İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 07.12.2003, 15:37
(Kim hatasız...

 
Ahmet Emin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07.05.2003
Mesajlar: 174
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Türkoglu Düsmanini Tani

Kod:
Yazar: Cevat Rifat Atilhan Kitap Toplam 146 sayfa 1966 yilinda yapilan4. Baskidan alinmistir.
ÖN SÖZ

Bu kitapta göreceğiniz bazı vesika ve isimler, şimdiye kadar hiç bir yerde ne yasılmış, nede duyulmuştur.

Bilhassa, bütün halk efkârım alâkadar eden ve bazı. partizanların elinde vesika ve silâh olarak kuttanılan bir nokta vardırki bu, dünya masonluğunun İki taraflı oynadığı oyunun en tıpik bir misâlidir.

Gönül arzu ederdi ki, büyük mânevi riskleri göze alarak yazdığımız bu eseri mefkure kardeşlerimiz dostlara da duyurup tavsiye etsinler. Allah doğrularm yardımcısıdır.



DÖRDÜNCÜ BASKI
Bu eser birinci defa 1951 tarihinde Sinan Matbaasında basılmış ve mevcudun cümlesi, temiz bir müslüman ve halis kan Türk olan rahmetli Esat Ekicigil tarafından toptan satın alınarak bir hafta içinde vatanın her köşesine dağıtılmıştır. Merhuma Cenabı haktan mağfiret dilerim.
İkinci defa 1052 tarihinde Ak-Ün Matbaasında dizilmiş, Çelikcilt matbaasında basılmış ve gayet kısa bir müddet içinde bununda mevcudu kalmamıştır.

On senedenberi müteaddit istekler karşısında kaldım ve en nihayet aziz ve asil okuyucularımın teşvik ve isran üzerine bu kitabı üçüncü defa bastırmağa karar verdim ve lüzum gördüm. Bu defa dördüncü baskısını yaptırıyorum.

Bu kitapta okuyacağımız yazılarla, şu on sene içinde inkişaf eden dünya hadiselerini karşılaştıracak olursak bu eserimizin ne kadar hayati bir mevzua dokunduğu ve ihtiva ettiği fikirlerin ne derece isabetli olduğu kendiliğinden meydana çıkar.

Bugün «Farmason» etiketini kullanmağa dahi cesareti kalmayan biraderlerin, kendi mevcudiyetlerini itina ile gizlemeğe gayret etmelerine rağmen onların «Birader» dedikleri azasının siyasi hayatımızda ne büyük rol oynadıkları setr-i ihfası mümkün olmayacak kadar milletlerin gözüne batmış ve dikkatini çekmiştir.

Gu son senelerde dünya Yahudiliğinin, başta, kâffesi 33 lü farmason ve Yahudi olan «Milletlerarası Basın Enstitüsünün» Türklüğün mukadderatiyle nasıl alâkadar olduğunu ve ajanlarının hudutlarımız dışında devamlı gayret ve faaliyetleri kat'iyyen milletin gözünden kaçmamıştır. Bozguncuların henüz cesaretleri kırılmış değildir. Fakat hüviyetleri malûm olmuştur.



Bununla beraber, takriben ve toparlak olarak bir buçuk asırdan beri farmasonlar devletimizin varlığı içinde Türk milleti aleyhine gayret sarfetmekten bir an dahi hali kalmamışlardir. Vücude getirdikleri tahribat gözönündedîr ve bütün son asır felâketlerimizden tek mesul onlardır.
Sultan Aibdülâziz'in katlini, şehzade Murat efendinin (Beşinci Sultan Murat) farmasonluk tarikatına idhali, 1293 harbinin ilânında ve ceryanında, meşrutiyetlerin ilânında, 31 Mart hadisesinde Trablusgarb'ın İtalyanlara satılmasında ve ondan sonra bütün olay ve cereyanlarda milletlerarası farmasonluğun rolü, hissesi ve tesiri olduğu isbat edilmiştir.

Bu menfur ve bozguncu teşekkülün durmadan yeraltı faaliyetleri, seneler senesi devam ederken, milletimizin bu tehlike ve hıyanete karşı hiç bîr şeyden haberdar edilmemiş ve bu yüzden mukabil bir gayret ve müdafaa tertibatı alınmamış olması düşmanlarımızın kolayca muvaffak olmalarına, şer ve fesatlarını serbestçe ve alenen ifaya imkân vermiştir. Halâda çalışmakta berdevamdırlar.

«Türk, işte düşmanın!» ismini taşıyan eserimizde büyük farmascn üstadı ve sabık vekillerden Zühtü Velibeşe'nin, farmasonlara hitaben neşreylediği sözüm ona gayet mahrem eserini elimize geçirsek aynen kitaba almıştık. O yazılarda «Mevdudiyetleri hariççe hiç tanınmayan» daha açık türkçesi adam yerine konmayan, bizim farmasonların sadece harici düşmanlarımızın memleket aleyhine bir faaliyete girişecekleri zaman maşa vazifesi gördükleri itiraflariyle de sabit bulunmaktadır.
Farmasonların; milletimizin bu mevzuda kat'iyyen tenvir edilmemiş olmasından istifade ederek, sadece propaganda ve blöfler sayesinde gözlerimizi korkuttukları için hakikattir. Son zamanlarda kapu kapu dolaşarak gözlerine kestirdikleri muhterem şahsiyetleri bu blöf sayesinde kendi teşkilâtlarına kayıt gayreti göze çarpacak kadar ileri gitmiştir.
Okuyucularıma sarahatle ve açıkça bildirmek isterim ki, bu kitapta hüviyetleri ve hedefleri mümkün olduğu kadar açıkça teşhir edilmiş farmasonların bütün teşebbüs, faaliyet ve gayretlerinde erkeklik ve asalet aramak beyhudedir. Onlar;

İbranilere mahsus bir sinsilik ve riyakârlıkla düsmanlariyle namertçe ve maskeli olarak mücadele ederler. Birbirlerine olan bağlılık ve menfaatlere dayanan tesanüt ve disiplinleri sayesinde kendi azalarını nasıl himaye ve terfi ederlerse, düşmanlarının şeref ve haysiyetlerine, ticaret ve servetlerine, iş ve aile hayatına da en ufak vesilelerle saldırmağı kendilerine şiar edinmişlerdir.

Bizim, kendi mefahir ve mukaddesatımızı, tarih ve ananelerimizi müdafaadaki aczimiz ve düşmana cephe almaktaki cesaretsizliğimiz bu, milletler arası tesklâtın tek kuvvetini teşkil etmektedir. Bizim, en ufak alâka ve gayretimiz ve bu mevzua ciddi bir kıymet ve ehemmiyet vermekliğimiz düşmanlarımızın bîr an da kendi kabuklarına çekilmesini ve ulu orta gayretlerine son vermelerini intaç edecektir.

Dünyanın diğer bütün köselerinde bu gayret sarf edilmeğe başlandığı açin, beynelmilel farmasonluğun da sönmekte, gücünü kaybetmekte olduğu ve daha başka kalıblara dökülmeğe ve maskelere bürünmeğe mecbur olduğu görülmektedir.

Uzun asırlardanberi faaliyette bulunan böyle dünya çapında bir yeraltı teşekkülünün birden bire sahneden çekilmesini beklemek muhakkakki bir hayaldir. Fakat bu hayali hakikat kılacak tek vasıta da milletlerin akli selimine müracaat ve halkları bu mevzuda gereği gibi tenvir ve uzun sürecek bir gayretten sonra mümkün olacaktır ki bu kitabın dördüncü baskısının da sebep ve saikı budur.

Son söz olarak sunuda bir insaf eseri olarak kaydedeyim ki, hasbelkader bu tarikata girmiş öyle asil insanlar vardır ki bunlar sadece kaybedilmekle iktifa etmiş ve tarikatın düpedüz Yahudiliğini görerek daha ziyade uyanmışlarsa da ayrılmaları zannedildiği kadar kolay değildir. Nitekim bazı elde edilmesi güç malûmatı da biz, resmen tarikata kayıtlı ve fakat ruhen "bu fesat gurubundan çok uzak temiz ve asil insanlardan almaktayız. Bunlann içinde en yüksek derecelere kadar çıkıp da orada her türlü sırlara aşına olmuş öyle insanlar vardırki, bu gibilerin isimlerini mason defterlerinde, fakat cisimlerini milletimizin temiz sinesinde görmekteyiz.

Farmasonlar, müslümanlığı terakkiye mani, gerici bir din olarak telâkki ederler. Bütün dinlere olan düşmanlıklarının başında müslümanlık gelir. Halbuki islâmiyet, insanlara çalışmağı, ilerilemeği, terakkiyi, kazanmayı, selâmet ve sulh içinde yaşamağı emreden bir medeniyet manzumesidir.
Her yerde ve bizde farmasonluk, ibrani ırkından olmayan, zayif karakterli, kuvvetli ihtiraslı insanları Yahudi dinine hizmet etmekle mükellef kılmıştır.
Yahudi dini ise, Allah ve hak tanımayan, yalnız dünyaya ve menfaatlere tapman ahret ve hesap günü kabul etmeyen Adonay kullanımı safsata ve sapık fikirlerinden ibarettir ki ortaya döktükleri korkunç ve kanlı, gizli ve esrarlı doktrinler yavaş yavaş milletlerin idrakine intikal etmekte ve beşerî bir uyanıklık meydana gelmektedir.

İnsanlar, tarih boyunca ve bilhassa son asırda vuku bulan kanlı muharebelerde Yahudilerin ve onların uşakları olan farmasonların büyük hisseleri ve tesirleri olduğunu sezmeğe, anlamağa başlamışlardır. Bunun en büyük delilini, büyük Amerikan milletinin gösterdiği reaksiyonlarda bulmak mümkündür.

Bugün Birleşik Amerika milletinin bütün münevverleri, milliyetçileri, rehberleri, generalleri ve amirallerinin farmasonluğa ve onun efendisi olan siyonizme aldıkları cephe ve giriştikleri mücadele her türlü tahmin ve tasavvurun fevkindedir.

İnsan oğullan bir defa, senelerdenberi başlarına gelen belâ ve musibetlerin cümlesinin Yahudi ve farmasonluk kaynaklarından fışkırdığını tam manasiyle inandımı, artık farmason yeraltı teşekkülleri gök kubbenin başlarına yıkıldığını ve fesat ocaklarının birdenbire çöktüğünü göreceklerdir.

Rabb-ı zülcelâl ve vahid-ül-kahhar olan Allah kitabında şöyle buyuruyor:
«Onlara dünyada rüsvalık ve ahirette Azab-ı elim, vardır.»
İman ediyoruz ve tecellisini bekliyoruz Büyük Allahım!
Bu kitap Irakta muhterem Nureddin El-vâiz ve Suriyede muhterem doktor Seyfülddin Elbistânî tarafından tercüme ve arapça olarak neşredilmiştir.
__________________
:ok:
İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
:ok:
Ahmet Emin isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 07.12.2003, 15:39
(Kim hatasız...

 
Ahmet Emin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07.05.2003
Mesajlar: 174
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
BAZI LÜZUMLU İLÂVELER

BAZI LÜZUMLU İLÂVELER

Bu eserin dördüncü baskısını daha vazıh bir surette kavramak için bazı ilâveler yapmağı faideli bulduk. Bu ilâveler, muhtelif Türk gazeteleriyle, dünyanın meşhur şahsiyetlerinin yazı ve ifadeleridir. Bu suretle ve aynı zamanda aziz okuyucularım, bizim gazetelerimizdeki büyük fikir ve görüş farkiyle yaptıkları yüz seksen dereceli dönüşü de ibretle müşahede etmiş olacaklardır, îşte misalleri:

14/12/1935 tarih ve 537 sayılı Zaman gazetesinden aynen

TÜRK ESARETİ VE SOFYA YAHUDiLERi
Sofya 13 (Özel) Bulgarların bitmez, tükenmez ulusal bayramlarında hep esaret zamanından bahsettikleri yetmiyormuş gibi birde şimdi burada Yahudi Avukat EU Alfamdari Eşkinazi, bu geçmiş maziyi tekrar Bulgarlara hatırlatarak yaranmak ve Bulgarları koltuklamak için evvelki gün sabah saat sekiz buçukda Klementina sokağında 62 numaradaki Yahudi Halk Evinde «Türk esirliği zamanında Sofya Yahudilerinin tarihçesi» mevzuunda halka bir konferans vermiştir.

Geçen seneye kadar Bulgaristanda Türk akalliyeti île beraber Yahudilerin de Rodna Zaştita, Kubrat, milli lejyonlar vesaire gibi Bulgar ulusal seven teşkilâtlarından ve Bulgar milliyetperverlerinden çektiklerini çarçabuk unutan bu Yahudi münevveri başka mevzu bulamamış ve Türk esirliğine dair bir konferans vermekle yalnız Türklük ve Bulgaristan Türkleri aleyhinde bir nevi propaganda ve tahrikat yapmış bulunmaktadır.
îşte dünyanın dört kösesinden koğulup sinemize sığındıklarının mukabelesi şükran ve minneti!

* * *

Cumhuriyet gazetesinin 7 Haziran 1936 tarihli sayısından aynen:

MİKROP

Tramvayda idik.
Nasıl oldu bilmeyorum, biri arabanın bir ucunda, ötekisi diğer ucunda oldukları halde, o kalabalığın içinde birbirlerini farkettiler ve kırk yıl gurbette kalmış iki dost hasretiyle, ayakta duranları iterek, dürtükleyerek birbirlerine yaklaştılar. Ve tam benim önümde sol ayağımın nasırı üzerinde birleştiler.
Sevinçlerinden, küçücük gözleri pırlanta gibi parlıyordu.
Altın torbasına saldırır bir hırsla, karşılıklı şişman, güdük ellerini avuçladılar. Kulakları tırmalayan ve beyninden mideye tesir ederek insana bulant hisleri veren, bozuk bir fransızca ile konuşuyorlardı :
— Tebrik ederim!
— Mersi, . . Bende !
— Nasıl, Leon Blum'un yakında başvekâlete geçeceğini
söylememişmi idim?
— Doğrusu hakkın varmış. Ben bu kadar çabuk olacağını
düşünmüyordum.
Ne var?
Ne oluyoruz?
Leon Blum. Fransada başvekil oldu ise îstanbulda bulunan iki Yahudi ne diye seviniyorlar?
Bunların Fransız olmadıkları belli. Fransızca, ancak Türk tabiiyetinde bulunan Yahudilerin ağzında raide bulandıracak kadar çirkinleşebilir.
Peki, Fransız değillerde sosyalistmidirler, enternasyonalist midirler?
Hayır, sevgili okuyucum, hayır, hiç biri değillerdir.
Onların ne olduklarını siz benden iyi bilirsiniz:
Muzur mahlûklar!

* * *
Haber Gazetesinin 10 Eylül 1935 tarihli nüshasından aynen:
İsviçre'nin Lüsern şehrinde toplanan Siyonistler kongresinde Avissar ismindeki Filistinli delege şark memleketlerine yayılmış olan Yahudilerin çekmekte olduğu iztirablardan bahsettikten sonra «Türkiyedeki Yahudilerin gaddarca zulüm gördükleri
ve Türkiye'deki Yahudi mekteplerinin hapatıldığı» şeklinde bir ifadede bulunmuştur.

Haber gazetesi bu yazının altına şu notu koymuştur:
«Yukarıdaki iftiraya cevap vermek Türkiye Yahudilerime düşer. Bu münasebetle bir kere daha hatırlatmak istiyoruz ki, Yahudi yurttaşlarımızın (!) ecnebi diyarlarda bulunan dindaşları Türklük aleyhindeki bu iftira dolu propagandalarla yine kendi camiaları namına hiç de iyi adımlar atmayorlar. «Musa Dağı» filminin Yahudiler tarafından tasni, edildiğini biliyoruz. O iftiralardan sonra, bu resmi kongerede Türklüğe sürülmek istenen lekeler, Türkiyede hiç kimseyi memnun etmemiştir! Gazetemiz, Yahudilerin en fena günlerinde, onları düşmanların dan büyük bir hakkaniyetle vekaye ettiği için, şimdi de, pek haklı olarak, bu devamlı tezvir ve iftiralar karşısında teessür hisleri duyuyor.»

*

Bizim notumuz:

Haber gazetesinin bahsettiği kötü günler şudur: 1934 senesi Temmuz ayı başlarında; milli inkılâp gazetesiyle yapmış olduğum samimi ve heyecanlı neşriyat, bir akalüyet tarafından: çeşitli hilelere maruz kalan Trakya ve Boğazlar halkını haklı olarak heyecanlandırmış ve 3 Temmuzda başlayan bir muhaceret hareketi ile Trakya ve Boğazlardaki Yahudiler bir anda ve her türlü vasıtaya müracaat ederek İstanbula üşüşmüşlerdir.
O tarihte Edirne Valisi olan Salim Özdemir beğe müracaat eden bazı Yahudiler':

— Halk bizi istemeyor, demişler ve şu cevabı almışlardır.
- Halk beni de istemezse hemen çekilir, makamımı terkederim.
O esnada Edirnede bulunan Trakya Mülkîye Müfettişi ibrahim Tali' beyin ve Halk Partisi Başkanı ibrahim Akıncı bey ehalinin bu harekette haklı olduklarını ifade etmişlerdi.

Tam bu sırada »Haber» gazetesi aleyhime bir kampanya -açmış ise de menfi netice almaktan ileri gidememiştir.

Ne garip tecellidirki az sonra bu gazete Türklerden gördükleri

asil ve alicenab muameleye daima nankörlük eden bu adamların mahiyetlerini anlamış ve yukarıda okuduğumuz yazıyı yazmağa mecbur olmuştur.
__________________
:ok:
İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
:ok:
Ahmet Emin isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 07.12.2003, 15:40
(Kim hatasız...

 
Ahmet Emin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 07.05.2003
Mesajlar: 174
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
devam...

*

Bazı mühim mütalâalar:
Komünizmin kurucusu meşhur Yahudi Kari Marks'ın 1844 senesi çıkan Almanca ve Fransızca salnamelerinden alman beyanatı:
Yahudiliğin dünyadaki hikmeti vücudu nedir? Pratik
ihtiyaç ve ihtiras!
Yahudinm dünyevi ibadeti nedir?
Madrabazlık ve istismar!
Onun dünyevi mabudu nedir?
Para!

*

Yahudi H. Chon'un 1913 tarihinde Laypçiğ'de bastırdığı «Yahudilik» eserinden:
Biz bugün ırk ve tarih itibariyle Yahudiyiz. Bütün irade ve duygularımızda yalnız kanımızın iradesi hakimdir.
*
Yine hakiki bir Yahudi olan Moris Rapaport'un bir yazısını alıyoruz:
— Yahudi, mensup olduğu devlette değil, kendi ailesinde veya umum beşeriyette kökleşiyor. Onun içindirki milletler arası sosyal demokrasiye istidatlıdır.
*
Başka ve meşhur bir Yahudi daha... Cheskel Klötzel 1912 tarihinde neşretmiş olduğu Das Grosse Hassen isimli mecmuanın 2 inci sayısında şunu diyor:
«Yahudi düşmanlığı dolayısiyle, Yahudiler tarafından bütün insanlara yöneltilmiş büyük bir nefret ve istikrah mevcuttur; biz Yahudiler, bizden olmayan her insanın kalbinin bîr köşesinde Yahudi düşmanlığı mevcut olduğunu bildiğimiz için, her Yahudi en derin haklarla Yahudi olmayanların düşmanıdır.
Şimdi dünyanın en mühim gazetesi olan İngilizce Taymis'de Yahudi muhabir Chon - Öppert'in yazdığı şu mühim itirafı okuyalım.:
«Her millet kendisini, yurdu üzerine çekirge yağmuru gibi hücum eden Yahudilere karşı müdafaa mecburiyetindedir.»
*
Meşhur mütefekkir Mendelcohn, 1878 de neşrettiği «Yahudilerde ahlâk düşkünlüğü eserinde şunları yazmaktadır:
«Yahudi dünyanın her tarafına yayılmış olan ve bütün imkânlar ve fırsatlardan şeytanca istifade ederek servet toplayan, heyecansız, rahatına düşkün fesadın bütün inceliklerine vakıf ve tezvirci bir karaktere malik olan bir unsurdur.»
*
Büyük insan, büyük sanayici ve «Beynelmilel Yahudi» eseriyle şöhret kazanmış cilan Amerikalı büyük mücahit Hanri Ford, şu kısa ve feat'î ifadede bulunuyor;

«En zenginlerinden elli Yahudi ortadan kalksa, artık dünyada harb olmaz!»
*

Meşhur Luther "Yahudiler ve yalanlan» isimli kitabının 32 inci -cilt, 182 inci sahifesinde şunu yazmaktadır:

«Yahudiler birbirlerine şöyle söylerler: Biz çalışmayız. Güzel ve rahat gün geçiririz. Mel'un gayrî Yahudiler bizim için Çalışmak mecburiyetindedirler. Biz Paralarını alırız; böylece biz onların efendileri ve onlar bizim kölelerimizdir.»

*

Şimdi Birleşik Amerika devletinin kurucularından ve istiklâl kahramanlarından Benjamen Franklen'in, Amerika kurucu meclisinin 1789 içtimamda söylediği ve aslı iîe içtimain zabıtları Fladelfia Franklen enstitüsünde mahfuz olan tarihi nutku okuyalım:

«Birleşik Amerika devleti için büyük bir tehlike mevcuttur. Buda: Yahudiler. Centilmenler!

Yahudiler yerleştiği her memlekette, normal hayat seviyesini tahrip etmişler ve ticari haysiyet derecesini düşürmüşlerdir. Bunlar her zaman yerli milletten manen uzak durmuşlar ve kaynaşmamışlardır. Bunlar hükümet içinde hükümet meydana getirmişler ve kendilerine mukavemet edildiği zaman, mukavemet eden milleti malî bir şekilde boğmağa çalışmışlardır.

Son günlerde ispanya ve Portekiz hadiseleri de bunu göstermektedir.
1700 seneden fazladır Yahudiler sızlanmaktadırlar. Bilhassa yurtsuz kaldıklarıni ileri sürüp diğer milletlerden yardım istemektedirler. Fakat efendiler, eğer bugün medeni dünya kendilerine «Filistin» i verirse bir çok Yahudiler oraya gitmemek için türlü mazeretler bulacaklardır (1). Bunun sebebi nedir? Çünkü vampirler diğer vampirlerin sırtından geçinemezler.
İşte bu Yahudi vampirler, kendi aralarında ekmek çıkartamazlar, onlar diğer milletlerin, başka dinden olanların ve başka ırktan olanların sırtlarından geçinirler.

Eğer meclis tarafından Yahudiler Birleşik Amerikadan koğulmazlarsa yüz seneden daha kısa bir zaman içinde bunlar memleketimize öyle bir akın yapacaklardır ki bize hakim olup bizi mahvedeceklerdir (2).

Bununla da kalmayıp her türlü fedakârlığını yapıp meydana getirdiğimiz Amerikayi yavaş yavaş değiştirecek ona bam başka bir gekil ve hüviyet vereceklerdir. Eğer Yahudileri koğmazsak iki yüz seneden kısa bir zaman içinde çocuklarımız ve torunlarımız tarlalarda çalışıp, sevinç içeriğinde kendilerinden geçip ellerini oğuşturan Yahudi efenlerini besleyeceklerdir.
Centilmenler!

Size hatırlatıyorum, eğer Yahudileri koğmazsanız, senelerce sonra torunlanrınız büyük babalarına lanet edeceklerdir. Onlar nesillerden beri aramızda yaşadıkları halde Amerikan tefekkür tarzını benimsememişlerdir. Zaten sırtlanların canı çıkar, huyu gıkmaz. Tekrar ediyorum ki Yahudiler bu topraklar için tehlikelidir. Yahudiler bizim varlığımızı mahvedebilirler, Bunlar kanun yoliyle bu memleketten ihraç edilmelidirler!


Şimdi bu malûmatın ışığı altında kitabımızın dördüncü baskısını okuyabiliriz...

(1) Bundan yüzseksen altı yıl evvel söylenmiş olan bu sözlerde ne büyük hakikatlerin gizli olduğunu insanlık simdi daha iyi farkediyor.
__________________
:ok:
İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.
:ok:
Ahmet Emin isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kendini Tani.....! EY INSAN....!!!! -DesTinA- Günlük 0 07.01.2008 19:38


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:08 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50