![]() ![]() Üyelik tarihi: 03.07.2007
Mesajlar: 1.719
Teşekkür etti: 120
141 Teşekkür 114 Mesaja aldı
| Mülk Suresinin 16. ayetinin tefsirinde şöyle geçmekte: (...) Bunlardan maksat ise yüce Allah'ın tazim edilmesi, aşağıda ve altta oluştan tenzih edilmesidir. Buna karşılık yücelik ve azametle nitel endiril-mesidir. Yoksa mekân, cihet ve sınırlarla nitelendirmek değildir. Çünkü bunlar cisimlere dair sıfatlardır. Dua esnasında ellerin semaya kaldırılmasının sebebi ise, vahyin semadan gelmesi, yağmurun oradan inmesi ve kud-siyetin (temizlik ve arınmışhğın) yeri olması, tertemiz meleklerin orada bulunması, kulların amellerinin oraya yükseltilmesi, Allah'ın arşının ve cennetinin semanın üstünde bulunmasıdır ve bu Allah'u Teala'nın Kabe'yi dua ve namaz için kıble yapmasına benzer. Çünkü yüce Allah, onlara ihtiyacı bulunmadığı halde mekânları yaratmış olandır. O, mekânı ve zamanı yaratmadan, mekân ve zaman var olmadan önce ezelde de vardı ve şu anda da ezelde olduğu hal üzeredir. Alıntı burada bitmiştir. Dikkat edelim İmam Kurtubi mekan, cihet ve sınırı olmak gibi vasıfların cisimlerin vasıfları olduğunu bildirmekte. Ve İmam Kurtubi'ye göre Allah'u teala'nın cisim olduğuna inananlar kafirdir; ''çünkü bunlarla putlara, şekillere ibadet eden kimseler arasında fark kalmaz. (İmam Kurtubi)'' Böylece, Selefi Salihinin Allah'a cihet isnat ettiği iddiasının tamamen bir sokuşturma/iftira olduğu anlaşılmaktadır. Konu Mavi tarafından (19.08.2008 Saat 02:37 ) değiştirilmiştir.. |
| | |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 03.07.2007
Mesajlar: 1.719
Teşekkür etti: 120
141 Teşekkür 114 Mesaja aldı
|
"Allahü teâlâ'yı uzuvlardan meydâna gelmiş bir cisim olarak düşünen, puta tapmış olur. Çünki her cisim mahlûkdur. Mahlûka ibâdet etmek küfürdür. Puta tapmak küfürdür. Çünki put, mahlûkdur ve cisimdir. Cisme tapan da halef ve selef imâmlarının icmâ’ı ile kâfir olur." Konu Mavi tarafından (20.06.2008 Saat 08:35 ) değiştirilmiştir.. | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 18.06.2008
Mesajlar: 22
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| BU SORUNU SANA İADE EDİYORUM. imam kurtubi araf suresi 54. ayetinin tefsiri Yüce Allah'ın: "Sonra Arş'a İstiva etti" buyruğuna gelince, burada "is*tiva meselesi" söz konusudur, İlim adamlarının bu hususta uzun açıklama*ları ve ifadeleri vardır. Bu husustaki ilim adamlarının görüşlerini de biz, "el-Kitabu'l-Esnâ fi Şerhi Esmâillahi'l-Büsnâ ve Sıfatihi el-Ulâ" adlı eserimiz*de açıklamış ve orada bu hususta ondört ayrı görüş olduğunu zikretmiştik. Mütekaddimîn ile müteahhirînin çoğunluğuna göre, şanı yüce Allah'ın, ci*het ve mekan tutmaktan münezzeh olduğunu kabul etmek zorunlu olduğun*dan dolayı, yine buna bağlı olarak -mütekaddimîn bütün ilim adamlarına gö*re ve müteahhirînin önderlerine göre- O'nun, cihetten de tenzih edilmesi bir zorunluluktur. Onlara göre, yüce Allah "yukarı" cihetinde değildir. Zira, O'nun için özel bir cihetin varlığı kabul edilecek olursa, bu O'nun bir me*kanda bulunması anlamına gelir. Mekân ve yer tutmak dolayısıyla yer tutan için hareket, değişmek ve hadis olmak sözkonusu olur. Bu, kelamcıların gö*rüşüdür. Selef-i Salihin'in ilk dönemleri ise, Allah'ın bir cihette bulunuşunu nefyetmiyorlar ve bunu nefyettiklerini de ifade etmiyorlardı. Aksine, onlar da genel olarak herkes de yüce Allah'ın Kitab'ında bildirdiği, peygamberlerinin de haber verdiği şekilde O'na cihet isbat ediyorlardı; Selef-i Salihten her hangi bir kimse, Allah'ın Arş'ı üzerinde hakikaten istiva etmiş olduğu*nu inkâr etmiyordu. İstivâ'nın Arş'a tahsis ediliş sebebi İse, O'nun Allah'ın mahlukatının en bü*yüğü olmasından ötürüdür. Şu kadar var ki, istivâ'nın keyfiyeti bilinmemek*tedir. Çünkü, bunun hakikatinin ne olduğu bilinmemiştir. Malik -Allah'ın rahmeti üzerine olsun- şöyle demiştir: İstivâ'nın ne demek olduğu -sözlükte-bilinmektedir. Keyfiyet ise meçhuldür, buna dair soru sormak ise bid'attir. |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 18.06.2008
Mesajlar: 22
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| mülk süresinin 16. ayetinin tefsirinde eksik bıraktığın bölümü de ben asayım: İbn Abbas dedi ki: Kendisine isyan etmeniz halinde semada bulunanın azabından emin mi oldunuz? İfadenin: Kudreti, saltanatı, Arşı ve hakimiyeti göklerde bulunandan emin mi oldunuz? takdirinde olduğu da söylenmiştir. O'nun mülkü her ne kadar herşeyi kapsıyor ise de özellikle semanın anılması, kudreti nafiz ve geçerli olan O mutlak ilâhın, semada olan olduğuna, yeryüzünde bulunup tazim ettikleri kimselerin ilah olmadığına dikkat çekmek içindir. |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 18.06.2008
Mesajlar: 22
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
imam malikin Istiva malumdur (ne demek oldugu bilinmektedir), keyfiyeti mechuldür (nasilligini idrak icin insan aklina yol yoktur), ona iman etmek vacib (zorunlu) ve keyfiyeti hakkinda soru sormak da bid'attir." sözüde mi sokuşturma? ehli sünnetin itikattaki hak 2 mezhebinin birisinin kurucusu imam eşarinin bu konu hakkındaki görüşleri de malum. onlarda mı sokuşturma? imam kurtubinin tefsirine ekleme yapılmış sözünüz çok büyük sorumluluğu olan bir söz değil mi? yüzlerce yıllık islami kaynaklara şüpheyle bakmaya sebeb olmaz mı? | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() Üyelik tarihi: 03.07.2007
Mesajlar: 1.719
Teşekkür etti: 120
141 Teşekkür 114 Mesaja aldı
| Okuduğunu dogru dürüst anlamış olsaydın, sana sordugum soruyu bana iade etmezdin. Zira ben senin delil olarak gösterdigin alintiyi okudum, anladım ve ona göre bir cevap yazdım. Ya ciddi bir şekilde anlama sorunun var; ya da beni anliyorsun, ama anlamazliktan gelerek meseleleri carpitmaya calisiyorsun. İmam Kurtubi’nin hem mekanın, cismin sıfatlarından olduğunu defalarca beyan edip, mücessimleri tekfir etmesi hem de Selefin Allah’a mekan isnat ettiklerini söylemesi mantıklı mıdır!?. Ayrıca benim sana yönelttiğim soruda yerinde bir soru idi. Çünkü batıl olan iddianı, o iddianı çürüten bir alıntı ile desteklemeye kalkıştın. Merak edenler için link burada: DelikanForum.NET - Tekil Mesaj gösterimi - vahhabilikle ehli sunnetin farklari nelerdir? Şimdilik bu kadar... Diğer yazdıklarına daha sonra fırsatım olursa yazarım.. Konu Mavi tarafından (24.06.2008 Saat 23:11 ) değiştirilmiştir.. |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 768
Teşekkür etti: 12
202 Teşekkür 109 Mesaja aldı
|
Şurada ilginç bir yazı var: http://www.delikanforum.net/dini-bil...r-mulakat.html Dr. E. Sifil bu yazıda diyor ki: Bu şu demektir: Bu müteşâbihattır, Allah Teâlâ hakkında zikredilen bu tür ef’al ve sıfat O’nun şanına layık bir şekilde anlaşılmalıdır. Naslarda ne ne kadar gelmişse ona o kadar inanıp ötesine geçmemek esastır. (...) Böyle anlamak mümkün, şöyle anlamak da mümkün: "Sahabe zâten bu işlerin ne anlama geldiğini biliyordu. Yani الرحمن علي العرش الستوي ayetini okuduğunda sahabe bunun istivâ kelimesinin Arap dilindeki mütebâdir anlamını esas alarak, ilk akla gelen anlamını esas alarak nasıl anlaşılması gerektiğini biliyordu. Bu bir "istikrar"dır. Allah Teâlâ hâşâ arşa istikrar anlamında istivâ etmiştir. Yani Allah Teâlâ arşın üstündedir. Bunun için kimse tartışmamıştır bunu." İşte kendisini Selefî diye ifade eden kardeşlerimizin bir grubu bu şekilde söylüyor. Nitekim İmam Malik’ten, hatta bazı sahabîlerden, ehl-i beytten, ezvâc-ı tâhirattan nakledilen bir söz var: الاستواء معلوم والكيف مجهول istivâ malumdur, nasıl istivâ ettiği meçhuldür. İmam-ı Malik’e sorulduğunda böyle demiş: الاستواء معلوم والكيف مجهول والسؤال عنه بدعة birisi sormuş “nasıl istivâ ediyor” diye o da böyle cevap vermiş. Şimdi soruya ve cevaba iyi dikkat etmek lazım. “Nasıl istivâ etti” demiş adam. Cevap bu: “İstiva malumdur, keyfiyeti meçhuldür.” Oysa adam istivâ malum mu, meçhul mü bunu sormuyor. Nasıl istivâ etti, ben de biliyorum istivâ ettiğini, ama nasıl istivâ etti? diye soruyor. Bu cevap iki şekilde yorumlanıyor. Bir: İstivâ Allah Teâlâ hakkında Kur’ân’da kullanılan Allah Teâlâ’nın zâtı hakkında sıfatı olarak kullandığı bir kelimedir. Bu mânâda malumdur. Allah Teâlâ arşa istivâ etmiş midir? Etmiştir. Çünkü Allah Teâlâ Kur’ân’da bunu haber veriyor. Peki nasıl istivâ etmiştir? İşte onu bilemeyiz. Keyfiyeti meçhul çünkü. Sadece Kur’ân’da haber verildiği için biliyoruz ki istivâ diye bir şey vardır. Ama nasıl olduğunu bilemeyiz. Bu Ehl-i Sünnet kelâm alimlerinin anlama biçimidir. Bir de İbn-i Teymiye’nin ve takipçilerinin anlama biçimi var. Onlara göre istivâ malumdur demek “istivânın ne anlama geldiğini biliyoruz o mânâda istivâ malumdur” demektir. Yerleşmek, istikrar etmek, mekan tutmak, kurulmak bu anlamda istivâ malumdur. Ama nasıl yerleşti, nasıl kuruldu nasıl mekan tuttu, nasıl oturdu, bilemeyiz. Bu anlamda keyfiyet meçhuldür. İki farklı anlama biçimiyle karşı karşıyayız. Allah Teâlâ dileseydi arşa istivâsını bize daha net ifadelerle haber verebilirdi. Ebûbekir bin Arabi diyor ki: İstivâ kelimesinin Arap dilinde on küsur tane anlamı vardır. Bunlardan hangisi? el-Avâsım mine’l-Kavâsım’da anlatıyor: Bazı Hanbeliler bir yolculuk esnasında yolunu kesmişler. Israrla sormuşlar: “Allah nasıl istivâ etti” diye. Demiş ki: “İstivanın oturmak, mekan tutmak, yerleşmek anlamlarına geldiğini söylememi istiyorsunuz. Ama istivâ kelimesinin on küsur tane anlamı vardır. Niye bunların içerisinde diğerleri değil de bu?” | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() Üyelik tarihi: 03.07.2007
Mesajlar: 1.719
Teşekkür etti: 120
141 Teşekkür 114 Mesaja aldı
|
Akidede Ehl-i sünnetten ayrılan bir kişiye Hanefi, Maliki, Şafii veya Hanbeli denemez. Çünkü, mezheb imamlarının yolundan ayrılmıştır. (M. Yazıcı) | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | Arama |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ehli Beyt ne demek? Ehli Beyti Sevmek | ledunn | Hadis Köşemiz | 1 | 30.12.2005 15:22 |
| A’raf ehli kimlerdir? | Muttaki | Dini Bilgi ve Eğitim | 0 | 19.03.2005 20:29 |
| Bayan ve Erkegin Bankamatik islemindeki farklari :-)) | el-EMIN | Fıkra ve Mizah | 7 | 02.05.2004 00:42 |
| İşin Ehli | artmaster | Muhabbet Olsun | 1 | 11.01.2003 15:02 |