İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 29.11.2003, 20:50

 
Morpheus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.10.2003
Mesajlar: 408
Teşekkür etti: 4
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
HSBC bankasinin ardindaki sirlar

HSBC bankasının ardındaki sırlar

Serdar Kuru / Araştırmacı


Hazır dikkatlerimiz bombalar sayesinde HSBC bankasına çevrilmişken bu bankayı iyi tanımakta oldukça fayda var. Basında genel olarak Büyükçe bir İngiliz bankası olarak tanıtılan HSBC aslında hiçde o kadar basitçe geçiştirilecek bir banka değil. Bu bankanın ardında pek çok ilginç gizemli olay ve ilişkilerde bulunmakta. Şimdi bu HSBC bankasını ve ardında yatan gizemlere doğru beraberce bir yolculuğa çıkalım.

Parolası "Dünyanın Yerel Bankası" olan HSBC global kapitalist dünya sistemine iyi bir temsilci sayılabilecek bir kuruluş. Merkezi Londrada olan banka dünya çapındaki 9500 şubesi ile 79 ayrı ülkede hizmet vermekte. Bankanın 200 bin hissesi New York, Londra, Hong Kong ve Paris borsalarında işlem görüyor bu sebeple İstanbuldaki saldırılar dünya borsalarınıda yakından etkiledi.


HSBC ismi nerden geliyor derseniz tam açılımı The HongKong ve Shangai Banking Corporation yani kısaca Hong Kong ve Şanghay Bankacılık Şirketi.

Banka Hong Kongta iş yapan son derece güçlü bir şahıs olan Sir Thomas Sutherland tarafından Mart 1865 senesinde Hong Kongta kuruluyor ve hemen ardından ilk şubesini Şangayda açıyor. Thomas Sutherland karakterini yazının ileriki bölümlerinde daha yakından tanıtacağım. 19. yüzyılın sonları ve 20 yüzyılın başlarındaki dönemde HSBC İngiliz kapitalist yayılmacılığına iyi uyum göstererek bütün Çin ve Güneydoğu Asyaya yayıldı.

Bu gelişmemiş ülkelerde karşılarında bir rekabet olmadığı için kısa zamanda tüm bankacılık sistemini ele geçirdi ve milyonlarca sterlin değerinde likit parayı bu bölgelerin insanlarından emip kendi kasalarına boşalttı. Banka o kadar etkindiki Güneydoğu Asyadaki pek çok ülkenin paralarını bile kendileri basıyorlardı kısaca bu ülkelerin ekonomileri HSBC tarafından ve onun sahibi İngiliz Sömürge İmparatorluğu tarafından ele geçirilmişti.


1950li yıllarda banka kapitalizmin yeni süreci çerçevesinde Globalleşme kararı aldı bütün dünyaya yayılmaya başladı. İlk olarak 1959 senesinde British Bank of Middle East bankasını satın alarak petrol zengini olmaya yeni yeni başlayan Ortadoğuya adım attılar. Bunun dışında HSBC 1970lere kadar pek çok ufak finans kurumunu gizlice satın aldı ve bu kurumların isimlerini korumasına izin vererek kendisi perde arkasında kaldı. 1980 lerde
Kanada, Avustralya ve Amerika pazarlarınada ayak basmaya başladılar.

HSBC 1990 lara kadar dünyanın her yerinde açık ve gizli alımlara sürdürdüğü globalleşme sürecini 1991 senesinde bütün bağlı iştiraklerini tek bir çatı altında toplayarak "HSBC Holdings" adlı dev bir global finans gücü olarak ortaya çıkıverdi.

Özellikle Temmuz 1992de İngilterenin Güçlü Bankalarından Midland Bankıda satın alınca HSBC dünyanın en büyük bankacılık ve finans organizasyonlarından biri haline geliverdi.

1999'da son derece şüpheli şartlar altında ele geçirdiği Safra holdingslerle beraber Amerikadada oldukça kuvvetli bir mevki kazandı bunun ardından 2003 senesinde Amerikanın en önde gelen tüketici finasmanı kurumlarından HouseHold şirketinide bünyesine kattığını düşünürsek HSBCye global kapitalizmin dişli oyuncularından biri olarak bakabiliriz artık.


Buraya kadar anlatılanlar yeni dünya kapitalizminin oyuncularından birinin "normal" sayılabilecek aç gözlü geçmişidir fakat daha bitmedi esas ilginç noktalara buradan sonra gireceğiz.

Bankanın yönetim kuruluna baktığımızda tam bir "yuvarlak masa şövalyeleri" görünümüne şahit olmaktayız. Kısaca bir tanıyalım bu "şövalyeleri":

Sir John Bond : 61 yaşında. Grup başkanı, Uluslararası Finans Enstitütüsü başkanı, Ford Motor üyesi,İngiltere Merkez Bankası yöneticisi.

Barones Dunn : Başkan Yardımcısı 63 yaşında. Hong Kongun gizli yöneticileri olan süper zenginlerin oluşturduğu Hong Kong Konseyinin eski üyesi.

Sir Brian Moffat : Başkan Yardımcısı 64 yaşında. İngiltere Merkez bankası üyesi.

Lord Butler : Üst düzey yönetici, 65 yaşında Eski kabine Başkanı ve Sosyal Güvenlik bakanı.

Lord Marshall : Üst düzey yönetici, 69 yaşında, British Airways başkanı.

Sir Mark Moody-Stuart : Üst düzey yönetici 62 yaşında, Anglo American Petrol, Shell ve Royal Dutch şirketlerinde görev yaptı. Birleşmiş Milletlerin Global Bütünlük Konseyi adındaki çok ilginç kurumuna danışmanlık yapıyor

Sir Brian Williamson : 58 yaşında Üst düzey yönetici, London Internation,Electra ve Templeton gibi sigorta devlerinde yönetici. İrlanda Merkez Bankası üyesi.


Evet gördüğünüz gibi bir zamanların derebeyleri ve aristokrat "mavi kanlı" sömürücüleri yeni Global Kapitalist düzenede çok iyi uyum sağlamışlar ezilenler yine hep aynı.


Peki bu Global Para devini ortaya çıkaran beyin olan Sir Thomas Sutherland kimdir birazda onu tanıyalım. Bay Sutherland aslında bir başarı hikayesi İskoçyalı fakir bir aileden çıkarak dünyanın en zengin kişilerinden bir olmayı başarmış fakat bu başarısını yeteneklerinden çok inanmış bir mason olmasına borçlu. Sir Sutherland 1834 senesinde fakir bir İskoç ailesinin çocuğu olarak Aberdeen şehrinde doğuyor. Bütün fakir iskoç çocukları gibi papaz okuluna gönderildi ise de bir papaz olmak gözünü para hırsı bürümüş Sutherlanda göre değildi. 18 yaşında ileride başına geçeceği Deniz Taşımacalığı şirketi P&O ya katip olarak girdi ve Hong Konga gönderildi.

Açıkgözlülüğü ve sinsiliği sayesinde bir kaç sene içinde Şirketin Japonya ve Çin pazarlarından sorumlu müdür yapıldı. Bu dönemde bugün hala faaliyette olan Hong Kong ve Whampoa Dok hizmetleri şirketini kurdu. Bu şirket sayesinde Hong Kongda pek çok liman açtılar ve bu limanları İngiliz Donanmasınada kiralayarak iyi para kazandılar. Bu dönemde göze çarpan Sutherland kısa bir süre sonra Masonlara katıldı ve İskoç Ritine üye oldu.

Bütün masonlar gibi artık Sutherlandın önü açıktı ve ilk yaptığı iş HSBC bankasını kurmak için çalışmalar başlatmak oldu. O zamanlar Honk Kongtaki bütün bankalar yabancıydı ve Hong Konglu büyük işadamları bu bankların kendilerini soyduğunu düşünüyordu yeni mason olmuş Sutherland mason işadamı kardeşlerine neden kendi bankamızı kurmuyoruz diye sordu. Bu sorunun cevabı 1865 senesinde HSBCnin kurulmasıyla geldi. Bankanın kurucularının hepsi Mason işadamlarıydı.

Konu Morpheus tarafından (30.11.2003 Saat 17:06 ) değiştirilmiştir..
Morpheus isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 29.11.2003, 20:59

 
Morpheus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.10.2003
Mesajlar: 408
Teşekkür etti: 4
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Bu başarısından sonra Sutherland dönemim Hong Kong Locası Üstadı Sir Hercules Robinson tarafından ülkenin gizli yönetici konseyi olan Hong Kong Konseyine üye olarak teklif etti henüz 30 yaşını doldurmamış biri için bu son derece büyük bir başarıydı. Hong Kong Konseyi bütün bölgeyi sömürerek kapitalist-prensler haline dönüşmüş süper-zengin Hong Konglu işadamlarının kurduğu bir oluşumdu ve ülkeyi aslında bunlar yönetiyordu. Böyle bir konseyin üyeliği genç bir mason için ileri doğru atılmış büyük bir adımdı.

1881 senesinde Sutherland bir zamanlar katip olarak girdiği P&O firmasının başına genel müdür oldu tabii mason kardeşlerinin büyük desteğiyle.

Şirketin o zamanki en büyük sorunu Süveyş kanalına sahip olan Fransız Kanal Şirketinin gemicilik şirketlerinden çok büyük ücretler talep etmesi ve bu sebeple Uzakdoğudan Avrupaya mal taşıyan P&Onun karının azalmasıydı. Bu sorunu mucizevi bir şekilde halleden Sutherland global masonluğunda desteğiyle Kanal Şirketinin Yönetimine seçildi bu sayede P&O firmasnınında gemileri için hiç bir sorun kalmamış oldu. Sutherland bu görevi ölene kadar korudu.

Bu büyük başarıları sayesinde Sutherland 1891de şövalye yapıldı ve Büyük Haç madalyasına hak kazandı. Görevde Bulunduğu sürede P&O şirketini 100 bin tonluk bir gemi filosuna, sermayesinide 3 milyon sterline çıkardı. Bu o dönemlere göre müthiş bir başarıydı. 87 yaşında öldüğünde Legion Honour ve Masonik St John madalyası ile ödüllendirilmişti ve cenazesi 1921 senesinde Londrada büyük bir masonik törenle kaldırıldı ve dünyanın her yanındaki masonlar bu törene temsilciler gönderdiler.


Peki Masonlar tarafından kurulan HSBC bankasının sembolü ne anlama gelmektedir. 19. yüzyılda bankayı Sutherlandla beraber kuran Mason işadamlarının hepsi şirket armalarında bu simgeyi kullanırlardı ve HSBC'nin logosuda doğal olarak bu oldu. Sembolün ismi "St. Andrew Haçıdır" İskoçların milli sembolü olması dışında çok önemli bir masonik semboldür aynı zamanda. 29. Masonluk Derecesinin ismi "İskoç Şövalyesi Saint Andrew"dur. Bu derecenin sembolleri Banka Logosundaki St.Andrew haçı, Yıkılmış bir kale ve zırhsız savaşçıdır.

Bu derecedeki masonlara "Güneşin Şövalyesi" ismi verilir. Sembolün kökeni diğer masonik semboller gibi Ortaçağa ve dolayısı ile Tapınak Şövalyelerine dayanır. Tapınak şövalyeleri 1307'de papanın buyruğuyla kılıçtan geçirildikleri ve ilk gizli masonik örgütlenmeyi kurdukları sıralarda pek çok şövalye engizisyonun elinden kurutulmak için isimlerini değiştirerek uzak ülkelere kaçtılar. Bir kısım şövalyede İskoçyaya kaçtı İskoç kralı Robert Bruce'un emri altına girdiler ve İskoç kralının İngilizleri yenmesinde bu şövalyelere büyük pay sahibi oldular işte Masonların İskoç locası ve St.Andrews masonik derecesi buradan doğdu.

Logosu Mason sembolü olan HSBC bankası ile ilgili ilginçlikler burada bitmiyor. Şirket Ortadoğudada pek çok maceralı olayada karışmış durumda. HSBC bankasının ismi Saddam Hüseyin'le bile bir dönem kesişmiş. Saddam Hüseyin ülkesine yönelik ambargoyu pek çok yöntemle deliyor çok büyük miktarlarda kazanç sağlıyordu fakat bu parayı kullanabilmesi için bir şekilde aklamak zorundaydı. Saddam Hüseyin'in Maliye Bakanının sahip olduğu Rafidain Bankası bu para aklama istasyonlarından birisiydi. Bu banka Bahreyn, Mısır, Ürdün, Lübnan, Birleşik Arap Emirlikler ve Yemendeki şubeleri sayesinde Irak'ın dünyaya açılmasını sağlıyordu ve Saddam Hüseyin bu banka üzerinden silah satın alabiliyordu. Bankanın aklama yöntemi ellerindeki kara parayı çeşitli yöntemlerle ve dikkat çekmeyecek bir şekilde anlaşmalı olduğu diğer bankalara aktarmaktı. Bu banklaradan biride Ürdünün en büyük bankası Arab Bank idi. Bu banka üzerinden Saddam'ın bankası Rafidain Londra merkezli British Arab Commercial Bank Ltd.in yüzde 5 hissesine sahipti ilginç olan bu bankanın diğer ortağıda yüzde 47 hissesiyle HSBC bankasıydı. Yani kısacası Saddam ve HSBSC iş ortakları idi. Bankanın yönetim kurulunda üye olan ve Saddam Hüseyinle yakın ilişkiler içindeki Sir David GoreBooth ise HSBC Grubun başkanı olan Sir John Bondun özel danışmanı ve yakın arkadaşı yani Saddam ile HSBCnin bugünkü başkanı arasındada yakın ilişkiler var. (HSBC'ye İstanbul'da bomba atanların Irak direnişçileri olduğu tezinin saçmalığını artık sizler tahmin edin)

HSBCnin ismi başka bir "ilginç" olaydada gündeme geliyor. 1999 senesinde HSBC Amerikanın en büyük finans firmalarından biri olan Safra Republic Holdingine 3 milyar dolar karşılığında talip oluyor. Şirketin kurucusu ve sahibi Edmon Safra Lübnan asıllı bir Yahudi. Suriyeli çok zengin bir altın tüccarının oğlu olan Safra önce Beyruta ordanda 1940'lı yıllarda Amerikaya göç ediyor ve 30 sene içinde Amerikanın önde gelen finans(tefecilik) ve bankacılık holdinglerinden birini kuruyor. Yaşı çok ilerlediği ve parkinson hastalığına yakalandığı için holdingini satılığa çıkartan Safraya pek çok iyi teklif geliyor bunlardan biride mason armalı HSBC şirketi.

Satış işlemleri tamamlanmak üzereyken Safranın bankasını satmaktan vazgeçtiği söylentileri çıkıyor ve Safra Monako'ya tatile gidip ortadan kayboluyor. Aralık 1999'da Safranın Monte Carlo'daki süper lüks villasına siyah maskeler takmış iki kişi sabaha karşı baskın düzenliyor. Safranın karısı ve çocuklarını bir odaya kitliyorlar ve Safrayıda Banyoya götürüp bağlıyorlar ardındanda villayı ateşe veriyorlar. Yangında Safra boğularak can veriyor karısı ve çocukları ise kıl payı kurtuluyor. Safranın öldürülmesinden kısa bir süre sonra Safranın varisleri satışı tamamlıyor ve bugün Safra Holdings HSBC'ye ait.

Evet HSBC bankasının heyecanlı hikayesine şimdilik burada nokta koymak istiyorum. İstanbuldaki saldırılar sonrası "basit bir İngiliz bankası" olarak geçiştirilmek istenen HSBCnin maceraları aslında kitaplar doldurur ama imkanlarımız şimdilik bu kadar diyelim.

Saygılarımla


Kaynak: http://istanbul.indymedia.org/news/2003/11/3426.php
Morpheus isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Huzur Icin Kücük Sirlar... -DesTinA- Günlük 1 27.07.2008 14:57
HSBC, Ermeni sponsoru çıktı M. Ali Saral Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 5 05.11.2007 19:27
" Sirlar Dunyasi " Mikval Muhabbet Olsun 8 11.05.2005 03:45


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:43 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50