstermiyormu?asrı saadette yaşayan herkesi biz gökteki yıldız gibi olan ashab görürsek yenilir yutulur tarafı olmayan bir çok sözü "hadis" diye yutarız.
son söz size nezaketle bir uyarıda yapmıştım insanlara gerizekalı soytarı edepsiz demeniz konusunda. sanırım görmediniz. bu tavrınız ilim fukarası olan bazı cühela tarafından taklit ediliyor. siz kendinizi düzeltinki sizi örnek alanlar sizde doğru bir seyler görüp taklit etsinler vesselam!

selam ve dua ile
cidalcu isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 15.05.2008, 10:00
 
Murat Yazıcı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 661
Teşekkür etti: 9
116 Teşekkür 63 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız cidalcu
Mesajı göster
İsa as için aktardığınız söz Kuranın Peygamber anlatımına ters gelmiyormu? ölüleri İsa As mı diriltiyordu. elbette efendimiz bunun farkında idi bu yüzden onun ağzından böyle bir söz cıkması sadr değil!
Bakınız, bazıları için "geri zekalı" demekte ne kadar haklıyım. Bu bir hakaret değil, bir tespittir.

Halbuki, yukarıda (Mavi'nin naklettiği yazımda) izah etmiştim:

Bu şekilde mecazi ifadeler ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerde de vardır. Mesela, Yunus suresinde 56. ayette ve Zümer suresinin 42. ayetinde mealen "insanı Allahü teala öldürüyor" buyruluyor. Öte yandan, mecaz olarak, Secde suresinin 11. ayetinde (Öldürmek için vekil yapılmış olan melek sizi öldürüyor) buyruluyor. Maide suresi 30. ayetinde (Adem aleyhisselamın oğlu kardeşini öldürdü) buyruluyor.

Bunun gibi, günlük hayatta, mecazi olarak "ekmek beni doyurdu" deriz, halbuki doyuran Allahü tealadır. Ekmek sebeptir. Sebebi yaratan da Allahü tealadır.

"Filan doktor beni tedavi etti" veya "şu ilaç beni iyileştirdi" deriz. Halbuki, şifa veren, iyileştiren Allahü tealadır. Doktor, ilaç vs. birer sebeptir. Bu şekilde mecazi ifadeleri kullanmayan yoktur.


"İsa aleyhisselam ölüyü diriltti" deriz, dirilten Allahü tealadır. İsa aleyhisselam dua ederek, Allahü tealadan yardım isteyerek sebeb olmuştur. İsa aleyhisselamı yaratan ve her an varlıkta tutan da Allahü tealadır.

"Bıçak kesti" ve "ateş yaktı" deriz, halbuki kesen ve yakan Allahü tealadır.

"Kurşun öldürdü" veya "kanser öldürdü" deriz, hakiki manada öldüren Allahü tealadır.

Yukarıda izah edilmemiş olsa neyse!
Murat Yazıcı isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 15.05.2008, 10:22
 
Üyelik tarihi: 30.04.2008
Mesajlar: 212
Teşekkür etti: 12
9 Teşekkür 8 Mesaja aldı
sayın murat bey!
bakınız ben size fikrimi beyan etmiş ve size hakaret etmeden konusmuştum.

siz ilim temsil edemezsiniz efendim. buna salahiyetiniz yoktur. sizinle aynı düşünmeyen insanı "GERİZEKALI" olarak tespit etmeniz sizi şu konuma düşürüyor. "bazıları varki onlar sadece kendileri gibi düşüneni sever sayarlar."

site açmanız yüzlerce insanın size teşekkür etmesi takdir etmesi sakın sizi menfi etkilemiş olmasın. gönül aynanıza bir bakın bir yerlere kibir ateşi düşmüş olmasın.

isa as için zikredilen sözü ben "isa as ölüleri diriltirdi" şeklinde kullansam elbette yanlış olmaz. ama İsa as ben dirilttim şeklinde (ki söylememiştir.) kullansa nebevi ahlaka uygun düşmez. bu tür laflar iyi niyetle uydurulan sözler kısmına girer.
sizinle istişare ederek fikirlerimizi olgunlaştırmayı dilerdim. fakat ben gerizekalı olamadığım için sizinle aynı seviyeye gelemediğim için sizden özür diliyorum.
bundan sonraki yazışmalar kişisel olmadan ve eğer yapabilecek kapasiteniz varsa erdemli ve saygılı bir şekilde devam etsin.
selam ve dua ile
cidalcu isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Tasavvuf'a Dair - 1 Abdullah el-Necdi Dini Bilgi ve Eğitim 0 26.04.2008 01:06
Unutmaya Dair hizmet_ Özgün Yazılarınız 4 20.12.2005 11:24
Siyasete Dair by-bilvanis Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 19.05.2005 23:49
Yasama Dair... dilemma Özgün Yazılarınız 5 17.09.2004 09:50
Ayakkabi'ya dair... Morpheus Özgün Yazılarınız 3 18.10.2003 20:40


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:17 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git