İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 18.02.2004, 11:03
 
M. Ali Saral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.08.2002
Mesajlar: 5.557
Teşekkür etti: 11
96 Teşekkür 49 Mesaja aldı
D-8: Yeniden Büyük Türkiye Yeni Bir Dünya

D-8: Yeniden Büyük Türkiye Yeni Bir Dünya

Erbakan, kendi ifadesiyle “Türkiye’nin geleceği için” Başbakanlık’tan feragat etmeye hazırlanıyordu. İşte o günlerde tüm menfi odaklar dört bir yandan darbe çığırtkanlığı yaparken O, 20. asrın 21. asra en büyük hediyesi olacak D-8’in ilanı için gece gündüz demeden çalışıyordu. Fitne odakları gözlerine kestirdikleri insanları Milli Görüş tabanından kopartarak bu oluşumun önünü kesmeye çalıştılar. Şimdi kopardıkları insanlar; Irak’ta daha çok müslüman öldürmeleri için ABD ve İsrail’e her türlü desteği sağlamaktan, Kentleri toptan yok eden acımasız bir savaşta ABD askerlerinin mümkün olan en az zayiatla evlerine dönmeleri için dua etmekten, İslam Birliği’ni sağlayacak en önemli projelerden biri olan İslam Ortak Pazarı’nın lüzumsuzluğunu ilan etmekten,

İslam beldesi Cidde’de Clinton’la başbaşa verip İslam medeniyetine meydan okumaktan, İKO toplantılarında İslam dünyasına meydan okuyarak hepsini ABD ve İsrail’in hegemonyasına davet etmekten, Kıbrıs’ı Rumlara teslim etmezsek Ada’da işgalci konumuna düşeceğimizi ilan etmekten,Şaron’a başsağlığı mesajları göndermek, ya da “terörle” mücadelesinde kendisine her türlü desteği vermeye devam edileceğini sık sık vurgulamaktan, Daha dün Kuveyt’te yapılan Irak’a Komşu Ülkeler Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda, ''Siyasi kararlılıkla kendi çok taraflı işbirliği mekanizmamızı oluşturabiliriz'' demişken; kulağına fısıldanan telkinlerle hemen çark edip, “Ortadoğu’da çok taraflı işbirliğinin tesisi Türkiye için, örneğin Avrupa ile bağlarının yerini alacak bir tercih konusu değildir. Ayrıca, bölgede amaçladığımız, Avrupa Birliği yerine, bir başka Ortak Pazar hiç değildir.” demekten... geri durmamaktadırlar. Türkiye 21. asrın başlarında böylesine sahipsiz bir ülke görünümü sergiliyor. Oysa Erbakan’ın öncülüğünde kurulan D-8 bugün çok önemli bir dünya gerçeği olarak dimdik ayakta duruyor.

D-8’in başarısı

Erbakan’dan sonra kurulan hükümette Dışişleri Bakanı olan İsmail Cem İpekçi, bakanlığı döneminde Türkiye’nin AB veya ABD’ye illa da mahkum olmadığını, yönelebileceği çok önemli birliklerin bulunduğunu vurgulamış, bunların başında D-8’in geldiğini söylemiştir. 1999’da Bangladeş’te yapılan zirvede konuşan Cumhurbaşkanı Demirel, “D-8 kendisini ispat etmiştir” derken, Başbakan Ecevit de, “Türkiye, tarihi, coğrafyası ve kültürü itibariyle Avrupalıdır. Ama Türkiye aynı zamanda bir Orta Asya ülkesidir. Bir Orta Doğu ülkesidir. Bir Balkan ülkesidir. Hatta kısmen Afrika ülkesidir.” diyerek D-8’i övmüştür. Gazeteci Nazlı Ilıcak o günlerde yazdığı bir makalede, “Keşke Erbakan’ın ismi Apo olsaydı. O zaman bütün dünya ona bir haksızlık yapılmasın diye seferber olacaktı.” demekten kendini alamamıştır.
Kuruluşundan hemen sonra Türkiye ortak uçak üretimini başarıyla tamamlamış haklı bir gurur kaynağı olmuştur. Bu başarının ardından 25 Şubat 2001 tarihinde Kahire’de yapılan zirvede Cumhurbaşkanı Sezer: “Gelişmekte olan ülkelerimizin oluşturduğu D-8 grubu uluslararası alanda giderek daha çok dikkat çeken bir oluşum niteliği kazanmıştır. Oluşumun uluslararası ağırlığının giderek artacağına olan inancımı vurgulamak isterim. Geldiğimiz noktadan son derece gururluyuz.” demiştir.

28 Şubat’ın suni gündemli farfaralarının en önemli tanıklarından, DSP Çanakkale Milletvekili Sayın Dr. Hikmet Aydın 11 Mart 2000 tarihinde gazetemize yaptığı açıklamalarda D-8 ve Erbakan’ın önemini şu çarpıcı tesbitlerle vurguluyordu:

“Türkiye ne zaman kendi yönünü tayin etmeye kalksa bir müdahale ile karşılaştı. Havuz sistemi ve D-8 Erbakan’ın iki büyük sevabıdır. Ama bu günah olarak gösterildi. D-8 oluşumu dünyada son derece önemli bir devrim niteliğindedir. Bu devrim dünyadaki gelir dağılımını düzenlemeye yönelik bir etkinlikti. Bu etkinlik dünya egemenlerini rahatsız etti. Havuz sistemi bütün samimiyetimle söylüyorum ki Türkiye Cumhuriyeti tarihinde atılmış en önemli adımdır. Soruyorum; KİT’leri faiz sarmalından kurtaran havuz sistemi mi daha hayırlıydı, yoksa 379 trilyonla birlikte POAŞ’ın yok pahasına peşkeş çekilmesi mi? D-8 dünyanın, havuz sistemi de Türkiye’nin egemenlerini rahatsız etti. Bunun için gerçekler örtbas edilerek ve sanki Türkiye’de irtica hortluyormuş gibi suni bir gündem oluşturularak Refahyol yıkıldı ve RP kapatıldı.”
D-8’in mimarı Prof. Dr. Necmettin Erbakan Kasım 2000’in son haftasında el -Cezire televizyonuna verdiği bir mülakatta şunları söylemişti:

“Bu teşkilat çalışmaya mecburdur. 21. asrın bütün dünya için saadet asrı olmasını istiyorsak bu teşkilata son derece ihtiyaç vardır. Bu teşkilat 18 Haziran (1997) da kuruldu. 1 sene sonra G-7’lerle beraber bir masa etrafında toplanmayı planlamıştık. Almanya, Fransa ve İngiliz devlet yöneticileriyle gerekli hazırlık çalışmaları yapıldı. Biz hükümette olsaydık geçtiğimiz sene (1999) G-7 ile D-8 arasında yuvarlak masa toplantısı yapılacaktı. Niçin yapılacaktı bu toplantı? D-8’in bayrağında toplanan altı yıldızın temsil ettiği değerleri hayata geçirmek için. Bu değerler; savaş değil barış, çatışma değil diyalog, çifte standart değil adalet, üstünlük değil eşitlik, sömürü değil işbirliği, baskı ve tahakküm değil, insan hakları, hürriyetler ve demokrasiyi hakim kılmaktır. Bu ne demektir? Bu yeni Bir Dünya demektir...” Şimdi Milli Görüş’ten kopartılan parçanın, bu yazının girişinde sıraladığımız tüyler ürpeten açıklamalarını ve icraatlarını gördükçe Erbakan’ın niçin kuşatıldığını daha iyi anlıyoruz.

D-8 hakkında kısa teknik bilgiler

Kapitalist ve komünist sistemler 70 yıl boyunca bütün dünyayı müşterek olarak sömürmüşlerdir. 70 yıl boyunca baş düşman olarak komünizmle mücadele eden toplumlar onun yıkılmasının dünya barışını kurmak için yeterli olmayacağını görmüşlerdir. Kapitalizm varlığını güce borçlu olduğu için düşmanını kaybettikten sonra yeni bir düşman icat etme yoluna gitmiştir. Bu düşmanın kim olduğunun açıklanması çok sürmemiştir.1990’ların başında İskoçya’daki NATO toplantısında “Şimdi NATO’yu fesih mi edeceğiz” sorusuna cevap veren Margaret Teacher “düşman”ı şöyle tanımlamıştır: “Düşmanı olmayan ideoloji yaşayamaz. Bizim yaşayabilmemiz için mutlaka bir düşmanımızın olması lazımdır. Sovyetler Birliği dağıldı ve düşman olmaktan çıktı. Onun yerine yeni bir düşman koymamız gerekiyor. Bu yeni düşman İslam olacaktır.” İşte bu zihniyet, insanlığın sadece komünizmin yıkılmış olmasıyla barış ve huzura kavuşamayacağını açıkca ortaya koymuştur. Dünya barışının sadece batılıların eline bırakılmayacak kadar ciddi bir mesele olduğunun şuurunda olan Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan bu yüzden D-8 projesini hayata geçirmiştir. Çünkü O, şu temel doğrulara inanmaktadır: Saadet için; Materyalizm değil maneviyatçılık, çatışma değil diyalog çifte standart değil adalet, tekebbür değil eşitlik, sömürü değil işbirliği, baskı ve dayatma değil özgürlük ve demokrasi esas alınmalıdır. Kapitalist sistem kurduğu D-7’ler eliyle dünya üzerindeki yaklaşık 190 devlette yaşayan 6 milyar civarındaki insanı sömürmektedir. Erbakan bu yüzdoksan ülkeden sadece 30’unun gelişmesini tamamladığını tesbit eden liderdir. Bu yüzden D-8, geri kalan 160 devletin ve 5 milyar insanın azınlığa ezdirilmemesi hareketinin adı olmuştur.

820 milyon nüfuslu 8 ortaklı bir oluşum olarak kurulan D-8 gelişmekte olan bütün ülkelerin birlikte ve hızlı kalkınmalarını, uluslararası münasebetleri tanzim eden mekanizmalara katılım güçlerinin artırılmasını, dünya ekonomisindeki etkinliklerinin güçlendirilmesini ve halkların daha iyi bir yaşam standardına sahip olmasını sağlamak için kurulmuştur.

Başlangıçta yapılan iş bölümü

Mısır, ticaret; Türkiye sanayi ve sağlık, iran telekominikasyon, enformasyon, bilim ve teknoloji, Malezya finans, bankacılık ve özelleştirme, Bangladeş kırsal kalkınma, Endonezya insan kaynaklarının geliştirilmesi, Pakistan tarım, Nijerya ise enerji konularında koordinatör ve ev sahibi ülke statüsüne kavuşmuştur. Havacılık ve uzay, kara silah sistemleri, elektronik ve bilgisayar, enerji santralleri, otomotiv, tekstil makinaları, bilgi teknolojisi, ulaşım ve haberleşme, palmiye yağı rafinerisi, Light Trial toplu taşımacılık, paslanmaz çelik üretimi, tarım uçaklarının dizayn ve üretimi, sivil taşıma uçağı üretimi, helikopter dizayn ve üretimi, saldırı helikopteri dizayn ve üretimi, savaş uçakları dizayn ve üretimi, elektronik endüstrisi, eğitim uçağı dizayn ve üretimi, UAV-Radyo dalgalarıyla uzaktan yönetilen pilotsuz uçak dizayn ve üretimi, denizaltı dizayn ve üretimi, haberleşme teknolojisi-Telekominikasyon, LNG ulaşım ve gemi taşımacılığı, gübre üretimi, Bilgisayar Program gelişimi, elektronik parça üretimi, çok amaçlı araba dizayn ve üretimi, tekstil makinaları üretimi, bilgisayar üretimi, traktör üretimi, tank ve zırhlı araç üretimi, roket, füze ve cephane gelişim ve üretimi, termal hidroelektrik ve nükleer güç ve serbest ticaret bölgeleri oluşturmak D-8’in daha kurulur kurulmaz projelendirdiği işbirliği alanlarıydı.

1970’li yıllarda Erbakan’ın Ağır Sanayi Hamlesi’ni kavramaktan uzak zihniyetlerin 40 yıl sonra dizlerine vurduğu gibi, D-8’le ortaya konulan bu büyük hamleyi kavramaktan yoksun taklitçi ve işbirlikçi zihniyetlerin yeniden, bir 40 yıl sonra dizlerine vurmasının Türkiye’ye hiçbir şey kazandırmayacağını söylemeye lüzum bile yoktur. Birileri Türkiye’mizi dört bir yandan kuşatma altına alıp çökertmek için can havliyle uğraşsa da bunu başaramayacaklar. Türkiye hep dimdik ayakta olacak. D-8 korkak ve işbirlikçi yönetimlerin tasallutundan kurtulup gerçek fonksiyonunu icra edecek. Erbakan’ın kuşatılması elbette en büyük talihsizliktir ama D-8’in bugün yine Tahran’da, üstelik kendisini bütün dünyaya kanıtlamış bir yapıyla dimdik ayakta durması yüreklerimize su serpiyor.

D-8 hep var olacak ve mutlaka Yeniden Büyük Türkiye ile birlikte Yeni Bir Dünya kurulacak.

*Milli Gazete / Yorum
__________________
" M a k s a d l a r ı n A n a s ı S a b ı r d ı r . "

Konu M. Ali Saral tarafından (18.02.2004 Saat 11:08 ) değiştirilmiştir..
M. Ali Saral isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Dünya bilim tarihi yeniden yazılmalı.. M. Ali Saral Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 5 07.04.2008 18:27
Türkiye SMS'de dünya birincisi jandarma Günümüzde Teknik 0 04.11.2006 00:32
Kayıp Trilyonda yeniden yargılanma... Erbakan yeni savunma hazırlıyor gençüsküdar Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 27.04.2006 16:06
Tüm yeni DelikanForum'culara ... yeniden Kudret Tanışma ve Deneme Mesajlarınız 10 26.10.2005 00:14
Dünya Sampiyonasi - Türkiye 1 - Avustralya 0 Bin1dost Sağlıklı yaşam ve Spor 1 17.09.2005 20:40


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:35 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git