İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 17.11.2003, 19:16

 
Morpheus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.10.2003
Mesajlar: 408
Teşekkür etti: 4
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Son olaylar ve IBDA

es-selam aleykum

Istanbul'daki bazi Yahudi kurumlarina karsi gerceklestirilen bombali saldirilardan hemen sonra gündeme getirilen "IBDA-C yapti!" haberlerini iyi anlamak icin önce BÜYÜK DOGU-IBDA ve IBDA-C hakinda ön bilgi gerekir. Müslümanlarin bu tip konulara yaklasirken bilgileri,-köktenbatici isgalci medyanin tersine-, öz kaynaklardan toplamalari fikir sahbi olmalari icin daha saglikli olacak elbet. Hadiselerden hemen sonra Akademya.org bir basin aciklamasi yayinladi (M. Ali Saral kardesimizin "Istanbul'da terör" baslikli nakli altinda bu basin aciklmasini delikan-forum üyelerine sunmusdum. Ifade ettigim gibi önümüzlerdeki günlerde malum olay etrafinda bir cok dallanma-dudaklanma olacak, müslümanlarin olaylara en dikkatli bicimde yaklasmalarina yardimci olabilmek icin gereken bazi metinleri burda yayinlayacagim. Öncelikle "IBDA-C nedir, ne degildir?" baslikli, bizzat Ibdaci cizgide yayin yapan bir dergide yillar evvel yayinlanan makaleyi müslümanlarin dikkatine sunuyorum. Bu makaleyi okuduktan sonra neden bu tip olaylarin ardindan hemen "IBDA-C yapti!" denildigini biraz daha iyi anlasilacaktir.

Bahsettigim makaleyi naklettmeden önce malum olay hakinda son haberleri aktariyorum.

Sürgün/Morpheus



Ladin’in kurmayı İBDA’yı kullandı iddiası

Kasım CİNDEMİR/WASHINGTON


İsrail istihbaratına yakınlığıyla bilinen internetteki Debka sitesi, İstanbul'daki bombalı eylemleri üstlenen İBDA-C'nin, İslamcı terör örgütü El Kaide'nin İran'daki beyni Ebu Musab Zarkavi ile bağlantısını gündeme getirdi.

Debka 'daki haberde, İstanbul'daki eylemlerden sonra üzüntülerini ifade eden Avrupa Komisyonu Başkanı Romano Prodi'nin açıklamalarına yer verildi ve ‘‘güzel sözcükler’’ yorumunda bulunuldu.

AB'YE ELEŞTİRİ

Haberde, Romano Prodi'nin bir noktayı unuttuğu vurgulanarak, Türkiye'nin isteğine rağmen, AB'nin, geçen ay ve insan hakları gerekçeleriyle, İBDA-C'yi ‘‘terör örgütü’’ olarak tanımayı reddettiğini hatırlattı. Debka, İBDA-C ile ilgili bilgiler verdi, bu İslamcı örgütün, geçmiş yıllarda, Yunan istihbaratı, ASALA ve Kudüs Tugayları gibi servis ve örgütlerle ilişkilerine yer verildi.

İRAN VERMİYOR

Debka sitesi, İBDA-C'nin, Kuzey Irak'taki Ansar El İslam ve El Kaide'nin İran'daki beyni Ebu Musab Zarkavi ile ilişkilerini de gündeme getirdi. Zarkavi'nin, biyolojik ve kimyasal savaş uzmanı ve örgüt içinde ‘‘İsrail karşıtı’’ cephenin komutanı olduğu ifade edildi. ABD'nin, Bağdat'taki iki ayrı bombalama eylemleri nedeniyle Zarkavi'nin peşinde olduğu kaydedilerek, ‘‘İstanbul'daki iki sinagoga karşı eylemlerde Zarkavi ya da adamları Türk teröristlere yardım etmiş ve planlamada destek vermiş olabilir’’ denildi.

ABD'nin Zarkavi'yi İran'dan istediği, ancak Tahran'ın bu talebi geri çevirdiği biliniyor. (Hürriyet, 17. Kasim 2003)

Haberle ilgili IBDAcilarin kisa yorumlar ve DEBAK hakinda bilgi: http://www.rasat.com/forum/display_t...PagePosition=1 ve http://www.rasat.com/forum/display_t...PagePosition=1

(...)

El Kaide’nin alt kolu üstlendi

İstanbul'da sinagoglara düzenlenen saldırıları El Kaide'ye bağlı Ebu Hafız el Masri Tugayları Mücahitleri adlı örgüt üstlendi.

Londra'da yayınlanan El Kudüs el Arabi Gazetesi, İstanbul'daki sinagoglara düzenlenen saldırıları Ebu Hafız el Masri Tugayları Mücahitleri adlı bir örgütün üstlendiğini açıkladı.

El Kaide'nin alt kolu olduğu bilinen örgüt, gazeteye bir e-mail olarak gönderdiği bildiri ile saldırıların sorumluluğunu üstlendi. Gazetenin editörü Abdel Bari Atvan'ın, El Cezire Televizyonu'na verdiği demece göre e-mail'de şu mesaj yazıyor: ‘‘Ebu Hafız el Masri Tugayları Mücahitleri, İstanbul'un merkezindeki iki sinagogda, toplam beş MOSSAD ajanı olduğunu tespit etmiş ve ölümcül patlamayı gerçekleştirmiştir.’’

Örgüt, Birleşmiş Milletler Bağdat karargahını da Ağustos'ta kendilerinin bombaladığını belirtti.

WASHIGTON POST: EL KAİDE ÜSTLENDİ

Bu arada ABD'de yayımlanan Washington Post gazetesi, Arap medyasına gönderilen iki ayrı mesajda, İstanbul'daki iki sinagoga yönelik bombalı saldırıların sorumluluğunu El Kaide'nin üstlendiğini duyurdu.

Gazete, El Kaide ile bağlantılı bir grubun, El Kuds gazetesine gönderdiği bir elektronik-postayla saldırıları üstlendiğini ve El Kaide'nin, ABD ve diğer ülkelerde başka saldırılar planladığını bildirdiğini yazdı.

El Kuds'a gönderilen mesajda, İstanbul'daki sinagogların hedef alınmasının nedeni olarak, El Kaide mensuplarının sinagogların içinde İsrail gizli servisi Mossad casuslarının bulunduğuna inanması gösterildi. (Hürriyet, 17. Kasim 2003)
Morpheus isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 17.11.2003, 19:31

 
Morpheus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.10.2003
Mesajlar: 408
Teşekkür etti: 4
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
İBDA-C NEDiR, NE DEGiLDiR?

1986 yılında İBDA büroları faaliyete geçti. İlk Bürolar bizzat Kumandanımız tarafından oluşturuldu. Bundan sonra Büro faaliyetleri kendi başına yürüdü. Bürolaşmayla beraber İBDA-C (cephesi) esprisi doğdu.

İBDA-C, "İBDA Fikriyatını benimseyen; hatası, sevabı ve mesuliyeti kendine âit, İBDA Mimarı'nın dışındaki faaliyetlerdir." Cepheleşme ve Bürolaşma ile, hiyerarşik olarak alt-üst ilişkisine aykırı tamamen orjinal bir teşkilatlanma modeli ortaya konuldu. Bu modelde, klasik emir-komuta zinciri yok. İBDA'ya gönül vermiş her cephe, merkezden emir almadan, İBDA ruh ve anlayışıyla hareket etmekte; bu sistemin eşya ve hâdiselere tatbiki için mücadele vermektedir. Tek kişi cephe ve büro olabileceği gibi her İbdacı, mizaç ve hususiyetlerinde yakınlık kurduğu kişilerle cephe veya büro kuracak, istediği ve ilgi duyduğu faaliyet sahasına sarkacaktır.


İBDA-C'ler şu ilkeye sahibtir: "GEREKTİĞİ YERDE GEREKENİ YAPMAK." İBDA ruh ve anlayışını kazandıktan sonra gerektiği yerde gerekeni yapmayı İBDA cepheleri takdir ve tatbik edeceklerdir. Bu; merkezi arayıp emir alma, toplanıp karar verme...vs. işlemlerine gerek duymayan, seyyaliyeti ve dinamizmi olan bir teşkilat modelidir. Adem-i merkeziyetçi görünümde; fakat en merkeziyetçi sistemden daha sağlıklı ve merkeze daha bağlı bir sistem. Ruh birliği ile sağlanan duygu ve düşünce beraberliği, hiçbir haberleşmenin elde edemeyeceği bir sür'ati ve yöntemi sağlamakta; merkeziyetçi teşkilatlardan daha hızlı ve yapıcı bir model oluşturmaktadır.

Herkes bulunduğu yerde kimseden emir almayı beklemeden İbda'ya uygun iş ve faaliyette bulunur. İBDA'dan ne anladığını ortaya koyar; gereken tavrı göstermeye kendini vazifeli addeder. Her İbdacı, çapı ve ehliyeti kadar İBDA'yı şahsiyetinde pırıldatmakta, sonsuza açık İBDA güzelliklerinden bir nebze yansıtmaktadır.

Cephelerin faaliyetlerinin doğruluğu yaptıkları işin İBDA ruh ve anlayışına uygunluğu ile ölçülür. İBDA'yı yansıttıkça müsbet, uzaklaştıkça menfî olarak değerlendirilir. Bir İBDA cephesi mensubunun yaptığı faaliyet sadece kendini bağlar. Eğer yaptığı faaliyet yanlış ise diğer İBDA cephelerini ve İBDA'yı bağlamaz. Yâni İBDA-C'lerin ortaya koyduğu yanlış bir hareket İBDA Fikriyatı'nı lekelemez... Böylelikle yanlış hareket ortaya koyan bir cepheye kızıp İBDA'ya karşı olma mazereti de ortadan kalkar.

Herbiri bağımsız hareket eden İBDA cepheleri isterlerse ortak faaliyetlerde bulunabilirler. Birbirine yakın cepheler ortak bazı hareketler yapar; birbirlerine takviye olurlar. Olmalıdırlar da... O zaman yapılan, Bürolar arası ortak faaliyet olur.

İBDA'nın bu teşkilatlanma ilkesine göre, Edirne'den Hakkari'ye kadar İBDA-C'ler kurulmakta; bunların varlıklarını ilk etapta biz dahi duymamaktayız. Bu cepheler, kendi çevre ve imkânlarına göre İBDA'ya nasıl hizmet edeceklerini kendileri takdir edip faaliyet gösterecekler; yâni merkezin talimatını beklemeyeceklerdir. Bize gelen mektublardan pekçok yeni İBDA-C'lerin varlığını sevinerek öğrenmekteyiz. Bize mektub yazan ve faaliyetleriyle kendini duyuran İBDA-C'lerden böylece haberdar olmaktayız. Buradan, haberimiz olan veya olmayan bütün İBDA-C'lere şunları söylemek isteriz: Yayın organının elverdiği ölçüde gönüldaşlar arasında irtibatı sağlamayı ilke edinen Taraf Bürosu olarak haberlerinizi bekliyoruz. İBDA-C Taraf Bürosu olarak sizleri tanımasak bile, kardeşlerimiz olarak iyi, güzel, doğru yolunda elele olduğumuzu ifâde ederiz.

Büroların ve cephelerin kuruluş sebebi İBDA'dır. Herkes kendi gücü, imkân ve çevresiyle İBDA Fikriyatı'nı hayata tatbik kavgası içindedir. İBDA cephelerinin faaliyetleri İBDA olmayıp İBDA'dandır. İBDA Mimarı'nın bizzat yürüttüğü faaliyet İBDA olup; diğerleri kendi renk ve tonlarıyla İBDA-C'lerdir. İBDA ve İBDA-C farkını yayın faaliyetlerinde şöyle belirtebiliriz: İBDA, Gölge I, Eserleri, konferans ve röportajları vs... İBDA-C'ler ise: Tavır, Öfke, Karar, Elif, Oluş, Ak-Doğuş, Ak-Zuhur, Taraf vs...

Hayatın her şubesi, hukuk, siyaset, idare, iktisad, sanat vs. İBDA-C'lerin faaliyet sahasıdır. Yeryüzü fetih ve sirayet sahamızdır. Allah'ın halifesi misyonu bunu gerektirir. İBDA-C'ler her sahada müesseseleşmek, ihtisaslaşmak durumundadır. İBDA Fikriyatı'ndan aldığı ipuçlarla parça mevzulara yönelebilmeli, çözümler üretebilmeli, yöneldiği mevzularda her yanlışın yerine doğrusunu gösterebilmeli ve aksiyonunu ortaya koyabilmelidir. Her saha İBDA'nın fetih sahası olduğu gibi; kendi çarşafımıza bütün dünya irfan yemişlerini silkeleyebilmek de diyalektiğimizin hususiyetidir. "Hikmet mü'minin yitik malıdır" ölçüsü (anlayışı) içinde, her güzel ve doğru bizim öz malımızdır... Dışımızdakiler bile bizim diyalektiğimizin tersinden doğrulayıcısıdır. Dolayısıyla dışımızdakilerin eylemlerini bile kendi kâr hanemize devşirme bünyesine sahibiz.

İBDA-C'ler müesseseleşip, ihtisaslaşmayı, yeni bir müesseseyi çekirdekten kurarak sağlayacağı gibi; mevcud müessese, dernek, cemaat, sanat, ilim vs. çevrelerini kendi hasrı içine alarak da yapabilirler. İhtisas sahalarında emeklerini ortaya koyan müslümanları, bütün sistem olan İBDA diyalektiğiyle bağlantılarını göstererek devşirebilirler. Dolayısıyla mevcut müslümanların verimlerini de bir sisteme bağlayarak, bütünle ilgisiz parça mevzularda kaybolup gitmelerini önlemiş olurlar. Hem İBDA'ya fayda, hem o müslümanların emeğine fayda... Şöyle bir misâl verebiliriz: Said-i Nursî İBDA'nın hasrı içindedir; İBDA'nın militan çizgisindedir. Said-i Nursî'nin özlediği gençliğe İBDA gençliği adaydır. Said-i Nursî bizden, biz de ondanız.

[b]İBDA-C'ler legal mi, illegal mi? Bir kere şunu peşinen belirtelim:

Konu Morpheus tarafından (19.11.2003 Saat 20:59 ) değiştirilmiştir..
Morpheus isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 17.11.2003, 19:33

 
Morpheus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.10.2003
Mesajlar: 408
Teşekkür etti: 4
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
İBDA legal bir harekettir. Salih Mirzabeyoğlu ve İBDA Fikriyatı ortadadır. Halka ve gençliğe sirayet edici bir fikriyattır. Halka ve gençliğe sirayet edecek, hayatın bütün şubelerini kuşatacak, ihtisaslaşacak, müesseseleşecek bir hareket legal olmak zorundadır. İBDA-C'lere gelince... İBDA-C'ler de yukarıda saydıklarımızı yapmaya talib olduklarına göre çoğu legaldir. Zaten izâh ettiğimiz gibi cepheler tamamen bağımsız birimlerdir. Kendi başlarına hareket ederler. [/b] İki kişi bir araya gelip illegal bir cephe dahi kursa bu diğer cepheleri bağlamaz. Cemiyetin içinde ve açıkta faaliyetlerini sürdüren çoğu İBDA-C'ler faaliyetlerine sınırlama getirildiği zaman yeraltına inebilme özelliği taşır...

Dev-Sol ve PKK illegal örgütler olup; açıkta ve kanun önünde herhangi bir teşkilatı, tabelası, adresi, temsil eden kişisi yoktur. Halbuki İBDA cepheleri mensubları açıkta ve kanun önünde faaliyetlerini yürütürler. Polis takibine maruz kalsalar, hapise düşseler dahi çekinmeden "İbdacıyım" derler. İBDA-C'lerden birinin veya birkaçının yasadışı eylem yapmaları dahi bu durumu değiştirmez. Bir kişi dahi İBDA-C oluşturup illegal faaliyetlerde bulunabilir. Bunun bütün zümreyi bağlamayacağı aklen ve hukuken meydandadır. Meselâ: Bir veya bir kaç kişi bir araya gelip, belirledikleri bir hedefi öldürüp yanına İBDA-C imzalı bir bildiri bırakabilirler. Böyle bir eylem sadece yapanlara âittir. Diğer İBDA-C'leri ve İBDA'yı bağlamaz. Hukuken bu böyledir. Polis ne kadar operasyon düzenlerse düzenlesin, her cephenin faaliyeti müstakil olduğu ve birinin yaptığından diğerinin haberi olmadığı için birşey elde edemeyecektir.

Cephe ve Büro esprisi aynı zamanda kişinin hürriyetini tanımasını da sağlar. İBDA'ya bağlandıktan sonra hayatın çok geniş sahalarında at koşturma imkânı verir: Şahsiyetleri ezmeden, bilakis tekamül ettirerek. Cepheleşme ve bürolaşmada şahsiyet, asâlet ve hürriyet vardır.

İBDA'nın dünya görüşü ruhçu olduğu gibi, teşkilatlanmasındaki asıl bağ ruhçuluğun tezahürüdür. Teşkilat ve kadro hususiyetimizin ruhunu belirten, Kumandanımız'ın şu sözlerini verelim:

"Biz su gibi bir keyfiyetin malikiyiz; buhar oluruz, buz oluruz... Fikirse fikir, kavgaysa kavga; her şartta geçerli bir hassaya sahibiz..." (Taraf Dergisi, sayı: 8)

Panik operasyonu olarak nitelediğimiz İBDA-C operasyonu 13 ay önce oldu. Bu operasyon sonunda herkes İBDA'nın çökmesini beklerken, İBDA'nın devasa adımlarla yürüyüşü görüldü. Bu yürüyüş karşısında polis çaresiz; sessiz kalsa olmuyor; yeni bir İBDA-C operasyonu düzenlese eskisinin sonuçları ortada... CIA de MİT'e yol gösteremiyor, şaşkın...

İBDA-C'lerin bir faydası da "tabiî ayıklama bünyesi" oluşturması... Cephe esprisi içinde herkes yaptığı işle vardır; ortada gezinmek yok. Cepheler faaliyetleriyle tanınır. Böylece "iş yapan kim, İBDA orada" anlayışı hâkim olur. İş yapanla yapmayan açıkça ayırdedilir. Cephe, ortaya iş ve faaliyet koymayla oluşur. "Otomobil; zatiyle hareketli" davası cephe esprisidir.

İBDA-C'ler, aynı davada mizaç farklılıkları gibi sebeblerle değişik renk ve tondaki görüntülerdir. Cepheler ayrılık olmayıp; bir resimde komposizyonu tamamlayan değişik renk ve tonlar gibidir... Değişik yerlerdeki öğrenci, öğretmen, işçi, memur, esnaf, işadamı, bürokrat, ilim ve sanat adamları, milletvekili, vs. İBDA cephelerinden birer cephe olabilirler. Toplumun her kesimi cepheleşmeye dahildir.

İBDA-C'nin bir faydası da; her cephe bağımsız hareket ettiği ve faaliyetleri hatası ve sevabıyla sadece kendini bağladığı için, hukukî zeminde bir cephenin yaptığı kanunsuz hareketten dolayı zümrenin suçlanmasını önlemektir. Aynı zamanda çorap söküğü gibi çözüldüğünü gördüğümüz sol örgütlere benzemeyen; bir cephenin yaptığından öbür cephenin haberi olmasına imkân tanımayan bir teşkilatlanma modelidir. Devlet destekli kontgerillanın yapacağı provokasyonları da tesirsiz hâle getiricidir. Bu yüzden Kumandanımız: "Provakasyonlar bile bize yarıyor" der. Bizim diyalektiğimiz ve teşkilatlanma modelimizin hususiyetinden dolayı, bize provokasyon yapanlar provokasyona gelir.

"İSLÂMCI TERÖR ÖRGÜTÜ: İBDA-C"

Resmî makamlar nezdinde bir İBDA-C terör örgütünün adı geçiyor. Gazeteler artık rahatça terör örgütleri listesine İBDA-C'yi de alıyor ve haber kaynağı olarak İstanbul Valiliği'ni gösteriyorlar.

Onbirinci sayımızda, Milliyet gazetesinde yayınlanan bu tür bir haberi tekzib etmiştik. Aynı haber, aynı "18 terör örgütü listesi", bu sefer de Cumhuriyet gazetesinde yayınlandı. Dahası, Hürriyet gazetesi de terör örgütlerinden ele geçirilen silâhlar üzerine yaptığı bir haberde, İBDA-C örgütünden de 13 adet silâha el konulduğunu yazıyor. Hürriyet'in belirtmediği kaynağı mı haberi böyle geçti, yoksa kasıtlı bir değişiklik mi bilemiyoruz; ama bu gazetenin daha önce de İBDA-C için, "bölücü örgüt" tâbirini kullandığını hatırlarsak (Kürt politikamıza atfen), ısrarla bizi arenaya davet ettiği sonucunu çıkarabiliriz. Düşmana verdiğimiz silâh sayısı dörttür ve bu sefer "öyle" olmaz cevabımız!

İlle bir İBDA-C terör örgütü görülmek veya "gösterilmek" mi isteniyor? Bizim için mahzuru yok; görülebilir ve gösterilebilir de... Kaldı ki, şimdiye kadar hiçbir profesyonel terör eylemi bu adla üstlenilmiş değil. Şu sebebten bu sebebten üsrlenilebilir de...

Nedir o hâlde İBDA-C?

Mevzu itibarı kestirme tarifi ile İBDA bir fikir mihrakı olduğuna göre, İBDA-C bu mihraka gönül vermiş bir takım kuruluşların nisbet adıdır. Açıkçası İBDA'ya muhatab zümrelerin fikir örgütlenmeleridir. Fakat sözkonusu fikir, bazı grupların "terör örgütü" oluşturmalarına ilhâm verirmiş, bazılarını "kurtarılmış bölge" faaliyetlerine sevkedermiş; burası doğrudan doğruya fikri ilgilendirmez: Külliyat boyunca, "şurasını kundaklayacaksınız ve İBDA-C imzalı bildiri bırakacaksınız!" gibi bir ibareye rastlanmadığı hâlde, adam "öyle" ilhâm alıyorsa, bu diğer İBDA-C bürolarını bağlıyor olamaz.

"Kıvırmadan" söyleyelim: Biz bir İBDA-C terör örgütünün varlığını doğrulayamayacağız. Resmî kaynaklara bile geçtiğine göre, yalanlayamayacağız da...


(*) Taraf Dergisi, Mart 1992, sayı: 13, s. 38-39
Morpheus isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 17.11.2003, 20:28

 
Üyelik tarihi: 10.03.2003
Mesajlar: 44
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Selam!

Peki terör örgütünden farkiniz nedir? Islam icin ne yaptiniz? Islam'i milletin gözünde sahlandirdiniz mi yoksa milleti korkuttunuz mu?

Kalasnikoflarla gemi kacirma sovu nedir mesela? Terör eylemi degil mi? Sirf komunistler yapinca mi eylemler terörist oluyor ???

Saygilar
__________________
Akillanma, aklini basina toplama, kendisini derleme, toparlanma bu dünyaya ait bir vazife... Ahirette nasil olsa aklin basina gelecek.
fatih61 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 17.11.2003, 21:14

 
Morpheus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.10.2003
Mesajlar: 408
Teşekkür etti: 4
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Kardesim, "Islam icin ne yaptin, ne yaptiniz (cemaat capinda)!?" sorusu daima demagojiye acik... Kolayci bir yaklasim. Ben kimseye böyle bir soru ile yaklasmam. Ilk bastaki kisa giris yazimi bir daha oku lütfen... BÜYÜK DOGU-IBDA veya IBDA-C'ler hakinda konusulurken ön bilgi yok bir defa. Böyle olunca ne attigimizi atabiliyoruz ne de tuttugumuzu tutabiliyoruz.

Mesela, "Kalasnikoflarla gemi kacirma sovu nedir mesela? Terör eylemi degil mi?" diyorsun... Bahsettigin olay (yanlis hatirlamiyorsam 1996 yilinda) bir IBDA-Cephesinin de destekledigi (eyleme Cecen mücahitlerde katilmisti) "Avrasya" feribotunun "kacirilma"si eylemidir. Bildigimiz gibi eylem tamamen Cecenistan'da süren (o günlerde ve bugün hala) Moskof zulmüne karsi bir tavirdi. O günlerde Cecen mücahitlerin Moskoflara karsi yürüttükleri siddetli akinlarini desteklemek ve özellikle dünya kamuoyunda hakim olan "Cecenistan Rusya'nin ic meselesidir" anlayisini kirmak, Cecenistan davamizi dünya kamuoyuna duyurmak, icin gerceklestirilmis bir eylem. Daha o yil icinde Moskoflarin aldiklari yenilgiler neticesinde Cecenistan'dan geri cekilmeleri (ki artik Rusya icin hem ic hem dis baskilar artmisdi) o eylemin dogrulugunu-isabetini gösterir.

Yani senin dedigin gibi "sov" filan yok. Müslümanlarin belli bir cikari-hedefi icin yapilmis bir harekettir.

Eger illa "siz ne yaptiniz" diye soracak olursan derimki: Bu yetmez mi? Ama lütfen simdi bu tip seylere girmeyelim... Ben kesinlikle "sen/siz ne yaptiniz" mealinde bir gereksiz soruyu kimseye yöneltmiyorum.

"Sirf komunistler yapinca mi eylemler terörist oluyor ???" "IBDA-C nedir, ne degildir?" yazisini dikkatlice okumadigin bu sualinden anlasiliyor. Istersen bir daha oku (özellikle gercek manada söz sahibi olmak istersen).


Selam ile...

Konu Morpheus tarafından (18.11.2003 Saat 16:04 ) değiştirilmiştir..
Morpheus isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 18.11.2003, 16:37

 
Morpheus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.10.2003
Mesajlar: 408
Teşekkür etti: 4
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Dün (17. Kasim) TC medyasi tarafindan gün boyu duyurulan "Teröristlerden birisi IBDA-C üyesi Azad Ekinci" mealindeki haberlerin "yamukluk"lari bugün ortaya cikmaya basladi... "Agzi olan konusuyor" cinsinden haberler söyle:

1. Haber/Teori: "Azad Ekinci IBDA-C'den gözaltina alindi ve saldirida öldü"

"Neve Salom Sinagogu’na yapilan saldirinin Azad Ekinci, Beth Israil Sinagogu’na düzenlenen saldirinin ise Mesut Çabuk tarafindan düzenlendigi açiklandi. IBDA-C örgütüne yönelik operasyonlar sirasinda daha önce gözaltina alinan Azad Ekinci’nin fotograf teshisi yapildi. Ekinci’nin Beyoolu’ndaki Neve Salom Sinagogu’ndaki saldiriya katildigi belirtiliyor. Azad Ekinci’nin kimlik tespitinin kesinlesmesi için, Bingöl’den getirilen agabeyinin DNA örnekleri alinacak. 6 kez Iran’a gittigi ve bomba egitimi aldigi belirlenen Azad Ekinci’nin de, Afganistan’da El Kaide kamplarinda egitim gördügü ve örgütte önemli bir rütbe kazandigi bilgisine ulasildi."
(NTVMSNBC SITESINDEN)

2. Haber/Teori: "Azad Ekinci Hizbullah ve Islami Hareketin adami ve yurtdisinna kaçti"

"SINAGOG saldirilarinin planlayicilarindan oldugu belirlenen Bingöl nüfusuna kayitli 1976 dogumlu Azad Ekinci, 1993'te Bingöl Lisesi'nden mezun oldu. Ancak Istanbul'daki üniversite ögrenimini yarida birakti. 1997-2000 yillari arasinda 3 yil boyunca Bingöl'de Hizbullah örgütünün teblig kanadinda eylem yapti. Örgütün Ilim-Menzil olarak ikiye ayrilması, PKK ile çatismalara girilmesi üzerine Bingöl'ü terk etti. Üniversite ögrenimi için geldigi Istanbul'da Müslüman Kardesler örgütüne giren Ekinci, daha sonra liderligini Irfan Çagrici'nin yaptigi Islami Hareket'e geçti. Agabeyi Metin Ekinci'nin kimligiyle Istanbul'dan pasaport çikardi. 8 kez Iran, 3 kez Pakistan, 2 kez de Çeçenistan ve Bosna'ya gitti. Iran'da 5-7 ay arasinda kaldi. 1997-99 arasinda 2 yil da Pakistan'da silah ve bomba egitimi aldi. Ardindan Çeçenistan'da, Çeçen direnisçilerle birlikte savasti. 28 Ekim 2003’te Istanbul'dan Dubai'ye uçan Azad Ekinci'nin yurda döndügüne iliskin bir bilgi bulunmuyor." (HURRIYET GAZETESI SITESINDEN)

Dün ise Tercüman gazetesi "Terörist Türk cikti" basligi altinda söyle yaziyordu: "Kuledibi ve Sisi'deki sinagoglarin bulundugu sokagi kan gölüne ceviren teröristlerden birinin , Bingöl dogumlu Hizbullah üyesi Mesut Cabuk adli Türk oldugu belirlendi."

Görüldügü gibi üc haberde en ufak bilgilerde bile birbirini tutmuyor. Özellikle kaynaklar hakinda herhangi bir bilgi yok, kim veriyor TC medyasina böyle bilgileri? Ve TC medyasi neden bu kadar "bariz keriz" seklinde bilgileri hic bir ciddi arastirmaya tabii tutmadan "haber" yapiyor? Bence isin iki yönü var: 1.) TC emniyet güclerinin büyük ölcüde "knock out" olmalari ve/veya cesitli TC emniyet gücleri birimlerinin birbirlerine ve kamuoyuna yönelik desenformasiyon faaliyetleri (tabi böyle bir durum "neden desenformasyon?" sorusunu gündeme getirir). 2.) TC medyasinin bilincli/bilincsiz "derin devlet"in desenformasiyon faaliyetlerine alet olmasi. Geri kalan kerizlikleri ise sapsal medya mensuplarinin kültürsüzlüklerine baglamali.

Bombacılar Türk çıktı

Şişli'deki saldırıyı Mesut Çabuk'un, Beyoğlu'ndakini Gökhan Elaltıntaş'ın yaptığı ağırlık kazandı. Kamyonetleri temin eden Azad Ekinci ile Feridun Uğurlu'nun ise Dubai'ye kaçtığı iddia edildi... (...) Şişli'de bulunan Pakistan pasaportu, olayın "Vahabi" bağlantısı tahmini konusunda yeni bir bulgu oldu. Kendisi de Vahabi olan Usame bin Ladin liderliğindeki El Kaide'nin Pakistan, Afganistan, İran ve Çeçenistan bağlantıları, Türkiye'deki zanlıların rotalarında da izlendi. Polisin, Azad Ekinci'nin ağabeyi olan ve Bingöl'den İstanbul'a getirilen Metin Ekinci ile Feridun Uğurlu'nun babası Ahmet Uğurlu ve bazı yakınlarına uygulanan DNA testi sonuçlarını aldıktan sonra açıklama yapacağı kaydedildi. Yakınları üzerine aldıkları kamyonetleri intihar komandoları oldukları ağırlık kazanan Elaltıntaş ile Çabuk'a verdikleri kaydedilen Bingöllü Ekinci ile Eskişehirli Uğurlu'nun 15 gün önce birlikte Dubai'ye gittikleri iddia edildi.
(Milliyet, 18. Kasim 2003)

Demek Azad Ekinci simdi sag salim ve tahminen Dubai'de? Daha dün "intihar saldirisi"nda ölen iki kisiden biriydi Azad Ekinci, bugün Dubai'de imis... Yedi canli mi bu Azad Ekinci!? Kesin IBDAci herhalde?!...

"Biz su gibi bir keyfiyetin malikiyiz; buhar oluruz, buz oluruz... Fikirse fikir, kavgaysa kavga; her şartta geçerli bir hassaya sahibiz..." (SM)

Sürgün/Morpheus

Konu Morpheus tarafından (19.11.2003 Saat 21:01 ) değiştirilmiştir..
Morpheus isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Ibda-c ergenekon ilişkilerine dair yavuz1 Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 130 29.07.2008 03:04
Tayyip IBDA-C'liymis(!) Morpheus Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 4 14.01.2008 12:22
PAPAZ'I öLDüREN iBDA-C Li... mesih nizamlı Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 31 24.06.2006 11:18
NE YAPMALI :iBDA mesih nizamlı Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 31 28.01.2006 22:44


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:42 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50