| AYDINLARIN DiNİ: iZMLER AYDINLARIN DiNÎ: iZMLER
Din asırlardan beri yaşayan ve nesilleri huzura kavuşturan bir inançlar manzumesi; sıcak, dost, köklü. Batının dünyevî dediği kültür ise, hakimiyetini tahkîm için düşman ülkelere ihraç ettiği sefîl bir ideoloji. Taarruzun hedefi haçlı seferlerinden beri aynıdır; kılıçla kazanılamayan zaferi yalanla kazanmak.
ideolojiler tahrîbe yeltendekleri îmanın yerine sahtelerini ikame etmek için uydurulan birer inanç manzumesi. Rüştünü idrak etmemiş nesillere ilim diye yutturulan, yalnız zarflarıyla ilmî, muhtevalarıyla masal, birer bulamaç.
şöyle diyelim;
Avrupa Tanzîmattan beri aynı emelin kovalayıcısıdır: Türk aydınındaki mukaddesi öldürmek. Mukaddesi yani islamiyeti. Bu mukaddesin yerine kendi mukaddesini aşılayamazdı. Çünkü, Misyonerin hedefi, Devlet-i Aliyyeyi hristiyanlığa kazanmak yani, Devlet-i Aliyye ile bütünleşmek değil ezelî düşmanını «etnik» bir toz yığını haline getirmektir. istediği kalıba sokacağı şuursuz ve iradesiz bir toz yığını. Kaldı ki islama teklif edeceği bir mukaddesi de yoktu, Avrupanın.
Tahrîp ameliyesi hiç değilse aydınlar «kesimi»nde tam bir başarıya ulaştı. Batının muharref hristiyanlığına tevcih ettiği tenkitleri kendi dînimiz için de geçerli sandık. izmihlalin mesuliyetini îmana yükleyen bu zavallılar bir asır önceki Fransız intelijansıyasının kiliseye karşı savaşını tekrarlayan şuursuz birer aktördüler. Zehirli telkinleri mukavemet kalelerini yok etti. Îmansız ve idealsiz nesiller türettik. Pusuda bekleyen yabancı ideolojiler, setleri yıkılan ırmaklar gibi yayıldılar ülkeye... (Cemil Meriç, Bu ülke) |