![]() ![]() Üyelik tarihi: 05.10.2003
Mesajlar: 399
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| Nikahin Kerameti Nikâhın kerameti Yildirim Türker (18/08/2003, Radikal) Islami haute couture modaci Rabia Yalçin , müjdeyi vermisti: "Islamci burjuvazi su yüzüne çikti" . Gazetecinin biraz aceleye gelmis, "Alternatif bir Islamci burjuvazi mi olustu?" sorusunu, "Hep vardi da su yüzüne çikti. geçmiste 'Lüks yasamak, fazla harcamak haram' diye bir beyin yikamasi olmus. Ama yeni kusak daha güçlü olmak, dünyaya sesini duyurmak adina islerine sarildi. 'Madem mühim olan ye kürküm ye, öyleyse biz de kürk giyelim' diyorlar. Buna 'Kürkümüz yok diye mi bizi önemsemiyorsunuz' tepkisi de denebilir" diye yanitliyordu. Söylesinin sonunda anlattigi hikâye, altini çizmeye çalistigi psikodinamigi en vurucu biçimiyle asikâr ediyordu: "Bir bayram tatilinde, Antalya'daki bir tatil köyünde kadinin biri bana bakti ve 'Bara gelmiyorsun, havuza gelmiyorsun. Sen odada oturmak için mi bu kadar para verdin?' dedi. Dedim ki, 'Teyzecigim bende o kadar para var ki, sen hiç üzülme." Rabia Yalçin, AKP Istanbul Il Kadin Kollari 'nin düzenledigi hadiseli 'Yaza Merhaba' yemeginde sergiledigi 'cüretkâr' tasarimlarla ilgi çekmisti. Birkaç ay önce söylesiyi okudugumda hayatimizin sirlarindan biri iste bu konusmada yatiyor, demistim. Iste terzi, kralin giysisini havadan biçip havadan dikiyor. Haydi hep birlikte 'Kral çiplak!' diye bagiralim. Yamyam kürkler Islami kesim içinden, varyemezlikten geçmis, kürkünü gezdiren bir burjuvazinin tepkisel bir varlik olarak yeni yeni zuhur etmekte oldugu sonucu çikabilir bu girizgâhtan. Oysa yakin zamanda tanik oldugumuz nikâh töreninin daha görkemlilerini Hoca'nin çocuklarindan hatirlariz. Ondan öncesinden de. Ama tesettürün bütün bir hayat için gerekli durusa yetecek bir siyasi fikir alani olarak tanimlandigi yurt iklimimizde 'görünürlük' mücadelesi içindeki Islami kesimin disari açilmasi, adini özgürce koymasi kendini yari iktidarda hissettigi günlere rastladi dogal olarak. Islam'in, agardikça agaran laik-mubahçi kirmasi orta sinif kesimlerce yoksul ve sözü olmayanlara has izbe bir saçakalti olarak görülmesi elbette okumus yazmis inananlarda bir tepki olusturuyordu. Çogunluk görücüye çikmis, her an laisizm ve Islam'in hayata kaydedilis yöntemleri hakkinda imtihana çekilen insanlar olarak hazirlop prototiplere karsi çikmanin yollarini ariyorlardi nicedir. Kiyici arkaik laikler tarafindan kiskirtildikça, kimileyin hirçinlasarak, benzeyecek kendilerinin pesinde kosturdular. Toplumun bagrinda bir özgürlük hücresi olusturacak malzemeleri yoktu. Dolayisiyla zalimleriyle ayni dili konusma konusunda hiç zorlanmadilar. Güce, sermayeye taptilar. Dinamik olanlarin yaratip genis bir halk kesiminin de altinda yuvalandigi AKP çatisi, her seyden önce bir devletle baris projesiydi. Kara çarsaflarin ürkütücü gölgesinden uzakta, mubahçi ekonomiye inanan, en büyülü sifatiyla ILIMLI Islamcilar. Yurtdisinda egitim görmüs, esleri türbanli olsa da hemen koltuk altinda bulunan, öfkenin zehirli cazibesine hiç kanmayan mülayim siyasetçiler. Onlar da medyanin basinda duranlarinkinden farkli bir hayat sürmüyorlardi. Gizli âdetleri, ürpertici ritüelleri yoktu. Uluslararasi sermaye onlarin da ilgisini çekiyordu. Laila'da eglenmeseler de onlarin da lüksten anladigi üç asagi bes yukari ayniydi. Onlarla Bati beslenme çantali orta sinif arasinda baristirici tek unsur, paranin gücü olabilirdi. Temiz görünümlü, para harcamayi bilen muntazam bir burjuvazi fotografi olarak çerçevemize oturdular. Bes yildizli oteller, son model cipler ve ifrat korkusuna inat bir tüketim ile. Sevgili Ahmet Tasgetiren, istedigi kadar, "Sanirim bir Müslüman, kendi bireysel tüketimini yaparken Afrika'da açlikla pençelesen insanlari da dikkate almak durumundadir" desin. Ne kadar kaknem suratli güdük solculuk derseniz deyin, elbette sorun tamamiyla sinifsaldir. Bu konudaki hassasiyetinizi törpülediyseniz, dün, en büyük gazetelerden birinin manseti belki sizi de sasirtmistir. Dev puntolarla "Iyi ki dogdunuz" Altinda, "Dostlari, sevdikleri, tam 400 kisi Suna Kiraç'in dogum gününü 'duygusal' bir sekilde kutladi." Kutlama mektuplarindan özel bir kitap çikarilmis. Bu kitap yazarlarinin deyimiyle, 'dostlarindan hanimefendiye bir sevgi çiçekleri demeti' imis. Içlerinde Yasar Kemal'in de muhabbet depreminde yazilmis bir mektubu var. Toplumca zenginlere karsi boynu bükük, suratimiza yapismis hamsalak bir siritisla duruyoruz. Öyleyse Tesettür defileleri. Dev gövde gösterileri olarak tasarimlanmis nikâh törenleri. Ve tabii neyi eksik, Reyyan Uzuner'le sayfa sayfa söylesiler. Hanimin akliselimi Ayse Arman'in Basbakan'in dünürü Reyyan hanimla yaptigi söylesi Islamci kesime hep belirli bir mesafeden bakmis olan birçok kisiyi çok etkiledi. Hanimefendinin sogukkanli, dersini hazmetmis bir burjuva dili sergilemesi onlara göre elbette sasirticiydi. Sonuçta Fatih'te oturan türbanli bir kadin çikmis Suna Kiraç gibi konusuyordu. Arman'in dügün izlenimlerinde, 'Basi açik birini gördügümde gizli bir selam çakiyordum' cümlesiyle açikladigi azinlik psikolojisini öyle iyi anlamisti ki okurken annesiyle birlikte gözleri dolmustu. Çünkü hayati boyunca tam tersini yasamis, türbanli oldugu için önyargiyla karsilasmisti. Sözgelimi hukuk fakültesini bitirdikten sonra stajini yaparken Sultanahmet Adliyesi'nde. "Azinlik psikolojisi. Hâkim taktigim basörtüsüne bir sey der mi? Derse ne olur? Oysa, ben onun sinemadan müzige kadar pek çok konuda sohbet etmekten zevk alacagi biriyim. Ama o öyle düsünmeyecek, önyargili olacak." Tahmin edersiniz ki Reyyan hanim için de her seyin basi egitim. "Biz tahsili hiçbir seye degismeyen bir aileyiz." "Açik yürekli ve zeki bir kadin" olarak tanitilan Reyyan hanim 'muhakemesi güçlü' kizinin evliliginden bahsederken, "Ileride bir gün evlenecegini tabii ki düsünüyordum ama bu kadar çabuk beklemiyordum. Haliyle bir sok etkisi oldu. Biraz vur kaç" diyor. Gazeteci: "O da ne demek?" "Ne oldugunu bile anlamiyorsun demek! Türkiye'yi de böyle yönetirlerse süper olur. Hizli arastirma, dogru tespit, hizla harekete geçirip isi bitirme... Kastettigim bu." Basbakan'in dünürünün sohbeti pek tatli. 'Harika bir sey, masum bir sevgi yasayan' çocuklari birbirine çok yakistiriyor: "Benim kalbimin pasi bile çözüldü onlara bakarken" sözü afili bir samimiyet gösterisi degil mi? Reyhan Uzuner'in agarmislar tarafindan büyük bir hayranlik nöbetiyle kucaklanmasi, yillardir bir özgürlük sorunu olarak yaninda durdugumuz üniversiteli türbanli kizlara yönelik olaganüstü bir siddet içeriyor. Hanimefendinin o hiç merak etmedigim basini ne zaman açip kimin yaninda kapadigina dair 'açik yüreklilikle' anlattiklari, hayatini magazine buyur edip sahte mazlumlugundan damittigi 'sik'; yolu Harvard'a asla düsmeyecek olan, evinde de okul kapisinda da mahkûm muamelesi gören kizlarin hayatinin üstüne bir kilit daha vuruyor. Söz alabilmek için, itirazina ikna edebilmek için iktidarin yakininda, zengin, seçkinci ve vasat göbegi renginde olmanin sart oldugu bir dünyada ne sanslari olabilir. Cumhuriyetçi mubahçi laikler, mikrofonlarini ve yüreklerini ancak Reyhan hanimin durdugu yere uzatacaklar. Sadece türbanli oldugu için, onun sade suya tirit mutlu-tutsak ev kadini muhabbetinde boncuk bulacaklar. Türbanli hanimin anneleri gibi konusuyor olmasi onlari sasirtacak. Son yillarin en görkemli dügününün kerameti de burada yatiyor. Berlusconi'nin de tanikligiyla sehrin kalbini sekteye ugratarak sahnelenen bu müthis gövde gösterisi, masalin hep ayni dilde ayni ögelerle yazildigini bize bir kez daha gösteriyor. Kapinin önünde baska Tanrinin çocuklari, nikâhsizlar, savasa karsi olduklari için coplanirken içerdeki pahali sarlatanligin fanfari kulaklari sagir ediyor. Iste mutluluk. Iste iktidarin dügünü. Iste en güçlü siyasi manevra. Ayrica bak: http://www.serzenis.org/basortusu/milliyet/dosya-13.htm |
| | |
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kerameti İnkar Ediyorum(!) | azizan | Dini Bilgi ve Eğitim | 13 | 12.05.2008 18:00 |
| Seyda Sultan Seyyid Muhammed Rasid El Huseyni (ks) VEDA SOHBETI & Kerameti | Dervisan_Esma | Dini Bilgi ve Eğitim | 24 | 17.05.2007 01:10 |
| Nikahin bozulmasi bu kadar kolaymidir...? | mine | Dini Bilgi ve Eğitim | 9 | 17.10.2002 09:51 |