İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > GENEL > Gençlik Lokali
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 06.05.2008, 12:50
 
Üyelik tarihi: 29.01.2007
Mesajlar: 481
Konulara Teşekkür etti: 49
103 Teşekkür aldı 56 Mesajlar için
iyi bir kalp lüzumsuz her postaya posta koyar.



'Telli telaşe'lerin besteye durduğu anlarda hangi 'şeb' hangi 'seher' ışıkları vurur' gönül kıvrımlarına?
Bilinir mi besteler nerede toprağa düşer, nerede çiçeğe, meyveye durur! Bilinir mi!


Tellerin telaşelerinde kaç nişane vardır ve acıları ve sevinçleri nasıl da nişan alır! Kah artar çığlığınız sevinçten kah acılardan. Tellerin telaşelerinde nişaneler vardır; ve…an/sızın vurur…vurulursunuz. Durulduğunuz, doğrulduğunuz, doğru olduğunuz anlardandır o an. Artık farklısınız. Anlayınız.


Koşa yorula bir ney, kanun taksimi düşer önünüze…
Gidemediğiniz bir yerler vardır nicedir.
Bir telin gelin gelin (d) oku(nuş) u alır getürür sizi, tutar elinizden.
“Yalnız Bir Rüzgâr”ın acısını, hangi dağın başından toplar da getirir, bir ney? Heey hey!
Bu ne (in) işler, inleyişler, çıkışlar, çıkıp gidip de gelmeyişler?


Elin tele her dokunuşu hangi “ben” imizi çekip çıkarır.
Kat kat bir bohçanın açılışında… Nedir o katların altındaki (ki) bizi de ayrı bir “katlar? ” Ne bileyim! İnsan kolay çözülür bir varlık olsaydı 6666 iner miydi! Kelimeler, besteler her bir taraftan seslenir miydi!


Güller de kat kattır. Her kat ayrı bir selamla karşılar sizi. Basamak basamak. Bir hava, bir ses, bir heves, bir renk, bir ahenk… hangi kalbi yeniden yeniye kurmaz ki… Vurmaz ki…”Vurulmayan” kalp, kalp midir, Allah aşkına! Vurulan kalplerdir dur/u/lan kalpler. Heye(can) dan yerinden çıkacak gibi olsa da duru kalptir onlar. Bir kalp kalpse eğer vuracağı, duracağı, varacağı yeri bilir. Vurulan kalbin etrafı dolu doludur:
Ne olmuş?
Ne zaman?
Kim ola ki?
Yoksa atan bunca kalp var; var da… vurulanlar “kalp” sırasına geçer. Ötekileri geçenler de bunlardır.


Adını bilmediğiniz bir terennüm…Bir beste…
Notaların el edişi birbirine, ayrı birer mektup olur, gelir gönül adresinizi tıklar:
Postaaa!


Aslında iyi bir kalp lüzumsuz her postaya posta kor. Ama bu gürültülü dünya, kalbin bu sızlanışını, direnişini,dilenişini,dillenişini ne de duyurmaz ediyor. Böylece kalbi/ni duymayanlar, doymayanlar sırasına geçiyor.


Adını bilmediğiniz beste, sizi çağıran “garip” sesler, bir tını, içerden bir davet varsa kulağınızdan kalbinize iner. Yoksa ölülerin de kulağı var duymaz, gözü var görmez Ve saire...


Şair, bir telin bile kopuşuna tahammül edemez. Bu Yüzden: “Bir tel kopar ve ahenk ebediyen kesilir.” der, Süleymaniye’de Bayram Sabahı’nın bestesini ötelerden bize bizden ötelere taşıyan şair.


Her beste… Rüzgârın alnınıza her değişi, dallardaki uğultusu, hu husu, bulutları sürükleyişi… Martıların cümbüşü… Adımlarınızın her tık tıkı… Aniden bir köşede bir çocuğun masum gözlerindeki serzenişi, seslenişi, hislenişi,dahası, dahası… içlendiğinizin, nakış nakış işlendiğinizin farkında değilseniz gayrı; adımlarınızın, kulağınızın, bakışlarınızın aynalarda yeniden yeniye tozunu almanın zamanı gelmiştir.


Bak, bu neyden dökülene, kanundan dağılana, udun uğultusuna:
İşte bu, gecelerin(in) feryadı…
İşte bu, sabahı selamlayış/ın…
İşte bu, dostlara sarılışın…
İşte bu, vedaları v/eda eyleyen, hep yeni s/eda eyleyen gözyaşlar/ın…


Ağlamak hep gözyaşı dökmek midir? Bir “ah” da kaç gözyaşı vardır?
İşte bak! Bülbülleri susturan gözyaşı değil mi bu: ”Ah bu gece ben yine bülbülleri hâmuş ettim. ”,


Derdin nedir efendim?
Ney gibi inler misin?
Güllerin sükûtunda
Gül gül güler misin?
Derdin midir düşen tellere ki…
Düşer düşmez binbir avaz eyler her saz.


Ellerin tellerde aradığı ne ki… İner, çıkar; gider gelir…
Yollar da öyle ya… Dağlardan aşar… Denizlere düşer… Çöller/de bitmeyecek sanılır/mış! Ya bu gökyüzü (ne) reye uzar?


Bu t/ellerin, med-cezirindesin işte!
Yola çıkmadan yolcu olduğunu anlayabilir misin? Anlayabilir misin uzak olmadan yakını, gecesiz gündüzü, dertsiz dermanı!
Acındır, gez(in) en tellerde. Hasretindir neyde ki. Tebessümündür seher seslenişi besteler…


Yine de azdır ne dese bu t/eller. Ney ne kadar inlese de kanundan tel tel iniltiler dağılsa da içinde dağ olmuş feryatlarını dağlamaktan başka neye yarar! Yine de bir neyde kalbimizin bir yerini buluruz. İncecik bir tel, sazlıklardan koparılıp getirilmiş bir kamış derdine ortak olmaya çalışır.


Sen kendini anlatırken (bile!) zorlanıyorsun ve nice zaman sükûta gömülüyorsun. İşte o zaman bir telin dilinden, bir kamışın gönlünden akisler umuyorsun.Ummalısın.


Şunu bil ki taşıyamayacağın yükü sen yüklenmişsindir. İncecik beline, bu zayıf omuzlarına yüklendiğin dünya yükünü atmadan rahata eremezsin. Dünyalar senin olsa rahatlayamıyorsun. İncecik tellere bu kadar yüklenince bu niltiler çıkıyor işte! Tıpkı incecik beline bunca yükü yüklenip inlediğin gibi. Yapma!
Bir besteye bir çocuk gülüşüne bir bahar seslenişine dünyayı teslim ediyorsun.
Oh be!


Gel, Gel! Gönül kulağını daya bak ne diyor:
…La yükellifullahu nefsen illa vüsaha…
Ali HAKKOYMAZ
__________________

Seida isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Lüzumsuz Kelimeler :) ShadoW Muhabbet Olsun 11 31.01.2008 12:00
Lüzumsuz Sorunun Zararindan Başka Bir şey Olmaz fatih uğuş Dini Bilgi ve Eğitim 5 04.07.2007 02:48
Fadİme'den E-posta... itimat Tebessüm 41 01.12.2006 09:11
El Emin abi posta girişin dolmuş..... Lionheart Davet ve Duyurular 11 04.09.2006 19:36
cuma günü posta ücretsiz !!! patya Davet ve Duyurular 22 23.02.2005 23:16


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:39 .
Powered by vBulletin Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de

 
Anasayfa - Arşiv - Yukarı git