İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Dini Bilgi ve Eğitim
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 01.09.2002, 20:49

 
M. Ali Saral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.08.2002
Mesajlar: 5.572
Teşekkür etti: 26
159 Teşekkür 82 Mesaja aldı
Öğrendiğini yaşamak

İnsan öğrendiğini yaşamazsa huzurlu olabilir mi?
Öğrendiklerini, yalnızca konuşmak; bir fayda verir mi?
M. Ali Saral isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 15.10.2002, 17:06

 
serdar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14.05.2002
Yaş: 44
Mesajlar: 361
Teşekkür etti: 0
7 Teşekkür 2 Mesaja aldı
Re: Öğrendiğini yaşamak

Herhangi bir faydası olmadığına hayatımız şahit değil mi?
Allaha olan güvenimiz bile bununla bağlantılı.İhlas dahi bununla oluşur.Amel noktasında insan hayatında meydana gelen gelgitler bu sebeple oluşmakta.O büyük insanların(sahabenin) seçkin insanlar haline gelmesinin öğrendiğini yaşamakla olduğunu hepimiz biliyoruz.Allah (cc) o büyük insanları bize anlatırken "Onlar ne güzel konuşurlardı" diye anlatmadı bilakis "onlar ne güzel yaşarlardı" diye anlattı.Ve yine malumunuz Resulullah(sav) efendimiz "Allahın ibadet hazineleri doludur bu sebeple Allah sizden ihlas istiyor" demiyor mu? Allah(cc) amelinde ötesine geçmişken amelsiz konuşmaya nasıl fayda verir diyebiliriz?
İnanın bunları size ahkam kesmek için yazmadım.Bu konuda kendi nefsimden çok muzdarip olduğum için yazdım.Zira inanın Allah(cc) şahidimdir bu rezil nefse bir türlü söz geçiremiyorum.
Lütfen bu kula dua ediniz.
serdar isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 15.10.2002, 17:15

 
M. Ali Saral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.08.2002
Mesajlar: 5.572
Teşekkür etti: 26
159 Teşekkür 82 Mesaja aldı
Selamun Aleykum

Dualar müşterektir. Hepimiz aynı dertten muzdaribiz.

Aramıza hoş geldin. Ve ilk mesajını, bu mesajıma cevap vererek gönderdiğin için teşekkürler.
__________________
" M a k s a d l a r ı n A n a s ı S a b ı r d ı r . "
M. Ali Saral isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 16.10.2002, 12:38

 
ledunn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.08.2002
Mesajlar: 3.335
Teşekkür etti: 0
18 Teşekkür 16 Mesaja aldı
Rahman Rahim Allahin adi ile...
Allaha hamd olsun.
Selam olsun onun secmis oldugu kullarina.


FIRSATLARI GANÎMET BİLMELİ

Mümin fırsatları iyi değerlendirmelidir.

Ömür, bize verilen en büyük nîmetlerdendir ve fırsatlarla doludur. Zaman zaman, gaybdan bir fırsat treni istasyonumuza uğrar... Fakat biz gaflet uykusunda isek, yükünü boşaltmadan geçer gider. Otrenin bazan tekrar geldiği de olur. Fakat sizin ondakilere duyduğunuz ihtiyaç, önceki gibi değildir artık.

Haşir gününün isimlerinden biri pişmanlık günü (S.Meryem, 39)... Bir diğeri de, aldanma günüdür(S. Teğâbün, 9) Ölen herkes pişman olacak... Kötülük yapanlar, kötülüklerinden dolayı; iyilik yapanlar da, daha fazla yapamadıkları için.(S.Tirmizî, Zühd 64)

Cehennemdekiler, belki de cehennem ateşinden ziyâde pişmanlık ateşiyle yanıp tutuşacaklar. Fakat, Ey bizim Rabbimiz! Bizi buradan çıkar; eğer tekrar kötülüğe dönersek, gerçekten biz zâlimleriz.(S. Müminûn, 107) Yâ Rabbenâ, Bizi (dünyaya tekrar) çıkar; yaptığımızdan başkasını yapalım (salih amel işleyelim...) diyerek canhıraşhâne feryatları bir fayda temin etmeyecektir. Zira Cenâb-ı Hakk, Size, düşünebilecek kimsenin düşünebileceği, öğüt alabileceği kadar bir ömür vermedik mi? Hem size peygamber de geldi. (Fakat siz inanmadınız.) O halde tadın (azâbı)!Çünkü zâlimlerin yardımcısı yoktur.(S. Fâtır, 37) buyuruyor.

Hayatta bize sunulan fırsatlar, bazan da aleyhimize gibi görülen şeylerde gizlidir. Şartlar, limon gibi ekşi olabilir. Fakat biz, su ve şeker ilâve ederek o limonu, limonata yapabiliriz. (Dale Carnegie, Üzüntüsüz Yaşamak Sanatı)

Sesiniz, kâside okumaya müsait olmayabilir; üzülmeyin. Zira, buna rağmen iyi bir âlim olabilir ve sesi güzel pek çok kimsenin düştüğü tuzaklardan selâmette kalırsınız.

Hasta mı oldunuz? Tedâviye çalışmakla beraber aynı zamanda bunu Allaha iltica ve tazzarrûya bir vesîle yapıp mânen istifade edebilirsiniz.

Fakir bir âilenin çocuğu musunuz? Merak etmeyin; zira değerlendire bilirseniz, bu sizin lehinize olacaktır. Pek çok zengin çocuğu tembelce oyalanırken, siz ciddî bir çalışma temposuyla onları gecebilirsiniz.

Sözlerimizi Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)in bir hadîs-i şerifleri ile noktalayalım:Müminin hâli ne güzeldir. Eğer bir nîmete mazhar olsa şükreder, sevap kazanır. Bir musîbete uğrasa, sabreder yine sevap kazanır. (S. Müslim, Zühd 64)

İLİM ELDE EDEN, BOLCA NASÎBE KAVUŞMUŞTUR

Sünenü Ebî Dâvuddan: Ebudderda radıyallâhü anh anlatıyor:

Resûlüllah (s.a.v.)ın şöyle buyurduğunu işittim: Kim ilim öğrenmek için bir yola sülûk ederse, Allah onu, cennete giden yollardan birine dâhil etmiş demektir. Melekler, ilim tâlibinden memnun olarak kanatlarını (onun üzerine) koyarlar. Semâvat ve yerde olanlar, hatta denizdeki balıklar onun için istiğfar ederler.

Âlimin âbid üzerindeki üstünlüğü, dolunaylı gecede kamerin diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. Âlimler peygamberlerin vârisleridir. Peygamberler, ne dînar, ne dirhem (yani para-pul, mal-mülk gibi maddî bir varlık) mîras bırakmazlar; ama ilim mîras bırakırlar. Kim de ilim elde ederse, bolca bir nasip elde etmiştir.

İNSAN VE KÂİNAT ARASINDAKİ MÜNÂSEBET

Atalarımızın şöyle bir sözü vardır: Gökten geleni yer kabul eder. Hâdiselerin sudûru, yerin altından da olsa üstünden de gelse, rahmetin de âfetin de menşei semâdır. Binâenaleyh yerin hareketi ve düzeni de semâvî kanunlara bağlıdır. Bu kanunları vazeden ise İlâhî irâdedir; yani Vâcibül-Vücûd olan Hz. Allahtır.

Biz müminler, Allâha ve onun takdîrine îman eden insanlar, bütün kâinâtın olduğu gibi, hayatımızın da Allâh Teâlânın yed-i kudretinde olduğunu bilir ve buna inanırız. O bakımdan fizikî planda çeşitli hâdiselere karşı tedbirler alırken, hakikatte bizimle at başı giden kadere karşı bir tutum ve tavır içinde olmayız. Sadece Hz. Ömer (r.a.)in dediği gibi, Allâhın bir kaderinden yine Allâhın bir başka kaderine kaçıp sığınmaya çalışırız.

Nimetler gibi âfetler de hiç şüphesiz amellerimizin karşılığıdır. Bu aynen, atıldığı noktaya tekrar dönen akasya veya okaliptüs ağacından yapılan silaha benzer. Yeryüzünü imar etmekle mükellef kılınan bizler, aksi yönde hareket eder ve ifsat ile meşgul olursak, elbette ki bunun bir bedeli vardır. Meselâ yaptığımız işlerde eğer sünnetullâha (İlâhî kanunlara) aykırı bir şekilde tedbiri elden bırakıyorsak, bunun neticesinde meydana gelecek hâdise de sünnetullâhın bir îcâbıdır. Zira insanla kâinat arasında çok ciddi münasebetler vardır. Buna işâreten Kurân-ı Kerimde, Semâyı yükseltti ve mîzânı koydu (S. Rahmân, 7) âyet-i kerimesinin hemen akabinde, Tartıda taşkınlık edip dengeyi bozmayın. Tartıyı adâletle yapın, terazide eksiklik yapmayın (S. Rahmân, 8-9) âyetleri gelmektedir. Hûd sûresinde de bu münâsebete şöylece işâret ediliyor:

Medyene kardeşleri Şuaybı gönderdik. Ey kavmim, dedi, sizin ondan başka ilâhınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Çünkü ben sizi bolluk içinde görüyorum ve ben, sizi kuşatıcı bir günün azâbından korkuyorum! Ey kavmim, ölçüyü ve tartıyı adâletle tam yapın. İnsanların eşyasını eksik vermeyin ve yeryüzünde fesat çıkararak fenalık etmeyin. Eğer îman eden insanlar iseniz, Allâhın (helâlinden) bıraktığı (kâr), sizin için daha hayırlıdır. (Ama) ben sizin üzerinize bekçi değilim!(Âyet: 84-87)

Demek ki kâinatın unsurları ile insanların ve işledikleri fiillerin kuvvetli ve derin bir alâkası var. Yoksa Şuayb Peygamber, Medyenlilere, niçin alış-veriş mevzuunda harama girdikleri takdirde bir belâ ve musîbetle karşılaşacaklarını söylesin... O halde bunu inkâr etmek; bütün peygamberleri, semâvî kitapları, kısacası bütün tarihi inkâr etmek demektir, diyebiliriz.

... Yine Cenâb-ı Hakk buyuruyor ki: Hepsini günahıyla yakaladık. Onlardan kiminin üstüne taş yağdıran bir fırtına gönderdik; kimini korkunç bir ses yakaladı; kimini yere batırdık; kimini de boğduk; fakat onlar, kendi kendilerine zulmediyorlardı. (S. Ankebût, 40) Onun için zulmün her türlüsünden kaçınmak, mazlûmun ve yetimin ağlayışından sakınmak gerekir; çünkü Arş-ı Alâ titriyor onlara yapılanlardan ötürü...

Velhâsıl, bir cemiyette ictimâî-iktisâdî-idarî dengeler bozulmuş; kumar, zina, fuhuş, zulüm, rüşvet, iltimas ve usulsüzlükler almış başını gidiyorsa; şüphesiz ki o cemiyetin, ilim ve fikir dünyası da ahlâk dünyası gibi giderek çölleşecektir. Verilen mühlete aldanmamak lâzım. Zira Cenâb-ı Hakk imhâl eder amma, katiyyen ihmâl etmez. O bakımdan verilen bu mühletleri nimet bilip müsbet yönde değerlendirmeliyiz. Bu arada gelecek âfet ve belâları da, kendimiz için bir îkaz ve ihtar kabul etmeliyiz.

Rabbimiz celle şânühû, millet olarak hepimize intibahlar nasip eylesin.

İKİTÜRLÜAZGINLIK

Yûsuf bin Hüseyin Râzi (k.s.) hazretlerinden:

Dünyada iki türlü taşkınlık ve azgınlık vardır. Bunlardan biri, ilim sebebiyle yapılan azgınlık; diğeri de mal sebebiyle yapılandır...

ilim sebebiyle olan taşkınlıktan kurtulmak, ancak ihlâs üzere yapılan ibâdetle mümkündür.

Mal sebebiyle olan azgınlıktan kurtulmanın yolu ise, mala ehemmiyet vermeyip bolca tasaddukta bulunmak ve ondan kalben uzaklaşmakla mümkün olur.

Amelsizlerin Düşmanlığı

Amelsiz ilimde hayır olmadığından ehl-i ihlâsa hasedleri sebebiyle hasım olurlar. İlimleri Kuran ilmi, güzeldir; lâkin amel etmediklerinden fayda yerine zarar verir. Cehenneme götürür. Ve aleyhinde şehadet eder. Ehl-i ihlâsa muhalefetleri, feyz-i ilâhiden mahrum ve nefs-i emmâreye mağlubiyetlerindendir. (ebulfarukks)

İlim ve İbadet

Oğlum, ilimsiz ibâdetin tadı olmaz. Tek kanatlı kuş uçmaz. İnsanların dünyaya dalıp, istikbâl sevdasına düştükleri şu günde, Mevlânın ilmini okuyacağız. O, insana iki cihanda izzet ve şeref veren âlî bir iştir. İhlâs ve samimiyetle Allah ve Rasûlune yönelen kimse, gölge gibi dönen dünyayı ve her hayrı kendine tabi kılar. Âhirete çalışan, dünyayı elde eder. Dünyaya çalışan ise âhireti kazanamaz. Zira âhiret hakikat, dünya haleftir. Ağacı kökünden götürürsen, gölge de beraber gider. Âhirette ne varsa, dünyada onun misâli vardır. Eğer olmasa âhiret yalan olur. Dünyada ne varsa, âhirette onun misâli vardır. Eğer olmasa dünya yalan olur. Teyemmüm abdestin halefidir, dünya da ahiretin.(ebulfarukks)

Zâhirî ilim, melekler arasında bulunup cennet ve cehennemi bilfiil gören şeytanı dahi kurtaramadı, zîrâ ilmi gırtlaktan yukarı kafada kalmış, kalbine inmemişti. Kıyâs-ı fâside ile Ben ateşten, Âdem ise topraktan halkolundu. Ateş şereflidir. Âlâ ednâya secde etmez. dediğinden, rahmet-i ilâhiden ebediyyen mahrum oldu.

Selam, Hudaya ittiba edenlere
ledunn isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 08.11.2006, 19:30
Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır.....

 
itimat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.04.2004
Mesajlar: 17.372
Teşekkür etti: 11
741 Teşekkür 328 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız M. Ali Saral
Mesajı göster
İnsan öğrendiğini yaşamazsa huzurlu olabilir mi?
Öğrendiklerini, yalnızca konuşmak; bir fayda verir mi?
Olamaz..
vermez...
__________________
GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL
itimat isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
+++yaŞamak+++ µmmed Tanışma ve Deneme Mesajlarınız 10 28.10.2008 23:58
Türkiyede yaşamak... hayat_bir_nefes Muhabbet Olsun 5 23.10.2008 21:53
seni yaşamak serra Günlük 6 29.05.2007 21:57
Yaşamak ki zor!!! kutayre Özgün Yazılarınız 2 22.01.2007 10:44
ESMA ile YAŞAMAK Mekke Dini Bilgi ve Eğitim 6 11.11.2004 16:31


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:28 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49