![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 663
Teşekkür etti: 9
132 Teşekkür 68 Mesaja aldı
| Fetevâ-yı Hindiyye'de diyor ki: Yetime Kîtabı'nda, şöyle zikredilmiştir: Halvânî'den sorulmuş: —Kendilerini, sûfiyye diye, bir nevi elbiseye nisbet ederek isimlendirip, eğlence ve raks ile meşgul olan ve nefislerinde bir rütbe iddia edenlere ne dersin? İmâm şöyle buyurmuş: —"Onlar, Allah'a karşı iftira ediyor ve yalan söylüyorlar." ... Zamanımızdaki tarikatçıların yaptıkları raks, söz ve semaları haramdır. Ona gitmek ve o mecliste oturmak caiz değildir. Haram olan davranışlar teğannî ve zurnalarla yaptıkları hareketlerdir. Bu gibi tasavvuf ehli caiz görmüş ve önceki meşayıhı hüccet göstermişlerdir, buna ne dersin? İmâm şu cevabı vermiştir: —Onların yaptıkları başka bunların yaptıkları başkadır. Gerçekten onların zamanında, bîri hallerine uygun şiir inşad eyler; yufka kalpli olanların, —emre muvafakatından— çok kerre akılları başlarından gider, düşüp bayılırlardı. Bazan de kendi ihtiyarı (arzusu) olmaksızın, kalkar ve ihtiyarı olmaksızın hareket ederlerdi. Onların haline bakarak, bunların yaptığına caiz denilmez. Hiç bir kimse, onların, bu zamanın, ahkâmı şer'ıyyeyi bilmeyen fısk (günah) ehlinin yaptığı gibi, yaptıklarını zannetmemelidir. Feteva-i Hindiyye (Feteva-i Alemgiriyye), Akçağ Yayınları: 12/111-112.
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 20.05.2008
Mesajlar: 421
Teşekkür etti: 31
55 Teşekkür 41 Mesaja aldı
|
__________________ Vatansız İman, İmansız Vatan Muhafaza Edilemez | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 663
Teşekkür etti: 9
132 Teşekkür 68 Mesaja aldı
| Abdullah-ı Dehlevî rahmetullahi aleyh (vefatı m. 1824) Hindistan'daki büyük alimlerdendir. Çeşitli kimselere yazdığı mektupları talebesi Rauf Ahmed tarafından toplanarak Mekatib-i Şerife adı verilmiş. 85. Mektubun tercümesinden bir parçası aşağıdadır (Farsçadan tercüme: Faruk Meyan): “Sima’ [sema], bir kişinin veya birkaç kişinin okudukları dini, imanı kuvvetlendiren ve ahlakı güzelleştiren şiirleri, kasideleri, ilahileri ve mevlidleri dinlemek demektir. Tasavvuf büyükleri, çalgısız olan ve kadın erkek karışık olmıyarak okunanları sima’ etmişler, dinlemişlerdir. Sultan-ı meşayıhın [Nizamüddin-i Dehlevi’nin] sohbetinde, meclisinde hiçbir çalgı, hiçbir zaman görülmedi. O meclisde bulunanlar gizlice ağlar, ciğerleri yanardı. Fevaid-ül-Füad ve Siyer-ül-Evliya kitapları bunu uzun anlatmakdadır. O büyükler, kalbde hasıl olan kabzı [sıkıntıyı], bast [rahatlık] haline çevirmek için veya inbisatı yani bast, rahatlık, ferahlık halini artdırmak için Sima’a izin vermişlerdir. Sima’, kalbdeki Allah sevgisini ve rikkati artdırır buyurmuşlardır. Gafillerin yani kalblerinde Allah sevgisi bulunmayanların Sima’ları caiz değildir. Böyle Sima’ meclisleri, toplantıları fısk [günah] meclisi olur. Mürid böyle sima’lardan sakınır. Tasavvufçulardan, ney gibi çalgılara caiz diyenler oldu ise de, bunu aşk ve muhabbet sarhoşluğu halinde söylemişlerdir. Şeri’atin yasak etdiği böyle sözlere uyulmaz. Zikr-i cehri, yüksek sesle zikr etmek, kalb hastalığının ilacıdır dediler. Fakat zikr-i hafi, sessiz zikr etmek, daha faidelidir. Sessiz yapılan zikrin daha efdal olduğu hadis-i şerifde bildirildi. Kalbdeki ateşi artdırmak ve gevşekliği gidermek için sesle zikir caiz olabilir. Zikir çok yapılınca ve riyazetler çekilince, kalbde Allah sevgisi çoğalır...” Mektubun sonuna doğru diyor ki: "Şarkı, çalgı ve tanbur dinlemek ve raks [dans] seyretmek Müslümanlığa yakışmaz."
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 30.04.2008
Mesajlar: 236
Teşekkür etti: 15
16 Teşekkür 14 Mesaja aldı
|
bu aktarıma göre en başda mevleviler sonra kadiriler sonrada menzilciler tehlikede desene!
|
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 30.08.2006
Mesajlar: 1.245
Teşekkür etti: 173
115 Teşekkür 90 Mesaja aldı
| ''Bizim Yolumuz Sohbet ve Cezbe üzere Kuruludur'' [Muhammed Bahaeddin Shah-i Nakshibandi Kadesallahu Sirrahu Aliyye hazretleri] Cezbe Halleri Naksibendilerde ve diger Hakk Tarikatlarda yaygindir. Necmeddin-i Kubra hazretlerinin ''Tarikatlarda on Esas'' [Pamuk yayinlari] isimli Eserinde Shettar Yolunun, yani Ask/Cezbe/Vecd Yolunda, Saliklerin en kisa kestirmede Hakk'a ulastiklarini söylemektedir. Seyh Ahmed El Haznevi Kadesallahu Sirrahu Aliyye hazretleri Gavs-i Kasrevi Abdulhakim El Huseyni Kadesallahu Sirrahu Aliyye hazretlerine Icazet ve Halifeligini verdikden sonra Türkiye'ye yollayarak : ''Molla Abdulhakim bütün Ask ve Cezbeyi Türkiye'ye götürdü, eger Hazne'ye [bulunduklari Köy] Nazar eylemeseydi burda Naksibendilik yok olurdu'' buyurmuslardir. [Altin Silsile ve Hatme-i Hacegan Sultanlarindan] Imam Ahmed bin Hanbel hazretleri Imam Ali Radiyallahu Anh'dan rivayet ettigine göre Imam Ali, Imam Cafer ve Zeyd Radiyallahu Anhum Vecd'e gelerek Efendimiz aleyhisselatu vesselam'in önünde Raks ederek Sema etmislerdir. Tam aklimda degil, ama ya Imam Navavi ya Shar'ani yada Suyuti [bakmam lazim, unuttum] bu Rivayeti Sufilerin yaptigi Raks ve Sema'ya delil olarak kullanmistir. Cehr-i Zikir bütün Tarikatlarda hakimdir. Naksibendi Tarikatinin bazi Kollari istisna. Ama Naksilerde Sesli Zikir edenlerde mevcutdur. Misal Iskenderpasa veya Naksibendi Tarikatinin Mucedidiye Kolu [Imam Rabbani hzlerinin Kolu]. Hatta Youtube'de Mucedidi Seifi Sufilerinin bi Videosunu izlemistim, sasip hayret edeceginiz Cezbeler vardi. Bir Murid, Salik Cezbe'ye, Vecd'e, degisik Hallere girerse, kendinden gecerse, bayilirsa, bagirirsa, aglarsa, titremeye baslarsa, sesli zikir etmeye baslarsa veya degisik sesler cikarmaya baslarsa vs. Bize düsen Görev Husn-i Zandir. Kesinlikle Su-i Zan edemeyiz. Ama suda bir gercektir ki, Seriatsizlik bulunan birinde hakiki Mana'da Cezbe-i Rahman vuku bulmaz. Ama biri Cezbeye gelirse ''bu seriatsizlik isledi, nasil olur vs.'' diyerek Su-i Zan edemeyiz. Mursidlerin bir Nazari ile Murid Halden Hale gecebilir. Tabiki Allah'in izni ile. Misal Ahmed Bedevi hzleri, Muridine bir Nazar ile Muridi Can Verdi. Kirimli Seyh Selim Divane hazretleri, yanlis hatirlamiyorsam ''Asiklarin Sofrasi'' isimli Eserinde mealen söyle burumaktadir : ''Kim ki Cezbe Ehline Tas atarsa, düsmanlik taslarsa, onun imansiz gitmesinden korkulur.'' Cezbe, Vecd gibi Haller Manevi Hallerdir. En güzeli Aglamaktir. Zorla olacak bir is degildir, oldugundada mani olunacak bir Hal degildir. Cezbe geldi mi gelir, mani olunmaz. Ama suur gitmez, suur vuku bulur. Ismail Molla Cetin hazretleri ''Tasavvuf '' [Dilara yayinlari] isimli Eserinde Cezbeyi cok güzel anlatmakdadir. Bir Seyh Efendi'nin Vekilinden bizzat isitik : ''Cezbe-i Rahman Mursidin Kamilligini gösterir. Muridleri nekadar Cezbeli ise, Mursidleri okadar kamildir.'' Cezbe her Tarikat'da var. Haznevi'de, Menzil'de, Ismailaga'da, Kadirilerde, Rufailerde vs. Yalan Cezbe, Nefsani Cezbe Muridin kendisine zarar verir. Ama eger baska biri onu elestiripde yanilirsa kesinlikle elestiren mahv olur. Allah Muhafaza. |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 663
Teşekkür etti: 9
132 Teşekkür 68 Mesaja aldı
| İmam-ı Abdülkadir-i Geylani rahmetullahi teâlâ aleyh diyor ki: "Ebu Hüreyre radıyallahü anh anlatır: Resulullahın sallallahü aleyhi ve sellem huzuruna bir kimse gelip, ya Resulallah ses çok hoşuma gidiyor. Ondan çok haz alıyorum. Cennette güzel ses var mıdır? sordu. Cevabında: (Allahü Teâlâya yemin ederim ki, Cennette bir ağaca, dünyada bana ibadet eden, beni zikredip, çalgı ve oyun aletlerinin sesine kulak vermeyen kullarıma işittirmek için, nağmeye başla diye vahy ve işaret olunur. Bu anda o ağaç, insanların bir benzerini duymadığı güzel bir ses ile, Cenab-ı Hakkı tesbih ve takdis eder. Onlara duyurup, sürur ve neşeye müstağrak eder) buyurdu." [9] "Ancak davete icabet lazımdır dediğimiz davet yeri, günah işlenmekten uzak olan yerdir. Orada davul, zurna, ney, keman, saz ve tanbur gibi çalgılar, genç kadınlar, şarkıcılar, okuyucular gibi günah ve yasak olan şeyler varsa, davet olunan kimse böyle yerde oturmamalıdır. Zira bunların hepsi haramdır. Düğünde def için cevaz vardır. Düdük ve raks ile söylenen sözü dinlemek mekruhtur. Bazı müfessirler (lehvel hadis) ayet-i kerimesini teganni ve şiir diye tefsir eylemişlerdir. Bazı hadis-i şeriflerde bildirildi ki, Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem: (Teganni, yani okuyucunun nağme ile terennüm ettiği şeyler, suyun bakla, hububat, ve sebzeleri büyüttüğü gibi kalbde nifak büyütür) buyurmuştur." [10] "Çalgı hariç, nağmeyle okunan şiirler iki kısımdır: Biri mübah, diğeri haramdır. Mübah olan dini ve aklı zayıflatmayan, haram olan ise bunun aksidir. Oyun ve eğlencede kullanılan böyle olsa da, olmasa da yasak ve haramdır. Kötü ve saçma sapan sözlerden ibaret olan şiirler, şarkılar iki yönden yasak ve haram olur. Kur’an-ı kerimi çalgıcıların tegannisine benzer şekilde okumak çok kötü ve yasaktır. Zira böyle okumakta, ekseriya tecvid ve usüle uymaz." [11] "Biz sema, nağme ve raksı caiz görmüyoruz." [12] [9] Seyyid Abdülkadir-i Geylani, Gunye'tüt Talibin, Berekat Yayınevi, İstanbul, 1986, s.228; Ramuz el-Ehadis, Gonca Yay., c.1, s. 171, hadis no: 5. [10] Gunye'tüt Talibin, s. 31. [11] Gunye'tüt Talibin, s. 54-55. [12] Gunye'tüt Talibin, s. 453.
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 663
Teşekkür etti: 9
132 Teşekkür 68 Mesaja aldı
| İmam-ı Rabbanî rahmetullahi teâlâ aleyh diyor ki: Mûsikînin harâm olduğunu bildiren, âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîfler ve fıkh âlimlerinin yazıları o kadar çokdur ki, saymak güçdür. Tegannînin câiz olduğunu gösteren, mensûh bir hadîs veyâ bir fetvâ görülürse, ehemmiyyet vermemelidir. Çünki hiçbir âlim, hiçbir zamanda, tegannînin mubâh olduğuna fetvâ vermemiş, raks [dans] etmeğe izn verilmemişdir. İmâm-ı Zıyâeddîn-i Şâmî "rahmetullahi aleyh", (Mültekıt) adındaki kitâbında böyle bildirmekdedir. Tasavvufcuların birşeyi yapıp yapmaması, halâl veyâ harâm olmasını göstermez. Onlara bakılmaz. Yapdıklarına da birşey demeyiz. Ma'zûr görürüz. Onların hâlini, Allahü teâlâ bilir ve bildiği gibi karşılar. Birşeyin halâl veyâ harâm olduğunu anlamak için, imâm-ı a'zam Ebû Hanîfenin, imâm-ı Ebû Yûsüf Ensârînin ve imâm-ı Muhammed Şeybânînin sözlerine bakılır. ... İslâmiyyetden ve tarîkatden haberi olmıyan, ham sofular, pîrimiz böyle yapdı diye, behâne ederek, hayhuy etmeği, tegannî ve dans etmeği, din ve ibâdet hâline sokmuşlar. Bunlarla sevâb kazanıyoruz sanmışlar. En'âm sûresinin yetmişinci ve A'râf sûresinin ellinci âyetinde meâlen, (Ey sevgili Peygamberim "sallallahü aleyhi ve sellem"! Dinlerini, ibâdetlerini, [şarkı ile, mûsikî ile] oyun ve eğlence hâline sokanlardan uzak ol! Onlar Cehenneme gideceklerdir) buyurulmuşdur. (Mektubat, c.1, m. 266)
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. |
| | |
| Ölmek Susmaktan evladır ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 10.05.2008
Mesajlar: 292
Teşekkür etti: 48
66 Teşekkür 43 Mesaja aldı
|
Neden hep kopyala yapıştır yapılıyorki Ordaki hukmu yazarsın sonrada varsa yorumunu eklersın Bizim hiçmi fıkrımız yok yoksa kıtab ısmı dersın mıllet orda okur nereye kadar bu kopyala yapıştır olacak |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 663
Teşekkür etti: 9
132 Teşekkür 68 Mesaja aldı
|
Eğer ilgilenmiyorsan, okumazsın olur biter. "Yorum" yapmaya gelince: Dini konularda şahsi yorum yapmıyorum; alimlerin sözlerini toplamaktan, nakletmekten, bir sual olduğunda da (yine şahsi fikirlerimi karıştırmadan) açıklamaktan öteye bir katkım yoktur. Alim değilim, ama dini konularda yazılar hazırlarken şu sözü aklımdan çıkarmamaya gayret ediyorum: "Hakiki âlim, suali cevaplandırırken, kıyamette, "bu cevabı hangi kitapta buldun" diye sorulacağından korkan zattır." (Hakim Nişapuri)
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
| Ölmek Susmaktan evladır ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 10.05.2008
Mesajlar: 292
Teşekkür etti: 48
66 Teşekkür 43 Mesaja aldı
|
Biz neden bu eleştırıyi iğne gıbı goruyorsunuz anlamadım Sennın yazılarının renglerını değişsen de sneın yorumlarını gorelım hangısı acaba |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 663
Teşekkür etti: 9
132 Teşekkür 68 Mesaja aldı
|
Yukarıda büyük alimlerden iktibaslar yaptım. Arzu eden okur ve istifade eder, istemeyen veya ilgilenmeyen ise okumadan geçer. Peace!
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
| Ölmek Susmaktan evladır ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 10.05.2008
Mesajlar: 292
Teşekkür etti: 48
66 Teşekkür 43 Mesaja aldı
|
Yazılarınızı dıyorum renklendırseydınzı bu hataya düşmezdım yazılarınızın rneklerını değişin senın yazın ve alıntı yazılar fark edılırdı dıyorum
|
| | |
| Arife Her Gün Kadir Gecesidir ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 25.02.2007
Mesajlar: 8.961
Teşekkür etti: 516
509 Teşekkür 271 Mesaja aldı
|
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. O'nun yaşlı olduğunu bana söyletemezsiniz:) | ||||||||||||||||||
| | | ||||||||||||||||||
| Ölmek Susmaktan evladır ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 10.05.2008
Mesajlar: 292
Teşekkür etti: 48
66 Teşekkür 43 Mesaja aldı
|
Malesef o kadar akıllı değiliz Mubarek muratın dılımı yok cevab verecek Neyse boş verın soylemedık bır şey sayın |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 663
Teşekkür etti: 9
132 Teşekkür 68 Mesaja aldı
| Alimlerimizin yazıları, ibadetlere çalgı ve müzik karıştırmanın, zevk ve eğlence için çalgı dinlemekten daha şiddetli olduğunu gösteriyor (bilhassa bkz. İmam-ı Rabbani'nin ve İmam-ı Birgivi'nin yukarıda verdiğim yazıları). Fetava-yı Hindiyye'de diyor ki: "Bîr kimse, Kur'an-ı Kerîmi, def çalarak, kaval çalarak okuduğu zaman, muhakkak, kâfir olur." [5] Gümüşhanevi merhum diyor ki: "Kur'an-ı kerimi musiki aletleri ile beraber okumak küfürdür." [6] Muhammed Hadimi diyor ki: "Def gibi bir şeyle [çalgı ile] Kur'an okuyan kâfir olur." [7] [5] Feteva-i Hindiyye (Feteva-i Alemgiriyye), Akçağ Yayınları: 4/326-328. [6] A. Z. Gümüşhanevi, Ehl-i Sünnet İtikadı, Bedir Yay., s.132. [7] M. Hadimi, Berika, Kahraman Yayınları, c.2, s.447. Makaleler ve Vesikalar: Müzik Hakkında Alimlerin Yazıları
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. |
| | |
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | |
| |