Üyelik tarihi: 29.10.2006 Teşekkür etti: 224
597 Teşekkür 287 Mesaja aldı
| Bediüzzaman hazretleri Dogunun kanli safaklarindan birinde isik vurdu yuzune...
Nefeslere derinlik veren taze bir seherde, ruhlarin gocebelik kiskirtisina yakin oldugu sabah vakitlerinde duru bir resha olarak vardi yeryuzune... Allahu akbar
Saliha bir ananin goz yasindan tasti da geldi.
Helâl-haram kaygisini bir tutam ota tasiyacak denli muttaki bir babanin alin terinden billurlasti da yagdi yagmur. o bediüzzaman
Son âlimlerin son nefesleriyle savruldu yagmur, askin ruzigârina tutuldu, damla damla sevdaya akti.
Yitirilmis bir cografyanin dagiyla tasiyla kucaklasti, fakrla, cehaletle, zaruretle derinlesen bir yaranin orta yerinde kan olup akti, kivrandi.
Ucurumlara dustu, magaralara sigindi, taslarla arkadas oldu, pinar baslarinda geceledi, gecenin orta yerinde yuregine dusen dava atesiyle buharlasti.
Van Kalesi’nin taslarindan devsirdigi hasin fitratini, Zernabâd suyunda yikadigi duru, keskin bakisini, Sark’in kavruk topragindan besledigi atesîn zekâsini alip yeniden goge karisti yagmur.
Bir sabah tozlu ayaklariyla vardigi Istanbul’a, irkcilik, kufur, suphe ve emperyalizmle kirlenmis bu iklime, muhtesem bir saltanatin batmaya yuz tuttugu hazan mevsiminde bir ikindi yagmuru olup dustu. Mahzun cografyanin meyus insanlarina, pesi sira getirdigi Sark isiklariyla taze ve rengarenk bir gokkusagi sundu.
Hicbir yagmura benzemiyordu.
Sanki baska zamanlara, baska mevsimlere, baska cografyalara aitti de, bu talihsiz mevsime, bu mahzun sehre kazara ugramis gibiydi.
‘Bediuzzaman’ dediler yagmura.
Essiz ve belki zamansiz yagmis bir yagmurdu.
Acele etmis, kista gelmisti.
Cicekleri solmus, tohumlari kurumus bu topraklara, yazi bahari unutmus bu iklime yeni baharlar getirecekti.
Yagmur, soguk ve aci kislarda da yagdi.
Kalemin ve kilicin ucu sira sehir sehir dolasti.
Harflerin efsununda savruldu, harplerin huznunde yogruldu.
Kalemi ve kilici bir tutan âlim hassasiyetini ve mucahid heyecanini her diyarin gogune tasidi yagmur.
Ilmin murekkebine dolanip sayfalar boyu yazi olmayi da, sehidlerin kanina karisip yeni baharlarin topragina gomulmeyi de goze aldi.
Sayfalar boyu kara harfler gozlere nur olacak ve sehidler sehirlere gozyasi olacak degil miydi nasilsa?
Yagmur eninde sonunda gozlere degecekti.
Son terazide, âlimin murekkebi ile sehidin kani bir tutulacak degil miydi?
Yagmur gokluydu ve nasilsa goge donecekti.
Bir gece, hain bir pusunun girdabina dustu yagmur.
Acimasiz bir kilicin ucunda, pasli bir namlunun ardi sira yabanci ellere savruldu.
Volga nehrinin hazin akisina kapildi.
Yaban ruzgârlarina esir dusup, uzak cografyalara suruklendi.
Gecenin koynunda, gurbetin kapkara huznunde, zihninde cakan yakici simseklerle sarsildi, yureginde kopan firtinalarla yeniden yeniye duruldu, ruhunu saran gokgurultuleriyle yeniden ateslendi.
Ve yagmur sanli saltanatin yikik taslarina yeniden yagdi.
Guzel zamanlardan geriye kalan bu donuk bakislara dolandi durdu.
Duruldu.
Saltanatsi devletsiz ve hilafetsiz bir payitahtin son kullerini yikadi.
“Esaretten sonra” yeniden Anadolu’ya vardiginda, Ankara Kalesi’nde soluk bir ikindi vakti, Avrupa’dan gelen katran karasi kufrun golgesini hissetti.
“Ankara’dan en kara bir halet”le yeniden ilk yurduna,
Dogu’ya dogru yola cikti.
Medeniyetin kirlerini, saltanat ve iktidarin yukunu uzerinden atarak hafifledi, duruldu.
Yalin bir damla olarak yeniden Erek Dagi’nin serin kuytularina dondu.
Sozler’ce kalbimize yagmak icin, Mektup’larca ruhumuza varmak icin, aklimiza Lem’a Lem’a Sualar dusurmek icin saflasti, inceldi, cogaldi, cagladi.
Yagmurla ilk kez cay kokulu bir sonbahar aksami tanistim.
Karsimdan degil, yanimdan konusuyordu yagmur.
Yagmur gibi yukseklerden konusuyor ama yumusakca iniyordu zihnime.
“Yagmurca” soyluyordu, incitmesiz ve berrak.
Sessiz ama ahenkle; kimseyi kimseden ayirmadan ve herkese ozel olarak dusuyordu Sozler’i.
Kagni sirtinda mechul bir surgune giderken, okuzun kanayan ayagini dert edinen Yagmur’du.
Sessiz ve kimsesiz bir yalnizliga itilirken, yavrusuna giden kuslara kanat geren Yagmur’du.
Barla’nin huzunlu yalnizliklarinda, Cam Dagi’inin vahsetli gecelerinde cise cise yagan, sessizce cogalan, hece hece biriken, Sozler’ce tasan Yagmur’du.
Denizli, Eskisehir, Afyon hapishanelerinin duvarlarini yikan bakislarla yagdi Yagmur. Parmakliklara inat yeryuzunun her noktasina vardi, zerreden kureye herseyi tefekkurle yikadi yagmur.
Bir bahar gunu, Egirdir Golu’nun yeni acmis cicekleri, taze kokulu yapraklariyla sele donustu yagmur.
Yaprak yaprak, cicek cicek binlerce Esmâ’ya sebnem oldu.
Esmânin guzel kanatlari arasinda bizi Hasre, Ebede, Cennete tasidi Yagmur.
Gozlerimizin gordugu suretlerden gonlumuzun gordugu hakikatlere surukledi bizi.
Oylece “yeryuzundeki rahmet eserlerine nazar” eyledik.
Ve oylece dirilise, hesaba, ebede vardi aklimiz.
Yusuf’un[as] ruyasiyla uyandirdi bizi.
Kuyuda ve zindanda aklimizi hakikate bogdu.
Yunus’un[as] gecesiyle aydin etti gozumuzu.
Yunus’un[as] denizinde dalga dalga gercege savurdu nefsimizi.
Ibrahim’in[as] dustugu yangindan bize ebedî guller devsirdi.
Musa’nin[as] asasini dilimize verdi; tasi tefekkurumuze tasidi, kati kalpleri tasla yumusatacak Sozlerle geldi.
Eyyub’un [as] sabrini yuregimize indirdi Yagmur.
Damagimiza metanetli bir Eyyub duasi yapistirdi.
Ve ‘Butun Zamanlarin En Guzel Yagmuru’nu, Muhammed Mustafa Aleyhisselatuvesselami, ‘Resha, Resha’ bu corak iklime, bu kurak dimaglara indirdi Yagmur.
Gulu ve salâvati, bulbulu ve nubuvveti, insani ve hasri, geceyi ve yildizlari, gogu ve tevhidi yeniden yeniye yogurup yikadi Yagmur.
Hic incitmeden, yikmadan ve kirmadan, uzmeden ve korkutmadan alnimiza, aklimiza yagdi.
Hic ayirmadan ve bolmeden, hic zorlamadan ve yormadan dimagimiza ve damagimiza degdi Yagmur.
Ve hala Sozler’ce yagiyor yuzumuze, sabahlari sebnem olup Lem’a Lem’a pariltilar saciyor, ebedi bir bahardan, sonrasiz bir andan taze ve simsicak Mektuplar tasiyor, sayfalar boyu gokkusagi oluyor, gozumuze ve gonlumuze Sualar gonderiyor.
Yagmur hâlâ yagiyor.
Rahmet rahmet mujde indiriyor gonlumuze.
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. |