![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 05.10.2003
Mesajlar: 408
Teşekkür etti: 4
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
| Gercek Hayat dergisinden güzel bir makale Abdurrahman Arslan: İslam’ı dışta bırakan siyaset çöker İslamcılık bitti mi? Hayır. Entelektüel düzlemde İslamcılığı temsil ettiği düşünülenlerin şimdi başka şeyler söylemeleri İslamcılığın geri çekildiği anlamına gelmiyor. 21. yüzyıla, modern projenin kırılmaya uğradığı bir atmosferde girdik. İslamcı entelektüeller, modern kırılmayı gözden geçirip tahlil yapma cesareti gösteremediler ve söylediklerinin bir kısmından vazgeçtiler. Siyasiler? Siyasiler kabuk değiştirme cüretini, entelektüel düzlemdeki temsilcilerin zafiyeti yüzünden gösterebildiler. Entelektüeller İslami bir kıyafetin olmadığından, İslam’ın siyaseti etkileyemeyeceğinden ve buna benzer birçok şeyden bahsettiler. Modernliğin söylemleriyle İslami söylemler arasında ilginç irtibat noktaları kuruldu. İnsan hakları, özgürlükler, kadın hakları... İslami bir çerçeveye taşındı. İslamcı tutumunu koruyan entelektüeller yok mu? Var ve onlardan uzak duruluyor; bir bakıma bastırılıyorlar. Entelektüeller gitti, siyasiler dönüş yaptı... Bu durumda İslamcılık yeniden serpilebilir mi sizce? Kesinlikle evet. Entelektüellerin terkettikleri alandaki boşluk, Türkiye’deki en önemli boşluktur. İslami hareketin modernliğe karşı duran bir sürece yayıldığını hatırlarsak, şimdi, daha esaslı bir karşı duruşun imkanlarının oluştuğunu da görebiliriz. İslam’ın siyasete katkısı, hatta İslamcı siyasetin teşekkülü iki sebeple kaçınılmazdır: 1] Yerel durumdan ve 2] küresel durumdan ötürü. Yerel durum? Siyaset ile toplum arasında bağ var, zira siyaset, toplumsal sorunların çözümlenmesidir. Toplumumuz Müslüman olduğu için, meselelerin çözümü de otomatikman İslam’dan geçer. İslam’ı hesap dışı tutularak bu milletle konuşamaz, temas kuramazsınız. İslam’ın dışarıda tutulması, siyasetin maddi temellerinin yıkılması anlamına gelir Türkiye’de. Küresel durum ne peki? Küreselleşme, batı dışı toplumlara yönelik bir dayatmalar toplamıdır. Bu durumda, siyasete İslamcı unsurların katılması, en mühim imkandır. Çünkü İslam, küresel tehdide cevap verecek potansiyele sahip. Türkiye kendi bölgesinde islami bir bağa tutunarak bir birliğe öncülük edebilir. İşgalci ABD ve yasakçı AB karşısında, (toplumumuz Batı’ya teslimiyeti asla tasvip etmediği için) İslam’a dayalı bir oluşum içine girmemiz kaçınılmaz. İslamcı söylemin yerine konulan siyasi argümanlar... Muhafazakar ve demokratik bir söylemin Türkiye’nin meselelerini çözeceğini sanmıyorum. Ayrıca, Müslümanları muhafazakar ve demokrat hamle getirmek de kolay değildir. Neden? İslam’ın geleneksel siyasi kültüründe muhafazakarlık diye bir şey yoktur da ondan. Muhafazakarlık, Doğu toplumlarına değil, demokrasi kadar Batıya aittir. Bu arada, Demokrasi de basit bir temsil meselesi değildir. Demokrasi her şeyden önce bir ideolojidir; pozitivizmin siyasal uzantısıdır. Bu durumda AK Parti’nin Muhafazakarlık ve Demokrasi Sempozyumu’nu nasıl yorumluyorsunuz? AK Parti, kendi kitlesine küreselleşmenin değerlerini teklif ediyor. Kitlesini, ‘yeni muhafazakarlık’ ve demokratlık formülü içerisinde dönüştürmek ve böylece küresel düzeyde meşruiyet kazanmak istiyor. Terkedildiğini söylediğimiz İslamcı söylemler mükemmel miydi peki? Değildi. İslamcı söylemi ikiye ayırmak mümkün: 1] Zaman içinde doğruluğu açıkça kavranan söylemler ve tutumlar. 2] Zaman içinde yanlışlanmış söylemler ve tutumlar. Tarihin bir bakıma onayından geçen kısımlar baz alınarak, İslamcılığın restore edilmesi gerekir. Yani? Bu iş olur. İslamcılık, hem bugüne kadarki tecrübelerden hem de mevcut durumdan istifade edilerek harikulade bir atılım sürecine girebilir. Bunu söylediğimiz anda bu sürecin başladığını ya da devam ettiğini söylemiş oluruz aslında. Yolculuğa çıkıyoruz. Heybeme erzaklarımı koyuyorum. Bu yolculuk çok ümit ve sevinç verici... İslamcılığın argümanları çok güçlü. Küreselleşmeye, postmodernliğe, neo-liberalliğe karşı geçmiştekinden çok daha gür sesle ve etkili sözler söyleyebileceğimiz bir konumdayız. Yolculuğumuz başlıyor ve ben kendimi de o yolcuların içinde görüyorum. Düşünün, küresel kültür bizi bireyciliğe, İslam ise cemaat olmaya davet ediyor. Bu bile tek başına çok önemli ve dönüştürücü bir husus. Ümitli olmanızın sebebini biraz daha açar mısınız? 11 Eylül 2001’den sonra Batı kendi değerlerini boğdu. İnsanlığa söyleyecek bir sözü kalmadı. Batı kendi sermayesini heba etti... Bunun, Müslümanlara yeni ufuklar açtığına inanıyorum. Hiçbir kültür, hiçbir dünya görüşü, hiçbir siyasi yapı... küreselleşmeye bu yoğunlukta, bu incelikte, bu kapsamda itirazlar ve direniş imkanı getiremiyor! Küresel sistemin değerleri karşısında İslam’ın değerleri çok daha baskın, üstün durumda. İslamcılara düşen, kendi güçlerini tanımaktan ibaret. http://www.gercekhayat.com/169/secmeyazi_islamcilik.htm http://www.gercekhayat.com/ NOT: Bu söylesi daha uzun bir yazinin kisa bir bölümüdür... "Gercek Hayat" dergisinde cikan bu harika yaziyi her ISLAMCI okumali!
__________________ meseldir sözümün onda dokuzu eski ustalardan onda yedisi bir yudum su kadar gündelik sözler Gök'ün uyumundan gelir büyüsü |
| | |
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | Arama |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Erbakan Hocayi Anlayabilmek(gerçek Hayat) | mechuladam | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 2 | 27.06.2008 09:44 |
| Gerçek Hayat 6 Yaşında | gençüsküdar | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 0 | 22.03.2006 10:58 |
| İnanç Ahlakı (Güzel bir makale) | M. Ali Saral | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 0 | 02.08.2005 16:13 |
| Avrupa'da yaşayan Türkler için güzel bir makale | M. Ali Saral | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 1 | 02.06.2004 11:45 |
| <<<Gönül Sultanin Evleniyor mu ? >>> (gercek hayat öyküsü) | EBRULI | Muhabbet Olsun | 13 | 04.02.2003 00:43 |