|
ELİF gibi MİM gibi ...
Göz yaşların ıslattığı tekil sokakların loş kaldırımlarında yalnızlık bir anlam olur dolanır, elif gibi mim gibi...
Hayaller hayranlıklar üretiyor imalatlarında hayatın. Arabesk duygular melankolizmin sığ sularından süzüyor romantik umutlarını. Oval masalara doğru toy bir gençlik akıyor. Pişmanlık kurtçuğu geziniyor damarlarında yaşlı gençliğin. Hızlı geçilen demlerden göze çarpmayan karelere iç geçilerek hasret bileniyor. Geç kalınmış bir farkındalığın girdaplarında yalvaran bakışlar sökün ediyor, elif gibi mim gibi...
Platonik aşklar başları eğik göçler diriltiyor yeniden, elif gibi mim gibi...
Sahici dostluklar dramatik tebessümler savuruyor tozlu arşivlerden, nostaljik ezgilerden ve kadim demlerden. İbretsiz ve derinsiz temaşalara hapsoluyor acılar, özlemler. Ve imalı beklentiler gün olup doğuyor yeniden, elif gibi mimi gibi...
Kahinlerin kehanetleri kem çıkıyor. Yitiriyor iksirini tüm tılsımlar. Trajediler buğulu aynaların diliyle öyküleşiyor, elif gibi mim gibi...
Dipnotsuz ve müphem şiirlerin ilham sebepleri yitiyor bir bir modern mekanlarında melez şairlerin. Metazorik çabalarla eğreti etkileşimler peyda ediliyor. Duygular sunileşiyor. Şiirler anlamsızlığını muğlak formlara gizliyor. Kodlaşıyor şiirler ve şiirlerin yaslandığı aşklar şifrelerle fişleniyor, elif gibi mim gibi...
Modern kulvarların kaygan yol ve yarenlerinden, metropolün ucube ve geçeğenliklerinden nehir sesli çimen kokulu bir içimlik hayata sivriliyor, körelmiş pişman insancıklar; yalnız ve yalın, elif gibi mim gibi...
Öylesine ve öteki özlemler toplanıyor kaldırımlarında izbe hayatların. Mahrumluğun ve ıstırabın gizil çağrışımları beliriyor gecenin koridorlarında, elif gibi mim gibi...
Gözyaşı ıslaklıktan ari olarak oluşuyor ilk kez yutkunmuş bir mesajın içlek zindanlarında. Yürek, cesametini. Kalp, atışlarını. Dimağ müstesna ve latif kelimelerini arıyor aysız gecelerde. Zifiri uzamlarda halka halka zincirlenen gizemli harflerin perdeleri aralanmaya çalışılıyor nasırlı ellerle, elif gibi mim gibi...
Bir iç tümce dile akıyor gönlün en çelimsiz tarafından sansürsüz. Yaldızsız bir tutkunun mengenesinden geçiyor düşler, dilekler ve dilemmalar. Kalpsiz ve duyusuz bir insancık adasından bir diğer hasletsiz insancık adasına bir bir tahliye oluyor tüm fıtri yanılgılar. Bir sınayış seremonisinden geriye literal bir okuyuş ve esrik bir yalnızlık kalıyor, elif gibi mim gibi...
Mayınlı tarlalardan oksitli ilişkilerin ürediği şehirlere uzanıyor taşra yüreği... İçeriksiz umutlara yürünüyor... Öte dünyadan beri dünyaya transfer edilen sırat köprülerine sürülüyor günahkar insanlık... Bir varoluş fatalizmi dayatılıyor, seçmeden seçilen, elif gibi mim gibi...
...
ne bütünüyle elif leyladır
ne de mim mecnun
ne yıkılacak dağlar
ne de gezilecek çöller vardır bu esrarda
ve ne de
siin
ayn
kaaf
ve sad familyasındandır elif ile mim
her bende bir elif bir de mim sırrı vardır
ne aylı gecelerde bir romantizmin öyküsü
ne de aşk sahrasında görülen bir vuslat serabıdır
elif ile mim
__________________
Noksanım...Eksiğim...Muhtacım...
|