İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > DİN-SİYASET / EKONOMİ-SAĞLIK > Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #1
Alt 04.10.2004, 11:23

 
Cihad74 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.02.2003
Mesajlar: 2.123
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Tarikatlar turizme açılsın mı?

Tarikatlar turizme açılsın mı?
04 Ekim 2004 09:53
--------------------------------------------------------------------------------

Tempo dergisi tarikatların irticai ve muhafakazar yanını eleştirdi. Dergiye göre tarikatlar tuzime açılmalı. Zaman'dan Ekrem Dumanlı'nın bu konuda diyecekleri var.



Zaman Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı Tempo dergisinin tarikat dosyası ile ilgili bir dizi eleştirisi var. İşte Dumanlı'nın görüşleri


Geçen haftanın ilginç gündemlerinden biri İslamî akımlardı (tarikatlar, mezhepler, cemaatler). Ne kadar yok sayılsa da tarihî ve sosyal bir gerçeklik taşıyor bu akımlar. Medya bu gerçekliğe genellikle bastırma, susturma, sindirme, yok etme güdüsüyle yaklaştı. Belli zaman dilimleri içinde yaşanan nâzik dengeler düşünüldüğünde bu baskın yaklaşımı anlamak belki mümkün; ancak global med-cezirlerin ulaştığı son sahil çizgisi, daha özgürlükçü bir söylemi şart koşuyor. Ve bu söylem Türk medyası tarafından artık daha net ifade edilebiliyor...


Tempo Dergisi'nin son sayısı ilginç bir örnek. Genel Yayın Direktörü Kerem Çalışkan dergisi için cesur çıkışlar yapabiliyor. Mesela kadın resmi basmadan da kapak hazırlayabiliyor. Derginin son kapağına zikir meclisinden alınmış bir dergah fotoğrafı koymuş Tempo. "Kadirîler dergah kapısını ilk kez Tempo'ya açtı" deniyor ve "Tarikatlar Turizme Açılsın" başlığı atılıyor.

Çalışkan, editör yazısında maksadını tam ifade edebilmek için aynı dergah fotoğrafından hareketle "farklı bakışla farklı kapaklar" yapmış. Yazısının içinde görsel malzeme olarak sunulan alternatif kapakların birinde başlık "İşte irtica", diğerinde ise "Dergah kapısını ilk defa Tempo'ya açtılar: Kadirîler".

Dergi yukarıdaki iki başlığı da doğru bulmamış. Çünkü tarikatlara "bunların hepsi irticadır, hepsi kapansın" şeklinde yaklaşan "sert laik bakış"a katılmıyormuş dergi. İkinci başlık, 2. bakış açısının yansıması; yani "geleneksel-muhafazakâr" görüşü simgeliyormuş. Her iki görüşe de yüz vermek istemeyen Tempo, üçüncü bir yol bulmuş kendine ve buna "modernist bakış" adını vermiş. Bu bakışa göre tarikatlar "Türk toplumunun yaşayan kültürel değerleri" olarak kabul edilmeliymiş.

"Modernist bakış"ın tezi "Avrupa'ya tekke-showları, sema, semah ve zikir gösterileri satalım".

Maneviyat yaşanır, satılmaz...

Medyanın tarikat, dergah vesaire dendiğinde soğukkanlılığını koruyabilmesi sevindirici bir gelişme. Bu süreç çoktandır gözleniyor. Türk toplumunda derin manevî izleri olan akımlara artık daha makul yaklaşımlar sergilendiği ortada. Özellikle Alevî ve Mevlevî törenlerine devletin zirvesinde büyük ilgi var. Bu akımların sosyal barışı, insan sevgisi ve iç huzuru öğütlemesi devlet büyüklerince de dikkate şayan bulunuyor olsa gerek...

Tempo yayın yöneticilerinin sundukları öneri konusunda iyi niyetli olduğuna inanıyorum. Ancak atlanan bir noktayı hatırlatmakta fayda var: Kökü dinî referanslara ve tarihî geleneğe dayanan manevî akımlar, kişilerin özel hayatlarını sarıp sarmalayan ve onları belli bir kıvama çağıran disiplinlere sahip. Evradıyla, ezkârıyla, âdâbıyla hayatın; özellikle de kalplerin bir hayli derin noktalarında hissediliyor.

Daha açık konuşmak gerekirse bu akımlar, artistik ritüeller, turistik aktiviteler, medyatik gösterilerden oluşmuyor. Bu akımların aslı itminan ve sekine arzusuyla manevî seyr ü sefere dayanıyor. "Gelin sizi dünya turizmine açalım" dediğinizde buna az da olsa güle oynaya gelen çıkabilir; fakat onca baskıya rağmen marifetullah (Allah'ı bilme) yolunda kalbî seyahatine devam eden, tevekkül ve tevazuu seyr ü sülûkunun mebdei sayan kişilerin turizme malzeme olmayacağı çok açık. Siyasetle, yönetimle, devlet işleriyle hiç mi hiç ilgilenmeyen "el aman, ya Hannân" deyip sade ve sessiz hayatını (en azından evinde barkında) dervişâne yaşayan adamı ikna için "folklorun yaşayan son örneği" ilan etmeniz yetmez...

Üstelik "turizme açma" fikrinde oryantalist bir bakış açısı; hatta az daha zorlasanız toplum mühendisliğinin dayatması da düşünülebilir...

Her neyse. En azından anlamaya çalışma gayreti, yok etme ve sindirme arzusuna galebe çalıyor denebilir. İyi niyetle açılan bu tartışma, daha sağlıklı bir ortamda dinî akımların tarihî ve sosyolojik gerçekliğini anlamaya yarayabilir...

Haftanın diğer hararetli tartışma konusu şüphesiz Alevîlik üzerineydi. AB süreci içinde Alevîlik konusunu daha sıcak bir tartışma konusu haline getirmek isteyen grupların varlığı biliniyor. Aslında sağduyu içinde yapılacak bu tartışmadan da hayırlı neticeler çıkabilir; yeter ki konuya iyi niyetle ve samimiyetle yaklaşılsın.

Alevî Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Doğan "Alevîlik İslâm'ın dışındadır ve kendine özgüdür" deyiverdi. Başkan'a göre "Alevîlik İslâm'dan önce, Orta Asya'da Şamanizm, Zerdüştlük, Manihaizm vb. inançlarından etkilenerek oluşmuş." Bu sözler şu soruyu gündeme getiriyor: "Peki Alevîlik'in İslâm'la ilgisi ne?" Ona da açıklama bulmuş Bay Başkan: "Tek ortak noktamız Allah-Muhammed-Ali üçlemesidir." demiş.

Hangi yanlışını düzelteceksin ki! Ne tarih kültürü ne din bilgisi böyle büyük hatayı affeder. Zaten Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan bile isyan edip "Bu iddiayı savunmak zırcahilliktir." demiş. İyi de bu kadar "zırcahil" bir adamın "Alevî Bektaşi Kuruluşları Birliği Federasyonu Genel Başkanı" sıfatı taşıması tuhaf değil mi?

Eminim "zırcahil başkan"ın açıklaması en çok Alevîleri rahatsız etmiştir. Gerçi Alevîlik içinde bir azınlık olduğu ve bunların Tanrı inancının bile çok uzağında kaldığı, işi Şamanizm'e, Zerdüştlüğe; aslında materyalizme dayandırmak istediği çoktandır biliniyor. O yüzden "Ali'siz Alevîlik" üzerinde duranlar var. Hatta bir örgütü neredeyse Alevî teşkilatı haline getirmek isteyenler var. DHKP-C gibi. Bazı örgütlerin eylemler sırasında kaybettikleri "devrimci arkadaşları"nı cemevinin önüne getirmesi ve örgütle Alevîlik'i özdeşleştirmeye çalışması Alevî vatandaşlarımızı uzun süredir rahatsız ediyor...

Bektaşilik de bu ülkenin manevî miraslarındandır. Değişik tanımlar, yorumlar yapılsa da genel kanaat, tarikat olması üzerinedir. Hazret-i Ali ve onun soyunun bereketine manen sığınma ve o gölgenin altında seyr ü sûlûk etme esprisine dayanır.

Türkiye, Alevîlik meselesini de kulaktan kulağa dolaşan efsaneler, menkıbeler ve ustûrelerden kurtarıp kitabî kaynaklara taşımak zorunda. Bu konuda yapılacak ilmî çalışmalar sonunda ortaya çıkacak gerçek, "zırcahil" açıklamaları bertaraf edecektir. Tarihî süreç içinde sözlü kültürün yaygın olduğu Alevîlik ve Bektaşilik'in bugünkü müktesebat içinde yazılı metinlere yönelmesinden başka çaresi de yoktur zaten...

Bediüzzaman’ın hakkı teslim edilirse

Geçen hafta diğer bir önemli konu Bediüzzaman Said Nursi üzerineydi. Cüneyt Ülsever (Hürriyet) "Türkiye'nin görevi: Said-i Nursi'yi anlamak/anlatmak" başlıklı bir yazı kaleme aldı. Ülsever'e ilham veren 3-5 Ekim'de Lütfi Kırdar'da yapılan "Çok Kültürlü Bir Dünyada İmanlı, Anlamlı ve Barış İçinde Yaşama Kültürü" başlıklı bir sempozyum.

Hürriyet yazarı, Nursi'nin dünyaya ve Müslümanlığa "siyaset-eğitim ve ekonomi alanında üç önemli katkısı" olduğunu söylüyor ve bunları yazısında (2 Ekim) izah ediyor, medyayı sempozyuma davet ediyor.

Said Nursi, en az bilinen, hakkında en çok konuşulan insanlardan biridir. Pek çok kişi Said Nursi ile Şeyh Said'i bile karıştırır. Eserlerini bilmeyenler onu yerden yere vurmaya kalkar. Daha geçenlerde bir başyazar onu Kadirî şeyhi diye yazdı ve aklına geleni söyledi. Satırlar ilerledikçe kendi cehlini ortaya koyuyordu...

Oysa Risale-i Nur adı verilen eserler, hiçbir kimsenin inhisarında tutamayacağı büyük bir zenginliğe mazhar. Ancak medya, ona da bir türlü objektif yaklaşamadı. Ülsever'in yazısı içtenlik taşıyor ve aydın cesareti içinde herkesi önyargılarla yok sayılan bir insanı doğru anlamaya davet ediyor. Önemli olan da bu! Samimiyetle anlamaya çalışmak; "sağcı", "solcu", "dinci", "tarikatçı" demeden ve yaftalamadan anlamaya çalışmak...

Dinî akımlar Türkiye'nin önemli bir gerçeği. Bunu görmezden gelmek mümkün olmadığı gibi; suiistimal etmek isteyen(ler)e göz yummak da mümkün değil. Her konuda olduğu gibi burada da art niyetli, fitneci, düzen bozucu kişiler çıkabilir. Şahsî nüfuz sağlamaktan tutun ticarî istismara kadar pek çok yanlış yapan bulunabilir. Bu, işin negatif yönü. Bu veçhesi bir yönüyle toplumun bilgi ve sezgisiyle art niyetli kişileri boşluğa itmesini zorunlu kılıyor. Bir de işin tarihî seyre uygun bir yapısı var ki; bu, sevgiye, anlayışa, barışa, toplumsal uzlaşmaya açılım sağlıyor... Medya, hadiseye mutedil bir üslupla yaklaşmak zorunda. Ancak o zaman hem doğruları yakalayacak, hem de vatandaşıyla daha barışık hale gelecek. Bu da çok zor olmasa gerek...
__________________
Cümle ihvân hallenmişler hâliyle o mahbûbun
Ne büyük Saadettir ihvânı olmak efendi Mahmûdun
Cihad74 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 04.10.2004, 13:20

 
M. Ali Saral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.08.2002
Mesajlar: 5.591
Teşekkür etti: 25
146 Teşekkür 76 Mesaja aldı
CE: Tarikatlar turizme açılsın mı?

Tariakatler herkese açık. Dolayısıyla turistlere de açık. Hatta rahmetli Muzaffer Özak hoca turistler nezdinde etkili bir isimdi.

Ama tarikatları Ürgüp'ün peri bacaları sanıp bundan gelir elde etmek kasdediliyorsa ki, bu yazının hedefi biraz öyle, o zaman şeyh efendilere turizm teşfiği vermek gerekir...
__________________
" M a k s a d l a r ı n A n a s ı S a b ı r d ı r . "

Konu M. Ali Saral tarafından (07.10.2005 Saat 14:33 ) değiştirilmiştir..
M. Ali Saral isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 04.10.2004, 22:33

 
Alperen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20.01.2003
Mesajlar: 4.737
Teşekkür etti: 20
30 Teşekkür 20 Mesaja aldı
CE: Tarikatlar turizme açılsın mı?

Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız M. Ali Saral

Ama tarikatları Ürgüp'ün peri bacaları sanıp bundan gelir elde etmek kasdediliyorsa ki, bu yazının hedefi biraz öyle, o zaman şeyh efendilere truzm teşfiği vermek gerekir...

__________________
YAPAMAZ ERTUĞRUL EVLADI SENSİZ,CAN VERİR CANANI VEREMEZ TÜRKLER
EBEDİ HADİM-ÜL HAREMEYNİNİZ,ÖLSEK DE RAVZANI RUHUMUZ BEKLER
Alperen isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 04.10.2004, 23:37

 
Morpheus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.10.2003
Mesajlar: 408
Teşekkür etti: 4
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
CE: Tarikatlar turizme açılsın mı?

@M. Ali Saral

Rahmetli Muzaffer Özak Efendinin "turizme acik" olmasini pek anlayamadim? Rahmetlinin cok yüksek bir entelektüel seviyede oldugundan dolayi cesitli insanlara (irk, milliyet, din, ideoloji vs) cok ince bir metod (ki Tasavvuf bir Nefs-Psikoloji ilmi oldugu burdan iyi anlasilmali) vasitasiyle hitabedebilmesini kastediyorsan, dogrudur.

Sanirim modern "Turizm" kavramini biraz daha derinlemesine tahlil etmemiz gerekiyor. Mesela cogu zaman modern turizm eski dönemlerdeki "ilim, irfan, hikmet yolunda sefer eylemek" anlayisi ile corba ediliyor, ki bu yanlistir. Ama bugün hala bazi Ehli-Tasavvufun bu geleneksel sefer-anlayisina sahip olduklari ortada. Oysa turizm kapitalizmin bir sektörüdür, bizzat kapitalizmin icinden türemistir.

Ve yazdigin gibi, bugün genel kültür sahasinda bile turizmin "para karsiligi" neleri yozlastirdigi ve sömürdügü ortada. Zaten "tarikat"lar icinde bazilari coktan bu düzenbaz yola sokuldu malesef (mesela yillik "Mevlevi Senlikleri" veya Bektasilerin medyatik "acilim"lari vs).

Bu sahada da müslümanlarin "tetikte olma"lari duasiyle.
__________________
meseldir sözümün onda dokuzu
eski ustalardan onda yedisi
bir yudum su kadar gündelik sözler
Gök'ün uyumundan gelir büyüsü
Morpheus isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Mehmet Şevket Eygi, tarikatlar jandarma Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 1 09.10.2008 16:15
Tarikatlar Açılsın-serbest bırakılsın bedir313 Dini Bilgi ve Eğitim 1 19.11.2007 02:29
Tarikatlar ve Zikirleri Dervisan_Esma Dini Bilgi ve Eğitim 9 08.04.2007 12:08
Fatih zehirlendi mezarı açılsın! Alp Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 07.04.2007 10:25
TARIKATLAR ve SOFILIK ASIK Dini Bilgi ve Eğitim 60 02.03.2007 14:59


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:01 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50