Senin bunları kafandan yazıp uydurmadığını nasıl anlayacağım? Newton'un el yazılarını bulmadın herhalde?
Hayır, ölümünden 10 yıl sonra 50 adet basılmasını istediği el yazmaları var. O kitaplardan birinin tıpkı basımını yaptım.
* Ve o 50 kitaptan bir tanesini bile kimse bulamamış...
Newton, Mason localarının başındaki insan. Sadece bu locaların liderlerine verilmesi için hazırlamış bunu. Biri elime geçti. Anlatmak istediğim şu: Demokrasi, insan hakları gibi kavramlar bile birer üst tasarım.
* Mesela Yeşiller de mi Gül ve Haç kardeşliğinin tasarımından doğmuş?
Hayır ama Yeşiller'in kurucusu dünyanın en büyük faşistlerinden biri. Hitler'in örnek aldığı adam. Guido von List.
* Sosyalizm de mi bir üst tasarım şimdi?
Marx'ın kendisi komünist parti üyesi değil ama bir gizli örgüte üye olmuş. Hadi bakalım yaz bunu Türkiye'de olay olsun. Sana bir de belge göstereceğim.
* Tabii göstereceksin çünkü Marx'a sormamız mümkün değil. Hangi örgütmüş bu?
"League Of The Just" Hakk Ligası, Hak Birliği diye Türkçeleştirebiliriz. Bu da İlluminati'nin İslami kanadının bir örgütü.
* Yani dolayısıyla Karl Marx da İlluminati'nin tasarımcılarından biri?
İlluminati çizgisinin getirdiği Hakk Ligası örgütünün.
* Sonunda Marx'ı da İlluminati uzantısının elemanı yaptık? İlluminati, Güller ve Haç Kardeşliği, Türkiye'ye kadar uzanıyor diyorsun...
Tabii. Mesela 1963 yılında Cemal Birik diye bir kişi Türkiye'de Gül ve Haç şövalyeliğine getirildi. Onu önerenler de Profesör Hazım Atıf Kuyucak ve eski Dışişleri Bakara İhsan Sabri Çağlayangil.
* Onlar da Gül ve Haç üyesi demek.
Evet. Ve Masonlar aslında.
Zengin mi değil mi?
* Merak ettiğim bir şey var. Sen Türkiye'den kaçıp Paris'e gittin yıllar önce. Sonra nasıl zengin oldun?
Zengin olduğumu kim söyledi?
* İsviçre'de o yayınevini, kültür merkezini kurmak az iş mi?
Ailemden kalan araziler satıldı.
* Orası tamam da sonra ne oldu? İsviçreli eşinin ailesinin bir bankası vardı değil mi?
Avrupa'nın en eski bankasıdır. Onun da yardımı oldu. Çok köklü bir ailedir. Ailenin bir kolu da ünlü Dupond'lar.
* Peki Sovyetler'le bu ilişkilerin kökeni ne?
60'lı yıllardan beri vardı.
* CIA ajanı olup olmadığın konusunda da şüpheler var mı?
Doğu Perinçek'in Aydınlık gazetesine göre KGB'nin Türkiye temsilcisiydim. Sonra Sovyet sistemi çökünce CIA ajanı olduk mecburen. Bu arada Fethullah Gülen de beni MOSSAD ajanı ilan etti.
* Peki MİT'çi dediler mi?
Yok ama bir sivil paşa dediler. Aslında ben VİS üyesiyim.
* VİS nedir?
Venezüella istihbarat servisi. Onun Türkiye'deki adamıyım. Çünkü en güzel kadınlar orada. Çad ve Somali de boşta. İstersen seni onlardan birine aldırayım.
* Kalsın. Neden korumayla geziyorsun?
Korumaları ben istemedim. Devlet verdi.
* Neden?
Necip Habletimoğlu öldürülünce Doğu Perinçek savcılığa gitmiş, sırada Aytunç Altındal var demiş. Yugoslavya'dan ve Rusya'dan böyle bilgiler almış.
Vatikan da onu izliyor!
* Senin Vatikan-Mafya bağlantıları konusunda iddiaların var.
Vatikan'ın Mafya ve Naziler'le ilişkileri ayrı bir derya. II. Dünya Savaşı sırasında Vatikan Yahudiler için kılını bile kıpırdatmadı. Çünkü 1929 yılında Mussolini ile bir anlaşma yaptılar ve Vatikan devletini kurdular. Sonra Hitler'le anlaştılar ve bütün Katolikler'e kilise vergisi koydurdular. Karşılığında da Yahudi soykırımına ses çıkarmadılar. Bugün dünyada bir milyar Katolik her yıl kiliseye vergi ödüyor. Vatikan devleti ise sadece 1011 kişi.
* Bu kadar büyük rant olunca işin içinde mafya da oluyor tabii...
Mayfa direkt işin içinde. Bunun en somut örneği İtalya'da P2 Mason Locası skandalında ortaya çıktı. Mafya ve Vatikan'ın bankaları bu paraları aklıyordu. Bank Ambrossino'nun müdürü Roberto Calvi, İngiltere'de bir kö
prünün altına asılmış olarak bulundu. Yarım saat önce de sekreteri bankanın bulunduğu binanın onuncu katından aşağıya atılarak öldürüldü.
* Vatikan seni de öldürmesin Aytunç.
Bir hafta önce İtalyan Republica gazetesinde benimle ilgili bir yazı vardı. "Vatikan bu adamın ne yaptığını ilgiyle izliyor" diye yazılmıştı.
'Döndüğüm filan yok'
* Yıllar sonra dinci olduğun yolunda suçlamalar oldu. "Solcu Aytunç döndü" dediler.
Öyle dönme mönme yok. Benim 1962'den bugüne kadar söylediğim şu: Bu memleketin bir dini, gelenekleri var. "Senin problemin dine küfretmek değil, önce emekçinin haklarını ön plana çıkar" dedim diye 1965'ten bu yana kötü adam sayıldım. İslam dinine saygı gösterilirse, Türkiye'de sosyalist hareketin başarıya ulaşacağına inanıyorum.
* Ama çıktığın televizyon programlarında tutucu bir insan imajı çiziyorsun. Örneğin misyonerliğe karşısın. Türk-Ermeni tartışmalarında Ermeni düşmanı gibi görünüyorsun.
Ben Ermeni düşmanı değilim. Dışnak ve Hınçak partilerinin düşmanıyım. Bu iki partinin tüzüklerinin ikinci maddesinde "Amacımıza ulaşmak için şiddet ve terör uygulayacağız" diyor. Türkiye'nin Ermeni sorunu yok. Bir Ermeni terörü sorunu var. 20 sene önce sana bir Pontus meselesi çıkacak demiştim. Hatırladın mı?
* Diyelim ki hatırladım.
Bak bugün bir Pontus meselesi var Türkiye'nin. Bunu sana 83'te anlattım. Çünkü oralarda yaşadığım zaman ben bu olayların içindeydim. Kimlerin nasıl planlar yaptıklarını gördüğün zaman aklın duruyor. Belçika'da, Bizans'ın yeniden kurulması için iki yılda bir sempozyum düzenlenir. Bizans toplantıları, 40 yıldır yapılıyor. Kimsenin haberi yok. Ben onlara katıldım.
* Sen hangi kılıkta karıştın aralarına?
Kılıksız karıştım canım.
* Ajanlık filan durumları var mıydı?
Sen istiyorsan öyle olsun.