İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 15.06.2004, 00:45

 
Alperen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20.01.2003
Mesajlar: 4.731
Teşekkür etti: 19
30 Teşekkür 20 Mesaja aldı
Red face Yazıcıoğlu uyardı: Bu gidiş tehlikeli

BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu, etnik grup yaratma çabalarını eleştirdi ve tarihi uyarılarda bulundu: DEP’lilerin tahliyesini ve Kürtçe yayını, Türk devletiyle bir rövanş gibi takdim etmek ve devamı çabaları, çok tehlikelidir, yanlış bir yoldur. Bu gidiş, tehlikeli bir gidiştir. Kimse Türk milletiyle, devletiyle boy ölçüşmeye, hesaplaşmaya, masaya oturmaya kalkışmamalıdır. Bunun altında kalırlar, ezilirler.


Yazıcıoğlu uyardı: Bu gidiş tehlikeli

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, DEP’li eski milletvekillerinin tahliyesinden sonra yaşanmaya başlayan süreçte, aynı milletin içinden farklı milletler türeterek onları iç çatışmaya sürükleme programının hız kazandığını söyledi. Bunu kabul edilemez bulduklarını ve tepki gösterdiklerini belirten Yazıcıoğlu şöyle konuştu:

“Bu ülkede hep beraberiz, birlik içinde yaşamak istiyoruz. Kıblesi, secdesi, vatanı, devleti, bayrağı, peygamberi Allahı bir olan insanlarız ve biz biraradayız, beraberiz.. Aramızda bir problem yok. Problem asırlardır birlikte yaşamış insanları ısrarla etnisite farklılığına sürüklemek ve kendi kültürel yapımız içindeki nüansları derinleştirmek suretiyle, aynı milletin içinden farklı milletler türetmek suretiyle onları iç çatışmaya sürükleme programına tepki gösteriyoruz biz... Bizim şu andaki asıl tepkimiz budur.”

DEP’li milletvekillerinin tahliyesinin milli iradeye yapılmış müdahalenin simgesi haline getirildiğini vurgulayan Yazıcıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunların tahliye oluş sürecindeki işleyiş, takdim usülü, üslubu ve dıştan hukuka devletin milli iradesine karşı yapılmış olan açık müdahalenin bir simgesi haline getirilmiş olmasıdır. Asıl olan bu.. İşte, seçilerek gelmiş bir milletvekili şu veya bu tarzda gelebilir... Yani başka bir siyasi partinin içinden ittifak yaparak gelmiş ondan sonra da meclis’te anayasamızın amil hükmüne rağmen, ‘Türkiye Cumhuriyeti devletinin resmi dili Türkçe’dir’ hükmüne rağmen Meclis kürsüsünden Kürtçe bir takım sözler söyleyerek, Meclis kürsüsünü PKK örgütünün bir mesaj aracı gibi kullanmış olmasından kaynaklanmıştır. Ve oradan bir hukuki sürec başlamıştır ve bunun sonucunda 3 yıl mı yatar, 5 yıl mı yatar, daha az mı yatar, hatta tutuklandığının ertesinde sorgulanıp bırakılır mı bu hukukun bileceği bir şey. Buna kimsenin bir şey söylemesi mümkün değil. Ama çok açık bir şekilde dışarıdan AB’ye girebilmeniz için bunları bırakacaksınız... AB’ye sizin medeniyet ölçünüz, hukuk anlayışınız ancak bölücü unsurları hukuken yargı süreci içinde bulunan insanların siyasal irade ile serbest bıraklmasını istemiş olmalarıdır. Böylece, hukuk yargıya ve Türkiye’nin milli iradesine ve milli bağımsızlığına doğrudan açık aleni olarak müdahale edilmiş olması... Bunun sonucu olarak DEP milletvekilleri bırakılmıştır.”

Tepkilerinin milli bağımsızlığa dışarıdan yapılan müdahaleye olduğunu vurgulayan Yazıcıoğlu devamla şunları söyledi:
“İnsanlar siyasi düşüncelerinden dolayı, siyaset yaptılar diye, içerde yatsınlar diye, yatmalıydı niye çıktı gibi bir yaklaşımı hiç birimiz sergilemiyoruz. Eğer Türkiye’de yargı sisteminin değiştirilmesiyle ilgili bir problemimiz varsa o da değişebilir onun da yeri TBMM’dir. TBMM iradesiyle bunu yapabilir yargıyı değiştirir. Bundan sonraki yargı süreci içinde yargının verdiği kararlara yine saygı duyarız. Ama, yargınız yürürlükteyken, hukuk sisteminizin yürürlükte olan usül ve esaslarına rağmen dışardıdan gelen taleplere boyun eğmiş olmanız milli bağımsızlığınıza karşı yapılmış bir müdahaledir.”

Türkiye’nin uzun zamandır dış müdahalelere açık bir ülke haline geldiğini kaydeden Yazıcıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şimdi bu bugün başlatılmış bir müdahale de değildir. Uzun zamandır Türkiye böyle bir müdahaleye açık hale gelmiştir. Yani hükümetlere müdahale edilmiştir, hükümetlerin yapısına müdahale edilmiştir. Oluşumunda dışarıdan söz sahibi olmuşlardır. Öcalan’ın idam dosyası engellenirken aynı şekilde bu açık müdahaleler yapılmıştır. Dışarının talebiyle bu olmuştur. Herhalde içerdeki irade, içerdeki toplumsal bilinç ve toplumsal talep böyle istememiştir... Öcalan’ın dosyası Meclis’e indirilmesin falan dememiştir... Kim demiştir? Yine Avrupa idam cezasını kaldırın bu noktada PKK başını idam etmeyin, yargılama usülünüzü değiştirin talebinde bulunmuştur ve alelacele ona denk getirilmiştir. Bu da bir tesadüfmüydü? Yani Türkiye’de idam cezası kaldırılacaktı, bu süreç nasıl olsa işleyecekti... Tesadüfen Apo’nun dosyasına denk geldi diyebilir miyiz.. Hayır, doğrudan doğruya onunla ilgili bir talep olmuştur ve o talep karşılanmıştır. Sonra ulusal program dayatılmıştır Türkiye’ye.. Ve o çerçevede ulusal program hazırlanmıştır Türkiye’de , o ulusal program doğrultusunda da kararlar alınmaya başlanmıştır. Anayası’nın 90. maddesini bu hükümet değiştirmiştir. Dış anlaşmalarda Türkiye’nin hukukuyla çelişki doğduğunda uluslararası yasalar geçerlidr hükmü konmuştur. Böylece Türkiye Cumhuriyeti devletinin bağımsız yargısının ve hukukunun üstünde bir hukukun olduğunu kabul etmiş durumdayız.

Dolayısıyla Türkiye’nin artık yargısı Avrupanın yargı sisteminin altına sokulmuştur. Bu çerçevede Türkiye’de artık milli bağımsızlığı tartışılabilecek bir konuma getirilmiştir.”

Kürtçe yayın DEPlilerin serbest bırakılması böyle bir sürecin alenen ilanı şeklinde takdim edilmesi olduğunu vurgulayan Yazıcıoğlu sözlerine şöyle devam etti:
“Bunu da bölücü unsurlar şu anda kullanmaktadırlar. Yani, sürec işliyor, bu yeterli değil, bunun daha ötesinde adımlar atılması gerekir, ağır aksak davranıyorsunuz... Bu kanaatimiz pekişirse ateşkesi kaldırabiliriz diyorlar... Tabii ateşkes, tutsak, barış gibi kavramlarla aslında Türk devletinin başka bir devletle savaştığğını bu savaşta bir mütekabiliyet esaslarının uygulanmasını ifade etmiş oluyorlar. tutsaklıkla askeri bir tabir kullanıyorlar. savaş ve barış kavramlarıyla, ateş kesle karşılıklı iki ordunun uluslararası sözleşmelere ve hukuk anlayısına göre bir anlaşma yapmak ve anlaşmaya zorlama gibi bir temele oturtmaya çalışıyorlar.

Bunlarda bir pişmanlık duygusu yok,... bir geriye adım atılmış değil ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin bayrağını ve bütünlüğünü, anayasasını ve Türk milletinin iradesini kabüllendiğine dair, buna yönelik yapmış oldukları hatalardan geriye döndüklerine dair ve silahlı mücadeleden tamamen pişmanlık duyduklarına dair bir açık beyanları da sözkonusu değil...”

Türkiye ve Türk milleti üzerine oynanan oyunlara dikkat çekerek birlik ve beraberlik çağrısında bulunan BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu sözlerini şöyle tamamladı:
“Türk, Türkmen, Yörük, Kürt, Laz, Çerkez, Boşnak biz bir milletiz. Adımız Türk milleti. Bu bir ırki ifade değil Bu anadoluda birlikte hamurlanmış, yoğrulmuş, karışmış, karışmış, kaynaşmış bir milletleşme sürecinin adıdırb Şimdi bu millet, Türk milleti bütünlüğünü kendi içende düşünce fikir inanç özgürlüğünü geliştirerek insanların bireysel olarak hak ve hürriyetlerini en iyi şekilde kullanabildikleri ama devletin fikir yapısını vatan ve milletin bölünmez baütünlüğünü Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluş iradesindeki yapısını bozmamak kaydıyla demokratik sosyal hak ve hukukunuzu en iyi şekilde düzenleyerek sürdürebiliriz devam ettirebiliriz. Burada ısrarla bir kürt milleti oluşturma çabası ve buna kılıf olarak da Türk olduğu için vatana kabul ettiğimiz boşnakları bile sırpça eğitime zorlayarak, sırpçayı sanki bizim Türk vatandaşlarımızın diliymiş gibi takdim ederek bu gibi kılıflarla Türkiye’de çokça etnisite meydana getirme çabalarını kırmak zorundayız. Bu çabalar, bu gidiş tehlikelidir. DEP’li milletvekillerinin tahliye oluşlarını kürtçe yayını, Türk devletiyle bir rövanş gibi takdim etmek ve dağda yapılan silahlı mücadelenin neticeleri olarak görmek ve bunun federatif bir yapıya doğru Türkiye’yi taşıma çabalarının önemli bir merhalesi gibi görüp buradan Türk devletini federatif bir yapıya dönüştürme çabalarına girişilmesi çok tehlikelidir, yanlış bir yoldur. Son zamallardaki bu Anadoluyu gezerek, bu tarzda faaliyetlerin içersine girilerek, bunları gösteri boyutuna falan taşıyarak yapılan çalışmalar Türkiye’de önemli tahriklere yol açacaktır. Bu gidiş tehlikeli bir gidiştir. Bunun altında kalırlar, bunun altında ezilirler, Kimse Türk milletiyle devletiyle boy ölçüşmeye, onunla hesaplaşmaya, onunla masaya oturmaya kalkışmamalıdır. Böyle bir cüret ortaya koymamalıdır. Yani bir gün birileri de develer oynasın derse, herhalde bu unsurlar bu niyetlerinin altında kalırlar”
__________________
YAPAMAZ ERTUĞRUL EVLADI SENSİZ,CAN VERİR CANANI VEREMEZ TÜRKLER
EBEDİ HADİM-ÜL HAREMEYNİNİZ,ÖLSEK DE RAVZANI RUHUMUZ BEKLER
Alperen isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 15.06.2004, 12:31
müminin feraseti zalimin üstüne bir gölge gibi inecek....

 
muhammedd - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.01.2003
Yaş: 24
Mesajlar: 1.237
Teşekkür etti: 1
3 Teşekkür 3 Mesaja aldı
CE: Yazıcıoğlu uyardı: Bu gidiş tehlikeli

ağa söyleyeceğini söylemiş bize dinlemek düşer
ne diyelim Rabbim muktedir olamayanlar düşünsün gerisini
__________________
Eşsiz sevgiliye şükür; ve O'nun sevgilisine selam ile....
muhammedd isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
DTP mi tehlikeli CHP mi? SUBAT_SOGUGU Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 6 10.08.2007 15:50
Gidiş-Geliş _seyda_ Fıkra ve Mizah 2 08.06.2007 12:21
Gidiş-Dönüş ve Son... kutayre Özgün Yazılarınız 2 23.01.2007 17:16
nereye bu gidiş gözyaşıgülüm Günlük 10 18.01.2007 23:59
Yazıcıoğlu, Alperenleri'ni uyardı Alperen Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 1 03.12.2006 22:08


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:16 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50