|
TÜRK-İSLAM
![]() ![]() Üyelik tarihi: 14.11.2003
Mesajlar: 185
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
Farz namazlarından sonra bol bol dua edelim inşALLAH.
__________________
TEK ÖNDER PEYGAMBER (S.A.V.) |
|
|
|
![]() ![]() Üyelik tarihi: 05.10.2003
Mesajlar: 399
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
I. "Teror-tedhis" denilen nesne, kelime ve yorum cambazliklarina hic gerek yok, "SAVAS" demektir; su dunya uzerinde bunu Amerikasi ve Israili de yapar İslamcisi da! Ama hangisi "hakkini savunma"dir; iste butun mesele!.. Eger birine nukleer veya guya konvansiyonel kitle imha silahlarini sivillerin uzerine fuze ve gudumlu bomba olarak yagdirmak "mubahtir ve yakisir" diyorsaniz, sizin burada anlatilanlari okumaniza gerek yok!.. Bir tarafta katledilen, iskence ve tecavuz edilen yuzbinlerce cocuk ve kadini umursamiyor da, batili-batici propaganda mekanizmasinin buyutecle yere goge sigdiramadigi, ustelik birkac yuz kisiye bile belki ulasmayan rakamlar size "trilyon" gorunuyor cunku!.. "Terorle tum dunyada ortak mucadele edilmelidir"; ne kadar dogru, oyleyse iste hedefiniz olmasi gereken en buyuk "terorist" orgut: Emperyalist Amerika ve onun "teror sebekesi"ne dahil tum isgalci devletler!.. Bunu teslim edemiyorsaniz sayet, bize "teroru kinama" nutuklari atmayiniz! SIZ "TEROR"U KI-NA-YA-MA-YAN-LAR-DAN-SI-NIZ CUNKU!!!
II. Her zaman "orgutlu" savas olmaz, "ferdi"si de olur... Ne İstanbul'daki son terör eylemlerinin, ne de 11 Eylül'ün arkasında -tek başına- El Kaide yoktur.. Bilinen anlamıyla alışılmış terör örgütlerinden biri de yoktur.. Bu eylemleri düzenleyenlerin ve eylemlerde ölenlerin, alışılmış terör örgütü üyeleriyle benzerliği de yoktur.. Terör kamplarından değil, yaşadıkları mahallelerden ve evlerinden çıkarak gelirler eylem yapmaya.. 26 Şubat 1993 ve11 Eylül 2001'de Newyork'ta; 20-25 Kasım 2003'te İstanbul'da olduğu gibi.. Bir terör örgütünden çok daha farklı, çok daha özgün ve "sır dolu" bir yapılanma söz konusudur.. Tek bir lideri de yoktur.. (Ali Kırca-SABAH) ........... Diyelim ki ülkemiz işgal edildi. Ve gizli bir direniş hareketi başlattık. Ben vatanı işgal edenlere iyi bir ders vermek için canlı bomba olmaya karar verdim ve gerekeni de yaptım. Kendimle birlikte yüzlerce kişiyi öldürdüm. Şimdi eminim ki işgalci güç ve ona destek veren ülkelerde ben bir terörist olarak adlandırılırdım. Vatanı kurtarmak için mücadele eden örgütte ise bir şehit, vatandaşlarımız arasında da ulusal kahraman olacaktım bu da kesin. Bu senaryoyu hayatta istediklerini şiddet yolu ile sağlamaya çalışanlara herhangi bir destek vermenin kılıfını aramak için yazmadım gayet tabii ki. Ancak 'terör' olgusu, insanlar onu ne kadar basit kavramlarla, basit ortak özelliklere indirgeyerek algılamaya çalışsalar da o kadar da basit bir olgu değildir. (Serdar Turgut-AKŞAM) ............... "Habib Akdaş, (İslam ümmeti eziliyor. Bunun sebebi ABD ve Yahudiler. Bu zulmü ortadan kaldırmak için onlarla ve işbirlikçileriyle savaşacağız. El Kaide ile yapısal olarak farklıyız ama görüş ve hareket birliğimiz var) demişti. (Yusuf Polat, Eylem gözcüsü, polis ifadesinden - VATAN) Ve iste "terorist"in en barbari, iste "insanlik dusmanligi"nin akla ve vicdana ebediyen sigmayani!!! Iste kelimelerin ifadeden aciz kaldigi namussuzluk!!! Iste AKP ve cumle duzenbazlarin "medeni"(!) muttefigi!!! VE VE VE, ISTE O TUM ISLAM COGRAFYASINDA "TEROR" DENILEN "FEDAI EYLEMLERI"NIN BAS SEBEBI, BAS SORUMLUSU: ABD VE CUMLE "SUC" ORTAKLARI!!! Eger bu "barbarlar" icin de bir "Guantanamo" yoksa su yeryuzunde dostlar, hicbir sey surpriz degil!!! Siz sicacik yataklarinizdayken, bakiniz ademoglu kimlerin barbar "teror"unden neler cekiyor!!! "Tek gozle" bakarak kesip bicmeye bir saniyecik ara verip zahmet buyurunuz ve vicdan gozunuzle su olan bitene azicik da olsa lutfen dikkat kesiliniz, emin olun artik hicbir soru cevapsiz kalmayacaktir kalb ve zihninizde!.. Irak'ta korkunç gerçek Irak'ın Samarra kentinde ABD askerlerinin 54 sivili öldürmesinin arkasındaki korkunç gerçek ortaya çıktı. Samarra halkı ABD askerlerinin 15-20 yaşında 30 kızı kaçırıp tecavüz etmeleri üzerine ayaklandı. Olaylar ve katliam sürüyor. ABD askerlerinin Irak'ın orta kesimlerindeki Samarra kentine yönelik saldırılarda 54 Iraklı hayatını kaybetti. Saldırılarda onlarca Iraklı sivilin de yaralandığı belirtildi. Hastane kaynakları, ölenlerin sivil olduğunu bildirdi. Sammara halkının anlattıkları ise olaylarını iç yüzünü ortaya çıkardı. İşte Samarra halkının anlattıkları: "Amerikalılar Ramazan ayından 2 hafta önce Samarra'ya musallat oldular. Bir pazar günü Ahmet Çelebi'nin 8-10 adamıyla birlikte geldiler. İşgal güçleri, en az 20 tane zırhlı araç, 7 kamyon ve bir kaç helikopter ile sokaklar daldılar. Helikopterler kentin üstünde tur atarlarken arama yapma bahanesiyle evlere girdiler. Saddam'ı aradıklarını söylediler. Genç erkeklerini bir çoğunun ellerini bağlayıp götürdüler. Bunun yetinmeyen işgalciler daha sonra 15-20 yaşlarındaki kızları toplamaya başladılar. 30'a yakın kızı da kamyonlara alıp götürdüler. Üç gün sonra çarşamba günü Iraklı kamyoncularla Sammara'ya kızları geri gönderdiler. Ancak kızların halini gören Samarralılar dehşet ve ürpertiye kapıldılar. Kızların hali herkesi ağlattı. Halleri, üst-başları perişan kızlar hepsi sanki 15-20 yaşlarında değilde 40-50 yaşlarındaydılar. O gece bu kızlarda 12 tanesi namus ve gururdan dolayı intihar etti ya da aileleri tarafında öldürüldü." Sapık generaller ve albaylar Kaçırılan kızların yaşadıkları ise tam bir trajedi, işkence ve vahşet. Kaçırılan kızlar olayları Samarra'nın ileri gelenlerine anlattılar. Askerler tarafından üslerine götürülen kızlara önce parfüm ve kolonya verilip süslenmeleri isteniyor. En küçük yaştaki kızı en üst rütbeli subaya gönderiyorlar. Diğerlerini de askerler alıyor. Küçük yaştakiler generaller ve albaylara veriliyor. Sonra rütbe sırasıyla bütün askerler. Çarşamba günü sabahına kadar sürüp gidiyor. Kızları kirleten sapık katiller, kızları evlerine gönderirken de utanmazlıklarına arlanmazlıklarına bir yenisini ekliyorlar. Bütün kızların eline 10 dolar tutuşturuyorlar! İşte katliamın gerçek nedeni Olayların ardından toplanan Samarra halkının ileri gelenleri, "Ramazan bayramı dolayısıyla bütün kızlar ve kadınlar köylere gidecek, bayram sonrası kadınlar dönecek kızlar dönmeyecek" kararını alması üzerine kızlar köylere gönderiliyor. Bayram sonrası evlere baskın düzenleyen işgal güçleri kızları göremeyince halkı tehdit ediyor. Halkı korkutmak için 5 kişiyi Saddam'ın adamı deyip öldürüyorlar. Giderlerken Albay rütbesinde bir işgalci, "Eğer haftaya 50 tane bakire kızı hazır etmezseniz şehrinizi başınıza yıkarım" diyor. Önceki gün öğleden sonra yeniden Samarra'ya giden işgal güçleri kızları bulamayınca 54 Iraklı öldürüp, patates çuvallarının içen koyup Saddam döneminde Baas Partisi binalarından olan ve savaş sırasında zaten harabeye dönen binalara attılar ve binaları helikopterden açılan roket ateşiyle tamamen yıktılar. Olayın ardından ayaklanan halkı şehir çıkışında Amerikan konvoyu sıkştırıyor. Görgü şahidlerinden Ebu Hammud, Amerikalıların bir çok sivili öldürürken, ayaklanan halkın direnişçilerle birlikte onlarca ABD tankına ve askeri aracına zarar verdiklerini belirtti. Halk ayaklanmasından sonra yollarda yanmış onlarca ABD tankı ve askeri aracının bulunduğunu belirten Ebu Hammud, ABD'nin kayıplarının Iraklı sivillerden daha fazla olduğunu açıkladı. ABD'nin kayıpları daha fazla ABD 4. Piyade Tümeni komutanı Albay Frederick Rudesheim, ABD üssünde gazetecilere yaptığı açıklamada, 54 saldırganın öldüğünü kaydetti. "Dikkatinizi çekiyorum, bu bölgede karşılaştığımız düşman, verdikleri kayıpları hastanelere götürmeyecektir" diyen Rudesheim, saldırılarda önemli miktarda yeni Irak parası taşıyan bir konvoyun hedef alındığını kaydetti. YENİ ŞAFAK Son soz: Nerede bir sivil katledilmisse, elbette uzulun ve kinayin, hakkinizdir, ama: "ADIL" OLUN, "ADIL" OLUN, "ADIL" OLUN!!! "Teror"u mu kinayacaksiniz; ne guzel, oyleyse "buradan" baslayin!!! http://www.akademyayadogru.org
__________________
meseldir sözümün onda dokuzu eski ustalardan onda yedisi bir yudum su kadar gündelik sözler Gök'ün uyumundan gelir büyüsü |
|
|
|
![]() ![]() Üyelik tarihi: 05.10.2003
Mesajlar: 399
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
TARAFSIZ YAYINA ABD ENGELİ
İSTANBUL - Yenişafak gazetesinde Dış haberler servisi yaptığı tarafsız yayınlardan dolayı bizzat Amerikanın Ankara büyükelçisinin talimatıyla gazeteye kadar gelen ABD'li görevlilerin tehditleri yüzünden işsiz kalmakla karşı karşıya kaldı. Gazete'nin sahibi Albayrak ailesi ise Milliyet gazetesini almanın hesaplarını yapıyor. Geçtiğimiz hafta sonu Irak'ın Samarra şehrinde (DİKKAT. Samarra şehri Türkler için kurulmuştur.) ABD'li askerlerin yaptıkları insanlık dışı vahşeti, bir arkadaşının kendine telefon etmesiyle öğrenen ve bunu sitemizde yayınlayan Mithat ABAKAN'ın haberini alarak isimsiz ve imzasız sanki kendi haberleriymiş gibi kullanan YENİŞAFAK Gazetesi karıştı. Haberin yayınlanmasından sonraki gün(dün) akşam üzeri saat 4 civarlarında ABD Büyükelçisi Edelman'ın talimatlarıyla Y.ŞAFAK gazetesine gelen büyükelçilik ve başkaonsolosluk görevlileri, gazete içinde çalışanlara yönelik terör estirilmesine neden oldular. Bundan sonra ABD'nin Irak'ta ki işgal güçleri hakkında yazı yazılmamasını ve yapılan haberlerin olumlu olmasını isteyen ABD görevlilerinin bu baskısı yüzünden, namı diğer SS olan Selahattin Sadıkoğlu, Dışhaberler Servisine yapılan haberin kaynağını getirmezlerse işlerine son verileceği tehditini savurmuş. Şimdi YENİŞAFAK Gazetesi Dış Haberler Servisinde endişeli bekleyiş sürüyor. MİTHAT ABAKAN NE DİYOR? ..::TÜRK MİLLİYETÇİLERİNİN BULUŞMA NOKTASI::.. fikriyle yayınlarını sürdüren MİLİYETCİ.ORG'da hem editörlük yapan hemde yazıları yayınlanan Mithat ABAKAN yaşanan bu gelişmeler üzerine şunları söyledi: "YENİ ŞAFAK Gazetesi benim bir kaç sene öncesine kadar çalıştığım bir gazeteydi. Askerlik dolayısıyla ayrıldım. Döndüğümde de gazetenin içinde bulunduğu ekonomik sebeblerden dolayı çalışma imkanım olmadı. Orada çalışanların bir çoğunu yakından tanıyorum. Sorun şu: Orada çalışan gazeteci arkadaşlarım yaptıkları bir haber yüzünden ABD'nin şimşeklerini üzerine çektiler. Aslında haber yüzde yüz doğru. Yeni Şafak'ın haberi bağımsız kaynaklara doğrulatma şansı hiç yok. Çünkü bugün Samarra, Felluce, Tikrit gibi kentlerde bağımsız çalışabilen gazeteciler yok. Bu haber sadece benim üniversitedeyken tanıştığım vede iyi tanıdığım bir arkadaşımın bana telefonda söylediklerinden yapıldı. Aslında ben o gün Samarra'da olanları duyunca birkaç saat kendime gelemedim. Yani benim yaşanan olayları sabah 8:30'da duydum. Yazıyı yazmam 13:00 civarında oldu. Arada hakikaten büyük bir sarsıntı yaşadım. YENİŞAFAK NE İSTİYOR? Aslında YENİŞAFAK Gazetesi kendine ait olmayan bir haberi sadece kendi ürünüymüş gibi başka bir ajans haberiyle birleştirerek en büyük hatayı yaptı. Burada yaptıkları büyük bir yanlıştı. Bu yapılan haberden ve benim hakkımın yenilmesinden dolayı YENİŞAFAK Gazetesi'ne bir haberci olarak kızsam bile; Samarra'da yaşayan arkadaşımın benden bir isteği vardı:"kardaş bu haberi duyurabildiğin her yere duyur". Bundan dolayı kişisel olarak bütün haklarımdan vazgeçiyorum. Gelelim haberin kaynağına: Şu anda bütün Türkiye bu haberi benden duydu. Benim haber kaynağım ise hali hazırda SAMARRA'da yaşayan okul arkadaşım. YENİŞAFAK Gazetesi yönetimi bununla ilgili olarak nedense ABD BÜYÜKELÇİLİĞİ GÖREVLİLERİ geldikten sonra benden haber kaynağımı istiyorlar. Basın-Meslek ilkeleri çerçevesinde böyle bir durumu kabul etmemem gerekiyor. Ama arkadaşlarımın işsiz kalmaması için 2 şartla kabul ediyorum. BENİMDE İSTEDİKLERİM VAR 1-Yenişafak Gazetesi bundan sonra yapacakları herhaberin kaynağını kamuoyuna açıklayacak. Bunu bana yazılı olarak taahüt edecekler. 2-Samarra'da yaşayan arkadaşımın ve ailesinin can güvenliğinin sağlanması için (anladığım kadarıyla bunu ABD'liler istiyor, çünkü kaynağıma ait bilgileri onlara verecekler. O zaman bu istek ABD görevlilerini de kapsar) BAŞKAN BUSH tarafından imzalanan yazılı garanti. Eğer Selahattin Sadıkoğlu yönetimindeki Yenişafak Gazetesi bu isteklerimi yaparsa emin olsun, haber kaynağıma ait bilgileri kendilerine verebilirim" ALBAYRAKLAR'DAN MİLLİYET OPERASYONU Öte yandan İnternethaber'in bildirdiğine göre; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yakınlığıyla bilinen Albayrak Ailesi, medya imparatorluğu kurmanın hesaplarını yapıyor. Ulusal yayın hakkı olan Sinop Türkeli TV'yi satın alarak güçlenen Albayraklar, şimdi de Milliyet Gazetesi'nin peşinde. Albayraklar ile Aydın Doğan'ın damadı Mehmet Ali Yalçındağ arasındaki Milliyet pazarlığı sürüyor. Yeni Şafak Gazetesi'nin sahibi Albayraklar, Milliyet'e de sahip olabilmek için Aydın Doğan'a büyük teklifler sundu. http://www.milliyetci.org --------------------- Samarra katliami ile ilgili diger haber ve yorumlar: http://www.rasat.com/forum/display_t...PagePosition=1 (www.turkiyemiz.biz) http://www.rasat.com/forum/display_t...PagePosition=1 (ÖZGÜR RADYO)
__________________
meseldir sözümün onda dokuzu eski ustalardan onda yedisi bir yudum su kadar gündelik sözler Gök'ün uyumundan gelir büyüsü |
|
|
|
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bu Haber Önemlİ..lÜtfen Okuyun...ve Bu Yaziyi DaĞitin Formlara... | cihad21 | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 8 | 29.06.2008 20:57 |
| sonuna kadar okuyun ve okutun | SALTUKBEY | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 6 | 16.02.2006 09:15 |
| Amerİka'da İslam... Okuyun, Okutun!... | MuHaBBeTT | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 15 | 17.11.2005 13:06 |
| LüTfEn OkUyUn | Gülsüm | Dini Bilgi ve Eğitim | 2 | 27.09.2005 13:45 |
| DFliler lütfen okuyun... | sisterE | Kitablar ve Dergiler | 27 | 20.11.2004 15:55 |