İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack (1) Seçenekler

  #1
Alt 12.05.2008, 21:58
 
Battal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.11.2007
Mesajlar: 314
Teşekkür etti: 2
4 Teşekkür 4 Mesaja aldı
Ruhul Furkan'da "Dinler! arası diyalog"



NAKŞİ ŞAMARI SES GETİRİR !..

Mahmut Ustaosmanoğlu Hz.nin müellifi olduğu Ruhul Furkan Tefsiri'nde geçen ifade:

d) Bu kadar büyük hakikatler ortadayken zamanımızda din konusunda yetkili GEÇİNEN birilerinin çıkıp, "Takribül edyan (Dinler arası diyalog)" dan bahsetmeleri ne kadar ASILSIZ bir iddiadır.

Cüz:8 sure:6, En'am suresi 163.ayet tefsirinden...
Battal isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 12.05.2008, 23:36
 
Dervisan_Esma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 30.08.2006
Mesajlar: 1.052
Teşekkür etti: 49
50 Teşekkür 40 Mesaja aldı
zaman gazesetsinde gecende mahmud efendi hz savunluyordu :))
Dervisan_Esma isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 13.05.2008, 11:18
 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 4.314
Teşekkür etti: 2
63 Teşekkür 43 Mesaja aldı
Bismillah...

Alıntılan paragrafın hemen sonraki paragraf okunmalıdır.

"Takribul Edyan" dinler arası diyalog manasına gelmemektedir. "Takrib", yaklaştırma,yakınlaştırma demektir. Takribul Edyan dinleri birbirine yaklaştırma demektir ki bu dini tahriftir.

"Dinler arası diyalog" mefhumu ise müteşabih bir tabir olup farklı din müntesiplerinin bir araya gelip sulh ve sükunet ortamı için çalışması demektir.Huntington'un "medeniyetler çatışması" tezinin aksi yönde faaliyet göstermektir. İnsanların sahip olduğu din,dil,ırk,renk vs ne ise o konumda kabul edip karşılıklı saygı göstermektir.

"Dinler arası diyalog","takribul edyan" değildir....

Bir ikincisi; ""dinler" diye bir durumdan söz edebilecek bir durum mu var"...Din sosyolojik bir olgudur. İnsanların sahip olduğu inanç ve bu inancın gerektirdiği amel sistematiği "din" olarak isimlendirilir. Sosyolojik olarak birçok din vardır. İslam'da bu dinlerden birisidir. Muharref olabilir,batıl olabilir fakat her inanç sistematiği bir dindir.

vesselam
Ninja-Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 13.05.2008, 12:00
Arife Her Gün Kadir Gecesidir
 
elmnightmare - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.02.2007
Mesajlar: 8.448
Teşekkür etti: 348
378 Teşekkür 202 Mesaja aldı
Siz Nasıl DİNLER ARASI DİYALOGLA din müntesipleri arasındaki diyalogu!!! kastettiğinizi anlatmaya çalışıyorsanız yukarıdaki tefsir de Takribul edyan kelimesi ile de Dinler Arası Diyalogu kastedildiği parantezde açıklanmıştır...

DİNLER ARASI DİYALOG'un anlamı İslamiyet ile Hıristiyanlık arasında diyalogtur:)

Ama siz bunu kastetmediğinizi söylüyorsunuz:)
Takribul Edyan'da da aynı şey olmuş..
Parantez içinde açıklanmış...

YAni Mahmut Ustaosmanoğlu da dinler arası diyaloga karşıdır...
3 semavî din 3 büyük din İbrahimî din 3 hak din olmadığını açıkça beyan etmiş...:)
__________________
elmnightmare isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 13.05.2008, 13:29
 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 4.314
Teşekkür etti: 2
63 Teşekkür 43 Mesaja aldı
Bismillah....

Dinler arası diyalogun anlamı bütün din müntesipleri ve hatta ateistler arasındaki diyalogtur. İnsanların "din" mefhumunu çatışma noktası olarak kullanmamasıdır.

Bir mefhuma karşı olmak onun nasıl tanımlandığına bağlıdır. "Dinleri yaklaştırma" gibi bir tanım yaparsanız buna karşı olunması normaldir. Karşı çıkanın karşı çıktığı mefhumu nasıl tanımladığı önemlidir. Karşı çıkılan "takribul edyan"dır....Yapılan çalışmalar ise "takribül edyan" değildir...Kullanılan ıstılahlar farklı....

İkincisi ulemanın ihtilaflı görüşlerinden biri diğerini tekzip etmez....Mesela İmam Şafii kadın dokunması abdesti bozar diyor,İmam Azam bozmaz diyor...Bu görüşler birbirine birebir zıt da olsa birbirini tekzip etmez...

vesselam
Ninja-Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 13.05.2008, 17:37
 
Battal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.11.2007
Mesajlar: 314
Teşekkür etti: 2
4 Teşekkür 4 Mesaja aldı
Fazla söze lüzum yok.Anlayan anladı !
Battal isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 13.05.2008, 20:40
 
Üyelik tarihi: 19.11.2005
Mesajlar: 82
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Ninja-Kedi
Mesajı göster
Bismillah...

Alıntılan paragrafın hemen sonraki paragraf okunmalıdır.

"Takribul Edyan" dinler arası diyalog manasına gelmemektedir. "Takrib", yaklaştırma,yakınlaştırma demektir. Takribul Edyan dinleri birbirine yaklaştırma demektir ki bu dini tahriftir.

"Dinler arası diyalog" mefhumu ise müteşabih bir tabir olup farklı din müntesiplerinin bir araya gelip sulh ve sükunet ortamı için çalışması demektir.Huntington'un "medeniyetler çatışması" tezinin aksi yönde faaliyet göstermektir. İnsanların sahip olduğu din,dil,ırk,renk vs ne ise o konumda kabul edip karşılıklı saygı göstermektir.

"Dinler arası diyalog","takribul edyan" değildir....

Bir ikincisi; ""dinler" diye bir durumdan söz edebilecek bir durum mu var"...Din sosyolojik bir olgudur. İnsanların sahip olduğu inanç ve bu inancın gerektirdiği amel sistematiği "din" olarak isimlendirilir. Sosyolojik olarak birçok din vardır. İslam'da bu dinlerden birisidir. Muharref olabilir,batıl olabilir fakat her inanç sistematiği bir dindir.

vesselam
Mahmud Efendi "din konusunda yetkili geçinen birileri çıkıp..." der iken kimleri kastettiği açıktır. Dinler arası diyalog ile de herhalde bugünkü faaliyetleri kastediyor, olmayan bir şeyi değil. Doğrudur yanlıştır o ayrı mesele ama açıkça kime söylendiği belli olan bir sözün dahi hedefini değiştirmeye çalışıyorsunuz. Yani; "Dinler arası diyalog","takribul edyan"dır.

İlahlar nasıl varlar ise dinler de öyle vardır. Biz müslümanlar nasıl tüm ilahları nefyediyorsak tüm dinleri de nefyediyoruz. İlla Allah, illa İslam.
furkan81 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 13.05.2008, 21:47
 
Dervisan_Esma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 30.08.2006
Mesajlar: 1.052
Teşekkür etti: 49
50 Teşekkür 40 Mesaja aldı
furkan abi mahmud efendi muridi misin [merak ettim]

allah razi olsun
Dervisan_Esma isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 13.05.2008, 21:56
 
Üyelik tarihi: 19.11.2005
Mesajlar: 82
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Yok, değilim. Bir kaç defa görmüşlüğüm var sadece. Bir keresinde de elini öpmekle şereflenmiştik.

Rabbim cümlemizden razı olsun.
furkan81 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 13.05.2008, 22:03
 
Dervisan_Esma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 30.08.2006
Mesajlar: 1.052
Teşekkür etti: 49
50 Teşekkür 40 Mesaja aldı
mashaallah

allah razi olsun abi... Muhib olmana cok sevindim :)
Dervisan_Esma isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #11
Alt 13.05.2008, 22:18
 
µmmed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.05.2002
Yaş: 32
Mesajlar: 6.441
Teşekkür etti: 82
345 Teşekkür 153 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız furkan81
Mesajı göster
Yok, değilim. Bir kaç defa görmüşlüğüm var sadece. Bir keresinde de elini öpmekle şereflenmiştik.

Rabbim cümlemizden razı olsun.
Benim bir hikayem var bu konuda ileride yazarım 88 lerde bende elini öpmüştüm.
__________________
Yazacağın yazının efendisi, yazmış olduğun yazının kölesi ol
DF:BİR ÇOK CEVAP
µmmed isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #12
Alt 13.05.2008, 22:19
 
Üyelik tarihi: 19.11.2005
Mesajlar: 82
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
İleride tesadüf edemeyebiliriz mesajınıza. Buyrun şimdi paylaşın, biz de tebessüm ederiz belki.
furkan81 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #13
Alt 19.05.2008, 21:06
Adalet
 
Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.527
Teşekkür etti: 22
30 Teşekkür 23 Mesaja aldı
dialog "yakınlaşma" için yapılmıyor mu ?

21 Ocak 2006’da, Hristiyan Lester Kurtz ile Müslüman Meryem’in nikâhları 3 Din’e göre, Papaz, Haham ve Müftü tarafından Urfa’da kıyıldı. ( H. İbrahim Camii’nde)

İbrahimi dinler , dinler bahçesi vs...vs...

bütün bunlar "takrib" dir...
kılıçustası isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #14
Alt 20.05.2008, 10:05
 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 4.314
Teşekkür etti: 2
63 Teşekkür 43 Mesaja aldı
Bismillah..

Globelleşen dünyada isteseniz de istemeseniz de sizinle aynı inancı aynı görüşü paylaşmayan insanlarla yaşamak zorundasınız. Diyalog, dinlerin değil din müntesiplerinin takribidir(Benzeme anlamında değil.). Bu takrib,insanları bulundukları inançta,görüşte vs kabul edip saygı göstermektir. Tabir-i diğerle "lekum dinikum ve liyedin"dir.

Her mefhum zıddı ile anlam kazanır. Bir mefhumu yanlış görmek aksini doğru görmeyi mecbur kılar. Bu hengamede artık laçkalaştırılan "diyalog" mefhumu yanlış bulunuyorsa bunun aksi olan Samuel Hungtington'un "Medeniyetler Çatışması" kuramını doğru bulmak ve desteklemek gerekir.

Din merkezli bir çatışma mı yoksa karşılıklı saygı içerisinde barış içinde bir yaşama mı?Diyalog-antiDiyalog çerçevesinde tercih edilecek olan budur.

Bahsettiğiniz evlilik meselesine gelince;

Birincisi izdivacı gerçekleştiren hanımın tenkit ettiğiniz cemaat ile ne ilgisi vardır? Belli bir yaşa gelmiş Tanzanyalı müslüman bir kadın.Kendi tercihini yapmış.

İkincisi izdivacı gerçekleştiren adam müftü de dahil olmak üzere herkesin gözü önünde sarahaten kelime-i şehadet getirmiştir.İzdivacı gerçekleştiren bayan en azından evlilik hususundaki temel prensipleri biliyordur. Ve şahsın kelime-i şehadet getirip müslüman olması, izdivacı bu temel prensiplere uygun hale getirmektedir.

"İbrahimi dinler" kavramı takrib-i edyan ile dinleri sentezleyip,birleştirerek bir din ortaya çıkarmak değildir. Bu ifade mükerreren ifade edildiği gibi üç peygamberin de dedesinin Hz.İbrahim olmasına atfen kullanılmaktadır.Aynı iddialar tekerrür edip duruyor.

"Dinler bahçesi" sinegog,kilise ve caminin aynı arsa üzerinde olmasının dinen sakıncası nedir? Devlet-i Aliyeye baktığımızda cami yaptığı alan çevresindeki kiliseleri,sinegogları yıkmış mıdır? Birçok beldede farklı din ve milletler bir arada barış içerisinde yaşamış. Farklı ibadethaneler aynı mahallede aynı sokakta bulunmuştur.

Hülasa diyalog "takrib-i EDYAN" değildir....İnsanları bulundukları inançta,görüşte kabul edip,çatışmaların önüne geçmek ve birlikte barış içerisinde yaşamaya çalışmaktır.

vesselam
Ninja-Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #15
Alt 20.05.2008, 10:25
 
Mavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.07.2007
Mesajlar: 1.146
Teşekkür etti: 55
42 Teşekkür 34 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Ninja-Kedi
Mesajı göster

Bahsettiğiniz evlilik meselesine gelince;

Birincisi izdivacı gerçekleştiren hanımın tenkit ettiğiniz cemaat ile ne ilgisi vardır? Belli bir yaşa gelmiş Tanzanyalı müslüman bir kadın.Kendi tercihini yapmış.

İkincisi izdivacı gerçekleştiren adam müftü de dahil olmak üzere herkesin gözü önünde sarahaten kelime-i şehadet getirmiştir.İzdivacı gerçekleştiren bayan en azından evlilik hususundaki temel prensipleri biliyordur. Ve şahsın kelime-i şehadet getirip müslüman olması, izdivacı bu temel prensiplere uygun hale getirmektedir.

Haberin nasil yayimlandigini arsivde.

Cifte dinlilikten bahsediliyordu gazetede.

Bu konulari cok tartismistik...
Mavi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #16
Alt 20.05.2008, 10:45
 
Mavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.07.2007
Mesajlar: 1.146
Teşekkür etti: 55
42 Teşekkür 34 Mesaja aldı
http://arsiv.zaman.com.tr/2000/04/15/guncel/2.html

Zaman gazetesi yaziyor:

Diyalogdan düğüne

Sosyoloji profesörü Hıristiyan Lester Kurtz ile gazeteci Müslüman Meryem Kurtz'un nikahları, Urfa'da İbrahim Camii'nde müftü, haham ve papazın huzurunda kıyıldı.

Lester Kurtz ve Mariam (Meryem) Kurtz, Şanlıurfa'daki Dinlerarası Diyalog Sempozyumu'nun en ilginç konuklarıydı. Biri Teksas'tan yani Amerikalı, diğeri Darussalem yani Tanzanya'dan. Biri beyaz, diğeri ise siyahi. Biri metodist protestan bir ailede büyüyüp Quaker olarak hayatını sürdürüyor, diğeri ise Müslüman. Biri Teksas Üniversitesi'nde sosyoloji profesörü, diğeri ise gazeteci. Onları bir araya getiren bundan bir yıl önce Prof. Lester Kurtz'un Afrika'da katıldığı bir konferans olmuş. Konferansı bir gazeteci olarak takip eden siyahi gazeteci Meryem, Lester ile uzun bir tartışmaya dalmış ve bir hafta sonra kendilerini evlilik sürecinde bulmuşlar. Amerika'ya yerleşip resmi nikahlarını yapmışlar ve tam bir yıldır dini nikah kıymak için beklemişler. İşte bu bekleyişi nihayet önceki gün Urfa'da İbrahim Camii'nde müftünün huzurunda kıydıkları nikahla nihayete erdirdiler.

Hz. İbrahim'in mekanında

Haham, papapaz ve müftünün huzurunda kendisini kelime–i şehadet getirerek 'hem Hıristiyan, hem de Müslüman' ilan eden ve aynen çifte vatandaşlıkta olduğu gibi çifte dinli olmak istediğini ve Meryem ile evlenerek geçmişinde sahip olduğu Hıristiyan kültürle İslam kültürünü meczetmek istediğini belirten Lester, 'Quaker olduğum için herhangi bir Hıristiyan doktrinine bağlı hissetmiyordum kendimi, dolayısı ile İslamiyet'in güzellikleri ile geçmişimdeki Hıristiyanlıktan kaynaklanan güzellikler arasında bir tezat görmüyorum ve iki dinin güzelliklerini İbrahim Peygamber'in mekanında Musevi dostlarımın da duaları ile Meryem'le birlikte dini nikah kıyarak sürdürmek istiyorum' dedi. Gözleri dolu bir biçimde bu anı beklediğini belirten Meryem ise Lester'in geçen yıl bir ay oruç tuttuğunu, Ramazan boyunca beş vakit namaz kıldığını, birlikte Hıristiyan bayramlarını da kutladıklarını; fakat İslami usullerle nikah kıymayı hep arzuladıklarını vurguladı. Üç dinin duaları ile salavatlar eşliğinde gerçekleşen nikah merasimi, katılımcıları derin ve anlamlı düşüncelere sevk etti.

Hem Hıristiyan hem de Müslüman

Diyaloğun bir başka göstergesi ise Lester ile Meryem'in nikahlarıydı; haham, papaz ve müftünün huzurunda kelime-i şehadet getiren Lester kendisini, 'hem Hıristiyan, hem de Müslüman' ilan etti.
Mavi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #17
Alt 20.05.2008, 11:55
 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 4.314
Teşekkür etti: 2
63 Teşekkür 43 Mesaja aldı
Bismillah...

Müslüman olan bir ehl-i kitap dinini değiştirmiş değil tahrif olmuş dinini tashih edip,tamamlamış olur.

vesselam
Ninja-Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #18
Alt 20.05.2008, 12:15
 
Mavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.07.2007
Mesajlar: 1.146
Teşekkür etti: 55
42 Teşekkür 34 Mesaja aldı
Hatirlatirim...

Bu forumdakilerin cogunlugu yukardaki yazilanlari anlayacak kadar "Türkce"ye sahip.
Mavi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #19
Alt 20.05.2008, 12:22
 
Mavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.07.2007
Mesajlar: 1.146
Teşekkür etti: 55
42 Teşekkür 34 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Battal
Mesajı göster
Fazla söze lüzum yok.Anlayan anladı !
Mavi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #20
Alt 20.05.2008, 12:28
 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 4.314
Teşekkür etti: 2
63 Teşekkür 43 Mesaja aldı
Bismillah...

Beyan buyurduğunuz gibi yazılanları anlayacak Türkçe'ye sahiptirler. Fazla söze gerek yok.

vesselam
Ninja-Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #21
Alt 20.05.2008, 13:04
Arife Her Gün Kadir Gecesidir
 
elmnightmare - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.02.2007
Mesajlar: 8.448
Teşekkür etti: 348
378 Teşekkür 202 Mesaja aldı
Alıntı:
Şimdi gelinen noktada diyaloğun –Yahudiler’in ve Hristiyanlar’ın hangi kesimleriyle yapıldığına bakarak–, “kendisi çalıp kendisi oynamak” deyimini hatırlatan bir sürece girdiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Bir yanda İsrail’in en vahşi yöntemleri kullanmaktan çekinmeyen yayılmacı politikaları konusunda sesi sedası duyulmayan Hahamlar, diğer yanda İslam topraklarının işgalini savaş naraları atarak kutlayan Vatikan ve İslam’a hakaretten çekinmeyen şimdiki Papa; beride ise adeta bütün prestijini diyaloğun geleceğine bağladığı için canlı cenazeye dönmüş bir bünyeyi solunum cihazına bağlı olarak da olsa yaşatmaya sarf edilen beyhude bir gayret…
Alıntı
__________________
elmnightmare isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #22
Alt 20.05.2008, 13:59
hayat;imân,cihâd, takvâ...
 
KuTeYBe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.05.2007
Mesajlar: 35
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Meselâ bu da dinler arası veya kültürler arası denen olgunun bir tezahürü müdür? Sonuçta hani çatışmayacağız ya ! Birbirimize çiçek sunuyoruz, hem de zamanlamaya bakınız. Katil İsrail'in 60. illegal kuruluş yıldönümünde...

Kudüs Yolu - Hoşgörülü! Başı Örtülü Kızdan Siyonist Katile Çiçek!


Dinler arası veya kültürler arası diyaloğu savunanlar belki iyi niyetli bilemem fakat Fransızlar'ın dediği gibi "Cehenneme giden yollar iyi niyet taşlarıyla döşelidir." İşte bakınız bu da bir diyalog, isteyen onların bilimsel miraslarından faydalanır, isteyense kol kola gezer durur. İsrail'e çiçek sunanlar acaba şu haber konusunda ne düşünmüşlerdir, Kerim Balcı'ya afilli bir yorum yazdırmayı düşünürler mi acaba İsrail'i savunan.

Başörtülü kadın şeklindeki tuvaletler haberi - Pazar, 18 Mayıs 2008 13:42


Bu zihniyet dinler arası diyaloğu icrâ ederken acaba "mazlûmîn" ve "mustadafîn" için neden diyalogta bulunmuyor. Bu dinler arası diyalogu savunanlar Filistinliler'e "militan" demekten utanmamışlar, binlerce telefon yağmuru sonrasında ifadelerini geri çekmişlerdi. Fakat dünyanın öte yakasına "sevgi diliyle" yakınlaşanlar her nedense yanı başlarındaki kanlar içinde Yehûd'un dişleri arasında çiğnenen Filistinliler için militan diyeb