![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 05.10.2003
Mesajlar: 408
Teşekkür etti: 4
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
| "Popüler din otoritelerinin komiklik sorunsali" Mübarek Ramazan Ayı münasebetiyle dini içerik çabası, no:1 POPÜLER DİN OTORİTELERİNİN KOMİKLİK SORUNSALI (Popüler Kültür Denemesi) Aziz Nesin okuyanlar bilirler; (okumayan varmış gibi) Aziz Usta'nın mizah öykülerindeki dini otoritelerin (imam, müftü, şeyh vs) hepsi komik karakterlerdir. Çoğunlukla aptaldırlar. Aptallıktan kıl payı yırtmışlarsa kesinlikle sahtekardırlar. En azından şunu biliyoruz; hem dindar hem de iyi olan bir tek karakteri yoktur rahmetlinin. Bu o kadar yerleşik bir tavır haline gelmiştir ki kendisini taklit eden mizah yazarları ve senaryo yazarları da dindar karakterler konusunda aynı çizgiyi izlemişlerdir. Kemal Sunal filmlerindeki "Faizci Hacı, Sahtekar Hacı" karakterlerini anımsayınız. Hayatının bir dönemini imam -hatiplerde okuyarak tüketmiş biri olarak Aziz Nesin'in bu tavrı bana hep biraz "sefilce" gelmiştir. Aziz Usta'nın dindar insana yaklaşımını fazlasıyla yüzeysel, genel olarak "kemalist ve cumhuriyetçi" bir okura hitap ettiği için komiği aradığı yeri kurnazca bulmuşumdur. Belki de Aziz Nesin'in yarattığı "dindar karakterleri", Guareschi'nin "Don Camillo"suyla kıyasladığım için Aziz Usta'nın yaratısı fazlaca kısır kalmıştır. Çünkü Guareschi hem "Papaz Don Camillo" hem de en büyük rakibi "Komünist Belediye Başkanı Peppone" karakterini yazarken hiç birini karikatürize etmemiş, her iki karakteri de çok gerçekçi yaratıp, her ikisine de aynı mesafede durmuştur. Rahmetli Aziz Usta, Türk sıcakkanlılığından bir türlü sıyrılamayıp, daha öyküye başlamadan "ehe ehe imama da bakın" tavrını niyeyse hiç bırakamamıştır. Hatta bu mevzuya son bir eklenti olarak; Yılmaz Erdoğan'ın Vizontele filmindeki Erkan Can'ın canlandırdığı "Kekeme İmam" karakteri de aynı tavrın izini süren bir karakterdir. Sol bir gelenekten geldiğini her fırsatta yineleyen senaristin bu kadar karikatürize yazılmış bir karakterde komik arayışı da yine aynı "kolaycılılık" tan kaynaklanan bir hatadır. Peki Aziz Usta Yanıldı mı? Yıllarca yanıldığını düşünen biri olarak yanıldı demeyi o kadar çok isterdim ki. Ama maalesef yanılmadı. Popüler kültürü çok yakından takip eden biri olarak şunu söyleyebilirim; Aziz Usta garip bir şekilde öngördü. Televizyonlarda ve gazetelerde gördüğünüz din adına ahkam kesen insanlara bir bakın. Ne göreceksiniz? Devasa bir komiklik. Yaşar Nuri Öztürk veya Neo-İslamın Komik Yükselişi İlk olarak Ayşe Özgün'le (soyadı ironik olan ender insanlardan) Her Gün isimli programda ortaya çıktı. Kendisine garip dini sorular soran zavallı ev kadınlarına kızarak "bu ne biçim soru efendim. Kitaplarımızda defalarca yazdık, hiçbirini okumadınız mı?" diyerek bağırıp çağırıyordu. Ne zaman seyircileri dövecek diye merakla izliyorduk. O kadar komik bir görüntüydü ki bu, Hamdi Alkan ve Levent Kırca hemen mevzuya atlayıp, adamın tiplemesini yaptılar. (Hatta o skeçlerden birinin senaryosunu da ben yazdım) Çok geçmeden haftalık Aktüel dergisine kapak oldu. Olay tam bir şoktu. Bir "din otoritesi" batılı, çağdaş bir haftalık dergiye kapak olmuştu. Vakit gazetesi hemen olayın üzerine gitti çünkü Yaşar Nuri Hoca'nın Aktüele kapak olması, islamcı basına, argo deyimle "bu da size kapak olsun" anlamına geliyordu. İslamcı basının saldırısı Yaşar Nuri'nin işine yaramıştı. Çünkü ilk zamanlar "kim bu adam, desteklesek mi, kösteklesek mi" kararsızlığında olan medya, İslamcı basının saldırısından sonra Yaşar Nuri'yi desteklemeye karar vermişti. Medya "yürü ya kulum" demişti. Ve Hayat Bilgisi dizisindeki Afet Hoca'nın yinelediği gibi artık "hoca camide" değil "hoca tv'deydi" hem de her gün. Çok geçmeden bu komik tepkileri olan adam Hürriyet gazetesinde yazmaya başladı. Sonra Star gazetesine "transfer" oldu. Ve asıl bomba; CHP'den milletvekili adayı oldu. CHP kendi tarihinde ilk kez "dini siyasete alet etmeye" karar vermişti. Yaşar Nuri mitinglerde söze Allah'la başlıyor, Allah'la bitiriyordu. Ve şimdiye dek Milli Selamet cephesini "haklı olarak" dini siyasete alet etmekle suçlayan CHP tabanı avuçları yırtılırcasına Yaşar Hoca'yı alkışlıyordu. Ve içinde bulundukları bu garip hali hiç mi hiç yadırgamıyorlardı. Durum komikti ama biz seyrederken gülemiyorduk. Şimdilerde HaberTürk Tv'de Vedat Yenerer'le bir tartışma programı yapıyorlar ki evlere şenlik, Vedat'a mı gülsek, Hoca'ya mı gülsek, karar veremiyoruz. Tam bir Hacivat - Karagöz seyirliği söz konusu. Karagözü oynayan Vedat Yenererer o tok sesiyle gazetelerden başlıklar okuyup "vay alçaklar, şöyle şöyle yapmışlar, bunları asmalı kesmeli" şeklinde celalleniyor. Ardından bilirkişi Hacivat rolünü oynayan Yaşar Nuri devreye giriyor ve "Kızma Vedatım, celallenme hemen, tamam bu alçaklar böyle yapmış ama kesmeyelim bence üzerlerine kızgın yağ dökelim" türünden değişik önermelerde bulunuyor. Gülüyoruz... Zekeriya Beyaz Veya Bir Kahraman İkonunun Çöküşü Zekeriya Beyaz'ın medyada ilk kez geniş yankı bulduğu zamanları anımsayanlarınız var mı bilmiyorum. Üniversitelerde "başörtüsü "yasaklanmıştı ve Zekeriya Beyaz dekanı olduğu Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde başörtüsüne "geçit vermeyeceğini" deklare etmişti. Dönemin "28 Şubatçı"larının gazıyla olaya atlayan Medya hemen Zekeriya Hocayı benimsedi ve yeni "Yaşar Nuri" olarak cilalamaya koyuldu. Fakat hangi sebeple bilmiyorum ama bu cilalama operasyonu toplumda karşılık bulmadı. Ama yazgının oyununa bakın ki; çok geçmeden fakülte öğrencilerinden, "Nihat Genç" öfkesine haiz bir öğrenci, başörtüsüne karşı tavrına sinirlendiği Zekeriya Beyaz'ı bıçakladı. İşte o an; yeni bir ikon yaratmak için mükemmel bir fırsattı. Medyada bu fırsatı kaçırmadı tabi. Olayın üzerine gitti. Hakikaten ben de dahil olmak üzere herkes, hocanın maruz kaldığı bu saldırıya çok üzülmüştük. Şu şaşı bakışlı, tombik suratlı, sevimli mi sevimli yaşlı amcanın maruz kaldığı bu saldırı Allaha reva mıydı? Üstelik Allah adına yapılmış bu saldırı. Allaha reva mıydı? Değildi elbette. Zekeriya hocanın ikonlaşma süreci başlamıştı. Ama Zekeriya Hoca tam bir ikon olarak patlama yapacakken bombası patladı: Ankara'da konakladığı bir otelde bedava sandığı porno yayın yapan PAY TV'yi izlemiş, (hadi izledi diyelim) sonra gelen porno faturasına" da ödemem diyerek itiraz etmişti. Eyvah ki ne eyvah! Medyanın yeni ikonu bir gece de yerle yeksan olmuştu. Zekeriya Hoca dürüst bir tavırla porno yayın izlediğini inkar etmedi, ama izleme bahanesi olaydan daha da komikti; "ben o filmleri sosyolojik bir tespit yapmak için izledim. Birkaç kişi birbirlerine girmiş neler yapıyorlardı öyle. Kendimden utandım valla" Zekeriya Hoca bir ikon olarak çökmüştü, ama yine de medyayı sevmişti bir kere ve bırakmaya da hiç niyeti yoktu. Oğlunun yayın yönetmeni olduğu Takvim Gazetesi'nde "dini içerikli sohbet" yazılarını sürdürdü, Savaş Ay'ın nefis tartışma programlarında öteki medya "freak"leriyle kıyasıya tartıştı. Ve bir "komik popüler din otoritesi" olarak belleklerimizdeki yerini aldı. İsmail Nacar Veya Groucho Marx'ın İzini Sürerken İlk gördüğümde "Aaa adama bak tıpkı Groucho Marx" diye güldüğüm adam. Bıyık şeklinin ve kalın kaşlarının böyle bir "komik adam" etkisi yarattığını söyleyebiliriz elbette. Ama İsmail Nacar böyle bir etkiyle yetinecek biri olmamalı ki, bu komik adam tavrını demeçleriyle de destekliyor. Türk tv haberciliğine Marquez'in "büyülü gerçekçilik" atmosferini getirmiş olan Reha Muhtar'ın bir tartışma programında Hüseyin Üzmez'le girdikleri şu diyalog çabası şimdiden "humour top on" listesinin zirvesine yerleşmiştir. - (gevrek gevrek gülerek) Ben bu İsmaille konuşmam, bu İsmail eskiden beri böyle bi adamdı işte. - (kızgınlıktan köpürmüş bir halde) Asıl ben senle konuşmam, saçma sapan adam. Seviyeyi düşürüyosun. - (gevrek gevrek gülerek) Yav seviye hiç çıkmadı ki düşüreyim İsmailim. - (kızgınlıktan köpürmüş bir halde) Sus, sen düşürdün seviyeyi. Terbiyesiz adam. Eşşek. - (iyice gülerek) Ohooo eşşek meşşek... Oldu mu şimdi İsmailim? - Olmuyor hakkaten İsmail bey. Çok ayıp. (Reha Muhtar araya girme gereği hissediyor) - ..... .... .... (İsmail Nacar, son olarak bir şeyler mırıldanıyor ama zavallı adam Hüseyin Üzmez'in o umursamaz tavrına o kadar sinirlenmiş ki ne dediği anlaşılmıyor) Hüseyin Üzmez veya Devasa Ortadoğulu Rahatlığı Akit Gazetesi yazarlarından. Özellikle Reha Muhtar programlarının aranan simalarındandı. Ve en büyük özelliği; devasa bir Ortadoğulu rahatlığıydı. Klasik din otoritelerinin aksine aşırı derecede rahattı. On dört yaşında işlediği Ahmet Emin Yalman cinayetini büyük bir keyifle anlatarak bu gün olsa bu gün gene vururdum pişkinliğini gösterebilecek bir rahatlık. Guareschi'nin yarattığı "dindar karakterler" Aziz Nesin'in yarattığı "dindar karakterler" e pek benzemiyor çünkü galiba İtalya'da bizim ülkemizde olduğu kadar çok "komik din otoritesi" yok. Son alarak bu kadar komik dindar insandan fazlasıyla baymış biri olarak doksanların komedi ikilisi Abdurrahman Dilipak-Toktamış Ateş ikilisini de saygıyla anmak isterim. Resul Ertaş 03 Ekim 2003 Kaynak: http://www.esalak.com
__________________ meseldir sözümün onda dokuzu eski ustalardan onda yedisi bir yudum su kadar gündelik sözler Gök'ün uyumundan gelir büyüsü |
| | |
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | Arama |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Mehmet Ali Şahin:"Dindarları laikleştirdik!","İslam Devleti Olmaz!" | refah | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 13 | 09.10.2008 19:50 |
| Eski AKP'li vekil :"Kapatma hazırlığı var",Erdoğan:"Saçma sapan konuşma !" | refah | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 6 | 13.04.2008 13:00 |
| 22 Temmuz; Sandıktan"MİLLET"çıktı. Bu da "HALKIN MUHTIRASI" | haktanyana | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 6 | 28.07.2007 09:31 |
| Erbakan: "AKP siyonizmin emrinde" Kutan: "AKP'ye verilen oylar ırkçı emperyalizme" | gençüsküdar | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 26 | 08.06.2007 19:52 |
| Franz Kafka "Türk adaleti"ne nasil "takildi"? | Morpheus | Fıkra ve Mizah | 0 | 20.12.2006 00:00 |