![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 26.10.2004
Mesajlar: 1.068
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
İhsan SÜreyya Sirma Hoca BuŞarki Burda Bİtmemelİydİ
BU ŞARKI BÖYLE BİTMEMELİYDİ:Yıllar ne çabuk geçti... Malum şarkının sahibi henüz kırk yaşlarına gelmemişti ki, Amerikan emperyalizmi Bağdad’ı bombalıyordu. Dünya tarihinin ihtiras sembolü Bush, kendi çıkarlarına alet ettiği Kuveyt için(!), Dicle kenarında Müslüman kanı içiyordu... Bütün dünya Müslümanları gibi, Türkiye Müslümanları da lanetliyorlardı Bush’u, ve onun hempâlarını... O zamanlar T.C. Hükümeti’nin başında Turgut Özal vardı.. Ve ne garip bir tevafuksa, İçişleri Bakanı, bugünkü İçişleri Bakanıydı.
İşte o zamanlar, yıldızı her gün daha iyi parlayan bir genç vardı ki, o da Bağdad’ta yapılan zulme karşı çıkıyordu. Şiirler okuyor, “Zulmü alkışlayamayacağını” söylüyordu... Yakışıklıydı, dava adamıydı; davasından ödün vermek mi? Asla düşünmediği bir eylemdi... Anadolu’yu geziyor, ezilmişlerin evlerine konuk oluyordu... Ramazanlarda zenginlerin değil, fakirlerin sofralarına koşuyor, onlarla dertlerini paylaşıyordu... Derken Allah, her kuluna verdiği gibi, ona da daha güzel hizmet edebilmenin kapılarını açtı; onu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına getirdi... Artık imtihanın zor aşamaları başlıyordu... O zorlu dönemde, pazardan geçince hamallarla kucaklaşıyor; sokak başlarında güller satan Çingene kızlarından güller satın alıp, gönüllerini fethediyordu... Toplumla o kadar içiçe oldu ki, onunla aynı inancı paylaşmayanlar dahi önünü kesiyor, sevgilerini ifade ediyorlardı. Şöhret basamaklarını yukarı doğru tırmanırken, Siirt’e gitti. Siirt Cumhuriyet Meydanı, hiç bir zaman görmediği bir kalabalıkla karşıladı onu... Her tandanstan insanlar doluşmuştu meydana... Ve o, hepsinin gönlünü fethediyordu... Öylesine ki, o kalabalığı ve önünde göğe doğru uzanan ince minareleri görünce, minarelerden yayılan manevi rüzgâra kapıldı; ve bir şiir okudu... İşte ne olduysa, o şiirden sonra(!) oldu... Mahkemeler, kanunlar, ceza evi... Bütün bunlar, geçirmekte olduğu imtihanın değişik merhalelerinden başka bir şey değildi... Hapishâne serüveni, daha bir popüler hâle getirdi onu... Dağ, taş onu seviyordu... Ve nihâyet, Hasta Başbakanın idâresinde yoluna devam edemiyeceğini anlayan Türkiye, seçim kararı aldı... Ülke o denli sıkıntıya girmişti ki, herkes, “Şu delikanlı gelsin de bizi kurtarsın!” diyordu... Ve o “herkes” ona karşı görevini yaparak, Genel Başkanı olduğu partisini görülmemiş bir oy farkıyla iktidara getirdi. Bütün bunlar olurken, Amerikan Başkanı Bush, Şaron’un teşviki ile Irak’a saldırmaya hazırlanıyordu... İsrail’in önü açılacak; bu vesile ile bozulmakta olan Amerikan ekonomisine, Irak işgal edilerek bir kaynak bulunmuş olacaktı. Ne varki bu savaş, Türkiye’ye rağmen yapılamazdı... Biraz tarih, ve strateji okuyanlar, bunun neden öyle olduğunu çok iyi bilirler, Nitekim Beyaz Saray’ın en etkin isimlerinden birisi olan Perle de, “Türkiye’siz Irak’a saldırmayı hâyal bile edemeyiz!” açıklamasında bulundu ki bu, çok doğru bir tesbittir. Ve Bush Tayyip Bey’i Amerika’ya davet etti... Tam o sırada, “Aman Tayyip Bey Bush’a dikkat!” şeklinde bir uyarı makalesi yazarak, savaşın neden Türkiye’siz olamayacağının argümanlarını sıraladık. Tayyip Bey Bush’la neler konuştu, benim makalemi gördü mü, bilmiyorum. Fakat başından beri savaşın seyri, Amerika’nın ne kadar Türkiye’ye muhtaç olduğunu gösterdi. Birinci tezkere ile Amerikalılara üslerde yer verilip, üsler üzerindeki tasarruflar sağlanınca, Amerika bundan cesaret alarak, ve başka tezkere de beklemeden, Mardin’e, Urfa’ya asker ve mühimmat taşımaya başladı. Hatta Meclis Başkanı Bülen Arınç’ın, bu manzaralardan tüyleri ürpermişti... Amerikan askerlerinin Türkiye’de konuşlanmalarını sağlayacak olan ikinci tezkereye “çantada keklik” gibi bakan Amerika ve T.C. Hükûmeti, umulmadık bir netice ile karşılaşınca, işler karışır gibi oldu. Ama Amerika, istediğini yapıyordu. Bu mahut tezkere geçmeyeceği için, Başbakan olan Tayyip Bey tezkereyi biraz değiştirerek “güven oyu”na çevirdi; ve tezkere oylamasının olumlu neticelenmesinden sonra, Amerikan uçaklarına hava sahası açıldı. Amerika da Irak’a vurmaya başladı... Bütün ajansların bildirdiklerine göre, Kuzey Irak’ı bombalayan uçaklar ya Türkiye’den/İncirlik’ten kalkıyor; ya da başka yerden(?) gelip Türkiye Hava Sahası’nı kullanarak, Musul’a, Kerkük’e ateş yağdırıyor... Savaş, Amerika’nın, İngiltere’nin, İsrail’in, hatta “bir an önce Irak bombalansın” diye iştahları kabaran Türkiyedeki “kiralık Amerikalılar”ın bile beklemediği bir şekilde gelişince, Amerikan askerinin tekrar Türkiye üzerinden Irak’a girmeleri gündeme geldi. Şimdi bu kritik saatleri bekliyoruz: Bakalım “onur” ve “onursuzluk” pazarlığı nasıl neticelenecek? . . . Gurbet elde, televizyon ekranlarından, Bağdad’ta, Basra’da, Necef’te, Kerbelâ’da, evleriyle birlikte yok edilen insanları, cennete doğru taşınan tabutları, ortada kalmış ağlayan yaralı bebekleri, evlatları için feryad eden anaları, çaresizlik içinde Allah’a yalvaran ihtiyarları, virâneye dönmüş camileri, çamurlar içerisinde kalmış rahleleri, çölde vurulmuş develeri, bir biri ardına devrilen evleri görünce; bir zamanlar ezilmişlerden, mazlumlardan yana olup, o ülküleri için şarkılar, şiirler okuyan, ve fakat şimdilerde, bütün dünyanın lanetlediği savaşta, “biz koalisyonun içerisindeyiz” diye gururlananı görüyorum da, “Ya Rabbi bir insan bu kadar değişebilir mi?” diye soruyorum kendi kendime; ve AK Parti içerisinde, bir-iki $ için vicdanlarını tatile çıkararak, Amerikan savaş uçaklarına hava sahalarını açmaya vesile olan parmaklarının cehennemdeki hâllerini düşünüyorum... Onların içerisinde, bir zamanlar, Bosna Savaşı sırasında Sırplar tarafından tecavüze uğrayan müslüman kadınları anlatıp müslümanları duyarlı olmaya davet eden bir Süleyman Gündüz vardı... Şimdi o Süleyman, Irak’taki müslüman kadınlara tecavüz edecek olan Amerikan ve İngilizlerin yolunu açacak tezkerelere oynuyor ha!!! Korkarım ki bizim AK Partililer, “Aman Hoca, bu Amerikalılar çok namuslu insanlardır, böyle şeyler yapmazlar!” diye kendilerini suçluluk psikozundan kurtarmaya çalışacaklar! Meğer duygu sömürüsüymüş yapılan... Ya o tezkerelere “evet” diyen öğrencilerim? Senelerce onlara emperyalizmi anlatmıştım... Nereden bileyim ki bir gün onlar, dolar için, makam için, birilerinin keyfi için, ya da “ulusal çıkarları” için emperyalizmin piyonu olacaklar! Nasıl da “ulusçu” oldular! Müslüman kanıyla yoğurulmak istenen bir “ulusçuluk”... hey gidi dünya!... Ve nihâyet diyorum ki: Unutmayın! Üslerinizi, hava sahanızı katillerin emrine açtığınızdan, Irak’ta öldürülen her insanın kanından, Allah’a hesap vereceksiniz! Ve o gün biz, sizlere şahit olacak, “Ya Rabbi, Amerikalıların yanında huzuruna gelmiş olan bu zevat[1], kendi dinini bile hiçe sayan Bush’un yardımcıları oldular, müslümanların bombalanmalarına vesile oldular!” diyeceğim... Bana ne kadar kızdığınızı tahmin ediyorum. Ama bunları, nefsimi tatmin etmek için, ya da $ almak için değil, sizleri uyarmak için yazıyorum. “Elâ ta’kilûn?” Siz “evet” diyenleri, telefon rehberimden bile sildim... Benim için bundan daha acı bir şey olur mu? Benimle aynı davayı paylaşanlar, saf değiştirdiler... Bush’a çok güveniyorsunuz... Oysa güvenilmek için Allah çok daha Yüce bir makam... Bush’la olmaya devam edin! Bakalım Bush sizi “ilâhî adalet”ten nasıl kurtaracak! Bu şarkı böyle bitmemeliydi... ----------------------------------------------------- [1] Hz. Peygamber(s.a.s), “Kişi sevdiğiyle beraberdir” buyuruyor. Kaynak : http://www.ihsansureyyasirma.com |
|
|
|
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Milli Görüş'ün İhsan Dağı'ya cevabı | gençüsküdar | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 2 | 08.05.2008 17:59 |
| İhsan süreyya sırmadan, tbmm vekillerine... | yasir | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 4 | 10.09.2006 15:41 |
| İhsan SÜreyya Sirma Hoca BuŞarki Burda Bİtmemelİydİ | NHAND | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 0 | 11.12.2004 01:25 |
| İhsan Ehlİne Bİr De *zİyade* Vardir | ledunn | Dini Bilgi ve Eğitim | 2 | 20.11.2004 22:57 |
| Ihsan Süreyya Sirma dan bir Yazi | sEhadET | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 0 | 17.01.2003 01:05 |