| Fark edilmek !.. İnsanlar tarafından bir an fark edilmek uğruna neler yaptığınızı hiç fark ettiniz mi? Fark ettiklerinizin farkında olmadıklarınızı peki? Fark ettim bugün; fark edilmek istiyoruz ve -oysa ki- hep fark ediliyoruz. Birisi bize daima değer veriyor, nazar ediyor. Fark edildiğimizi fark ettim bugün. Evet. Fark edilmenin ön koşulu olan var olmayı fark ettiğimiz ilk andan beri hatta daha öncesinden beri fark ediliyoruz. Fark ettiniz mi bilmem, ama fark etme kabiliyetimizin olmadığı zamanlarda bile fark ediliyorduk. Birbirimize birbirimizi fark ettirelim diye fark etmeden yaptığımız onca aptallığa ve de bu farklı davranışlarımızın Ona karşı bir nevi hakaret olduğunun farkında olmasına rağmen O, bize hâlâ Rahmetle yaklaşıyor. Bize hâlâ melekleriyle bir şeylerin farkında olmamız gerektiğini hatırlatıyor. Biz ise hâlâ fark edemiyoruz. Fark edemiyoruz ki, Onun farklı bir şekilde karşımıza çıkan Esmasını. Fark edemiyoruz vazifemizin asıl Esma-i Hüsna’yı fark etmek ve fark ettirmek olduğunu. Biz değerliyiz. Çünkü O bize kendini her vakit fark ettirmek istiyor. İnsanın değerli olduğunu hissetmesi -en kestirme şekilde- birilerinin onu ve var olduğunu fark etmesidir, fark ettiniz değil mi? Bu hissi yaşamışsınızdır. Ben buradayım demeden burada olduğunuz fark edilmişse ve siz de ardından bu fark edilmişliğinizin farkında olursanız ne güzel bir duygudur… Daha iyisi var hâlbuki ve -ilginçtir ki- çoğumuz farkında bile değil bu hâlin: Sizin Yaratıcınız sizi başıboş bırakmamış ve ne büyük şereftir ki, O Zat-ı Akdes (tabiri caizse) sizin her an farkınızda. Var olduğunuzun bundan daha güzel ifadesi olur mu? Size hayat ve fark etme-edilme isteği dahil her şeyi verenin, sizin her an farkınızda olması… “Siz varsınız, buradasınız ve ben sizin farkınızdayım…” Peki, niye insanlar farkında olmanın bu en üstün ve daimî mertebesini fark etmezler. Bence fark etmek istemezler. Çünkü; (şu satırların yazarının da kendi nefsinde fark ettiği üzere) pek çok hâlimiz Onun istediği gibi değil ki, fark edilmek isteyelim! Son zerresine kadar günahların, şirkin, dünya hırsının içinde battığımızın, Ona karşı lâubaliliğimizin farkındayız çünkü. Tıpkı bir yaramaz çocuğun yaramazlık yapıp da annesine fark edilmek istemediği gibi… Ve bu hâl bizi varlığımızın bu en temel dayanağından bile mahrum bırakıyor. Çünkü, Onun farkında olunmayan bir hayat isterse başka her şeyin farkına varılsın bir hiçtir! Yine de ümidimizin farkındayız. Çünkü yaramaz çocuğun annesinden başka gideceği yeri yok. Tıpkı bizim Rabbimizden başka sığınacak Rahmet kapımız olmadığı gibi. Hiç değilse bunun farkında olalım. Annelerin şefkati Rabbimin rahmet denizinden bir damladır. Fark ettiniz mi? |