İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > EDEBIYAT > Günlük
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 10.06.2008, 10:34

 
beyazdilekçe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.05.2008
Mesajlar: 99
Teşekkür etti: 29
10 Teşekkür 9 Mesaja aldı
Dil Deyip geçmeyelim..Çünkü;

Cevâmiul Kelîm olan Peygamber Efendimiz (S.A.V.) her zaman az
söz ile çok mânâ ihtiva eden sözler söylerdi. O mübarek dilden çıkan bazen
bir cümle hatta bir kelime saatlerce tefsir ve izahat ile
anlatılabilir, bizlerin idrak sahasına taşınabilirdi. İşte bu güzel
cümlelerinden bir tanesinde O (s.a.v.), Müslümanı tarif ediyor ve
buyuruyor ki; Hakiki Müslüman dilinden ve elinden başka
Müslümanların emniyet ve selamette olup, zarar görmedikleri
kimsedir. (Buhari, İman, 4)

Efendimiz (S.A.V.) bu mühim hadislerinde lisanı/ dili,
yede/ele takdim eder; yani öncesine alır. Bu mühim bir
önceliktir ve içerisinde muhataba iletmek istediği mesajlar taşımaktadır.
Hadis-i Şerifteki dilin ele önceliği, zarar bakımından karşı tarafa elden
önce dilden çıkan şeylerin zarar verdiğini belirtmek içindir. Bundan
dolayı dil çok önemlidir. Dil deyip geçmeyelim, çünkü ;

Dil vardır; Malâyanîdir.

İşi gücü boş boş konuşmaktır. Konuştuklarında mânâ yoktur. Fayda adına hiçbir
şey taşımamaktadır. Ağzının laf yapmasından dolayı sevinmekte, her mesele
hakkında konuşmaktan çekinmemekte, konuştuklarımın muhatabıma nasıl bir
kazancı vardır, diye düşünmemektedir

Dil vardır; Şâkirdir.

Konuştuğu her kelimede Eş-Şekûr olan Hz. ALLAHa (C.C.)
teşekkür etmektedir. O, Rabbinin kendisine bahşettiği nimetler karşısında
büyük bir minnet duygusu altında ezilmektedir. Bakışları hep kendinedir.
Kendinden alttakilere bakarak ne kadar büyük ikramlar içerisinde olduğunu
fark etmekte, her ağzını açtığında Kerim olan Rabbine karşı dilinin
şükründe cimrilik etmektedir. Dolayısı ile boş değil, faydalı şeyler
konuşmaktadır.

Dil vardır; Şeytandır.


Ya haksızlık karşısında üç kuruşluk dünya menfaati adına susan dilsiz şeytan,
ya hak karşısında sadece laf olsun diye konuşan dilli şeytandır. Maksadı
hak ve hakikat değil, ağırlığı olmayan meclislerde diliyle kendine değer
kazandırtmaktır. Dili hakikat için harekete çekmemekte; Hâlif,
tûraf yani muhalefet et, tanınırsın sözünü kendine düstûr
edinmektedir. Neye ne adına karşı çıktığını bilmeden, tanınmak için ve
bakın ben de varım demek için dün savunduğuna, bugün muhalefet
edebilmektedir. Mühim olan o an toplum içerisinde belirmek, öne çıkmaktır.
Bunun için dilin hakiki sahibi olan Hz. ALLAHı (C.C.) değil,
şeytanı memnun ederek onun yanında yer almaktadır.

Dil vardır; Melektir.

Rabbi
ile arasında güçlü ve sağlam bir bağ kurduğu için, Hz. ALLAH (cc) (C.C.) o
insanın dilinde bir melek vâr etmiştir. O artık meleğin dili ile
konuşmakta, farkında olsa ya da olmasa arşın lisanını kullanmaktadır. Hz.
Ömer (R.A.) gibi Vahiy gelmeden, vahye mutabık olmakta, etrafında gelişen
tüm hadiselere Vahyin aynasından bakarak melekleri bile hayran
bırakmaktadır. İradesine hakim olarak, dilinin altında taş varmış
gibi, çok konuşmamakta her işe laf yetiştirmek yerine, her hayırlı işe el
yetiştirmektedir.

Dil vardır; Esir alandır.

Sahibini elinde oyuncağa çevirmiştir. Önce konuşmakta sonra o
konuştuklarına sahibini köle yapmaktadır. Gelişigüzel ortalığa laflar
savurmakta, sonra da durup bu lafları temizlemeye çalışmaktadır. Ağzı
yalama olduğu için de bazen kendi iradesinde olmadan ağzından laflar
kaçırmaktadır. Her kaçan laf yabani dört ayaklılar gibi ya başkasının
peşine takılmakta ve ona zarar vermekte, ya kendi peşine takılıp bir
kuyruk gibi bünyesinden bir parçaymışçasına âleme kendisini gülünç duruma
düşürmektedir.

Dil vardır; Esir edendir.


Diline hâkimdir; konuşacağı kelimeleri bir kuyumcu titizliğinde
seçmekte, boğazında kırk düğüm varmış gibi konuşmadan önce muhatabına
bakmakta ve o muhatabın seviyesine göre düğümleri birer birer çözerek,
tartarak, fayda ve zararını hesap ederek konuşmaktadır. Dilinden çıkacak
sözlere böyle bir çabayı vermesi sözlerine değer katmakta, az ama öz
konuşmaktadır. Konuştukça karşıdakilerde tesir uyandırmaktadır. Bazen
tatlı dili ile yılanı deliğinden çıkarmakta, bazen o diliyle nice zararlı
yılanları deliğine hapsetmektedir.

Dil vardır; Cehenneme odun taşır.


Sırtındaki günah torbasına farkında olmadan azık toplamaktadır. Ya
iki laf ediyoruz ne mahsuru var diyerek; gıybet, yalan, dedikodu ve iftira
okları ile başkalarını hedef almakta, ama neticesinde hep zararı kendisine
ulaşmaktadır. Laf olsun, torba dolsun, diye konuşmakta; nihayetinde de
torba dolmaktadır. Ama dolan her torba ne yazık ki onu cehenneme hızla
sevkeden acı bir sermayeye dönüşmektedir.

Dil vardır; Cennete tohum saçar.

Sükûtun altın olduğu şuuruyla susmakta, ağızdan çıkan her sözün bir
mesuliyet olduğunun farkında olarak davranmaktadır. Eğer diliyle cennete
tohum saçacaksa konuşmakta, yoksa en büyük hikmet olan sükûtu tercih
etmektedir.

(alıntıdır)
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
beyazdilekçe isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 10.06.2008, 10:36

 
beyazdilekçe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.05.2008
Mesajlar: 99
Teşekkür etti: 29
10 Teşekkür 9 Mesaja aldı
ALLAH, dili kalbin tercumanı; kalbi de bir kap ve idareci yapmıştır.. Dil kalbin gösterdiği yoldan gider, ona boyun eğer. Kalp dile hükmettiğinde ağızdan çıkan söz yapıcı, mutedil olur.. Dilin kayması ve sürçmesi vukû bulmaz..
Kalbi dilinin çnünde olmayanın hilmi yoktur. Kişi sözünü diline bıraktığında kalbi dilinin söylediklerine karşı çıkarsa, bu söyledikleriyle sahibinin burnunu keser, onu rezil eder.
Kişi sözünü tartarak söylerse, konuşacağı yerleri tespit eder. Cimrinin lafı bol, yardımı kıttır..Çünkü kalbi diline değil, dili kalbine hakimdir.
yine o söylediklerini unutup hareketleriyle sözünü tasdik etmeyenlerin şereften mahrum olduklarını görürsün.. Başkalarının Ayıplarını görüp, kendi kusurlarını önemsemeyen, emredildiği şeyleri yapmaya zorlanan kimse gibidir...
Zeyd b. Sâbit (r.a.)
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
beyazdilekçe isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 10.06.2008, 13:18
°·. °·.°◦●.düRRü yEkTaM .●◦° .·° .·°

 
_eslem_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.01.2008
Mesajlar: 9.759
Teşekkür etti: 641
554 Teşekkür 302 Mesaja aldı
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
_eslem_ isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 10.06.2008, 17:15

 
padrocan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.04.2008
Yaş: 21
Mesajlar: 4.830
Teşekkür etti: 562
342 Teşekkür 184 Mesaja aldı
teşk.
__________________
Ok Çıkmışsa Birkere Yaydan, Herkes Razı
Olmalıdır Kendi Payından!
padrocan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
atac deyip gecmeyin senay Resim ve Karikatür 10 22.07.2008 12:21
Çay deyip gecme... Mirza Muhabbet Olsun 32 09.06.2008 21:17
İsim Deyip Geçmeyin itimat Bir oku bin düşün 17 27.03.2008 18:20
Çay Deyip Geçmemek Lazım merwe_merwe Gençlik Lokali 5 22.02.2008 12:48
Tesbih deyip geçmeyin msabri Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 06.02.2005 23:44


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:42 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50