Üyelik tarihi: 01.02.2003 Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| Erdoğan mutlu, Gül ise Rapor'u fazla beğenmedi...
Erdoğan mutlu, Gül ise Rapor'u fazla beğenmedi...
06.10.2004, 20:36
Erdoğan "Bayrak yarışının ilk etabını başarıyla geçtik diyebilirim" derken, Abdullah Gül, AB Raporunun "Türkiye için değişik kriterler ve önlemler getirilmiş olmasının, diğer adaylarla eşit muamele esasını öngören Helsinki kararlarıyla bağdaşmadığını ve konunun tartışılmaya muhtaç" olduğunu söyledi.
--------------------------------------------------------------------------------
AB Komisyonunun Türkiye Raporu'nun tam metni için tıklayın
Strasbourg ,AA- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin AB ile müzakerelere başlaması konusunda ilk yeşil ışığı bugün aldığını söyledi.
Strasbourg'da İlerleme Raporu'nu değerlendirmek üzere basın toplantısı düzenleyen Erdoğan, müzakerelerin açılması konusunda net ve tereddütsüz bir öneride bulunabilmesi için Komisyon'a gerekli verileri sağlamak üzere kararlılıklarını hiç yitirmediklerini söyledi. Erdoğan, "Bizzat AB yetkililerinin 'sessiz devrim' olarak nitelediği ilerlemeleri sağladık. Bunları birçok şeye rağmen yaptık. Bugün hedeflediğimiz ilk noktaya ulaştık. Yani müzakerelere başlamak hususunda Komisyon'dan bu konuda ilk yeşil ışığı aldık. Bayrak yarışının ilk etabını başarıyla geçtik diyebilirim" dedi.
Erdoğan, şöyle devam etti:
"Arzu ve öngörümüz, görüşmelerin 2005'in ilk birkaç ayında resmen başlamış olmasıdır. Kopenhag kriterlerine uyum yönündeki çalışmalarımıza, uygulama boyutu başta olmak üzere kaldığımız yerden devam edeceğiz. Müzakerelere, uygulanacak esaslar açısından bakmak istiyorum; bu Türkiye için bir ayrımcılık mıdır? İstediğimiz, bugüne kadar 25 artı 2 ülkeye ne uygulandıysa, Türkiye de hakkaniyet ve adaletin gereği olanı talep etmektedir. Komisyon'un görevi artık bitmiş bulunuyor. Bundan sondaki süreç, Avrupa Konseyi'ne aittir."
Siyasi kriter olarak, Türkiye'nin, önüne ne konulduysa bunları harfiyen yerine getirdiğini, hatta bazı tam üye olmuş ülkeleri de aştığını belirten Erdoğan, Türkiye'nin tarama süreci çerçevesindeki konumunun ve bu alanda AB ile arasındaki müktesebatın diğer adaylardan farklı tutulması gereğine inandığını söyledi.
Erdoğan, "Son 2 yılda, muhataplarımıza biz hep şunu söyledik: 'Eksik olan nedir, lütfen bunu söyleyin. Eksiklerimiz varsa, bunları gidermekte, iktidarıyla muhalefetiyle kararlıyız' dedik. 'Uyum yasalarında ne varsa biz bunları bitireceğiz' dedik. En son 'Önümüzde engel kalmamıştır' ifadesi AB'nin genişlemeden sorumlu komiseri Sayın Verheugen tarafından da açıklanmıştır. İnanıyoruz ki AB üyesi ülkeler de Türkiye ile ilgili tam üyelik kararını vereceklerdir" dedi.
AB'ye tam üyeliğin, sadece Hükümet'in hedefi olmadığını kaydeden Erdoğan, Cumhuriyet tarihinde, Cumhuriyet ilkeleri ölçüsünde sahiplenilen yegane proje olduğunu vurguladı.
GÜL'ÜN SÖZLERİ
Ankara - Başbakan Vekili ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Türkiye'nin AB Komisyonu'nun müzakerelere başlanması tavsiye kararını memnuniyetle karşıladığını belirtti. Gül, Türkiye için değişik kriterler ve önlemler getirilmiş olmasının, diğer adaylarla eşit muamele esasını öngören Helsinki kararlarıyla bağdaşmadığını ve konunun tartışılmaya muhtaç" olduğunu söyledi.
Gül, yeni Başbakanlık'ta düzenlediği basın toplantısında, hükümetin, tavsiye kararına ilişkin değerlendirme ve açıklamasını okudu.
Konuyla ilgili yapılan hükümet açıklamasında şunlar kaydedildi:
"Komisyon, üye ülkelere Türkiye ile müzakerelerin başlatılması yönünde bir net bir tavsiyede bulunmuştur. Komisyon tavsiyesinde Aralık 1999 Helsinki Zirvesi'nde ülkemizin AB'ye katılması mukadder bir aday ülke olarak ilan ve tescil edilmiş olduğu, Aralık 2002 Kopenhag Zirvesi'nde ise Aralık 2004'te AB Komisyonu'nun rapor ve tavsiyeleri uyarınca Türkiye'nin Kopenhag siyasi kriterlerini yerine getirdiğine karar verildiği takdirde, katılım müzakerelerinin gecikmeksizin başlatılacağının karara bağlandığı ve bu kararı müteakip AB zirvelerinde teyit edildiğini de vurgulamaktadır. Komisyon'un tavsiyesini tarihi bir adım olarak görüyoruz. Hükümetimiz bu husustaki iradesini sürdürecektir.
Diğer yandan, Komisyon'un müzakere sürecinde ülkemizin tabi kılınacağı usul ve esaslar ile ilgili önerilerinden bazılarının diğer adaylarla ilgili ve geçmiş uygulamalara nazaran farklı unsurlar içerdiği görülmüştür.
Türkiye, AB'nin müzakere sürecinin genel anlamda daha etkin yürütülmesine ve izlenmesine yönelik tedbirler geliştirme arzusunu anlamaktadır. Ancak, bu yapılırken ülkemiz için değişik kriter ve yöntemler önerilmiş olmasının yapıcı ve objektif bir yaklaşımı yansıttığını söylemek mümkün değildir. Komisyon tavsiyesinde yer alan öneriler, AB devlet ve hükümet başkanlarının 17 Aralık'ta yapacakları zirvede karara bağlanacaktır. Bu günden itibaren, siyasi sağduyu ve ahde vefa ilkesi temelinde hareket etme sorumluluğu üye ülkelere geçmektedir.
Dolayısıyla 17 Aralık'ta üye ülkelerin daha önce aldıkları karar uyarınca Komisyon'un müzakerelere başlama tavsiyesini gecikmeksizin hayata geçirmesini bekliyoruz.'
Başbakan Vekili ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, AB ile tam üyelik müzakerelerine başlama süresinin yıllarla değil aylarla sınırlı olması gerektiğini kaydetti.
Gül, yeni Başbakanlık'ta düzenlediği basın toplantısında, AB Komisyonu tarafından yayınlanan Strateji Belgesi'nde Türkiye'nin AB ile müzakerelere başlamasının net bir şekilde tavsiye edildiğini belirterek, "Zaten Komisyon'dan da beklenen buydu" diye konuştu.
Raporda müzakerelerin askıya alınabileceği yönünde yer alan ifadelerin anımsatılması üzerine de Gül, şunları söyledi:
"Gayet açıktır. AB'de geçerli olan demokratik değerlerdir. Türkiye bunları gerçekleştirdiği için müzakere tavsiyesi aldı. Ama teorik olarak şu tabii mümkündür; bunlardan geriye gidilebilir. Olağanüstü dönemler pat diye karşınıza çıkabilir. Ben bunların Türkiye'de olmayacağına inanıyorum. Teorik olarak söylüyorum; her şey olabilir."
İlerleme Raporu'na ilişkin hükümet açıklamasında bulunan "Türkiye için değişik kriter ve önlemlerin" neler olduğuna değinen Gül, Türkiye'nin son 4 yıldır tarama yaptığını söyledi. Müzakerelerin resmen başlamasının ardından da bir tarama yapılacağını belirten Gül, bunun aslında daha önce üye olan ülkelerin birçoğu için söz konusu olduğunu, ancak onların müzakerelere başlamadan önce tarama yapmadıklarını kaydetti. Tam üyelik için bir tarih verilmediğini söyleyen Gül, "Gidilecek istasyonun belirsiz olduğu bir durum kesinlikle söz konusu değildir" dedi.
Gül, raporda Türkiye'deki Kürt ve Alevi asıllı vatandaşlardan "azınlık" olarak bahsedildiğinin söylenmesi üzerine de "Öyle bir şey söz konusu değil, değişmiştir onlar" yanıtını verdi.
__________________ Cümle ihvân hallenmişler hâliyle o mahbûbun Ne büyük Saadettir ihvânı olmak efendi Mahmûdun |