|
Temel, zifiri karanlıkta yağmurlu ve fırtınalı bir gecede, otostop yapmaktadır. Hava o kadar kötüdür ki nerdeyse bir metre ilerisini bile görmek imkansızdır.
Temel, ağır ağır yaklaşan bir otomobil görür. Araç, tam bizimkinin önünde durur. Temel kapıyı açar ve büyük bir sevinçle kendini arabaya atar. Sürücüye doğru döndüğünde irkilir: Direksiyonda kimse yoktur!
Araba yavaşça hareket etmeye başlar. Biraz sonra keskin bir viraja gelirler. Temel korkusundan dua etmeğe başlar.
Tam viraja girerken, direksiyonda bir el belirir ve arabanın
virajı sorunsuz olarak almasını sağlar. Temel kafayı yemek üzeredir. Daha sonraki virajlarda da aynı şey tekrarlanır. Araba ara sıra beliren bir el tarafından yönlendirilmektedir. Temel korudan donup kalmıştır. Bir ara bütün cesaretini toplayarak kendisini arabadan dışarıya atar. Koşarak en yakın kasabaya gider. Gördüğü ilk bara dalar. İki kadeh rakı attıktan sonra, başından geçenleri, korkuyla oradakilere anlatmaya başlar.
Ortalığı bir sessizlik kaplar...
Bardan oturanlardan birisi ayağa kalkarak şöyle der:
- ''Bak Dursun! Biz arabayı iterken binen herif buymuş işte!"
__________________
Mevlam neyler , neylerse güzel eyler...
|