İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 16.07.2008, 12:52

 
Seida - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.01.2007
Mesajlar: 2.308
Teşekkür etti: 508
1.038 Teşekkür 502 Mesaja aldı
Kalbini Mi Yardin Baktin?

KALBİNİ Mİ YARDIN BAKTIN?

Sinelerde olanı biteni bilen sadece Allah ’tır. İnsan ise bilgi edinmede sınırlıdır. Sınırları zorlayan insan, telafisi zor sonuçlara maruz kalabilir. İnsan künhüne vakıf olmadığı olayları zahirine göre değerlendirir. Yine insan için esas olan beyandır. Bunun ötesini zorlamak yetki aşımıdır. Külfettir. Hele hele söz konusu durum bir insanın hukuku ise daha bir önem kazanır. Sorun şu, insanları yaptıklarında ve söylediklerinden değil de, kalplerinde olandan dolayı yargılamak… Birde yargılamanın akide alanında olduğunu düşünün. Bu ne cesaret! ?
Bu konuda Üsame b. Zeyd'in başına gelenleri hatırla­yalım. Rasulullah (sav) düşman üzerine gönderdiği bir grup sahabi içinde Zeyd, çatışma esnasında kapıştığı hasmını tam öldürecekken, adam kelime-i şehadet getirerek Müslümanlara selam veriyor. Üsame bu kişinin korkusundan, canını kurtarmak için şehadet getirdiğine hükmederek, adamı öldürüyor, sürüsüne el koyuyor. Sefer dönüşü, olay Rasulullah’a haber verilince çok üzülüyor, hiddetleniyor ve "kalbini yarıp baktınız da mı korkudan olduğunu anladınız!" diye Zeyd'e çıkışıyor. "Üsame, demek sen Rabbim Allah diyen birini öldürdün ha?" diyerek ha bire kınıyor. Üsame Re sulullah' in bu ısrarlı kınayışları karşısında ne denli sıkıldığını şu sözlerle dile getiriyor: "Rasulullah bu sözü o kadar tekrarladı ki kendi kendime 'keşke bu olaydan sonra Müs­lüman olsaydım." Dedim. Daha sonra Üsame'nin pişmanlık ve yakarışları üzerine Peygamberimiz onun için istiğfar edi­yor, bir köle azat etmesini emrediyor... Konu ile ilgili şuayet nazil oluyor :
"Ey iman edenleri Allah yolunda savaşa çıktığınız za­man iyi anlayıp dinleyin, size selam verene, dünya hayatı­nın geçici menfatına göz dikerek "Sen mü'min değilsin" de­meyin. Çünkü Allah 'ın nezdinde sayısız ganimetler vardır. Önceden siz de böyle iken Allah size lütfetti; o halde iyi an­layıp dinleyin. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızdan haber­dardır." (Nisa-94)


Kalplerde olanı okumaya izinli değiliz... Görevli de de­ğiliz... Bir başkasının kalbini yarıp bakma, ona göre hüküm bildirme makamında olmadığımıza göre, nerede durmamız gerektiğini iyi bilmeliyiz.... Şayet kalbe yönelik yapacak bir şeyimiz varsa, kendi kalbimizi masaya yatıralım, neşteri kendi sinemize vuralım... Herkes ancak kendi kalbini sorgu­lama mevkiindedir.

Ciddi bir karineye ve beyana dayanmaksızın, Müslü­manları bir takım şer'i değil indi gerekçelerle ceffel kalem İslam dışı görme yanılgısından kurtulmalıyız. Mezhebi asa­biyetler, grup asabiyetleri, çizgi asabiyetleri ile kendi dışındakileri din dışı görme marazına dönüşmemeli...
Tekfir hastalığı bir nevi insan kıyımıdır... Şabloncu bir yaklaşımla potansiyel muhatapları tüketmektir... Ne çağda? Haricilik, ne de çağdaş Mürcie bizim çizgimiz olmaması gerekir, diye düşünüyorum... Niyet okuyuculuk yetkisini kimse bizevermedi. Bize tanınmayan yetkiyi, hangi hakla kul­lanabiliriz?

İslam Tarihinde diğer bir kesit: İslam’ın Mekke dönemi, Müslümanların ağır baskı gördüğü bir dönemdir. İşkence, öldürme, boykot, hakaret birbirini izliyor. İnsan hassasiyeti­ni ayaklar altına alan ne varsa yapılıyor. Müslümanlar çile­lere sabrediyor, meşakkatleri göğüslüyorlar, ölümü bile gö­ze alıyorlar. Yasir ve Sümeyye bu dönemde vahşice şehit edilen ilk müslümanlar.

Oğul Ammar, baba ve annesinin gözleri önünde şehit edilişine şahit oluyor. O'ndan İslam ve Hz Muhammed (sav) hakkında olumsuz sözler söylenmesi isteniyor. O da, işkencenin dayanılmaz boyutlara ulaştığı bir an da, kendisinden istenenleri söylüyor. Sonra serbest bırakılıyor. O da doğru­dan soluğu Hz. Peygamberin yanında alıyor: "Ammar helak oldu Ey Allah 'ın Rasulü" diyor. Hz. Peygamber (sav) onu sakinleştirdi, başından geçen­leri dinledi, sonra sordu:

"Senden istenenleri söylerken kalbin nasıldı?" Ammar kalbinin Hz. Peygamber'e ve İslam'a derin bir muhabbetle dolu olduğunu söylediklerini zorla söylettikleri­ni bildirdi. Ammar'a "Seni yine zorlarlarsa istediklerini söy­le" diye buyuruyor.

Bunun üzerin Ammar'ın "kalbindeki itminana" dikkat Çeken şu ayet indi:
"Kim iman ettikten sonra Allah 'ı inkar ederse kalbi imanla dolu olduğu halde (inkara) zorlanan başka fakat kim kalbini kafirliğe açarsa işte Allah 'ın gazabı bunlaradır, onlar için büyük bir azap vardır," (Nahl -106)

Bu olayın bütün zamanlara uzanan bir değerinin olduğu bilmek, gerekiyor. Bütün zamanlarda hâkim güçler ile mü'minler arasında zorlu sınavlar olmuş, yukarıdan gelen baskılara tahammül edebilenler çıkmış, edemeyeni olmuş...

Böyle bir süreçte egemen güçlerin baskıları karşısında alınan tavırda "kalbi duruş" öne çıkıyor.

Size dayatılanlar karşısında kalbiniz nasıl?

Zilleti kanıksamak, zulmü içselleştirmek durumundamısınız yoksa kalbinizdeki öfke seli her gün kabarıyor mu? Zulme beklenen tepkiyi verememenin ızdırabı ile içiniz eziliyormu?

Ammar'ın "helak oldum" çığlığı yüreğinizde yankılanı­yor mu?

Tabi zorlukları, süreçleri bahane ederek kalblerini sa­tanlar da var...

Kur'an-ı Kerim'de Mümin suresi vardır. Bu sure ismini, Firavun'un ailesinden olup imanını gizleyen kişinin kıssasın­dan alıyor. Kalbinde imanı olup kendini gizleyen bu mümi­ni Kur'an yok saymıyor:

"Firavun ailesinden olup, imanını gizleyen bir mü'min adam şöyle dedi. Siz bir adamı, Rabbim Allah 'tır diyor, diye öldürecek misiniz?./' (Mümin -28)

O güne kadar gizlenen bu imanın nerede ve ne zaman yankı bulacağını nasıl bir aksiyona dönüşeceğini biz bile­meyiz ki?

Bundan dolayı biraz daha temkin, biraz daha ihtiyat...

Yalancı Peygamber Müseyleme Hz. Peygamber (sav) in ashabından iki kişiyi esir alıyor. Birine : "Benim Allah 'ın Rasulü olduğuma inanıyor mu­sun?" dedi. "Evet" deyince onu bıraktı. Aynısını diğerine sordu. O da: "Hayır. Bilakis sen yalancısın" dedi. Onu öl­dürdü. Rasulullah (sav) buyurdu ki: "Serbest bırakılan ruhsa­tı almıştır. Zararı yok. Öldürülen ise, üstünü (azimeti) almıştır. Ne mutlu ona."

Anlıyoruz ki bir başkasının kalp alanı ile ilgili bir şey söyleyeceksek tekrardan bir daha düşünmemiz gerekiyor... Biz kendi kalbimize yönelelim.

İslam'la ilişki, temelde bir kalp sınavıdır...

Kalbimize sarılalım...

Kalbimizi kaybetmekten korkuyorum...

Ramazan KAYAN
Seida isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 16.07.2008, 14:30

 
Üyelik tarihi: 30.04.2008
Mesajlar: 247
Teşekkür etti: 15
16 Teşekkür 14 Mesaja aldı
forumda virgülü yanlış yere koyanlara bile ahmak gerizekalı diyen yazarlara ithaf etmek bu yazıyı. sahi siz ona buna ahmak vs vs vs derken o insanın kalbi ALLAH! diyorsa ne halt edeceksiniz.

selam ve dua ile
cidalcu isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 16.07.2008, 14:33

 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 4.550
Teşekkür etti: 3
90 Teşekkür 61 Mesaja aldı
Bismillah....

Muhterem ahmaklığın kalple ne ilgisi var:)

Ne dili ne kalbi Allah demeyen ama ahmak olmayan insanlar olduğu gibi dili Allah diyen kalbi allahualem nice ahmaklar vardır....Kanaatimizce "ahmak" kelimesinin anlamına bakmalısınız:)

vesselam
Ninja-Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 16.07.2008, 14:34
Müslümanlar el ele ,Filistin icin!

 
Salah ad-Din - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22.08.2003
Yaş: 35
Mesajlar: 3.656
Teşekkür etti: 24
61 Teşekkür 35 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız cidalcu
Mesajı göster
forumda virgülü yanlış yere koyanlara bile ahmak gerizekalı diyen yazarlara ithaf etmek bu yazıyı. sahi siz ona buna ahmak vs vs vs derken o insanın kalbi ALLAH! diyorsa ne halt edeceksiniz.

selam ve dua ile

hmmmm dogru söylüyorsun, hararetli tartismalardan bu sebebdende uzak durmak gerekiyor.
__________________
Particilik, Müslümanlari Parti Parti bölmekdedir!


Hepiniz birden Allah'ın ipine (İslâm'a) sarılın, asla ayrılmayın, (Âli İmrân, 3/103)
Salah ad-Din isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 16.07.2008, 14:48

 
Üyelik tarihi: 30.04.2008
Mesajlar: 247
Teşekkür etti: 15
16 Teşekkür 14 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Ninja-Kedi
Mesajı göster
Bismillah....

Muhterem ahmaklığın kalple ne ilgisi var:)

Ne dili ne kalbi Allah demeyen ama ahmak olmayan insanlar olduğu gibi dili Allah diyen kalbi allahualem nice ahmaklar vardır....Kanaatimizce "ahmak" kelimesinin anlamına bakmalısınız:)

vesselam
muhterem bir adama ahmak demek için tevile gitmenize gerek yoktur. yüklenebileceğiniz ateş kadar dilediğinize ahmak deme özgürlüğünüzü doyasıya kullanın

selam ve dua ile
cidalcu isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Etiket
kalbini mi yardin baktin?

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
kalbini tut, umutlarina tutun senay Özgün Yazılarınız 1 07.08.2008 17:20
Hayat bazilarinin kalbini daha cok kirar... -Hira- Günlük 1 31.07.2008 00:52
Kalbini Korumak İçin Bunları Yap ! Alp Sağlıklı yaşam ve Spor 4 15.03.2007 16:14
Kalbini kirletmemeye bak! itimat Bir oku bin düşün 0 23.12.2006 12:39
Kalbini yardin mi? Cihad74 Dini Bilgi ve Eğitim 0 14.08.2004 23:52


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:45 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50