Üyelik tarihi: 12.07.2007 Teşekkür etti: 17
40 Teşekkür 21 Mesaja aldı
| GÜzel Ahlakli Olmak İnsanin Elİndedİr.. Güzel ahlâklı olmak insanın elindedir Bazıları, insanın dış görünüşü değişmeyip, yaratıldığı şekilde kaldığı gibi, meselâ kısa, uğraşmakla uzun olmaz; uzun da kısa olmaz; çirkin güzel olmaz deyip, kalbin sûreti olan ahlâk da değişmez diyorlar. Yanılıyorlar. Şayet böyle olsaydı, terbiye etmek, riyazet çekmek, nasihat vermek, iyi tavsiyelerde bulunmak boş ve lüzumsuz olurdu. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), 'Ahlâkınızı güzelleştiriniz.' buyurdu. Buna nasıl boş ve imkansız denebilir? Zira hayvanı bile hırçınlık ve serkeşliğinden, alışkanlık ve yumuşaklık hâline çevirmek mümkün oluyor. En vahşi hayvanlar bile güzel bakım ile ehlileştiriliyor! Kalb hâllerini yukarıda anlatılana benzetmek yanlıştır. İşler iki kısımdır: Bazıları insanın isteği dışındadır. Meselâ hurma çekirdeğinden istese de elma fidanı çıkmaz. Ama bakarak, büyüterek ondan hurma ağacı olur. Bunun gibi hışm ve şehvetin aslını, insanın isteği ile gidermek mümkün değildir. Ama hışm ve şehveti, riyazet ile mûtedil (orta-zararsız) hâle getirmek mümkündür. Bu da tecrübe ile sabittir. Fakat bazı huy hakkında daha zor olur. Bunun zorluğunun iki sebebi vardır: Biri, yaratılışta o huy kuvvetli yaratılmıştır. Öbürü de, uzun zaman o huy ve ahlâkının arzularını yapmıştır. İnsanlar bunda dört derecedir: ... Kaynak: Kimyâ-yi Saâdet - İmâm-ı Gazâlî BİRİNCİ DERECE: Saf olup, iyiyi kötüden ayıramaz. Huyunda bir iyileşme ve kötüleşme olmayıp, yaratıldığı şekilde kalan kimsedir. Bu ise işlemekle düzelir ve çabuk ıslah olur. Kendisine iyi ahlâkı öğretecek, fena ahlâkın zararlarını bildirecek, yol gösterecek bir kimse lâzımdır. Bütün çocuklar küçükken böyledir. Onların yolunu baba ve anneleri çizerler. Onları dünyaya haris ederler, istedikleri gibi yaşamaları için onları salıverirler. Böylece baba ve anneleri çocukların dinî bakımdan kanlarına girmiş olur. Bunun için Hak Teâlâ: 'Ey Müslümanlar, kendinizi ve evinizde olanları Cehennemden koruyunuz.' (Tahrîm, 6) buyurdu. İKİNCİ DERECE: Henüz bozuk bir itikada saplanmamış, fakat daima şehvet ve gazabına uymayı huy edinmiştir. Bununla beraber bunları yapmanın iyi olmadığını da bilir. Bunun işi daha zordur. Zira iki şeye ihtiyacı vardır: Biri, bozuk ahlâkı (huyu) çıkarmak, ikincisi iyilik tohumunu ona ekmektir. Fakat onda, bunun için ciddiyet ve liyakat meydana gelirse çabuk düzelir ve kötü huylardan kurtulur. Acı sardı dört bir yanımı, Hasretim'in içinde... ÜÇÜNCÜ DERECE: Ahlâkı kötüleşmiş olup, yaptığı işin kötü olduğunu da bilmez. Hattâ bu huyunu kendisi güzel görür. Böylesinin düzelmesi çok nadirdir. DÖRDÜNCÜ DERECE: İşlediği kötülüklerle övünendir. Bunu makbul iş sanır. Bazı insanların, ben şu kadar insan öldürdüm, şu kadar şarap içtim, demesi gibi. Bu, Allahû Teâlâ tarafından bir saâdet gelmeyince, ilâç kabul etmeyen bir hastalıktır.Ahlakımızı güzelleştirelim dileği ile...
__________________ Gül,o güzel kokuyu,dikenle hos geçinmekle kazandi.... |