İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 15.05.2008, 09:36

 
Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 768
Teşekkür etti: 12
202 Teşekkür 109 Mesaja aldı
İbni Teymiyye'nin Bile Kabul Ettiği Gerçekler

Bu konuyu başka başlık altında yazmıştım. Müstakil bir başlık ile kayıt altına almakta fayda görüyorum. Böylece, bu bilgilere ulaşmak isteyenler kolayca bulabilirler.

Her ne kadar İbni Teymiyye ve talebesi İbni Kayyım'ın şazz (aykırı) görüşleri Vehhabiliğe kaynak teşkil etmiş bulunuyorsa da, Vehhabiler çok övdükleri bu iki alimden daha aşırı ve müfrit inançlara sahiptirler. Daha evvel de buna dair bazı misaller verilmişti.

İBNİ TEYMİYYE HANGİ GERÇEKLERİ KABUL EDİYOR?

İbni Teymiyye'nin yazdığı ve doğru kabul ettiği bazı gerçekler Vehhabileri açık bir şekilde tekzib etmektedir. Burada, İbni Teymiyye'nin doğru kabul ettiği bazı rivayetler ve gerçekler üzerinde durmak istiyorum, İbni Teymiyye'nin şahsi yorumları ve görüşleri üzerinde değil. Yoksa, kabir ziyaretleri, kabirdekilerle tevessül vs. konularda İbni Teymiyye'nin Ehl-i sünnete aykırı görüşleri olduğunu zaten biliyoruz.

Şimdi önce İbni Teymiyye'nin İktizâu's-Sirati'l-Müstakim isimli kitabının tercümesinin birkaç sayfasını okuyalım:











Burada yazdıklarından, İbni Teymiyye'nin şunları doğru kabul ettiği anlaşılıyor:

1. Peygamberimizin (aleyhisselam) ve bazı salih kişilerin mezarlarına (yani mezarda yatan salih zata) selam veren bazı kimseler, selamlarına cevap verildiğini işitmiştir.

2. Hicretin altmışbirinci senesinde (Harre) olayında Yezîdin adamları Medîne-i münevverede işkence yapdıkları gün, Saîd bin Müseyyib diyor ki, Mescid-i nebîde ezan okunamaz, namaz kılınamaz olunca, (Hucre-i nebeviyye)den ezan ve ikâmet sesi işitildi. [Not: İbni Teymiyye'nin de yazdığı bu rivayet için bkz. Sünen-i Darimi, 15. Bab, No: 94. (Madve Yayınları, c.1, s. 198) ]

3. Kuraklık olduğu zaman, birisi Peygamberimizin (aleyhisselam) kabrine geldi ve kuraklık hakkında şikayet etti. Daha sonra Peygamberimizi gördü. Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) "Ömer'e git ve İstiska namazı kılmasını söyle" buyurdu. [90 nolu dipnotta, İbni Kesir'in bu haber hakkında "isnadı sahihtir" dediğini görüyoruz.]

4. "Bu tür tezahürler, Peygamberimizden daha alt düzeyde olan salih şahsiyetler tarafından da ortaya konabilmektedir" diyor ve ekliyor: "Ben şahsen bu türde bir çok olay biliyorum."

5. Devamında, İbni Teymiyye (yapılan hareketi uygun görmemekle, karşı çıkmakla beraber) kabirdeki salih bir zatdan bir şey istenmesinin ve istenenin yerine getirilmesinin "çok görülen bir olay" olduğunu yazıyor!

6. Bir sonraki (494.) sayfanın ortasındaki paragrafta ve sayfa sonuyla bir sonraki sayfanın başında söyledikleri dikkatle okunursa, İbni Teymiyye "salih zatların kerametlerinin öldükten sonra da devam ettiğini" kabul ediyor. Çünkü bunlar için "gerçekler" diyor.

7. Sayfa 499'da da diyor ki: "Ölünün Kur'an okuma, zikir ve dua seslerini işitebildiği doğrudur."

Bu yazdıklarımdan, İbni Teymiyye'nin bu konularda tamamen Ehl-i sünnete uygun görüşlerde olduğu anlaşılmamalı. Zaten, aykırı görüşlerini daha evvel biraz yazmıştık. Mesela, Peygamberimizle (aleyhisselam) sağlığında ve yanında tevessül edilebileceğini, vefatından sonra tevessül edilemiyeceğini söylemiştir ki, bu tuhaf sözü ilk söyleyen kendisidir. Ayrıca, İbni Teymiyye'nin burada yazdıklarıyla başka yerlerde söylediklerinin tamamen tutarlı olduğunu da iddia etmiyorum (bu ayrı bir tahkik konusudur). Fakat, burada yazdığı ve doğru olduğunu söylediği hususlar "ölüler hissizdir, işitmez, cevap veremez, bir şey yapamaz" diyen Vehhabileri açık bir şekilde tekzib etmektedir.

Konu Murat Yazıcı tarafından (15.06.2008 Saat 19:41 ) değiştirilmiştir..
Murat Yazıcı isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 15.05.2008, 09:48

 
Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 768
Teşekkür etti: 12
202 Teşekkür 109 Mesaja aldı
Şunu anlıyoruz: Vehhabiler, mezhepsizler ve diğer reformcular, ilmi olarak İbni Teymiyye'nin, İbni Kayyım'ın vs. çok gerisinde, sapıklık açısından ise daha ileri noktalardadırlar.

Davud bin Süleyman merhum, Minhat-ül-Vehbiyye fi Redd-il-Vehhabiyye isimli eserinde İbni Teymiyye'nin bazı yazılarını aktardıktan sonra diyor ki:

Vehhâbîler, ibni Teymiyyenin yolunda olduklarını söyliyorlar. Onun büyük âlim olduğunu bildiriyorlar. Kendisine Şeyh-ul-islâm diyorlar. Hâlbuki, onun kitâblarını ve fikrlerini kabûl etmiyorlar. O, bütün meyyitlerin, şehîdler gibi diri olduklarını ve şehîdler gibi rızklandırıldıklarını bildiriyor. Onun sözüne uymıyan ve onun sözüne uyanlara kâfir ve müşrik damgası basanların, onun yolunda olduklarına hiç inanılır mı? Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, işitmez ve ziyârete gelenleri, kendisine yalvaranları görmez, bilmez ve tanımaz diyen ahmaklar, ibni Teymiyyenin ve hiçbir kimsenin yolunda değildirler. Kendi nefsleri, keyfleri arkasındadırlar. Allahü teâlâ, bunlara akl versin ve doğru yolu göstersin.

Hüseyin Avni Kansızoğlu İnkişaf no:7'deki istifadeli makalesinde şunları yazmış:

Bir yanda, devletler gücü ile, Müslümanlar arasında “selefîlik” zarfında “teşbîh” ve “tecsîm” inancı yerleştirildi, geliştirildi ve kollandı. Öte yanda da, çağdaş nebbâşlarca mezarından çıkarılan “Mu’tezile” düşünceleriyle Müslümanların, kafası iyiden iyiye karıştırıldı. Biri “aklı kullanmayan veya kullanamayan akılsızlar”, diğeri de “rasyonalist/akılcı akılsızlar” olan şu iki zümreye, Ümmet’in boğazı sıktırıldı. Aslında biribirine taban tabana zıt gibi görünen şu iki anlayış sahiblerinin ortak yanları, “Ehl-i Sünnet” inancındaki bütün bir Ümmet’e karşı olmak ve onun vahdetini yok etmektır. Şu “akılcı akılsızlar”ın zaman zaman İbn-i Teymiyye ve İbn-i Kayyımlerin arkalarına sığınmaları, onları beğendikleri ve kabûllendiklerinden değil, Ehl-i Sünnet muarızlarını tepelemek maksadıyladır. Sonra da onları da tepelerler, olur biter.
Murat Yazıcı isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 29.05.2008, 18:26

 
Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 768
Teşekkür etti: 12
202 Teşekkür 109 Mesaja aldı
Bir iktibasla devam edelim:

"Nitekim, gerek İbn Teymiyye'nin, gerekse talebesi İbni Kayyım'ın eserlerini neşreden bir kısım Selefilerin, bu iki alimin bazı meselelerdeki görüşlerine tahammül edemeyerek kendilerine itiraz ettikleri bilinen bir husustur. (Örnek olarak İbni Kayyım'ın Medaricü's-Salikin'inin Daru'l-Hadis baskısına bakılabilir.)" (Dr. E. Sifil, İslam ve Modern Çağ, Kayıhan Yayınları, c.1, s. 82)
Murat Yazıcı isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 15.06.2008, 19:21

 
Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 768
Teşekkür etti: 12
202 Teşekkür 109 Mesaja aldı
Murat Yazıcı isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 15.06.2008, 19:30

 
Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 768
Teşekkür etti: 12
202 Teşekkür 109 Mesaja aldı
Yukarıdaki sayfa, başka bir forumda muhaddis Şeyh Abdullah el-Harari'nin bir eserinden nakledilmişti. Benzer bilgileri Abu Ammar'ın kitabından tercüme ederek nakletmiştim:

The Salaf used to say Ya Muhammad! [May Allah bless him and grant him peace]

Selef “Ya Muhammed” diye nida ederdi (sallallahü aleyhi ve sellem)

Imam Bukhari, Hafidhh Ibn Taymiyya and Qadi Shawkani all posed the same question, that if a person's foot becomes numb, what should he do? Their recommendations were the same, and included with their answer, the following hadith:

Some time after Rasul Allah, (May Allah bless him and grant him peace), had passed away, 'Abd Allah Ibn 'Umar [May Allah be pleased with Him] was in Najd where one day his foot became numb. As a remedy to alleviate the pain, a person said to him. "Remember the one whom you love the most!" Upon hearing this Ibn 'Umar [May Allah be pleased with Him] said "Ya Muhammad! [May Allah bless him and grant him peace]" and his foot made an immediate recovery from numbness.

[Imam Bukhari, Adab al Mufrad al Kalim al Tayyab; Hafidhh Ibn Taymiyya and Qadi Shawkani, Tuhfah al Dakireen chapter on Khadirat Rijluhu, and also Imam Nawawi's Kitab al Adkar]

İmam-ı Buhari, Hafız ibni Teymiyye ve Kadı Şevkani hepsi aynı soruyu sordular: “Birisinin ayağı uyuşursa, ne yapmalı?” Hepsinin tavsiyesi aynı idi ve cevapları ile beraber aşağıdaki hadis yazılı idi:

Resulullah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem) vefatından bir süre sonra, Abdullah İbni Ömer Necd’de idi ve birgün ayağı uyuştu. Acısının geçmesi için birisi ona “En sevdiğin insanı an!” dedi. Bunu duyan İbn Ömer “Ya Muhammed” deyince, ayağının uyuşukluğu hemen geçti.

[İmam Buhari, Hafız İbni Teymiyye, Kadı Şevkani, ve ayrıca İmam-ı Nevevi]

Hafidhh Ibn Taymiyya writes, In the same way as 'Abd Allah ibn Umar's foot became numb and he remembered the one he loves the most, 'Abd Allah Ibn Abbas's foot also became numb. Someone also said to him to remember the one who he loves the most, whereupon 'Abd Allah Ibn Abbas said Ya! Muhammad [May Allah bless him and grant him peace] and his foot immediately recovered from numbness.

[Hafidhh ibn Taymiyya, Al Kalim al Tayyib chapter on Khadirat Rijluhu]

Hafız İbni Teymiyye der ki: Aynı şekilde Abdullah ibni Abbas’ın da ayağı uyuşmuştu. Ona da birisi en sevdiği kişiyi anmasını söyledi. Abdullah ibni Abbas “Ya Muhammed!” diye nida etti ve ayağının uyuşukluğu hemen geçti.

[Hafız İbni Teymiyye, El-Kelim-el-Tayyib, Hadirat Ricluhu bölümünde]

Qadi Shawkani writes: If one is in trouble or is in distress, he should perform two nawafil rakats and then make a supplication. They should say ''Ya Muhammad!'' [May Allah bless him and grant him peace] and Allah most High will grant them what they requested and their problems and troubles should be resolved. The scholars of hadith say that this hadith is authentic and Tirmidhi, Hakim, Nasa'i, Ibn Majah and at-Tabarani record it.

[Qadi Shawkani, Tofah al Dhakireen chapter on Salaah al Hajah]

Kadı Şevkani der ki: Birisinin başı dertte ise veya sıkıntıda ise, iki rekat nafile namaz kılmalı ve sonra gönülden yalvarmalı [Allah'a dua etmeli]. “Ya Muhammed” diye nida etmeliler ve Allahü teala isteklerini verecektir ve problemleri çözülecektir. Muhaddisler bu hadisin sahih olduğunu bildirmişlerdir ve Tirmizi, Hakim, Nesai, İbni Mace ve Taberani onu kaydetmiştir.

[Kadı Şevkani, Tuhfetuzzakirin]

Hafidhh Ibn Kathir, Imam Tabari and Imam Ibn Athir all wrote [that]: During the Khilafa of Abu Bakr as- Siddique, may Allah be pleased with Him, there was a battle against the false Prophet Musaylima [of Najd]. When the battle commenced, the Muslims lost their footing at which point Khalid bin Walid, may Allah be pleased with Him, and the rest of the companions called out "Ya Muhammad!" [May Allah bless him and grant him peace] and proceeded to win the battle.

[Tarikh at Tabari, Tarikh Ibn Kathir and Tarikh Qamil by Imam Tabari, Hafidhh Ibn Kathir and Imam Ibn Athir and Ibn Jarir in Chapter Musaylima Kadhaab]

Hafız ibni Kesir, İmam Taberi ve İmam İbni Esir hepsi dediler ki: Ebubekr-i Sıddik radıyallahü anh hilafeti zamanında yalancı peygamber Museyleme’ye karşı bir savaş oldu. Savaş başladığı zaman müslümanlar pozisyonlarını kaybettikleri zaman Halid bin Velid radıyallahü anh ve arkadaşları “Ya Muhammed!” (sallallahü aleyhi ve sellem) diye seslendiler ve devamında savaşı kazandılar.

***

Bu kitapta, İbni Abdülvehhab'dan da ilginç bir nakil yapılmış:

Muhammad bin ‘Abd al-Wahhab writes:

“One night, the Prophet of Allah, (May Allah bless him and grant him peace), was in his house and was heard to proclaim ‘I am here!’ three times and ‘You have been granted help’ also three times. Umm al-Mu’minin, Maymunah, may Allah be well pleased with her, asked the Prophet, (May Allah bless him and grant him peace), whom he had been talking to since there was no one present. He, (May Allah bless him and grant him peace), replied, ‘I was talking to a person called Rajiz from the tribe of Bani Ka’ab. He asked for help from me against the Quraysh.’ Umm al-Mu’minin, Maymunah, may Allah be well pleased with her, said that when she finished reading the fajr prayer the next morning, she heard Rajiz calling out the following in the streets of Madina: “Ya Rasul Allah! Help us and call the servants of Allah to help us.”

[Mukhtasar Sirat ar- Rasul, chapter on the Conquest of Makka]

Burada, İmam-ı Taberani'nin naklettiği bir rivayet yazılıdır. Fırsat olunca, Türkçe'sini naklederim.

Kaynak: Traditional Scholarship and Modern Misunderstandings: Understanding The Ahl al-Sunna, by Abu Ammar.
Murat Yazıcı isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 15.06.2008, 19:50

 
Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 768
Teşekkür etti: 12
202 Teşekkür 109 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Murat Yazıcı
Mesajı göster
İmam-ı Buhari, Hafız ibni Teymiyye ve Kadı Şevkani hepsi aynı soruyu sordular: “Birisinin ayağı uyuşursa, ne yapmalı?” Hepsinin tavsiyesi aynı idi ve cevapları ile beraber aşağıdaki hadis yazılı idi:

Resulullah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem) vefatından bir süre sonra, Abdullah İbni Ömer Necd’de idi ve birgün ayağı uyuştu. Acısının geçmesi için birisi ona “En sevdiğin insanı an!” dedi. Bunu duyan İbn Ömer “Ya Muhammed” deyince, ayağının uyuşukluğu hemen geçti.

[İmam Buhari, Hafız İbni Teymiyye, Kadı Şevkani, ve ayrıca İmam-ı Nevevi]
Bu rivayetin kaynaklarını bir süre önce şu şekilde derlemiştim:

KAYNAKLAR:

Buhari el-edeb’ül-Müfred: 438 no:993 sh:262.

İbni Teymiyye, El-Kelimuttayyib adli kitabının 73. sayfasinda "Faslu firraculi iza hadirat ricluhu" bölümünde.

Şevkani, Tuhfetuzzakirin adlı kitabının 267. sayfasinda.

İmam İbnü's-Sünni, fi Ameli'l-Yevmi ve'l-Leyle'de tahriç ettiğini İmam-ı Süyuti rahmetullahi aleyh Menahilü's-Safa, sayfa 63'de kaydetmiştir.

İbn Sa’d, et-Tabakatü’l-Kübra, IV/154.

Kadi İyaz, Şifa-i Şerif tercümesinde s.404 (Bedir Yayınevi).


Bu sonuncusunu bizzat teyid ettim (Şifa tercümesi kütüphanemde mevcuttur). İmam İbnü's-Sünni'ye yapılan atıf da Şifa tercümesinin 404. sayfasında, 89. nolu dipnotta yazılıdır. Diğerleri yukarıda geçen kaynaklardan ve -yanlış hatırlamıyorsam- A. Ünlü'nün bir yazısından alınmıştır.
Murat Yazıcı isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İBNİ TEYMİYYE SAVUNMASI(ibn teymiyenin bile kabul ettiği gerçekler yazısına eleştiri) islam davetcisi Dini Bilgi ve Eğitim 23 14.08.2008 00:23
İbni Teymiyye'nin Bazı Anormal Görüşleri Murat Yazıcı Dini Bilgi ve Eğitim 121 15.06.2008 00:46
Tasavvuf’un ilah kabul ettiği hayali bir kutup abdurrahmanahmed Dini Bilgi ve Eğitim 36 10.06.2008 16:07
Allah’i Rab Kabul Edip , Ilah Kabul Etmeyenler ANTI_TAGUT Dini Bilgi ve Eğitim 1 20.12.2006 14:51
Meleklerin bile hayâ ettiği halîfe: Hz. OSMAN Cihad74 Önemli Şahsiyetler ve Eserleri 1 16.08.2005 12:23


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:36 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50